<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>vali &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/vali/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 11:55:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>vali &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İmanın Ölçüsü Sakalın Boyunda Değildir</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/imanin-olcusu-sakalin-boyunda-degildir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Nov 2019 20:32:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[afyon]]></category>
		<category><![CDATA[amasya]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Ata]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[İmanın Ölçüsü Sakalın Boyunda Değildir]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[sakal]]></category>
		<category><![CDATA[şıh]]></category>
		<category><![CDATA[vali]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4538</guid>

					<description><![CDATA[Atatürk Amasya ziyaretinde, vali konağında yörenin ileri gelenleri ile sohbettedir. Bir ara tam karşısında oturan birine takılır gözleri.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk Amasya ziyaretinde, vali konağında yörenin ileri gelenleri ile sohbettedir. Bir ara tam karşısında oturan birine takılır gözleri. Yaşı ellinin üzerinde bu adam beline kadar inen sakalıyla Atatürk&#8217;ün dikkatini çeker. Ata, yanındaki valinin kulağına eğilip sorar;</p>
<p>&#8220;Kimdir bu?&#8221; Vali yanıt verir;</p>
<p>&#8220;Efendim kendisi Şıh2tır. Yörede çok hatırlısı vardır.&#8221; Atatürk Şıh&#8217;ı yanına çağırır ve:</p>
<p>&#8220;Bak baba, imanın ölçüsü sakalın boyunda değildir. Şunu rica etsem de en azından Peygamber efendimizinki gibi kısaltsan&#8221; der ve eliyle de boyun altı hizasını gösterir. Bunun üzerine Şıh;</p>
<p>&#8220;Emrin olur Paşam!&#8221; diyerek yerine çekilir.</p>
<p>Aradan zaman geçer, bir akşam Atatürk Amasya&#8217;daki Şıh&#8217;ı hatırlar ve valiyi telefonla arayıp durumu sorar. Vali nasıl söyleyeceğini bilememekle birlikte, Şıh&#8217;ın sakal boyunda en küçük bir kısalma bile olmadığını aksine kimselere el sürdürmediğini anlatır. Atatürk telefonu kapatır, kağıdı kalemi eline alır ve az sonra nazırını çağırıp, yazdığı yazıyı Amasya Valiliği&#8217;ne tebliğ etmesini ister.</p>
<p>Ertesi gün Amasya&#8217;dan bir haber gelir ki Şıh Efendi Ata&#8217;yı görmek üzere yola çıkmış.</p>
<p>Şıh gelir, Ata&#8217;nın karşısına çıkar. Sakal tamamen kesilmiş, sinekkaydı bir tıraş olunmuş, saçlar kısaltılmış, kılık kıyafet baştan sona değiştirilmiş, bambaşka bir görünüme bürünülmüştür. Atatürk&#8217;ün mesai arkadaşları bu değişimi anlayamaz ve Ata&#8217;ya sorarlar;</p>
<p>&#8220;Aman Paşam, o Şıh ki sakalına el dahi sürdürmezdi, siz ne ettiniz de kökünden kesmesini sağladınız?&#8221;</p>
<p>Atatürk gülümser, sonra da yanındakilere dönüp;</p>
<p>&#8220;Dün akşam Amasya Valiliği&#8217;ne bir yazı gönderdim ve Şıh&#8217;ı Afyon&#8217;a vali atadığımı bildirdim&#8221; der.</p>
<p>Ardından da yeni bir yazı hazırlayıp nazırına bu yazıyı da Şıh&#8217;a vermesini söyler. Yazıda şöyle yazmaktadır;</p>
<p>&#8220;İnancın ölçüsünün sakalda olmadığını anladığına sevindim. Valilik meselene gelince, bugün koltuk uğruna kırk yıllık sakalından vazgeçebilen, yarın başka şeyler için milletinden bile vazgeçebilir. Seni böyle bir ikileme mahkum bırakmayalım. Kal sağlıcakla..&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zülüflü İsmail Paşa</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/zuluflu-ismail-pasa/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Nov 2019 10:34:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[araba]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[çamur]]></category>
		<category><![CDATA[Çankaya Köşkü]]></category>
		<category><![CDATA[frak]]></category>
		<category><![CDATA[harbiye]]></category>
		<category><![CDATA[Kılıç Ali]]></category>
		<category><![CDATA[Kırşehir]]></category>
		<category><![CDATA[mektep]]></category>
		<category><![CDATA[Özel idare]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<category><![CDATA[silindir]]></category>
		<category><![CDATA[soba]]></category>
		<category><![CDATA[vali]]></category>
		<category><![CDATA[Zülüflü İsmail Paşa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4486</guid>

					<description><![CDATA[Kılıç Ali anlatıyor: Bir gece uykumun arasında telefon çaldı. Karşımdaki Çankaya&#8217;dan başyaverdi: &#8220;Derhal seyahate çıkılıyor. Hemen köşke gelmenizi&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kılıç Ali anlatıyor:</p>
<p>Bir gece uykumun arasında telefon çaldı. Karşımdaki Çankaya&#8217;dan başyaverdi:</p>
<p>&#8220;Derhal seyahate çıkılıyor. Hemen köşke gelmenizi emir buyurdular.&#8221; dedi. Saate baktım, vakit gece yarısını hayli geçmişti. Hazırlandım ve köşke gittim. Meğer o gün Atatürk, Kırşehir&#8217;de Özel İdare&#8217;den maaş alan öğretmenlerden, birkaç aydan beri maaş alamadıklarından dolayı bir şikayet mektubu almış. Ve o gece sofrasında bulunan ilgili bakandan, öğretmenlerin niçin kaç aydır maaş alamadıklarını sormuş. Bakan da:</p>
<p>&#8220;Havalar soğuk, mevsim kış&#8230;&#8221; Belki de onun için postalar işleyememiştir&#8221; nevinden bir şeyler söylemiş, mazeret ileri sürmek istemiş. Atatürk, bu cevap üzerine:</p>
<p>&#8220;Ya.. Demek şimdi muharasadayız (kuşatma), öyle mi? O halde biz de sofradan kalkar, gider, hem yolu açarız, hem de Kırşehir&#8217;de öğretmenlerin dertlerini yakından dinleriz&#8221; demiş ve derhal hareket emrini vermiş.</p>
<p>Gerçekten de kötü bir kıştı. Hava fena halde yağışlı ve çok soğuktu. Atatürk, o gece sofrasında davetli bulunanlardan bazılarını da beraberlerinde alarak gece yarısından sonra yola çıktı. Hava o kadar pusluydu ki, ara yolu kaybettik. Bir köylünün kahvehanesine sığındık. Kahvehanenin sac sobasını yaktırdık. Ellerini sac sobanın üstünde gezdirerek ısıtmaya çalışan Atatürk:</p>
<p>&#8220;Biz Harbiye&#8217;de okurken bir kış yine böyle çok şiddetli geçiyordu. Mektebin sobaları yanmıyordu. Derdimizi idareye anlatamadık. Arkadaşlar müdüre çıkmak için beni seçtiler. Müdür Zülüflü İsmail Paşa&#8230; Evvela Padişah&#8217;a sonra Müdür Paşa&#8217;ya dualar ettik. Nihayet soba meselesine geldik. Paşa birden gürledi:</p>
<p>&#8216;Soğuk mu? Ne soğuğu? Padişah efendimizin nimetleri gözünüze dizinize dursun&#8230; Görmüyor musunuz sobalar cayır cayır yanıyor. Çıkın nankörler!&#8217;</p>
<p>Baktık sahiden de müdürün sobası güldür güldür yanıyor. Paşa da buram buram terliyordu. Sıcaktan yakasını açmıştı. Ve sanıyordu ki, mektebin tüm sobaları böyle yanmakta.. Çocuklar biz Çankaya Köşkü&#8217;nde bazen Zülüflü İsmail Paşa gibi kendimizi sakın aldatıyor olmayalım!&#8221; dedi.</p>
<p>Kahvede biraz ısındıktan sonra tekrar yola devam ettik. Ertesi günü Kırşehir hududuna girmiştik. Protokol gereği vali, başında silindir şapka, arkasında frak olduğu halde hududa gelmiş, Atatürk&#8217;ü istikbal (karşılamak) ediyordu. Bu esnada da Atatürk&#8217;ün otomobili bir tarlaya saplanmıştı; etraftan yetişen köylüler otomobili kurtarmaya çalışıyorlardı. Vali de o resmi kılık kıyafetiyle, çamur içinde köylülere, jandarmalara emirler veriyor, gayrete getirmeye çalışıyordu. Atatürk:</p>
<p>&#8220;İşte masa başında yapılan talimatnameler, hatta kanunlar, günün birinde böyle gülünç de olurlar!&#8221; diyerek valiyi yanına çağırttı. Haline acımış olacak ki, kalın bir palto giymesini tavsiye ederek zahmetlerinden ötürü kendisine teşekkür etti.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
