<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>milli eğitim bakanı &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/milli-egitim-bakani/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 11:54:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>milli eğitim bakanı &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Reşit Galip&#8217;in Kafa Tutması</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/resit-galipin-kafa-tutmasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2020 01:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[devlet işleri]]></category>
		<category><![CDATA[dolmabahçe sarayı]]></category>
		<category><![CDATA[esat bey kimdir ?]]></category>
		<category><![CDATA[milli eğitim bakanı]]></category>
		<category><![CDATA[Niyazi Ahmet Banoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Reşit Galip]]></category>
		<category><![CDATA[reşit galip'in kafa tutması]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusu]]></category>
		<category><![CDATA[uygar insan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4980</guid>

					<description><![CDATA[ATATÜRK, her zaman doğru sözlü insanları takdir etmiş, kişisel duygularını devlet işlerine karıştırmamış, devlet işlerinde yalnız akıl ve&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ATATÜRK, her zaman doğru sözlü insanları takdir etmiş, kişisel duygularını devlet işlerine karıştırmamış, devlet işlerinde yalnız akıl ve mantık çerçevesinde hareket etmiştir. O, ülkenin ve halkın çıkarları söz konusu olduğunda tavır ve davranışlarını beğenmediği yetenekli insanlardan bile yararlanmasını bilmiştir. Başkalarına yaranmak için kendi kimliğini ve kişiliğini gizleyen insanları çevresinde tutmamaya daima özen göstermiştir.<br />
ATATÜRK, devlet işlerinde duygularına yer vermeyen ve uygar insan anlayışıyla bağdaşmayan kin ve nefret duygusundan uzak bir akıl insanıdır. Türk ulusunun kurtuluş ve Türk devletinin kuruluş mücadelesinde çok farklı görüş, anlayış ve niteliklere sahip insanlarla birlikte çalışması ve başarıya ulaşmış olması bunun en güzel kanıtıdır. Aşağıdaki anekdot da onun bu güzel anlayışına bir örnektir:<br />
Dolmabahçe Sarayı’nda bir akşam Dr. Reşit Galip eğitim sorunlarını eleştirirken sert bir dil kullanır. ATATÜRK:<br />
-Reşit Galip, Esat Bey benim hocamdır. Soframda hocam hakkında böyle konuşmanı istemem, deyince Reşit Galip tereddütsüz:<br />
-Burası sizin değil, milletin sofrasıdır. Biz saraydayız ama, hocanız sultan hocası değildir. Cumhuriyette eleştiri serbesttir, diye başlayınca ATATÜRK:<br />
-Sofradan kalk! emrini veriyor, Reşit Galip hiç aldırmayınca, ATA:<br />
-O hâlde ben kalkarım, diye sofrayı terk ediyor. Sofradakiler de dağılmaya hazırlanırken, yaver şu emri getiriyor:</p>
<p>-Cumhurbaşkanı hazretleri kendileri varmış gibi sofranın devamını rica ediyorlar.<br />
Ertesi sabah Reşit Galip, Ankara’ya hareket ediyor. Fakat aradan çok geçmeden Millî Eğitim bakanı oluyor.</p>
<p><em>Banoğlu; s. 227-228. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başöğretmen</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/basogretmen/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2020 18:09:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[9 ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[arap harfleri]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk öğretmen olmak istiyor muydu?]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk'ün düşünceleri]]></category>
		<category><![CDATA[Başöğretmen Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Harf İnkılabı]]></category>
		<category><![CDATA[Kurtuluş Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[latin harfleri]]></category>
		<category><![CDATA[milli eğitim bakanı]]></category>
		<category><![CDATA[milli kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Niyazi Ahmet Banoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[sarayburnu]]></category>
		<category><![CDATA[türk insanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4882</guid>

					<description><![CDATA[Kurtuluş Savaşı yurdun düşmanlardan temizlenmesini sağlamış, ancak gerçek kurtuluşu sağlamamış sadece buna giden ortamı hazırlamıştır. Çünkü gerçek kurtuluş&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kurtuluş Savaşı yurdun düşmanlardan temizlenmesini sağlamış, ancak gerçek kurtuluşu sağlamamış sadece buna giden ortamı hazırlamıştır. Çünkü gerçek kurtuluş ancak ülkenin işgal gibi bir felâketi yaşamasına neden olan etkenlerin tamamen ortadan kaldırılmasıyla sağlanabilirdi. Bu ise Türk insanının işgallerin de gerçek nedeni olan cehalet, geri kalmışlık ve yoksulluktan kurtulması,hurafelere dayalı yanlış inanış ve anlayışların yerini sağlıklı, bilimsel ve üretken bir anlayışa bırakmasıyla mümkündür. Cehalet, sadece Türk halkının değil insanlığın<br />
en büyük düşmanıdır. Yukarıdaki bu görüşler, ATATÜRK’ün düşünceleri olup onun eylemlerine yön vermiştir. Kurtuluş Savaşı devam ederken büyük bir kararlılıkla eğitim seferberliğini başlatmış olması, savaş sonrasında ise Kurtuluş Savaşı’nın başkomutanının, çağdaşlaşma savaşının başöğretmeni olması bu düşüncelerin doğal bir sonucudur. ATATÜRK için başkomutanlık bağımsızlığa giden yolda gerekli olan bir araçtı. Asıl amaç Türk ulusunu uygarlığa taşıyacak başöğretmenlikti. Aşağıdaki anekdot, başöğretmenin cehalete karşı başlattığı mücadeleyi yansıtan güzel bir örnektir:<br />
Kurtuluş Savaşı zaferle sona ermiş, vatan ve millet kurtulmuştu. Bazıları sanıyordu ki ATATÜRK’ün önderlik rolü artık bitmişti. Hâlbuki onun kalbinde Türk milletinin yüzyıllardan beri şifa bulmayan yaraları kanıyordu; ana vatandan düşmanı kovmakla her şey tamam olmuyordu, o tekrar gelebilirdi. Bunun önüne geçmek için kökleri içimizde olan sebepleri de yok etmek gerekirdi. ATATÜRK en büyük derdin, halkın cahilliği olduğunu görüyor, onun kafasını aydınlatınca hızla yükseleceğini biliyordu.<br />
O sırada arkadaşlarından biri sordu:<br />
-İşte memleketi kurtardınız. Şimdi ne yapmak istersiniz?<br />
-Millî Eğitim bakanı olarak millî kültürü yükseltmeye çalışmak en büyük emelimdir.<br />
Millî Eğitim bakanı olmadı, cumhurbaşkanı oldu. Fakat bütün devrimler gibi eğitim devrimi de onun eseridir.<br />
Halkın kültür bakımından yükselmesine başlıca engel, Arap harfleriydi. ATATÜRK, 1927’de kararını verdi, 1928 kış ayları hazırlıkla geçti. Ağustosun dokuzunda Perşembe günü İstanbul’da Sarayburnu’nda bir toplantıda halkla konuştu ve kararını bildirdi; Lâtin harfleri kabul edildi. Savaşta başkumandanlık eden ATATÜRK, “Başöğretmen” oldu. Seyahat ettiği yerlerde halkı imtihan etti ve dersler verdi.</p>
<p><em>Banoğlu; s. 92-93.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başöğretmen Atatürk</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/basogretmen-ataturk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Nov 2019 22:57:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Başöğretmen Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Gazeteci]]></category>
		<category><![CDATA[kürsü]]></category>
		<category><![CDATA[Kurtuluş Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[milli eğitim bakanı]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[yazı devrimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4571</guid>

					<description><![CDATA[Yazı devriminden sonra (1928), Atatürk&#8217;ün kara tahta başındaki resmi görülünce, O&#8217;na &#8220;Başöğretmen&#8221; denilmeye başlar. Aslında, adlandırmada geç kalınmıştır.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yazı devriminden sonra (1928), Atatürk&#8217;ün kara tahta başındaki resmi görülünce, O&#8217;na &#8220;Başöğretmen&#8221; denilmeye başlar. Aslında, adlandırmada geç kalınmıştır. Çünkü Kurtuluş Savaşı&#8217;ndan hemen sonra, bir İstanbul gazetecisi kendisine şöyle bir soru yöneltmiştir:</p>
<p>&#8220;Yurdu kurtardınız. Şimdi ne yapmak isterdiniz?&#8221; Hiç duraklamadan şu cevabı verir:</p>
<p>&#8220;Milli Eğitim Bakanı olarak Türk kültürünü yükseltmeye çalışmak, en büyük amacımdır.&#8221;</p>
<p>Ondan sonra Atatürk nerede görünse, mutlaka orada bir okula girer, öğretmen ve öğrencilerle konuşur. Bir gün Atatürk&#8217;ün yolu köy okuluna düşer. Tek sınıflı okulda bir genç öğretmen ders vermektedir. Atatürk sınıfa girince, öğretmen kürsüsünü terk eder; ama Atatürk:</p>
<p>&#8220;Hayır, yerinize oturunuz ve dersinize devam ediniz, der. Eğer izin verirseniz, biz de sizden faydalanmak isteriz. Yer sınıf olduğunda, Cumhurbaşkanı bile öğretmenden sonra gelir.&#8221; der.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
