<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ya istiklal ya ölüm &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/ya-istiklal-ya-olum/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 12:07:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>ya istiklal ya ölüm &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Geleneksel Dostluk Yoktur</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/geleneksel-dostluk-yoktur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2020 10:36:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Arıburnu]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Anektodlar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[birinci dünya savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[dr. semih nafiz tansu]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[geleneksel dostluk]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere]]></category>
		<category><![CDATA[kırım savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[mondros mütarekesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusu]]></category>
		<category><![CDATA[ya istiklal ya ölüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4933</guid>

					<description><![CDATA[Birinci Dünya Savaşı sonunda (30 Ekim 1918 tarihinde) imzaladığı Mondros Mütarekesi’yle yenilgiyi kabul etmiş olan Osmanlı Devleti aynı&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birinci Dünya Savaşı sonunda (30 Ekim 1918 tarihinde) imzaladığı Mondros Mütarekesi’yle yenilgiyi kabul etmiş olan Osmanlı Devleti aynı zamanda bu mütarekeyle kendi geleceğini de batılı devletlerin insaf duygularına teslim etmişti. Padişah Vahdettin, Anadolu’nun İngiltere, Fransa gibi ülkeler tarafından parçalanacağı söylentilerine ‘’İngiltere ve Fransa bizim eski ve sağlam dostlarımızdır. Böyle bir işe kalkışmazlar.” cevabını vermekteydi. Oysa devletler arası ilişkileri dostluklar değil çıkarlar belirlemekteydi. Bu gerçeği görememenin bedelini Türk ulusu savaş meydanlarında binlerce yeni şehitler vererek ödemek zorunda kaldı.<br />
Vahdettin, kurtuluşu teslimiyette görürken, bir akıl adamı olan ATATÜRK, ülkeler arası ilişkilerin rengini çıkar birliğinin veya çıkar çatışmalarının belirlediğinin farkında olduğu içindir ki Türk ulusunun kurtuluşunu “Ya istiklâl ya ölüm”de görmüştür. İşte iki yönetici arasındaki fark: Birinin dünya gerçeklerinden uzaklığı devletin parçalanmasını hazırlarken, diğerinin gerçekçiliği yeni bir devletin güçlü temeller üzerinde doğuşunu sağlamıştır. Aşağıdaki diyalog ATATÜRK’ün devletler arası ilişkilere yönelik düşüncelerini yansıtan güzel örneklerden birisidir:<br />
ATATÜRK, Ankara Erkek Lisesinde yapılan bir sınavda bulunuyordu. Sınava giren çocuklardan biri sorulan soruya şöyle cevap vermişti:<br />
-Fransa ile olan geleneksel dostluğumuz gereği&#8230;<br />
ATATÜRK hemen öğrencinin sözünü keserek sordu:<br />
-Hangi geleneksel dostluk? Bu da nereden çıktı, kim söyledi bunu?<br />
O zaman coğrafya öğretmeni ATA’nın öfkesini azaltmak için:<br />
-Ben söyledim Paşam diye yanıt verdi.<br />
Gazi bu kez bana döndü.<br />
-Sen söyle bakalım tarih hocası&#8230; deyince hemen ayağa kalkarak yanıt verdim:<br />
-Paşam ortada geleneksel bir dostluk yoktur. Yalnız ortak hareketlere Fransız yazarları bu adı yakıştırmışlardır. Örneğin Kırım Savaşı’nda olduğu gibi&#8230;<br />
ATATÜRK bu yanıtımdan hoşlandı.<br />
-Aferin, dedi. Bu gerçekten böyledir. Ne yazık ki Türk’ün geleneksel dostu yoktur. Ortak çıkarlar söz konusu olunca Avrupalılar hemen buna geleneksel dostluk adını yakıştırmışlardır, dedi.</p>
<p><strong>Dr. Semih Nafiz Tansu</strong></p>
<p><em>Arıburnu; Atatürk, Anekdotlar-Anılar, s. 137.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Ulusunun Bağımsızlık Düşüncesine Bağlılığı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-ulusunun-bagimsizlik-dusuncesine-bagliligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jul 2019 16:57:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Ulusunun Bağımsızlık Düşüncesine Bağlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<category><![CDATA[uygar]]></category>
		<category><![CDATA[ya bağımsızlık ya ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[ya istiklal ya ölüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1951</guid>

					<description><![CDATA[Türkün onuru, öz saygısı ve yetenekleri çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir ulus esir yaşamaktansa yok olsun, daha&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkün onuru, öz saygısı ve yetenekleri çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir ulus esir yaşamaktansa yok olsun, daha iyidir. Öyleyse ya bağımsızlık, ya ölüm!</p>
<p>***</p>
<p>Ne kadar zengin ve refah içinde olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir ulus uygar insanlık karşısında uşak durumunda kalmaktan öteye gidemez.</p>
<blockquote><p><strong>Mayıs 1919, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ulusun bağımsızlığını gene ulusun kesin ve dirençli kararı kurtaracaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Haziran 1919, Nutuk </strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ulusun bağımsızlığı tehlikeye girdiği vakit, ulus ordularını kendi toplar ve yalnız bir hareket yolu kabul eder. O da kurtuluş uğruna sonuna kadar kanını dökmektir.</p>
<blockquote><p><strong>1919, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türkiye halkı, yüzyıllardır özgür ve bağımsız yaşamış, ve bağımsızlığı bir yaşam gereği saymış bir topluluğun yiğit evlatlarıdır. Bu ulus bağımsızlık olmadan yaşamamıştır. Yaşayamaz ve yaşamayacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Haziran 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türkiye devletinin bağımsızlığı kutsaldır; sonsuza dek güven altına alınmalı ve korunmalıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bağımsızlık ve özgürlüklerinin her ne pahasına ve her ne karşılığında olursa olsun kısıtlanmasına göz yummamak; bağımsızlık ve özgürlüklerini tam anlamıyla korumak; ve bunun için gerekirse son bireyinin son damla kanını akıtarak, insanlık tarihini şanlı örneklerle süslemek; işte bağımsızlık ve özgürlüğün gerçek niteliğinin, geniş anlamının, yüksek değerinin bilincine varmış uluslar için yaşamsal ilke&#8230; Ancak bu ilke uğrunda her an her türlü özveride bulunmaya hazır olan ve gücü yeten uluslardır ki sürekli olarak insanlığın saygısına layık bir toplum sayılabilir.</p>
<blockquote><p><strong>Mayıs 1928, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
