<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>uygar &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/uygar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 12:07:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>uygar &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Barışı Korumak İçin Önlemler</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/barisi-korumak-icin-onlemler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 12:41:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ayın Tarihi Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[barış]]></category>
		<category><![CDATA[Barışı Korumak İçin Önlemler]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[insanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[refah]]></category>
		<category><![CDATA[uygar]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2482</guid>

					<description><![CDATA[Baylar, siyaset dünyasında bir süredir karşılıklı güven konusu üzerinde girişilen etkinlikler dikkat çekicidir. Karşılıklı güven bütün dünya uluslarının&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Baylar, siyaset dünyasında bir süredir karşılıklı güven konusu üzerinde girişilen etkinlikler dikkat çekicidir.<br />
Karşılıklı güven bütün dünya uluslarının dilemesi gereken bir mutluluk temelidir. Ancak güven bütün ulusları kapsamı içine almadıkça, genel bir barış sağlamaya yönelik olmaktan çok bir eylem alanı olarak tasarlanan bazı ülkelere karşı başka bir kısım ülkelerin serbest davranmasını sağlayacak nitelikte sayılması zorunludur.</p>
<blockquote><p><strong>Aralık 1921, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ulusların ilişkilerinde kuklalardan yararlanma yöntemini yeğleme dönemine son vermek, uygar dünyanın içten dileği olmalıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1927, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Savaşın ciddi bir olay olduğuna önem vermeyen, içtenlikle davranmayan bazı önderler saldırının araçları, ajanları olmuşlardır. Kontrolleri altındaki ulusların ulusallığı ve geleneği yanlış bir biçimde göstererek ve kötüye kullanarak, aldatmışlardır. Bu bunalımlı anlarda karmakarışık bir duruma engel olmak için toplulukların kendileri karar vermeleri ve sorumluluk katını yüksek karakterli, ruh ile gücü yüksek, vicdanlı insanların eline bırakmaları zamanı gelmiştir. Bu gecikmeden yapılmalıdır.</p>
<blockquote><p><strong>21 Haziran 1930, Ayın Tarihi Dergisi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yüzyıllardır zavallı insanlığı mutlu etmek için tutulan yolların, kullanılan araçların verdikleri sonuçların ne ölçüde güven sağlayıcı oldukları incelenmeye değmez mi?  İnsanlık kavramı artık vicdanlarımızı arıtmaya ve duygularımızı yüceltmeye yardım edecek kadar ululaşmıştır. Durumları ve gereklerini uygar bir insan görüşüyle ve yüksek vicdan aydınlığıyla gözlemleyip irdelersek şu sonuçlara varırız: İnsanları mutlu edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak insanlık dışı ve son derece üzücü bir yöntemdir. İnsanları mutlu edecek biricik çare, onları birbirlerine yaklaştırarak, onları birbirlerine sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarını sağlamaya yarayan etkinlikler ve enerjidir. Dünya barışı içinde insanlığın gerçek mutluluğu ancak bu yüksek ülkü yolcularının çoğalması ve başarı kazanmasıyla sağlanacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1931, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ellerine bir ulusun yazgısı emanet edilen kimseler o ulusun gücü ve erkini yalnız ve ancak gene o ulusun gerçek ve elde edilebilir çıkarları yolunda kullanmakla yükümlü olduklarını bir an olsun unutmamalıdırlar. Bu kimseler düşünmelidirler ki, bir ülkeyi ele geçirmek o ülkenin yurttaşlarına egemen olmaya yetmez. Bir ulusun ruhu ele geçirilmedikçe, bir ulusun irade ve kararlılığı kırılmadıkça o ulusa egemen olmanın olanağı yoktur. Yüzyılların oluşturduğu ulusal bir ruha hiç bir güç<br />
karşı koyamaz.</p>
<blockquote><p><strong>Mayıs 1935, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Eğer savaş bir bomba patlaması gibi birdenbire çıkarsa milletler, savaşa engel olmak için, silâhlı karşı koyuşlarını ve malî kudretlerini saldırgana karşı birleştirmekte kararsız davranmamalıdırlar. En hızlı ve en etkili önlem, olası bir saldırgana, saldırının yanına kâr kalmayacağını açıkça anlatacak uluslararası örgütün kurulmasıdır. Bununla birlikte, bugün için en acele gereksinim, komşu memleketlerin, birbirlerinin özel gereksinimlerini ve sorunlarını görüşmeleridir. Bundan başka bölgesel antlaşmalar, barışın korunması için değerlerini şimdiden kanıtlamışlardır.</p>
<blockquote><p><strong>1935, Ayın Tarihi Dergisi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bütün insanlığın varlığını kendi benliklerinde gören insanlar umutsuzdurlar. Hiç kuşku yok ki, o adam bir birey olarak yok olacaktır. Herhangi, bir kişinin yaşadığı sürece memnun ve mutlu olması için gereken şey, kendisi için değil, kendisinden sonra gelecekler için çalışmaktır. Aklı başında bir adam ancak böyle davranabilir. Yaşamda tam zevk ve mutluluk, ancak gelecek kuşakların varlığı, onuru ve mutluluğu için çalışmaktır. Bir insan böyle davranırken &#8216;benden sonra gelecekler acaba böyle bir ruhla çalıştığımı sezebilirler mi diye düşünmemelidir. Hatta en mutlu olanlar hizmetlerinin bütün kuşaklarca bilinmemesini yeğleyecek karakterde olanlardır.</p>
<p>***</p>
<p>Bugün bütün dünya ulusları aşağı yukarı akraba olmuşlardır ve olmaktadırlar. Bu nedenle insan bireyi olduğu ulusun varlığını ve mutluluğunu düşündüğü kadar bütün dünya uluslarının rahatını ve refahını düşünmeli ve kendi ulusunun mutluluğuna değer verdiği ölçüde, bütün ulusların mutluluğu için hizmette bulunmaya elinden geldiğince çalışmalıdır. Çünkü dünya uluslarının mutluluğuna çalışmak başka bir yoldan kendi rahatını ve mutluluğunu sağlamaya çalışmak demektir. Dünyada ve dünya ulusları arasında dirlik, açıklık ve iyi geçim olmazsa, bir ulus kendisi için ne yaparsa yapsın dirlikten yoksun kalır. İnsanlığın tümünü bir vücut ve bir ulusu bunun bir parçası saymak gerekir. Bir vücudun parmağındaki acıdan diğer bütün parçalar etkilenir. Dünyanın herhangi bir yerinde bir rahatsızlık varsa bana ne dememeliyiz. Böyle bir rahatsızlık varsa kendi aramızda olmuş gibi onunla ilgilenmeliyiz. Olay ne kadar uzak olursa olsun, bu ilkeden şaşmamak gerekir. İşte bu görüş insanları, ulusları ve hükümetleri bencillikten kurtarır. Bencillik de kişisel olsun, ulusal olsun her zaman kötü bir huy sayılmalıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1937,  Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Eğer sürekli bir barış isteniyorsa, insan topluluklarının durumlarını iyileştirecek uluslararası önlemler alınmalıdır. Bütün insanlığın refahı, açlık ve baskının yerine geçmelidir. Dünya vatandaşlan, kıskançlık, açgözlülük ve kinden uzaklaştırılacak biçimde eğitilmelidir.</p>
<blockquote><p><strong>1937, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Balkan Anlaşması (Antantı)</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/balkan-anlasmasi-antanti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 11:54:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Arnavutluk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[Balkan Anlaşması (Antantı)]]></category>
		<category><![CDATA[Bulgaristan]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Romanya]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[uygar]]></category>
		<category><![CDATA[uygarlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yugoslavya]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2473</guid>

					<description><![CDATA[Balkan ulusları, bugün Arnavutluk, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan, Yugoslavya ve Türkiye gibi bağımsız siyasal varlıklar halinde bulunuyorlar. Bütün bu&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Balkan ulusları, bugün Arnavutluk, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan, Yugoslavya ve Türkiye gibi bağımsız siyasal varlıklar halinde bulunuyorlar. Bütün bu devletlerden olan uluslar yüzyıllarca beraber yaşamışlardır. Denebilir ki, son yüzyılda oluşan bugünkü Balkan devletleri, içlerinde Türkiye Cumhuriyeti de olmak üzere, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun yavaş yavaş parçalanmasının ve sonunda tarihe gömülmüş olmasının tarihsel sonucudur.</p>
<p>***</p>
<p>Balkan ulusları, toplumsal, siyasal, ne görüşte olurlarsa olsunlar, onların Orta Asya&#8217;dan gelmiş aynı kandan, yakın soylardan ataları bulunduğunu unutmamak gerekir. Karadeniz&#8217;in kuzey ve güney yollarıyla binlerce yıl deniz dalgaları gibi birbiri ardına gelip Balkanlar&#8217;a yerleşmiş olan insan toplulukları başka başka adlar taşımış olmalarına karşın, gerçekte bir tek beşikten çıkan ve damarlarında aynı kan dolaşan kardeş topluluklardan başka bir şey değillerdir. Görüyorsunuz ki, Balkan ulusları yakın geçmişten ziyade uzak ve derin geçmişin kırılmaz çelik halkalarıyla birbirine pe­kala bağlanabilir. Binbir türlü insanlara özgü tutkularla, din ayrılıklarıyla, bazı tarihsel olayların bıraktığı dargınlık izleriyle geçmiş zamanlarda gevşetilmiş hatta unutturulmuş olan gerçek bağların yeniden kurulmasının gerekli ve yararlı olduğu, insanlığa yakışır yeni bir döneme girdik. Bir an için bütün bu geçmişe gömülmüş anıları bir yana bıraksak bile bugünün gerçek gerekleri, Balkan uluslarının, çağın saymak ve uymak zorunda kaldığı yepyeni koşullar ve geniş bir görüş açısı altında birleşmelerindeki yararın büyük olduğunu göstermektedir. Balkan birliğinin temel ve amacı, karşılıklı siyasal bağımsızlığa saygıyla gözeterek ekonomik alanda, kültür ve uygarlık alanlarında işbirliği yapmak olunca, böyle bir amaç bütün uygar insanlarca kuşkusuz övgüyle karşılanacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1931, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Amacı Türkiye&#8217;nin güvenliği olan ve hiç bir ulusa karşı olmayan bir barış yolunu izlemek bizim her zaman ilkemiz olacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Kasım 1931, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Dostlar arasında doğruluktan şaşmayan bir durumun korunması bizim her zaman önem verdiğimiz bir ilkedir.</p>
<blockquote><p><strong>Kasım 1932, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Barışın bozulmuş olmasından acı duymak olanaksızdır. Bugün ciddi anlaşmazlıkların ortadan kalkması uygar insanlığın başlıca dileği olmalıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Kasım 1935, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Dış Siyasetinin Amacı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-dis-siyasetinin-amaci/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 11:30:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[barış]]></category>
		<category><![CDATA[Batı]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[doğu]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dış Siyasetinin Amacı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Türkler]]></category>
		<category><![CDATA[uygar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2471</guid>

					<description><![CDATA[Hiç kimsenin hakkına el uzatmak istemediğimiz gibi başkalarının da yaşama ve bağımsızlık hakkımıza saygı gösterilmesinden başka bir isteğimiz&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hiç kimsenin hakkına el uzatmak istemediğimiz gibi başkalarının da yaşama ve bağımsızlık hakkımıza saygı gösterilmesinden başka bir isteğimiz yoktur. Ulusal sınırlarımız içinde yabancıların işlerimize el sokmalarından uzak olarak her uygar ulus gibi özgür yaşamaktan başka bir amacı olmayan Türk ulusunun bu yasal hakkı sonunda insanlık ve uygarlık dünyasınca kabul edilecektir. Meclisimiz ve Meclisimizin hükümeti savaş ve serüven düşkünü olmaktan uzaktır. Tersine, barışı ve esenliği yeğler. Özellikle insancıl ve uygar ülkülerinin gerçekleşmesinden yanadırlar. İşte bu ilkeler doğrultusunda gerek Doğu gerek Batı dünyalarıyla iyi ilişkiler ve dostluk bağlan ararlar.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1921, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Baylar, dış siyasetimizde başka bir devletin haklarına el uzatma yoktur. Ancak hakkımızı, ülkemizi, namusumuzu savunuyoruz ve savunacağız.</p>
<blockquote><p><strong>Aralık 1921, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türkler bütün uygar ulusların dostudur.</p>
<blockquote><p><strong>Şubat 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Baylar, Cumhuriyet&#8217;in dış siyasetinin yönü, dürüstlük ve içtenlikle barışın ve antlaşmaların korunması doğrultusundadır. İlişkileri genişletme, haklara karşılıklı olarak saygı gösterme ve saygı biçiminde karşılıklı tuttuğumuz yoldur.</p>
<p>***</p>
<p>Barış yolunda nereden bir çağrı geldiyse, Türkiye onu candan karşıladı ve yardımlarını esirgemedi.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Dış Siyasetinin Temelleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-dis-siyasetinin-temelleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 11:25:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Angora Constantinople Londres]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün İzmit Basın Toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[Batı]]></category>
		<category><![CDATA[Berthe Gaulis]]></category>
		<category><![CDATA[dış siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[doğu]]></category>
		<category><![CDATA[iç örgüt]]></category>
		<category><![CDATA[islamcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[turancılık]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dış Siyasetinin Temelleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[Türküz]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<category><![CDATA[uygar]]></category>
		<category><![CDATA[yasa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2461</guid>

					<description><![CDATA[Ulusal siyaset demekle anlatmak istediğim şudur: Ulusal sınırlar içinde her şeyden önce kendi gücümüze dayanarak varlığımızı koruyup ulus&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ulusal siyaset demekle anlatmak istediğim şudur: Ulusal sınırlar içinde her şeyden önce kendi gücümüze dayanarak varlığımızı koruyup ulus ve ülkenin gerçek mutluluk ve bayındırlığına çalışmak&#8230; Ulaşılamayacak gelişigüzel isteklerle ulusu uğraştırmamak ve zarara sokmamak; uygarlık dünyasından uygarca ve insanca bir davranış ve karşılıklı dostluk beklemek.</p>
<p>***</p>
<p>Dış siyasetin en çok ilgili bulunduğu ve dayandığı temel devletin iç örgütüdür. Dış siyasetin iç örgütle uyum içinde olması gerekir.</p>
<blockquote><p><strong>Nisan 1920, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Baylar, yurttaşlarımızdan, dindaşlarımızdan, hemşehrilerimizden her birini kendi düşüncesinde yüksek bir ülkü besleyebilir; özgürdür, özerktir. Buna kimse karışmaz. Fakat Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;nin hükümetinin saptanmış, olumlu, belirgin bir siyaseti vardır. O da, Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;nin, belirli ulusal sınırlar içinde varlığını ve bağımsızlığını sağlamaya yöneliktir. Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Hükümeti temsil ettiği ulus adına çok alçak gönüllüdür; ve düşten tamamiyle uzaktır, tamamiyle gerçekçidir. Bundan ötürü yasaları yalnız bu bakımdan ve bu gerçek çerçevesi içinde kalarak saptar. Engin yüksek, fakat hayal ürünü olan ve uygulama değeri bulunmayan birtakım duyguların ardından koşarak yasa yapmaz. Böyle bir yasa varsa uygulayamaz.</p>
<p>***</p>
<p>Baylar, bu noktada düşündüklerimi tamamlamak için derim ki: Büyük düşler ardında koşan, yapamayacağımız şeyleri yapar görünen düzmeci insanlardan değiliz. Baylar, büyük ve hayal ürünü şeyleri yapmadan yapmış gibi görünmek yüzünden bütün dünyanın düşmanlığım, kin ve garezini bu ülkenin ve bu ulusun üzerine çektik. Biz İslamcılık yapmadık. Belki yapıyoruz, yapacağız dedik. Düşmanlar da yaptırmamak için bir an önce öldürelim dediler. Turancılık yapmadık yaparız, yapıyoruz dedik, yapacağız dedik ve gene öldürelim dediler. Bütün sorun budur. Baylar, bütün dünyaya korku ve kaygı veren kavramlar üzerinde durarak düşmanlarımızın sayısını ve üzerimizdeki baskılarını artırmaktansa doğal sınıra, hakkımız olan sınıra çekilelim. Değer ve yeteneklerimizi olduğundan üstün görmeyelim. Bundan ötürü, demek ki baylar, biz yaşamak ve bağımsızlık isteyen bir ulusuz, ve yalnız ve ancak bunun için yaşamımızı gözden çıkarmakta çekinmeyiz.</p>
<blockquote><p><strong>Aralık 1921, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ulusun ve ülkenin çıkarları gerektirirse, insanlığı oluşturan ulusların her biriyle uygarlık gereklerinden olan dostluğa ve siyaset alanındaki ilişkilere büyük bir titizlikle değer veririm. Ancak benim ulusumu kul köle etmek isteyen herhangi bir ulusun bu isteğinden vazgeçinceye kadar acımasız bir düşmanı olurum. Dünyada denge diye bir şey vardır. Biz onun dışında değiliz. Doğu&#8217;da büyük bir devletle ya da Batı&#8217;da birkaç devletle ilişki kurarak, anlaşmalar, bağlaşmalar yaparak denge alanında yerimizi saptamak düşüncesi akla gelebilir. Ne Doğu&#8217;ya, ne Batı&#8217;ya önem vermeyerek yalnız kendi varlığımıza dayanmakla yetinilebilir mi sorusu da akla gelmiyor değil. Doğrusu, şu anda güvenilebilir siyaset yalnız kendi varlığımıza<br />
dayanmaktır. Başkalarına güvenle gönül bağlayamayız. Ancak bu demek değildir ki yarın meydana gelecek gelişmeler karşısında herhangi bir tarafa daha çok yaklaşmak olanaksızdır ve yerinde değildir.</p>
<blockquote><p><strong>Ocak 1923, Atatürk&#8217;ün İzmit Basın Toplantısı</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Dış siyaset bir topluluğun iç örgütüyle sıkı sıkıya ilgilidir. Çünkü iç örgüte dayanmayan dış siyasetler her zaman olumsuz sonuçlarla karşılaşırlar. Bir toplumun iç örgütü ne denli güçlü ve sağlam olursa dış siyaseti de o ölçüde güçlü ve sağlam olur.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Biz Türküz; tam anlamıyla Türküz; işte o kadar. Bize iyi müslüman olmak yeter. Asya için de, Avrupa için de bizim izlediğimiz kural aynıdır. Dostlar edinmek; tam bağımsızlığımızı korumak; her şeyi Türk çıkarları yönünden irdelemek. Bu gerçekçi bir görüştür. Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nu yok eden ideolojiye bir tepkidir.</p>
<blockquote><p><strong>Berthe Gaulis, Angora &#8211; Constantinople &#8211; Londres </strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Devrimi ve Kıyafet</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-devrimi-ve-kiyafet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Aug 2019 19:59:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[bizans papazı]]></category>
		<category><![CDATA[bonjur]]></category>
		<category><![CDATA[cübbe]]></category>
		<category><![CDATA[cüppe]]></category>
		<category><![CDATA[fes]]></category>
		<category><![CDATA[kıyafet]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Redingot]]></category>
		<category><![CDATA[şapka]]></category>
		<category><![CDATA[sarık]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Devrimi ve Kıyafet]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal kıyafet]]></category>
		<category><![CDATA[uygar]]></category>
		<category><![CDATA[yahudi haham]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2199</guid>

					<description><![CDATA[Bizim kıyafetimiz uygar mıdır? Uluslararası geçerli bir kıyafet midir? (Hayır, hayır sesleri.) Size katılıyorum. Kullanacağım deyimi bağışlayın: altı&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bizim kıyafetimiz uygar mıdır? Uluslararası geçerli bir kıyafet midir? (Hayır, hayır sesleri.) Size katılıyorum. Kullanacağım deyimi bağışlayın: altı kaval, üstü şişhane diye nitelendirilebilecek bir kıyafet ne ulusaldır, ne de uluslararası. O halde, kıyafetsiz bir ulus olur mu? Kıyafetsiz bir ulus olarak nitelendirilmeye razı mısınız, arkadaşlar? (Hayır, hayır hiç bir zaman, sesleri). Çok değerli bir mücevheri çamurla sıvıyarak bütün dünyanın bakışları önüne sermenin bir anlamı var mıdır? Bu çamurun altında bir mücevher gizlidir, fakat siz bunu anlayamıyorsunuz demek doğru olabilir mi? Mücevheri göstermek için çamuru atmak zorunludur. Mücevheri korumak için bir kutu yapmak gerekiyorsa onu altından veya platinden yapmak gerekmez mi? Bu kadar açık bir gerçek karşısında kararsızlık yerinde sayılabilir mi? Bizi kararsızlığa götürenler varsa bunu onların aptallık ve kalın kafalılığına vermede hala mı kararsızlık göstereceğiz? Arkadaşlar, Turan kıyafetini araştırıp diriltmeye gerek yoktur. Uygar ve uluslararası bir kıyafet bizim için özü çok değerli ulusumuz için uygun bir kıyafettir. Giyimimiz ona göre olacaktır. Ayaklarda iskarpin veya bot, bacaklarda pantolon, sonra yelek, gömlek, kravat, ceket; ve tabii bunları tamamlayan güneşlikli bir baş giysisi. Bunu açık söylemek isterim. Bu giysinin adı şapkadır. Redingot gibi bonjur gibi (1) smokin gibi, frak gibi&#8230; İşte bizim şapkamız bu diyenler vardır. Onlara derim ki, çok aymazsınız ve çok cahilsiniz ve onlara sormak isterim:<br />
Yunan başlığı fesi giymek yerinde olur da, şapka giymek neden olmaz ve yine onlara, bütün Türk ulusuna hatırlatmak isterim ki, Bizans papazlarına ve Yahudi hahamlarına özgü bir giysi olan cübbeyi ne zaman, niçin ve nasıl giydiler? Bu görüşle ilgili sözlerimi bitirmeden önce birkaç kelime daha söylemek isterim. Baylar, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni kuran Türk halkı uygardır. Tarihte uygardır, gerçekte uygardır. Fakat ben sizin öz kardeşiniz, arkadaşınız, babanız gibi söylüyorum, uygarım diyen Türkiye Cumhuriyeti halkı, düşünceleriyle, görüşleriyle uygar olduğunu göstermek zorundadır. Uygarım diyen Türkiye Cumhuriyeti halkı, aile yaşamıyla, yaşayışıyla uygar olduğunu göstermek zorundadır. Kısacası, uygarım diyen Türkiye&#8217;nin gerçekten uygar olan halkı, baştan aşağı dış görünüşüyle de, uygar ve olgunlaşmış insanlar olduğunu somut olarak göstermek zorundadır. Ben son sözlerimi anlaşılır biçimde söylemeliyim ki, bütün ülke ve dünya ne demek istediğimi kolaylıkla anlasın. Bu açıklamalarımı yüksek topluluğunuza, genel olarak topluma bir soru ile anlatmak istiyorum ve soruyorum:<br />
&#8220;- Bizim kıyafetimiz ulusal mıdır? (Hayır, hayır sesleri.) Her ulusun olduğu kadar bizim de ulusal bir kıyafetimiz varmış, fakat şimdiki kıyafetimiz kesinlikle o değildir. Hatta ulusal kıyafetimizin ne olduğunu bilenlerimiz azdır. Örneğin, karşımda, kalabalığın içinde birini görüyorum: (Eliyle işaret ederek) Başında fes, fesin üstünde yeşil bir sarık, sırtında bir mintan, onun üstünde benim sıramdaki gibi bir ceket; daha altını göremiyorum, bu kıyafet nedir? Uygar bir insan bu yabansı kıyafete girip dünyaya kendini güldürmez mi?</p>
<p>(1) <strong>Redingot</strong> : Arkası yırtmaçlı, etekleri uzun, çift sıra düğmeli resmi ceket<strong> / Bonjur</strong> : Uzun ceket, çizgili pantolon.</p>
<p>***</p>
<p>Devlet memurları bütün ulusun kıyafetini düzeltecektir. Teknik, sağlık bakımından, pratik olmak yönünden, her bakımdan denenmiş bir uygar kıyafet edineceklerdir. Bunda kararsızlığa yer yoktur. Yüzyıllardır süregelen aymazlığın acı dertlerini yineleyecek gücümüz kalmamıştır. Adam olduğumuzu, uygar insan olduğumuzu gösterip kanıtlamak için gerekeni yapmada direniş insanlıkla bağdaşamaz.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ulusumuzun giymekte olduğu ve cahilliğin, aymazlığın, ve ilerleme ve uygarlaşma düşmanlığının simgesi gibi görülen fesi atarak onun yerine bütün uygar dünyanın kullandığı şapkayı giymek ve böylece Türk ulusunun uygar toplum yaşamından anlayış ve görüş bakımından da hiçbir ayrılığı olmadığını göstermek gerekiyordu.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1927, Nutuk</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Ulusunun Bağımsızlık Düşüncesine Bağlılığı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-ulusunun-bagimsizlik-dusuncesine-bagliligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jul 2019 16:57:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Ulusunun Bağımsızlık Düşüncesine Bağlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<category><![CDATA[uygar]]></category>
		<category><![CDATA[ya bağımsızlık ya ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[ya istiklal ya ölüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1951</guid>

					<description><![CDATA[Türkün onuru, öz saygısı ve yetenekleri çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir ulus esir yaşamaktansa yok olsun, daha&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkün onuru, öz saygısı ve yetenekleri çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir ulus esir yaşamaktansa yok olsun, daha iyidir. Öyleyse ya bağımsızlık, ya ölüm!</p>
<p>***</p>
<p>Ne kadar zengin ve refah içinde olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir ulus uygar insanlık karşısında uşak durumunda kalmaktan öteye gidemez.</p>
<blockquote><p><strong>Mayıs 1919, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ulusun bağımsızlığını gene ulusun kesin ve dirençli kararı kurtaracaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Haziran 1919, Nutuk </strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ulusun bağımsızlığı tehlikeye girdiği vakit, ulus ordularını kendi toplar ve yalnız bir hareket yolu kabul eder. O da kurtuluş uğruna sonuna kadar kanını dökmektir.</p>
<blockquote><p><strong>1919, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türkiye halkı, yüzyıllardır özgür ve bağımsız yaşamış, ve bağımsızlığı bir yaşam gereği saymış bir topluluğun yiğit evlatlarıdır. Bu ulus bağımsızlık olmadan yaşamamıştır. Yaşayamaz ve yaşamayacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Haziran 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türkiye devletinin bağımsızlığı kutsaldır; sonsuza dek güven altına alınmalı ve korunmalıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bağımsızlık ve özgürlüklerinin her ne pahasına ve her ne karşılığında olursa olsun kısıtlanmasına göz yummamak; bağımsızlık ve özgürlüklerini tam anlamıyla korumak; ve bunun için gerekirse son bireyinin son damla kanını akıtarak, insanlık tarihini şanlı örneklerle süslemek; işte bağımsızlık ve özgürlüğün gerçek niteliğinin, geniş anlamının, yüksek değerinin bilincine varmış uluslar için yaşamsal ilke&#8230; Ancak bu ilke uğrunda her an her türlü özveride bulunmaya hazır olan ve gücü yeten uluslardır ki sürekli olarak insanlığın saygısına layık bir toplum sayılabilir.</p>
<blockquote><p><strong>Mayıs 1928, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
