<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>latin harfleri &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/latin-harfleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 19 May 2020 15:00:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>latin harfleri &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Atatürk Reformları 1919 Yılında Tasarlamıştı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturk-reformlari-1919-yilinda-tasarlamisti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 May 2020 14:44:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[1919]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk devrimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk İnkılapları]]></category>
		<category><![CDATA[latin harfleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mazhar Müfit]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Muzaffer Erendil]]></category>
		<category><![CDATA[strateji]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5190</guid>

					<description><![CDATA[ATATÜRK gelecekte yapacaklarını anlık düşlerin üzerine inşa etmemiştir. Bir stratejist ve hesap adamı titizliğiyle ,bir taraftan dünyanın akıp&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ATATÜRK gelecekte yapacaklarını anlık düşlerin üzerine inşa etmemiştir. Bir stratejist ve hesap adamı titizliğiyle ,bir taraftan dünyanın akıp gittiği istikameti değerlendirmiş, diğer taraftan asrın bütün felâketlerine maruz kalmış olan Türk ulusunun yetenek, beklenti, ihtiyaç ve direncini değerlendirmiştir. Bu değerlendirmeler ATATÜRK’ün bilgi birikimi, üstün zekâ ve öngörüsüyle Türk ulusunun geleceğini şekillendirecek olan hedef plânları oluşturmuştur. Bağımsızlık Savaşı ve devrimler bu plânın ana hedefleridir. Aşağıdaki anekdot  ATATÜRK’ün yaşamında tesadüflere yer olmadığını yansıtan güzel bir örnektir:</p>
<p>ATATÜRK, Millî Mücadele hareketine başlamak üzere, daha kongrelerin düzenlendiği sıralarda ileride yapacağı devrimleri de kafasında tasarlamıştı. O, bu devrimleri önceleri gizli tutmuştu. Mazhar Müfit (Kansu) bunu şöyle nakleder:</p>
<p>“O, hatıra defterime ve günü gününe her olayı not edişime hem memnun olur hem de bazen şaka yapmaktan kendisini alıkoymazdı.</p>
<p>-Hafızalarımız zayıfladığı zaman Mazhar Müfit’in defteri çok işimize yarayacak derdi. Defteri getirdiğimi görünce, sigarasını birkaç nefes üst üste çektikten sonra:</p>
<p>-Amma bu defterin bu yaprağını kimseye göstermeyeceksin. Sonuna kadar gizli kalacak. Bir ben, bir Süreyya, bir de sen bileceksin, dedi,. Şartım bu &#8230;</p>
<p>Süreyya da ben de   :</p>
<p>-Buna emin olabilirsiniz Paşam&#8230; dedik.</p>
<p>Paşa bundan sonra:</p>
<p>-Öyle ise önce tarih koy!&#8230; dedi.</p>
<p>Koydum: 7-8 Temmuz 1919. Sabaha karşı. Tarihi sayfanın üzerine  yazdığımı görünce:</p>
<p>-Pekâla&#8230; yaz, diyerek devam etti:</p>
<p>-Zaferden sonra hükûmet şekli cumhuriyet olacaktır. Bunu size daha önce de bir sorunuz nedeniyle söylemiştim. Bu bir.</p>
<p>İki: Padişah ve hanedan hakkında zamanı gelince gereken yapılacaktır.</p>
<p>Üç: Tesettür (örtünme) kalkacaktır.</p>
<p>Dört: Fes kalkacak, medenî milletler gibi şapka giyilecektir.</p>
<p>Bu anda gayri ihtiyari kalem elimden düştü. Yüzüne baktım. O da benim yüzüme baktı. Bu, gözlerin bir takılışta birbirine çok şey anlatan konuşuşuydu.</p>
<p>Paşa ile zaman zaman senli benli konuşmaktan çekinmezdim.</p>
<p>-Neden durakladın? deyince:</p>
<p>-Darılma ama Paşam, sizin de hayalperest taraflarınız var, dedim. Gülerek :</p>
<p>-Bunu zaman gösterir. Sen yaz, dedi. Yazmaya devam ettim.</p>
<p>-Beş: Lâtin harfleri kabul edilecek.</p>
<p>-Paşam yeter&#8230; yeter&#8230; dedim ve biraz da hayal ile uğraşmaktan bıkmış bir insan edası ile:</p>
<p>-Cumhuriyet’in ilânını başaralım da gerisi yeter, diyerek defterimi kapadım ve koltuğumun altına sıkıştırdım. İnanmayan bir adam tavrı ile:</p>
<p>-Paşam sabah oldu. Siz oturmaya devam edeceksiniz, hoşçakalın&#8230; diyerek yanından ayrıldım. Gerçekten de gün ağarmıştı. Süreyya da benimle beraber odadan çıktı. Fakat burada ve bu anda olayların beni nasıl yanıltıp ve M. Kemal’i doğruladığını daha doğrusu Mustafa Kemal’in beni nasıl bir cümle ile mahcup ettiğini itiraf etmeliyim.</p>
<p>Çankaya’da akşam yemeklerinde birkaç defa:</p>
<p>-Bu Mazhar Müfit yok mu?&#8230; Kendisine Erzurum’da tesettür kalkacak, şapka giyilecek, Lâtin harfleri kabul edilecek dediğim ve bunları not etmesini söylediğim zaman defterini koltuğunun altına almış ve bana hayalperest olduğumu söylemişti.” dedi.</p>
<p><em>Erendil; s. 29-30. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üç Ay</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/uc-ay/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2020 13:41:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[arap harfleri]]></category>
		<category><![CDATA[Arıburnu]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Anektodlar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Falih Rıfkı Atay]]></category>
		<category><![CDATA[gazete]]></category>
		<category><![CDATA[latin harfleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Türk Alfabesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5150</guid>

					<description><![CDATA[Tarihe baktığımızda ileriye dönük olumlu değişimlerin kolay gerçekleşmediğini görürüz. İnsanlar, çoğu zaman kendi yararlarına da olsa eski alışkanlıklarının&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihe baktığımızda ileriye dönük olumlu değişimlerin kolay gerçekleşmediğini görürüz. İnsanlar, çoğu zaman kendi yararlarına da olsa eski alışkanlıklarının etkisiyle değişim ve yeniliklerin karşısında olmuşlardır. Bu olumsuz alışkanlık kimi toplumların geri kalmasına kimilerinin de esaretine neden olmuştur. Geniş bir tarih bilincine sahip olduğundan dolayı bu gerçeği iyi tahlil eden ATATÜRK, yapmayı düşündüğü devrimleri uzun bir sürece yaymadan kısa bir zaman diliminde gerçekleştirmiştir. ATATÜRK’ün, toplumsal değişimler konusundaki yaklaşımının ne kadar sağlıklı ve isabetli olduğunu göstermesi açısından aşağıdaki anekdot fikir vericidir:</p>
<p>Yeni Türk alfabesinin ilk şekillerini kendisine götürdüğüm zaman , komisyonun en az beş yıllık bir geçiş dönemi düşündüğünü söylemiştim. Gazeteler önce birer sütunlarını yeni harflerle yayınlayacaklar, yavaş yavaş bu sütün sayısı artacak, nihayet bütün gazeteler yeni harflerle çıkacaktı. Okullar için de buna benzer aşamalı bir geçiş yöntemi düşünmüştük.</p>
<p>Dikkatle dinledikten sonra bir daha sordu:</p>
<p>-Demek beş yıl düşündünüz?</p>
<p>-Evet!</p>
<p>-Üç ay! dedi.</p>
<p>-Dona kaldım: Üç ay! Üç ay içinde bütün ülkede yayın Lâtin harfleriyle  yapılacaktı. Ekledi:</p>
<p>-Ya üç ayda uygulayabiliriz, ya da hiç uygulayamayız. Sizin gazetelerde Arap harflerine bırakacağınız sütunlar yok mu, onların sayısı bire de inse herkes yalnız o sütunu okur ve beş yıl sonra , tıpkı yarın başlar gibi başlamaya mecbur oluruz. Hele arada bir buhran, bir savaş çıkarsa attığımız adımları da geri alırız.</p>
<p><strong>Falih Rıfkı Atay</strong></p>
<p><em>Arıburnu; Atatürk, Anekdotlar-Anılar, s. 192.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başöğretmen</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/basogretmen/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2020 18:09:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[9 ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[arap harfleri]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk öğretmen olmak istiyor muydu?]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk'ün düşünceleri]]></category>
		<category><![CDATA[Başöğretmen Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Harf İnkılabı]]></category>
		<category><![CDATA[Kurtuluş Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[latin harfleri]]></category>
		<category><![CDATA[milli eğitim bakanı]]></category>
		<category><![CDATA[milli kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Niyazi Ahmet Banoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[sarayburnu]]></category>
		<category><![CDATA[türk insanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4882</guid>

					<description><![CDATA[Kurtuluş Savaşı yurdun düşmanlardan temizlenmesini sağlamış, ancak gerçek kurtuluşu sağlamamış sadece buna giden ortamı hazırlamıştır. Çünkü gerçek kurtuluş&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kurtuluş Savaşı yurdun düşmanlardan temizlenmesini sağlamış, ancak gerçek kurtuluşu sağlamamış sadece buna giden ortamı hazırlamıştır. Çünkü gerçek kurtuluş ancak ülkenin işgal gibi bir felâketi yaşamasına neden olan etkenlerin tamamen ortadan kaldırılmasıyla sağlanabilirdi. Bu ise Türk insanının işgallerin de gerçek nedeni olan cehalet, geri kalmışlık ve yoksulluktan kurtulması,hurafelere dayalı yanlış inanış ve anlayışların yerini sağlıklı, bilimsel ve üretken bir anlayışa bırakmasıyla mümkündür. Cehalet, sadece Türk halkının değil insanlığın<br />
en büyük düşmanıdır. Yukarıdaki bu görüşler, ATATÜRK’ün düşünceleri olup onun eylemlerine yön vermiştir. Kurtuluş Savaşı devam ederken büyük bir kararlılıkla eğitim seferberliğini başlatmış olması, savaş sonrasında ise Kurtuluş Savaşı’nın başkomutanının, çağdaşlaşma savaşının başöğretmeni olması bu düşüncelerin doğal bir sonucudur. ATATÜRK için başkomutanlık bağımsızlığa giden yolda gerekli olan bir araçtı. Asıl amaç Türk ulusunu uygarlığa taşıyacak başöğretmenlikti. Aşağıdaki anekdot, başöğretmenin cehalete karşı başlattığı mücadeleyi yansıtan güzel bir örnektir:<br />
Kurtuluş Savaşı zaferle sona ermiş, vatan ve millet kurtulmuştu. Bazıları sanıyordu ki ATATÜRK’ün önderlik rolü artık bitmişti. Hâlbuki onun kalbinde Türk milletinin yüzyıllardan beri şifa bulmayan yaraları kanıyordu; ana vatandan düşmanı kovmakla her şey tamam olmuyordu, o tekrar gelebilirdi. Bunun önüne geçmek için kökleri içimizde olan sebepleri de yok etmek gerekirdi. ATATÜRK en büyük derdin, halkın cahilliği olduğunu görüyor, onun kafasını aydınlatınca hızla yükseleceğini biliyordu.<br />
O sırada arkadaşlarından biri sordu:<br />
-İşte memleketi kurtardınız. Şimdi ne yapmak istersiniz?<br />
-Millî Eğitim bakanı olarak millî kültürü yükseltmeye çalışmak en büyük emelimdir.<br />
Millî Eğitim bakanı olmadı, cumhurbaşkanı oldu. Fakat bütün devrimler gibi eğitim devrimi de onun eseridir.<br />
Halkın kültür bakımından yükselmesine başlıca engel, Arap harfleriydi. ATATÜRK, 1927’de kararını verdi, 1928 kış ayları hazırlıkla geçti. Ağustosun dokuzunda Perşembe günü İstanbul’da Sarayburnu’nda bir toplantıda halkla konuştu ve kararını bildirdi; Lâtin harfleri kabul edildi. Savaşta başkumandanlık eden ATATÜRK, “Başöğretmen” oldu. Seyahat ettiği yerlerde halkı imtihan etti ve dersler verdi.</p>
<p><em>Banoğlu; s. 92-93.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
