<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türk kadını &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/turk-kadini/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Dec 2025 22:27:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Türk kadını &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler &#8211; Afet İnan</title>
		<link>https://kemalataturk.net/kitap-tanitimlari/ataturk-hakkinda-hatiralar-ve-belgeler-afet-inan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 2020 22:46:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitap Tanıtımları]]></category>
		<category><![CDATA[Afet İnan]]></category>
		<category><![CDATA[Afet İnan Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Afet İnan İlk Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Afet İnan Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Afet İnan Kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[Afet İnan Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk hakkında bilinmesi gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk hakkında bilinmeyenler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk hakkında kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk hakkında yazılan biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk hakkında yazılmış kitapların listesi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Çeşitli Konular Üzerindeki Düşünceleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Hayatına Ait Hatıralar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Özgeçmişi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Yazdırdıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kurtuluş Savaşımız]]></category>
		<category><![CDATA[Türk kadını]]></category>
		<category><![CDATA[Zafer Anıtları İçin İncelemeler ve Lozan Antlaşması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=6116</guid>

					<description><![CDATA[Atatürk hakkında bilinmesi gerekenler konuşulduğunda akla ilk gelen kitaplardan birisi Afet İnan&#8217;ın yazmış olduğu Atatürk Hakkında Hatıralar ve&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk hakkında bilinmesi gerekenler konuşulduğunda akla ilk gelen kitaplardan birisi Afet İnan&#8217;ın yazmış olduğu Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler kitabıdır. Bu kitap, Atatürk hakkında yazılan biyografiler arasında Atatürk&#8217;ün manevi kızı Afet İnan tarafından yazılmış olmasıyla başka bir değere sahiptir. Onu, ona en yakın gözle resmetmektedir.</p>
<h2>Afet İnan Kimdir?</h2>
<p>Doğum adı Ayşe Afet olan Ayşe Afet İnan, 1908 yılında Selanik&#8217;te doğmuştur. Cumhuriyet tarihinin ilk tarih profesörlerinden biri olarak Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih &#8211; Coğrafya Fakültesi&#8217;nde ilk Türk Devrim tarihi kürsüsünün kurucusu olmuştur. Cumhuriyet tarihi göz önüne alındığında Afet İnan ilk kadın profesörlerden birisi olmakla da ayrıca bir öneme sahiptir. Cumhuriyet anlayışının tarihte ve kültürde tesirine sağladığı büyük katkıyla tanınmaktadır. Afet İnan Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler kitabıyla birlikte birçok kitabın yazarlığını üstlenmiş, Cumhuriyet fikrinin ve Atatürk anlayışının sindirilmesi için birçok çalışma yürütmüştür.</p>
<h3>Afet İnan Kitapları</h3>
<p>Afet İnan Medeni Bilgiler, Türk Tarihinin Ana Hatları gibi birçok kitabın düzenlemesinde ve yazılmasında rol almıştır. Atatürk hakkında bilinmeyenler, onun kalemi aracılığıyla aydınlığa kavuşmuştur. Tanıtımını yapacağımız kitap da Atatürk hakkında bilinmesi gerekenler düşünüldüğünde başvurulacak başlıca eserlerden birisidir.</p>
<h2>Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler</h2>
<p>Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler kitabı Afet İnan tarafından 1959 yılında yayımlanmıştır. Kitabın baskısını ilk baskıdan bugüne dek Türkiye İş Bankası Yayınları üstlenmiştir. İkinci baskıyı 1968, üçüncü baskıyı 1980 ve dördüncü baskıyı 1984 yılında yapan kitap sonraki baskısına Afet İnan&#8217;ın oğlu Arı İnan tarafından hazırlanmıştır. 2007&#8217;de okuyucuya sunulan yeni baskıyı hazırlayan Arı İnan, sunuş kısmında kitapta Atatürk&#8217;ün kendi ifadeleri olan metinlerle birlikte Afet İnan&#8217;a anlatttığı ya da Afet İnan&#8217;ın not ettiği ve tanık olayların yer aldığını söylüyor. Arı İnan, 2007 baskısından itibaren yayınlanan düzenlenmiş haliyle birlikte kitabın genç kuşaklarca daha rahat anlaşılabilir hale geldiğini ifade ediyor.</p>
<p>Kitapta bazı kaynaklarda yanlış aktarılan Atatürk&#8217;ün doğum günü, Atatürk&#8217;ün mezarının nerde olmasını istediği gibi bilgilere yer veriliyor. Kitabın başında dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve Prof Dr. Ayşe Afet İnan tarafından yazılmış yaklaşık on sayfalık bir önsöz bulunuyor. Bunun dışında çeşitli yan hatları bulunan kitabın ana başlıkları şöyle:</p>
<ul>
<li>Atatürk&#8217;ün Özgeçmişi, Son Günleri ve Anıtkabir</li>
<li>Atatürk&#8217;ün Yazdırdıkları</li>
<li>Kurtuluş Savaşımız, Zafer Anıtları İçin İncelemeler ve Lozan Antlaşması</li>
<li>Atatürk&#8217;ün Hayatına Ait Hatıralar</li>
<li>Atatürk&#8217;ün Kurduğu TTK, TDK, DTCF ve Üniversiteler Hakkındaki Düşünceleri</li>
<li>Türk Kadını</li>
<li>Atatürk&#8217;ün Çeşitli Konular Üzerindeki Düşünceleri</li>
<li>Ekler</li>
<li>Afet İnan Albümünden</li>
</ul>
<p>Daha fazla kitaba ulaşmak isteyenler için Atatürk hakkında yazılan kitapların listesi <a href="https://kemalataturk.net/kitap-tavsiyeleri/">&#8220;Kitap Tavsiyeleri&#8221;</a> bölümümüzde mevcuttur. Kitap tanıtımları kategorimize yeni kitaplar eklenecektir.</p>
<p>Afet İnan&#8217;dan aktarılan içeriklere ulaşmak için aşağıdaki iki etiket kullanılabilir:</p>
<ul>
<li><a href="https://kemalataturk.net/etiket/afet-inan/">Afet İnan</a></li>
<li><a href="https://kemalataturk.net/etiket/ataturk-ve-afet-inan/">Afet İnan ve Atatürk</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hacer Nine</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/hacer-nine-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2020 00:50:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[aka gündüz]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve hacer nine]]></category>
		<category><![CDATA[duatepe muharebesi]]></category>
		<category><![CDATA[gazi paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Hilmi Yücebaş]]></category>
		<category><![CDATA[Türk kadını]]></category>
		<category><![CDATA[Yemen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5245</guid>

					<description><![CDATA[Türk kadını vatana hizmette, asla erkeğinden geri kalmamış, hatta ondan ileri olmuştur. Göz bebeği evlâtlarını vatan uğrunda şehit&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk kadını vatana hizmette, asla erkeğinden geri kalmamış, hatta ondan ileri olmuştur. Göz bebeği evlâtlarını vatan uğrunda şehit vermeyi şereflerin en yücesi kabul edip, acılarını içine gömmesini bilmiştir. O, kimi zaman kocasını ve evlâtlarını cepheye gönderip evinin nafakasını tek başına çıkaran, kimi zaman cephane taşıyan, kimi zaman yaralıların yaralarını saran, kimi zaman da cephede bizzat savaşan kahramanlık, sevgi ve şefkatin temsilcisi Türk anasıdır.</p>
<p>Aşağıdaki anekdotun kahramanı “Hacer Nine” kocasını, evlâtlarını ve torunlarını şehit vermiş, şehitlerin sevgisini, ATATÜRK sevgisiyle özdeşleştiren yüce Türk kadınının temsilcisidir. O Türk kadını ki vefa, sevgi,duygu, özveri ve akıl ile beslenen sağduyusu ve sezgisi ile ATATÜRK’ün Türk ulusunun yüce değerlerini kişiliğinde temsil ettiğini görmüş, oğul, kardeş, anne, baba ve millet sevgisini onun şahsında yüceltmiştir:</p>
<p>Hacer Nine yine bunalmıştı. İçi içine sığmıyordu. Beş gözlü evinin içi yine birkaç gündür zindan kesilmişti. Düşündükçe yüreği yerinden kopuyordu. Yetmiş yaşındaki bu kimsesizlik ona büsbütün koymuştu.</p>
<p>Kocasını Yemen’de kaybetmişti. Bir oğlu Balkanlar’da, ikisi de çöllerde kalmıştı. Bir gelini ile üç torunu vardı. Gelini hastalıktan öldü, torunlarının biri de Büyük Muharebe’de şehit düştü. Birisi İkinci İnönü’den dönmedi.</p>
<p>En son torununu da Sakarya’ya gönderdi. Bir gün haber aldı ki en son delikanlısı da Duatepe Muharebesi’nde öteki ağalarının yanına göçüp gitmişti.</p>
<p>Çok ağladı. Fakat, Sakarya Savaşı kazanıldı haberi gelince ağlaması durdu, gülmeye başladı.</p>
<p>Ondan sonra vakit vakit böyle bunalırdı. Ve her bunalışında çarıklarını çeker, değneğini alır, Ankara’nın yolunu tutardı. Bu sefer de öyle yaptı. Saatlerce yürüdükten sonra ikindide Ankara’ya geldi, doğruca gitti, Büyük Millet Meclisinin kapısı önünde durup çömeldi.</p>
<p>Aradan biraz vakit geçti, sordular:</p>
<p>-Nine, ne istiyorsun?</p>
<p>-Hiç, hiçbir şey.</p>
<p>-Ya neden burada duruyorsun?</p>
<p>-Onun gözlerini görmek için çıkmasını bekliyorum.</p>
<p>-O dediğin kim?</p>
<p>-Gazi Paşa.</p>
<p>Sonunda hikâyesini anlattı ve dedi ki:</p>
<p>-İşte böyle, ara sıra çok bunaldıkça buraya gelirim. O, Millet Meclisinden çıkarken gözlerine bakarım. Mavi gözbebeklerinde bütün şehitlerimin gözlerini görür gibi olurum. Sonra içime bir ferahlık dolar, kalkar köyüme giderim.</p>
<p>İşte siperlerde evlât, torun gömmüş Türk ninesi buna derler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Aka Gündüz</strong></p>
<p><em>Yücebaş; s. 75-76.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk ve Türk Kadını</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturk-ve-turk-kadini/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2020 21:41:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[18 aralık 1934]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve türk kadını]]></category>
		<category><![CDATA[Marcel Sauvage]]></category>
		<category><![CDATA[Türk kadını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5032</guid>

					<description><![CDATA[Türk kadının geçmişteki yaşamı, bu gün hâlâ birçok İslâm ülkesinde kadınların maruz olduğu çağ dışı yaşamdan çok da&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk kadının geçmişteki yaşamı, bu gün hâlâ birçok İslâm ülkesinde kadınların maruz olduğu çağ dışı yaşamdan çok da farklı değildi. Özellikle kent kadınları, yanlış inanışların da etkisiyle, sosyal yaşamdan kopuk, ev hayatıyla sınırlı, kara çarşaf ve peçe altında geçen bir ömre mahkûm edilmişlerdi. Türk kadını cumhuriyetle birlikte erkeklerin sahip olduğu tüm yurttaşlık haklarına kavuşarak bu haksızlıktan kurtulmuştur. Medenî kanunla yurttaşlık haklarının büyük bir kısmını kazanan Türk kadını, 18 Aralık 1934’te çıkarılan bir yasa ile de milletvekili seçilme hakkını elde etmiştir.<br />
Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını elde ettiği tarihlerde uygar olarak kabul edilen birçok batı ülkesinde kadınlar bu haklardan yoksundu. O bakımdan kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması Türk devrim sürecinin en ileri adımlarından biridir. Bugün toplum ve devlet yaşamının her alanında Türk kadını görev alabilmekte, üstlendiği her görevi büyük bir yetenek ve başarıyla yürütmektedir. Türk kadınının ulaştığı bu seviye yeterli olmamakla birlikte gurur vericidir. Bunda ise şüphesiz en büyük pay büyük önder ATATÜRK’ündür. Onun aşağıdaki sözleri bu gerçeğin geleceğe taşınan en canlı kanıtıdır:<br />
“Bir toplum, bir millet erkek ve kadın denilen iki cins insandan oluşur. Mümkün müdür ki, bir kitlenin bir parçasını ilerletelim. Diğerini görmezlikten gelelim de kitlenin tümü ilerlemeye olanak bulabilsin? Mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça diğer kısmı göklere yükselebilsin? Şüphe yok, ilerleme adımları iki cins tarafından beraber, arkadaşça atılmak ve ilerleme ve yenileşme sahasına birlikte kesin aşamalar yaptırmak lâzımdır. Böyle olursa inkılâp başarılı olur. Memnuniyetle görmekteyiz ki, bugünkü gidişimiz gerçek ihtiyaçlara yaklaşmaktadır. Herhâlde daha cesur olmak gereği açıktır.<br />
Bizim dinimiz hiçbir zaman kadınların erkeklerden geri kalmasını istememiştir. Allah’ın emrettiği şey, Müslüman erkek ve kadın beraber olarak ilim ve irfan kazanmasıdır. Kadın ve erkek bu ilim ve irfanı aramak ve nerede bulursa oraya gitmek ve ona sahip olmak mecburiyetindedir. İslâm ve Türk tarihi incelenirse görülür ki, bugün kendimizi bin türlü kayıtlara bağlı zannettiğimiz şeyler yoktur. Türk toplum hayatında kadınlar ilim ve irfan bakımından ve diğer hususlarda erkeklerden kesinlikle geri kalmamışlardır. Belki daha ileri gitmişlerdir.</p>
<p><em>age.; 331-335.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kahraman Türk Kadını</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/kahraman-turk-kadini/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Nov 2019 21:18:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[istasyon]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kahraman Türk Kadını]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[tarsus]]></category>
		<category><![CDATA[Türk kadını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4541</guid>

					<description><![CDATA[Milli mücadele sonrası yurt ziyaretlerinde Atatürk&#8217;ün bu seferki durağı Tarsus&#8217;tur. İstasyon&#8217;dan şehre doğru, bir süre yaya olarak yürür.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milli mücadele sonrası yurt ziyaretlerinde Atatürk&#8217;ün bu seferki durağı Tarsus&#8217;tur. İstasyon&#8217;dan şehre doğru, bir süre yaya olarak yürür. Onu görmek için sabahtan itibaren yolları dolduran Tarsusluların arasından neşe ile selamlar vererek, ilerlemeye devam eder. O sırada ansızın bir olayla karşılaşır.</p>
<p>Milli Mücadele&#8217;deki çete giysili bir kadın, Başbuğ Atatürk&#8217;ün yolunu keserek ayağına kapanır:</p>
<p>&#8220;Bastığın toprağa kurban olayım Paşam!&#8221;</p>
<p>Başbuğ Atatürk onu yerden kaldırmak için eğilirken kulağına bu kadının Kurtuluş Savaşı&#8217;nda cephelerde çarpışmış olan direnişçi olduğu fısıldanır. Gözlerinden iki damla yaş düşen Atatürk, bu güneşten yüzü yanmış kadının elinden tutup ayağa kaldırır ve ona şöyle seslenir:</p>
<p>&#8220;Kahraman Türk kadını! Sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde yükselmeye layıksın.&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Kadınının Toplumsal ve Ekonomik Hakları</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-kadininin-toplumsal-ve-ekonomik-haklari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Aug 2019 19:57:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[devrimci]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Tevfik Fikret]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[töre]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk kadını]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Kadınının Toplumsal ve Ekonomik Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[yeniliksever]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2195</guid>

					<description><![CDATA[Daha esenlikle, daha sağlam olarak yürüyeceğimiz yol vardır. Bu, büyük Türk kadınını çalışmalarımıza ortak kılmak, yaşamamızı onunla birlikte&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Daha esenlikle, daha sağlam olarak yürüyeceğimiz yol vardır. Bu, büyük Türk kadınını çalışmalarımıza ortak kılmak, yaşamamızı onunla birlikte yürütmek, Türk kadınını bilimde, törede, toplumsal ve ekonomik hayatta erkeğin ortağı, arkadaşı, yardımcısı, destekleyicisi yapmak yoludur. Eğer kadınlarımız, şeriatın öğütlediği bir kıyafetle, erdemin gerektirdiği davranışla aramızda bulunursa, ulusun bilim ve sanat etkinliklerine katılırsa, bu hali emin olunuz, ulusun en bağnazları bile takdir etmekten kendilerini alamazlar.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türk ulusu çok büyük olaylarla kanıtlamıştır ki, yeniliksever, devrimci bir ulustur. Son yıllardan önce de ulusumuz yenileşme yolları üzerinde yürümeyi denememiş, toplumsal devrim yolunda girişimlerde bulunmamış değildir. Ancak bir sonuç elde edilememiştir. Bunun nedenini araştırdınız mı? Bence neden, işe temelinden başlanmamış olmasıdır. Bu konuda açık konuşalım. Bir toplum, bir ulus erkek ve kadın denen iki cins insandan oluşur. Olanağı var mıdır ki, bir topluluğun bir bölümü ilerletelim, ötekini önemsemeyelim de, topluluğun tümü ilerleyebilsin? Olanağı var mıdır ki, bir topluluğun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça öteki yarısı göklere yükselebilsin? Kuşku yok ki, ilerleme yolunda adımlar dediğim gibi iki cins tarafından birlikte, arkadaşça atılmak ve ilerleme ve yenileşme alanında aşamaları birlikte geçmek gerekir. Böyle olursa devrim başarılı olur. Memnuniyetle görmekteyiz ki, bugünkü gidişimiz gerçekten gerekli olana yaklaşmaktadır. Her halde daha yürekli olmak gerektiği açıktır.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türk kadını dünyanın en aydın, en erdemli, en ağırlıklı kadını olmalıdır. Gövdece ağırlıklı değil, ahlakta, erdemde ağırlıklı ve ağır başlı bir kadın olmalıdır. Türk kadınının görevi, Türk&#8217;ü, kafasıyla, kol gücüyle ve kesin kararlılığıyle koruma ve savunmaya gücü yeten kuşaklar yetiştirmektir. Ulusun kaynağı, toplumun temeli olan kadın ancak erdemli olursa, görevini yerine getirebilir. Herhalde kadın çok yüksek olmalıdır. Burada Tevfik Fikret merhumunun herkesçe bilinen bir sözün hatırlatırım:<br />
&#8220;Elbet sefil olursa (aşağı görülürse) kadın, alçalır insan.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Kadını ve Kıyafeti</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-kadini-ve-kiyafeti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Aug 2019 15:27:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk kadını]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Kadını ve Kıyafeti]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2106</guid>

					<description><![CDATA[Dinimizin öğütlediği örtünme, giyim biçimi hem yaşama, hem erdeme uygundur. Kadınlarımız, şeriat tavsiyesi ve dinin buyruğu gereğince giyinseydi,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dinimizin öğütlediği örtünme, giyim biçimi hem yaşama, hem erdeme uygundur. Kadınlarımız, şeriat tavsiyesi ve dinin buyruğu gereğince giyinseydi, ne o kadar kapanacaklar, ne o kadar açılacaklardı. Şeriata göre, giyim biçimi kadınlar için bir güçlük oluşturmayacak, kadınların toplumsal yaşamında, ekonomik, geçim, bilim alanında erkeklerle işbirliği etmelerine engel olmayacak sade bir biçimdir. Bu sade biçim, toplumumuzun ahlakına ve benimsediği davranış kurallarına aykırı değildir.</p>
<p>***</p>
<p>Türk kadınının ruhuna inmeyen yüzeysel bakışlar, kadınlarımıza bazı asılsız suçlar yüklenmesine yol açmaktadır. Kadınlarımızın, bir iş görmeden tembel tembel yaşadıklarını, bilim ve kültürle ilişkileri olmadığını, uygar yaşam ve toplumsal yaşamla ilgilenmediklerini, her şeyden yoksun kaldıklarını, Türk erkekleri tarafından yaşamdan, dünyadan, insanlıktan, her türlü kazanç sağlayan işten uzak tutulduklarını söyleyenler vardır. Ancak gerçek durum böyle midir? Kuşkusuz, Türk kadınını böyle görmek, Türk kadınını görmemektir. Yabancıların ve bize düşman gözüyle bakanların tanımlayıp tasvir ettikleri kadınlar, bu yurdun soylu kadınları, Anadolu&#8217;nun soylu Türk kadını değildir. Öyle kadınlar bizim öz yaşamımızda, öz yurdumuzda yoktur. Türk kadınını yanlış görüp yanlış anlatanlar, özellikle büyük kentlerimizde, ileri, uygar sanılan yerlerde, bazı Türk bayanlarının dış görünüşlerine bakarak aldanıyorlar. O kadınların dış görünüşlerini bize karşı kötü yorumlara elverişli bir temel olarak alıyorlar. Ulusun genel yaşamında çok küçük bir oranda olan o kadınları, onların dış görünüşlerinden çıkardıkları anlamı bütün Türk kadınlarını yönelik olarak genelleştiriyorlar. İşte ilk düzeltilecek yanılgı, ilk ilan edilecek gerçek budur. Dış görünüşleriyle düşmanlarımıza ve özellikle içimizdeki zavallılara, bilerek, daha çok bilmeyerek, haklı bir yalan dolan sermayesi sağlayan görünüşlere, hepiniz biliyorsunuz ve herkes biliyor ki, en ziyade ülkemizin en büyük kenti, yüzyıllarca devletin başkenti ve halifeliğin merkezi olan İstanbul&#8217;da rastlanıyor. Düşmanlarımız bu görünüşteki kadınlara bakarak edindikleri izlenimle acı hükümler veriyor ve diyorlar ki: Türkiye uygarlaşmış bir ulus olamaz; çünkü Türkiye halkı iki parçadan oluşmuştur; kadın ve erkek diye iki parçaya ayrılmıştır. Oysa ki, bir toplum aynı amaca doğru bütün kadınlan ve erkekleriyle beraber yürümezse, ilerlemesine teknik bakımdan olanak, bilim bakımından da olasılık yoktur.</p>
<p>***</p>
<p>Kadınlarımızın yaşamında giyim biçiminde bir yenilik yapma söz konusu değildir. Ulusumuza bu konuda yeni şeyler belletmek zorunluğu ile karşı karşıya değiliz. Belki ancak dinimizde, ulusumuzda, tarihimizde zaten var olan beğeni kazanmış adetlere bir uygulama düzeni vermek söz konusu olabilir. Biz birey olarak başlı başımıza her türlü biçimleri uygulayabilir; kendi zevkimize, kendi isteğimize, kendi terbiye ve düzeyimize göre beğendiğimiz kıyafeti seçebiliriz. Ancak bütün ulusun kabul edebileceği biçimleri, bütün ulusun yaşamında uygulanabilecek kıyafetleri her halde genel eğilimlerde aramak ve o biçimlerin başarısını genel eğilime uymasında görmek gerekir.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Kasaba ve kentlerde yabancıların en çok dikkatini çeken şey kadınların giyim biçimidir. Buna bakanlar kadınlarımızın hiçbir şey bilmediklerini sanıyor. Bununla birlikte dinin gereği olan örtünme, kısaca söylemek gerekirse, denebilir ki, kadınların zahmet ve sıkıntısına yol açmayacak, törelere ters düşmeyecek sade bir biçimde olmalıdır. Örtünme biçimi kadını yaşamından, varlığından soyutlamamalıdır. Bu konuda son söz olarak diyorum ki, bizi analarımızın adam etmesi gerekirdi. Onlar edebildikleri kadar etmişlerdir. Fakat bugün bulunduğumuz düzey bugünün temel gerek ve ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor. Başka kafada, başka yetkinlikte adamlara ihtiyacımız var. Bunları yetiştirecek olanlar da gelecekteki analardır. Bu sözlerim, bağımsızlığını, şerefini, yaşam ve varlığını sağlayıp sürdürmeyi ilke edinen yeni Türkiye devletinin temellerinden birini oluşturması gerekir ve inşallah oluşturacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Ocak 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bazı yerlerde kadınlar görüyorum, başlarına bir bez veya bir peştemal veya buna benzer bir şeyler atarak yüzünü gözünü örter ve yanından geçen erkeklere ya arkasını çevirir, ya da yere oturarak yumulur. Bu halin anlamı nedir? Neyi gösteriyor? Baylar, uygar bir ulus anası, uygar bir millet kızı bu garip biçime, bu yabanıl hale girer mi? Bu hal ulusu gülünç gösteren bir görünüştür. Hemen düzeltilmesi gerekir.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Encycopedia Britannica</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/encycopedia-britannica/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jul 2019 16:20:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[demokrat]]></category>
		<category><![CDATA[Encycopedia Britannica]]></category>
		<category><![CDATA[laik]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[reform]]></category>
		<category><![CDATA[Türk kadını]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1920</guid>

					<description><![CDATA[Atatürk modern Türkiye&#8217;nin kurucusu ve ulusunun reformcusudur. O&#8217;nun kuvvetli önderliği sayesinde, orta çağı yaşayan şarklı Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun zihniyeti&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk modern Türkiye&#8217;nin kurucusu ve ulusunun reformcusudur. O&#8217;nun kuvvetli önderliği sayesinde, orta çağı yaşayan şarklı Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun zihniyeti yıkıldı ve diğer uluslar safında ve uygarlıkça ileri ve yapıcı bir seviyeye erişen ve bu durumunu devam ettirebilen modern, gelişmiş, lâik bir Cumhuriyet yönetimi kuruldu.</p>
<p>Ülkesinin genel geriliği karşısında her ne kadar amacına otoriter metotlarla ulaştıysa da gençliğin ilerici ve hür düşünceli yetişmesine çalışmıştır.</p>
<p>O, Türk kadınına hürriyet verdi, bütün yurttaşlar arasında tam eşitliği sağladı. Onları demokratik bir yönetime hazırlayarak ulusunun eğiticisi oldu.</p>
<blockquote><p><strong>Encycopedia Britannica, 1958, Cilt XVI</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
