<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Samsun &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/samsun/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 05 Sep 2020 23:37:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Samsun &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Kuvayı Milliye” Neye Yarar?</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/kuvayi-milliye-neye-yarar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 May 2020 19:49:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[birinci dünya savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[hadi besleyici]]></category>
		<category><![CDATA[Kuvayı Milliye]]></category>
		<category><![CDATA[Samsun]]></category>
		<category><![CDATA[sivas kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5274</guid>

					<description><![CDATA[Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı Devleti’nin yöneticileri, düşmana boyun eğerek tahtın geleceğini kurtarabilecekleri inancıyla, yurdun istilâsı dâhil&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı Devleti’nin yöneticileri, düşmana boyun eğerek tahtın geleceğini kurtarabilecekleri inancıyla, yurdun istilâsı dâhil düşmanların her isteğine boyun eğmişlerdir. Bu durumun sonucu olarak onuru ve yurdu istilâya uğrayan Türk halkı vatanını, namusunu ve geleceğini kurtarmak amacıyla direnişin ve tam bağımsızlık ülküsünün simgesi olan Kuvayı Milliye’yi oluşturmuştur. Yurdun her köşesinde kurulan bu yerel örgütler kurulduktan bir süre sonra Kurtuluş Savaşı destanını yazmış olan  kahraman Türk ordusunun çekirdeğini oluşturmuştur.</p>
<p>Kuvayı Milliye’yi oluşturanlar; düşman esareti altında yaşamaktansa şereflice ölmenin yüceliğine inanan ve soylu tarihinin her döneminde bu yüceliği yaşamının yegâne varlık nedeni olarak gören, adıyla güzel, yüreğiyle güzel, cesaretiyle güzel Türk’ün çocuklarıydı. Bunların en güzeli de şüphesiz Mustafa Kemal’di. Aşağıdaki anekdot, onun Kuvayı Milliye hakkındaki ilginç ve bir o kadar da anlamlı değerlendirmesini yansıtan güzel bir örnektir:</p>
<p>Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra memleket işgal edilmiş, ordu dağılmış, elde bir şey kalmamış durumdaydı.</p>
<p>Yabancılar artık Türkiye’nin tarihe karıştığını iddia ediyor, memleket üzerinde pazarlıklar yapıyorlardı.</p>
<p>İşte bu sırada ATATÜRK Samsun’a çıkmış, Erzurum ve Sivas Kongresi’ni topluyor, Kuvayı Milliyenin oluşmasına çalışıyordu.</p>
<p>Bu durum karşısında etrafındakilerden umutsuzluk içinde olan birisi, bir gün Mustafa Kemal’e:</p>
<p>-Paşam, dedi, memleket işgal edilmiş, ordu tümüyle dağılmış, büyük devletler bizim sonumuzu görüşüyorlar. Galip devletlerin kuvvetli orduları ve donanmaları karşısında kurmak istediğiniz “Kuvayı Milliye” neye yarar?</p>
<p>Mustafa Kemal gayet sakin şu cevabı verdi:</p>
<p>-Kuvayı Milliye, namuslu bir insanın yastığının altındaki tabancaya benzer. Namusunu koruması için, herhangi bir ümidi kalmadığı zamanda hiç değilse intihara yarar.</p>
<p><em>Besleyici; s. 103-104. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Kurtuluş İçin İlk Hareketleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ataturkun-kurtulus-icin-ilk-hareketleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Oct 2019 12:35:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[24 Mayıs 1919]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Baba]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Hiç Yayınlanmamış Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Kurtuluş İçin İlk Hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bayram Bon Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye Reisi İbrahim Cebeci]]></category>
		<category><![CDATA[çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Cerdek]]></category>
		<category><![CDATA[Çukurova]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[Havza]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizler]]></category>
		<category><![CDATA[katır]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<category><![CDATA[Merzifonlu Sıtkı Hoca]]></category>
		<category><![CDATA[Muzaffer Kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[Samsun]]></category>
		<category><![CDATA[Sevr Anlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[silah mekanizması]]></category>
		<category><![CDATA[tüfek mekanizması]]></category>
		<category><![CDATA[Yurdakul Yurdakul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4327</guid>

					<description><![CDATA[Samsun&#8217;da altı gün kaldıktan sonra bir alay merkezinin bulunduğu Havza&#8217;ya gelmiştik. Fakat alay dağıtılmış, asker sayısı hiç yok&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsun&#8217;da altı gün kaldıktan sonra bir alay merkezinin bulunduğu Havza&#8217;ya gelmiştik. Fakat alay dağıtılmış, asker sayısı hiç yok denecek kadar azaltılmıştı.</p>
<p>Havza&#8217;da Ali Baba&#8217;nın oteline yerleştik. Az sonra Havza belediye reisi ve Havza ileri gelenleri Paşa&#8217;ya hoş geldiniz demek için otele geldiler. Ertesi akşam da Atatürk, Havza ileri gelenlerinin toplandığı Belediye Reisi İbrahim Cebeci&#8217;nin evine gitti.</p>
<p>Atatürk orada toplanan Havza ileri gelenlerine son durum hakkında bilgi vermişler ve &#8220;Bu durumu tenkit (tel&#8217;in) için bir mevlit okutalım, bir de miting yapalım, halkı aydınlatalım&#8221; dediler. Herkesten olumlu cevap alınınca tellal ve davullarla bu durum halka duyuruldu.</p>
<p>Cuma günü aziz şehitlerimiz için bir mevlit okutulmuş, şeker olmadığı için İzmir üzümü dağıtılmıştı. Sonra da bir miting yapıldı. Toplanan büyük kalabalığa o yörenin en etkili konuşan hocası Merzifonlu Sıtkı Hoca çok güzel bir konuşma yapmış ve &#8220;Güzel İzmir&#8217;imizi kurtaracağız&#8221; diyince bütün halk, &#8220;Kurtaracağız, kurtaracağız&#8221; diye bağırmıştı.</p>
<p>Mitingde konuşmalar yapılırken Atatürk otelin balkonunda paşa elbiseleriyle heykel gibi durmuş onları seyretmişti. Halk Mustafa Kemal Paşa&#8217;ya merakla bakıyor ve onun Çanakkale Muharebelerindeki kahramanlıklarından bahsediyordu.</p>
<p>O günlerde Ermeni çeteler her gün bir-iki Müslüman Türkü gece baskınlarıyla öldürüyorlardı.</p>
<p>O gün de iki Türkü öldürmüşler ve ölüler Havza&#8217;ya getirilmişti. Havzalılar koşarak bunu gelip Atatürk&#8217;e anlatmışlardı. Atatürk de onlara sabırlı olmalarını söylemiş, fakat olaylara çok üzülmüşler ve kızmışlardı.</p>
<p>Aynı gece yarısı İngilizlerin Sevr Anlaşması gereği Diyarbakır, Malatya, Çukurova bölgelerinden toplattıkları tüfek mekanizmalarının yüklendiği 40-45 katırlık bir konvoyun iki saat kadar uzaklıktaki Cerdek&#8217;te gecelediği ve ertesi gün Samsun&#8217;a doğru gidecekleri haberi geldi. Bu bilgiyi veren; eski alayın tabur komutanlarından Sami ve Kâmil Beylerdi. Korktukları için bu haberi gizli olarak otelci Ali Baba&#8217;ya söyleyip gitmişler.</p>
<p>Bu bilgi çok önemliydi. Çünkü tüfek mekanizması; mermiyi tüfeğin namlusuna süren küçük bir demir alettir. Bu parçanın olmaması tüfeği kullanılmaz yapar. İngilizler de bunu bildiklerinden işgal ettikleri bölgelerdeki asker tüfeklerini toplama yerine sadece bu tüfeklerin mekanizmalarını alarak binlerce tüfeği etkisiz hale getirmeyi amaçlamışlardı. Bu nedenle toplanan mekanizmalar fevkalade önemli idi.</p>
<p>Atatürk bu haberi duyunca derhal Belediye Reisi İbrahim Cebeci ve Bayram Con Bey&#8217;i çağırmamızı emretti. Hemen Ali Baba&#8217;yla gece evlerine gidip her ikisini de uykularından uyandırıp otele getirdik.</p>
<p>Atatürk onlara, hemen 8-10 süvari ile gidip çeteci gibi katırları kaçırmalarını fakat hiç kimseyi kesin olarak yaralayıp öldürmemelerini emretti.</p>
<p>O gece bu emir yerine getirilmiş, mekanizma yüklü katırlar kaçırılmıştı.</p>
<p>Ertesi gün bu 40-45 katırın mekanizma yükleri alınmış olarak Samsun&#8217;a gidecekleri yerde Havza&#8217;ya geldiklerini ve belediyece mezat meydanında satıldıklarını gördük. Bu kadar mekanizma birkaç bin kişiye yetecek kadar silah demektir.</p>
<p>Bu hareketleriyle Atatürk ilk kurtuluş hareketini başlatmış oluyordu. Olayların duyulması Havza&#8217;da bomba tesiri uyandırmıştı</p>
<p>Atatürk bir anda yücelmiş ve çok büyük bir itimat kazanmıştı. Herkesin yüzü gülmüş ve bir cesaret gelmişti. Havza&#8217;ya girerken kimsenin dikkatini çekmeyen Atatürk&#8217;ü halk Havza&#8217;dan ayrılırken uğurlamak için yollara dökülmüş ve Atatürk&#8217;ü yakından görmek için otelin önündeki meydanı tıklım tıklım doldurmuştu.</p>
<p>(24 Mayıs 1919)</p>
<blockquote><p><strong>Muzaffer Kılıç&#8217;tan</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ten Hiç Yayınlanmamış Anılar, Yurdakul Yurdakul</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;le Beraber Samsun&#8217;a Çıkanlar</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ataturkle-beraber-samsuna-cikanlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Oct 2019 12:19:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Arif Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'le Beraber Samsun'a Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Cevat Abbas Gürer]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. İbrahim Tali]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Refik Saydam]]></category>
		<category><![CDATA[Faik Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Hüsrev Gerede]]></category>
		<category><![CDATA[Kâzım Dirik]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Doğan]]></category>
		<category><![CDATA[Kurmay Yüzbaşı İsmail Hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[Kurmay Yüzbaşı Mümtaz Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Mazhar Müfit]]></category>
		<category><![CDATA[Memduh Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Muzaffer Kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[Refet Bele]]></category>
		<category><![CDATA[Samsun]]></category>
		<category><![CDATA[Üsteğmen Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzbaşı Ali Şevket]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzbaşı Arif Hikmet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4324</guid>

					<description><![CDATA[Atatürk&#8217;le beraber Samsun&#8217;a çıkan kişiler birçok kimse tarafından bilinmemektedir. Bunların çoğu Atatürk&#8217;le uzun yıllar çalışmış, onun ölümünden sonra&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk&#8217;le beraber Samsun&#8217;a çıkan kişiler birçok kimse tarafından bilinmemektedir. Bunların çoğu Atatürk&#8217;le uzun yıllar çalışmış, onun ölümünden sonra da ülkeye büyük hizmetler vermişlerdir. Bunlar şunlardır:</p>
<p>Mustafa Kemal Paşa: Dokuzuncu Ordu Müfettişi</p>
<p>Refet Bele: Üçüncü Kolordu Kumandanı</p>
<p>Kâzım Dirik: Karargâh Kurmay Başkanı Yarbay (sonra vali)</p>
<p>Arif Bey: İkinci Kurmay Başkanı</p>
<p>Hüsrev Gerede: Binbaşı Hareket Şube Şefi, siyasi ve milli propaganda memuru</p>
<p>Kemal Doğan: Topçu Binbaşı</p>
<p>Dr. İbrahim Tali: Karargâh Sıhhıye Reisi</p>
<p>Dr. Refik Saydam: Karargâh Sıhhıye Reis Muavini Yüzbaşı (İnönü zamanında Başvekil)</p>
<p>Kurmay Yüzbaşı Mümtaz Bey: Erkânı Harbiye Genel Sekreteri</p>
<p>Kurmay Yüzbaşı İsmail Hakkı: Erkânı Harbiye Genel Sekreteri (sonra Muhafız Alay Komutanı, general)</p>
<p>Yüzbaşı Arif Hikmet: Hâkim General</p>
<p>Üsteğmen Hayati: Emir Subayı (sonra Cumhurreisi Özel Kalemi)</p>
<p>Yüzbaşı Ali Şevket: Gümüşhane Milletvekili</p>
<p>Cevat Abbas Gürer: Başyaver, Ata&#8217;nın Çanakkale&#8217;den beri yaveri</p>
<p>Muzaffer Kılıç: Yaver, Ata&#8217;nın Çanakkale&#8217;den beri yaveri (sonra Giresun Milletvekili)</p>
<p>Mustafa Bey: Tokat Milletvekili</p>
<p>Abdullah Bey: Erzak Subayı</p>
<p>Faik Bey: Şifre Katibi</p>
<p>Memduh Bey: Şifre Katibi</p>
<p>Mazhar Müfit: Sinop Mutasarrıfı (bölge valisi)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Samsun Yolculuğu ve Samsun&#8217;a Varış</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/samsun-yolculugu-ve-samsuna-varis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Oct 2019 12:04:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[bandırma vapuru]]></category>
		<category><![CDATA[damat ferit paşa]]></category>
		<category><![CDATA[galata rıhtım]]></category>
		<category><![CDATA[işgal]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[karadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[kız kulesi]]></category>
		<category><![CDATA[Muzaffer Kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[Muzaffer Kılıç'tan Atatürk'ten Hiç Yayınlanmamış Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[sahil]]></category>
		<category><![CDATA[Samsun]]></category>
		<category><![CDATA[Samsun Yolculuğu ve Samsun'a Varış]]></category>
		<category><![CDATA[Sinop]]></category>
		<category><![CDATA[tümen]]></category>
		<category><![CDATA[Yurdakul Yurdakul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4321</guid>

					<description><![CDATA[Galata rıhtımından, 16 Mayıs günü akşamüzeri kalkan bir motorla Bandırma vapuruna geldik. Vapur, Kızkulesi açıklarında demir atmış bizi&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Galata rıhtımından, 16 Mayıs günü akşamüzeri kalkan bir motorla Bandırma vapuruna geldik. Vapur, Kızkulesi açıklarında demir atmış bizi bekliyordu. Hemen hareket ettik.</p>
<p>Karadeniz&#8217;de müthiş bir dalga vardı. Vapurumuz, denizde fındık kabuğu gibi sallanıyordu. Bizleri deniz tutmuştu. Boyuna kusuyorduk. Kamaramızdan dışarı çıkamaz hale gelmiştik. Deniz biraz durulunca güverteye çıkıyor, biraz hava alıyorduk. O zaman Atatürk de kaptan köşküne çıkıyor kaptana emirler veriyordu.</p>
<p>18 Mayıs günü, öğleye doğru Sinop&#8217;a gelindi. Deniz biraz sakinleşmişti. Sinop açıklarında vapurumuz demirledi.</p>
<p>Atatürk, Samsun&#8217;da ordu müfettişi olarak gösterişli bir karşılama yapılsın istiyordu. Bu ilgiyi kendisi için istemiyordu; fakat hem dış güçlere karşı bir gözdağı olur, hem de morali bozulmuş halk üzerinde etkileyici bir rol oynar düşüncesinde idi. Çünkü Samsun&#8217;da bile bir İngiliz kontrol birliği yerleşmiş; yöredeki bütün milli hareketleri kontrol ediyor ve gerekli önlemleri Osmanlı hükümetine aldırıyordu. Bu nedenle, gemiye istenen bir sandalla sahile çıkıp telgrafhaneden, Samsun Tümen Komutanlığı&#8217;na, Samsun&#8217;a gelmekte olduğumuzu bildiren bir telgraf çektik. Bazı ihtiyaçları da alarak gemiye geri döndük. Hemen hareket edildi.</p>
<p>Fakat denize açılınca vapur yine sallanmaya başladı. Hepimiz sarhoş gibi idik. &#8220;Allahım, sahile hayırlısı ile bir çıksak&#8221; diye dua ediyorduk.</p>
<p>Nihayet 19 Mayıs 1919 günü sabahı saat 6 sularında gün ağarırken Samsun görüldü. Deniz de iyice sakinlemişti. İnmek için hazırlıklara başladık. Hepimiz perişandık. Sağ salim karaya çıkacağımız için Allah&#8217;a şükrediyorduk.</p>
<p>Bir ara vapurun güvertesine bir göz attım. Bir de baktım ki, Atatürk tıraş olup, tertemiz paşa elbiselerini giyinmişler; sapasağlam ve dipdiri, bir heykel gibi, bir kuvvet ilahı gibi elleri arkalarında Samsun&#8217;a bakmıyorlar mı?</p>
<p>Sanki fındık kabuğu gibi üç gündür sallanan bu vapurla o yolculuk yapmamışlardı.</p>
<p>Ben, onu görünce halimizden utandım. Çünkü, Atatürk de bir kara subayı idi. Kendileriyle ta Halep&#8217;ten beri beraberdim.</p>
<p>Belki de, on defa açık denizde yolculuk yapmamışlardı. Hemen kamaralarımıza koşarak kendimize çeki düzen verdik. Tıraş olup, kılık kıyafetimizi Atatürk&#8217;e uyacak şekilde düzelttik. Sonra küçük bir sandalla sahile çıktık.</p>
<p>Sahilde bizi, derme çatma bir bando ve oradan buradan toplanan derme çatma küçük bir askeri birlik ve halk karşıladı.</p>
<p>Sahile çıkar çıkmaz, emrindeki bütün askeri birlik ve idare amirliklere telgraf çektirerek son askeri durum hakkında acele rapor ve bilgi vermelerini emrettiler.</p>
<p>Ertesi gün, İzmir&#8217;in işgali nedeniyle Sadrazam Damat Ferit Paşa&#8217;ya, &#8220;İzmir&#8217;in Yunanlılar tarafından işgali; yakından ilgilendiğim ordu mensuplarını ve milleti düşünülemeyecek derecede üzmüştür. Bu gibi hareketleri kesinlikle kabul etmeyeceklerdir&#8221; diye telgraf çekmişlerdir.</p>
<blockquote><p><strong>Muzaffer Kılıç&#8217;tan</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ten Hiç Yayınlanmamış Anılar, Yurdakul Yurdakul</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yahya Kemal Beyatlı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/yahya-kemal-beyatli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Aug 2019 07:52:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülhak Hâmit]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyatımızda Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[istiklal davası]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Samsun]]></category>
		<category><![CDATA[türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Yahya Kemal Beyatlı]]></category>
		<category><![CDATA[yunan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2660</guid>

					<description><![CDATA[Bir milletin başına gelecek ne kadar felâket varsa hepsiyle haşır ve neşir olduğumuz bu yıllarda önümüze düşüp bizi&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir milletin başına gelecek ne kadar felâket varsa hepsiyle haşır ve neşir olduğumuz bu yıllarda önümüze düşüp bizi tekrar hayata çıkaran Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın simasını ileride hatırlayacak olan her Türk, Abdülhak Hâmit&#8217;in bu mısraındaki çerçeve içinden görecek:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Akardı pâyine mahşer misâl bir millet</strong></p>
<p>Çoktan, pek çoktan beri bu millet bir oğlunun şahsında böylesine kendini bulamamıştı.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>O güne kadar Türk milletini; ne yabancılar biliyormuş, ne Yunanlılar yoklamışlar, hattâ ne de biz hissetmişiz. Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın asıl dehası, Samsun&#8217;a çıktığı günden itibaren Türk milletinin istiklâl davasında olduğunu sezisindedir.</p>
<blockquote><p><strong>Edebiyatımızda Atatürk, 1960</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Millete İnancı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturkun-millete-inanci/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 17:51:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[amasya]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Millete İnancı]]></category>
		<category><![CDATA[çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[galiçya]]></category>
		<category><![CDATA[Kafkasya]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[Samsun]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2573</guid>

					<description><![CDATA[Benim için en büyük koruma yeri ve yardım kaynağı ulusun kucağıdır. Ağustos 1919, Nutuk Amasya panayırında, acınacak halde&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Benim için en büyük koruma yeri ve yardım kaynağı ulusun kucağıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1919, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Amasya panayırında, acınacak halde bulunan halkı görünce, Atatürk arkadaşına:<br />
&#8211; Bak kardeşim, böyle bir ulustan nasıl ayrılırsın? Bu eski püskü giysiler içinde acınacak halde gördüğün şu insanlar yok mu? Onlarda öyle yürek, öyle bir maya vardır ki, olmaz şey! Çanakkale&#8217;yi kurtaran bunlardır. Kafkasya&#8217;da, Galiçya&#8217;da, şurada burada arslanlar gibi çarpışan, bin türlü yokluğa aldırmayan bunlardır.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1919, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>İki Mustafa Kemal vardır. Biri ben, ölümlü olan Mustafa Kemal; ötekisi ulusun hep içinde yaşattığı Mustafa Kemal. Ben onu temsil ediyorum. Herhangi bir tehlike anında ben ortaya çıktımsa, beni bir Türk anası doğurmadı mı? Türk anaları başka Mustafa Kemal&#8217;ler doğurmayacaklar mı? Verimlilik ulusundur, benim değil.</p>
<blockquote><p><strong>1921</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Baylar, giriştiğimiz büyük işlerde, ulusumuzun yüksek yeteneği ve yüksek sağduyusu başlıca yol göstericimiz ve başarımızın kaynağı olmuştur.</p>
<blockquote><p><strong>Kasım 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ulusun bütün bireyleri gibi, ulusal davamızda benim de çalışmalarım olmuşsa da, görülen işlerde bir yürütüm gücü varsa ve başarı olmuşsa, bunu bana yöneltmeyiniz. Bunu ancak ve ancak bütün ulusun manevi kişiliğine veriniz. Ben ulusun bu yüce manevi benliği içinde önemsiz bir birey olmakla mutluyum. Baylar, ulus bir bütün olarak, tek bir manevi kişi olarak birleşmiş bir topluluk halinde ortaya çıktı ve bu yüce birliği koruyarak kendisine düşman olanları ortadan kaldırdı.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Ben ve benim gibi sevdiğinize kuşku olmayan arkadaşlarla beraber vicdanımıza düşen görevi yerine getirdik. Bu konuda bizi yüreklendiren siz ve sizi var eden büyük kalpli analar ve babalarımız ve bu ulustur.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Benim kişisel olarak güç ve erkim, halkın bana gösterdiği güven ve inançtan başka bir şey değildir. Bu güven sürdükçe ben de bu güvene layık olmayı sürdürecek ve geleceğe bu karşılıklı güvenle hep birlikte yürüyerek, Tanrı&#8217;nın izniyle, pek az zamanda ulusa refah ve mutluluk sağlayacak büyük amacımıza ulaşacağız.</p>
<p>***</p>
<p>Ben sanıyorum ki, ulus bireylerinin hiçbirinden üstün değilim. Ben çok girişimde bulunduysam bu, benden değil ulusun özünden kaynaklanan girişimlerdir. Sizler olmasaydınız, sizin vicdanlarınızın eğilimi bana bir dayanak noktası olmasaydı ben hiçbir girişimde bulunamazdım. Ulusun üstün niteliklerini kişilere yönelten anlayış, eski yönetimlerin sistem ve yöntem biçiminden kaynaklanmaktaydı.</p>
<p>***</p>
<p>Her zaman yinelemek zorunda kalıyor ve yinelemede yarar görüyorum! Eğer ben ulusa herhangi bir hizmette bulunmuşsam, eğer ben herhangi bir girişime önayak olmuşsam, bu hizmet ve girişimin temel kaynağı, saygılar ve sevgilerle bağlı bulunduğum, bundan sonra da saygı ve sevgiyle bahtlılık ve mutluluğuna varlığımı, yaşamımı vereceğim sevgili ulusumdur. Bir ulusta güzel şeyler düşünen insanlar, olağanüstü işler yapmaya yetenekli kahramanlar bulunabilir. Ancak böyle kişiler yalnız başlarına hiçbir şey yapamazlar; meğer ki, genel bir duygunun etkeni, temsilcisi olsunlar. Ben ulusumun düşünceye duygularını yakından bilmek, sevgili ulusumda gördüğüm yetenek ve ihtiyacı belirtmekten başka bir şey yapmadım. Onun bu yetenek ve duygularım bilmekle övünüyorum. Ulusumdaki, bugününkü zaferleri elde edebilecek özelliği görmüş olmak! işte bütün mutluluğum budur.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Önemli bir görevin yerine getirilmesinde benden önce girişime geçen ulus olmuştur. Benim şu, ya da bu nedenle ertelediğim önemli görev için ulus beni uyarmış ve o görevi yaptırmıştır. Bunu ulusun ortak ruhundaki yücelik ve olgunluğa parlak bir örnekle belirtiyorum.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Milli Mücadeleyi yapan doğrudan doğruya ulustur. Ulus, savaşı analarıyla, babalarıyla, kız kardeşleriyle kendisine ülkü edindi. Biliyorsunuz ki, yüzyıllarca olagelen savaşlar ve onların sonuçları olarak tarihe geçen büyük zaferler vardır. Fakat o zaferleri elde edenler kendi ülküleri için değil , şunun bunun suçuna kul köle olarak hareket etmiştir. Oysa, milli mücadelede kişisel tutku değil, ulusal onur gerçek güdü olmuştur.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Ülke ve ulus hizmetlerinde önder olmak isteyenlerin esin kaynağı, ulusun gerçek duyguları ve istekleridir. Bizim sözü edilmeye değer bir davranışımız varsa o da ulusun duygu ve eğilimleri ile ilişki kurmaya çalışmaktan başka bir şey değildir. Her türlü başarının sırrının, her türlü gücün, erkin gerçek kaynağının ulusun kendisi olduğuna inancım tamdır.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Benim değersiz vücudum bir gün elbette toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yaşayacaktır; ve Türk ulusu güvenlik ve mutluluğunu güvence altına alan ilkelerle uygarlık yolunda duraksamadan yürümesini sürdürecektir.</p>
<blockquote><p><strong>19 Mayıs 1926, Hakimiyet-i Milliye gazetesi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ben 1919 yılı Mayıs&#8217;ı içinde Samsun&#8217;a çıktığım gün elimde maddi hiçbir güç yoktu. Yalnız büyük Türk ulusunun soyluluğundan doğan benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevi bir güç vardı. İşte ben, bu ulusal güce , bu Türk ulusuna güvenerek işe başladım.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1927, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ben gerektiği zaman en büyük armağanım olarak Türk ulusuna canımı vereceğim.</p>
<blockquote><p><strong>12 Temmuz 1927, Ulus</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ben ulusun vicdanında ve geleceğinde sezinlediğim doğuştan büyük gelişim yeteneğini, ulusal bir sır gibi vicdanımda taşıyarak yavaş yavaş toplumumuza uygulatmak zorundaydım.</p>
<blockquote><p><strong>1927, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Cumhurbaşkanı olarak, Cumhuriyetin yasalarına ve ulusal egemenlik ilkelerine uyacağım ve bunları savunmaya ve Türk ulusunun mutluluğuna içten bağlı olarak bütün gücümle çalışacağıma, Türk devletine yönelecek her tehlikeye şiddetle karşı koyacağıma, Türkiye&#8217;nin ün ve onurunu korumaya ve yükseltmeye ve üstlendiğim görevin gereklerine kendimi adayacağıma önünüzde namusum üzerine söz vererek and içerim.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1931, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Sizden olan bir kişiye kendinizden fazla önem vermeyiniz. Her şeyi ulusun bir bireyinin onur ve değeri üzerinde toplamak, geçmişe, bugüne ve yarına ilişkin toplum sorunlarının aydınlatılmasını bu yüksek sosyal toplumun alçak gönüllü bir kişisinden beklemek elbette doğru değildir. İçinizden bir kişiyi çok sevebilirsiniz. Ancak bu sevgi ulusal varlığınızı herhangi bir kişiye bağlamaya sizi sürüklememelidir. Bunun tersine davranış kadar büyük bir yanılgı olmaz.</p>
<blockquote><p><strong>Gördüklerim ve Çektiklerim, Ahmet Emin Yalman</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karar ve Uygulama</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/karar-ve-uygulama/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jul 2019 15:22:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[halife]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[Karar ve Uygulama]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı devleti]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<category><![CDATA[Samsun]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Türkü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1985</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı Devletinin temelleri çökmüş, ömrü tükenmişti. Osmanlı ülkeleri bütün bütüne parçalanmıştı. Ortada bir avuç Türkün barındığı bir ata&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı Devletinin temelleri çökmüş, ömrü tükenmişti. Osmanlı ülkeleri bütün bütüne parçalanmıştı. Ortada bir avuç Türkün barındığı bir ata yurdu kalmıştı. Son olarak bunun da paylaşılmasını gerçekleştirmek için uğraşılmaktaydı. Osmanlı Devleti, onun bağımsızlığı, padişah, halife, hükûmet, bunların hepsi içeriğini yitirmiş anlamsız sözlerdi. Neyin ve kimin dokunulmazlığı için kimden ve ne gibi bir yardım istemek düşünülüyordu? O halde sağlam ve gerçek karar ne olabilirdi? Bu durum karşısında bir tek karar vardı. O da, ulusal egemenliğe dayalı tam bağımsız yeni bir Türk Devleti kurmaktı. İşte daha İstanbul&#8217;dan çıkmadan önce düşündüğümüz ve Samsun&#8217;da Anadolu topraklarına ayak basar basmaz uygulamaya başladığımız karar, bu karar olmuştur.</p>
<blockquote><p><strong>1919, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yurdun bütünlüğü, ulusun bağımsızlığı tehlikededir. İstanbul&#8217;daki hükûmet, üstlendiği sorumluluğun gereklerini yerine getirememektedir. Bu hal ulusumuzu hiç yokmuş gibi gösteriyor. Ulusun bağımsızlığını gene ulusun yılmayan kararlılığı kurtaracaktır. Ulusun bugününü ve geleceğini göz önünde tutmak ve haklarını dile getirip bütün dünyaya duyurmak için etkiden ve denetimden uzak ulusal bir kurulun bulunması zorunludur. Anadolu&#8217;nun her yönden en güvenli yeri olan Sivas&#8217;ta ulusal bir kongrenin tez elden toplanması kararlaştırılmıştır.</p>
<blockquote><p><strong>Haziran 1919, Nutuk</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>19 Mayıs 1919&#8217;da Osmanlı Devleti&#8217;nin Görünümü</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/19-mayis-1919da-osmanli-devletinin-gorunumu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jul 2019 16:02:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[15 mayıs 1919]]></category>
		<category><![CDATA[19 Mayıs 1919]]></category>
		<category><![CDATA[19 Mayıs 1919'da Osmanlı Devleti'nin Görünümü]]></category>
		<category><![CDATA[ateşkes]]></category>
		<category><![CDATA[damat ferit]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[İtilaf Devletleri]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı devleti]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<category><![CDATA[Samsun]]></category>
		<category><![CDATA[vahdettin]]></category>
		<category><![CDATA[yunan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1940</guid>

					<description><![CDATA[1919 Mayıs&#8217;ının 19&#8217;uncu günü Samsun&#8217;a çıktım. Genel durum ve görünüm: Osmanlı Devletinin de içinde bulunduğu grup Dünya Savaşında&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1919 Mayıs&#8217;ının 19&#8217;uncu günü Samsun&#8217;a çıktım. Genel durum ve görünüm: Osmanlı Devletinin de içinde bulunduğu grup Dünya Savaşında yenilmiş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, koşulları ağır bir ateşkes anlaşması imzalamış, büyük savaşın uzun yılları boyunca ulus yoksul ve yorgun bir halde, ulus ve ülkeyi bu savaşa sürükleyenler kendi canları kaygısına düşerek ülkeden kaçmışlar. Padişahlık ve halifelik mevkiinde bulunan Vahdettin soysuzlaşmış, yalnız kendisini ve tahtını emniyete alabilme hayali içinde alçakça önlemler araştırmakta. Damat Ferit Paşanın başkanlığındaki hükûmet güçsüz, onursuz, korkak yalnız padişahın isteklerine uymuş ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecek herhangi bir duruma razı. Ordunun elinden silah ve cephanesi alınmış ve alınmakta. İtilaf devletleri Ateşkes Anlaşması hükümlerine uymayı gerekli görmüyorlar. Bir uydurma nedenle donanmaları ve askerleri İstanbul&#8217;da. Adana ilini Fransızlar, Urfa, Maraş, Antep&#8217;i İngilizler işgal etmiş; Antalya ile Konya&#8217;da İtalyan birlikleri, Merzifon ve Samsun&#8217;da İngiliz askerleri bulunuyor. Her yanda<br />
yabancı devletlerin subay ve memurları ve ajanları faaliyette. En sonunda, konuşmamıza başlangıç olarak aldığımız tarihten dört gün önce İtilaf devletlerinin uygun bulmasıyla, 15 Mayıs 1919&#8217;da, Yunan ordusu İzmir&#8217;e çıkıyor. Bundan başka, ülkenin her yanında, Hristiyan azınlıklar, özel istek ve amaçlarının gerçekleşmesi, devletin bir an önce çökmesi için gizli, açık çaba göstermekte.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1927, Nutuk</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mehmet Şakir Ülkütaşır</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/mehmet-sakir-ulkutasir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jul 2019 16:54:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk sinop]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Sinop]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün sinop anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Harf İnkılabı]]></category>
		<category><![CDATA[Kemalist Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Şakir Ülkütaşır ve Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Şakir Ülkütaşır'ın Atatürk hakkında söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ülkütaşır ve Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[methmet şakir ülkütaşır]]></category>
		<category><![CDATA[Samsun]]></category>
		<category><![CDATA[Sinop]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1670</guid>

					<description><![CDATA[Atatürk&#8217;ün Sinop&#8217;ta Verdiği İlk Ders &#8211; Bugün, dedi, Sinop çok sevinçli günlerinden birini yaşıyacaktır. Pek sevgili konuğumuz yoldadır.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Atatürk&#8217;ün Sinop&#8217;ta Verdiği İlk Ders</strong><br />
&#8211; Bugün, dedi, Sinop çok sevinçli günlerinden birini yaşıyacaktır. Pek sevgili konuğumuz yoldadır.<br />
Dostumun bu sözlerini doğrusu biraz müphem bulmuştum. Bu sefer ben, aynı surette yüzüne baktım ve kendisinden beni bu hususta aydınlatmasını rica ettim. O zaman kulağıma eğildi ve çok sevinçli bir ifadeyle:<br />
-Gazi geliyor, Gazi! dedi.<br />
O dakikada kalbimin derinliklerinden sanki bir şimşek pırıltısının aktığını bütün vücudumun büyük bir heyecanın sarıp sarstığını hissettim. Dostum parktan hükümet konağına doğru ilerlerken, ben de elimdeki kitabı kapamış, gözlerim bir noktaya dikili dalmıştım. Nasıl dalmıyayım: Biraz sonra, bir tarih yapan yine yeni ve orijibal bir devrim hamlesi yaratmış olan en büyüğümüzü görecektim. Onu görmek, onu dinlemek şüphesiz bir saadetti; hatta belki de bir ibadetti. İşte ben o büyük insanın o zaman için ilk olan yirmi saatlik şerefli huzurunu en aziz bir hatıra olarak saklar, anarım.<br />
O akşam yalıdaki parkta büyük Ata&#8217;nın huzurlarında toplanmıştık. Berrak bir sema altında gece yarılarına kadar süren toplantı, diyebilirim ki tamamıyle ilmi ve fikri bir hava içinde geçti. Büyük öğretmenimizin Türk tarihine ve Türk diline dair yüksek ve geniş bilgileri, gözlerimizi yeni ufuklara çeviriyordu. Tarih ve dil konuşmalarından sonra, Alfabe devrimine geçildi. Büyük Ata, bu devrimin doğuracağı kültür gelişmelerinin mana ve mahiyetini de anlattı.Pek temiz ve canlı bir ifade, çok derin ve çekici bir talakat onun saatlerce süren izahlarında hiç değişmeyen bir vasıftı.<br />
Gece saat tam 3 olmuştu. Atatürk:<br />
-Arkadaşlar, tarihe, dile, harf inkılabına, hatta memleket işlerine dair birçok şeyler konuştuk. Samimi bir muhit ve hava içinde geçirdiğim bu dakikaları unutamıyacağım. Çok mütehassisim. Vakit geldi. Müsaadenizi rica edeceğim, dedi.<br />
Bir dakika sonra ayağa kalktı; yavaş yavaş park iskelesine doğru ilerledi. 19 Mayıs 1919&#8217;da bugünkü Kemalist Türkiye&#8217;yi kurmak üzere Samsun&#8217;dan Anadolu içlerine doğru ilerleyen Büyük Kurtarıcımızı, bu seferde yaptığı devrimlerden birini daha feyizlendirmek için gittiği aynı kutsal yola, Samsun&#8217;a uğurladık.</p>
<blockquote><p><em>Türk Milliyetçilerinin Kalemiyle Atatürk, s. 32-33.</em></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
