<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>milliyetçilik &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/milliyetcilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 25 Jul 2020 13:08:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>milliyetçilik &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Milliyetçilerin Vazifeleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/milliyetcilerin-vazifeleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Jul 2020 14:00:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk İlkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Halkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk'ün demokrasi anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[devletçilik]]></category>
		<category><![CDATA[halkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5828</guid>

					<description><![CDATA[Siz milliyetçi topluluk, halk ile konuştuğunuz vakit yüksek sesle söylemeyi unutmayınız. Yüksek ses, imanın ifadesi olduğu vakit tesir&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Siz milliyetçi topluluk, halk ile konuştuğunuz vakit yüksek sesle söylemeyi unutmayınız. Yüksek ses, imanın ifadesi olduğu vakit tesir yapmaktan uzak kalmaz. Yolunda çalıştığımız büyük ülküyü, halkın kalbinde bir fikir haline, bir his haline geçirmelisiniz. Demokrasinin ne olduğunu halka anlatmak, bilhassa sizin vazifenizdir. Birtakım kelimeler vardır ki, sık sık telâffuz edildiği halde, hattâ aydınlarımız arasında, onu tamamiyle anlayan çok değildir. Halkçılığımızın ne olduğunu, esaslarının neden ibaret bulunduğunu, halkçıların halka karşı ne gibi vazifeler yüklenmek mecburiyetinde kalacaklarını madde madde izah etmek lâzımdır. Cumhuriyeti, onun gereklerini yüksek sesle anlatınız. Cumhuriyet ilkelerini sevdiriniz. Bunu kalplere yerleştirmek için hiçbir fırsatı ihmal etmeyiniz.</p>
<blockquote><p>1930 (Ayın Tarihi, Cilt: 24, Sayı: 82-83, 1931)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğuşundaki Olağanüstülük</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/dogusundaki-olaganustuluk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2020 06:56:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk'ün doğuşu]]></category>
		<category><![CDATA[hadi besleyici]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[Nuri Conker]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5347</guid>

					<description><![CDATA[Başarılı insanların kendileriyle gurur duymaları en doğal haklarıdır. Çünkü her başarı sadece başarıyı gerçekleştirenin değil başarıdan yararlanan herkesin&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Başarılı insanların kendileriyle gurur duymaları en doğal haklarıdır. Çünkü her başarı sadece başarıyı gerçekleştirenin değil başarıdan yararlanan herkesin mutluluğuna katkı sağlar. Gururun asıl nedeni başkalarının mutluluğuna hizmet etmiş olmaktır. Kibir ve mağrurluk gibi insanî olmayan boyuta dönüşmediği sürece gurur, normal bir davranıştır. ATATÜRK, Türk milletinin yetiştirdiği seçkin bir insan olmasına rağmen kendisini hiçbir zaman insanüstü görmemiş, milletin  hizmetinde bir fert olmanın gururuyla yetinmiştir. “Millete efendilik yoktur, hizmet vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.” sözüyle de bunu vurgulamıştır. Aşağıdaki anekdot onun bu yöndeki düşüncesini yansıtan güzel bir örnektir:</p>
<p>ATATÜRK, kendisinin insanüstü bir varlık olduğunu söylemelerini hiç hoş karşılamazdı. Çocukluk arkadaşı Nuri Conker’in sert şakalarını büyük bir neşe ile dinler ve hepimizin önünde tekrarlatırdı.</p>
<p>Bir gün sofradakilerden biri:</p>
<p>-Paşam, kim bilir çocukluğunuzda ne müstesna bir insandınız. Kim bilir ne eşsiz anılarınız vardır, demişti.</p>
<p>ATATÜRK güldü ve Conker’e döndü:</p>
<p>-Nuri anlatsın, dedi.</p>
<p>Nuri Bey her zamanki şakacı diliyle:</p>
<p>-Bakla tarlasında karga çobanlığı ederdi, yanıtını verdi. Deminki soruyu soran kişi, sözün bu yola dökülmesinden fena hâlde ürktü. Soruyu ortaya attığına bin kez pişman oldu.</p>
<p>-Aman efendimiz, diyecek oldu, ATATÜRK hemen sözünü kesti:</p>
<p>-Bana, insanlar üstünde bir doğuş atfetmeye kalkışmayınız. Doğuşumdaki tek olağanüstülük Türk olarak dünyaya gelmemdedir.</p>
<p><em>Besleyici; s. 117-118. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Devletçilik Anlayışı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturkun-devletcilik-anlayisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2020 17:35:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürkçülük]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürkün devletçilik anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[atatürkün sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaş uygarlık]]></category>
		<category><![CDATA[devletçilik]]></category>
		<category><![CDATA[devletçilik ilkesi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik güç]]></category>
		<category><![CDATA[milli üretim]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[özel girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[özel sektör]]></category>
		<category><![CDATA[türk halkı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye'nin ihtiyaçları]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal güvenlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4879</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye yanmış, yıkılmış, çalışabilecek insanı kalmamış bir ülke ve yoksul bir ulusla, imparatorluktan kalan büyük bir borcu da&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye yanmış, yıkılmış, çalışabilecek insanı kalmamış bir ülke ve yoksul bir ulusla, imparatorluktan kalan büyük bir borcu da ödemek yükümlülüğü ile yola çıkmıştır. Hem ülke yeniden derlenip toparlanacak, ulus yoksulluktan kurtarılacak, borçlar ödenecek, yabancıların ellerindeki işletmeler satın alınarak millîleştirilecek hem de amaç edinilen çağdaş uygarlık düzeyine çıkılacaktır. Üstelik ülkede özel girişimci, sermaye sahibi bir kesim de yoktur. Herkes her şeyi devletten beklemektedir. İşte devletçilik bu ortamda zorunlu olarak başlamış ve uygulamaya konulmuştur. Başarılı bir uygulama sonucu at nalı ve nal çivisi dahi yapamayan Türkiye bugünkü ekonomik gücüne ulaşmıştır.<br />
Devletçilik ilkesi, özel girişimciliği reddetmez. Tüm üretim araçlarının devletin elinde toplanmasını öngörmez. Mülkiyet hakkına saygılıdır. Ekonomide devleti hem düzenleyici, tasarlayıcı, destekleyici hem de işletmeci olarak görür. Devletin ekonomideki işletmecilik anlayışı, özel sektörün yatırım yapmadığı Türk halkının veya ulusal güvenliğin ihtiyaç duyduğu alanlarla sınırlıdır. Onun dışında devletçiliğin temel işlevi Türk girişimcisinin yatırım,üretim ve pazar olanaklarını artıracak, uluslar arası pazarlardan yararlanmasını sağlayacak düzenlemelerden oluşmaktadır. Devletçilik ilkesinin anlamını ve gerekçesini, ATATÜRK’ün aşağıdaki sözleri yeterince açıklamaktadır:<br />
“Türkiye’nin tatbik ettiği devletçilik sistemi XIX. asırdan beri sosyalizm teorisyenlerinin ileri sürdükleri fikirlerden alınarak tercüme edilmiş bir sistem değildir. Bu Türkiye’nin ihtiyaçlarından doğmuş, Türkiye’ye özgü bir sistemdir. Devletçiliğin bizce anlamı şudur:<br />
Kişilerin özel teşebbüslerini ve şahsî faaliyetlerini esas tutmak, fakat büyük bir milletin ve geniş bir memleketin bütün ihtiyaçlarını ve çok şeylerin yapılmadığını göz önünde tutarak, memleket ekonomisini devletin eline almak. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk vatanında asırlardan beri kişisel ve özel teşebbüslerle yapılmamış olan şeyleri bir an önce yapmak istedi ve kısa zamanda yapmayı başardı. Bizim takip ettiğimiz bu yol, görüldüğü gibi liberalizmden başka bir yoldur.”</p>
<p><em>Atatürkçülük (Birinci Kitap); s. 109.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kurtulmak İstiyorsan Yak!</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/kurtulmak-istiyorsan-yak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Nov 2019 13:06:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[amr ibn as]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Çekmece]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[devletçilik]]></category>
		<category><![CDATA[Florya]]></category>
		<category><![CDATA[halife ömer]]></category>
		<category><![CDATA[halkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyar]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Kurtulmak İstiyorsan Yak!]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4439</guid>

					<description><![CDATA[Atatürk, Florya&#8217;dan Çekmece&#8217;ye doğru yaptığı bir yürüyüşte, bir ağaç altında dinlen ihtiyar bir adama rastlar. Adam hürmetle ayağa&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk, Florya&#8217;dan Çekmece&#8217;ye doğru yaptığı bir yürüyüşte, bir ağaç altında dinlen ihtiyar bir adama rastlar. Adam hürmetle ayağa kalkar, Atatürk&#8217;ü selamlar. Bu nazik ve saygı dolu davranış karşısında Atatürk sorar:</p>
<p>&#8220;Beni tanır mısın?&#8221;</p>
<p>&#8220;Tanımaz olur muyum? Evimde resmin bile var!&#8221; Atatürk memnun olmuştu. Konuşmaya başladılar, İhtiyar:</p>
<p>&#8220;Bir işine aklım ermedi.&#8221; der. &#8220;Cumhuriyetçiliği, İnkılâpçılığı, Milliyetçiliği, Halkçılığı, hatta Devletçiliği anlıyorum, ama şu Laikliği pek kavrayamadım. Neden her şeyi birden bozdun?&#8221; Atatürk:</p>
<p>&#8220;Bunu sana bir hikâye ile anlatayım. Amr-ibn-As, Mısır&#8217;ı fethettiği zaman, Halife Ömer&#8217;e bir mektup yazmış: &#8216;Burada birçok kütüphaneler, içlerinde de birçok kitaplar var. Bunları yakayım mı, yoksa bırakayım mı?&#8221; Ömer cevap vermiş: &#8216;Kitapları tetkik et, eğer faydasız şeyler ise, yak! Yok, eğer faydalı şeyler ise yine yak! Çünkü halk o kitapları okudukça, onlara uymaktan vazgeçmeyecekler, eskiyi unutmayacaklar ve bize yani yeniye ve yeniliğe daima düşman olacaklardır!'&#8221; Hikâyeyi anlatan Atatürk, ihtiyara sorar:</p>
<p>&#8220;Şimdi sana Laikliğin ne olduğunu izah edeyim mi?&#8221; İhtiyar derin bir sezgi ve sağduyu ile cevap verir:</p>
<p>&#8220;İstemez Paşam, hepsini anladım!&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
