<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sivas kongresi &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/sivas-kongresi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 12:07:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>sivas kongresi &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Erzurum Kongresini Kapatırken</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/erzurum-kongresini-kapatirken/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2020 11:05:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk'ün söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[sivas kongresi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5461</guid>

					<description><![CDATA[Milletimizin kurtuluş ümidi ile çırpındığı en heyecanlı bir zamanda fedakâr muhterem heyetiniz, her türlü eziyetlere katlanarak burada, Erzurumda&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milletimizin kurtuluş ümidi ile çırpındığı en heyecanlı bir zamanda fedakâr<br />
muhterem heyetiniz, her türlü eziyetlere katlanarak burada, Erzurumda toplandı.<br />
Hassas ve soylu bir ruh ve pek sağlam bir iman ile vatan ve milletimizin<br />
kurtuluşuna ait esaslı kararlar aldı. Özellikle bütün dünyaya karşı milletimizin<br />
varlığını ve birliğini gösterdi. Tarih, bu kongremizi şüphesiz ender ve büyük bir<br />
eser olarak kaydedecektir.</p>
<p><em>1919 (Nutuk I, s. 67; Nutuk III, s. 932)</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yola Devam Edecekler</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/yola-devam-edecekler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2020 06:30:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[arif hikmet par]]></category>
		<category><![CDATA[erzincan boğazı]]></category>
		<category><![CDATA[Erzurum]]></category>
		<category><![CDATA[ismail habib]]></category>
		<category><![CDATA[ismail habib sevük]]></category>
		<category><![CDATA[M. Agah Önen]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[sivas kongresi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5332</guid>

					<description><![CDATA[Karşılaşılabilecek tehlikeleri büyük hedeflere ulaşmak için göğüslemeye hazır olmayanlar asla lider olamazlar. Lider; umutları söndüren değil, önderlik ettiği&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karşılaşılabilecek tehlikeleri büyük hedeflere ulaşmak için göğüslemeye hazır olmayanlar asla lider olamazlar. Lider; umutları söndüren değil, önderlik ettiği topluma umut aşılayan, hedef gösterebilen insandır. Bu hedefin de en kararlı ve güçlü yolcusu kendisidir. Liderin göstereceği kararsızlık ve yılgınlık yenilgiyi kaçınılmaz kılar. Bu gerçeklerin bilincinde olan ATATÜRK, önderliğinin hiçbir safhasında toplumda kararsızlık ve umutsuzluğa neden olabilecek davranış göstermemiştir.</p>
<p>ATATÜRK özgürlüğüne ve yurduna tecavüz edilen Türk ulusunu kurtarmak hususunda kendisine düşen sorumlulukları yerine getirmek amacıyla Anadolu yolculuğuna çıkmıştır. Türk ulusunun acıları ruhunda sorumluluktan yanardağlar oluşturduğundan hiçbir engel onu bu mücadeleden bir an olsun geri çevirememiştir. Mücadelesi uğruna ölümü bile göze alacak kadar bilinçli bir kararlılığa sahip oluşu insanî bir duygu olan korkunun onda, yok olmasını sağlamıştır. Sivas Kongresi öncesi yaşanan aşağıdaki olay bunun açık bir göstergesidir:</p>
<p>Sivas  Kongresi’ni toplamak üzere Erzurum’dan Sivas’a giderken, Erzincan Boğazı ağzında otomobilini durduran jandarmaların başındaki subay: “Eşkıyalar boğazı tutmuşlar&#8230; Tehlike var. Geçilemez! Bunları püskürtmek için merkezden güç istedik. Gelinceye değin Erzincan’da beklemeniz uygun olur.” deyince, Mustafa Kemal Erzincan’a dönmedi.</p>
<p>Döndüğü takdirde, ulusal mücadelenin yönünü belirlemek ve saptamak gibi çok önemli ve temelli bir görev için toplanacak Sivas Kongresi’ne katılmamak zorundaydı. Bu amaçla oraya gelmiş, kendisini bekleyen delegeler gibi, henüz duruma kuşkulu gözlerle bakan birçoklarının da kendisinin korkak olduğunu sanacaklarını, böylece her şeyin daha başlarken alt üst olabileceğini düşünerek: “Hayır&#8230; Dönmeyeceğiz&#8230; Ne pahasına olursa olsun, yolumuza devam edeceğiz!” dedi. Yanındakilere buyruğu kesindi:</p>
<p>-Sür’atle gidilecek!&#8230; Vurulan, ölen olursa, onunla oyalanılmayacak. Yolda ancak, tam şose üzerinde ve yakınında, yolu kapayan eşkıya ile karşılaşılırsa, hepimiz otomobillerden atlayarak, saldırıp yolu açacağız. Kurtulanlar yola devam edecek!</p>
<p>Otomobilini boğaza doğru sürdü ve Sivas’a gitti. O zaman, hatta sonraları da, onun bu hareketini, çılgınca bir cesaret sayanlar oldu.</p>
<p><strong>İsmail Habib Sevük</strong></p>
<p><em>Arif Hikmet Par – M. Agah Önen; s. 70-71.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Kuvayı Milliye” Neye Yarar?</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/kuvayi-milliye-neye-yarar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 May 2020 19:49:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[birinci dünya savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[hadi besleyici]]></category>
		<category><![CDATA[Kuvayı Milliye]]></category>
		<category><![CDATA[Samsun]]></category>
		<category><![CDATA[sivas kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5274</guid>

					<description><![CDATA[Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı Devleti’nin yöneticileri, düşmana boyun eğerek tahtın geleceğini kurtarabilecekleri inancıyla, yurdun istilâsı dâhil&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı Devleti’nin yöneticileri, düşmana boyun eğerek tahtın geleceğini kurtarabilecekleri inancıyla, yurdun istilâsı dâhil düşmanların her isteğine boyun eğmişlerdir. Bu durumun sonucu olarak onuru ve yurdu istilâya uğrayan Türk halkı vatanını, namusunu ve geleceğini kurtarmak amacıyla direnişin ve tam bağımsızlık ülküsünün simgesi olan Kuvayı Milliye’yi oluşturmuştur. Yurdun her köşesinde kurulan bu yerel örgütler kurulduktan bir süre sonra Kurtuluş Savaşı destanını yazmış olan  kahraman Türk ordusunun çekirdeğini oluşturmuştur.</p>
<p>Kuvayı Milliye’yi oluşturanlar; düşman esareti altında yaşamaktansa şereflice ölmenin yüceliğine inanan ve soylu tarihinin her döneminde bu yüceliği yaşamının yegâne varlık nedeni olarak gören, adıyla güzel, yüreğiyle güzel, cesaretiyle güzel Türk’ün çocuklarıydı. Bunların en güzeli de şüphesiz Mustafa Kemal’di. Aşağıdaki anekdot, onun Kuvayı Milliye hakkındaki ilginç ve bir o kadar da anlamlı değerlendirmesini yansıtan güzel bir örnektir:</p>
<p>Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra memleket işgal edilmiş, ordu dağılmış, elde bir şey kalmamış durumdaydı.</p>
<p>Yabancılar artık Türkiye’nin tarihe karıştığını iddia ediyor, memleket üzerinde pazarlıklar yapıyorlardı.</p>
<p>İşte bu sırada ATATÜRK Samsun’a çıkmış, Erzurum ve Sivas Kongresi’ni topluyor, Kuvayı Milliyenin oluşmasına çalışıyordu.</p>
<p>Bu durum karşısında etrafındakilerden umutsuzluk içinde olan birisi, bir gün Mustafa Kemal’e:</p>
<p>-Paşam, dedi, memleket işgal edilmiş, ordu tümüyle dağılmış, büyük devletler bizim sonumuzu görüşüyorlar. Galip devletlerin kuvvetli orduları ve donanmaları karşısında kurmak istediğiniz “Kuvayı Milliye” neye yarar?</p>
<p>Mustafa Kemal gayet sakin şu cevabı verdi:</p>
<p>-Kuvayı Milliye, namuslu bir insanın yastığının altındaki tabancaya benzer. Namusunu koruması için, herhangi bir ümidi kalmadığı zamanda hiç değilse intihara yarar.</p>
<p><em>Besleyici; s. 103-104. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Nöbet Tutması</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ataturkun-nobet-tutmasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Nov 2019 12:43:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[araba]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Hiç Yayınlanmamış Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Nöbet Tutması]]></category>
		<category><![CDATA[erzincan]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[Muzaffer Kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[rauf bey]]></category>
		<category><![CDATA[sivas kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[suşehri]]></category>
		<category><![CDATA[Yurdakul Yurdakul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4433</guid>

					<description><![CDATA[Erzurum Kongresi bitmiş ve Sivas&#8217;ta ikinci bir kongrenin yapılması kararı alınmıştı. Bu karar bütün yurda bir beyanname ile&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum Kongresi bitmiş ve Sivas&#8217;ta ikinci bir kongrenin yapılması kararı alınmıştı. Bu karar bütün yurda bir beyanname ile duyuruldu. 29 Ağustos 1919 günü sabah erkenden, üç otomobil ve bir de yiyecek yüklü kamyonetle Sivas&#8217;a doğru yola çıkıldı.</p>
<p>Kafile, Atatürk, Rauf Bey, Hoca Feyzullah Efendi ve biz yaverlerle 14 kişi idi.</p>
<p>Sabahın erken saatleri olduğu halde, halk bizi pek coşkulu şekilde uğurladı.</p>
<p>Aynı akşam Erzincan&#8217;a geldik. Orada da halk bizi alkışlar ve &#8220;Yaşa, var ol&#8221; sesleri ile pek içten karşıladı. Ordudan ayrıldığı halde halkın böyle içten gelen güven ve sevgisi Atatürk&#8217;ü çok memnun ediyordu.</p>
<p>Bir gece Erzincan&#8217;da kalıp ertesi gün Suşehri&#8217;ne doğru yola çıkıldı. Fakat Suşehri&#8217;ne varmadan, yolda Atatürk&#8217;ün arabası bozuldu. Araba tamiri ile uğraşırken ortalık iyice karardı.</p>
<p>Atatürk bu durumda yola çıkmamızın tehlikeli olduğunu, geceyi ormanda geçirmemiz gerektiğini söyledi. Karanlıkta yolu kaybetmekten korkuyorduk.</p>
<p>Çünkü o zamanların yolları hemen hepsi birbirine benzeyen köy yolları idi, rastladığımız köylülere sorarak tozlu köy yollarından sürüp gidiyorduk.</p>
<p>Ayrıca dağlarda kol gezen eşkıyaların baskınına uğramak da söz konusu idi.</p>
<p>Ormanda bir şeyler yedikten sonra, Atatürk konaklamak için plan yaptılar. Plana göre her iki saatte değişmek üzere ikişer kişilik nöbet tutulacaktı. Nöbet yerlerini bizzat kendileri tayin ettiler. Bütün ısrarlarımıza karşın kendilerini de sabaha karşı saat 3-5 arasında Dr. Yüzbaşı Refik Bey&#8217;le beraber nöbete koydular. Böylece herkes ve Atatürk nöbetini tutmuş, elde silah sabahı etmiştik. Güneş doğarken uyandığımızda Atatürk ve Refik bey&#8217;in nöbet yerlerinde nöbetlerini tuttuklarını gördük. Ufak bir kahvaltıdan sonra, Suşehri&#8217;ne doğru hareket edildi.</p>
<blockquote><p><strong>Muzaffer Kılıç&#8217;tan</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Hiç Yayınlanmamış Anıları, Yurdakul Yurdakul</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivas Kongresini Açarken</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/sivas-kongresini-acarken/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Sep 2019 17:12:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[davetiye]]></category>
		<category><![CDATA[delege]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[heyet]]></category>
		<category><![CDATA[Heyet-i Temsiliye]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[İtilaf Devletleri]]></category>
		<category><![CDATA[kongre]]></category>
		<category><![CDATA[kurul]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[milli dernekler]]></category>
		<category><![CDATA[milli meclis]]></category>
		<category><![CDATA[müdafaa-i hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[muharras]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[Paris]]></category>
		<category><![CDATA[Rumeli]]></category>
		<category><![CDATA[sadrazam ferit]]></category>
		<category><![CDATA[sivas genel kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[sivas kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[sivas umumi kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[vekil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4064</guid>

					<description><![CDATA[Muhterem Efendiler, Vatan ve milletin kurtuluşunu hedef alan nedenler, sizleri bunca sıkıntı ve engeller karşısında Sivas‘ta topladı. Kahramanca&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Muhterem Efendiler,</p>
<p>Vatan ve milletin kurtuluşunu hedef alan nedenler, sizleri bunca sıkıntı ve engeller karşısında Sivas‘ta topladı. Kahramanca azminizi tebrik ve hoş geldin demekle mutluluğumu arz ederim.</p>
<p>Efendiler, saygıdeğer heyetiniz, kurtarıcı müzakereye girişmeden evvel bazı mâruzâtta bulunmama müsaadenizi rica ederim. Malûmdur ki milliyetler esasına dayanan vaatler üzerine 30 Ekim 1918 tarihinde İtilaf Devletleri ile anlaşma imzalandı. Milletimiz adilce bir barışa kavuşacağını ümit etti.</p>
<p>Halbuki imzalanan anlaşmanın hükümleri vatan ve milletimiz aleyhinde her gün bir şekilde kötüye kullanılarak, saldırı ve zorlama yoluyla uygulandı. İtilaf Devletleri&#8217;nden kuvvet alan memleketimizdeki Hristiyan unsurlar milletimizin şerefini çokça bozma niteliğinde çılgınca harekete koyuldu. Batı Anadolu‘da İslâmın kutsal alanına dâhil olan Yunan zalimleri İtilaf Devletleri&#8217;nin hoş gören bakışları karşısında canavarca felaketler yaptı.</p>
<p>Doğuda Ermeniler Kızılırmağa kadar yayılma hazırlıklarına ve şimdiden sınırlarımıza kadar dayanan katliam siyasetine başladı. Karadeniz sahillerimizde Pontus krallığı hayalinin gerçekleştirilmesine bile çalışıldı. Adana, Antep, Maraş ve Konya tarafına kadar Antalya işgal ve Trakya da işgal alanına dahil edildi.</p>
<p>Saltanat başkenti ve hilafet merkezinin ise hükümdar saraylarına kadar boğucu bir tarzda işgali yönüyle devletin canevi  yabancıların hakimiyetinde kalarak buralara zorla yerleştiler ve bütün bu hak kıran (haksız) saldırılara karşı merkezi hükümet, ihtimal ki tarihte bir benzeri daha görülmemiş şekilde sabretti ve daima zayıf ve güçsüz bir konumda kaldı. İşte bu durumlar milletimizi şiddetli bir seçime yöneltti.</p>
<p>Artık milletimiz pek güzel anladı ki İtilaf Devletleri bu vatanda kutsalına ve kaderine sahip bir kudret ve milli irade mevcut olmadığı şeklinde gerçek olmayan hayallere kapıldı. Ve bu hayal yüzünden cansız bir vatan, kansız bir millet neleri hak etmiş ise çekinmeden onların uygulamasına koyuldu, buna karşı acizlik ve teslim olmanın tamamen çöküş felaketinden başka bir sonuç vermeyeceği görüşü doğru çıktı.</p>
<p>Efendiler, milletimizin sizler gibi aydınları ve ülkesi için gayret edenleri manzaranın sıkıntılı karanlıklarından ümitsiz olmadılar. Çünkü onlar bilirler ki tarih bir milletin varlığını, hakkını hiçbir zaman yok sayamaz. Çünkü onlar kuvvetli bir inanç ile inanmışlardır ki, bir yalan perdesi arkasından vatan ve milletimiz aleyhinde verilen hükümler, ortaya sürülen görüşler kesinlikle yok olmaya mecburdur.</p>
<p>Efendiler, İtilâf Devletleri‘nin haksızlıkları ve merkezi hükümetin zayıflığı ve güçsüzlüğü karşısında milletimiz varlığını ispat ve harekete geçen tecavüzlere karşı namus ve bağımsızlığını savunmayı bizzat karar vermek zorunda kaldı.</p>
<p>İstenilen olduğu şekilde: Doğuda son bulan savaşın her türlü güçlük ve sıkıntılarını görmüş ve bilhassa Ermenilerin vahşet ve zulümlerine sahne olmuş yaslı sınır illerimiz namus ve milli bağımsızlığı kurtarmak amacıyla Müdafaai Hukuku Milliye, Muhafazai Hukuku Milliye derneklerini kurdular. Doğudan ve güneyden tehlike hisseden Diyarbakır ilimizde de Müdafaai Vatan Derneği kuruldu. Batı&#8217;da Yunanlıların tecavüzü ihtimaline karşı kurulan Müdafaai Hukuku Milliye Derneği Yunanlıların sevgili topraklarımıza ayak basması üzerine egemenlik altına girmeyi reddetmek için ayağa kalktı. Trakya‘da, Kilikya‘da ve her tarafta millî dernekler kuruldu. Kısaca batıdan ve doğudan yükselen sesi millet Anadolu‘nun en hücra köşesinde yansımasını buldu. Bundan dolayı millî dernekler düşmanların esaret boyunduruğuna girmemek istemesiyle millî vicdanın kararlılık isteğinden doğmuş tek teşkilât oldu. Bu sayede asırlardan beri bağımsız yaşayan milletimiz varlığını dünyaya göstermeye başladı.</p>
<p>Efendiler, milletçe kurtuluş çaresinin ancak kendi ruhundan ve kendi oluşturacağı organdan (meclis ya da heyeti temsiliye kastediliyor) doğacağı kanaati gerçekleşince; bariz tehlikeler karşısında bulunan doğu Anadolu illeri Erzurum Kongresi‘ni davet etti. Bu sırada idi ki cereyan eden haberleşmeler ve sebep olan hadiseler ve zorunluluklar ile de vatanın genel kurtuluşunu hedefleyen Sivas Kongresi, bugün saygıdeğer heyetinizin vücuda getirdiği Genel Kongre, 21 Haziran 1919 tarihinde kararlaştırılmıştır.</p>
<p>Efendiler, burada büyük üzüntülerle yüksek kurulunuza arz edeceğim ki, memleketin ve milletin kutsalını güven altına almaktan aciz miskinlikten başka bir kudret gösterememiş olan merkez hükümet milletin sesini boğmak, ortak milli bağlılıkları kırmak ve bu suretle milleti daima mağlûp göstermek gibi ancak düşmanlarımızın hesabı yararına kaydolunan çırpınırcasına hareketi ve birbirine uymayan bütün kahramanlığını takındı.</p>
<p>Bu hal milli tarihimizde doğal olarak merkezi hükümet adına pek şaibeli bir bölümdür. Teşekkür olunur ki Efendiler, millet ve milli kudretin tamamen koruyucusu olan namuslu ordumuz, merkezi hükümeti uyarmak yoluyla zararlar sonuçsuz bırakılmıştır. Bununla beraber kötü tesirler bir miktar gecikmeye sebep olmuştur.</p>
<p>Hatırlarda olacaktır ki, Sivas Genel Kongresi‘ne gelmeleri için 22 Haziranda oluşan davet mektubu Erzurum Kongresi‘nden bahsedilerek 10 Temmuz, toplanmak için için esas kabul edilmişti.</p>
<p>Batı Anadolu delegelerinin bu zamana kadar Sivas‘a ulaşmış olacakları tahmin olunarak Erzurum Kongre Heyetinin de Sivas‘ta genel toplanmaya dâhil olabileceğinin mümkün olduğu düşünülmüştü. Halbuki Sivas Kongresi‘nin toplanması ancak bugün nasip oldu. Aradan bir ayı aşkın zaman geçti. Bu uzun müddet esnasında Erzurum Kongresi Heyetinin beklemesinden ise zaten malûm ve ortak olan asıl gaye ve temel nokta üzerinde müzakere etmeyi ve kararlaştırılan şeylerin değerlendirilmesi uygun görüldü. Ve sonra da delegelerin bölgesel seçimlerine dönmeleriyle kararların bizzat uygulanmasına başlamaları tercih edildi. Fakat kongre genel heyeti ve bundan dolayı doğu Anadolu adına Sivas Kongresi‘nde hazır bulunmak üzere Temsil Heyeti&#8217;nden bir heyetin vekil kılınmasına karar verdi.</p>
<p>Erzurum Kongresi‘nin bildiri ve tüzüğün içeriğinden başka gizli kalmış hiçbir karar yoktur. Yalnız Sadrâzam Ferit Paşanın Paris gezisinden dönüşünde Anadolu‘da kargaşa olduğuna dair oluşan bir genelgeyi kongrece büyük üzüntülerle okunmuş ve hakikat karşıtı ve memleket yararına ve millete zararlı bu gafilce bildirinin derhal yalanlanması şiddetle kendisinden istenmiştir.</p>
<p>Bir de milletvekili seçiminin kanun yapılması talep olunmuştur. Erzurum Kongresi yalnız doğu Anadolu delegelerinden oluşmuş bulunduğu için yetkisini bu konu içinde yöneltmek zorunluluğu göz önünde tutulmuştur. Ancak batı Anadolu ve Rumeli delegelerinin katılımıyla ortaya çıkabilecek geniş kapsamlı yetkinin kullanılmasının şartı saygıdeğer heyetinizin karşısında olmasıyla sınırlı gördü.</p>
<p>Hattâ bu sebepledir ki doğu Anadolu‘daki millî derneklerin birleşmesinden ortaya çıkan olan kütleye unvan verirken doğu Anadolu ifadesi eklendi. Genellikle  ―Anadolu Müdafaai Hukuk Derneği― yahut  Anadolu &#8211; Rumeli Müdafaai Hukuk Derneği genel ünvanı kullanılarak ve bütün milletin hukuku adına kendi kendine yetki vermek doğru olamazdı. Bu takdirde İstanbul‘da oluştuğu gibi beş, on kişinin bir araya gelerek bütün milletin yetki sahibi vekilleri imiş gibi keyfi ve asıl sahibi olan milletle alâkasız bir girişim niteliğinde olabilirdi. Bununla beraber Efendiler, Erzurum Kongresi bütün memleketin ve milletin birleşme ve anlaşmaya varma noktasında doğu Anadolu illerince diğer iller ile her bakış açısından katılımına çalışılmasının sağlanması amacı kesindir esasını temel esas kabul etmiştir.</p>
<p>Doğal olarak yüksek huzurunuzla üzerine anlaşılan işte bu Sivas Genel Kongremizde vatanımızın tek parça, milletimizin tek vücut olduğunu lüzumu gibi ifade ve ispat edecek esaslar konulur.</p>
<p>Efendiler, Millet Meclisi‘nin toplanması için öteden beri gösterilen milli isteğin karşısında merkezi hükümetin başlangıcından beri aldığı ihmal edici ve daha sonra direnircesine ve Kanunu Esasi‘ye tamamıyla aykırı tavırları son günlerde milli hareket etkisiyle uyumlu olan bir vaziyete girmiştir. Bildiğiniz gibi seçimlere emir verilmiştir. Bunun gerçekleşmesini, İnşallah kahraman isteğiniz meydana getirecektir. Ancak bu durumdan önce gelen olup biten dönemde birçok veya tek yabancı mandası altına girme gibi doğrudan doğruya hayat ve bağımsızlığımızla ilgili bir mesele bahis konusu olmaktadır.</p>
<p>Milli Meclisin henüz toplanmamış olduğu bir sırada kuşatılmış ve bağımsızlığını kaybetmiş olan merkezi hükümetin tek ve meşru olmayan bir kararı veyahut milli isteğe karşı bazı dışarıya bağlı tekliflere boyun eğme ve itaat etmiş gibi oldu bittilerin ortaya çıkma ihtimallerine karşı Erzurum ve Sivas Kongrelerinin milli ruhu temsilen ve birbirini takiben toplanması, muhakkak bir faydalı ve uğurlu bir kurtuluştur.  Anlattıklarım son bulurken vatan ve milletin kurtuluş zaferi amacına bağlı olan heyetimizin başarısının hayırlı olması temennilerini bizi yaratan Allah&#8217;ın yüce makamına yükseltiyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivas Kongresi&#8217;nde</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/sivas-kongresinde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2019 13:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[4 Eylül Stadı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Sivas Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Sivas Kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Sivas'ta]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[sivas kongresi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2422</guid>

					<description><![CDATA[Sivas Kongresi’nde en çok Amerikan Mandası üzerinde durulmuştur. Kongreye gelen ve yurtseverliklerinde şüphe olmayan bazı kişilerde, tek başına&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Kongresi’nde en çok Amerikan Mandası üzerinde durulmuştur.<br />
Kongreye gelen ve yurtseverliklerinde şüphe olmayan bazı kişilerde,<br />
tek başına yapamayacağımız, hiç olmazsa Amerika’ya dayanmamız gerektiği fikrinde idiler. Kongre bağımsızlık esasına aykırı hiçbir karara yanaşmadı ve 11 Eylül 1919’da sona erdi.<br />
Mustafa Kemal Sivas’ta iken bir Amerikalı general kendisi ile görüşmeye<br />
geldi. Lise binasında buluştular. General:<br />
&#8211; Ne yapmak istiyorsunuz?<br />
Mustafa Kemal Paşa:<br />
&#8211; İstediğimiz memleketimizi düşman işgalinden ve istilasından kurtarmak, sonra da bağımsız, uygar bir devleti kurarak insanca yaşamaktır.<br />
&#8211; Bu istek hayal, gayretleriniz ise boşunadır. Müttefikiniz olan Almanya, Avusturya, Bulgaristan çökmüş, teslim olmuşlardır, memleketinizin bir çok yerleri işgale uğramıştır. Ordunuz dağılmıştır. Silahlarınız<br />
alınmıştır. Bu şartlar altında yapmak istediğiniz şeyler ne askerliğe<br />
uyar, ne de herhangi bir mantığa sığar. İnsanların intihar ettiklerini görüyoruz ama, milletlerin intihar ettikleri görülmemiştir.<br />
Mustafa Kemal atıldı:<br />
&#8211; Evet generalim dedikleriniz doğrudur. Böyle bir durumda yapmayı<br />
düşündüklerimiz ne askerlik kaidelerine sığar, ne de herhangi bir usule<br />
uyar. Fakat bütün bunlara rağmen vatanımızı kurtarıp bağımsız ve çağdaş bir Türkiye Devleti kurarak insan gibi yaşayacağız. Eğer başarılı<br />
olamazsak (Masanın üzerine elini koyup avucunu açarak) düşmanların<br />
avuçları içinde her gün birer parça can vermektense tarihimize yaraşır<br />
şekilde dövüşerek ölmeyi tercih ederiz.<br />
General:<br />
&#8211; Ben her şeyi hesap etmiştim. Fakat bunu hesap etmemiştim, diyerek ayağa kalktı. Mustafa Kemal’in elini sıktı ve ayrıldı</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p>Atay, Babanız Atatürk…, s. 63-64</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emekçiye Bile Verecek Paramız Yok</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/emekciye-bile-verecek-paramiz-yok/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Aug 2019 16:35:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara ve Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk kırşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Emekçi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Kırşehir Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün sinop anıları]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[Her Yönüyle İnsan Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[sivas kongresi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2135</guid>

					<description><![CDATA[Mustafa Kemal, Erzurum ve Sivas Kongreleri’nden dönüyor, o şimdi Kırşehir’dedir. “İstanbul’a gitmeyeceğiz” diye haber veriyor. “Anadolu en büyük&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mustafa Kemal, Erzurum ve Sivas Kongreleri’nden dönüyor, o şimdi<br />
Kırşehir’dedir.<br />
“İstanbul’a gitmeyeceğiz” diye haber veriyor.<br />
“Anadolu en büyük hazinemizdir” diye müjdeliyor.<br />
“Milletin sinesinde ölünceye kadar, kurtuluş yolunu birlikte arayacağız”<br />
diye yolu çiziyor.<br />
Uyuyan, uyuduğu sanılan Ankara, bu sesi duymuş, bu çağrıyı almış ve o an<br />
silkinerek terkedilmişliğinden, yalnızlığından uyanmıştır.<br />
Şimdi bütün şehir ayaktadır. Onu karşılamak üzere yollara dökülmüştür.<br />
Kurtarıcıyı ve onun gerçeğini tanımış, ona inanmıştır. Ve işte O geliyor! Eşkıya bile dağdan inmiş, mahkumlar hapishaneden bırakılmış. Şehirli-köylü<br />
silahlanmış, kurtarıcıyı karşılamak üzere Kızıl Yokuş’ta toplanmış. Davullar,<br />
zurnalar, onların ritmine pala sallayıp savaş oyunları oynayan Seymenler ve<br />
Ahi örgütlerinden arta kalan esnaf…<br />
Mustafa Kemal Paşa, bugünü hiç unutmayacak, unutmayacağını da o günkü<br />
konuşmasında belirtecektir. Böyle bir kucaklaşmaya ihtiyacı vardır çünkü.<br />
Bir vatanı kurtarmak üzere yola çıkılmıştır, ama inanılmaz yokluklar içinde.<br />
Ordu yok, örgüt yok, silah yok. Ve dünya güçleri karşısına dikilmiş. En kötüsü para da yok.<br />
Heyet-i Temsiliye’nin muhasebecisi Mazhar Müfit (Kansu) Bey’in ifadesine<br />
göre, kasada sadece 48 kuruş kalmış.<br />
“Ekmekçiye bile verecek paramız yok” diyor anılarında Mazhar Müfit Bey.<br />
Ama Paşa, bankalardan veya herhangi bir kurumdan borç almaya da izin<br />
vermiyor.<br />
Ne yapacaktık?<br />
Benim bir kürküm vardı; Erzurumlu Nafiz Bey’e müracaatla sattırılmasını istedim. Nafiz Bey:<br />
&#8211; Aralık ayı içerisindeyiz ne giyeceksin? Diye sattırmamakta ısrar ettiyse de bu ısrar kulağıma girmezdi. Aç mı kalacaktık? Nihayet onu da<br />
sattık. Kimse de satılacak bir şey kalmamıştı. Paşanın sözü ile bu hususta bir çare bulamayarak, “Hele bakalım sabah olsun, yine düşünürüz” ile odalarımıza çekildik.<br />
Ankara’da ikinci günün sabahında Mazhar Müfit Bey’e, Müftü Rıfat Efendi’nin geldiği bildirilince, Türk töresinden, alışkanlıklarından bir türlü vazgeçemeyen genç muhasebeci,<br />
&#8211; Eyvah! diye feryat ediyor.<br />
&#8211; Müftü efendiye kahve ikram etmek lazım.<br />
Kahve var ama şeker yok, benim iki parça şekerim var, onu da çekmecenin<br />
gözünde saklamışım. Ya şekerli kahve isterse… Şeker çok pahalı olduğu için,<br />
herkes kendi şekerini kendi bulmak zorunda. Ama nasıl bulacaklardı ki?<br />
Kimse de para kalmamıştı.<br />
Mazhar Bey’in telaşı boşunadır. Müftü Rıfat Börekçi çok nazik bir edayla:<br />
&#8211; Sıkıntıda olduğunuzu haber aldık. Az da olsa yardımda bulunmayı<br />
vazife bildik.<br />
Mazhar Müfit Bey duyduklarına inanamaya dursun… Rıfat Börekçi tek tek<br />
sayarak kendisine Ankara halkının Kuva-yı Milliye’ye ilk yardımı olan bin lirayı sunuyor.<br />
Mustafa Kemal’in bu olayı karşılayışı çok hoş:<br />
&#8211; Demek ki Allah bize yardım ediyor, demek ki doğru yoldayız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p>Mazhar Müfit Kansu, Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber, c. 2, Ankara: TTK., 1997, s.<br />
506-507; Araz, a.g.e., s.32-34</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anayasanın Yakın Tarihçesi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/anayasanin-yakin-tarihcesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jul 2019 16:11:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasanın Yakın Tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[Kanun-i Esasi]]></category>
		<category><![CDATA[sivas kongresi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2009</guid>

					<description><![CDATA[Anayasamızın ne olduğunu, müsaade ederseniz anlatayım. Baylar, ulusal tarihimizde ilk kez görülen, ilk kez olan bu yolda bir&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Anayasamızın ne olduğunu, müsaade ederseniz anlatayım. Baylar, ulusal tarihimizde ilk kez görülen, ilk kez olan bu yolda bir hareketi Erzurum Kongresini yapmakla göstermiş olduk. Gerçekten, ülkemizin bazı insanları güvendikleri delegelerini orada topladı. Orada toplanan bu delegelerin ilk düşündüğü şey şu oldu: &#8220;Her halde&#8221; dediler, &#8220;bizim ulusumuzun bir gücü vardır. Bu işlemiyor, etkisiz durumdadır.. Bunu etkin bir hale getirmek gerekir. Belki ancak böylece egemenliğimizi elde edebiliriz.&#8221; Erzurum Kongresi bildirisini inceleyecek olursanız, orada ulusun ilke olarak bu dediklerimi saptayıp ilan ettiğini görürsünüz. Sivas Kongresi, aynı ilkeye, aynı inana dayanarak bütün halkın adına aynı biçimi kabul etmiş; o da, ulusal güçlerin etken olmasını ve ulusal iradenin egemenliğini istemiştir. Fakat demin açıkladığım gibi, bu kitap (Kanun-i Esasi&#8217;yi göstererek) bu tutumun simgesi olamaz. Gerçekten, bu kitabın son işlevi, halifelik ve padişahlık katına ulaşmış olan kişinin, en büyük düşmanlarla el birliği ederek, milletvekillerini dağıtmasıyla son bulmuştur. Ve bunun üzerine ulusumuz, çocukcasına aldatmaktan başka bir şey olmayan bu hareketi artık yinelemeye tövbe etmiştir. Ve bu kez gerçekten ulusal güçleri etkin bir duruma getirmek ve ulusal iradeyi egemen kılmak üzere yüce kurulunuzu buraya göndermiş, bugünkü hükümet biçimini kararlaştırarak saptamış ve bugünkü çalışma biçimini belirtmiştir.</p>
<blockquote><p><strong>Aralık 1921, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivas Kongresi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/sivas-kongresi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jul 2019 17:28:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu ve Rumeli]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[sivas kongresi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1968</guid>

					<description><![CDATA[Erzurum kongresi yalnız Doğu Anadolu&#8217;yu temsil etmiş oluyordu. Sivas&#8217;ta, Batı Anadolu&#8217;dan ve Rumeli&#8217;den de delegeler gelmiş olduğundan artık&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum kongresi yalnız Doğu Anadolu&#8217;yu temsil etmiş oluyordu. Sivas&#8217;ta, Batı Anadolu&#8217;dan ve Rumeli&#8217;den de delegeler gelmiş olduğundan artık bütün yurdun, Anadolu ve Rumeli&#8217;nde yaşayan yurttaşlarımızın görüşleri sağlanmış ve doğrulanmış oluyordu. Sivas Kongresi, Erzurum Kongresinde saptanan ilkeleri olduğu gibi kabul etmiş; yalnız kapsamlarını genişletmekle kalmamıştır; bütün Anadolu ve Rumeli&#8217;yi içine almak üzere ulusal birlik ve dayanışmayı sağlamıştır.</p>
<blockquote><p><strong>Nisan 1920, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
