<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türk Tarih Kurumu&#8217;na Mektuplar &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/turk-tarih-kurumuna-mektuplar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 12:02:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Türk Tarih Kurumu&#8217;na Mektuplar &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Arap Tarihi Hakkında</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/arap-tarihi-hakkinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2019 12:26:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[arap]]></category>
		<category><![CDATA[Arap Tarihi Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[askerlik]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[emevi]]></category>
		<category><![CDATA[endülüs]]></category>
		<category><![CDATA[halife]]></category>
		<category><![CDATA[muhammet]]></category>
		<category><![CDATA[müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarih Kurumu'na Mektuplar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2359</guid>

					<description><![CDATA[Arap ordularının birçok esirden bir köle sınıfı oluşturduğundan söz edilirken bu kölelerin Türk çocukları olduğu söylenerek hangi taraf&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Arap ordularının birçok esirden bir köle sınıfı oluşturduğundan söz edilirken bu kölelerin Türk çocukları olduğu söylenerek hangi taraf için ve ne nitelikte bir övünç nedeni arandığı incelenmeden bu durum tarih sayfalarına geçirilmemelidir. Kuşku yok ki, Türklerden bir çok kahraman gençler şöyle ya da böyle Arap halifelerin saraylarına girmiştir. Arap hükümetinin örgütlerinde ve Araplar hakkında ele geçirilen bir çok vilayet ve eyalette zaferleri kazanan kuvvetlerin kalbinde yerini almıştır. Bilimde, sanatta ve özellikle askerlik ve komutanlıkta yüksek mevkiler elde etmişlerdir. Ve sonuç olarak, Arap imparatorluğu sanını taşıyan büyük ülkelerde birinci derecede erk ve üstünlük sağlamışlardır. En sonunda da, Hazret-i Muhammed&#8217;in halifesi sanını taşımak maskaralığında bulunanları emir ve iradeleri altına almışlardır. Eğer bunu yapmış olan insanlara köle demek yerinde olursa, herkes bu koşullarla köle olmayı övünçle kabul eder. Efendiye, buyruğunu yürütene köle demek ve aşağılık, güçsüz adamlara efendi demek tarihin gereklerinde midir?</p>
<p>***</p>
<p>Arap ve İslam tarihinde Cumhuriyet dönemi diye bir dönem yoktur. Hazret-i Muhammet&#8217;ten sonra gelen ve tarihin kendilerine halife sanını verdiği Arap ve Müslüman &#8220;emirbaşkan&#8221;lar dönemini Emeviler ve onlardan sonra Abbasiler ve Endülüslülerin soydan kalma saltanatlarından ayırt etmek için bu dört halife dönemine özgü bir ad vermek gerekiyorsa bence bu uygundur. Bunlara &#8220;Halifey-i Raşidin&#8221;, &#8220;güya yol gösterici halifeler&#8221; dönemi demek yerine bu &#8220;dört halife&#8221; demek yerinde olur.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1931, Türk Tarih Kurumu&#8217;na Mektuplar</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarihte Yöntem</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/tarihte-yontem/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2019 12:10:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihte Yöntem]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarih Kurumu'na Mektuplar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2356</guid>

					<description><![CDATA[Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen gerçek insanlığı şaşırtacak bir  nitelik alır. ***&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen gerçek insanlığı şaşırtacak bir  nitelik alır.</p>
<p>***</p>
<p>&#8220;Dermeçatma bir eser meydana getirerek ertesi gün pişman olmaktansa hiç eser vermemek ve yetersizliğini açığa vurmak daha iyidir.&#8221; &#8220;Biz tarih yazarken eylemler ve olaylar yaratmış olanları arayan adamlarız. Eğer bunları bulamazsak bilinmeyeni ve bu noktada bilgisizliğimizi açığa vurmaktan çekinmeyelim. Apôtre (Havari) yaratmaya kalkışmayalım. Bizim uğraşımız bu değildir. Biz hep gerçeği arayan ve onu buldukça ve bulduğumuza inandıkça onu açıklamak için hiçbir şeyden çekinmeyen kimseler olmalıyız.</p>
<p>Artık bir hırka ve bir hurma hikayesini, bir insanlık erdemi olarak gösterilme felsefesi temel olarak alınıp tarih yazılmamalıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1931, Türk Tarih Kurumu&#8217;na Mektuplar</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
