<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>türk milleti &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/turk-milleti/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 12:08:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>türk milleti &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Atatürk&#8217;e Bir Köylünün Yanıtı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ataturke-bir-koylunun-yaniti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2020 10:06:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[balkan milletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hilmi Yücebaş]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı devleti]]></category>
		<category><![CDATA[ruslar]]></category>
		<category><![CDATA[türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5374</guid>

					<description><![CDATA[Türk milleti tarihi boyunca büyük savaşlar kazanmış, ülkeler fethetmiş ve sayısız devletler kurmuştur. Ancak, tarihte bunları başarıp da&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk milleti tarihi boyunca büyük savaşlar kazanmış, ülkeler fethetmiş ve sayısız devletler kurmuştur. Ancak, tarihte bunları başarıp da kendisini unutan, başarılarından başka ulusları yararlandıran, “Nasıl olsa bu bende, bundan bana kötülük gelmez.” mantığıyla kendisinden olanı ihmal eden, yoksulluğa ve cehalete mahkûm eden, kendisine itaat etmeyeceğini veya kendisinden ayrılacağını düşündüğü azınlıklara ise varını yoğunu yediren başka bir millet de  yoktur.</p>
<p>Ne yazıktır ki bu hatamızı Osmanlı Devleti’nin son döneminde azınlıkların içlerinde sopayla kovulup Anadolu’ya döndüğümüzde anladık. Oysa seferlerin tüm yükünü mal ve canlarıyla Türkler taşırken azınlıklar hayatın tadını ç ıkarmışlar ve ekonomik yönden güçlenmişlerdir. Ama o Anadolu ki bütün bunlara rağmen kucak açmasını bildi. ATATÜRK “Onun içindir ki Türkiye’ye ve Türklüğe karşı olan görevlerimiz bitmemiştir.” diyor. Aşağıdaki anekdot Türklüğün ihmal edilmişliğini yansıtması bakımından anlamlı bir örnektir:</p>
<p>Tarihimiz sayısız savaşlarla doludur. Biz bu savaşlardan baş kaldırıp ne memleketi imar edebilmişiz, ne de kendimiz refaha kavuşmuşuzdur. Bu bizim suçumuz olduğu kadar düşmanlarımızın da suçudur. Çünkü başta Ruslar olmak üzere düşmanlarımız hep şöyle düşünürlerdi:</p>
<p>-Türklere rahat vermemeli ki, başka sahalarda ilerleyemesinler&#8230;</p>
<p>Bunun için de sık sık başımıza belâlar çıkarırlar, savaşlar açarlar, Balkan milletlerini “istiklâl” diye kışkırtırlardı.</p>
<p>Biz böyle durmadan savaşırken de o zamanlar askere alınmayan gayrimüslimler zenginleşirlerdi.</p>
<p>Onların neden zengin, bizim neden fakir kaldığımızı bir köylü, ATATÜRK’e verdiği kısa bir cevap ile çok güzel açıklamıştır.</p>
<p>ATATÜRK, Mersin’e yaptığı seyahatlerden birinde, şehirde gördüğü büyük binaları işaret ederek sormuş:</p>
<p>-Bu köşk kimin?</p>
<p>-Kirkor’un&#8230;</p>
<p>-Ya şu koca bina?</p>
<p>-Yargo’nun&#8230;</p>
<p>-Ya şu?</p>
<p>-Salomon’un&#8230;</p>
<p>ATATÜRK biraz sinirlenerek sormuş:</p>
<p>-Onlar bu binaları yaparken ya siz nerede idiniz? Toplananların arkalarında bir köylünün sesi duyulur:</p>
<p>-Biz mi nerede idik? Biz Yemen’de, Tuna boylarında, Balkanlar’da, Arnavutluk dağlarında, Kafkaslarda, Çanakkale’de, Sakarya’da savaşıyorduk paşam&#8230;</p>
<p>ATATÜRK bu anısını naklederken:</p>
<p>-Hayatımda yanıt veremediğim tek insan bu ak sakallı ihtiyar olmuştur, der dururdu.</p>
<p><em>Yücebaş; s. 55-56. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anadolu&#8217;yu Dinlediniz Mi?</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/anadoluyu-dinlediniz-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2020 10:02:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[anadoluyu dinlediniz mi ?]]></category>
		<category><![CDATA[Arıburnu]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[birinci dünya savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[kolektif zeka]]></category>
		<category><![CDATA[melih sert]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı devleti]]></category>
		<category><![CDATA[türk milleti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5371</guid>

					<description><![CDATA[Kolektif zekâ her zaman bireysel zekâdan üstündür. Bu nedenledir ki ATATÜRK, “Egemenlik kayıtsız koşulsuz ulusundur.” ilkesi ile yola&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kolektif zekâ her zaman bireysel zekâdan üstündür. Bu nedenledir ki ATATÜRK, “Egemenlik kayıtsız koşulsuz ulusundur.” ilkesi ile yola çıkmıştır. Ulusların başına gelen felâketlerin çoğu sorgulanmamış ve analizi yapılmamış  bireysel düşüncelerin ürünüdür. Osmanlı Devleti’nin Birici Dünya Savaşı’na girişinde ve dolayısıyla Türk ulusunun bu savaşla gelen felâketleri yaşamasında da bireysel ve keyfî düşünce etkendir.</p>
<p>Türk milletinin başına gelmiş olan felâketlerin nedenlerini iyi teşhis eden ATATÜRK, attığı ve atacağı her adımı halkın kararına dayandırmayı ilke edinmiştir. Bağımsızlık Savaşı’nın en kritik anlarında acil karar durumlarında bile birçoklarınca zaman kaybı olarak değerlendirilmesine karşın ulusu temsil yetkisine sahip BMM kararı olmadan hareket etmemiştir. Kullandığı her yetkiyi ulustan almıştır.</p>
<p>ATATÜRK herhangi bir konuda karar vermeden önce mutlaka çevresindeki insanların da düşüncesini alır, farklı görüşlerden yararlanırdı. Yapmış olduğu yurt gezilerinde halkın sorunlarını görüp, halkı dinlemenin yanında yapmak istedikleri hakkında halkın eğilimini ve kararını görmeye de büyük önem verirdi. Bağımsızlık mücadelesine girişirken de Türk milletinin özgür yaşama arzusunu görmüş ve halktan aldığı bu mesajla mücadeleye atılmıştır. ATATÜRK’ün bu yöndeki tutumu ve davranışına aşağıdaki anekdot güzel bir örnektir:</p>
<p>Acı işgal günlerinde, önemli devlet adamlarının da hazır bulundukları toplantıda herkes, Türkiye’nin düştüğü acıklı duruma kendisine göre bir çare arıyor; Amerikan, İngiliz himayesinden dem vuruluyordu. Bir aralık, Mustafa Kemal Paşaya da ne düşündüğünü sordular. ATATÜRK, şu kısa yanıtı verdi:</p>
<p>“Efendiler, hepiniz konuştunuz, arzularınızı beyan ettiniz ve birbirinize sordunuz, hepinizi dinledik. Fakat &#8230; Anadolu’ya bir şey sordunuz mu? Anadolu’yu dinlediniz mi? Ona da soralım, bir de onu dinleyelim efendiler!”</p>
<p><strong>Melih Sert</strong></p>
<p><em>Arıburnu; Atatürk, Anekdotlar-Anılar, s. 232. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Coşkun Tezahürler Hakkında Bir Yargısı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturkun-coskun-tezahurler-hakkinda-bir-yargisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2020 09:34:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[bilinmeyen yönleriyle atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[milletin efendisi olunmaz]]></category>
		<category><![CDATA[milletin hizmetkarı]]></category>
		<category><![CDATA[naşit emngü]]></category>
		<category><![CDATA[Sadi Borak]]></category>
		<category><![CDATA[topluma hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[türk milleti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5353</guid>

					<description><![CDATA[Tarihte yaşadığı dönemde ünü göklere çıkarılmış hem kendi hem de başka ulusların kederine hükmetmiş nice liderler vardır .Bunların&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihte yaşadığı dönemde ünü göklere çıkarılmış hem kendi hem de başka ulusların kederine hükmetmiş nice liderler vardır .Bunların büyük bir çoğunluğu ölümleriyle birlikte sabun köpüğü gibi kaybolup gitmişlerdir. Öncelikle de kendi uluslarınca unutulmuşlardır. Bunda en büyük etken bu liderlerin düşüncelerinin sadece yaşanılan anla sınırlı olup geleceğe yönelik yeni ufuklar açmamış olmasıdır. Oysa ATATÜRK her geçen an bıraktığı düşünce mirasıyla insanlığın ve Türk milletinin gözünde büyüyerek geleceğe akmaya devam etmektedir.</p>
<p>Türk milletinin gönlündeki ATATÜRK sevgisi nedensiz değildir. O, yüzyıllar boyunca hak ettiği değerden yoksun bırakılmış olan Türk insanına kendisini adamıştır. Sıkıntılara, zorluklara, ihanetlere aldırmadan, umutsuzluğa düşmeden çalışarak milletini karanlıktan aydınlığa çıkarmıştır. Türk milletinin ATATÜRK’ü sevmesinin anahtarı “Millete efendilik yoktur, hizmet vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.” sözünde gizlidir. Aşağıdaki anekdot ATATÜRK’ün bu anlayışını yansıtması açısından güzel bir örnektir:</p>
<p>Yaşadıkları sürece yığınlara hâkim olmuş, alkışlar ve takdirler toplamış nice tarihî kişiler, hayatlarında veya ölümlerinden sonra zaman çarkının dişlileri arasında kaybolup gittiler. Bunlar “yalancı şöhretler”di ve yaptıkları köksüzdü, temelsizdi. Bunun içindir ki, eserlerinin ömrü, kendi ömürlerini aşamadı.</p>
<p>Bunların çoğu, lehlerinde yapılmış birtakım gösterilerin gururuna da kapıldılar. Ve bunları “ebedî yaşama”nın bir delili sandılar. “Zafer sarhoşluğu”nun uykusunda kaybolup gittiler.</p>
<p>ATATÜRK’e 12 yıl yaverlik yapmış olan Sayın Naşit Mengü’nün çeşitli anılarını dinlerken, bir yandan da bunları düşünüyordum. ATATÜRK, kendisi hakkındaki büyük sevgi gösterileri karşısında nasıl duygulanıyor, neler düşünüyordu?</p>
<p>Bu soruma Naşit Mengü şu yanıtı verdi:</p>
<p>-Yıl 1927&#8230; ATATÜRK, Anadolu’ya geçtikten sonra ilk defa İstanbul’a dönüyor. Bütün kent halkı sokakları ve denizleri kaplamış. Bayramların en büyüğünü yaşıyorlar. Kıyılardan, denizlerdeki sandallardan ATATÜRK’ün motoruna doğru eller uzanıyor, “Yaşa, var ol!” sesleri kubbelerde yankılar yapıyordu.</p>
<p>ATATÜRK de ayakta, mendil sallayarak bu sevgi gösterilerine karşılık veriyor. Ben, rahmetli Salih Bozok’la ATA’nın bir adım gerisindeyiz. Rahmetli Salih, halkın bu coşkun gösterilerinden çok heyecanlandı. Gözlerinden yaşlar süzülüyordu. Gazi’ye eğilerek:</p>
<p>-Paşam, dedi, halkın şu coşkun tezahürlerine bakınız. Bu millet ebediyete kadar uğrunuza ateşe atılmakta tereddüt etmez. ATATÜRK şu yanıtı verdi:</p>
<p>-Kendilerine faydalı olduğunuz, onlara müspet yolda hizmet ettiğiniz müddetçe milletin sevgisini kazanabilirsiniz. Vaatlerinizi yerine getirmez, milletin refahına hizmet etmezseniz bu gün bizi alkışlayan bu topluluk yarın yuhalar.</p>
<p><em>Sadi Borak; Bilinmeyen Yönleriyle Atatürk, İstanbul, 1966, s. 81-82. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Milliyetçilik Anlayışı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturkun-milliyetcilik-anlayisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 May 2020 18:20:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Milliyetçilik Anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürkçülük]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaş türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[laik türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetperver]]></category>
		<category><![CDATA[türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5221</guid>

					<description><![CDATA[ATATÜRK milliyetçiliği; Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını korumayı ve aynı zamanda Türk toplumunu çağdaşlaştırmayı amaç edinmiştir. Başka milletlerin bağımsızlığına saygılı,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ATATÜRK milliyetçiliği; Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını korumayı ve aynı zamanda Türk toplumunu çağdaşlaştırmayı amaç edinmiştir. Başka milletlerin bağımsızlığına saygılı, saldırganlığa ve yayılmacılığa karşıdır. Kapalı bir toplum anlayışını reddeder ve gerekli durumlarda çağdaşlaşmaya katkı sağlayabilecek başka ülkelerin deneyimlerinden yararlanmayı önerir. ATATÜRK milliyetçiliği ümmetçiliğe karşıdır. Çağdaş ve lâik bir milliyetçiliktir. Toplumun her kesiminde ulusal kimlik bilincinin canlı tutulmasını ister. Ayrımcı değil birleştiricidir. Dini, mezhebi, etnik kökeni ne olursa olsun kendini Türk kabul eden herkesi Türk sayar.</p>
<p>ATATÜRK milliyetçiliği; Türk insanının mutluluğu için çalışan, üreten, yaratan, uygarlığa katkı sağlayan, bedenini, parasını ve beynini Türk ismini uzaya yazmak için seferber eden bir anlayışın sembolüdür. ATATÜRK milliyetçiliği bütün yaşamını tarif edilemez yalnızlıklara, imkânsızlıklara ve sıkıntılara rağmen Türk ulusuna adayan ve buna rağmen ulusuna karşı olan görevlerinin henüz bitmediğine inanan ve bunun acısıyla ebediyete intikal eden ATATÜRK’ün aşağıdaki sözlerinde anlamını bulmuştur:</p>
<p>“Türk milliyetçiliği, ilerleme ve gelişme yolunda ve milletler arası temas ve ilişkilerde, bütün çağdaş milletlere paralel ve onlarla bir uyum içinde yürümekle beraber, Türk toplumunun özel karakterini ve başlı başına bağımsız kimliğini korumaktır.”</p>
<p>“Biz öyle milliyetçileriz ki, bizimle iş birliği yapan bütün milletlere hürmet eder ve saygı duyarız. Onların milliyetlerinin bütün gereklerini tanırız. Bizim milliyetperverliğimiz her hâlde bencil ve gururlu bir milliyetperverlik değildir.”</p>
<p>“Dünyanın bize saygı göstermesini istiyorsak, önce bizim kendi benliğimize ve milliyetimize bu saygıyı hissen, fikren, fiilen bütün davranış ve hareketlerimizle gösterelim; bilelim ki millî benliğini bulamayan milletler başka milletlerin avıdır.”</p>
<p>“Bu dünyadan göçerek Türk milletine veda edeceklerin çocuklarına kendinden sonra yaşayacaklara, son sözü şu olmalıdır:</p>
<p>“Benim Türk milletine, Türk Cumhuriyeti’ne, Türklüğün geleceğine ait görevlerim bitmemiştir, siz onları tamamlayacaksınız. Siz de sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.” Bu sözler, bir kişinin değil, Türk ulusunun duygusunun ifadesidir. Bunu her Türk bir parola gibi kendinden sonrakilere devamlı tekrar etmekle son nefesini verecektir. Her Türk ferdinin son nefesi, Türk ulusunun nefesinin sönmeyeceğini, onun sonsuz olduğunu göstermelidir. Yüksek Türk, senin için yüksekliğin sınırı yoktur. İşte parola budur.”</p>
<p><em> Atatürkçülük (Birinci Kitap); s. 83-85. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özür Dileme</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ozur-dileme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2020 14:24:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[arapça]]></category>
		<category><![CDATA[arif hikmet par]]></category>
		<category><![CDATA[farsça]]></category>
		<category><![CDATA[M. Agah Önen]]></category>
		<category><![CDATA[mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[mevlananın türk dilinden özür dikemesi]]></category>
		<category><![CDATA[sultan veled]]></category>
		<category><![CDATA[türk dehası]]></category>
		<category><![CDATA[türk düşünürü]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5162</guid>

					<description><![CDATA[Geçmişte birçok Türk düşünürü eserini Arapça veya Farsça yazmıştır. Bu nedenle bu düşünürlere Arap veya Acem olduğu yönünde&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geçmişte birçok Türk düşünürü eserini Arapça veya Farsça yazmıştır. Bu nedenle bu düşünürlere Arap veya Acem olduğu yönünde sahip çıkmalar söz konusu olmuş, bunların Türklüklerini ispat etmek çabası da Türk milletine düşmüştür. Türk olmalarına rağmen eserlerini Türkçe yazmayarak Türk diline ve düşünüşüne yeterli katkıyı göstermemiş düşünürlerin bu tavrı, ATATÜRK’ün üzüntü duyduğu hususlardan biriydi. Mevlâna da eserini Farsça yazan düşünürlerimizdendir. Oysa oğlu Veled, eserini Türkçe yazmıştır. ATATÜRK, aşağıdaki anekdotta bu durumu değerlendirerek eserini Türkçe yazarak Türk dilinin gelişimine hizmet eden Veled’i, bu hizmetinden dolayı babası Mevlâna’nın da takdir ettiğini anlamlı bir şekilde dile getirmiştir:</p>
<p>Türk kültürü ve Türk büyüklerinin söz konusu olduğu bir sohbet toplantısında konu Mevlâna ve büyüklüğüne dönüştü. Konu birtakım tartışmalara döküldü, sonunda söz Mevlâna’nın oğlu Sultan Veled’e geldi. O zaman ATATÜRK bir söylenceye işaret etti:</p>
<p>-Sultan Veled’in cenazesi geldiği zaman, Mevlâna’nın sandukası ayağa kalkmıştır, denilir. Bu ne demektir?</p>
<p>Bu konuda tartışma yarım saat kadar sürdü. Oradakilerden birçokları epeyce ter döktü. Fakat kimse, ATATÜRK’ün beklediği yanıtı veremedi. Sonunda ATATÜRK, şu soruları sordu:</p>
<p>-Mevlâna mı daha büyük devrimcidir, Sultan Veled mi?&#8230;</p>
<p>Herkes Mevlâna üzerinde birleşti.</p>
<p>-Peki, Mevlâna mı daha büyük edebî dehadır, Veled mi?</p>
<p>Bu kez de onaylar Mevlâna’nın üzerinde toplandı. Mesnevi’den parçalar okundu. Mevlâna’nın edebî dehası övüldü.</p>
<p>ATATÜRK sordu:</p>
<p>-Mevlâna babadır&#8230; Neden oğluna ayağa kalksın&#8230; Ve onun kendisinden büyük olduğunu ifade etsin?</p>
<p>Yanıt verilemedi.</p>
<p>ATATÜRK o zaman şunları söyledi:</p>
<p>-Çok basit düşünüyorsunuz. Mevlâna’nın tabutunu Sultan Veled’e ayağa kaldıran, Türk dehasıdır. Mevlâna mesnevisini Farsça yazmış&#8230; Türk dilinin bir edebî yapıt meydana getirmeye yetmediğini anlamıştır. Oysa ki Sultan Veled, yapıtlarında Türkçeyi de en güzel anlatım tarzlarıyla kullanmıştır. Daha az sanatçı olmasına rağmen Türk, onu babasından üstün saymıştır.</p>
<p>Efendiler, bu söylence sadece Türk dehasının, Mevlâna’nın Mesnevi’sini Farsça yazmasına karşı bir tepkisidir. Mevlâna dehasının Türk dilinden özür dilemesidir.</p>
<p><em>Arif Hikmet Par – M. Agah Önen; s. 120-122. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Cumhuriyet İle İlgili Sözleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturkun-cumhuriyet-ile-ilgili-sozleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Oct 2019 00:33:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[19.12.1930 Cumhuriyet Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[1929]]></category>
		<category><![CDATA[1930]]></category>
		<category><![CDATA[1933]]></category>
		<category><![CDATA[1936]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Cumhuriyet İle İlgili Sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ayın Tarihi Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Afet İnan]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt I]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt V]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet fazilettir]]></category>
		<category><![CDATA[En Büyük Kaybımız]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[inkılap]]></category>
		<category><![CDATA[peyami safa]]></category>
		<category><![CDATA[Sayı 68]]></category>
		<category><![CDATA[türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4340</guid>

					<description><![CDATA[Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare; Cumhuriyet idaresidir. 1924 Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare; Cumhuriyet idaresidir.</p>
<blockquote><p><strong>1924</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bütün dünya bilsin ki, benim için bir taraflılık vardır: Cumhuriyet taraftarlığı, fikirsel ve sosyal inkılâp taraftarlığı&#8230; Bu noktada yeni Türkiye toplumunda bir kişinin bile bunun dışında kalacağını düşünmek istemiyorum.</p>
<blockquote><p><strong>1924</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türkiye Cumhuriyeti yalnız iki şeye güvenir. Biri milletin kararı, diğeri en acı ve zor şartlar içinde dünyanın takdirlerini hakkı ile kazanmaya layık olan ordumuzun kahramanlığı; bu iki şeye güvenir.</p>
<blockquote><p><strong>1924</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Milletin uyanıklığına, milletin ilerlemesine, olgunlaşmasına ve yeteneğine güvenerek, milletin azminden asla şüphe etmeyerek Cumhuriyetin gereklerini yapacağız.</p>
<blockquote><p><strong>1924</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bugünkü hükümetimiz, devlet teşkilatımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükümet teşkilatıdır ki, onun ismi Cumhuriyettir. Artık hükümet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millettir ve millet hükümettir. Artık hükümet ve hükümet mensupları kendilerinin milletten ayrı olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır.</p>
<blockquote><p><strong>1925</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Cumhuriyet yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir. Cumhuriyet idaresi, faziletli ve namuslu insanlar yetiştirir.</p>
<blockquote><p><strong>1925</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti sonsuzluğa kadar yaşayacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>1926</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Cumhuriyetin iç ve dış siyaseti; gelecekte bile onuru, kuvveti ve yönü ile ve Türk milletinin güçlerini onun refahını ve gelişmesi için yöneltmesi ve bir noktada birleştirmesi ve toplaması ile seçkinleşecektir.</p>
<blockquote><p><strong>1927</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Milli azim ve bilincin kıymetli eseri olan değerli Cumhuriyetin bugünkü ve yarınki neslin demir ellerinde her an yükselip sağlamlaşacağına güvenim tamdır.</p>
<blockquote><p><strong>1927</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt V</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Cumhuriyetin iç siyaseti vatandaşın yaşayışını hiçbir etki, baskı ve sataşmanın tesirinde bırakmaksızın sağlamaktadır.</p>
<blockquote><p><strong>1929</strong></p>
<p><strong>Ayın Tarihi Dergisi, Sayı 68, 1929</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yolunda çalıştığınız büyük kutsal ideali halkın kalbinde bir fikir halinden bir his haline getirmelisiniz. Demokrasinin ne olduğunu halka anlatmak, madde madde açıklamak lazımdır. Cumhuriyeti, onun gereklerini yüksek sesle anlatınız. Onlara Cumhuriyet prensiplerini sevdiriniz. Bunu kalplere yerleştirmek için hiçbir fırsatı kaçırmayınız.</p>
<blockquote><p><strong>1930</strong></p>
<p><strong>19.12.1930 Cumhuriyet Gazetesi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir.</p>
<blockquote><p><strong>1933</strong></p>
<p><strong>Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, Ayşe Afet İnan</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Cumhuriyet, yeni ve sağlam esaslarıyla, Türk milletini güvenli ve sağlam bir gelecek yoluna koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibariyle, büsbütün yeni bir hayatın müjdecisi olmuştur.</p>
<blockquote><p><strong>1936</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türkiye Cumhuriyeti; her anlamda, büyük Türk milletinin öz ve değerli malıdır. Kıymetli evlatlarının elinde daima yükselecek, sonsuzluğa kadar yaşayacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>En Büyük Kaybımız, Peyami Safa</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zafer Sabahı Yapılan Kahvaltı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/zafer-sabahi-yapilan-kahvalti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Oct 2019 11:13:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük taarruz]]></category>
		<category><![CDATA[Ethem Altan]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kahvaltı]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Zafer Sabahı Yapılan Kahvaltı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4154</guid>

					<description><![CDATA[Ethem Altan anlatıyor: Büyük taarruz sabahı&#8230; Yüzyılların nadir yetiştirdiği Büyük Komutan Atatürk, Kocatepe&#8217;de&#8230; Tan yeri ağarıyor. Sabahın sessizliğini,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ethem Altan anlatıyor:</p>
<p>Büyük taarruz sabahı&#8230; Yüzyılların nadir yetiştirdiği Büyük Komutan Atatürk, Kocatepe&#8217;de&#8230; Tan yeri ağarıyor.</p>
<p>Sabahın sessizliğini, gökleri yırtarak uçan bir top mermisi bozdu. Arkasından bütün Türk topları ateş püskürmeye başladı. Düşmanın zapt edilmez dediği mevzileri altüst oluyordu. Bir an içinde her taraf ateş ve duman içinde kalmıştı. Her taraf yanıyordu. Manzara cidden keyif verici idi. Ateş gittikçe şiddetleniyor, Türk milletinin talihi ile birlikte güneş de nazlı nazlı yükseliyordu. Dalgınlığı kalmamıştı; tebessüm ediyordu. Sabah ışıklarının okşayarak parlattığı altın saçlarında Türk milletinin geleceği parlıyordu. Çok keyiflenmişti:</p>
<p>&#8220;Şimdi kahvaltıyı getirin.&#8221; diye seslendi.</p>
<p>Bir tepsinin içinde iki dilim er ekmeği, birkaç zeytin, bir parça beyaz peynir geldi. İşte hepsi o kadar. Bunları büyük bir iştahla yedi. Evet, yedi düvelin büyüklüğüne meydan okuyan, masum bir millete yeniden hayat veren yüce komutan, koca dâhi Atatürk kahvaltı ediyordu. İsteseydi altın tepsiler içinde parlak ve yaldızlı salonlarda her bakımdan nelere sahip olmazdı. Hayır, o, böylesini seviyor, böyle istiyordu. Sadece Türk milletine değil, tarihlere, dünyalara örnek oluyordu.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yahya Kemal Beyatlı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/yahya-kemal-beyatli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Aug 2019 07:52:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülhak Hâmit]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyatımızda Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[istiklal davası]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Samsun]]></category>
		<category><![CDATA[türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Yahya Kemal Beyatlı]]></category>
		<category><![CDATA[yunan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2660</guid>

					<description><![CDATA[Bir milletin başına gelecek ne kadar felâket varsa hepsiyle haşır ve neşir olduğumuz bu yıllarda önümüze düşüp bizi&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir milletin başına gelecek ne kadar felâket varsa hepsiyle haşır ve neşir olduğumuz bu yıllarda önümüze düşüp bizi tekrar hayata çıkaran Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın simasını ileride hatırlayacak olan her Türk, Abdülhak Hâmit&#8217;in bu mısraındaki çerçeve içinden görecek:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Akardı pâyine mahşer misâl bir millet</strong></p>
<p>Çoktan, pek çoktan beri bu millet bir oğlunun şahsında böylesine kendini bulamamıştı.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>O güne kadar Türk milletini; ne yabancılar biliyormuş, ne Yunanlılar yoklamışlar, hattâ ne de biz hissetmişiz. Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın asıl dehası, Samsun&#8217;a çıktığı günden itibaren Türk milletinin istiklâl davasında olduğunu sezisindedir.</p>
<blockquote><p><strong>Edebiyatımızda Atatürk, 1960</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Ulusunun Hakları</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-ulusunun-haklari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jul 2019 16:30:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Fuat Cebesoy]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[milli sınır]]></category>
		<category><![CDATA[milliyerperver]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Ulusunun Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1946</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Artık milletin bundan böyle kendi haklarını kendisinin araması ve savunması, bizlerin de olabildiğince bu yolu göstermemiz ve bütün&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Artık milletin bundan böyle kendi haklarını kendisinin araması ve savunması, bizlerin de olabildiğince bu yolu göstermemiz ve bütün ordu ile beraber yardım etmemiz gerekir.&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>5 Kasım 1918, Ali Fuat Cebesoy ile Adana’da yaptığı görüşmede söylenmiştir.</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bizim istediğimiz şey bu güne kadar her şeyden yoksun bırakılmış, varlığına önem verilmeyen milletin, refaha hak kazanmış bir güç olduğunu hükümetimize ve hükümetlere anlatmaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1919, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Biz haklarımızı ve bağımsızlığımızı savunmak için giriştiğimiz savaşın kutsallığına inandığımız gibi, hiçbir gücün milleti yaşamak hakkından yoksun bırakamayacağı kanısındayız.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1920, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bize milliyetperver derler. Fakat öyle milliyetperverleriz ki, bizimle işbirliği eden bütün milletleri sayarız. Onların milliyetlerinin bütün gereklerini tanırız. Bizim milliyetperverliğimizde bencillik ve gurur yoktur.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1920, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Biz milli sınırlarımız içinde özgür ve bağımsız yaşamaktan başka bir şey istemiyoruz. Biz Avrupa&#8217;nın başka milletlerinden esirgenmeyen haklarımıza saldırılmamasını istiyoruz.</p>
<blockquote><p><strong>Eylül 1921, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bütün dünya bilmelidir ki, Türkiye halkı, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve onun hükûmeti kendilerine uşakmış gibi davranılmasına katlanamaz. Her uygar millet ve hükûmet gibi varlığının tanınması isteğinde kesinlikle direnir. Bütün davası da budur. Biz savaşçı değiliz. Barışseveriz. Ve barışın bir an önce kökleştiğini görmek ve buna yardım etmek isteriz.</p>
<blockquote><p><strong>Eylül 1921, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Müttefiklerin, Türkiye&#8217;nin, halkımızın varlığı ve gelişmesi için kesinlikle zorunlu olan koşulları kabul ve onaylayacak anlayışa daha varmadıkları görülüyor. Uygar milletler ve ülkeler için sözü bile edilmeyecek birtakım bağımsızlığı yok edici koşul ve istekleri Türkiye için uygun görmekte olan müttefiklerin inat ve direnişi, bütün dünyanın hayretle, şaşkınlıkla karşılaması gereken bir olaydır. Biz bağımsızlığımızı sağlayan bir barış istiyoruz. Bunun sağlanmasını görmedikçe yaşayabilmemiz için muhtaç olduğumuz yaşam koşullarını sağlamak üzere tam bağımsızlığa ulaşıncaya kadar başladığımız işi sürdüreceğiz. Milletin ciddi kararı budur. Milletimizin bu kararını, ne olursa olsun, uygulamak için her türlü önlem zaten alınmıştır.</p>
<blockquote><p><strong>Şubat 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Baylar, hiç kimseden fazla bir şey istemiyoruz. Dünyanın her uygar milletinin doğal olarak sahip olduğu şeylerden bizi yoksun bırakmamalıdırlar ve haklarımızı kabul etmelidirler. Çünkü haklarımız doğaldır, yasaldır, akla uygundur ve bizim için gereklidir. Biz bu haklardan vazgeçmeyeceğiz ve ne denli haklı isek, bu hakkımızı savunma ve koruma için de ülkemizin, milletimizin yetenek ve gücü o denli etkin olacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Şubat 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarih ve Ulus Hakları</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/tarih-ve-ulus-haklari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jul 2019 16:04:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[olgular]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih ve Ulus Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[türk milleti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1942</guid>

					<description><![CDATA[Tarih, olgular, olaylar ve gözlemler, insanlar ve milletler arasında hep milliyetin egemen olduğunu göstermiştir. Ve milliyet ilkesine karşı&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarih, olgular, olaylar ve gözlemler, insanlar ve milletler arasında hep milliyetin egemen olduğunu göstermiştir. Ve milliyet ilkesine karşı girişilen büyük çapta eylemlere karşın, milliyet duygusunun öldürülemediği, gene de bütün gücü ile yaşadığı görülmektedir. Tarih, bir milletin kanını, hakkını, varlığını hiçbir zaman tanımazlık etmez. Bu nedenle sakat bir düşünce perdesi arkasından yurdumuza ve ulusumuza karşı varılan hükümler, ileri sürülen düşünceler kesinlikle iflas edecektir.</p>
<blockquote><p><strong>Temmuz 1919, Nutuk</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
