<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yahya Galip Kargı &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/yahya-galip-kargi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 25 May 2020 21:03:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Yahya Galip Kargı &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İşte Türk Askeri Budur</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/iste-turk-askeri-budur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 May 2020 21:03:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Arıburnu]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Anektodlar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Von Sanders]]></category>
		<category><![CDATA[Yahya Galip Kargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5294</guid>

					<description><![CDATA[Yurdumuzu gezin görün, nerede bir yeşillik var, neresi nakış nakış işlenmiş biliniz ki ya orası Mehmetçiğin kışlasıdır ya&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yurdumuzu gezin görün, nerede bir yeşillik var, neresi nakış nakış işlenmiş biliniz ki ya orası Mehmetçiğin kışlasıdır ya da oraya Mehmetçiğin eli değmiştir. Sanmayın ki o güzellikler önceden kalma; tamamı Mehmetçiğin zekâsının, zevkinin, emeğinin ve vatan sevgisinin ürünüdür. Mehmetçiğin ayak bastığı her toprak parçası onun gelişiyle vatanlaşmıştır. İhmalden dolayı çoraklaşmış olan vatan parçaları onunla hayat bulmuştur.</p>
<p>Bütün bu güzellikler Mehmetçiğin bir yönü; onun bir de itaatkârlığı, azmi ve dayanıklılığı yönü var ki onu da aşağıdaki anekdotta Mehmetçiği hayatının her anında ayrı bir heyecanla seven büyük Mehmetçik ATATÜRK’ün, kendi ağzından dinleyelim:</p>
<p>Bir gün ATATÜRK’e Türk askeri hakkında ne düşündüğünü sormuşlardı.</p>
<p>-Durun size bu konuda bir öykü anlatayım, dedi:</p>
<p>Yıldırım Orduları kumandanı idim. Liman von Sanders Paşa da o sırada kıt’alarımızı teftişe gelmişti. Hastahaneden yeni çıkmış bir eri de her nasılsa bölüklerin arasına karıştırmışlar. Von Sanders:</p>
<p>-Canım&#8230; böyle adamları da niye buraya gönderirler? diye söylenerek hasta ve cılız eri göğsünden itti. Mehmetçik derhâl yere yuvarlandı.</p>
<p>Alman generali davasını ispat etmiş olmanın gururu içinde:</p>
<p>-İşte gördünüz ya, dedi, düşmek için bahane arıyormuş!&#8230;</p>
<p>O sırada Von Sanders’e bir azizlik yapmak aklıma geldi. Erin yanına sokularak:</p>
<p>-Ne kof şeymişsin sen, dedim. Dikkat etsene, seni yere yuvarlayan adam bizden değildi. Ne diye karşı durmadın. Şimdi yeniden yanına gelirse sıkı dur. Gücün yetiyorsa bir kakma da sen ona vur, dedim.</p>
<p>Sonra da Von Sanders’e dönerek:</p>
<p>-Sizin güçsüz sandığınız er, boş bulunduğu için yere yıkılmış. Türk askeri amir karşısında dünyanın en uysal askeri olur. Kendisine söyledim: “Hele gelsin bak, bir daha beni yere yıkabilir mi?”, diyor.</p>
<p>Von Sanders askerlerle şakalaşmasını severdi. Gülerek aynı askerin yanına geldi. Fakat eliyle dokunur dokunmaz, o güçsüz askerden göğsüne öyle bir kakma yedi ki, derhâl sırt üstü yuvarlandı. Von Sanders, Mehmetçiğin karşı koymasına kızmamış, bilâkis Türk askerine karşı olan hayranlığı artmıştı. O kadar ki yerden kalkınca ilk işi Türk askerinin elini sıkmak oldu.</p>
<p>ATATÜRK:</p>
<p>-İşte Türk askeri budur! diyerek sözlerini bitirmişti.</p>
<p><strong>Yahya Galip Kargı</strong></p>
<p><em> Arıburnu; Atatürk, Anekdotlar-Anılar, s. 120-121. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk, Kendisine Suikast Yapacak Adamla Karşı Karşıya</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ataturk-kendisine-suikast-yapacak-adamla-karsi-karsiya/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2020 18:45:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk suikast]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Arıburnu]]></category>
		<category><![CDATA[Yahya Galip Kargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4861</guid>

					<description><![CDATA[İnsanların başına gelen felâketlerin başlıca nedeni, aklın dışlanıp, duygulara esir olunmasıdır. Çünkü, duygularıyla hareket edenlerin hata yapma payları&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanların başına gelen felâketlerin başlıca nedeni, aklın dışlanıp,<br />
duygulara esir olunmasıdır. Çünkü, duygularıyla hareket edenlerin hata<br />
yapma payları daima yüksek olmuştur. Bu gerçeği de başlarına felâket<br />
geldiğinde anlarlar. Oysa düşünen, neden ve niçin diye sorgulayan insanların<br />
olacakları önceden görme şansları oldukça yüksektir. Geriye dönüp geçmiş yaşamımızı sorguladığımızda hepimizin, “ Keşke duygularımla hareket edip<br />
de şu hataları yapmasaydım.” diyebileceğimiz pek çok olay vardır.<br />
İnsanın duygu yüklü olması, akılla beslendiği sürece güzeldir. Akıl<br />
desteğinden yoksun duygu, rotasız mermi gibidir. Hedefinin ne olduğu, ne<br />
zaman ne ile sonuçlanacağı bilinemez. Daha az hata ancak bencillik ve<br />
önyargının yerini akıl, sağduyu ve mantığa bırakmasıyla mümkündür.</p>
<p>ATATÜRK’e yönelik suikastin girişimcilerinin tavrını konu alan aşağıdaki<br />
anekdotta da bu gerçeğin altı çizilmektedir:<br />
İzmir’de hazırlanan o alçakça suikastin ortaya çıkarılmasından sonra,<br />
bir gün bize ATATÜRK şu olayı anlatmıştı: ”Ziya Hurşit’in beni öldürmek için<br />
görevlendirdiği iki zavallı vardı. Sorguları yapıldıktan sonra bunlardan birisini<br />
yanıma çağırdım. Odada kimse yoktu. Kendisine sordum:<br />
-Sen Mustafa Kemal’i öldürecekmişsin, öyle mi?<br />
-Evet! dedi.<br />
Ben gene sordum:<br />
-Mustafa Kemal, ne yapmış ki onu öldürecektin?<br />
-Fena bir adammış da&#8230; Memlekete çok fenalık yapmış!&#8230; Sonra, bize<br />
onu öldürmek için para da vereceklerdi!&#8230;<br />
-Sen Mustafa Kemal’i tanıyor musun?<br />
-Hayır!<br />
-O hâlde, tanımadığın bir adamı, nasıl öldürecektin?&#8230;<br />
-Geçerken işaret edecekler, “Mustafa Kemal, işte budur!” diyeceklerdi.<br />
Biz de öldürecektik.<br />
O zaman cebimden tabancamı çıkararak kendisine uzattım:<br />
-Mustafa Kemal benim!&#8230; Haydi, al eline tabancayı&#8230; Öldür!&#8230; dedim.<br />
Adam, benden bu yanıtı alınca, yıldırımla vurulmuş gibi oldu. Bir<br />
müddet şaşkın yüzüme baktıktan sonra, diz üstü kapanarak hüngür hüngür<br />
ağlamaya başladı.</p>
<p><strong>Yahya Galip Kargı</strong></p>
<p><em>Arıburnu; Atatürk, Anekdotlar-Anılar, s. 30-31</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
