<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ticaret &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/ticaret/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 12:02:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>ticaret &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ticaret</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ticaret/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2019 13:31:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolu]]></category>
		<category><![CDATA[dışalım]]></category>
		<category><![CDATA[dışsatım]]></category>
		<category><![CDATA[karayolu]]></category>
		<category><![CDATA[rekabet]]></category>
		<category><![CDATA[ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[tüccar]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2404</guid>

					<description><![CDATA[Baylar, ticarete ilişkin düşüncelerimi iki biçimde saptıyorum. Biri bugünle ilgili ve bugünün gerektirdiği düşünceler, ötekisi ise gelecekle, yani&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Baylar, ticarete ilişkin düşüncelerimi iki biçimde saptıyorum. Biri bugünle ilgili ve bugünün gerektirdiği düşünceler,<br />
ötekisi ise gelecekle, yani barıştan sonra ulusun istek ve dileklerine bağlı düşünceler. Eğer bugün ticaretimiz hakkında ne düşünüyorsanız diye sorarsanız, bu soruya bir tek cevap veririm: Bugün düşündüğüm tek şey kapitülasyonlardır. Maddi bakımdan, eylemle, kanla kaldırılmış olan kapitülasyonların bir daha dirilmemek üzere yokluğa gömülmesini sağlamaktır. Ticaretimizin de, endüstrimizin de gelişme ve yükselmesi buna bağlıdır. Bugünle ilgili olan bu sorun çözüldükten sonra, yarınla ilgili olanak Türkiye ticaretinin dünya ticaretiyle rekabet edebilmesi yolunda düşünülmesi gereken şeyleri, elbette siz tüccarlar benden daha iyi bilirsiniz.</p>
<p>***</p>
<p>Ticaret için iki şey gerekir. Bir kere dışarıya gönderilecek ürünlerin gönderileceği yer sağlanmalıdır. Bu olmazsa ticaret olmaz. Ürünleri dışarı gönderebilmek için süratli ve güvenli araçlara ihtiyacımız vardır. Bu nedenle bütün gücümüzle bir an önce otomobiller, karayolları, demiryolları yapmak zorundayız. Sonra ticarette düşüneceğimiz ikinci iş, ticareti, dışsatım ve dış alımlarımıza aracılık eden yabancıların elinden kurtarmaktır. Üzülerek söylüyorum ki, ticaret bizim elimizde değildi. Ulusal ticaret kuruluşları birer birer elimizden alınmıştı. Artık halkımızın tüccar sınıfını zengin edebilmek için ticaretin yabancı ellerde bulunmasına engel olacak önlemleri almak zorundayız. Arkadaşlar, ülkeyi zengin edecek dışalımdan ziyade dışsatımdır. Oysa, dış satım: mallarımız ancak sahillerimize kadar gidiyor ve böylece oradan yabancı ülkelere gönderilirken yabancıların eline geçiyor ve böylece kazancımızın önemli parçasını yitirmiş oluyoruz. Onun için dışsatım kaynaklarımız bizden olan tüccarlarımızın elinde bulunmalıdır. İşte ticaretimiz için düşünülecek başlıca şeyler bunlardır. Bunların her birini bugünkü uygarlığa göre, uygarlığın bugünkü gereklerine göre, dünya ticaretinin bugünkü kurallarına göre kolaylıkla sağlayabileceğimizi sanmak aymazlığına düşülmemelidir. Ancak güç de olsa, az da olsa, zorluklar da çeksek, bu amaca doğru yürüyecek ve Tanrı&#8217;nın izniyle haşan kazanacağız.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devlet Ekonomisi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/devlet-ekonomisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2019 13:12:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Afet İnan]]></category>
		<category><![CDATA[Belleten Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[kollektivizm]]></category>
		<category><![CDATA[komünizm]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[liberalizm]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalizm]]></category>
		<category><![CDATA[tarım sanat]]></category>
		<category><![CDATA[ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti Devleti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2377</guid>

					<description><![CDATA[Bütün dünyada olduğu gibi yurdumuzda da en başta gelen önemli işimiz ekonomik işlerdir. Bu işlerde en yüksek başarıyı&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bütün dünyada olduğu gibi yurdumuzda da en başta gelen önemli işimiz ekonomik işlerdir. Bu işlerde en yüksek başarıyı sağlamaya çalışmak son derece önemlidir, zorunludur. Onun için bu işlerle bütün devlet örgütlerinin, bütün yurttaşların ve hepimizin gerçek duygularla ilgilenmemiz gereği doğaldır. Yeni devletimizin, yeni hükümetimizin bütün programları ekonomi programına dayanmalıdır. Onun için çocuklarımızı buna göre eğitmeliyiz; onlara buna göre bilim ve kültür vermeliyiz ki, ticaret, tarım ve sanat dünyasında ve bunların bütün çalışma alanlarında verimli olsunlar, etkin olsunlar, pratik olsunlar. Bu nedenle eğitim programımız, gerek ilköğretimde, gerek ortaöğretimde verilecek bütün dersler bu görüşe göre olmalıdır. Eğitim programımız gibi devletin çeşitli bölümleri için planlanacak programlar da ekonomik programa dayanma zorunluluğundan kendilerini kurtaramazlar. Temeli sağlam bir program uygulamak ve bu program üzerinde bütün ulusu uyum içinde çalıştırmak gereklidir. Ulus ekonomi yolunda güvenle ve güven vererek kesin ve sağlam adımlar atarken ana programımızın esinlediği genel önlemleri yeğlemek en doğru yoldur. Toplumumuzun bütün iş bölümleri sahiplerini, yararlı bir ilişkiyle bu yolda elele vermiş, omuz omuza dayanmış olarak amaca doğru yürüyen, birbirine içtenlikle bağlı yolcular yapmak, devletin ekonomi işlerinde yorgunluğunu azaltmak ve başarı süresini kısaltmak tek çaredir.</p>
<blockquote><p><strong>Eylül 1923, Belleten Dergisi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türkiye&#8217;nin uyguladığı devletçilik sistemi 19. yüzyıldan beri sosyalizm kuramcılarının ileri sürdükleri düşüncelerden alınarak Türkçeye aktarılmış bir sistem değildir. Bu, Türkiye&#8217;nin ihtiyaçlarından doğmuş, Türkiye&#8217;ye özgü bir sistemdir. Devletçiliğin bizce anlamı şudur: Bireylerin özel girişimlerini ve kişisel etkinliklerini esas tutmak; fakat bir ulusun ve geniş bir ülkenin bütün ihtiyaçlarının karşılanmadığını ve birçok şeyin yapılmadığını göz önünde tutarak ülke ekonomisini devletin eline almak. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, yurdumuzda yüzyıllardır bireysel ve özel girişimlerle yapılmış olan şeyleri bir an önce yapmak istedi ve görüldüğü gibi de kısa bir sürede yapmayı başardı. Bizim istediğimiz bu yol, görüldüğü gibi liberalizmden başka bir şey değildir.</p>
<blockquote><p><strong>Ocak 1936, Belleten Dergisi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>&#8220;Devletçilik, özellikle toplumsal, ahlaksal ve ulusaldır.&#8221; Ulusal varlığın dağıtımında, daha yetkin bir eşitlik ve emekçilerin daha yüksek bir refah içinde bulunmaları, ulusal birliğin korunmasının koşuludur. Bunu hep göz önünde tutmak, ulusal birliğin temsilcisi olan devletin önemli bir ödevidir. Halkın yararına hizmet eden genel kuruluşların çoğalması devletin göz önünde tutacağı bir sorundur. Böylece salt çıkarcı etkinlikler sınırlandırılmış olur. Bu hal yurttaşlar arasında ahlaktan yana dayanışmanın gelişmesine yardım eden önemli bir etkendir. Yurtta her çeşit üretimin çoğalması için kişisel girişimin devletçe çok gerekli olduğunu belirttikten sonra şunu söylemeliyiz ki; &#8220;devlet ve birey birbirinin karşıtı değil, birbirinin tamamlayıcısıdır.&#8221; Bunun izlenmesini uygun gördüğümüz ılımlı devletçilik ilkesi, bütün üretim ve dağıtım araçlarını bireylerden alarak, devleti başka ilkelere göre düzenlemek amacını güden sosyalizm ilkesine dayanan kollektivizm ya da komünizmde görüldüğü gibi özel ve bireysel girişim ve etkinliklere izin vermeyen bir sistem değildir.</p>
<blockquote><p><strong>Medeni Bilgiler, Afet İnan</strong></p>
<p>&nbsp;</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
