<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>zafer &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/zafer/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 12:02:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>zafer &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Osmanlılar</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/osmanlilar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2020 15:01:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Askeri Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuluş]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5475</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlılar, girişecekleri askerî hareketlerin genişliğine uygun hazırlıklı ve tedbirli davranmadıkları için, daha çok, his ve hırslarının etkisi altında&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlılar, girişecekleri askerî hareketlerin genişliğine uygun hazırlıklı ve<br />
tedbirli davranmadıkları için, daha çok, his ve hırslarının etkisi altında hareket<br />
ettikleri için Viyana’ya kadar gittikleri halde, çekilmeye mecbur olmuşlardır.<br />
Ondan sonra, Budapeşte’de de duramadılar, geri döndüler; Belgrad’ta da mağlûp<br />
ve çekilmeye mecbur edildiler. Balkanları terk ettiler. Rumeliden çıkarıldılar. Bize,<br />
içinde henüz düşman bulunan bu vatanı miras bıraktılar. Bu son vatan parçasını<br />
kurtarırken olsun hırslarımızdan, hislerimizden vazgeçerek temkinli olalım.<br />
Kurtuluş için&#8230; Bağımsızlık için eninde sonunda düşmanla bütün<br />
mevcudiyetimizde vuruşarak ona mağlûp etmekten başka karar ve çare yoktur ve<br />
olamaz!&#8230;</p>
<p><em>1922 (Nutuk II, s. 636-637)</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meslek Nasıl Seçilir ve Nasıl Yapılır</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/meslek-nasil-secilir-ve-nasil-yapilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 May 2020 11:17:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve meslek]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün erdemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün meslek erdemleri]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[başarılı olacağım]]></category>
		<category><![CDATA[başarılı olacağım diye başlayanın]]></category>
		<category><![CDATA[Meslek Nasıl Seçilir]]></category>
		<category><![CDATA[Meslek Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>
		<category><![CDATA[zafer benimdir diyebilenindir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5232</guid>

					<description><![CDATA[1. Meslek seçimi: Her istenmeyerek yapılan çalışma sert ve ağır gelir. İnsanın çalışmaktan hoşlanması ve zevk alması için&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1. Meslek seçimi: Her istenmeyerek yapılan çalışma sert ve ağır gelir. İnsanın çalışmaktan hoşlanması ve zevk alması için mesleğini yeteneklerine uygun ve kuvveti ile orantılı olarak seçmiş olması gerekir. Bu nedenle, gençlikte en önemli mesele, meslek seçimidir. Kişisel mutluluk ve aynı zamanda sosyal menfaat buna bağlıdır. Herkes, yeteneğine uygun yerde bulunmalıdır. Çoğunlukla bir genç, o görevinin zorluklarıyla uygun bir şekilde kuvvetlerini sağlayamamış ise aşın derecede ve faydasız çalışmak zorunda kalır. Ya hiç başaramaz veya aşağı bir derecede kalır ve kendinden de memnun olmaz. Aynca da, başkasının daha iyi işgal edeceği bir yeri tutmakla haksızlık etmiş olur. Gençler kıskançlıktan ve başkalanmn elde ettikleri parlak sonuçlar hayalinden sakınmalıdırlar. Ölçülü davranma ve toplumsal görev endişesi bunu gerektirir. Biri, subay üniformasının, sırmalan hoşuna gittiği için asker olmak ister, bir diğeri de, bir yazann veya bir ressamın kazandığı servet ve şöhret gözlerini kamaştırdığından zekâ ve öğrenimini göz önünde bulundurmadan yazar veya sanatkâr olmak isterse, bu gibi hareketlerin sonucu çoğunlukla hayal kınklığıdır. Diğer bir bakış açısından bu gibiler, toplumsal heyet için kaybolmuş kuvvetlerdir; bunlar, daha iyi yönetilselerdi, kendilerinin hayatı hazırlanmış ve insanlığın mutluluğu arttınlmış olurdu.</p>
<p>Her durumda akla uygun ve doğru olan şudur. Herkes kendi yeteneğine göre bir iş tutmalıdır. İnsanın değeri her işte belli olur, işini iyi yapanın bulunduğu durum ne olursa olsun o, iyi bir adam olabilir. İnsan, kendine göre bir mesleğe girmeyip de diğerine girmekle hürriyetini sınırlarsa, tahmin edildiğinden fazla geleceğini yanlış belirlemiş olur. Çünkü sapılan bir yol kolayca terk edilemez; her mesleğin gerekleri, adetleri ve inançları vardır. Bunlara, insan zorunlu olarak bağlı olur.</p>
<p>2. Meslek erdemleri: Her meslek, bazı yetenekler ve özel nitelikler ister. Bu, şüphesizdir. Ancak bazı ortak erdemler vardır ki, bunlar aynı zamanda, bireyin başarısını ve kendisine emanet edilmiş işlerin iyi gitmesi için gereklidir. En aşağı dereceden, en yukarıya kadar genel koşullar aynıdır. Üstlere karşı, özen, doğruluk, saygı; astlarına karşı, hayırsever ve genellikle kabul edilen işte özel gayret, yön, sır tutmak Bu gibi erdemler olmaksızın, ne arkadaşlar arasında iyi ilişkiler olur ve ne de iş başarılabilir. Meslek görevi, yalnız kişinin başan ve güvenini değil, belki daha çok toplumun huzurunu ilgilendirir. Vatan bütün evlatlarının çalı?nası ile ve yardımı ile yaşar ve bundan başka toplumun yapısında faydasız hiç bir parça yoktur. Devleti yöneten bakanla, vatanın huzur ve zenginliğine, elinin işiyle yardım eden sanatkâr arasında, yalnız küçük bir fark vardır; o da şudur: Birinin görevi diğerininkinden daha önemlidir. Ancak, her ikisinde de, iyi yapılmak koşuluyla, ahlaki değer aynıdır. Bu nedenle, herkes, kendisine isabet eden işten memnun olmalıdır. Mesleği ne olursa olsun, bir fayda oluşturacak ve bir görev görecektir, insan, görevini cesaret, yüreklilik, sadakat ve namuskârlıkla yapınca, elinden geleni yapmış olur. Aynı zamanda, bu görevi, diğerlerine karşı kıskançlık olmadan yapmalıdır.</p>
<p>Yolunda, yalnız olmayacaksın; orada, aynı hedefi izleyen başkaları ile birlikte yürüyeceksin, bu hayat yarışında, diğerleri, yetenekleri bakımından, sizi geçebilirler. Bir başan, elinizden kaçabilir. Bundan dolayı, onlara kızmayınız ve elinizden geleni yapmışsanız, kendi kendinize de kızmayınız. Asıl önemli olan gayrettir. İnsanın elinde olan ve onu memnun eden ancak gayrettir.</p>
<p>3. Girişim düşüncesi: Bir tembellik veya ahlak gevşekliği, çoğunlukla insanı, ecdadının yaşadıklan aynı işte ve aynı noktada durdurur. “Babam, büyükbabam böyle yaptılar. Ben niçin başka türlü yapayım” derler. Kuşaktan kuşağa dışan hayatın genel koşullan değişir. Yeni koşullara uymayan ve gelenekte ısrar eden, yalnız kalmaya, zayıf düşmeye, bitkinliğe ve ölüme mahkûmdur. Bugün iddia olunamaz ki, bir gezinti seyahati için, yavaş giden eski bir araba, yolun güzelliklerinden faydalanmaya uygun iyi bir ulaşım aracıdır. Bir işte, ekspres treniyle giden bir rakiple yarışma söz konusu olunca araba ile gitmek geç kalmak için en emin bir araçtır. Her şey böyledir. Her şeyde en iyi ve insanın kendi kuvvetiyle uygun olanı aranmalıdır. insan, cesaret gösterebilmeli ve tehlikeyi göze alabilmelidir. İnsan yeni bir girişimde özel bir zevk duyar; kuvvetini ve değerini anlar. O zaman, kendi kendini daha çok beğenir ve başkalarına daha çok beğendirir. Zafer Zafer benimdir” diyebilenin, başarı &#8220;Başarılı olacağım&#8221; diye başlayanın ve “Başardım&#8221; diyebilenindir. (1925)</p>
<p><em>Medeni Bilgiler, S. 113-114-115</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sakarya&#8217;nın Değerini Küçültmüş Oluyorsunuz</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/sakaryanin-degerini-kucultmus-oluyorsunuz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Nov 2019 14:02:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[değer]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya'nın Değerini Küçültmüş Oluyorsunuz]]></category>
		<category><![CDATA[tablo]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4504</guid>

					<description><![CDATA[Sakarya Zaferi&#8217;nin üzerinden yıllar geçmiştir. Dönemin ünlü ve bir o kadar da yetenekli ressamlarından biri, Mustafa Kemal&#8217;e Sakarya&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sakarya Zaferi&#8217;nin üzerinden yıllar geçmiştir. Dönemin ünlü ve bir o kadar da yetenekli ressamlarından biri, Mustafa Kemal&#8217;e Sakarya Savaşı&#8217;nı gösteren bir tablo hediye eder. Savaşın tüm heybet ve azametiyle işlenmeye çalışıldığı bu tabloda Atatürk, ön planda yağız bir savaş hayvanına binmiş olarak tasvir edilmiştir. Ressam, bu kompozisyon karşısında tebrik beklerken, Mustafa Kemal&#8217;in:</p>
<p>&#8220;Bu tabloyu kimseye göstermeyin.&#8221; demesi üzerine şaşırıp kalır. Herkes ne söyleyeceğini bilemez halde birbirlerine bakarken Mustafa Kemal şu açıklamayı yapar:</p>
<p>&#8220;Savaşa katılmış olan herkes bilir ki, hayvanlarımız bir deri bir kemikten ibaretti; bizim de onlardan arta kalır yanımız yoktu. Hepimiz iskelet halindeydik. Atları da, savaşçıları da böyle güçlü kuvvetli göstermekle, Sakarya&#8217;nın değerini küçültmüş oluyorsunuz dostum.&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Milleti&#8217;ne Olan Hayranlığı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/turk-milletine-olan-hayranligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Oct 2019 13:14:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Alman Emil Ludwig]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Kutay]]></category>
		<category><![CDATA[fevkaladelik]]></category>
		<category><![CDATA[Hikmet Bayur]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Komutan]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[parmak]]></category>
		<category><![CDATA[Polonya Cumhurbaşkanı Ignas Jan Paderavsky]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Milleti'ne Olan Hayranlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk olmama]]></category>
		<category><![CDATA[Türklüğüme bağlayınız]]></category>
		<category><![CDATA[Türklük]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4345</guid>

					<description><![CDATA[Cemal Kutay anlatıyor: Zamanının ünlü biyografi üstadı Alman Emil Ludwig, 1934&#8217;de Atatürk&#8217;ün hayatını yazmak için Ankara&#8217;ya gelmişti. Eserleri&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cemal Kutay anlatıyor:</p>
<p>Zamanının ünlü biyografi üstadı Alman Emil Ludwig, 1934&#8217;de Atatürk&#8217;ün hayatını yazmak için Ankara&#8217;ya gelmişti. Eserleri arasında geçmişin ve yaşanılan devrin iz bırakmış nice şahsiyeti vardı. O günlerde, çok ünlü bir piyanist, bir virtüoz olan Polonya Cumhurbaşkanı Ignas Jan Paderavsky&#8217;nin hayatını yazıyordu.</p>
<p>Mustafa Kemal kendisini kabul ettiğinde, önce bedeni hususiyetlerini uzun uzun tetkik etmesi, genel sekreteri Hikmet Bayur&#8217;un dikkatini çekmişti. Nitekim soyu sopu üzerinde bilgiler edindikten sonra, Hikmet Bayur&#8217;a Ata&#8217;nın musiki ve bilhassa keman-piyano ile meşgul olup olmadığını sormuş, Bayur&#8217;un bu soru üzerine şaşkınlığını görünce şu açıklamayı yapmıştı:</p>
<p>&#8220;İzah edeyim. Atatürk&#8217;ün parmakları daha çok bu müzik aletleriyle meşgul olanların bariz hususiyetleridir. Mesela Paderavsyk&#8217;ninki böyledir. Size rica edeceğim. Bana bir elinin parmaklarını bir kağıda çizer, verir misiniz?&#8221;</p>
<p>Atatürk, bu isteğe tebessüm etmiş, daima nazik ev sahibi olarak arzuyu yerine getirmiş, fakat tarihçinin yanlış hüküm vermemesi için şu açıklamayı yapmıştı:</p>
<p>&#8220;Bana ailemde zafer kazanmış büyük kumandanlar olup olmadığını sormuştunuz. Size &#8216;Yoktur&#8217; cevabını vermiştim. Şimdi parmaklarımı ömrü savaş meydanlarında geçmiş bir askerde yadırgadığınızı seziyor gibiyim. Size kestirmeden bir açıklama yapacağım. Eğer, bende bazı fevkaladelikler görüyor ve buluyorsanız bunları sadece ve yalnız Türk olmama, Türklüğüme bağlayınız. Bu ülkenin bütün insanları temelde benzer yapı içindedir. Hatta kusurlarımızda bile&#8230;</p>
<p>Biz bu aynı kaynağın kök sağlamlığı ile milliyet ve devlet yapısını muhafaza edebilmiş müstesna milletiz. Sadece ben değil, tarihte bu büyük millete sahalarında hizmet edebilmişler varsa, hepsinin ilham kaynağı aynıdır.&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cafer Seno</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/cafer-seno/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 19:04:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Cafer Seno]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2610</guid>

					<description><![CDATA[O, felâket günlerimizde, bize acıyan Rabbin, milyonlarca Türk&#8217;ün dehasından, zekâ ve iradesinden toplayıp Türk dünyasına kurtarıcı olarak gönderdiği&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>O, felâket günlerimizde, bize acıyan Rabbin, milyonlarca Türk&#8217;ün dehasından, zekâ ve iradesinden toplayıp Türk dünyasına kurtarıcı olarak gönderdiği bir kudret, yüksek bir fikirdi.</p>
<p>Ey zafer günlerinin eşsiz saadeti!&#8230; Unutulmaz hâtıra! Tarihe sor; milletine ömre bedel böyle bir saadet verebilmiş kahraman görmüş mü?</p>
<blockquote><p><strong>Cumhuriyet Gazetesi, 19 Kasım 1938</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağımsızlık Savaşındaki Zaferler Hakkında</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/bagimsizlik-savasindaki-zaferler-hakkinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2019 15:39:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[30 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonkarahisar-Dumlupınar]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten 20 Anı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[evliya]]></category>
		<category><![CDATA[inönü savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ali Agakay]]></category>
		<category><![CDATA[misak-ı milli]]></category>
		<category><![CDATA[mukden]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya meydan muharebesi]]></category>
		<category><![CDATA[subay]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Türk devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk eri]]></category>
		<category><![CDATA[türk ordusu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[ülkü]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<category><![CDATA[Ulusal And]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2400</guid>

					<description><![CDATA[Baylar, Türkiye Büyük Millet Meclisi ordusunun Sakarya&#8217;da kazanmış olduğu meydan savaşı çok büyük bir meydan savaşıdır. Savaş tarihinde&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Baylar, Türkiye Büyük Millet Meclisi ordusunun Sakarya&#8217;da kazanmış olduğu meydan savaşı çok büyük bir meydan savaşıdır. Savaş tarihinde benzeri belki olmayan bir meydan savaşıdır. Bilirsiniz ki, büyük meydan savaşlarından biri olan Mukden meydan savaşı bile yirmi gün sürmemiştir. Onun için ordumuzun savaş tarihine bir örnek armağan eden bu zaferi kazanmış olmasından ötürü yüce kurulunuzu kutlarım.</p>
<blockquote><p><strong>Eylül 1921, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Arkadaşlar, bu Anadolu zaferi tarihte bir ulus tarafından bütünüyle benimsenen bir düşmanın ne denli güçlü ve canlandırıcı olacağının en güzel bir örneği olarak kalacaktır. Önümüze dikilen bütün engelleri birer birer yıkıp aştıktan sonra bugün artık Ulusal And&#8217;ın (Misak-ı Milli&#8217;nin) çizdiği sınırlar içinde mutlu, refah içinde ve özgür yaşamak için her ne gerekse hepsini sağlayacağız. Her köşesini kurtarmak için seve seve canlar verildiği ve çocuklarımızın kanıyla sulanmış yurdumuzun ufkunda artık barışın tatlı güneşi doğmakta gecikmeyecektir.</p>
<blockquote><p><strong>Nisan 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bu ulusun gençlerinin özverileri, kahramanlıkları için bir değer ölçüsü bulunamaz. Erlerimiz hakkında yeni bir şey daha söylemek isterim: Kahraman Türk eri Anadolu savaşlarının anlamını kavramış, yeni bir ülkü ile savaşmıştır.</p>
<blockquote><p><strong>Eylül 1922, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Baylar, ulusumuz tek bir insan gibi gösterdiği sarsılmaz birlik ve çabayla bu başarıyı kazanmıştır. Ulusumuzun barış içinde de, barıştan sonraki işlerde de aynı destek, çaba ve birliği göstererek bu zaferi tamamlayacaktır. Bu zafer bize bir olanak sağlıyor; biz bu olanağı ülkemizin, ulusumuzun aydın, mutlu ve refah içinde geleceği için kullanacağız.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ulus; ulusun sanat ruhu, sanatı, müziği, edebiyatı ve bütün güzel sanatları bu kutsal savaşın tanrısal ezgilerinin sonsuz bir yurt aşkının kendinden geçirici, coşkunluğuyla her zaman şakımalıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Baylar, Afyonkarahisar-Dumlupınar meydan savaşı ve onun son evresi olan 30 Ağustos çarpışması Türk ulusunun en önemli bir dönüm noktasıdır. Ulusal tarihimiz çok büyük, çok parlak zaferlerle doludur. Türk ulusunun burada kazandığı zafer  kesin sonuçlu, bütün tarihe, yalnız bizim tarihimize değil, dünya tarihine yeni bir akım vermekte kesin olarak etkili olmuş bir meydan savaşı hatırlamıyorum. Kuşku yok ki, yeni Türk devletinin, genç Türk Cumhuriyetinin temeli burada atıldı. Sonsuza dek varlığı burada taçlandırıldı. Bu alanda akan Türk kanları, bu göklerde uçuşan şehit ruhları devletimizin, Cumhuriyetimizi sonsuza dek koruyacaklardır.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bir İnönü meydan savaşı devrim tarihimizin çok önemli, çok verimli bir sayfasıdır. Bizden sonra gelecek olanlar bu sayfayı irdeleyip inceledikçe Türk devrimini yapan bugünkü Türk ordusunu ve bu orduyu bağrından çıkaran Türk topluluğunu elbette saygıyla anacak ve değerini kabul edecektir.</p>
<blockquote><p><strong>Ocak 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Her evresiyle düşünülmüş, hazırlanmış, yönetilmiş ve zaferle sonuçlandırılmış olan bu savaşlar, Türk ordusunun, Türk subay ve komutanlarının yüksek güçlerini ve kahramanlıklarını tarihte bir kez daha saptayan yüce bir eserdir.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1927, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>&#8220;Yurt toprağını kanını akıtarak ve yaşamını vererek karış karış savunan Mehmetçiğin hakkını ben evliyalara kaptıramam&#8221; Bazı kimseler benim bu davranışıma kamunun inancını inciten yolsuz bir davranış gözüyle bakmış olabilirler. Ama hele yurdun savunmasında evliyaların, yatırların güvenilecek güçlerinin etkin olamayacağını hatırlatmayı artık zorunlu buluyorum.</p>
<blockquote><p><strong>Atatürk&#8217;ten 20 Anı, Mehmet Ali Agakay </strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zafer ve Düşünce</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/zafer-ve-dusunce/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2019 15:32:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[amaç]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>
		<category><![CDATA[zafer benimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Zafer ve Düşünce]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2396</guid>

					<description><![CDATA[Bu meydan savaşının evreleri öyle olayların ortaya çıkmasına yol açtı ki, bu gerçekleri kısaca belirtmek için diyeceğim ki,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu meydan savaşının evreleri öyle olayların ortaya çıkmasına yol açtı ki, bu gerçekleri kısaca belirtmek için diyeceğim ki, zafer &#8220;zafer benimdir&#8221; diyebilenindir. Başarı &#8220;başaracağım&#8221; diye başlayıp &#8220;başardım&#8221; diyebilenindir. Bilirsiniz ki, savaş  sürekli olarak gözle görülmez güçlerin göze görünür biçim ve görünüş almasıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Ocak 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>&#8220;Hiçbir zafer kendi başına amaç değildir. Zafer ancak kendisinden daha büyük olan bir amaca ulaşmak için belli başlı bir araçtır. Amaç düşüncedir. Zafer bir düşüncenin gerçekleşmesine yardımı oranında değer taşır. Bir düşüncenin gerçekleşmesine dayanmayan zafer sağlam ve sürekli olamaz. O boş bir çabadır. Her büyük meydan savaşından, her büyük zaferin kazanılmasından yeni bir dünya doğmalıdır. Yoksa zafer boşa gitmiş bir çabadır.</p>
<blockquote><p><strong>11 Kasım 1933, Dünya Gazetesi</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ali Fuat Erden</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/ali-fuat-erden/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jul 2019 15:31:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Belleten Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Cromwell]]></category>
		<category><![CDATA[ihtilal]]></category>
		<category><![CDATA[Moltke]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[şef]]></category>
		<category><![CDATA[Washington]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1592</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Mustafa Kemal, taçlılar gibi ecdadından gelmedi. Atatürk&#8217;ün ecdadı kendindenbaşlar. O, alelâde mânasıyla asil değildir, kendisi asıl&#8217;dır. Ali Fuat&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Mustafa Kemal, taçlılar gibi ecdadından gelmedi. Atatürk&#8217;ün ecdadı kendindenbaşlar. O, alelâde mânasıyla asil değildir, kendisi asıl&#8217;dır.</p>
<blockquote><p><strong>Ali Fuat Erden, Atatürk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Mustafa Kemal&#8217;de ihtilâlci, devlet adamı, serdar, yani sivil şef, siyasî şef, askerî şef birleşmişler; Cromwell, Washington, Moltke O&#8217;nda toplanmışlardır.</p>
<p>***</p>
<p>Kaderin Atatürk&#8217;e verdiği ödevler  çetin idi: Yenilmiş, silâhları elinden alınmış bir orduyu zafere ulaştırmak&#8230;</p>
<p>Açık ve gizli birçok düşmana karşı, o kadar zorluklar içinde, o kadar eksik araçlar ve yapayalnız yapılan ve parlak bir zaferle sonuçlanan bir savaşın tarihte benzeri hemen hemen yoktur.</p>
<p>***</p>
<p>Memleketin istila edildiği o acı günlerde, Türkiye&#8217;nin bugünkü mutlu geleceğine inanmak hülya gibi bir şeydi. Buna Mustafa Kemal inandı. Umut havası yarattı. Zafere iman yarattı. Vatanın kurtuluş azmini kendinde şahıslandırdı.</p>
<blockquote><p><strong>Belleten Dergisi, 1956, sayı 80</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsmet İnönü</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/ismet-inonu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jul 2019 14:47:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[devletçi]]></category>
		<category><![CDATA[gazi]]></category>
		<category><![CDATA[halkçı]]></category>
		<category><![CDATA[inönü'nün söylev ve demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet İnönü]]></category>
		<category><![CDATA[kötümserlik]]></category>
		<category><![CDATA[kudret]]></category>
		<category><![CDATA[laik]]></category>
		<category><![CDATA[meziyet]]></category>
		<category><![CDATA[milli dava]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçi]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[ne mutlu türküm diyene]]></category>
		<category><![CDATA[türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[türk nesilleri]]></category>
		<category><![CDATA[yücel dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1555</guid>

					<description><![CDATA[Atatürk, özellikle bulunduğu toplumda kötümserlik duygularını derhal yıkan ve memlekette çalışmak için, güçlü ileri ve mutlu olmak için&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk, özellikle bulunduğu toplumda kötümserlik duygularını derhal yıkan ve memlekette çalışmak için, güçlü ileri ve mutlu olmak için gereken neşe ve kudreti derhal çevresine aşılayan bir varlıktır.</p>
<blockquote><p><strong>İnönü&#8217;nün Söylev ve Demeçleri I, 1946</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>En büyük zaferleri kazandıktan sonra da Atatürk, ömrünü, yalnız Türk milletinin haklarını insaniyete, ezeli hizmetlerini ve tarihe hakketiği meziyetlerini ispat etmekle geçirmiştir.</p>
<p>Anayasamızda ve bugün vatandaşların vicdanlarında yerleşmiş olan lâik, milliyetçi, halkçı, inkılâpçı, devletçi Cumhuriyet, bize büyün evsafı ile Atatürk&#8217;ün en kıymetli emanetidir.</p>
<p>****</p>
<p>Milletinin büyüklüğüne, kudretine, faziletine, medeniyet istidadına ve mükellef olduğu insanlık vazifelerine sarsılmaz itikadı vardı.</p>
<p>&lt;&lt;Ne mutlu Türk&#8217;üm diyene!&gt;&gt; dediği zaman, kendi engin ruhunun hiç sönmeyen aşkını en manalı bir surette hulasa etmişti.</p>
<blockquote><p><strong>Ulus Gazetesi, 22 Kasım 1938</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Milli dâvayı kazanmak için, Gazi&#8217;nin yenmeye mecbur olduğu zorlukları düşünmek, insanın gözünü karartır. Istırap çeken büyük, kahraman ve fedakâr Türk milleti içinde Gazi, ıstırap çekmekte, kahramanlıkta ve fedakârlıkta en ileride yürüdüğü içindir ki, milletin maddi ve manevî bütün kudretinden millet dâvasında istifade edilmiştir.</p>
<p>***</p>
<p>Senin arkandan gelmekte muhakkak muvaffakiyete yürümenin inşırahı vardır. Sen ebediyete intikal edince Türk nesilleri senin izinden yürüyecektir. Türk milleti dâvasının çıkar yolu ancak senin yolundur.</p>
<blockquote><p><strong>Yücel Dergisi, 1945, Cilt XIX</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
