<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ruslar &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/ruslar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 12:00:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>ruslar &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Atatürk&#8217;e Bir Köylünün Yanıtı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ataturke-bir-koylunun-yaniti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2020 10:06:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[balkan milletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hilmi Yücebaş]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı devleti]]></category>
		<category><![CDATA[ruslar]]></category>
		<category><![CDATA[türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5374</guid>

					<description><![CDATA[Türk milleti tarihi boyunca büyük savaşlar kazanmış, ülkeler fethetmiş ve sayısız devletler kurmuştur. Ancak, tarihte bunları başarıp da&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk milleti tarihi boyunca büyük savaşlar kazanmış, ülkeler fethetmiş ve sayısız devletler kurmuştur. Ancak, tarihte bunları başarıp da kendisini unutan, başarılarından başka ulusları yararlandıran, “Nasıl olsa bu bende, bundan bana kötülük gelmez.” mantığıyla kendisinden olanı ihmal eden, yoksulluğa ve cehalete mahkûm eden, kendisine itaat etmeyeceğini veya kendisinden ayrılacağını düşündüğü azınlıklara ise varını yoğunu yediren başka bir millet de  yoktur.</p>
<p>Ne yazıktır ki bu hatamızı Osmanlı Devleti’nin son döneminde azınlıkların içlerinde sopayla kovulup Anadolu’ya döndüğümüzde anladık. Oysa seferlerin tüm yükünü mal ve canlarıyla Türkler taşırken azınlıklar hayatın tadını ç ıkarmışlar ve ekonomik yönden güçlenmişlerdir. Ama o Anadolu ki bütün bunlara rağmen kucak açmasını bildi. ATATÜRK “Onun içindir ki Türkiye’ye ve Türklüğe karşı olan görevlerimiz bitmemiştir.” diyor. Aşağıdaki anekdot Türklüğün ihmal edilmişliğini yansıtması bakımından anlamlı bir örnektir:</p>
<p>Tarihimiz sayısız savaşlarla doludur. Biz bu savaşlardan baş kaldırıp ne memleketi imar edebilmişiz, ne de kendimiz refaha kavuşmuşuzdur. Bu bizim suçumuz olduğu kadar düşmanlarımızın da suçudur. Çünkü başta Ruslar olmak üzere düşmanlarımız hep şöyle düşünürlerdi:</p>
<p>-Türklere rahat vermemeli ki, başka sahalarda ilerleyemesinler&#8230;</p>
<p>Bunun için de sık sık başımıza belâlar çıkarırlar, savaşlar açarlar, Balkan milletlerini “istiklâl” diye kışkırtırlardı.</p>
<p>Biz böyle durmadan savaşırken de o zamanlar askere alınmayan gayrimüslimler zenginleşirlerdi.</p>
<p>Onların neden zengin, bizim neden fakir kaldığımızı bir köylü, ATATÜRK’e verdiği kısa bir cevap ile çok güzel açıklamıştır.</p>
<p>ATATÜRK, Mersin’e yaptığı seyahatlerden birinde, şehirde gördüğü büyük binaları işaret ederek sormuş:</p>
<p>-Bu köşk kimin?</p>
<p>-Kirkor’un&#8230;</p>
<p>-Ya şu koca bina?</p>
<p>-Yargo’nun&#8230;</p>
<p>-Ya şu?</p>
<p>-Salomon’un&#8230;</p>
<p>ATATÜRK biraz sinirlenerek sormuş:</p>
<p>-Onlar bu binaları yaparken ya siz nerede idiniz? Toplananların arkalarında bir köylünün sesi duyulur:</p>
<p>-Biz mi nerede idik? Biz Yemen’de, Tuna boylarında, Balkanlar’da, Arnavutluk dağlarında, Kafkaslarda, Çanakkale’de, Sakarya’da savaşıyorduk paşam&#8230;</p>
<p>ATATÜRK bu anısını naklederken:</p>
<p>-Hayatımda yanıt veremediğim tek insan bu ak sakallı ihtiyar olmuştur, der dururdu.</p>
<p><em>Yücebaş; s. 55-56. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Ulusu</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-ulusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 14:19:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alman]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Bristol]]></category>
		<category><![CDATA[büyük millet meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız]]></category>
		<category><![CDATA[Hakimiyet-i Milliye]]></category>
		<category><![CDATA[ruslar]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2463</guid>

					<description><![CDATA[Baylar, bende bazı arkadaşlarım gibi Batı uluslarını, bütün dünya uluslarını tanırım. Fransızları tanırım, Almanları tanırım, Rusları ve bütün&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Baylar, bende bazı arkadaşlarım gibi Batı uluslarını, bütün dünya uluslarını tanırım. Fransızları tanırım, Almanları tanırım, Rusları ve bütün dünya uluslarını kişisel olarak tanırım ve bu tanışmam savaş meydanlarında olmuştur, ateş altında olmuştur, ölüm karşısında olmuştur. Yemin ederek inanmanızı isterim ki, bizim ulusumuzun içgücü bütün ulusların içgücünden üstündür.</p>
<blockquote><p><strong>Temmuz 1920, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bayanlar, baylar, açıkça söyleyeyim ki, biz, üç buçuk yıl öncesine kadar sadece bir topluluk halinde yaşıyorduk. Bizi istedikleri gibi yönetiyorlardı. Dünya bizi temsilcilerimize göre tanıyordu. Üç buçuk yıldır tam anlamıyla ulus olarak yaşıyoruz. Bunun maddi ve belirgin tanığı yönetimi, biçimi ve niteliğidir ki, onu yasa Büyük Millet Meclisi diye adlandırmıştır.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bizim ulusumuz, ulusallığını anlamazlıktan gelişinin çok ağır cezalarını gördü. Osmanlı İmparatorluğu içindeki çeşitli topluluklar hep ulusal inanlara sarılarak, ulusallık ülküsünün gücüyle kendilerini kurtardılar. Biz ne olduğumuzu, onlardan ayrı ve onlara yabancı bir ulus olduğumuzu aralarından kovulunca anlayabildik. Gücümüz zayıflar zayıflamaz, onurumuzu kırarak aşağıladılar. Anladık ki kabahatimiz kendimizi unutmalığımızmış (1).</p>
<p>(1) Atatürk&#8217;ün ABD elçisi Bristol ile konuşmasından.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bir ulus için mutluluk olan bir şey, başka bir ulus için felaket olabilir. Aynı neden ve koşullar birini mutlu ettiği halde başka birini mutsuz edebilir. Onun için bu ulusa gideceği yolu gösterirken dünyanın her türlü biliminden, bulgularından ve gelişmelerinden yararlanalım, ama asıl temeli içimizde atmak zorundayız. Ulusumuzun tarihini, ruhunu, geleneklerini gerçek, sağlam ve doğru bir bakışla görmeliyiz. Açıkça söyleyelim ki, hala ve hala genç aydınlarımızın halkla uyum halinde olmaları kesin gerçekleşmemiştir. Ülkeyi kurtarmak için bu iki anlayış arasındaki ayrılığı gidermek, yürümeye başlamadan önce de bu iki anlayış arasında uyumu sağlamak gerekir. Bunun için halkın yürümesini hızlandırması, aydınların da çok hızlı gitmesi gerekmektedir. Ancak halka yaklaşmak, halkla kaynaşmak daha ziyade aydınlara düşen bir ödevdir. Gençlerimiz ve aydınlarımız niçin yürüdüklerini ve ne yapacaklarını önce kendi kafalarında iyice kararlaştırmalıdırlar. Yüzyıllardır düşmanlarımız Avrupa topluluklarına Türklere karşı kin ve düşmanlık düşüncesi aşılamışlardır. Batı kafasına yerleşmiş olan bu düşünceler özel bir anlayış meydana getirmiştir. Bu anlayış her şeye ve bütün olup bitenlere karşın hala sürmektedir. Ve Avrupa&#8217;da hala Türk&#8217;ün her türlü ilerleyişe düşman olan, ruh ve düşünce bakımından gelişmeye elverişli olmayan bir adam olduğu sanılmaktadır. Bu büyük bir yanılgıdır. Sorunu basitleştirmek için size şu örneği ileri süreceğim: Tutunuz ki karşınızda iki adam var; bunlardan biri zengin ve her türlü araç emrinde; ötekisiyse yoksul ve elinde hiç bir araç yok. Bu araçlar konusunun dışında ikincisinin ruhsal bakımından ötekisinden hiç farkı yok, ötekisinden aşağı da değil. İşte Avrupa ile Türkiye birbirine karşı bu durumdadır.</p>
<blockquote><p><strong>27 Eylül 1923, Hakimiyet-i Milliye </strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türkiye halkı, soy, din ve kültür bakımından birleşik, birbirine karşılıklı saygı ve özveri duyguları besleyen, yazgısı ve<br />
çıkarları ortak olan bir toplumdur.</p>
<blockquote><p><strong>Kasım 1932, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bolşeviklerle İlişkilerin Niteliği</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/bolseviklerle-iliskilerin-niteligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 11:46:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bolşeviklerle İlişkilerin Niteliği]]></category>
		<category><![CDATA[boşevik]]></category>
		<category><![CDATA[kapitalizm]]></category>
		<category><![CDATA[komünizm]]></category>
		<category><![CDATA[Komünizm sosyal bir sorundur]]></category>
		<category><![CDATA[ruslar]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[tam bağımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Türk hükümeti]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal sınır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2470</guid>

					<description><![CDATA[Komünizme karşı çare vardır: Komünizm ilkelerinin, kurallarının ülkemizde ve ulusumuz arasında uygulanabilirliğine aklı yatmak, ya da aklı yatanlar&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Komünizme karşı çare vardır: Komünizm ilkelerinin, kurallarının ülkemizde ve ulusumuz arasında uygulanabilirliğine aklı yatmak, ya da aklı yatanlar aracılığıyla uygulanabileceğini ülkeye ve bütün ulusa anlatmak. Eğer bu gerçeklere ulusumuzun çoğunluğunun aklı yatıyorsa, ya yeteneğimiz vardır; yaparız; ya da uygulanabilirliği yoktur, anlarız. Çekiniriz, yapamayız. Ancak bu gerçeklere karşı da uygulanabilir niteliği olmadığına göre, uygulamaya kalkışanlara hükümet her türlü yolu kullanmada kendisini haklı sayar. Ben toplum bilimle pek uğraşmadım. Fakat bilirim ki komünizm doğal olarak sınır tanımaz. Oysa biz ulusal bir sınır kabul ediyoruz. Sonra tam bağımsızlıktan söz ediyoruz. Belki de komünizm tam serbestlikten yanadır. Biz de sınır tanıma serbestliğini kabul etmiyoruz. Bundan ötürü, hükümetin siyaseti çok açık ve belirgin bir siyasettir. Ve bu siyasetin de yalnız çoğunluğumuza veya kurulumuza değil ulusun tümüne dayanmakta olduğuna tamamiyle inanıyorum. Bizim Ruslarla olan ilişkilerimizde, temelde, kapitalizme karşı, yani komünizm ilkelerine değinilmemiştir bile. Görüşebilmek için komünist olunuz, ya da olmak zorundasınız diye kimse bir şey demediği gibi, sizinle dost olabilmek için komünist olmaya karar verdik de dememişizdir. Böyle bir kural yoktur.</p>
<blockquote><p><strong>Ocak 1921, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Komünizm sosyal bir sorundur. Ülkemizin durumu, ülkemizin toplumsal koşulları, dinsel ve ulusal geleneklerimizin gücü, Rusya&#8217;daki komünizmin bizde uygulanmasının uygun olmadığı kanısını destekler niteliktedir. Son zamanlarda ülkemizde komünizm ilkeleri üzerinde kurulan partiler bu gerçekleri tecrübeleriyle anlayarak etkinliklerini durdurma gereğine inanmışlardır. Hatta Rusların bağlaşıklarının, müttefiklerinin kendilerinin bile bizim için bu gerçeğin belirgin olduğuna akılları yatmıştır. Bundan ötürü, bizim Ruslarla olan ilişki ve barış durumumuz ancak iki bağımsız devletin uyuşma ve bağlaşıklık (ittifak) ilkeleriyle ilgilidir.</p>
<blockquote><p><strong>Şubat 1921, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türkiye&#8217;de bolşeviklik olmayacaktır. Çünkü Türk hükümetinin ilk amacı halka özgürlük ve mutluluk vermektir.</p>
<blockquote><p><strong>21 Haziran 1931, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
