<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Rıfat Börekçi &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/rifat-borekci/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 11:56:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Rıfat Börekçi &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çankaya&#8217;da Hediye Edilmek İstenen Ev</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/cankayada-hediye-edilmek-istenen-ev/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Dec 2019 21:42:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[Çankaya'da Hediye Edilmek İstenen Ev]]></category>
		<category><![CDATA[Keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[müdafaa-i hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Muzaffer Kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[Rıfat Börekçi]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ziraat Okulu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4633</guid>

					<description><![CDATA[Atatürk ve beraberindekiler, 27 Aralık 1919 tarihinde Ankara&#8217;ya ilk geldiklerinde, Keçiören&#8217;deki Ziraat Okulu&#8217;na (bugünkü meteoroloji binası olan) yerleşmişlerdi.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk ve beraberindekiler, 27 Aralık 1919 tarihinde Ankara&#8217;ya ilk geldiklerinde, Keçiören&#8217;deki Ziraat Okulu&#8217;na (bugünkü meteoroloji binası olan) yerleşmişlerdi.</p>
<p>O zamanlar isyancılar, her tarafta, özellikle Bolu&#8217;da, Düzce&#8217;de birçok olay çıkarıyorlardı. Olaylar Polatlı&#8217;da bile görülmüş, hatta bir gece Ata&#8217;nın yatıp kalktığı binaya bile kurşunlar atılmıştı. Bina çok geniş ve etrafı da açık olduğu için korunması çok güçtü. Bu nedenle, sonradan istasyondaki, bugün müze olan binaya taşınılmıştı.</p>
<p>Bu bina, hem Meclis&#8217;e yakın, hem korunması kolay sağlanıyor, hem istasyonun telefon ve telgrafhanesinden istenildiği kadar istifade edilebiliyordu. Ayrıca Ankara&#8217;ya gelenleri, istasyonda karşılamak rahat oluyordu. Bu nedenle, Atatürk bu binaya, &#8220;Direksion&#8221; ismini vermişlerdi.</p>
<p>Atatürk, istasyondaki bu küçük binaya taşındıktan sonar, binanın üst katını evi gibi döşetmiş; alt katını da çalışma yeri olarak kullanıyorlardı. Bu yer tabii ki, çok küçüktü. Atatürk&#8217;ün de pek çok resmi ve özel kişilerle görüşme zorunluluğu doğmuştu. Artık TBMM başkanı idi.</p>
<p>Bunu düşünen Ankara müftüsü ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı Rıfat Börekçi olmak üzere, zengin Ankaralılar, Atatürk&#8217;e bir ev alıp hediye etmek istediler. Bu nedenle, aralarında para toplayarak belediyeye yatırırlar. Belediye de üç ev seçip pey vererek Atatürk&#8217;ten bunların birisini seçmesini ister.</p>
<p>O zamanlar Ankara, kale ve civarından ibaretti. Dikmen, Keçiören, Etlik ve Çankaya&#8217;da zenginlerin bağ ve bahçeleri vardı. Zenginler yazın oralara taşınır, kış gelince Ankara&#8217;ya dönerlerdi.</p>
<p>Atatürk 1921 yılının Mayıs ayında bir gün beni çağırdı ve &#8220;Çocuk Ankara Belediyesi bize bir ev bağışlamak istiyor. Üç tane ev seçmişler. Git gör. Hangisi bize uygunsa, bana gizlice söyle. Onu kabul edelim ve oraya taşınalım&#8221; dediler. İşleri çok yoğun olduğundan gidip eve, bahçeye bakacak zamanları hiç yoktu. Fakat belediyenin de bu kibar hareketine karşı kabalık yamak istemiyorlardı. Bu nedenle, kendisine, &#8220;Gidip görmeden binayı birine seçtirdi&#8221; dedirtmemek düşüncesiyle, benim yaptığım seçimin gizli kalmasını istiyorlardı.</p>
<p>Evlerden biri Etlik&#8217;te, biri Keçiören&#8217;de biri de Çankaya&#8217;da idi. Ben gidip üçünü de gördüm. Gelip hepsini tek tek ve etraflıca Ata&#8217;ya anlattım. Her zaman olduğu gibi bana sordular, &#8220;Sence hangisi en uygunu?&#8221; dediler.</p>
<p>Çankaya&#8217;daki ev Çankaya&#8217;nın en yüksek yerinde, bahçesinde gayet güzel yetişmiş meyve ve kavak ağaçları olan, tahta kepenkli bir bağ evi idi. Daha önceleri bir İngiliz deri tüccarı oturduğu için de bayağı bakımlı idi. Bu nedenle ben de, &#8220;Çankaya&#8217;daki ev en uygun olanıdır Paşam&#8221; dedim.</p>
<p>&#8220;Öyleyse, Çankaya&#8217;daki evi beğendiğimizi teşekkürlerimizle birlikte belediyeye yazmalarını söyleyiniz&#8221; dediler. Ben de yazıyı hemen yazdırdım.</p>
<p>Böylece Çankaya&#8217;daki bugün müze olan ev beğenilince, sahipleri olan Bulgurluzade Rıfat ve Mehmet Efendilerden Atatürk&#8217;e hediye edilmek üzere hemen satın alındı.</p>
<p>Fakat Atatürk, hediye edilmek istenen bu evi hediye olarak almaktan rahatsız oluyorlar, bütün ısrarlara rağmen evin tapusunu kendi üzerlerine yaptırmak istemiyorlardı.</p>
<p>Birinci İnönü Muharebesi yeni kazanılmıştı. Büyük kahramanlık gösteren ordumuzu onurlandırmak için, bu evi orduya bağışlamak istemekte idi. Bu nedenle, hayat boyu kendilerinin oturmaları kaydıyla, evin tapu tescilini Milli Savunma Bakanlığı&#8217;na yaptırmışlardı. (31.05.1921)</p>
<p>Bu şartla alınan evin onarımını önce mimar Vedat Bey üstlenmiş, sonra da Sarı Hikmet diye tanınan Hikmet Koyunoğlu tamamlamıştı. Köşkün tamiri aynı yıl sonbaharında bitirilmiş ve oraya taşınılarak orada oturmaya başlanmıştı.</p>
<blockquote><p><strong>Muzaffer Kılıç&#8217;tan</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ten Hiç Yayınlanmamış Anılar, Yurdakul Yurdakul</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şapka Devrimi Neden Kastamonu&#8217;da İlân Edildi?</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/sapka-devrimi-neden-kastamonuda-ilan-edildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Oct 2019 11:00:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[Diyanet İşleri Reisi]]></category>
		<category><![CDATA[fes]]></category>
		<category><![CDATA[gazi]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[Rıfat Börekçi]]></category>
		<category><![CDATA[Saffet Arıkan]]></category>
		<category><![CDATA[şapka]]></category>
		<category><![CDATA[Şapka Devrimi Neden Kastamonu'da İlân Edildi?]]></category>
		<category><![CDATA[şapka kanunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4253</guid>

					<description><![CDATA[Saffet Arıkan anlatıyor: Hiç unutmam Ağustos&#8217;un ilk günlerinde Kastamonu&#8217;dan bir heyet gelmişti. Âdet yerini bulsun diye haber verdim.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Saffet Arıkan anlatıyor:</p>
<p>Hiç unutmam Ağustos&#8217;un ilk günlerinde Kastamonu&#8217;dan bir heyet gelmişti. Âdet yerini bulsun diye haber verdim. Gazi, hemen ilgilendi.</p>
<p>&#8220;Bu heyeti ben kabul edeceğim, yarın Çankaya&#8217;ya getir.&#8221; dedi.</p>
<p>Bu emre hayret etmekle beraber hususi bir mana da veremedim. Ertesi gün gazi heyeti kabul etti, olağanüstü iltifatlarda bulundu. Bir saat kadar yanında tuttu, Kastamonu hakkında çeşitli sualler (sorular) sordu. Heyeti uğurlarken:</p>
<p>&#8220;Davetinize çok teşekkür ederim, yakında Kastamonu&#8217;ya geleceğim. Hemşehrilerime selam söyleyiniz.&#8221; dedi.</p>
<p>Hâlbuki heyet Gazi&#8217;yi Kastamonu&#8217;ya davet etmemişti. Bu sözleri işitince hayretim büsbütün arttı. Ama gene bir mana veremedim. Heyeti uğurladıktan sonra benim kalmamı emretti. Koluma girerek beni salona götürdü, çok neşeliydi:</p>
<p>&#8220;Çocuğum, Kastamonu&#8217;ya gidiyorum. Şapkayı orada giyeceğim.&#8221; dedi.</p>
<p>Epeyce zaman beri zihninin şapka meselesiyle meşgul olduğunu biliyordum. Birkaç arkadaşı Beyoğlu&#8217;nda şapka giyerek gezdirmiş,  yapacağı akisleri (yankıları) inceletmişti. Sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Niçin Kastamonu&#8217;yu seçtiğimi bilmezsin. Dur, anlatayım. Bütün vilayetler beni tanır. Ya üniforma ile yahut fesli, kalpaklı sivil elbise ile görmüşlerdir. Yalnız Kastamonu&#8217;ya gidemedim; ilk önce nasıl görürlerse öyle alışırlar, yadırgamazlar. Üstelik bu vilayet halkının hemen hepsi asker ocağından geçmişlerdir. İtaatlidirler, munistirler (cana yakın). Adları mutaassıp (tutucu) çıkmışsa da anlayışlıdırlar. Bunun için şapkayı orada giyeceğim&#8221; dedi.</p>
<p>Birkaç gün sonra gitti ve şapkalı olarak döndü. Dönüşte Ankara&#8217;ya yaklaşırken en çok Diyanet İşleri Reisi Rıfat Efendi üzerinde yapacağı tesiri düşünüyor, onun kırılmasını istemiyordu.</p>
<p>Ankara&#8217;da kendisini karşılayanları, şapkasını çıkararak selamlarken gözü hep Rıfat Efendi&#8217;de idi. Rıfat Efendi, büyük bir anlayış gösterdi. O da sarıklı fesini çıkararak Gazi&#8217;yi çok sevindirmişti. Hoca&#8217;yı otomobiline aldı. Kendi başında şapka vardı. Rıfat Efendinin başı açıktı. Böylece şehre girildi.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
