<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>milli irade &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/milli-irade/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 11:56:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>milli irade &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Cumhuriyet ve Ülke Yönetim Biçimleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/cumhuriyet-ve-ulke-yonetim-bicimleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Oct 2019 23:53:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[1929]]></category>
		<category><![CDATA[1959]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Afet İnan]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet ve Ülke Yönetim Biçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[hükümdar]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[laik hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Bilgiler ve Mustafa Kemal Atatürk'ün El Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[milli irade]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<category><![CDATA[rus çarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarih Kurumu Yayını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4337</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;..Başlarında hâlâ Allah&#8217;ın vekili, gölgesi sıfatını taşımakta olan hükümdarlar bulundurmakla beraber, egemenliğini kazanmış milletler olduğundan bahsetmiştik. Gerçekte bu&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;..Başlarında hâlâ Allah&#8217;ın vekili, gölgesi sıfatını taşımakta olan hükümdarlar bulundurmakla beraber, egemenliğini kazanmış milletler olduğundan bahsetmiştik. Gerçekte bu milletlerin mensup oldukları devletler, milletin seçtiği millet vekillerin oluşturdukları meclislere sahiptir. Milletin egemenliğini bu meclisler temsil eder. Hükümdar, devleti temsil eder. Hükümet kuran vatandaş, teorik olarak hükümdar tarafından seçilir. Fakat, gerçekte hükümet başkanı milletin güvendiği kuvvetli siyasi partilerin liderleridir. Bunların kurdukları hükümetler, millet ve memleketi idare ederler ve meclise karşı sorumludurlar. Bu açıkladığımız hükümetler temsilidirler, gerçekte demokrasi prensibi yürürlüktedir.</p>
<p>Fakat bunlar, tam manasıyla demokrat hükümetler değildirler. Demokrasinin tam anlamıyla ideali, milletin tümünün aynı zamanda idare eden durumda bulunabilmesini, hiç olmazsa, devletin son iradesini, yalnız milletin ifade etmesini ve göstermesini ister. Ne yazık ki, milletlerin büyüklüğü, fikirsel terbiye dereceleri, idealin uygulanmasında nispeten idealden yoksun olmayı gerektirebilecek tedbirsizliklerden kaçınmayı gerektirir. Bundan dolayı, demokrasi prensibinin, en modern ve mantıki uygulanmasını sağlayan hükümet şekli Cumhuriyettir.</p>
<p>Cumhuriyetle son söz millet tarafından seçilmiş meclistedir. Millet adına her türlü kanunları o yapar. Hükümete güven oyu verir veya düşürür. Millet vekillerinden memnun olmazsa belirli zamanlar sonunda başkalarını seçerler.  Millet, egemenliğini, devlet idaresine katılmasını, ancak, zamanında oyunu kullanmakla sağlar. Cumhuriyetin hükümeti, belli bir metod veya şekilde belirli bir zaman için seçilmiş bir Cumhurbaşkanına itimat olunur. Başbakanı o seçer. Hükümeti meydana getirecek olan bakanları. Başbakan güvendiği milletvekillerinden seçer.</p>
<p>Dünyada devletlerin şekilleri birbirine göre bazı farklarla çok değişiktir. Bununla beraber hepsi, incelediğimiz şekillere sokulabilir. Hükümdarlık, Oligarşi, Halk Cumhuriyeti.</p>
<p>Kendine özgü bir dine dayanan (teokratik) devlet vardır. Rus çarlığı ile Osmanlı saltanatı böyle idiler. Çar kilisenin reisi, sultanlar da halife unvanını takınmışlardı. Bununla beraber, dini siyasetten ayırmış, laik hükümetler vardır.. Hükümdarlıklarda, devlet başkanlığı makamına miras yoluyla gelinir. Cumhuriyet, milletvekillerinden oluşan meclisi ve belirli zaman için seçilmiş devlet başkanı ile, milli egemenliğin korunmasının en iyi kefilidir. Cumhuriyette meclis, Cumhurbaşkanı ve hükümet, halkın hürriyetini, güvenliğini ve rahatını düşünmek ve sağlamaya çalışmaktan başka bir şey yapmazlar. Çünkü bunlar bilirler ki, kendilerini iktidara ve yetkili makamlara belirli bir zaman için getiren irade ve egemenliğin sahibi olan milletir. Ve yine bunlar bilirler ki iktidara saltanat sürmek için değil, millete hizmet için getirilmişlerdir. Millete karşı durum ve vazifelerini kötüye kullandıkları takdirde, şu veya bu şekilde, kendilerini milli iradenin karşısında bulabilirler. Millet tarafından, millet adına, devleti idareye memur edilenler için, gerektiğinde millete hesap vermek zorunluluğu, laubalilik ve keyfi hareketle bağdaşamaz. Halbuki, kuvvetinin ve yetkisinin Allah&#8217;tan geldiğini ve yalnız ona karşı, ahirette hesap verebileceğini varsayan, devleti, memleketi, miras kalmış mal mülk gibi kabul eden bir hükümdar, her türlü kayıttan kendini affedilmiş görür. Böyle bir idarede, milletin benliği, hürriyeti söz konusu bile olamaz. Bundan dolayı yetkisi sınırlı bile olsa hükümdarlık şekli demokrasiye, milli egemenlik prensibine uygun değildir. Hükümetin belirli insanların, sınıfların elinde bulunması bile millet varlığının asla kabul edemeyeceği bir husustur.</p>
<p>Bütün milletin çoğunlukla, devlet idaresine katılmasına engel olan bu &#8220;oligarşi&#8221; usulü de bir grubun kendi çıkarlarını korumak için bütün millete ait egemenliği, zorla almasından başka bir şey değildir.&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>1929</strong></p>
<p><strong>Medeni Bilgiler ve Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün El Yazıları, Ayşe Afet İnan, Türk Tarih Kurumu Yayını</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yakup Kadri Karaosmanoğlu</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/yakup-kadri-karaosmanoglu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jul 2019 14:49:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[başbuğ]]></category>
		<category><![CDATA[Belleten Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[dava]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[elmacık]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[general]]></category>
		<category><![CDATA[gurur]]></category>
		<category><![CDATA[inkılap]]></category>
		<category><![CDATA[ıstırap]]></category>
		<category><![CDATA[kahraman]]></category>
		<category><![CDATA[kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[kın]]></category>
		<category><![CDATA[mareşal]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[milli irade]]></category>
		<category><![CDATA[müstesna]]></category>
		<category><![CDATA[napoleon]]></category>
		<category><![CDATA[ordu]]></category>
		<category><![CDATA[otağ]]></category>
		<category><![CDATA[türk ordusu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[vatan]]></category>
		<category><![CDATA[yakup kadri karaosmanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1556</guid>

					<description><![CDATA[Kendisi resimlerinin hepsinden daha sevimli, daha canlı, daha müstesna bir simadır. Elmacık kemikleri çıkık, ağız kemikleri kuvvetli ve&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kendisi resimlerinin hepsinden daha sevimli, daha canlı, daha müstesna bir simadır. Elmacık kemikleri çıkık, ağız kemikleri kuvvetli ve alnı serttir. Ve bu yüzün görünüşünde çok zahmet çekmiş, çok uğraşmış, çok düşünmüş kimselerin çehresindeki ifade var, fakat hiçbir yorgunluk belirtisi gözükmemek şartıyla..</p>
<p>***</p>
<p>Her kahramanın, her dahinin mezarı olan kibir ve gurur O&#8217;nun semtine bile uğramamıştır.</p>
<p>***</p>
<p>Ne vakit ki, Milli İrade yeniden &lt;&lt;Olsun!&gt;&gt; dedi ve Türk ordusu yeniden oldu; ne vakit ki bu ordu kendisine bir başbuğ buldu ve bu başbuğ vatanın göbeğinde otağını kurdu; o vakit hepimiz için yeni bir âlem ve yeni bir hayat başladı.</p>
<blockquote><p><strong>Ergenekon, 1929, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>O, on seneden beri kılıcını bir dakika kınına koymamış, bir dakika rahat yüzü görmemiş, kırk yaşında solgun benizli bir askerdir.</p>
<p>O, her şeyden önce ıstırap çeken, sıkıntı ve zorluklar içinde her gün biraz daha yıpranan bir vatan fedaisidir. O, bu vatanın acılarında doğdu ve yalnız bu acıları temsil ediyor.</p>
<blockquote><p><strong>Ergenekon, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Atatürk&#8217;ün asil yüreği &#8211; pas tutmayanlar madenler gibi- kin nedir, hiç bilmemiştir. Devlet, millet, inkılâp dâvalarındaki husumetleri ne kadar sert ve derinse, kendi şahsı ve özel hayatı ile ilgili konulardaki hiddetleri o derece hafif ve geçici idi.</p>
<p>***</p>
<p>O, kudret ve heybetini sinirlerinden ve adalesinden alan bir kahraman değildi. Çünkü, O&#8217;nun kahramanlığı, Promete&#8217;nin Tanrılığı gibi sırf akıldan, zekâdan, ruhtan gelen insanî ve spiritüel* bir kahramanlıktı.</p>
<p>*ruhsal</p>
<blockquote><p><strong>Atatürk, 1938</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Mustafa Kemal&#8217;i kendinden önce gelip geçmiş Türk ulularından ayıran tek özellik O&#8217;ndaki &lt;&lt;intuition: seziş&gt;&gt; kudretiydi. Bu kudret sayesindedir ki, O, milletinin şuuru altında yaşıyan emelleri, temayülleri, kabiliyetleri ve imkânları keşfedip aydınlığa çıkarmıştı.</p>
<blockquote><p><strong>Belleten Dergisi, 1958</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Mustafa Kemal, en güç ve en tehlikeli vaziyetlerin adamıdır. İşin ağırlığı nisbetinde cür&#8217;et ve cesareti galeyana gelirdi. Onun için teze bir şevkle ilk ateş hatlarına atıldı.</p>
<p>***</p>
<p>Türkiye&#8217;nin son savaş tarihi General ve Mareşal Mustafa Kemal&#8217;in tek bir yenilgisini, tek bir hatasını kaydetmemektedir. Devlet kurucusu ve siyaset eri olarak ise Fransız İmparatoru Napoleon, birinci  Türk Cumhurbaşkanının yanında bedbaht bir cücedir.</p>
<p>***</p>
<p>O, yüz elli yıldan beri, bütün Osmanlı Devletini korkudan zangır zangır titretmek için Şimal Denizindeki adasından Saray ve Babıâliye ufak bir tehdit işareti yapması kâfi gelen bir imparatorluğun ordusunu; bir avuç çarıklı Anadolu çocuğu ile Çanakkale&#8217;de tepeleyivermişti.</p>
<p>***</p>
<p>O, Türk ordusuna yüz elli, belki iki yüz seneden beri özlemini çektiği bir &lt;&lt;zafer&gt;&gt;in gururunu ve Türk milletine bunun şevkini vermişti.</p>
<p>***</p>
<p>O, bizim için, yolumuz üstünde kendisine her zaman rasgelmemiz mümkün olan bir vefalı hızır veya cana yakın bir ruh değil miydi?</p>
<blockquote><p><strong>Atatürk, 1961</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
