<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kurtuluş &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/kurtulus/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 07 Sep 2020 21:39:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>kurtuluş &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Osmanlılar</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/osmanlilar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2020 15:01:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Askeri Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuluş]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5475</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlılar, girişecekleri askerî hareketlerin genişliğine uygun hazırlıklı ve tedbirli davranmadıkları için, daha çok, his ve hırslarının etkisi altında&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlılar, girişecekleri askerî hareketlerin genişliğine uygun hazırlıklı ve<br />
tedbirli davranmadıkları için, daha çok, his ve hırslarının etkisi altında hareket<br />
ettikleri için Viyana’ya kadar gittikleri halde, çekilmeye mecbur olmuşlardır.<br />
Ondan sonra, Budapeşte’de de duramadılar, geri döndüler; Belgrad’ta da mağlûp<br />
ve çekilmeye mecbur edildiler. Balkanları terk ettiler. Rumeliden çıkarıldılar. Bize,<br />
içinde henüz düşman bulunan bu vatanı miras bıraktılar. Bu son vatan parçasını<br />
kurtarırken olsun hırslarımızdan, hislerimizden vazgeçerek temkinli olalım.<br />
Kurtuluş için&#8230; Bağımsızlık için eninde sonunda düşmanla bütün<br />
mevcudiyetimizde vuruşarak ona mağlûp etmekten başka karar ve çare yoktur ve<br />
olamaz!&#8230;</p>
<p><em>1922 (Nutuk II, s. 636-637)</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çin Basını</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/cin-basini/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Aug 2019 10:33:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Çin Basını]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuluş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2794</guid>

					<description><![CDATA[Atatürk, istilacıları vatandan nasıl bir ruhla ve ne gibi vasıtalarla püskürttüğünü bize göstermek yoluyla ulusal kurtuluşun yöntemini göstermiştir.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk, istilacıları vatandan nasıl bir ruhla ve ne gibi vasıtalarla püskürttüğünü bize göstermek yoluyla ulusal kurtuluşun yöntemini göstermiştir. O&#8217;nun düşünüş ve tutumunun kalplerimizde her an canlı kalacağını, ulusal uğraşlarımızda bize güç ve destek olacağını düşünerek avunabiliyoruz.</p>
<blockquote><p><strong>Cumhuriyet Gazetesi, 19 Kasım 1938</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ahmet Muhip Dıranas</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/ahmet-muhip-diranas/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 19:31:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Muhip Dranas]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuluş]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı]]></category>
		<category><![CDATA[yücel dergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2628</guid>

					<description><![CDATA[O, halkın vicdanı olduğundan ötürü bir Tanrı değildi ama, Tanrı kadar güzeldi. Bir güneş değildi ama aydınlıktı. İçimizden&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>O, halkın vicdanı olduğundan ötürü bir Tanrı değildi ama, Tanrı kadar güzeldi. Bir güneş değildi ama aydınlıktı. İçimizden bir kişi idi ama başka bir kişiydi halkın vicdanı olduğundan ötürü&#8230;</p>
<p>Ve halk eyitti ki: &lt;&lt; Bizim beklediğimiz O&#8217;dur ve O, bizim kurtuluş ruhumuzdur, çevresinde toplanalım!&gt;&gt;</p>
<p>***</p>
<p>İnsan, iyisi ve kötüsü ve dişisi erkeği ve çoluğu çocuğu ve yaşlısı tazesi ve cümlesi gelip Mustafa Kemal&#8217;in ardında saf tuttular. Evrende başka bir ölümlüye kutlu olmadı bu denlû tek gövde ediş milleti. Gün gibi mi ağdı, kılıç gibi mi çekildi, kitap gibi mi açıldı, insan gibi mi yüceldi, Tanrı gibi mi buyurdu bilinmez ne etti, eyledi, ama iptidada var olana geceyi gündüz eyledi ve kurtuluş oldu.</p>
<blockquote><p><strong>Yücel Dergisi, 1945, Cilt XIX, sayı 110</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Önder</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/onder/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 12:57:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[apotr]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ayın Tarihi Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Belleten]]></category>
		<category><![CDATA[diktatörlük]]></category>
		<category><![CDATA[Hakimiyet-i Milliye]]></category>
		<category><![CDATA[halk adamı]]></category>
		<category><![CDATA[havari]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuluş]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[önder]]></category>
		<category><![CDATA[şef]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<category><![CDATA[Vakit Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[yurt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2462</guid>

					<description><![CDATA[Yurt kesin olarak egemenliğine kavuşacaktır. Ulus, kesin olarak mutluluğa erecektir. Çünkü kendi esenliğini, kendi mutluluğunu ülkenin, ulusun esenliği&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yurt kesin olarak egemenliğine kavuşacaktır. Ulus, kesin olarak mutluluğa erecektir. Çünkü kendi esenliğini, kendi mutluluğunu ülkenin, ulusun esenliği ve mutluluğu uğruna gözden çıkaracak çok vatan evladı vardır.</p>
<blockquote><p><strong>1910, Vakit gazetesinde yayınlanma tarihi 1929</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Benim tutkularım var; hem de pek büyükleri; ama bu tutkuların yüksek mevkilere geçmek veya büyük paralar elde etmek gibi bayağı isteklerin karşılanmasıyla ilgisi yok. Ben bu tutkuların gerçekleşmesini yurduma büyük yararları dokunacak, bana da beceriyle yerine getirilmiş bir görevin canlı iç rahatlığını verecek büyük bir düşüncenin başarısında arıyorum. Bütün yaşamımın ilkesi bu olmuştur. Bu büyük düşünceyi çok genç yaşımda edindim ve son nefesime kadar onu korumaktan geri kalmayacağım.</p>
<blockquote><p><strong>1914</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ulusun efendisi yoktur; Ulusa hizmet vardır. Bu ulusa hizmet eden onun efendisi olur.</p>
<blockquote><p><strong>Aralık 1921, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Benim apotrlarım(1) yoktur. Ülkeye ve ulusa kimler hizmet eder ve hizmet beceri ve gücünü gösterirse apotr odur.</p>
<p>(1 ) Havari</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1923, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ülkemin ve ulusumun kurtuluşu ve mutluluğu için çalışmaktan başka bir amacım yoktur. Bu, insana yeter bir sevinç ve zevk sağlar. Kişinin, ailenin rahatı ve mutluluğu ancak ulusun rahat ve mutluluğuyla sağlanabilir.</p>
<blockquote><p><strong>Ocak 1925, Vakit Gazetesi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>İnsan yaşadığı, bulunduğu ve çalıştığı çevre içinde o çağı yönetenlerle kaynaşıp aynı kanıda (düşüncede) olursa, aynı çevre ve çağın adamı olmaktan çıkamaz.</p>
<blockquote><p><strong>7 Nisan 1926, Hakimiyet-i Milliye gazetesi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Baylar, tarih su götürmez bir biçimde kanıtlamıştır ki, büyük işlerde başarı için yeteneği ve gücü sarsılmaz bir başkanın varlığı çok gereklidir.</p>
<blockquote><p><strong>1927, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Gerçekten, tutku olmadan büyük bir iş meydana getirilemez. Ancak onun her durumunda ulus yolunda hizmet amacına yönelik olması gerekir. Başkan olan kimsenin ulusun ülküsüne göre davranması ve ulusun ruhsal durumunu kavradıktan sonra o ulusun eğilimine bağlı kalması gerekir.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1930, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>&#8220;Kapıda duran nöbetçi bile benden korkmaz. İsterseniz kendisinden sorunuz. Egemenlik korku üzerine kurulamaz. Toplara dayanan egemenlik kalıcı olmaz Böyle bir egemenlik ve diktatörlük ancak bir ayaklanma olunca geçici bir zaman için gerekli olur.&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1930, Ayın Tarihi Dergisi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ben diktatör değilim. Benim büyük gücüm olduğunu söylüyorlar. Evet, bu doğrudur. Benim isteyip de yapamayacağım bir şey yoktur. Ancak ben zorbalıkla ve acımasızca davranmasını bilmem. Bence diktatörlük başkalarını buyruğu altına alandır. Ben kalpleri kırarak değil, kazanarak baş olmak isterim.</p>
<blockquote><p><strong>Nisan 1935, Ayın Tarihi Dergisi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ben düşündüklerimi sevdiklerime olduğu gibi söylerim. Aynı zamanda, saklanması gerekli olmayan bir sırrı kalbinde taşıma gücü olmayan bir adamım. Çünkü ben bir halk adamıyım. Ben düşündüklerimi hep halkın önünde söylemeliyim. Yanlışım varsa halk beni yalanlar. Ancak şimdiye kadar bu açık konuşmalarımda halkın beni yalanladığını görmedim.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1937, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Uluslar kaygı ve keder bilmemelidirler. Şeflerin ödevi, ulusların yaşamı neşe ve istekle karşılamaları için onlara yol<br />
göstermektir.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1937, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ben isteseydim hemen bir askeri diktatörlük kurardım ve ülkeyi böyle yönetmeye kalkışırdım. Ancak ben istedim ki, ulusum için çağdaş bir devlet kurayım.</p>
<blockquote><p><strong>Belleten Dergisi Nu: 10</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ulusal Örgütün Ruhu ve İlkeleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ulusal-orgutun-ruhu-ve-ilkeleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jul 2019 17:49:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Hatıralar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[ateşkes]]></category>
		<category><![CDATA[aydınlar]]></category>
		<category><![CDATA[bağıımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsız]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul hükümeti]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuluş]]></category>
		<category><![CDATA[Kuvayı Milliye]]></category>
		<category><![CDATA[önder]]></category>
		<category><![CDATA[örgüt]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih Vesikaları Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal amaç]]></category>
		<category><![CDATA[Ulusal Örgütün Ruhu ve İlkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Yunus Nadi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1967</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Bağımsızlığa ulaşıncaya kadar bütün ulusla birlikte özveriyle çalışacağıma, bütün kutsal inançlarım üzerine yemin ettim. Artık Anadolu&#8217;dan başka bir&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Bağımsızlığa ulaşıncaya kadar bütün ulusla birlikte özveriyle çalışacağıma, bütün kutsal inançlarım üzerine yemin ettim. Artık Anadolu&#8217;dan başka bir yere gitmemek kesin kararımdır.&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>Mayıs 1919, Nutuk</strong></p></blockquote>
<p>Ulusal amaçlarla ortaya atılacakların yok edilmesini düşünen bugün yalnız saray, İstanbul hükûmeti ve yabancılardır. Ama bütün ülkenin aldatılabileceği ve bize karşı çevrilebileceği olasılığını da düşünmek gerektir. Önder olacakların, her ne olursa olsun, amaçtan dönmemeleri, ülkede barınabilecekleri son noktada, son nefeslerini verinceye kadar amaç uğrunda özveriyi sürdüreceklerine işin başında karar vermeleri gerekir. Yüreklerinde bu gücü duymayanların işe girişmemeleri çok daha iyi olur. Çünkü böyle bir durumda hem kendilerini, hem de ulusu aldatmış olurlar.</p>
<p>Bir ulus, varlığını ve bağımsızlığını korumak için düşünülebilecek olan girişimleri ve özveriyi yaptıktan sonra başarı elde edebilir. Ya başaramazsa demek, o ulusun ölmüş olduğuna karar vermek demektir. Bu nedenle ulus yaşadıkça ve girişimlerini özveriyle sürdürdükçe başarısızlık söz konusu olamaz.</p>
<blockquote><p><strong>Eylül 1919, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ateşkes anlaşmasından sonra, üzülerek söyleyeyim, ulusumuz yazgısına göz yuman bir halde bulunuyor; varlığımızı yok etmek isteyen düşmanlar ülkemizi parçalamaya hazırlanıyorlardı. Çok şükür ki, bazı durumlar, değerli ulusumuzu uyarıp uyandırdı. Halkımız yer yer birbirini aramaya, bulmaya başladı. Bunun sonucu olarak örgüt meydana geldi. Devletimizin bağımsızlığını yok etmeye çalışan yabancılar, ulusumuzda böyle bir ruhun belireceğini beklemiyorlardı. Burada yaşayan insanların duygusuz yaratıklardan oluştuğunu sanıyorlardı. &#8220;Böyle bir ulusun yaşama hakkı olamaz&#8221; kararını vererek bir ulusun varlığını dikkate almadılar. Ulusumuzun olaylar ve yenilgiler sonucu yer yer örgütlenmesine önem vermemişlerdi. Bu önem verilmeyen parçalarını savunmak istedikleri ve verdikleri karar ve bütün ulusun kabul ettiği esas (temel) nokta Kuvayı Milliye&#8217;nin (ulusal güçlerin) etken, ulusun iradesinin egemen olmasıdır. Ve bu örgütün ruhudur.</p>
<p>***</p>
<p>Bağımsız yaşamak için verimli bir yurdun sağlanması gerekir; çizdiğimiz bir sınır vardır ki; bu sınırı yabancıların elinde bırakamayız.</p>
<p>***</p>
<p>Bütün ulus bir tek vücut haline getirilmelidir. Her ulusta olduğu gibi bizde de girişkenler bir işe başlar; girişimin en son bireye ve yukarıya doğru yayılması sağlanır. İstendiği gibi gerçek doğrultuya az zamanda götürebilmek için aydınlara daha çok ödev düşer. Aydınların ödevleri çok önemlidir. Hiçbir ulus yoktur ki ahlak ilkelerine dayanmadan yükselebilsin. Aydınlarımız yurt ve ulusla ilgili düşüncelerini belirtmekle birlikte rakip uluslara karşı varlıklarını korumak için gerekenleri sağlarlarsa, ödevlerini daha kapsamlı bir biçimde yerine getirmiş olurlar.</p>
<blockquote><p><strong>Aralık 1919, Tarih Vesikaları Dergisi, Sayı I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bizim önemli olan ödevimiz siyaset yapmak değildir. Bizim ve bütün ülke ve ulusun bugün; biricik ödevi topraklarımızda bulunan düşmanı süngülerimizle kovmaktır. Bu yapılmadıkça siyaset anlamsız bir sözden başka bir şey değildir.</p>
<blockquote><p><strong>Mayıs 1921, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>&#8220;Zavallı ulusumuzu esir etmek isteyen düşmanları, ne olursa olsun, yeneceğimize olan güven ve inancım bir dakika olsun sarsılmamıştır. Şu dakikada bu tam inancımı yüce kurulunuza karşı, bütün ulusa karşı ve bütün dünyaya karşı ilan ederim.&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1921, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türkiye ve Türkiye halkı, bağımsızlığını ve varlığını yok etmeye yönelik acı felaketler karşısında kaldığı gün, insanlık dünyasında hiçbir dayanağı yoktu. Yalnız ve ancak yürek ve vicdanındaki kesin inanca güvenerek ya bağımsız ve egemen olarak yaşamaya ya da ölmeye karar verirdi. Bu kararın doğal gereği olarak şimdi sürmekte olan ulusal savaşına başladı.</p>
<blockquote><p><strong>Aralık 1921, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Kurtuluş için, bağımsızlık için, eninde sonunda, düşmanla bütün varlığımızla vuruşarak onu yenmekten başka karar ve çare yoktur ve olamaz.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1922, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ankara&#8217;da, kutsal topraklarımızı her yandan sarmış ve ele geçirmiş düşman ordularını bu kutsal topraklardan atmak olanağından söz ettiğimiz zaman, bana en anlayışlı, en uzak görüşlü oldukları ileri sürülen kimseler, bütün bu girişimlerin paraya bağlı olduğunu söylediler. Ne kadar paran var, ya da, nereden, nasıl para bulabilirsin gibi sorular yöneltiyorlardı. Benim verdiğim cevap şu idi: Türk ulusunun kendi yaşam ve esenliğine yönelik olduğuna inandığı girişimleri başarıya ulaştıracak kadar gücü vardır; ve girişimlerin ciddiliğine inanırsa, onun gerektirdiği kadar varlık kaynaklarını bu girişimde bulunanların emrine hazır eder.</p>
<blockquote><p><strong>Eylül 1926, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Adalet dilenmekle ve kendini başkalarına acındırmakla ulus işleri, devlet işleri görülemez. Ulusun ve devletin onur ve bağımsızlığı sağlanamaz. Adalet dilenmek ve kendine acındırmak gibi bir ilke yoktur. Türk ulusu, Türkiye&#8217;nin yarınki evlatları bunu bir an akıllarından çıkarmamalıdırlar.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1927, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bu çölden bir hayat çıkarmak, bu çözüntüden bir kuruluş yaratmak gerekir. Boş görünen alan doludur; çöl sanılan bu dünyada saklı ve güçlü bir yaşam vardır. O ulustur. Eksik olan şey örgütlenmedir; işte şimdi onun üzerindeyiz.</p>
<p>***</p>
<p>Öyle bir döneme ulaştık ki onda her iş yasalara uygun olmalıdır. Ulusun işleri de, ancak ulusal kararlara dayanmakla, ulusun ortak duygularını yansıtmakla görülebilir. Ulusumuz çok büyüktür. Hiç korkmayalım, o esirliği ve aşağı görülmeyi kabul etmez. Fakat onu bir araya getirmek ve kendisine: &#8220;Ey ulus, sen kölelik ve aşağılık kabul eder misin&#8221; diye sormak gerekir. Ben, ulusun vereceği cevabı biliyorum. Ben ulusun büyüklüğünü biliyor ve bu sorun karşısında o soruyu soran evlatlarını canı gibi seveceğini ve alınlarından öpeceğini biliyorum. Ben gene biliyorum ki, bu ulus, bu soruyu soran evlatlarının hep o temele dayanan önlem ve düzenlemelerini canla başla benimseyecektir (kabul edecektir). Onun için ben de o yoldayım. Bizim bildiğimiz gerçekler ulusça da bütünüyle bilinince onun, alınan kararlar konusunda da bizim gibi düşüneceği neden kabul edilmemelidir? Ben tersine, ulusun bu konuda daha sağlam, daha kesin kararlar vereceğine inanıyorum. Kısacası, ulus bu kurtuluş savaşında bütün durumu bütün açıklığıyla gördükten sonra, aşama aşama en sağlam, en akla yakın ve en yüksek kararları verecek ve hiç kuşkum yoktur ki, o konulardaki kararlarında hatta seni ve beni geçecektir. Ben bundan emin olarak işlerimize bakalım derim.</p>
<blockquote><p><strong>Yunus Nadi, Atatürk&#8217;ten Hatıralar</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avni Doğan</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/avni-dogan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jul 2019 15:51:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuluş]]></category>
		<category><![CDATA[Kurtuluş ve Sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1596</guid>

					<description><![CDATA[Kıvrak ve âhenkli adımlar, zarif ve duygulu bir ruha işaret eden uzun, ince parmaklarla süslü ince bir el.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kıvrak ve âhenkli adımlar, zarif ve duygulu bir ruha işaret eden uzun, ince parmaklarla süslü ince bir el. Cömert yüreğine rahatça yer kalsın diye geniş yaratılmış olan omuzlar üstünde âhenkle oturtulmuş haşmetli bir baş. Her zaman kibar, her yerde büyüklüğünden bir şey kaybetmeden gülen, şakalaşan, yaşayan üstün bir insan.</p>
<blockquote><p><strong>Dünya Gazetesi, 10 Kasım 1962</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Milli mücadele hareketinin başında Mustafa Kemal olmasaydı da bir başkası bulunsaydı, sonucu ne olurdu diye düşünmeğe lüzum yok, bu sorunun cevabı çok kolay:</p>
<p>-Bugünkü hür, bağımsız ve dünya devletleriyle hukuk ve haysiyette eşit Türkiye Cumhuriyeti kurulamazdı. Bugün elimizde öğünülecek ve sevinilecek nemiz varsa hepsi O&#8217;nun, Büyük Atatürk&#8217;ün eseridir.</p>
<blockquote><p><strong>Kurtuluş, Kurtuluş ve Sonrası, 1964</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Falih Rıfkı Atay</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/falih-rifki-atay/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jul 2019 15:13:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[eser]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[inkılap]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuluş]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal'in Mütareke Defteri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusu]]></category>
		<category><![CDATA[Ulus Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[vatan]]></category>
		<category><![CDATA[yücel dergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1577</guid>

					<description><![CDATA[Türk ulusu, Atatürk&#8217;te iki yüzyıl beklediği kurtarıcıyı bulmuştur. Atatürk&#8217;ün eseri, bir bütün olarak, tek bir kelimede toplanabilir: &#60;&#60;Kurtuluş!&#62;&#62;&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk ulusu, Atatürk&#8217;te iki yüzyıl beklediği kurtarıcıyı bulmuştur. Atatürk&#8217;ün eseri, bir bütün olarak, tek bir kelimede toplanabilir: &lt;&lt;Kurtuluş!&gt;&gt; Bu gerçek, aydının kafası kadar, halkın şuurunun içindedir.</p>
<p>Halk için, hâtırası güzel ne varsa hepsi, özellikle Atatürk devrine aittir.</p>
<blockquote><p><strong>Ulus Gazetesi, 16 Kasım 1938</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bir fikre saplanıp kuvvet ve kudretini onu söktürmeğe sarfeden küçük bir kibir değil, dinlemekten, sormaktan, aramaktan ve kesin kararını en sona saklamaktan çekinmiyen büyük bir gurur sahibi idi. Sevdiği şey itaat edilmekten fazla inanılmaktı.</p>
<p>***</p>
<p>Lâisizm, bizde, yüzyıllardan beri dil, kan, hatta din birliğine rağmen halk yığınlarını bin parçaya bölen acıklı didişmenin sonu, en sağlam beraberlik olan eğitim ve kültür birliğinin başlangıcı olmuştur.</p>
<blockquote><p><strong>Ulus Gazetesi, 10 Kasım 1939</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Eski Türk fatihlerinin ihtiraslarından hiçbiri kendinde eksik olmayan Mustafa Kemal&#8217;e ölünceye kadar, Türk toprağının sevgisi, acısı yüzyıllardan beri, durmaksızın, dinmeksizin, ya gözyaşı, ya kanı akan bu halkın babalığı, kardeşliği, evlatlığı duygusu hakim olmuştur.</p>
<p>İnandırmak güçse de, bir defa inandırdıktan sonra bir ulusu bin defa kandırmak kolaydı: Mustafa Kemal aldatmadı!</p>
<p>Aksine daima gerçeğe, katı, zorlu, çetin gerçeğe çağırdı. Uçmak isteseydi, hepimiz O&#8217;na kanat olurduk: O, bizim hayallerimizin kanatlarını kırdı, kartal yuvasında öldü.</p>
<blockquote><p><strong>Ulus gazetesi 10 Kasım 1943</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Buddha ölürken:</p>
<p>-Üstad öldü diye ağlamayınız. Üstad size öğrettiklerimdir! demişti.</p>
<p>Atatürk de bizlere öğretmiş olduklarıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Dünya Gazetesi, 8 Kasım 1953</strong></p></blockquote>
<p>***</p>
<p>Atatürk, milletinin verebileceği en yüksek ikbal zamanlarında dahi mevkiini fikirleri uğruna feda etmeğe hazırdı. Bütün devrinde hiçbir tavizcilik, hiçbir gerileme, hiçbir tezatlaşma olmamıştır.</p>
<blockquote><p><strong>Dünya Gazetesi, 10 Kasım 1956</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Anadolu&#8217;dan geldiğini duyup görüştüğümüz bir kurmay albay:</p>
<p>-Benim bildiğim Mustafa Kemal, Anadolu&#8217;nun son tepesine kadar gider, yine teslim olmaz, diyordu.</p>
<p>Kocatepe&#8217;de, bir ağır düşüncenin heykelini andıran fotoğrafını göz önüne getiriyor musunuz?</p>
<p>Başlarını ateşe, taşa ve çeliğe çarpa çarpa kan köpüren Türk kahramanlığının düşünen, arıyan, bulan, gösteren, bazen bir &lt;&lt;Evet&gt;&gt; ile &lt;&lt;Hayır&gt;&gt;ına vatan talihi bağlanan başıdır O!</p>
<p>***</p>
<p>Mustafa Kemal&#8217;in azim, karar ve irade kuvvetini, 1922 Ağustos&#8217;unun son haftasından iki ay önce sahneden çekiniz. Bugünkü Türkiye yine bu Türkiye olamazdı.</p>
<p>***</p>
<p>Hesapsız ve lüzumsuz, &lt;&lt;Bir tek Türk&#8217;ün hayatını tehlikeye sokmamak&gt;&gt; davasından ömrünün sonuna kadar şaşmamıştır.</p>
<blockquote><p><strong>Çankaya, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yüzellilikleri bile affetmesi insan zaaflarına karşı feylesofça davranışlarının bir eseri değil midir? Bir gün barışmıyacağı hasmı, bir gün bağışlamıyacağı suç yoktu diyebilirim.</p>
<p>Not defterime aldığım en güzel sözlerinden biri şudur: &#8220;Ben onları affederim, çünkü kalbim vardır. Onlar beni affetmezler, çünkü kalpsizdirler!&#8221;</p>
<p>***</p>
<p>Atatürk devrinde vatan kurtulmuştur. Yalnız bu şeref bir vatandaşın milli tarihin en büyüklerinden biri olmasına yeter.</p>
<p>***</p>
<p>Mustafa Kemal kızdıkça: &lt;&lt;Millete giderim!&gt;&gt; derdi. Mustafa Kemal&#8217;in inkılâp iradesinin kaynağı, halkın kendine inanışıdır. Tanzimattan beri isimlerini duyduğumuz liderler arasında halkı doğru anlıyan ve halk ile kaynaşma yollarını bulan yalnız O, idi.</p>
<p>O, kalabalıktan ürken ve kalabalığı kendilerinden iki üç asker kordonu ötede tutan diktatörlerin aksine, nefesine nefesi karışan kalabalıkta kuvvet bulurdu.</p>
<p>Atatürk, bulunduğu yerde neşe ve şevki susturan iki yüzlü bir şark zorbası değil, şenlik içine katılan, halk sevincini içine sindiren, içenle içen, oynayanla oynayan, konuşanla konuşan bir halk arkadaşı idi.</p>
<blockquote><p><strong>Çankaya, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bir hastalığın nöbetleri içinde ölümü iki gözleriyle görmüş gibi olanlar vardır. Ben iki gözümle battığımızı gördüm ve kurtulduğumuzu gördüm.</p>
<p>Mustafa Kemal&#8217;i unutamam.</p>
<p>O, sonra daha da büyüdü. Kendi milletine tekrar o günleri göstermemek için, asıl kurtuluş savaşına zaferden sonra girdi.</p>
<p>İnkılâp nizamının Atatürk&#8217;ü zaferin Mustafa Kemal&#8217;ini gölgede bıraktı, kendini gene kendi geçti.</p>
<blockquote><p><strong>Mustafa Kemal&#8217;in Mütareke Defteri, 1955</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Mustafa Kemal, halk acısını ve halk idealini bir cisim ve can gibi kendinde topladığı içindir ki, herkes O&#8217;nun sesine doğru gitti; herkes O&#8217;nun sancağı altında namus ve hürriyetini kurtarmağa koştu.</p>
<blockquote><p><strong>Yücel Dergisi, 1941, Cilt XIII</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>O&#8217;nu niçin seviyoruz? Çünkü O&#8217;nda kendimizi seviyoruz. Her şeyi bizden aldığı için, O, hepimizin, kendimiz için hayal ettiğimiz bir kemal halidir. Halk O&#8217;nda kendini tanıyor, kendine tapıyor.</p>
<blockquote><p><strong>Yücel Dergisi, 1941, Cilt XII, sayı 72</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yaşarken bir eser bıraktı. Onu övelim ve koruyalım. Ölürken bir ders bıraktı: Unutmayalım. Bu ders, halkı sevmek, halka inanmak, halk ile kaygılanmak, halk ile gururlanmak, halk uğruna feda olmaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Yücel Dergisi, Cilt XVIII, sayı 103</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
