<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>wilson &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/wilson/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 05 Sep 2020 23:39:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>wilson &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İstanbul İşgaline Karşı Tepki</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/istanbul-isgaline-karsi-tepki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jul 2019 15:32:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara'nın İlk Günleri]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[halifelik]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul İşgaline Karşı Tepki]]></category>
		<category><![CDATA[İtilaf Devletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mebuslar Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusu]]></category>
		<category><![CDATA[wilson]]></category>
		<category><![CDATA[Yunus Nadi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1991</guid>

					<description><![CDATA[Haklarımızı ve bağımsızlığımızı savunmak için giriştiğimiz mücadelenin kutsallığına ve hiçbir gücün bir ulusu yaşamak hakkından yoksun bırakamayacağına inanıyoruz.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Haklarımızı ve bağımsızlığımızı savunmak için giriştiğimiz mücadelenin kutsallığına ve hiçbir gücün bir ulusu yaşamak hakkından yoksun bırakamayacağına inanıyoruz. Tarihin şimdiye kadar yazmadığı nitelikte bir kıyım olan ve Wilson ilkelerine göre düzenlenmiş bir ateşkes anlaşmasıyla ulusu savunma araçlarından yoksun bırakmak gibi bir düzene dayanılarak yapıldığı için ilgili ulusların şeref ve onurlarıyla da bağdaşmayan bu davranışın değerlendirilmesini resmi Avrupa ve Amerika&#8217;nın değil, bilim, kültür ve uygarlık Avrupa ve Amerika&#8217;sının vicdanlarına bırakmakla yetinir ve bu olaydan doğacak büyük tarihsel sorumluluğa son olarak bir daha dünyanın dikkatini çekeriz. Davamızın haklılık ve kutsallığı, bu güç zamanlarda, Tanrı&#8217;dan sonra en büyük yardımcımızdır.</p>
<p>***</p>
<p>Bugün İstanbul zorla işgal edilerek Osmanlı Devleti&#8217;nin yedi yüz yıllık varlık ve egemenliğine son verildi. Yani, Türk ulusu uygarlık yeteneğini, yaşama ve bağımsızlık hakkını ve bütün geleceğini savunmaya çağrıldı. İnsanlık dünyasının beğenisi, İslamlık dünyasının kurtuluş dileklerinin gerçekleşmesi,  yüksek halifeliğin yabancı etkilerden kurtarılmasına ve ulusal bağımsızlığımızın geçmişteki ünümüze yaraşır bir inançla savunulup sağlanmasına bağlıdır. Giriştiğimiz bağımsızlık ve yurt savaşımında (savaşında) ulu Tanrı&#8217;nın yardım ve kayırıcılığı bizimledir.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1920, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Devlet başkentinin İtilaf Devletlerince resmen işgali, yaşama, yargı ve yürütme güçlerinden meydana gelen ulusal devlet gücünü işlemez bir duruma düşürmüştür ve Mebuslar Meclisi bu durum karşısında görevini yapamayacağını resmen bildirerek dağılmıştır. Bu duruma göre, devletin başkentinin korunmasını, ulusun bağımsızlığını ve kurtulmasını sağlayacak önlemleri düşünüp uygulamak üzere ulusça olağanüstü yetki verilecek bir meclisin Ankara&#8217;da toplantıya çağrılması ve dağılmış olan mebuslardan Ankara&#8217;ya gelebileceklerin de bu meclise katılmaları zorunlu görülmüştür. Karşımızdaki düşmanlık ve alçakça kötülük dünyasına karşı ulusa seslenmeli ve ulus cevap vermelidir. Ulusun en yetkili ağzı ancak meclis olabilir. Bir kere meclis açılsın ve olayların güdüsüyle, olması olanaksız ya, Ankara&#8217;yı bırakmak zorunda bile kalsak gideceğimiz her yerden daha büyük bir güç ve yetkiyle bağırabiliriz. Ulusumuzun kurtuluş ve bağımsızlığını, yurdumuzun son kaya parçasının üzerinde bile savunacağız, ve ne olursa olsun, başaracağız.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1920, Yunus Nadi, Ankara&#8217;nın İlk Günleri</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>&#8220;Ben her şeyi meclisten bekleyenlerdenim. Öyle bir döneme geldik ki onda her şey yasal olmalıdır. Ulus işlerinde haklılık, ancak ulusal kararlara dayanmakla, ulusun genel eğilimini yansıtmakla sağlanır. &#8220;Bence meclis kuramsal bir kuruluş değil, gerçek bir kuruluştur ve gereçlerin en büyüğüdür. İlkin ordu ve sonra meclis deniyor oysa, orduyu meydana getirecek olan ulus ve onun adına meclistir. Çünkü ordu demek yüz binlerce insan ve milyonlar değerinde varlık demektir. Bunu ancak ulusun karar ve kabulü meydana getirebilir; bir kere de bu duruma geldi mi, ulusun yaşam ve varlığına ters düşen zulümlerle baskıların tümünü kaldırmaya gücü olmak yetkisini yalnız kuramsal olarak değil eylemsel olarak da kazanmış olur.</p>
<blockquote><p><strong>Mayıs 1920, Yunus Nadi, Ankara&#8217;nın İlk Günleri</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Misak-ı Milli</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/misak-i-milli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jul 2019 17:26:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[ilke]]></category>
		<category><![CDATA[misak-ı milli]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Ulusal And]]></category>
		<category><![CDATA[wilson]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1965</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Bilirsiniz, Ulusal And&#8217;ı sonunda Ankara&#8217;da saptamıştım. &#8220;Açıkça söyleyeyim ki; ben ulusal sının biraz Wilson ilkelerinin insanca ereklerine(amaçlarına) göre&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Bilirsiniz, Ulusal And&#8217;ı sonunda Ankara&#8217;da saptamıştım. &#8220;Açıkça söyleyeyim ki; ben ulusal sının biraz Wilson ilkelerinin insanca ereklerine(amaçlarına) göre belirtmeye çalıştım. Hemen açıklayayım: O insanca ilkelere dayanarak Türk süngülerinin savunup sağlamlaştırdığı sınırları savunmuşumdur. Zavallı Wilson anlamadı ki, süngü, güç, şeref ve onurun savunamadığı sınırlar, başka hiçbir ilkeyle savunulamaz.</p>
<blockquote><p><strong>Nisan 1920, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Wilson&#8217;un Ondört Maddesi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/wilsonun-ondort-maddesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jul 2019 15:16:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[İtilaf Devletleri]]></category>
		<category><![CDATA[on dört madde]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[wilson]]></category>
		<category><![CDATA[wilson ilkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[wilson prensipleri]]></category>
		<category><![CDATA[Wilson'un Ondört Maddesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1928</guid>

					<description><![CDATA[Hepiniz bilirsiniz ki, savaşın sonuna doğru Amerika Cumhurbaşkanı Wilson, on dört maddeden oluşan bir programla ortaya çıktı. Bu&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Hepiniz bilirsiniz ki, savaşın sonuna doğru Amerika Cumhurbaşkanı Wilson, on dört maddeden oluşan bir programla ortaya çıktı. Bu program her ulusun kendi yazgısına egemenliğini güven altına alıyordu. Programın on ikinci maddesi ise, yalnız Türkiye ile, devletimiz ve ulusumuzla ilgilidir. Wilson bu madde ile Türkiye&#8217;nin, ulusumuzun tam egemen olması gerektiğini belirttikten sonra bir iki koşul da eklemiştir. O koşullar şunlardır: Aramızda yaşayan Hristiyan azınlıkların güvenliklerinin ve özgürce gelişmelerinin sağlanması; bir de, Boğazların açık bulundurulması. Bütün İtilaf Devletleri Wilson&#8217;un ilkelerini kendi çıkarlarına uygun buldukları gibi, bizim devletimiz de, bu on ikinci maddeyi kabulde bir sakınca görmedi ve kabul etti. Bu gerçekten kabul edilebilecek bir ilkedir. Çünkü Wilson&#8217;un istediği gibi Hristiyan azınlıklarının güvenliği, can ve malları, her türlü hakları ve özgürce gelişmeleri ile ilgili gereken her şey devletimiz ve ulusumuzca zaten öteden beri gözetilmişti. Gerçekte, Hristiyan azınlıkların Osmanlı Devleti ve ulusunun bağrında eriştikleri ayrıcalıklar üç yüz yılı aşkın bir süredir fazlasıyla vardır. Onun için bu koşul bizim için yeni bir şey değildir.</p>
<blockquote><p><strong>Ocak 1920, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri II. Cilt</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
