<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ulusal &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/ulusal/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 12:07:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>ulusal &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türk Müziği Hakkında</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-muzigi-hakkinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2019 12:44:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[alaturka]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Montesquieu]]></category>
		<category><![CDATA[Türk müziği]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Müziği Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal]]></category>
		<category><![CDATA[Vakit Gazetesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2371</guid>

					<description><![CDATA[Benim Türk duygularımı, Türkün bir hayli gelişmiş olan ruh ve duygusunu artık bu müzik, bu yalın müzik doyurmaya&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Benim Türk duygularımı, Türkün bir hayli gelişmiş olan ruh ve duygusunu artık bu müzik, bu yalın müzik doyurmaya yetmez. Şimdi karşıda uygar dünyanın müziği de duyuluyor. Bu ana kadar musiki denen şakımalar karşısında cansız gibi görünen halk hemen harekete, eyleme geçti. Hepsi oynuyor, şen ve neşeliler; doğanın gerektirdiğini yapıyorlar. Bu pek doğaldır. Gerçekten Türk yaradılıştan şen ve neşelidir. Eğer onun bu güzel ruhu bir süre sezilmemişse bu, kendi kusuru değildir. Kusurlu hareketlerin acı, felaketli sonuçlan vardır. İşte Türk ulusu bu nedenle tasalandı. Fakat artık ulus yanlışlarını kanını akıtarak düzeltmiştir. Artık içi rahattır; artık Türk şendir; Yaradılışında olduğu gibi şendir. Çünkü ona ilişmenin tehlikeli olduğunu tekrar kanıtlamak istemez kanısındadır. Bu kanı aynı zamanda bir dilektir.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1928, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Güzel sanatların hepsinde ulus gençliğinin nasıl ilerletilmesini istediğinizi bilirim. Bu yapılmaktadır. Ancak bunda en çabuk olması, en önde gelmesi gerekli olan Türk müziğidir. Bir ulusta bir değişme olup olmadığını gösteren ölçü müzik değişikliğini benimsemesidir. Kavrayıp benimseyebilmesidir. Bugün dinletilmeye yeltenilen müzik yüz ağartacak değerde olmaktan çok uzaktır. Bunu açıkça bilmeliyiz. Ulusun ince duygularını, düşüncelerini anlatan yüksek deyişleri, söyleyişleri toplamak, onları bir an önce genel ve son müzik kurallarına göre işlemek gerekir. Ancak böyle seçkin ulusal Türk müziği yükselebilir. Evrensel müzikte yerini alabilir.</p>
<blockquote><p><strong>Kasım 1934, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bir ulusun müzik zevki dikkate alınmadıkça onun yükseltilmesine olanak olmadığını Montesquieu&#8217;de okumuştum. Bu çok doğrudur. İşte bundan ötürü bu sanatın geliştirilmesine kendimi bağlı sayıyorum. Ülkemizde çalınan Türk müziği değildir. Bir Bizans etkinliğidir. Bizim ulusal müziğimizi ancak köylerde çobanlar çalar. Ama onu da Batı müziğinin şimdiki düzeyine yükseltmek için yaklaşık dört yüz yıl gerekir. Bu kadar beklemek fazladır. Onun için Avrupa müziğini aktarmaya çalışıyoruz.</p>
<blockquote><p><strong>26 Şubat 1938, Vakit Gazetesi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Alaturka ulusal müzik değildir, olamaz. Bizler ölünceye kadar alaturka müzikten hoşlanacağız; fakat asıl müzik Batı müziğidir. Ulusumuz için bu müziği normal görmeliyiz.</p>
<blockquote><p><strong>Cumhuriyet Gazetesi&#8217;nde yayınlanan bir anektoddur.</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Devrimi ve Kıyafet</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-devrimi-ve-kiyafet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Aug 2019 19:59:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[bizans papazı]]></category>
		<category><![CDATA[bonjur]]></category>
		<category><![CDATA[cübbe]]></category>
		<category><![CDATA[cüppe]]></category>
		<category><![CDATA[fes]]></category>
		<category><![CDATA[kıyafet]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Redingot]]></category>
		<category><![CDATA[şapka]]></category>
		<category><![CDATA[sarık]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Devrimi ve Kıyafet]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal kıyafet]]></category>
		<category><![CDATA[uygar]]></category>
		<category><![CDATA[yahudi haham]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2199</guid>

					<description><![CDATA[Bizim kıyafetimiz uygar mıdır? Uluslararası geçerli bir kıyafet midir? (Hayır, hayır sesleri.) Size katılıyorum. Kullanacağım deyimi bağışlayın: altı&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bizim kıyafetimiz uygar mıdır? Uluslararası geçerli bir kıyafet midir? (Hayır, hayır sesleri.) Size katılıyorum. Kullanacağım deyimi bağışlayın: altı kaval, üstü şişhane diye nitelendirilebilecek bir kıyafet ne ulusaldır, ne de uluslararası. O halde, kıyafetsiz bir ulus olur mu? Kıyafetsiz bir ulus olarak nitelendirilmeye razı mısınız, arkadaşlar? (Hayır, hayır hiç bir zaman, sesleri). Çok değerli bir mücevheri çamurla sıvıyarak bütün dünyanın bakışları önüne sermenin bir anlamı var mıdır? Bu çamurun altında bir mücevher gizlidir, fakat siz bunu anlayamıyorsunuz demek doğru olabilir mi? Mücevheri göstermek için çamuru atmak zorunludur. Mücevheri korumak için bir kutu yapmak gerekiyorsa onu altından veya platinden yapmak gerekmez mi? Bu kadar açık bir gerçek karşısında kararsızlık yerinde sayılabilir mi? Bizi kararsızlığa götürenler varsa bunu onların aptallık ve kalın kafalılığına vermede hala mı kararsızlık göstereceğiz? Arkadaşlar, Turan kıyafetini araştırıp diriltmeye gerek yoktur. Uygar ve uluslararası bir kıyafet bizim için özü çok değerli ulusumuz için uygun bir kıyafettir. Giyimimiz ona göre olacaktır. Ayaklarda iskarpin veya bot, bacaklarda pantolon, sonra yelek, gömlek, kravat, ceket; ve tabii bunları tamamlayan güneşlikli bir baş giysisi. Bunu açık söylemek isterim. Bu giysinin adı şapkadır. Redingot gibi bonjur gibi (1) smokin gibi, frak gibi&#8230; İşte bizim şapkamız bu diyenler vardır. Onlara derim ki, çok aymazsınız ve çok cahilsiniz ve onlara sormak isterim:<br />
Yunan başlığı fesi giymek yerinde olur da, şapka giymek neden olmaz ve yine onlara, bütün Türk ulusuna hatırlatmak isterim ki, Bizans papazlarına ve Yahudi hahamlarına özgü bir giysi olan cübbeyi ne zaman, niçin ve nasıl giydiler? Bu görüşle ilgili sözlerimi bitirmeden önce birkaç kelime daha söylemek isterim. Baylar, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni kuran Türk halkı uygardır. Tarihte uygardır, gerçekte uygardır. Fakat ben sizin öz kardeşiniz, arkadaşınız, babanız gibi söylüyorum, uygarım diyen Türkiye Cumhuriyeti halkı, düşünceleriyle, görüşleriyle uygar olduğunu göstermek zorundadır. Uygarım diyen Türkiye Cumhuriyeti halkı, aile yaşamıyla, yaşayışıyla uygar olduğunu göstermek zorundadır. Kısacası, uygarım diyen Türkiye&#8217;nin gerçekten uygar olan halkı, baştan aşağı dış görünüşüyle de, uygar ve olgunlaşmış insanlar olduğunu somut olarak göstermek zorundadır. Ben son sözlerimi anlaşılır biçimde söylemeliyim ki, bütün ülke ve dünya ne demek istediğimi kolaylıkla anlasın. Bu açıklamalarımı yüksek topluluğunuza, genel olarak topluma bir soru ile anlatmak istiyorum ve soruyorum:<br />
&#8220;- Bizim kıyafetimiz ulusal mıdır? (Hayır, hayır sesleri.) Her ulusun olduğu kadar bizim de ulusal bir kıyafetimiz varmış, fakat şimdiki kıyafetimiz kesinlikle o değildir. Hatta ulusal kıyafetimizin ne olduğunu bilenlerimiz azdır. Örneğin, karşımda, kalabalığın içinde birini görüyorum: (Eliyle işaret ederek) Başında fes, fesin üstünde yeşil bir sarık, sırtında bir mintan, onun üstünde benim sıramdaki gibi bir ceket; daha altını göremiyorum, bu kıyafet nedir? Uygar bir insan bu yabansı kıyafete girip dünyaya kendini güldürmez mi?</p>
<p>(1) <strong>Redingot</strong> : Arkası yırtmaçlı, etekleri uzun, çift sıra düğmeli resmi ceket<strong> / Bonjur</strong> : Uzun ceket, çizgili pantolon.</p>
<p>***</p>
<p>Devlet memurları bütün ulusun kıyafetini düzeltecektir. Teknik, sağlık bakımından, pratik olmak yönünden, her bakımdan denenmiş bir uygar kıyafet edineceklerdir. Bunda kararsızlığa yer yoktur. Yüzyıllardır süregelen aymazlığın acı dertlerini yineleyecek gücümüz kalmamıştır. Adam olduğumuzu, uygar insan olduğumuzu gösterip kanıtlamak için gerekeni yapmada direniş insanlıkla bağdaşamaz.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ulusumuzun giymekte olduğu ve cahilliğin, aymazlığın, ve ilerleme ve uygarlaşma düşmanlığının simgesi gibi görülen fesi atarak onun yerine bütün uygar dünyanın kullandığı şapkayı giymek ve böylece Türk ulusunun uygar toplum yaşamından anlayış ve görüş bakımından da hiçbir ayrılığı olmadığını göstermek gerekiyordu.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1927, Nutuk</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ulusal Savaşın Amacı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ulusal-savasin-amaci/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jul 2019 16:50:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Basın Toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[erek]]></category>
		<category><![CDATA[misak-ı milli]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal]]></category>
		<category><![CDATA[Ulusal Savaşın Amacı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1948</guid>

					<description><![CDATA[Ulusal savaşın amacı, ulusun tam bağımsızlığını ve egemenliğini sağlamak ve sürdürmektir. Ulus, dışa karşı bağımsızlığını kazanmak için gereken&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ulusal savaşın amacı, ulusun tam bağımsızlığını ve egemenliğini sağlamak ve sürdürmektir. Ulus, dışa karşı bağımsızlığını kazanmak için gereken hareket hattını Misak-ı Milli&#8217;de (Ulusal And&#8217;da) belirtmiştir. Ulusal egemenliği elde edebilmek için izlenmesi gereken hareket hattını da anayasa ile saptamıştır.</p>
<blockquote><p><strong>Ocak 1923, Atatürk&#8217;ün Basın Toplantısı</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
