<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sigara &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/sigara/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 11:56:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>sigara &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Duygusal Tarafı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ataturkun-duygusal-tarafi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jan 2020 07:51:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[alaylı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Hiç Yayınlanmamış Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Duygusal Tarafı]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[Emekli Subay]]></category>
		<category><![CDATA[esir]]></category>
		<category><![CDATA[gazi]]></category>
		<category><![CDATA[Muzaffer Kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[yunan]]></category>
		<category><![CDATA[Yurdakul Yurdakul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4663</guid>

					<description><![CDATA[Bir gün Atatürk&#8217;le birlikte Çankaya&#8217;daki köşkte çalışmaktayken dışarıdan bağırmalar, tokat ve küfür sesleri gelmeye başladı. Atatürk ve salonda&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir gün Atatürk&#8217;le birlikte Çankaya&#8217;daki köşkte çalışmaktayken dışarıdan bağırmalar, tokat ve küfür sesleri gelmeye başladı. Atatürk ve salonda olan bizler pencereden bakınca gördük ki, alaydan yetişme emekli ve yaşlı bir subay olan ve dış hizmetlerinde çalışan kişi, bazı işçileri sille tokat dövüyor ve küfürler yağdırıyordu. Bu arada işçilerin torbaları ellerinden düşmüş ve etrafa eski çamaşırları ve eşyaları saçılmıştı.</p>
<p>Ata&#8217;nın bu olaya müthiş canı sıkıldı. &#8220;Şu edepsize, beyinsize bakın. Neler yapıyor. Koşun durumu öğrenin, bana bildirin&#8221; dediler. Hemen koşarak dışarı çıktık. İhtiyarı yatıştırıp olayı öğrendiğimizde durum şu idi:</p>
<p>Kurtuluş Harbi&#8217;nin henüz bittiği yıllarda, bazı Yunan esirleri, ülkenin birçok yerinde çalıştırılmakta idi.</p>
<p>Köşkte çalışan Yunan esirleri, köşkün bahçesinde ücretle çalıştırılmışlar ve işleri bittiği için dönüyorlardı. Üstleri arandığında, torbalarından, Gazi markalı birkaç paket sigara çıkmıştı. Bunları da bizim hizmetkârların verdiği muhakkaktı. Sigaraları bulan yaşlı subay, esirleri, &#8220;Bunları nereden aldınız?&#8221; diye dövüyordu.</p>
<p>O sırada Atatürk de antreye inmişlerdi. Biz, esirlerle beraber Ata&#8217;ya doğru yürürken, esirlerden biri Ata&#8217;yı uzaktan görünce korkudan düşüp bayıldı. Atatürk bu olayı görünce çok müteessir olmuşlar ve esirin yüzüne kolonya ve su serptirerek kendine getirtmişlerdi. Olayı kendilerine arz edince, Ata daha çok duygulanmışlar ve tercüman aracılığı ile esirlerden özür dilemiş, birkaç paket daha sigara ve bir miktar da para vererek esirleri yollamışlardı.</p>
<p>Esirler gözyaşları ve minnet duyguları ile ayrılıp giderlerken, Ata&#8217;nın hâlâ sinirleri yatışmamıştı.</p>
<p>Sonra, o emekli subay Çankaya&#8217;daki görevinden alınarak Milli Savunma Bakanlığı&#8217;ndaki görevine iade edilmiş ve daha aklı başında biri aynı görev için köşke getirilmişti.</p>
<blockquote><p><strong>1923</strong><br />
<strong>Muzaffer Kılıç&#8217;tan</strong><br />
<strong>Atatürk&#8217;ten Hiç Yayınlanmamış Anılar, Yurdakul Yurdakul</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sandalı Devrilen Adam</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/sandali-devrilen-adam/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Nov 2019 14:56:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Cerrahpaşa]]></category>
		<category><![CDATA[hamam]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[nöbetçi]]></category>
		<category><![CDATA[Nuri Ulusu]]></category>
		<category><![CDATA[Polis]]></category>
		<category><![CDATA[sandal]]></category>
		<category><![CDATA[Sandalı Devrilen Adam]]></category>
		<category><![CDATA[saray]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4513</guid>

					<description><![CDATA[Nuri Ulusu anlatıyor: Bir gün Atatürk&#8217;ün yanına çıktım. Atatürk önündeki dosyayla ilgilenirken ben de camdan dışarı bakmaktaydım. Hava&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nuri Ulusu anlatıyor:</p>
<p>Bir gün Atatürk&#8217;ün yanına çıktım. Atatürk önündeki dosyayla ilgilenirken ben de camdan dışarı bakmaktaydım. Hava şiddetli lodos. O sırada Saray&#8217;ın önünde dalgalarla boğuşan bir sandalın aniden devrildiğini gördüm ve telaşla Atatürk&#8217;ü uyardım. Atatürk camı açtırarak aşağıdaki nöbetçilere:</p>
<p>&#8220;Denizde adam var derhal kurtarın&#8221; diye seslendi. Saray harekete geçti. Sandalı devrilen adam uzun uğraşlar sonucu kurtarıldı ve Atatürk&#8217;ün doktoru tarafından muayene edildi. Ardından rahatlaması ve temizlenmesi için hamama yollandı, kendisine temiz iç çamaşırları ve elbise verildi. Sıcak kahve içirildi, üzerine de bir kadeh konyak.. Atatürk herhangi olumsuz bir neticeye tedbir alarak adamın geceyi hastanede geçirmesini istedi. Bir yandan kazazede Cerrahpaşa&#8217;ya yollanırken, diğer yandan bir polis memuru da durumu karısına haber vermesi için evine gönderildi.</p>
<p>Hastanede durumu iyice düzelen ve artık sapasağlam olan adam ertesi gün tekrar Saray&#8217;a getirildi. Atatürk kendisiyle uzun süre sohbet etti. Islanan sigaralarının yerine bir kutu sigara ve 50 lira da para verdirerek onu selametle yolcu etti.</p>
<p>İşte Atatürk&#8217;ün insan sevgisi bu kadar yüceydi.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;e Hakaret Eden Köylü ve Atatürk&#8217;ün Hoşgörüsü</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ataturke-hakaret-eden-koylu-ve-ataturkun-hosgorusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Nov 2019 10:55:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'e Hakaret Eden Köylü ve Atatürk'ün Hoşgörüsü]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[cemal granda]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[gazete kağıdı]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[milletvekili]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[tekel idaresi]]></category>
		<category><![CDATA[tütün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://kemalataturk.net/?p=4401</guid>

					<description><![CDATA[Cemal Granda anlatıyor: Tekel idaresi sigara kağıdı satışını yasak etmişti; kaçak tütün içenlerden parası olanlar, bu kağıdı karaborsadan&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cemal Granda anlatıyor:</p>
<p>Tekel idaresi sigara kağıdı satışını yasak etmişti; kaçak tütün içenlerden parası olanlar, bu kağıdı karaborsadan sağlayabiliyor; fakat halkın ve özellikle köylülerin büyük kısmı sigaralarını gazete kağıdı ile sarmak zorunda kalmışlardı.</p>
<p>Bir gün vatandaşın biri kasaba veya köy kahvesinde böyle hazırladığı bir sigarayı içerken, fena kokusundan şikayet eder ve bütün iyilik ve kötülükleri en başta bulunanlara yönelterek, Atatürk aleyhinde ağzına geleni söyler.. Kahvede bulunanlar bir zabıt tutarlar. İş hükümete intikal eder. Cumhurbaşkanı&#8217;na karşı işlenen suçlardan dolayı suçlu bulunmak onun müsaade ve onayına bağlı olduğu için, ilgili bakan meseleyi kendisine arz eder ve tetkik için müsaadelerini ister. Durumu Atatürk&#8217;e arz edip:</p>
<p>&#8220;Mahkemeye veriyoruz.&#8221; derler. Sebebini sorduğunda ise:</p>
<p>&#8220;Size küfür etmiş Paşam.&#8221; cevabını verirler. Atatürk bu durum karşısında biraz da müteessir (üzgün) olup sorar:</p>
<p>&#8220;Ben ne yapmışım ki ona?&#8221; Evrakı tetkik edenler açıklarlar:</p>
<p>&#8220;Gazete kağıdı ile sardığı sigarayı yakarken kağıt tutuşmuş da ondan.&#8221; Atatürk&#8217;e bunu söyleyen bir milletvekilidir. Atatürk vekile sorar:</p>
<p>&#8220;Siz hiç, gazete kağıdı ile sarılmış sigara içtiniz mi?&#8221; Vekil cevap verir:</p>
<p>&#8220;Hayır efendim.&#8221;</p>
<p>&#8220;Ben Trablustayken içmiştim, bilirim. Pek berbat şey. Adam haklıdır, ben de olsam aynı şeyi yapardım, takibe lüzum yoktur. Siz bunun için mahkemeye vereceğinize, ona insan gibi sigara içmeyi sağlayınız.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Özellikleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ataturkun-ozellikleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Oct 2019 10:30:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[asil millet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Hiç Yayınlanmamış Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün kişisel özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[banyo]]></category>
		<category><![CDATA[Bir şey mi var çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[boy]]></category>
		<category><![CDATA[çadır]]></category>
		<category><![CDATA[Celal Bayar]]></category>
		<category><![CDATA[etli bamya]]></category>
		<category><![CDATA[evrak]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin]]></category>
		<category><![CDATA[Halil Nuri Yurdakul]]></category>
		<category><![CDATA[içki]]></category>
		<category><![CDATA[kahve]]></category>
		<category><![CDATA[kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[kumar]]></category>
		<category><![CDATA[kuru fasulye]]></category>
		<category><![CDATA[muhafız alay komutanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Muzaffer Kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[Nuri Conker]]></category>
		<category><![CDATA[poker]]></category>
		<category><![CDATA[Polis]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya Harbi]]></category>
		<category><![CDATA[salih bozok]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[traş]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[yaver]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<category><![CDATA[Yurdakul Yurdakul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4295</guid>

					<description><![CDATA[Halil Yurdakul&#8217;dan Atatürk&#8217;ün boyu 1.74 cm. Kilosu 70-74 arasında değişmiştir. Yüz rengi yanmış pembe, alnı çok geniş, kaşlar&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><strong>Halil Yurdakul&#8217;dan</strong></p></blockquote>
<p>Atatürk&#8217;ün boyu 1.74 cm. Kilosu 70-74 arasında değişmiştir. Yüz rengi yanmış pembe, alnı çok geniş, kaşlar çok gür ve kalkıktı. Elmacık kemikleri hafif çıkık, dudakları ince, saçları altın sarısı, gözleri mavi, göğsü kabarık, omuzlar geniş, elleri ince ve zarifti.</p>
<p>Çok canlı, çok hareketli, yerinde duramayan yapıda, çok ciddi bakışlı, kararlı ve müthiş itimat veren davranışlar içinde idi.</p>
<p>Çalışkanlığı, zekâsı, kibarlığı, mertliği ve dürüstlüğü, hiç kimseden çekinmeden her şeyi herkesin yüzüne karşı söylemesiyle ta ilkokul hayatından beri bilinmektedir.</p>
<p>Sigara ve kahveyi çok severdi. Günde 10-15 fincan kahve ve 40-50 sigara içtiği olurdu.</p>
<p>Kumardan hoşlanmaz, kumar düşkünü olanlara nasihatler ederdi. İçkiyi kesin olarak gündüz almaz, gündüz içenlere de müthiş kızardı. Kendileri de içki masasında çok kalmasına karşın, az içki içerlerdi. Ciddi askeri ve politik meseleler konuşulacağı günler, kesin olarak içkiyi almazlar ve o işe o kadar konsantre olurlardı ki, yemek ve uyku saatleri akıllarına bile gelmezdi.</p>
<p>Uyanınca derhal kalkarlar, kahve ve sigara içerken bütün gazetelere göz atarlar, sonra banyo olup tıraş olurlar, giyinip salona inerlerdi.</p>
<p>Çok temiz giyinirlerdi bazı sıcak günlerde iki-üç defa banyo alırlardı.</p>
<p>Sakarya Harbi&#8217;nin en kritik günlerinde bile ve bütün yokluklara karşın ne yapıp edip traşını olmuş, iki teneke su ısıttırıp çadırın içinde banyo yapmışlardır.</p>
<p>Hiç yemek meraklısı değillerdi. Sabahları hiç bir şey yemez, sadece kahve ve sigara içer, öğle üzeri bir-iki dilim ekmek, peynir, ayran ve limonata alırlardı.</p>
<p>En çok sevdiği kuru fasulye ve pilavdı. Bunu her akşam yemekte isterler, bazen yatarken bile yerlerdi. Bunun dışında peynirli omlet, etli bamya yemeklerini severler, meyvelerden de kavunu tercih ederlerdi.</p>
<p>Misafirlerini, bazen köşkün dış kapısına kadar uğurlar, herhangi bir nedenle onları kırmışlarsa, mutlaka özür dilerlerdi.</p>
<p>Bulunduğu yerlerde emniyet önemleri alınmasından hiç hoşlanmazlardı. Bazen etrafındaki emniyet önlemlerini kaldırtır ve &#8220;Bu asil millet bana ne kurşun atar, ne de attırır&#8221; derlerdi.</p>
<p>Fakat bizler onu korumak için her türlü önlemi alırdık. Bütün gittiği yerlerde polis teşkilatı ayrı, gizli emniyet ayrı ve muhafız alay komutanlığı ayrı önlem alırdı. Hatta birçok defalar birbirimize hüviyet (kimlik) sorduğumuz zamanlar olmuştur.</p>
<p>Ayrıca Atatürk&#8217;ün yakın arkadaşları Nuri Conker, Ali Kılıç, Salih Bozok devamlı olarak silah taşırlardı.</p>
<p>Atatürk&#8217;ün uykusu fevkalade hafifti.</p>
<p>Çanakkale&#8217;de olsun, Sakarya&#8217;da olsun, bütün harplerde, yatağına ceketini çıkarıp elbisesi ile uzanırdı. Çadıra birimizin girmesi ile hemen  gözünü açar, &#8220;Bir şey mi var çocuk&#8221; diye sorardı. Bizlerin herhangi bir haberi, telgrafı vesairesi varsa, onu iletirken yatağından hemen doğrulup onu alırdı. Eğer önemli bir haberse, hemen ayağa kalkar, ceketini giyip hazırlanırlardı.</p>
<p>Reisicumhur olduktan sonra Çankaya ve diğer kaldığımız yerlerde ise kapıyı tıklatmamızla uyanırlar ve aynı suali sorarlardı. Eğer görüşülmesi gereken ciddi bir durum varsa, &#8220;Bir dakika bekle çocuk&#8221; derler ve pantolonlarını giyip üzerlerine ropdöşambırlarını alırlar; sonra bizleri kabul ederlerdi.</p>
<p>Yanlarında 13-14 sene çalışan kimseler bile Atatürk&#8217;ü bir defa olsun pijama ile görmemişlerdir.</p>
<p>Atatürk, poker oyununu çok sever ve çok güzel poker oynarlardı. Oyuna başlarken herhangi birimizden 10 lira isterler ve onunla oyuna girerlerdi. Ekseriya (genellikle) oyunu kazanırlar ve kazandığı paraları ya hemen orada veya ertesi günü sahiplerine ve etraftaki hizmetkârlara dağıtırlardı. Bizden aldığı 10 lira ise, ertesi günü başyaver Celal Bey&#8217;den alınırdı.</p>
<p>Atatürk, herhangi bir yerde kalacakları zaman odasının eşya tanzimini (düzenini) beğenmezlerse, onu bizzat değiştirirler sonra orada kalırlardı.</p>
<p>Pek çok defa, bir gece kalacağımız yerlerde bile, kalacağı odasındaki karyolayı, masa ve iskemleleri, hatta duvardaki resim ve tabloların yerlerini değiştirdiklerine şahit olmuşuzdur.</p>
<p>Bazı geceler saat 11-12 sularında yatacağımız yere gelmiş ve sabah erken ayrılacağımız halde, yine odanın tanzimini en güzel şekilde yaptırmış sonra yatmışlardır. Hakikaten büyük Atatürk&#8217;ün yaptırdığı oda tanzimi (düzenlemesi) pek güzel olur, duvardaki resimler tablolar ve her eşya yerli yerini bulurdu. Bunu hep aramızda konuşurduk.</p>
<p>Toplantılarda, yemeklerde, balolarda bizim kendilerine bir şey söyleyeceğimizi anladıkları zaman hemen başları ile işaret edip yanlarına çağırırlar ve &#8220;Bir şey mi var çocuk&#8221; delerdi. Bize verilen emirlerine göre, çok önemli haber ise biz, &#8220;Evet Paşam&#8221; der, fakat haberi söylemezdik. O zaman, hemen yerlerinden kalkarlar ve salonun kimsesiz bir yerine gelirler ve haberi alıp emirlerini verirlerdi.</p>
<p>Yok önemsiz bir haberse, orada yavaşça yanına yaklaşır, haberi iletirdik.</p>
<p>Hiçbir gün, büyük Atatürk&#8217;ün, &#8220;Bunun için beni sofradan kaldırmaya veya salondan çıkartmaya değer miydi be çocuk&#8221; dediği hatırlanmaz.</p>
<p>Atatürk, gezip dolaşırken yanındakilere birçok şeyler söyler ve emirler verirdi. Bazı olaylarda ise bize göz ucuyla bakarlardı. Biz o bakıştan bunun sonra hatırlatılması gerektiğin anlar ya, &#8220;Başüstüne Paşam&#8221; derdik veya başımızla selam vererek onu hatırlatacağımızın gerektiğini ifade ederdik.</p>
<p>Bu gibi emirlerin ve olayların yazılmasına müthiş kızardı. &#8220;İlkokul talebesi gibi, peşimde yazıp durmayın şunları. Zaten kaç şey hatırlayacaksınız?&#8221; derlerdi. Halbuki bazen 5-6 saat dolaşılır ve hatırlatılması gereken pek çok olayla karşılaşırdık.</p>
<p>Böyle olunca, bizler kendilerine göstermeden bunları not alır, birimiz onun yanında kalırken diğerimiz kaydeder, o gelince diğerimiz aynı işi yapardı.</p>
<p>Kendileri söyledikleri ve emrettiklerini kesin olarak hiç unutmazlardı. Onun için bizler, ne yapar eder bu olayları ve emirlerini kendilerine göstermeden not alırdık. Atatürk sonradan bunları tek tek sorarlar ve gereken emirleri bizlere yazdırırlardı.</p>
<blockquote><p><strong>Muzaffer Kılıç&#8217;tan</strong></p></blockquote>
<p>Ben, Atatürk&#8217;ün, en eski yaveri idim. Onunla birlikte Filistin&#8217;de, Çanakkale&#8217;de bulundum. Atatürk, gittiğimiz ve göğüs göğüse muharebelerin olduğu yerlerde bile, gelen ve giden yazılı hiçbir emri, telgrafı ve pusulayı atmamışlar ve bunları zarflatarak saklamışlardı.</p>
<p>Bu evraklar, her gittiğimiz yere, sandıklara, bavullara konularak atlara, katırlara yüklenerek taşınırdı. Atatürk&#8217;ün en kıymetli eşyaları bu evraklardı.</p>
<p>Kimsenin olmadığı ve neşeli oldukları zaman bizleri karşısına alırlar, çocukluk anılarından gençlik anılarına, hiçbir şeyi saklamadan anlatırlardı.</p>
<p>Hatta, bazen bizlere de sorar ve anlatılan anılarımızı gayet nazik bir şekilde dinlerlerdi. Böylece hep beraber yer, içer, eğlenirdik.</p>
<p>Fakat, iş ciddiye gelince şöyle bir kendini toplar ve sanki az önceki insan o değilmiş gibi, birden bir kumandan, bir amir havasına girer; bizler de onun emrinde insanlar olduğumuzu derhal anlardık.</p>
<p>Atatürk çok kibar bir insandı. Kendisiyle görüşmek isteyen herkesle vaktinin elverdiği ölçüde görüşmek isterlerdi.</p>
<p>Gelen ziyaretçilere bir şey ikram edileceği zaman bir defa zile basarlar ve bizi içeri emrederlerdi. Eğer gelenin ziyareti bitmiş ise zile iki defa basarlar ve bizlere herhangi bir randevularının olup olmadığını sorarlardı. O zaman ziyaretçi bu kırıcı olmayan uyarıyı anlar ve hemen izin alıp yanlarından ayrılırlardı.</p>
<p>Bir şey isteyecekleri zaman isteklerini, &#8220;Bir kahve yaptırır mısınız?, Bir bardak su getirtir misiniz?&#8221; şeklinde yapardı. Hiçbir gün yanında çalışan er veya garsonlara değişik şekilde bir istekle emredip arzusunu belirtmemişlerdir.</p>
<p>Çok sinirlendiği zamanlar bile küfretmezlerdi. En ağır küfürleri; mendebular, beyinsizler, kafasızlardı. Daha çok kızarlarsa, hayvan herifler diye çıkışırlardı.</p>
<h6><em>Muzaffer Kılıç: Atatürk&#8217;ün Filistin&#8217;den Çanakkale&#8217;den beri yaveridir. Atatürk&#8217;le birlikte Samsun&#8217;a çıkmış ve onun en sıkıntılı günlerinde yanında bulunmuştur. Atatürk Reisicumhur olduktan sonra da onun yaveri olmaya devam etmiş, sonra Giresun Milletvekili olup Meclis&#8217;te Ata&#8217;nın ölümüne kadar onunla birlikte çalışmıştır.</em></h6>
<blockquote><p><strong>Muzaffer Kılıç ve Halil Nuri Yurdakul&#8217;dan</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ten Hiç Yayınlanmamış Anılar, Yurdakul Yurdakul</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
