<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Rıza Pehlevi ve Atatürk &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/riza-pehlevi-ve-ataturk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 05 Aug 2019 13:10:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Rıza Pehlevi ve Atatürk &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Savaş Başka Bir Şeydir</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/savas-baska-bir-seydir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 13:10:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk savaş meydanları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve barış]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk yurtta sulh cihanda sulh]]></category>
		<category><![CDATA[barış]]></category>
		<category><![CDATA[İran Şahı Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[İran Şahı Rıza Pehlevi ve Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[İran Şahı ve Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Lozan Antlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Rıza Pehlevi ve Atatürk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2508</guid>

					<description><![CDATA[İran Şahı Rıza Pehlevi’nin Türkiye’yi ziyareti sırasında Atatürk, çok sevdiği misafirini İzmir’e, oradan Balıkesir yoluyla Çanakkale’ye de götürmüştü.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İran Şahı Rıza Pehlevi’nin Türkiye’yi ziyareti sırasında Atatürk, çok sevdiği misafirini İzmir’e, oradan Balıkesir yoluyla Çanakkale’ye de götürmüştü. O zaman Çanakkale Boğazı’nın iki tarafında, Lozan Antlaşması<br />
gereğince, bazı askersizleştirilmiş bölgeler vardı. Bu sebeple Anadolu yakasında, Çanakkale kasabasının güneyinde bu bölgenin sınırı üzerindeki Kirazlı<br />
Mevkiinde büyücek bir askeri garnizon kuruluyordu.<br />
Garnizon binalarından birinin, hatırımda kaldığına göre, alay karargâhının,<br />
temel atma töreni, iki dost devlet başkanının ziyaret gününe tesadüf ettirilmişti.<br />
Atatürk, o bölgede bulunan askeri kıtaları, ikiye ayırarak küçük bir manevra yaptırmış, misafiri ile bindiği açık otomobille, tatbikatı takip ede ede<br />
temel atma töreninin yapılacağı yere gelmişti. Otomobilde şah sağda, Atatürk solda – ki temel atılacak yer de bu tarafta idi- oturuyordu ve yine o tarafta yapılmakta olup sonuna gelmekte olan manevranın sonucunu, eliyle<br />
bazı yerleri işaret ederek, Şah’a açıklamaya çalışıyordu.<br />
Birden bire bir koyunun, temel için açılan çukura doğru, yere yatırılmış kesilmek üzere olduğunu gördü; kurban kesiyorlardı.<br />
&#8211; Durunuz! Diye bağırdı, durdular.<br />
O açıklamasını tamamlarken, iki devlet başkanı tarafından imzalanmış olan<br />
bir belge madeni bir kutu içerisinde temele yerleştiriliyordu, bu iş de bittikten sonra başını koyunun aksi tarafına çevirerek;<br />
&#8211; Şimdi yapacağınızı yapın! Emrini verdi<br />
İran Şahı duyduğu derin hayreti gizlemeyerek ve cevap amacı beklemeyen<br />
bir eda ile, “Fakat Hazret-i Gazi” dedi (İran Şahı Atatürk’e böyle hitap<br />
ederdi).<br />
Atatürk, büyük misafirinin ne demek istediğini anlamıştı; sözünü kesti:<br />
&#8211; Evet! diye cevap verdi.<br />
&#8211; Ben kana bakamam. Bir tavuğun dahi boğazlandığını görmeye tahammülüm yoktur.<br />
İran Şahı’nın şaşkınlığı artmıştı; tekrar sordu:<br />
&#8211; Ya bu kadar çok bulunduğunuz büyük ve kanlı muharebe meydanları?<br />
Atatürk:<br />
&#8211; Ha, o başka meseledir. Öyle yerlerde cesetlerin üzerinden atlayarak<br />
yürürüm.<br />
Ve gözleri dalgın tekrarladı:<br />
&#8211; O bambaşka bir iştir.</p>
<blockquote><p>Hasan Rıza Soyak, Atatürk’ten Hatıralar, İstanbul: YKY., 2004, S. 35-36</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
