<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türk milliyetçisi &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/turk-milliyetcisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 11:57:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Türk milliyetçisi &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mustafa Kemal Hakiki Bir Türk Milliyetçisi İdi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/mustafa-kemal-hakiki-bir-turk-milliyetcisi-idi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 May 2020 21:08:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Fuat Cebesoy]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Milliyetçi Miydi]]></category>
		<category><![CDATA[makedonyalı yüzbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[ne mutlu türküm diyene]]></category>
		<category><![CDATA[sınıf arkadaşım Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk milliyetçisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5297</guid>

					<description><![CDATA[Milletlerin ekonomik, kültürel ve sosyal gelişmişlikleri bakımından birbirlerine üstünlükleri vardır. Ancak onurları bakımından birbirlerine üstünlükleri yoktur. Her insan&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milletlerin ekonomik, kültürel ve sosyal gelişmişlikleri bakımından birbirlerine üstünlükleri vardır. Ancak onurları bakımından birbirlerine üstünlükleri yoktur. Her insan kendi milletinin onuruna duyduğu saygıyı diğer milletler için de duymak durumundadır. İnsanın bir başkasına duyduğu saygı insan olmanın bir gereğidir Kendi milletinin onurunu her şeyin üzerinde tutan ATATÜRK, aynı saygıyı savaş meydanlarında savaştığı düşman milletlerin onuruna da göstermiştir.</p>
<p>O, yaşadığı dönemde ihmal edilmiş, cehalet ve yoksulluğa mahkûm edilmiş bir ulusun evlâdı olmayı kompleks yapmamış, aksine “Ne mutlu Türküm diyene!” demek suretiyle övüncünü dile getirmiştir. Bu özdeyiş ırkçılığın değil, millet sevgisinin ürünüdür. Onun bu özdeyişinden ister yönetici ister aydın olsun bu milletin emeğiyle geçinip sonra da ona gereken hizmeti vermeyenlerin alması gereken büyük dersler vardır. Aşağıdaki anekdot ATATÜRK’ün millet sevgisini ve başka milletlerin onuruna yönelik bakış açısını yansıtan güzel bir örnektir:</p>
<p>Mustafa Kemal samimî bir Türk milliyetçisi idi. Bunun canlı örneğine Yafa’da şahit oldum. Cumhuriyet döneminde Çankaya’da birkaç defa da ayrıntılarıyla kendisinden dinledim.</p>
<p>Mustafa Kemal, 5 nci Orduda Arap ırkından olan askerlere özel muamele yapıldığını ve Anadolu çocuklarından üstün tutulduklarını gördükçe üzülüyordu. “Osmanlılığın telkin ettiği bu aşağılık duygusundan ne zaman kurtulacağız?“ diyordu. Aynı ıstırabı ben de duyuyordum&#8230; Yafa’da Mustafa Kemal’in bölüğünde alaydan yetişmiş, Makedonya Türklerinden yaşlı bir yüzbaşı vardı. Yüzbaşı Anadolulu kıt’a çavuşlarına kötü davranıyor, yeni Arap erlere karşı ise gereğinden fazla tolerans gösteriyordu. Onların azarlanmasına, hırpalanmasına gönlü razı olmuyordu.</p>
<p>Mustafa Kemal, bir hafta on gün önce geçen bir olayı şöyle anlattı:</p>
<p>Bir gün Makedonyalı yüzbaşı kıt’a çavuşlarından birini bölük komutanı odasına çağırdı. Müfit’le ben de orada idik. Çavuş sağlam yapılı ve yakışıklı bir Türk delikanlısı idi. Yüzbaşı, gencin onurunu kıracak şekilde azarlamaya başladı. Delikanlıdan çok mensup olduğu ırka hücum ediyordu:</p>
<p>“Sen nasıl olur da yüce Arap ırkına mensup peygamber efendimizin mübarek soyundan gelen bu çocuklara sert davranır, ağır sözler söylersin? Kendini iyi bil, sen onların ayağına su bile dökemezsin&#8230;” gibi gittikçe manasızlaşan sözlerle hakaret ediyordu. Sesi yükseldikçe yükseliyordu. Çavuşun yüzündeki ifadeye baktım. Önce bir babaya duyulan saygının samimiyeti okunan çizgiler sertleşmeye, içten gelen bir isyanın ateşleri gözlerinden okunmaya başladı, fakat gerçek itaatin sembolü olan Türk askeri gibi iç duygularını gemlemeye çalıştı. Göz pınarlarından tanelenen yaşlar yanaklarından döküldü.</p>
<p>Dayanamadım.</p>
<p>-Yüzbaşı efendi susunuz! diye bağırdım, birden şaşırdı, sözlerinin bizden onay görmesini beklediği anlaşılıyordu.</p>
<p>-Yoksa fena bir şey mi söyledim? dedi. Ben de:</p>
<p>-Evet, çok fena hakaret ettiniz, buna hakkınız yok, bu erlerin bağlı bulunduğu Arap kavmi birçok bakımdan yüce olabilir, fakat senin de benim de Müfit’in de ve çavuşun da mensup olduğumuz ırkın da büyük ve asil bir millet olduğu, asla inkâr edilemez bir gerçektir.</p>
<p>Yüzbaşı başını önüne eğdi, utanmıştı.</p>
<p>Yıllar sonra bir gün Ankara’da beni de şahit göstererek anlattığı bu gerçek olay karşısında görüşü şu idi:</p>
<p>“Bu ve buna benzer olaylar, Türk aydınlarının kendi kendisini bilmemesinden ve başka milletlerde şu veya bu sebeple üstünlük olduğunu sanarak kendini onlardan aşağı görmesinden doğmaktadır. Bu yanlış görüşe son vermek için Türklüğümüzü bütün asaleti ve tarihi ile tanımak ve tanıtmak şarttır.”</p>
<p>Mustafa Kemal’in, Türk Tarih Kurumunu kurmasının en büyük nedeni bu asil düşüncede aranmalıdır. ATATÜRK, Türk milletinin asaletine, büyüklüğüne bütün Türklerin inanmasını ve bunu iftiharla savunmasını hayatı boyunca amaç edinmiştir, milletine:</p>
<p>“Ne mutlu Türk’üm diyene!” hitabıyla seslendiği zaman, buna varlığı ve içtenliği ile inanmıştı.</p>
<p><em>Ali Fuat Cebesoy; Sınıf Arkadaşım Atatürk, İstanbul, 1981, s. 98-100. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mustafa Kemal Hakiki Bir Türk Milliyetçisiydi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/mustafa-kemal-hakiki-bir-turk-milliyetcisiydi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Oct 2019 07:33:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[5. Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Fuat Cebesoy]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[arap]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[ırk]]></category>
		<category><![CDATA[kavmi necip]]></category>
		<category><![CDATA[Makedonya Türkleri]]></category>
		<category><![CDATA[Müfit Özdeş]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Hakiki Bir Türk Milliyetçisiydi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlılık]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk milliyetçisi]]></category>
		<category><![CDATA[türk tarih kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[Yafa]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzbaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4124</guid>

					<description><![CDATA[Ali Fuat Cebesoy anlatıyor: &#8220;Mustafa Kemal 5. Orduda Arap ırkından olan askerlere daha özel muamele yapıldığını ve Anadolu&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ali Fuat Cebesoy anlatıyor:</p>
<p>&#8220;Mustafa Kemal 5. Orduda Arap ırkından olan askerlere daha özel muamele yapıldığını ve Anadolu çocuklarından daha üstün tutulduklarını gördükçe müteessir (üzüntülü) olur:</p>
<p>&#8220;Osmanlılığın telkin ettiği bu aşağılık duygudan ne zaman kurtulacağız?&#8221; diyordu. Aynı ıstırabı ben de duyuyordum. Yafa&#8217;da Mustafa Kemal&#8217;in bölüğünde alaydan yetişmiş Makedonya Türklerinden yaşlı bir yüzbaşı vardı. Yüzbaşı Anadolulu kıt&#8217;a çavuşlarına karşı şiddetli davranıyor, yeni erlere karşı ise lüzumundan fazla müsamaha (hoşgörü) gösteriyordu. Onların azarlanmasına, hırpalanmasına gönlü razı olmuyordu.</p>
<p>Mustafa Kemal, başından geçen bir olayı şöyle anlattı:</p>
<p>&#8220;Bir gün Makedonyalı yüzbaşı, kıt&#8217;a çavuşlarından birini bölük kumandanlığı odasına çağırdı. Müfit&#8217;le (Özdeş) ben de orada idik. Çavuş sağlam yapılı ve yakışıklı bir Türk delikanlısı idi. Yüzbaşı gencin onurunu kıracak şekilde azarlamaya başladı. Daha ziyade mensup olduğu ırka hücum ediyordu. &#8220;Sen, diyordum, nasıl olur da necip Arap kavmine mensup peygamber efendimizin mübarek soyundan gelen bu çocuklara sert davranır, ağır sözler söylersin? Kendini iyi bil, sen onların ayağına su bile dökemezsin.&#8221; gibi gittikçe manasızlaşan sözlerle hakaret ediyordu. Sesi yükseldikçe yükseliyordu. Çavuşun yüzündeki ifadeye baktım. Önce bir babaya duyulan saygının samimiyeti okunan çizgiler sertleşmeye, içten gelen bir isyanın ateşleri gözlerinden okunmaya başladı; fakat gerçek itaatin sembolü olan Türk askeri gibi iç duygularını gemlemeye çalıştı. Göz pınarlarından tanelenen yaşlar yanaklarından döküldü. Dayanamadım:</p>
<p>&#8220;Yüzbaşı efendi susunuz!&#8221; diye bağırdım, birden şaşırdı; sözlerin bizden onay görmesini beklediği anlaşılıyordu.</p>
<p>&#8220;Yoksa fena bir şey mi söyledim?&#8221;</p>
<p>&#8220;Evet, çok fena hareket ettiniz, buna hakkınız yok. Bu erlerin bağlı bulunduğu Arap kavmi birçok bakımdan necip olabilir; fakat senin de benim de, Müfit&#8217;in de ve çavuşun da mensup olduğumuz kavmin de büyük ve asil bir millet olduğu asla inkar edilemez bir gerçektir.&#8221;</p>
<p>Yüzbaşı başını önüne eğdi, utanmıştı.</p>
<p>Çok yıllar sonra, bir gün Ankara&#8217;da beni de şahit göstererek anlattığı bu hakiki olay karşısında görüşü şu idi:</p>
<p>&#8220;Bu ve buna benzer hadiseler, Türk aydınlarının kendi kendisini bilmemesinden ve başka milletlerin şu veya bu sebeple üstün olduğunu sanarak, kendini onlardan aşağı görmesinden doğmaktadır. Bu yanlış görüşe son vermek için Türklüğümüzü bütün asaleti ve tarihi ile tanımak ve tanıtmak şarttır.&#8221;</p>
<p>Mustafa Kemal&#8217;in Türk Tarih Kurumu&#8217;nu kurmasının en büyük nedeni bu asil düşüncede aranmalıdır. Türk milletinin asaletine, büyüklüğüne bütün Türklerin inanmasını ve bunu iftiharla savunmasını hayat boyunca amaç edinmiştir. Milletine:</p>
<p>&#8220;Ne mutlu Türküm diyene!&#8221; hitabıyla seslendiği zaman, buna büyün mevcudiyeti ve samimiyeti ile inanmıştı.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
