<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Osmanlı İmparatorluğu &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/osmanli-imparatorlugu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Dec 2025 22:18:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Osmanlı İmparatorluğu &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir Sözü Mustafa Kemal Atatürk</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturk-hayatta-en-hakiki-mursit-ilimdir-sozunu-nerede-soyledi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 May 2020 03:04:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[1924 samsun]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürkçülük]]></category>
		<category><![CDATA[cehalet]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[hayatta en hakiki mürşit ilimdir]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Türk tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5062</guid>

					<description><![CDATA[İnsanlık tarihindeki gelişim incelenecek olursa görülecektir ki uygarlık adına en önemli sıçramalar insanoğlunun doğayı ve kendini merak duygusuyla&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlık tarihindeki gelişim incelenecek olursa görülecektir ki uygarlık adına en önemli sıçramalar insanoğlunun doğayı ve kendini merak duygusuyla neden sonuç ilişkisi içerisinde sorguladığı dönemlerde gerçekleşmiştir. Bilimde ve teknolojide bugün ulaşılmış olan kazanımlar hep bu sorgulamaların neticesinde elde edilmiştir. İnsanlar ne zaman ki çevresinde olup bitenlere kayıtsız kalmışlar ve her şeyde metafizik bir neden aramışlarsa o dönemler insanlık tarihinin karanlık dönemleri olmuştur.</p>
<p>Sadece insanlık tarihi değil Türk tarihine de bakıldığında görülecektir ki, ne zaman Türkler bilime ve bilim adamlarına değer vermişlerse yükselmişler, ne zaman hurafelere dayalı anlayışlara itibar edip bilimin karşısında olmuşlarsa güçsüz kalıp devletlerinden olmuşlardır. </p>
<p>Koskoca Osmanlı İmparatorluğu’nun başına da aynı felâket gelmiştir. Böyle bir felâketin bir daha yaşanmaması için ATATÜRK, dünya sorunlarını metafizik yöntemlerle değil, bilimsel yöntemlerle çözmeyi esas alan bir eğitim sistemi kurmuştur. Bu sitemin başarısında ise en büyük sorumluluğu da öğretmenlere vermiştir. O, 22 Eylül 1924’te Samsun’da öğretmenlerle yaptığı konuşmada şöyle demiştir:</p>
<p>“Efendiler,<br />
Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en hakikî rehber ilimdir, fendir. İlim ve fennin dışında rehber aramak gaflettir, cahilliktir, doğru yoldan sapmaktır. Yalnız ilmin ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının gelişimini anlamak ve ilerlemelerini zamanında takip etmek şarttır. Bin, iki bin, binlerce yıl önceki ilim ve fen dilinin çizdiği kuralları, şu kadar bin yıl sonra bugün aynen uygulamaya kalkışmak elbette ilim ve fennin içinde bulunmak demek değildir. Çok mesut bir duygu ile anlıyorum ki hitap ettiklerim bu gerçekleri anlamışlardır. Mutluluğum artıyor. Öğretmenlerimiz, eğitim ve öğretiminden sorumlu oldukları yeni nesli, gerçeğin ışıklarıyla donatılmış bir şekilde yetiştireceklerine söz vermişlerdir. Bu hepimiz için onur verici bir durumdur.”</p>
<blockquote><p>Atatürkçülük (Birinci Kitap); s. 63.</p></blockquote>
<details style="margin-bottom: 20px;">
<summary style="cursor: pointer; padding: 10px 0;">
<h2 style="display: inline; font-size: 1.2em;">&#8220;Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir&#8221; Sözünü Kim Söylemiştir?</h2>
</summary>
<div style="margin-top: 10px; padding-left: 15px;">
<p>Bu söz, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin kurucusu <strong>Mustafa Kemal Atatürk</strong> tarafından söylenmiştir. Atatürk&#8217;ün akılcılığa, bilime ve gerçekçiliğe verdiği önemi özetleyen en meşhur vecizelerinden biridir.</p>
</p></div>
</details>
<hr>
<details style="margin-bottom: 20px;">
<summary style="cursor: pointer; padding: 10px 0;">
<h2 style="display: inline; font-size: 1.2em;">&#8220;Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir&#8221; Ne Demek?</h2>
</summary>
<div style="margin-top: 10px; padding-left: 15px;">
<p>Bu sözü anlamak için içerisindeki eski Türkçe kelimelerin günümüzdeki karşılıklarına bakmak gerekir:</p>
<ul>
<li><strong>Mürşit:</strong> Doğru yolu gösteren, kılavuz, rehber, önder.</li>
<li><strong>Hakiki:</strong> Gerçek, doğru.</li>
<li><strong>İlim:</strong> Bilim, bilgi.</li>
</ul>
<p><strong>Anlamı:</strong> İnsanın yaşamı boyunca karşılaşacağı sorunları çözerken, bir karar alırken veya bir hedef belirlerken başvuracağı en gerçek, en doğru ve en güvenilir rehber <strong>bilimdir (akıldır).</strong> Atatürk bu sözüyle, hurafelerin, batıl inançların veya dogmatik düşüncelerin değil; deneyin, gözlemin ve aklın yol göstericiliğinin esas alınmesi gerektiğini vurgulamıştır.</p>
</p></div>
</details>
<hr>
<details style="margin-bottom: 20px;">
<summary style="cursor: pointer; padding: 10px 0;">
<h2 style="display: inline; font-size: 1.2em;">&#8220;Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir&#8221; Sözü Hangi İlke ile İlgilidir?</h2>
</summary>
<div style="margin-top: 10px; padding-left: 15px;">
<p>Atatürk&#8217;ün bu sözü doğrudan <strong>Laiklik</strong> ilkesiyle ilgilidir. Çünkü Laiklik, aklın ve bilimin dogmalardan özgürleşmesini ve devlet/toplum düzeninin bilimsel esaslara göre şekillenmesini savunur.</p>
<p>Bunun yanı sıra, bilimin sürekli gelişimi ve yeniliği temsil etmesi nedeniyle <strong>İnkılapçılık</strong> ilkesiyle de yakından ilişkilidir.</p>
</p></div>
</details>
<hr>
<details style="margin-bottom: 20px;">
<summary style="cursor: pointer; padding: 10px 0;">
<h2 style="display: inline; font-size: 1.2em;">Sözün Tamamı: &#8220;Dünyada Her Şey İçin&#8230; En Hakiki Mürşit İlimdir&#8221;</h2>
</summary>
<div style="margin-top: 10px; padding-left: 15px;">
<p>Bu cümle, sözün tamamı ve daha kapsamlı halidir. Burada Atatürk, bilimin sadece laboratuvarlarda değil, hayatın her alanında gerekli olduğunu vurgular:</p>
<ol>
<li><strong>Medeniyet İçin:</strong> Çağdaş milletler seviyesine ulaşmak, ancak bilimsel ve teknolojik gelişmelerle mümkündür.</li>
<li><strong>Hayat İçin:</strong> Günlük yaşamı kolaylaştırmak, sağlığı korumak ve refahı artırmak bilimsel düşünce ile olur.</li>
<li><strong>Başarı İçin:</strong> Gerek bireysel gerek toplumsal başarı, tesadüflerle değil; planlı, akılcı ve bilimsel yöntemlerle elde edilir.</li>
</ol>
<p>Cümledeki <strong>&#8220;İlim ve Fen&#8221;</strong> ayrımı ise şöyledir: &#8220;İlim&#8221; daha çok teorik bilgiyi ve bilimsel metodolojiyi, &#8220;Fen&#8221; ise fizik, kimya, biyoloji gibi pozitif bilimleri ve teknolojiyi temsil eder.</p>
</p></div>
</details>
<hr>
<details style="margin-bottom: 20px;">
<summary style="cursor: pointer; padding: 10px 0;">
<h2 style="display: inline; font-size: 1.2em;">&#8220;Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir&#8221; Sözü Nerede Söylenmiştir?</h2>
</summary>
<div style="margin-top: 10px; padding-left: 15px;">
<p>Mustafa Kemal Atatürk bu sözü <strong>22 Eylül 1924</strong> tarihinde <strong>Samsun</strong>&#8216;da söylemiştir.</p>
<p>Söz, Samsun İstiklal Ticaret Mektebi&#8217;nde öğretmenler onuruna verilen bir çay davetinde yaptığı konuşmada geçer. Atatürk&#8217;ün bu sözü özellikle öğretmenlere hitaben söylemesi çok anlamlıdır; çünkü yeni nesilleri bilimsel düşünce ışığında yetiştirecek olanlar öğretmenlerdir.</p>
<p><strong>Konuşmanın devamındaki şu uyarı da oldukça kritiktir:</strong></p>
<blockquote><p><em>&#8220;İlim ve fennin dışında kılavuz aramak gaflettir, cahilliktir, dalalettir (doğru yoldan sapmaktır).&#8221;</em></p></blockquote></div>
</details>
<hr>
<details style="margin-bottom: 20px;">
<summary style="cursor: pointer; padding: 10px 0;">
<h2 style="display: inline; font-size: 1.2em;">Sözün Genel Anlamı ve Verdiği Mesaj</h2>
</summary>
<div style="margin-top: 10px; padding-left: 15px;">
<p>Özetle bu söz; Türk toplumunun yönünü dogmalardan, kulaktan dolma bilgilerden ve durağanlıktan; <strong>sorgulayan, araştıran ve kanıta dayalı</strong> bir düşünce sistemine çevirmesi gerektiğini anlatır. Atatürkçü düşünce sisteminde ilerlemenin tek anahtarı bilimsel düşüncedir.</p>
</p></div>
</details>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fransız Profesör Maurice Baumant</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/maurice-baumant/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Aug 2019 10:48:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[asya]]></category>
		<category><![CDATA[Belleten Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız Profesör]]></category>
		<category><![CDATA[kemalizm]]></category>
		<category><![CDATA[Maurice Baumant]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Türk milliyetçiliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2804</guid>

					<description><![CDATA[Eski Osmanlı İmparatorluğu, bir hayal gibi, ortadan silinirken ulusal bir Türk devletinin kuruluşu, bu çağın en şaşırtıcı başarılarından&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eski Osmanlı İmparatorluğu, bir hayal gibi, ortadan silinirken ulusal bir Türk devletinin kuruluşu, bu çağın en şaşırtıcı başarılarından biridir. Mustafa Kemal yüce bir eser ortaya koymuştur.</p>
<p>Türk milliyetçiliğinin zaferi, bütün Asya&#8217;da meyvesini vermiş ve Kemalizmin parlak başarıları bütün sömürgeler için bir örnek olmuştur.</p>
<blockquote><p><strong>Belleten Dergisi, 1958, sayı 85</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Balkan Anlaşması (Antantı)</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/balkan-anlasmasi-antanti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 11:54:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Arnavutluk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[Balkan Anlaşması (Antantı)]]></category>
		<category><![CDATA[Bulgaristan]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Romanya]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[uygar]]></category>
		<category><![CDATA[uygarlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yugoslavya]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2473</guid>

					<description><![CDATA[Balkan ulusları, bugün Arnavutluk, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan, Yugoslavya ve Türkiye gibi bağımsız siyasal varlıklar halinde bulunuyorlar. Bütün bu&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Balkan ulusları, bugün Arnavutluk, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan, Yugoslavya ve Türkiye gibi bağımsız siyasal varlıklar halinde bulunuyorlar. Bütün bu devletlerden olan uluslar yüzyıllarca beraber yaşamışlardır. Denebilir ki, son yüzyılda oluşan bugünkü Balkan devletleri, içlerinde Türkiye Cumhuriyeti de olmak üzere, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun yavaş yavaş parçalanmasının ve sonunda tarihe gömülmüş olmasının tarihsel sonucudur.</p>
<p>***</p>
<p>Balkan ulusları, toplumsal, siyasal, ne görüşte olurlarsa olsunlar, onların Orta Asya&#8217;dan gelmiş aynı kandan, yakın soylardan ataları bulunduğunu unutmamak gerekir. Karadeniz&#8217;in kuzey ve güney yollarıyla binlerce yıl deniz dalgaları gibi birbiri ardına gelip Balkanlar&#8217;a yerleşmiş olan insan toplulukları başka başka adlar taşımış olmalarına karşın, gerçekte bir tek beşikten çıkan ve damarlarında aynı kan dolaşan kardeş topluluklardan başka bir şey değillerdir. Görüyorsunuz ki, Balkan ulusları yakın geçmişten ziyade uzak ve derin geçmişin kırılmaz çelik halkalarıyla birbirine pe­kala bağlanabilir. Binbir türlü insanlara özgü tutkularla, din ayrılıklarıyla, bazı tarihsel olayların bıraktığı dargınlık izleriyle geçmiş zamanlarda gevşetilmiş hatta unutturulmuş olan gerçek bağların yeniden kurulmasının gerekli ve yararlı olduğu, insanlığa yakışır yeni bir döneme girdik. Bir an için bütün bu geçmişe gömülmüş anıları bir yana bıraksak bile bugünün gerçek gerekleri, Balkan uluslarının, çağın saymak ve uymak zorunda kaldığı yepyeni koşullar ve geniş bir görüş açısı altında birleşmelerindeki yararın büyük olduğunu göstermektedir. Balkan birliğinin temel ve amacı, karşılıklı siyasal bağımsızlığa saygıyla gözeterek ekonomik alanda, kültür ve uygarlık alanlarında işbirliği yapmak olunca, böyle bir amaç bütün uygar insanlarca kuşkusuz övgüyle karşılanacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1931, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Amacı Türkiye&#8217;nin güvenliği olan ve hiç bir ulusa karşı olmayan bir barış yolunu izlemek bizim her zaman ilkemiz olacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Kasım 1931, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Dostlar arasında doğruluktan şaşmayan bir durumun korunması bizim her zaman önem verdiğimiz bir ilkedir.</p>
<blockquote><p><strong>Kasım 1932, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Barışın bozulmuş olmasından acı duymak olanaksızdır. Bugün ciddi anlaşmazlıkların ortadan kalkması uygar insanlığın başlıca dileği olmalıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Kasım 1935, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Dış Siyasetinin Temelleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-dis-siyasetinin-temelleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 11:25:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Angora Constantinople Londres]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün İzmit Basın Toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[Batı]]></category>
		<category><![CDATA[Berthe Gaulis]]></category>
		<category><![CDATA[dış siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[doğu]]></category>
		<category><![CDATA[iç örgüt]]></category>
		<category><![CDATA[islamcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[turancılık]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dış Siyasetinin Temelleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[Türküz]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<category><![CDATA[uygar]]></category>
		<category><![CDATA[yasa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2461</guid>

					<description><![CDATA[Ulusal siyaset demekle anlatmak istediğim şudur: Ulusal sınırlar içinde her şeyden önce kendi gücümüze dayanarak varlığımızı koruyup ulus&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ulusal siyaset demekle anlatmak istediğim şudur: Ulusal sınırlar içinde her şeyden önce kendi gücümüze dayanarak varlığımızı koruyup ulus ve ülkenin gerçek mutluluk ve bayındırlığına çalışmak&#8230; Ulaşılamayacak gelişigüzel isteklerle ulusu uğraştırmamak ve zarara sokmamak; uygarlık dünyasından uygarca ve insanca bir davranış ve karşılıklı dostluk beklemek.</p>
<p>***</p>
<p>Dış siyasetin en çok ilgili bulunduğu ve dayandığı temel devletin iç örgütüdür. Dış siyasetin iç örgütle uyum içinde olması gerekir.</p>
<blockquote><p><strong>Nisan 1920, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Baylar, yurttaşlarımızdan, dindaşlarımızdan, hemşehrilerimizden her birini kendi düşüncesinde yüksek bir ülkü besleyebilir; özgürdür, özerktir. Buna kimse karışmaz. Fakat Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;nin hükümetinin saptanmış, olumlu, belirgin bir siyaseti vardır. O da, Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;nin, belirli ulusal sınırlar içinde varlığını ve bağımsızlığını sağlamaya yöneliktir. Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Hükümeti temsil ettiği ulus adına çok alçak gönüllüdür; ve düşten tamamiyle uzaktır, tamamiyle gerçekçidir. Bundan ötürü yasaları yalnız bu bakımdan ve bu gerçek çerçevesi içinde kalarak saptar. Engin yüksek, fakat hayal ürünü olan ve uygulama değeri bulunmayan birtakım duyguların ardından koşarak yasa yapmaz. Böyle bir yasa varsa uygulayamaz.</p>
<p>***</p>
<p>Baylar, bu noktada düşündüklerimi tamamlamak için derim ki: Büyük düşler ardında koşan, yapamayacağımız şeyleri yapar görünen düzmeci insanlardan değiliz. Baylar, büyük ve hayal ürünü şeyleri yapmadan yapmış gibi görünmek yüzünden bütün dünyanın düşmanlığım, kin ve garezini bu ülkenin ve bu ulusun üzerine çektik. Biz İslamcılık yapmadık. Belki yapıyoruz, yapacağız dedik. Düşmanlar da yaptırmamak için bir an önce öldürelim dediler. Turancılık yapmadık yaparız, yapıyoruz dedik, yapacağız dedik ve gene öldürelim dediler. Bütün sorun budur. Baylar, bütün dünyaya korku ve kaygı veren kavramlar üzerinde durarak düşmanlarımızın sayısını ve üzerimizdeki baskılarını artırmaktansa doğal sınıra, hakkımız olan sınıra çekilelim. Değer ve yeteneklerimizi olduğundan üstün görmeyelim. Bundan ötürü, demek ki baylar, biz yaşamak ve bağımsızlık isteyen bir ulusuz, ve yalnız ve ancak bunun için yaşamımızı gözden çıkarmakta çekinmeyiz.</p>
<blockquote><p><strong>Aralık 1921, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ulusun ve ülkenin çıkarları gerektirirse, insanlığı oluşturan ulusların her biriyle uygarlık gereklerinden olan dostluğa ve siyaset alanındaki ilişkilere büyük bir titizlikle değer veririm. Ancak benim ulusumu kul köle etmek isteyen herhangi bir ulusun bu isteğinden vazgeçinceye kadar acımasız bir düşmanı olurum. Dünyada denge diye bir şey vardır. Biz onun dışında değiliz. Doğu&#8217;da büyük bir devletle ya da Batı&#8217;da birkaç devletle ilişki kurarak, anlaşmalar, bağlaşmalar yaparak denge alanında yerimizi saptamak düşüncesi akla gelebilir. Ne Doğu&#8217;ya, ne Batı&#8217;ya önem vermeyerek yalnız kendi varlığımıza dayanmakla yetinilebilir mi sorusu da akla gelmiyor değil. Doğrusu, şu anda güvenilebilir siyaset yalnız kendi varlığımıza<br />
dayanmaktır. Başkalarına güvenle gönül bağlayamayız. Ancak bu demek değildir ki yarın meydana gelecek gelişmeler karşısında herhangi bir tarafa daha çok yaklaşmak olanaksızdır ve yerinde değildir.</p>
<blockquote><p><strong>Ocak 1923, Atatürk&#8217;ün İzmit Basın Toplantısı</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Dış siyaset bir topluluğun iç örgütüyle sıkı sıkıya ilgilidir. Çünkü iç örgüte dayanmayan dış siyasetler her zaman olumsuz sonuçlarla karşılaşırlar. Bir toplumun iç örgütü ne denli güçlü ve sağlam olursa dış siyaseti de o ölçüde güçlü ve sağlam olur.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Biz Türküz; tam anlamıyla Türküz; işte o kadar. Bize iyi müslüman olmak yeter. Asya için de, Avrupa için de bizim izlediğimiz kural aynıdır. Dostlar edinmek; tam bağımsızlığımızı korumak; her şeyi Türk çıkarları yönünden irdelemek. Bu gerçekçi bir görüştür. Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nu yok eden ideolojiye bir tepkidir.</p>
<blockquote><p><strong>Berthe Gaulis, Angora &#8211; Constantinople &#8211; Londres </strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Encycopedia Britannica</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/encycopedia-britannica/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jul 2019 16:20:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[demokrat]]></category>
		<category><![CDATA[Encycopedia Britannica]]></category>
		<category><![CDATA[laik]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[reform]]></category>
		<category><![CDATA[Türk kadını]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1920</guid>

					<description><![CDATA[Atatürk modern Türkiye&#8217;nin kurucusu ve ulusunun reformcusudur. O&#8217;nun kuvvetli önderliği sayesinde, orta çağı yaşayan şarklı Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun zihniyeti&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk modern Türkiye&#8217;nin kurucusu ve ulusunun reformcusudur. O&#8217;nun kuvvetli önderliği sayesinde, orta çağı yaşayan şarklı Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun zihniyeti yıkıldı ve diğer uluslar safında ve uygarlıkça ileri ve yapıcı bir seviyeye erişen ve bu durumunu devam ettirebilen modern, gelişmiş, lâik bir Cumhuriyet yönetimi kuruldu.</p>
<p>Ülkesinin genel geriliği karşısında her ne kadar amacına otoriter metotlarla ulaştıysa da gençliğin ilerici ve hür düşünceli yetişmesine çalışmıştır.</p>
<p>O, Türk kadınına hürriyet verdi, bütün yurttaşlar arasında tam eşitliği sağladı. Onları demokratik bir yönetime hazırlayarak ulusunun eğiticisi oldu.</p>
<blockquote><p><strong>Encycopedia Britannica, 1958, Cilt XVI</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Ernest Jackh</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/ernest-jackh/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jul 2019 14:19:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale Boğazı]]></category>
		<category><![CDATA[Çar Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Ernest Jackh]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Yükselen Hilâl]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan Emperyalizmi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1763</guid>

					<description><![CDATA[Mustafa Kemal&#8217;in Çanakkale Boğazı&#8217;nda kazandığı zafer, yüzyıllardan beri Karadeniz&#8217;den çıkarak Akdeniz&#8217;e ulaşmayı amaç edinmiş olan Çar Rusya emperyalizminin&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mustafa Kemal&#8217;in Çanakkale Boğazı&#8217;nda kazandığı zafer, yüzyıllardan beri Karadeniz&#8217;den çıkarak Akdeniz&#8217;e ulaşmayı amaç edinmiş olan Çar Rusya emperyalizminin ölüm çanını çaldı.</p>
<p>Sakarya boyunca Atatürk&#8217;ün gelecek zaferi, Akdeniz&#8217;den Karadeniz&#8217;e ulaşan Yunan Emperyalizmi&#8217;ni sona erdirdi.</p>
<p>Bu iki emperyalist akın, ilk defa Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nu ve sonra Türk ulusunu savunan asker ve devlet adamı tarafından bozguna uğratıldı.</p>
<p>***</p>
<p>Yarın Türkler herhangi bir karar vermek durumunda kalsalar Atatürk&#8217;ün söylevini kendilerine rehber tutacaklardır.</p>
<p>Atatürk&#8217;ün bu söylevi Türk halkının kafasında ve iradesinde büyük bir yer tutuyor.</p>
<p>***</p>
<p>Atatürk, bitmiş tükenmiş sayılarak cenaze töreni yapılan Türk ulusunu kurtuluşa yöneltme gücüyle ve köhne geleneklerden sıyrılarak halkçı bir cumhuriyetin ahlaki ve siyasi faziletlerine erişme yolunda gösterdiği çaba ve direnmelerle bütün dünyayı hayretlere düşürdü.</p>
<blockquote><p><strong>Yükselen Hilâl, 1946</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
