<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Marcel Sauvage &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/marcel-sauvage/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 12:09:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Marcel Sauvage &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Düşmandan Kaçılmaz</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/dusmandan-kacilmaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 May 2020 20:19:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Arıburnu]]></category>
		<category><![CDATA[çanakkale savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizler]]></category>
		<category><![CDATA[Marcel Sauvage]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[sorumluluk duygusu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5288</guid>

					<description><![CDATA[Sorumluluk duygusu ve bilinci güçlü olan insanlar yaşamlarında diğerlerine göre daha başarılı olurlar. Birinciler olaylara yön verirler, ikinciler&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sorumluluk duygusu ve bilinci güçlü olan insanlar yaşamlarında diğerlerine göre daha başarılı olurlar. Birinciler olaylara yön verirler, ikinciler olayların peşinde sürüklenirler. Birinciler her durumda inisiyatif kullanırlar, ikinciler en olumsuz ve kendilerine en fazla ihtiyaç duyulan durumlar da bile başkalarının bir şeyler yapmasını beklerler. Sorumluluk almaktan çekinenler kendilerine ve çevresine karşı olan görevlerini yerine getirme şansına hiçbir zaman sahip olamazlar.</p>
<p>Ülkemizin kurtuluşunda, kuruluşunda ve bugünkü düzeyine gelmesinde en büyük pay sorumluluk bilinci yüksek, kendini ulusuna ve geleceğe adamış insanlarındır. Şüphesiz ki bunların en başında yer alma onuru da ATATÜRK’e aittir. Çocukluğundan itibaren var olan güçlü vatan sevgisinin de etkisiyle o, ulusunun sorunlarıyla yatmış kalkmış, hayatını buna adamıştır. Asla sorumluluktan kaçmamıştır. Aşağıdaki anekdot, bu gerçeği yansıtan  örneklerden birisidir:</p>
<p>Çanakkale Savaşı’nın en amansız günüydü. Mustafa Kemal 34 yaşında Arıburnu’nda İstanbul’u karadan çevirip almak isteyen düşmanların karşısındaydı.</p>
<p>25 Nisan günü İngilizler Arıburnu’na asker çıkarmaya başlamışlardı. Orada bulunan küçük birlik geri çekiliyordu. Bunu gören Mustafa Kemal, karşılarına dikildi:</p>
<p>-Nereye gidiyorsunuz?</p>
<p>-Efendim, düşman&#8230;</p>
<p>-Nerede?</p>
<p>-İşte</p>
<p>261 rakımlı tepede düşman çıkarma yapıyordu. Bizim birliklerden daha yakındı. Kaybedecek zaman yoktu.</p>
<p>-Düşmandan kaçılmaz.</p>
<p>-Kurşunumuz kalmadı.</p>
<p>-Süngünüz var ya&#8230; Süngü tak!&#8230; İleri?&#8230;</p>
<p>Mehmetçikler, büyük komutana uymuş, süngü takmışlardı. En uygun noktaya geldiler.</p>
<p>-Yat&#8230;</p>
<p>Düşman askerleri, karşılarında ateşe hazır Türk kuvvetlerini görünce sindiler ve ateşe başladılar. Zaman kazanılmıştı. Mustafa Kemal yanındaki subayı gerideki birliklere haberci gönderdi. Yetişen Mehmetçikler düşmanı püskürttü.</p>
<p><em>Age; s. 116-117. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fikir Danışma</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/fikir-danisma/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 May 2020 15:11:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[fikir danışmanı]]></category>
		<category><![CDATA[Marcel Sauvage]]></category>
		<category><![CDATA[türk halkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5196</guid>

					<description><![CDATA[ATATÜRK’ün başarısının en önemli nedeni halkın duygu ve düşüncesine her zaman büyük değer vermiş olmasıdır. Onun hazinesi halkın&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ATATÜRK’ün başarısının en önemli nedeni halkın duygu ve düşüncesine her zaman büyük değer vermiş olmasıdır. Onun hazinesi halkın hafızasıdır. Gerçekleştirmeyi düşündüğü projelerini uygulamaya koymadan önce halkın nabzını yoklardı. Halkın benimsemeyeceği ve uygulama olanağı olmayan hususlarda ısrarcı olmamıştır. Halkın cahilliğini gerekçe gösterip halkın düşüncelerine kulaklarını kapamak gibi bir kolaycılığa kaçmamıştır. O, Türk insanının cahil ve yoksul görüntüsünün altında güçlü bir sağduyunun bulunduğunu bilmekteydi. Hedefine de bu cevherden yararlanarak ulaşmıştır. Onun düşüncelerinde ve başarılarında Türk halkı vardır. Aşağıdaki anekdot ATATÜRK’ün bu konudaki bakış açısını yansıtan güzel bir örnektir:<br />
ATATÜRK danışmaya büyük önem verirdi. Zihninde tasarlayıp uygulamaya karar verdiği sorunları çok önemli olmayan kimselerle görüştüğü çok görülmüştür. Neşeli zamanında sordular:<br />
-Paşam, şu fikir danıştıklarının içinde de bazen öyleleri vardır ki, şaşıyoruz; bunların düşüncelerini nasıl olsa, sonunda kabul etmeyeceksiniz. Kararınızı da önceden vermiş olduğunuz biliniyor, o hâlde ne diye bunları birer birer çağırıp karşınızda söyletirsiniz?<br />
ATATÜRK alaycı bir bakışla şu karşılığı verdi:<br />
-Bazen hiç olmadık adamlardan, ben çok şeyler öğrenmişimdir. Hiçbir düşünceyi hor görmemek lâzımdır. Neticede kendi fikrimi uygulayacak bile olsam, herkesi ayrı ayrı dinlemekten zevk alırım&#8230; ATATÜRK, bu alışkanlığını hayatının sonuna kadar değiştirmedi.</p>
<p><em>age.;s. 7-8.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk ve Türk Kadını</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturk-ve-turk-kadini/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2020 21:41:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[18 aralık 1934]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve türk kadını]]></category>
		<category><![CDATA[Marcel Sauvage]]></category>
		<category><![CDATA[Türk kadını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5032</guid>

					<description><![CDATA[Türk kadının geçmişteki yaşamı, bu gün hâlâ birçok İslâm ülkesinde kadınların maruz olduğu çağ dışı yaşamdan çok da&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk kadının geçmişteki yaşamı, bu gün hâlâ birçok İslâm ülkesinde kadınların maruz olduğu çağ dışı yaşamdan çok da farklı değildi. Özellikle kent kadınları, yanlış inanışların da etkisiyle, sosyal yaşamdan kopuk, ev hayatıyla sınırlı, kara çarşaf ve peçe altında geçen bir ömre mahkûm edilmişlerdi. Türk kadını cumhuriyetle birlikte erkeklerin sahip olduğu tüm yurttaşlık haklarına kavuşarak bu haksızlıktan kurtulmuştur. Medenî kanunla yurttaşlık haklarının büyük bir kısmını kazanan Türk kadını, 18 Aralık 1934’te çıkarılan bir yasa ile de milletvekili seçilme hakkını elde etmiştir.<br />
Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını elde ettiği tarihlerde uygar olarak kabul edilen birçok batı ülkesinde kadınlar bu haklardan yoksundu. O bakımdan kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması Türk devrim sürecinin en ileri adımlarından biridir. Bugün toplum ve devlet yaşamının her alanında Türk kadını görev alabilmekte, üstlendiği her görevi büyük bir yetenek ve başarıyla yürütmektedir. Türk kadınının ulaştığı bu seviye yeterli olmamakla birlikte gurur vericidir. Bunda ise şüphesiz en büyük pay büyük önder ATATÜRK’ündür. Onun aşağıdaki sözleri bu gerçeğin geleceğe taşınan en canlı kanıtıdır:<br />
“Bir toplum, bir millet erkek ve kadın denilen iki cins insandan oluşur. Mümkün müdür ki, bir kitlenin bir parçasını ilerletelim. Diğerini görmezlikten gelelim de kitlenin tümü ilerlemeye olanak bulabilsin? Mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça diğer kısmı göklere yükselebilsin? Şüphe yok, ilerleme adımları iki cins tarafından beraber, arkadaşça atılmak ve ilerleme ve yenileşme sahasına birlikte kesin aşamalar yaptırmak lâzımdır. Böyle olursa inkılâp başarılı olur. Memnuniyetle görmekteyiz ki, bugünkü gidişimiz gerçek ihtiyaçlara yaklaşmaktadır. Herhâlde daha cesur olmak gereği açıktır.<br />
Bizim dinimiz hiçbir zaman kadınların erkeklerden geri kalmasını istememiştir. Allah’ın emrettiği şey, Müslüman erkek ve kadın beraber olarak ilim ve irfan kazanmasıdır. Kadın ve erkek bu ilim ve irfanı aramak ve nerede bulursa oraya gitmek ve ona sahip olmak mecburiyetindedir. İslâm ve Türk tarihi incelenirse görülür ki, bugün kendimizi bin türlü kayıtlara bağlı zannettiğimiz şeyler yoktur. Türk toplum hayatında kadınlar ilim ve irfan bakımından ve diğer hususlarda erkeklerden kesinlikle geri kalmamışlardır. Belki daha ileri gitmişlerdir.</p>
<p><em>age.; 331-335.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fransız Gazetecisi Marcel Sauvage</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/marcel-sauvage/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jul 2019 15:34:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız Gazetecisi]]></category>
		<category><![CDATA[Marcel Sauvage]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1858</guid>

					<description><![CDATA[Yeni Türkiye, Avrupa&#8217;nın doğusunda, yüzyılımızın en büyük devlet adamlarından biri olarak yükselen Mustafa Kemal&#8217;in hem eseri, hem destanıdır.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni Türkiye, Avrupa&#8217;nın doğusunda, yüzyılımızın en büyük devlet adamlarından biri olarak yükselen Mustafa Kemal&#8217;in hem eseri, hem destanıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Cumhuriyet Gazetesi, 2 Ağustos 1935</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Mevcut rütbelerin hepsini kaldırdığı bir memlekette, bu adam, bütün rütbeleri kazanmıştır.</p>
<p>O memlekette düşünülebilecek en şerefli isim O&#8217;na verilmiştir.</p>
<p>***</p>
<p>Mısır&#8217;dan Hindistan&#8217;a kadar bütün İslam diyarında, köylüler O&#8217;nu Allah&#8217;ın sevgilisi, din adamları imanın kılıcı, siyaset adamları doğunun devrimleri diye andılar.</p>
<p>Atatürk artık bir yarım tanrıdır, Türklerin babasıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Cumhuriyet, 5 Ağustos 1935</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
