<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mezar &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/mezar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 11:54:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Mezar &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Annesinin Ölümü</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ataturkun-annesinin-olumu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jan 2020 08:50:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Annesinin Ölümü]]></category>
		<category><![CDATA[behçet uz]]></category>
		<category><![CDATA[belediye reisi]]></category>
		<category><![CDATA[eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[Karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[Latife Hanım]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[Mezar]]></category>
		<category><![CDATA[Muzaffer Kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[salih bozok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4676</guid>

					<description><![CDATA[Atatürk&#8217;ün annesi, Ankara&#8217;ya gelip yerleşmiş, fakat kısa bir süre sonra zaten bozuk olan sağlığı iyice bozulmuştu. Doktorların, Ankara&#8217;nın&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk&#8217;ün annesi, Ankara&#8217;ya gelip yerleşmiş, fakat kısa bir süre sonra zaten bozuk olan sağlığı iyice bozulmuştu. Doktorların, Ankara&#8217;nın yüksek ve sert iklimi yerine deniz havasının daha iyi geleceğini ısrarla söylemeleri üzerine, onu İzmir&#8217;e göndermişti. Orada Uşakizadeler&#8217;in yazlık köşkünde ve müstakbel gelini Latife Hanım&#8217;ın dikkatli bakımına karşın 15 Ocak 1923 günü vefat etmişti.</p>
<p>Atatürk o gece Eskişehir&#8217;de bulunuyordu. Bu haberi kendisine İzmir&#8217;de bulunan Başyaver Salih Bey (Bozok) telgrafla bildirmişti.</p>
<p>Derhal cevap verildi.</p>
<p>&#8220;Verdiğiniz elim haber beni çok müteessir etti. Merhumenin münasip bir tarzda merasimi tetfiniyesini ifa ettiriniz.&#8221;</p>
<p>Birkaç gün sonra İzmir&#8217;deydik. Trenden iner inmez, anasının Karşıyaka&#8217;da mezarını ziyarete gitti ve büyük bir teessür ve heyecan içinde, gözleri dolu dolu, &#8220;Anam ölmüş, bu hazin hakikat karşısında benim için teselliye mucip bir nokta var: Kurtuluşu hepimiz için, gaye-i emel ifade eden bu güzel İzmir&#8217;in mukaddes topraklarına gömülmüş olmasıdır. Annem benim için çok sıkıntılar çekti. Allah orada rahat uyumasını nasip etsin&#8221; diye içini döktü.</p>
<p>Aradan birkaç yıl geçtikten sonra, bir gün annesi için galiba Latife Hanımefendi tarafından yaptırılan mermer sandukalı ve uzun kitabeli kabrin fotoğrafını görmüş, hiç beğenmemiş, hele kitabede, &#8220;Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri&#8217;nin Valide-i Muhteremleri Zübeyde Hanımefendi&#8217;nin&#8230;&#8221; diye başlayan cümlelerden hiç hoşlanmamışlardı.</p>
<p>Bir gün Genel Sekretere Hasan Rıza Soyak Bey&#8217;e, &#8220;İlk fırsatta İzmir&#8217;e gidersin, bu sandukayı ve kitabeyi kaldırtırsın, dağdan iki büyük ve uzun taş getirtirsin, birini olduğu gibi bir temel üzerine tespit ettirir, diğerini baş tarafına diktirirsin. Bir yerini de biraz düzelttirerek, &#8220;Atatürk&#8217;ün anası Zübeyde burada gömülüdür&#8221; diye yazdırırsın, altına da ölüm tarihini koydurursun, yeter&#8221; emrini vermişti.</p>
<p>&#8220;Bir gün İzmir Belediye Reisi. Dr. Behçet Uz, Dolmabahçe Sarayı&#8217;na geldi. Beraberinde Atatürk&#8217;ün annesi için, Belediye Meclisi kararı ile, hazırlattığı bir türbe projesi getirmişti. Bu tatbik edilirse, abide halinde, muazzam bir eser olacaktı. Etrafında bir park bir de çocuk bahçesi yapılacaktı.</p>
<p>Bu proje Atatürk&#8217;e sunuldu. Bir an göz ucuyla projeye baktı&#8230; &#8220;Hayır..&#8221; dedi, &#8220;ben size mezarın nasıl yapılacağını tarif etmiştim; gene öyle yapılmalıdır. Hem belediyenin masraf etmesine lüzum yoktur, bunu biz yaptıralım.&#8221;</p>
<p>Atatürk&#8217;ün bu isteği belediye reisi ve üyelere bildirilince çok üzülürler. &#8220;Arzu ettikleri mezar 1500-2000 liralık küçük bir masrafla yapılabilir. Lütfetsinler, hiç değilse bu küçük gideri İzmirlilere bıraksınlar&#8221; diye rica ederler. Durum Atatürk&#8217;e bildirilince olumlu cevap vermiş ve böylece Atatürk&#8217;ün isteğine uygun mezar yapılıp, yazı da onun isteğine uygun şekilde yazılmıştır.</p>
<blockquote><p><strong>Muzaffer Kılıç&#8217;tan</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ten Hiç Yayınlanmamış Anılar, Yurdakul Yurdakul</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Annem Ölmüş&#8230;</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/annem-olmus/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Nov 2019 19:00:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Adolf Hitler]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[annem]]></category>
		<category><![CDATA[Annem Ölmüş...]]></category>
		<category><![CDATA[Erzurum]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Rıza Soyak]]></category>
		<category><![CDATA[hilafet]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[Mezar]]></category>
		<category><![CDATA[milli hakimiyet]]></category>
		<category><![CDATA[saltanat]]></category>
		<category><![CDATA[selanik]]></category>
		<category><![CDATA[Zübeyde Hanım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4531</guid>

					<description><![CDATA[Hasan Rıza Soyak anlatıyor: Annesinin ölümünden birkaç gün sonra İzmir&#8217;deydi. Trenden iner inmez, anasının Karşıyaka&#8217;da Osman Paşa mescidi&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hasan Rıza Soyak anlatıyor:</p>
<p>Annesinin ölümünden birkaç gün sonra İzmir&#8217;deydi. Trenden iner inmez, anasının Karşıyaka&#8217;da Osman Paşa mescidi avlusundaki mezarını ziyarete gitti ve büyük bir üzüntü ve heyecan içinde, gözleri dolu dolu şu sözlerle içini döktü:</p>
<p>&#8220;Annem ölmüş, bu hazin hakikat karşısında benim teselli bulduğum bir nokta var: Kurtuluşu, hepimiz için, bütün millet için bir tek amaç olan, bu güzel İzmir&#8217;in mukaddes topraklarında gömülmüş olması&#8230;</p>
<p>Arkadaşlar, tabiatın en tabii bir kanunu olan ölümün bazen pek üzücü sonuçları vardır. İzmir&#8217;in şu güzel topraklarına gömülen zavallı annem, zulmün, işkencenin sonucunda koca bir milleti uçuruma götüren keyfi saltanatın kurbanı oldu. Bunu açıklamak için müsaade buyurursanız, ıstıraplı hayatının belirli birkaç noktasına işaret edeyim.</p>
<p>Abdülhamit devrinde okuldan kurmay yüzbaşısı olarak çıktığım zaman, siyasetle uğraşmak suçu ile bir gece beni tevkif ettiler, zindana attılar. O vakit annem Selanik&#8217;teydi. Aylarca süren bu zindan hayatından kendisini haberdar etmemiştim. Fakat o nasılsa haber almış, İstanbul&#8217;a gelmişti. Beni vapurla sürgüne gönderirlerken Sirkeci rıhtımında ağlıyordu. Sürgün hayatım annemin varlığında bir suçluluk tesiri yapmıştı. Sürgünde geçirdiğim yıllar benden ziyade ona ıstırap vermişti. Bir nokta daha:</p>
<p>Anadolu&#8217;ya geçtiğim zaman yanımda bir adam vardı. Erzurum&#8217;a geldikten sonra gerekli gördüğüm için bu adamı İstanbul&#8217;a iade ettim. Annem onun yalnız olarak geri geldiğini görünce, halife ve padişah tarafından idam kararının yerine getirilmiş olduğunu sanarak felç olmuştu. Ondan sonraki üç buçuk senelik hayatı elem, ıstırap ve korku içinde geçti. Oturduğu ev, sık sık hükümet tarafından aranıyor, padişah ve halifenin türlü türlü uyarılarına hedef oluyordu. Bu üzüntülü senelerinde döktüğü gözyaşları ona gözlerini de kaybettirdi. Pek az bir zaman evvel anneme kavuşmuştum. Ama o âdeta maddeten ölmüş, manen yaşıyor gibiydi.</p>
<p>İşte bugün gözlerim yaşlı, fakat kalbim sakin olarak, mezarının önünde bulunuyorum. Şüphesiz müteessirim; fakat onu, hatta hepimizin büyük ve müşfik annesi vatanı mahv ve harabeye götüren keyfi saltanat, artık bir daha avdet etmemek (geri dönmemek) üzere mezara gömülmüştür. Varsın annem bu toprakların altında yatsın; fakat milli hakimiyet ilelebet payidar olsun&#8230;</p>
<p>Bu hakimiyet ilelebet devam edecektir. Bu beni teselli eden en büyük kuvvettir.</p>
<p>Arkadaşlar! Ben hem annemin önünde hem de Allah&#8217;ın huzurunda yemin ediyorum: Bundan sonra hayatta en büyük idealim, bu kadar kan dökerek kazandığımız milli hakimiyetimizi muhafaza ve müdafaa etmek olacaktır. Bunun için ölünceye kadar çalışacağım.&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Annesinin Mezarı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/annesinin-mezari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Aug 2019 16:09:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Annesinin Mezarı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Zübeyde Hanım]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Hiç Yayınlanmamış Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Annesinin Mezarı]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul: Truva Yayınları 2009]]></category>
		<category><![CDATA[Mezar]]></category>
		<category><![CDATA[s. 107-108.]]></category>
		<category><![CDATA[Yurdakul Yurdakul]]></category>
		<category><![CDATA[Zübeyde Hanım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2116</guid>

					<description><![CDATA[Atatürk’ün annesi, Ankara’ya gelip yerleşmiş, fakat kısa bir süre sonra zaten bozuk olan sağlığı iyice bozulmuştu. Doktorların, Ankara’nın&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk’ün annesi, Ankara’ya gelip yerleşmiş, fakat kısa bir süre<br />
sonra zaten bozuk olan sağlığı iyice bozulmuştu. Doktorların, Ankara’nın yüksek sert iklimi yerine deniz havasının iyi geleceğini ısrarla söylemeleri üzerine, onu İzmir’e göndermişti. Orada Uşakizadelerin yazlık<br />
köşkünde ve müstakbel gelini Latife Hanım’ın dikkatli bakımına karşın 15<br />
Ocak 1923’te vefat etmişti.<br />
Atatürk o gece Eskişehir’de bulunuyordu. Bu haberi İzmir’de bulunan Başyaver Salih Bey (Bozok) telgrafla bildirmişti.<br />
Derhal cevap verildi.<br />
“Verdiğiniz elim haber beni çok mütessir etti. Merhumenin uygun bir tarzda<br />
defin merasimini gerçekleştiriniz”<br />
Birkaç gün sonra İzmir’deydik. Trenden iner inmez, annesinin Karşıyaka’da<br />
mezarına gitti ve büyük bir üzüntü ve heyecan içinde, gözleri dolu dolu:<br />
“Annem ölmüş, bu hazin hakikat karşısında benim için teselliye sebep bir<br />
nokta var: Kurtuluşu hepimiz için, gaye-i emel ifade eden bu güzel İzmir’in<br />
mukaddes topraklarına gömülmüş olmasıdır. Annem benim için çok sıkıntılar çekti. Allah orda rahat uyumasını nasip etsin” diye içini döktü.<br />
Aradan birkaç yıl geçtikten sonra, bir gün annesi için galiba Latife Hanımefendi tarafından yaptırılan mermer sandukalı ve uzun kitabeli kabrin fotoğrafını görmüş, hiç beğenmemiş, hele kitabede, “Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerinin Valide-i Muhteremleri Zübeyde Hanımefendi’nin…” diye başlayan cümleden hiç hoşlanmamışlardı.<br />
Bir gün Genel Sekreter Hasan Rıza Soyak Bey’e, “İlk fırsatta İzmir’e gidersin, bu sandukayı ve kitabeyi kaldırtırsın, dağdan iki büyük ve uzun taş getirtirsin, birini olduğu gibi bir temel üzerine tespit ettirir, diğerini baş<br />
tarafına diktirirsin. Bir yerini de biraz düzelttirerek:<br />
‘Atatürk’ün Anası Zübeyde burada gömülüdür,’ diye yazdırırsın, altına da<br />
ölüm tarihini koydurursun, yeter” emrini vermişti.<br />
Bir gün İzmir Belediye Reisi Dr. Behçet Uz, Dolmabahçe Sarayı’na geldi. Beraberinde Atatürk’ün annesi için, Belediye Meclisi kararı ile hazırlattığı türbe projesi getirmişti. Bu uygulanırsa abide halinde büyük bir eser olacaktı. Etrafında bir park, bir de çocuk bahçesi yaptırılacaktı.<br />
Bu proje Atatürk’e sunuldu. Bir an göz ucuyla projeye baktı. “Hayır…”<br />
dedi, “Ben size mezarın nasıl yapılacağını tarif etmiştim; gene öyle yapılmalıdır. Hem belediyenin masraf etmesine gerek yoktur, bunu biz yaptıralım.”<br />
Atatürk’ün bu isteği belediye reisi ve üyelere bildirilince çok üzülürler.<br />
“Arzu ettikleri mezar 1500-2000 liralık küçük bir masrafla yapılabilir. Lütfetsinler, hiç değilse bu küçük gideri İzmirlilere bıraksınlar” diye rica ederler. Durum Atatürk’e bildirilince olumlu cevap vermiş ve böylece Atatürk’ün<br />
isteğine uygun bir mezar yapılıp, yazı da onun isteğine uygun şekilde yazılmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><em>Yurdakul Yurdakul, Atatürk&#8217;ten Hiç Yayınlanmamış Anılar, İstanbul: Truva Yayınları 2009, s. 107-108.</em></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
