<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kemalataturk.net &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/kemalataturk-net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 11:56:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>kemalataturk.net &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bunlara Kendimizi Tanıtacağız</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/bunlara-kendimizi-tanitacagiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Oct 2019 08:51:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[ankara palas]]></category>
		<category><![CDATA[Bunlara Kendimizi Tanıtacağız]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[Ekselans]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız Büyükelçisi]]></category>
		<category><![CDATA[gazi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kemalataturk.net]]></category>
		<category><![CDATA[kemalettin sami paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Marsilya]]></category>
		<category><![CDATA[Paris]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4284</guid>

					<description><![CDATA[Kemalettin Sami Paşa anlatıyor: Ankara&#8217;ya son gidişimde bir akşam Gazi, beni Ankara Palas&#8217;a götürmüştü. Sofrada bir kaç kişi&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kemalettin Sami Paşa anlatıyor:</p>
<p>Ankara&#8217;ya son gidişimde bir akşam Gazi, beni Ankara Palas&#8217;a götürmüştü. Sofrada bir kaç kişi daha vardı. Yedik, içtik, eğlendik, gece yarısına doğru Fransız Büyükelçisi pavyona geldi. Paşa bu elçiden hoşlanıyordu. Sofraya çağırdı, bir kaç kadeh de onunla birlikte içildi. Büyük şehirlerden, Paris&#8217;ten söz açılmıştı. Bu arada Büyükelçi, Gazi&#8217;ye:</p>
<p>&#8220;Ekselans, Paris&#8217;i bir daha görmek istemez misiniz?&#8221; dedi. Mustafa Kemal Paşa:</p>
<p>&#8220;Nasıl görmek istemem? Gençlik hatıralarımı tazelerim.&#8221; diye cevap verdi. Bu karşılığa çok sevinen büyükelçi:</p>
<p>&#8220;Böyle bir seyahat Fransa&#8217;yı çok sevindirir. Ben de refakatinizde bulunmaktan şeref duyarım. En büyük Fransız zırhlısı bizi İzmir&#8217;den alır. Akdeniz donanması emrinize verilir. Marsilya&#8217;ya çıktığınızda Fransız ordusu kumandanız altına girer. Hükümdarlara yapılmayan bir törenle karşılanırsınız.&#8221;</p>
<p>Bu sözleri dikkatle dinleyen Gazi:</p>
<p>&#8220;Bu daveti siz kendiliğinizden mi yapıyorsunuz, yoksa hükümetiniz adına mı konuşuyorsunuz?&#8221; diye sordu. Bu soru karşısında büyükelçi hemen kendisini topladı:</p>
<p>&#8220;Muvaffakiyetinizi hükümetime bildirirsem, hükümetim de bunu büyük bir şeref sayar.&#8221; dedi. Gazi&#8217;nin yüzü değişti. Çok kesin bir dille:</p>
<p>&#8220;Ekselans, Paris&#8217;i çok görmek istiyorum, ama büyük törenle karşılanacağım Paris&#8217;i değil. Ben Paris&#8217;e dünyanın bu güzel şehrine, operalarını, tiyatrolarını, revülerini, zarif kadınlarını bir daha görmek için gitmek isterim. Dedim ya gençlik hatıralarımı tazelemek için&#8230; Böyle olunca da belli olmadan gitmek isterim. Yoksa törenlerle karşılanmak için değil.&#8221;</p>
<p>Büyükelçi gaf yaptığını anlamıştı, biraz sonra bir iş uydurarak sofradan kalktı. Gazi&#8217;nin de neşesi kaçmıştı:</p>
<p>&#8220;Kalkalım çocuklar, sofraya Çankaya&#8217;da devam ederiz&#8221; dedi. Sofradakilerin çoğunu pavyonda bıraktı yalnız iki-üç yakın arkadaşını yanına aldı. Yolda kendisine:</p>
<p>Elçi çok fena bozuldu ama söylediğine de söyleyeceğine de pişman ettiniz.&#8221; dedim. Artık kızgınlığı geçmişti ve şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;Bana bak Kemal, sen de başıma kırk yıllık diplomat kesilme. Adamın zihniyetini anlamadın mı? Bu Avrupalılar bizi bir türlü kavrayamıyorlar. Adam beni bir Şark Emiri sanıyor. Hangi donanmayı kimin emrine, hangi orduyu kimin kumandası altına veriyor? Bunlara kendimizi tanıtacağız, kim olduğumuzu öğrenecekler. Yoksa ben kaba bir adam değilim çocuğum.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;e Göre Alemdar Paşa</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ataturke-gore-alemdar-pasa/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Oct 2019 08:39:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Alemdar Mustafa Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'e Göre Alemdar Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[IV. Murat]]></category>
		<category><![CDATA[kemalataturk.net]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldırım Beyazıt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4281</guid>

					<description><![CDATA[Çağın gereklerini tespit edebilmek, gelişmiş bir ülke haline gelebilmek için sürekli zihin yoran Atatürk; bunların uygulaması için sık&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çağın gereklerini tespit edebilmek, gelişmiş bir ülke haline gelebilmek için sürekli zihin yoran Atatürk; bunların uygulaması için sık sık Türk ve dünya tarihini araştırır, sadece kendi milletinin değil muasır tüm milletlerin siyasi tarihi hakkında bilgi edinirdi.</p>
<p>Türklerin başarı ve başarısızlıkları üzerine de kafa yorar; bu hususta Osmanlı Padişahları arasında Yıldırım Beyazıt, Fatih, Yavuz ve IV. Murat&#8217;ı beğenirdi. Buna karşın sadrazamlar arasında Alemdar Mustafa Paşa&#8217;ya çok kızardı:</p>
<p>&#8220;Biraz kültürü olsaydı Cumhuriyeti ilan ederdi!&#8221; derdi.</p>
<p>&#8220;Büyük Reşit Paşa&#8217;nın kültürüyle, Alemdar Mustafa Paşa&#8217;nın kültürü birleşebilseydi, ben tarihe başka bir görevle girerdim.&#8221; demişti.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İngiliz Kralına Verilen Ziyafet</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ingiliz-kralina-verilen-ziyafet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Oct 2019 08:33:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Edward]]></category>
		<category><![CDATA[Enver Behnan Şapolyo]]></category>
		<category><![CDATA[İngiliz Kralına Verilen Ziyafet]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kemalataturk.net]]></category>
		<category><![CDATA[uşaklık]]></category>
		<category><![CDATA[VIII]]></category>
		<category><![CDATA[ziyafet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4278</guid>

					<description><![CDATA[Enver Behnan Şapolyo anlatıyor: İngiliz kralı VIII. Edward, İstanbul&#8217;a Atatürk&#8217;ü ziyarete geldiği zaman, Atatürk kendisine bir akşam ziyafeti&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Enver Behnan Şapolyo anlatıyor:</p>
<p>İngiliz kralı VIII. Edward, İstanbul&#8217;a Atatürk&#8217;ü ziyarete geldiği zaman, Atatürk kendisine bir akşam ziyafeti vermişti. Ziyafetten önce:</p>
<p>&#8220;Bana İngiltere sarayında verilen ziyafetler ne şekilde olur, onu bilen birisini yahut bir aşçı bulunuz!..&#8221; dedi. Bu emir üzerine nihayet bu sofra merasimini bilen bir zattan öğrenerek sofrayı o şekilde düzene koydular&#8230; Akşam kral, sofraya oturunca kendisini kral sarayında zannederek memnun oldu. Atatürk&#8217;e dönerek:</p>
<p>&#8220;Sizi tebrik eder ve teşekkür ederim. Kendimi İngiltere&#8217;de zannettim.&#8221; diyerek memnuniyetini bildirdi.</p>
<p>Sofraya, hep Türk garsonlar hizmet etmekte idi. Bunlardan bir tanesi heyecanlanarak, elindeki büyük bir tabakla birdenbire yere yuvarlandı. Yemekler de halılara dağıldı. Misafirler utançlarından kıpkırmızı kesildiler. Fakat Atatürk, Kral&#8217;a eğilerek:</p>
<p>&#8220;Bu millete her şeyi öğrettim, fakat uşaklığı öğretemedim!&#8221; dedi. Bütün sofradakiler Atatürk&#8217;ün zekâsına hayran oldular. Atatürk, garsona da:</p>
<p>&#8220;Vazifene devam et!&#8221; emrini verdi.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neye Layıksın!</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/neye-layiksin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Oct 2019 08:26:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[adana]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[istasyon]]></category>
		<category><![CDATA[kemalataturk.net]]></category>
		<category><![CDATA[kırk asırlık türk yurdu]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçi]]></category>
		<category><![CDATA[Neye Layıksın!]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4275</guid>

					<description><![CDATA[Atatürk&#8217;ün Adana&#8217;da Hatay için: &#8220;Kırk asırlık Türk yurdu yabancı elinde kalamaz!&#8221; demesinden iki gün sonradır. Mersin&#8217;de istasyondan şehrin&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk&#8217;ün Adana&#8217;da Hatay için: &#8220;Kırk asırlık Türk yurdu yabancı elinde kalamaz!&#8221; demesinden iki gün sonradır. Mersin&#8217;de istasyondan şehrin içine doğru yavaş yavaş ilerlemektedir. Yolun üstüne siyahlar giyinmiş ve ellerinde büyük bir levha tutan birkaç genç kız çıkar karşısına. Ellerindeki levhada şu yazı vardır:</p>
<p>&#8220;Suriye hemşehrinizi de kurtarın!&#8221;</p>
<p>Suriye, ancak din kardeşi olan bir milletin vatanıydı. Türkiye ise artık dinci değil, milliyetçi bir devletti. Atatürk, bütün esir yurtlar için olduğu gibi Suriye için de kurtuluş diler. Lakin kurtarmaya kalkmanın fuzuli olacağını düşünmekten de geri kalmaz. Etrafta hıçkırıklar ve gözyaşları yoktur; Atatürk&#8217;ün de gözleri ıslanmış değildir. Suriyelilerin 1. Dünya Savaşı&#8217;nda Türk düşmanlarıyla birleştiklerini, Türk ordusunu arkadan vurmaya çabaladıklarını, belki ihanet ettikleri için ihanete uğradıklarını düşünmektedir:</p>
<p>&#8220;Her millet, layık olduğu yaşayışa erer!..&#8221; der ve yürüyüp gider.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Halk İsterse Beni De Kovar</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/halk-isterse-beni-de-kovar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Oct 2019 08:19:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Avram Palto]]></category>
		<category><![CDATA[çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[Halk İsterse Beni De Kovar]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[jandarma]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[kemalataturk.net]]></category>
		<category><![CDATA[Polis]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4272</guid>

					<description><![CDATA[1935 senesindeydi. Ortalıkta Atatürk&#8217;ün Çanakkale&#8217;ye geleceği rivayetleri dolaşıyordu. O zamanlar dünyanın kimi yerlerinde olduğu gibi, Türkiye&#8217;nin bazı bölgelerinde&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1935 senesindeydi. Ortalıkta Atatürk&#8217;ün Çanakkale&#8217;ye geleceği rivayetleri dolaşıyordu. O zamanlar dünyanın kimi yerlerinde olduğu gibi, Türkiye&#8217;nin bazı bölgelerinde de Yahudiler aleyhine hareket ve ayaklanma baş göstermişti. Bu hâl karşısında, bütün Museviler mallarını, mülklerini satarak yolculuğa hazırlanıyorlardı. Bu insanlar, o zaman rivayet olunduğuna göre Filistin&#8217;e gitmek istiyorlardı.</p>
<p>Yahudiler aleyhine ayaklanmaların görüldüğü bu sıralarda, &#8220;Atatürk Çanakkale&#8217;ye geliyor.&#8221; dediler. Çok sevindim. Çünkü Atatürk&#8217;ü hiç görmemiştim. Heyecanla Atatürk&#8217;ün geleceği Balıkesir Caddesi&#8217;ne dikildim. Bu esnada, yanımda bulunan birkaç Yahudi&#8217;nin fısıltı ile pek hararetli konuştuklarını gördüm. Alakadar olmaya vakit kalmadan, karşıdan birkaç otomobil göründü. &#8220;Atatürk geliyor!&#8221; sözü yeniden ağızdan ağıza dolaştı.</p>
<p>Halkın: &#8220;Yaşa, varol!&#8221; nidaları arasında Atatürk otomobilinden indi. Alkışlar devam ediyor, o da halkın arasında ilerliyordu. Garip bir tesadüf ve talih eseri olarak Atatürk bizim önümüze gelince, hafif bir duraklama yaptı. Halka bakıyor ve kalabalığı selamlıyordu. Tam bu esnada yanımda bulunan ve biraz evvel fısıltı hâlinde, fakat hareketli konuşan Yahudilerden biri, ileriye doğru yürüdü ve Ata&#8217;nın önüne atıldı. Muhafızlar mâni olmak istedi. Atatürk:</p>
<p>&#8220;Bırakın gelsin!&#8221; dedi. Bu Musevi vatandaş, Atatürk&#8217;ün önünde ellerini açtı, omuzlarını yukarıya kaldırarak:</p>
<p>&#8220;Paşam bizi kovuyorlar. Biz ne yapacağız?&#8221; dedi. Atatürk bu şekilde atılan bu adamın ne demek istediğini ve kim olduğunu derhal anlamıştı. Buna rağmen sordu:</p>
<p>&#8220;Sen kimsin?&#8221;</p>
<p>&#8220;Ben, Paşam, Çanakkale Musevilerinden Avram Palto.&#8221;</p>
<p>&#8220;Sizi kim kovuyor? Hükümet mi? Kanun mu? Polis mi? Jandarma mı? Bana söyle.&#8221; dedi. Bu Musevi vatandaş durakladı, şaşaladı. Biraz sonra kendini toparlayarak cevap verdi:</p>
<p>&#8220;Hayır Paşam, halk kovuyor.&#8221; Atatürk, kendisine heyecanla umut bağlayan bu adamın yüzüne dikkatle baktı, gülümsedi ve:</p>
<p>&#8220;Halk isterse beni de kovar.&#8221; dedi ve yürüdü.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İtalyan Sefiri&#8217;ne Verilen Ders</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/italyan-sefirine-verilen-ders/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Oct 2019 19:41:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[ankara palas]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya]]></category>
		<category><![CDATA[Arnavutluk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[büyük millet meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ekselans]]></category>
		<category><![CDATA[Habeşistan]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[İtalyan Sefiri'ne Verilen Ders]]></category>
		<category><![CDATA[kemalataturk.net]]></category>
		<category><![CDATA[konsolos]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Rodos]]></category>
		<category><![CDATA[roma]]></category>
		<category><![CDATA[sefir]]></category>
		<category><![CDATA[Tevfik Rüştü Aras]]></category>
		<category><![CDATA[Zogo]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4269</guid>

					<description><![CDATA[Atatürk&#8217;e ihanet edenler, onu birçok konuları içki sofrasında hallettiğini iddia ederler. Ancak bu düşünce çok yanlış ve onu&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk&#8217;e ihanet edenler, onu birçok konuları içki sofrasında hallettiğini iddia ederler. Ancak bu düşünce çok yanlış ve onu lekelemek adına tutulmuş çirkin bir yoldur. Şimdiki anı da buna bir ispattır:</p>
<p>Habeşistan savaşının başlamasından önce, İtalya&#8217;nın Rodos&#8217;a askeri yığınakta bulunduğu günlerdeydi. Bir akşam yine Atatürk&#8217;ün sofrasına çağrılanlar onu ayakta ve balkonda gezinmekte buldular.</p>
<p>&#8220;Tevfik Rüştü nerede?&#8221;</p>
<p>&#8220;Ankara Palas&#8217;ta, bazı sefirlere bir ziyafet veriyor.&#8221;</p>
<p>&#8220;Biz de oraya gitsek olmaz mı?&#8221;</p>
<p>Etrafındakiler beyhude Atatürk&#8217;ü buna protokolün müsait olmadığına inandırmaya gayret ediyorlar. Fakat onun kesin karar verdiği bir konudan geriye çevirmek kimsenin hadi değildir. Otomobiller, Ankara Palas&#8217;a vardığı zaman Atatürk&#8217;ün otelin merdivenlerini sallana sallana ve yanındakilerin yardımı ile çıktığını görenler hayret ettiler. Çünkü Çankaya&#8217;da Atatürk&#8217;ün bir yudum bile içmediğini herkes biliyordu. Sefire ziyafet verilen salona giren Atatürk, Arnavutluk Sefiri, Asaf Bey&#8217;in yakınında ve giriş çıkış kapısını iyi görebilecek bir yere oturur. O dakikadan itibaren salondan içeri ve dışarı kimsenin geçmesi mümkün değildir. Atatürk şöyle der:</p>
<p>&#8220;Asaf Bey, gazetelerde birtakım resimler görüyorum, Arnavutlukta operet mi oynanıyor?&#8221; Bu sözleriyle o zamanlar yeni kral olan Zogo&#8217;nun sorguçlu resimlerini kastettiğini anlamakta gecikmeyen sefir, ne söyleyeceğini şaşırır; ama Atatürk devam eder:</p>
<p>&#8220;Cumhuriyet&#8217;ten ne zarar görüldü ki, Arnavutluk&#8217;ta krallık ilan edildi? Hem, takip edilen politika da tehlikelidir. İtalya&#8217;nın Arnavutluk&#8217;u Balkanlar&#8217;da bir basamak yapması ihtimalden uzak değildir.&#8221; Bunu duyan İtalyan Sefiri, mücadeleye kalkınca Ata:</p>
<p>&#8220;Haber aldığıma göre, Roma&#8217;da bazı öğrenciler sefaretimizin önünde nümayiş (gösteri) yapmışlar. Antalya&#8217;yı istemişler. Antalya sigara paketimidir ki, sefir cebinden çıkarıp atsın. Antalya buradadır. Buyurun alın!&#8230; Hem benim bir teklifim var. Eğer hakikaten böyle bir şey düşünülüyorsa Mussolini cenaplarına müsaade edelim. Antalya&#8217;ya asker çıkarsınlar. Bütün çıkarma tamam olunca savaşırız. Mağlup olan hakkına razı olur.&#8221;</p>
<p>Sefir atılır:</p>
<p>&#8220;Ekselans bu bir savaş ilanı mıdır?&#8221; Ata:</p>
<p>&#8220;Hayır.&#8221; diyor. &#8220;Ben burada bir fert olarak konuşuyorum. Türkiye savaş ilanı ancak Büyük Millet Meclisi dâhilindedir. Fakat unutmayınız ki, gerektiği zaman Büyük Meclis Türk Milleti&#8217;nin hissiyatına tercüman olmakta gecikmez.&#8221;</p>
<p>Konuşmasının bu hâli alması üzerine, İsmet Paşa&#8217;ya telefon edilir ve Ankara Palas&#8217;a çağrılır. Atatürk de bunu haber alınca etrafındakilere:</p>
<p>&#8220;Hükümet geliyor, biz gidelim&#8221; diyerek Ankara Palas&#8217;ı terk eder. Çankaya&#8217;ya döndüğü zaman herkes Atatürk&#8217;ün gayet normal olduğunu hayretler içinde seyrederken, Ata:</p>
<p>&#8220;Artık İtalya ile savaş tehlikesi yok. Rodos&#8217;a yapılan yığınak Habeşistan&#8217;a dönecektir!&#8221;</p>
<p>Hakikaten de kısa bir süre sonra Habeşistan savaşı başlayacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vatan İçin</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/vatan-icin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Oct 2019 18:56:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[beş yıllık plan]]></category>
		<category><![CDATA[Celal Bayar]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Rıza Soyak]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kemalataturk.net]]></category>
		<category><![CDATA[koma]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa kemal atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Vatan İçin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4266</guid>

					<description><![CDATA[Celal Bayar anlatıyor: Ölümünden otuz altı gün önce, birinci komutan, sonra başvekil olarak, hastalığı süresince yaptığım hafta sonu&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Celal Bayar anlatıyor:</p>
<p>Ölümünden otuz altı gün önce, birinci komutan, sonra başvekil olarak, hastalığı süresince yaptığım hafta sonu ziyaretlerinden birinde, beraberimde hazırlığı tamamlanmış üçüncü beş yıllık plan dosyasıyla geldim. Hekimler, zaman alan ciddi konularla meşgul olmasını yasaklamışlardı. Ama ben bir-iki temel konuda fikrini öğrenme ihtiyacında olduğumdan, güç bela en çok beş dakika için onlardan izin alabildim.</p>
<p>Sanki hasta değil, rahat bir uykudan yeni kalkmış gibiydi. Elimdeki dosyanın ne olduğu sordu:</p>
<p>&#8220;Üçüncü beş yıllık planın son şekli Atatürk&#8221; dedim. Eliyle işaret etti:</p>
<p>&#8220;Şöyle, yanıma otur anlat.&#8221; Şezlongunu yükseltmelerini ve arkasına bir yastık konulmasını istedi. Göreceği yakınlıkta oturdum. Dinledikçe alakası artıyordu. Verilen beş dakika geçmişti. Genel sekreteri Hasan Rıza&#8217;nın bana bunu hatırlatmak için içeri girdiğini hissetti:</p>
<p>&#8220;Gel Soyak, sen de dinle, başbakan çok güzel şeyler anlatıyor.&#8221; dedi. Sadece başlıkları okuyor, birkaç cümle ile o bahsi tamamlıyordum. Öğrenmek istediklerimi de öğrenmiştim. Yakın gelecekleri okurcasına:</p>
<p>&#8220;Ufukta yeni bir dünya harbinin bulutları var. Acele edin. Bunların çoğu ordu ve halk ihtiyaçları için şart olan tesisler, Allah muvaffak etsin acele edin.&#8221; dedi.</p>
<p>Bunları söyleyen insan birkaç gün önce komadan çıkmıştı. Sağlığı ile ilgili bir tek kelime etmedi.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>24 Ağustos</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/24-agustos/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Oct 2019 18:49:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[15 gün]]></category>
		<category><![CDATA[24 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Başkomutanlık Karargâhı]]></category>
		<category><![CDATA[büyük taaruz]]></category>
		<category><![CDATA[Falih Rıfkı Atay]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[Keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[kemalataturk.net]]></category>
		<category><![CDATA[kocatepe]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[on beş gün]]></category>
		<category><![CDATA[taaruz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4262</guid>

					<description><![CDATA[Falih Rıfkı Atay anlatıyor: 24 Ağustos sabahı Mustafa Kemal Paşa Ankara&#8217;dan hareket etti. Afyon&#8217;un güneyinde geceyi geçirdi. 25-26&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Falih Rıfkı Atay anlatıyor:</p>
<p>24 Ağustos sabahı Mustafa Kemal Paşa Ankara&#8217;dan hareket etti. Afyon&#8217;un güneyinde geceyi geçirdi. 25-26 gecesi Kocatepe&#8217;nin hemen güneyindeki Başkomutanlık Karargâhı&#8217;na geldi. Şafakla beraber saldırı emrini verdi. Ankara&#8217;dan hareket edeceği günün akşamını Keçiören&#8217;de yakın adamları ile geçirmişti. Ayrıldığı zaman bir hayli yorgundu. Yanındakilere:</p>
<p>&#8220;Taaruz haberini alınca hesap ediniz. On beşinci günü İzmir&#8217;deyiz&#8221; demişti. Acaba içkinin tesiri miydi? Arkasından hafifçe gülüştüler bile. İzmir&#8217;den dönüşünde karşılayanlar arasında o gece beraber bulunduklarından bir ikisini görünce:</p>
<p>&#8220;Bir gün yanılmışım.. Ama kusur bende değil düşmanda!&#8221; dedi. Çünkü İzmir&#8217;e taaruz&#8217;un on dördüncü günü girmişti.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Satın Alınmayan Adam</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/satin-alinmayan-adam/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Oct 2019 18:44:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Rıza Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[alman subayı]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[dünya harbi]]></category>
		<category><![CDATA[general]]></category>
		<category><![CDATA[imza]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Can Kaflı]]></category>
		<category><![CDATA[kemalataturk.net]]></category>
		<category><![CDATA[Mareşal Falkenhayn]]></category>
		<category><![CDATA[memleket]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Türk subayı]]></category>
		<category><![CDATA[Yedinci Ordu Kumandanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[zabit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4259</guid>

					<description><![CDATA[Atatürk geçen dünya harbi başladığı zaman Türk ordusunda Alman general ve subaylarına mühim mevkiler verilmesinin aleyhinde bulunmuştu. Alman&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk geçen dünya harbi başladığı zaman Türk ordusunda Alman general ve subaylarına mühim mevkiler verilmesinin aleyhinde bulunmuştu. Alman mareşali Falkenhayn bu gibileri itirazdan vazgeçirmek için çeşitli çarelere başvuruyordu. Bu sırada Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın yedinci ordu kumandanlığına hareket edeceği günün gecesi, İstanbul&#8217;da Akaretler&#8217;de 74 numaralı eve Alman mareşalinin karargahında memur olan bir Türk kurmay subay ile genç bir Alman subayı geldiler. Ufak sandıklar içinde bazı şeyler getirdiler. Mustafa Kemal sordu:</p>
<p>-Bunlar nedir?</p>
<p>Alman subay cevap verdi:</p>
<p>-İstanbul&#8217;dan ayrılıyorsunuz; size Mareşal Falkenhayn bir miktar altın göndermiştir.</p>
<p>-Bu paralar bana yanlış geldi. Ordunun Levazım reisliğine (askeriyeye gerekli eşyaları almaktan sorumlu bir birim) gönderilmesi lazımdı.</p>
<p>-Efendim,  o da başka&#8230;</p>
<p>Mustafa Kemal paranın ne kadar olduğunu anladıktan sonra, Alman subayının önünde, onları teslim aldığına dair senet imzaladı; fakat Alman subayı bunu kabul etmedi. O zaman Mustafa Kemal Türk Subayına emretti:</p>
<p>-Bu zabit bilmiyor, senedi alsın. Mareşale versin ve siz de paraları gelip alması için Levazım reisliğine haber gönderiniz&#8230;</p>
<p>Birkaç ay sonra Atatürk Yedinci Ordu Kumandanlığını, vekil olarak, Ali Rıza Paşa&#8217;ya bırakmış, ayrılmıştı, altınları da ona teslim ederek makbuz almıştı. Bu makbuzu iki yaverine verdi ve emretti:</p>
<p>-Mareşal Falkenhayn&#8217;e gidiniz; kendisini görünüz; bu makbuzu vererek benim imzamın bulunduğu kağıdı ondan alınız!</p>
<p>Mareşal Falkenhayn yaverlere:</p>
<p>-Mustafa Kemal Paşa&#8217;ya böyle bir para verdiğimi hatırlamıyorum ; bende imzalı senedinin de bulunduğunu bilmiyorum. Bunun için Ali Rıza imzalı kağıdı da kabul edemem! Dedi. Mustafa Kemal Paşa şu haberi yolladı;</p>
<p>-Verdiğiniz altınlar olduğu gibi duruyor; onlar için size senet verilmiştir. Sizde böyle bir senedin bulunmayışı altınları yok edemez. Vesikayı kaybetmiş olabilirsiniz; o halde verdiğiniz altınları size iade edeceğiz; aldığınıza dair siz bize makbuz veriniz! Ben altın için memleket menfaatleri hakkında müsamaha gösterecek insanlardan değilim. Paralarınız duruyor, fakat onlardan kıymetli olan Mustafa Kemal imzası sizde kalamaz!</p>
<blockquote><p><strong>Kadir Can Kaflı</strong></p>
<p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyük Geçmiş Olsun</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/buyuk-gecmis-olsun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Oct 2019 18:25:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Batı Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Birinci Cihan Harbi]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Geçmiş Olsun]]></category>
		<category><![CDATA[Dolmabahçe]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kemalataturk.net]]></category>
		<category><![CDATA[Lloyd George]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Yugoslav Kralı Aleksandr]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4256</guid>

					<description><![CDATA[Atatürk, yurdumuzu ziyaret etmekte olan Yugoslav Kralı Aleksandr ile İstanbul&#8217;da Dolmabahçe Sarayı&#8217;nda konuşurken, konuk kral şöyle der: &#8220;Ekselans.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk, yurdumuzu ziyaret etmekte olan Yugoslav Kralı Aleksandr ile İstanbul&#8217;da Dolmabahçe Sarayı&#8217;nda konuşurken, konuk kral şöyle der:</p>
<p>&#8220;Ekselans. Biz Türkleri çok severiz. O kadar çok ki, vaktiyle Birinci Cihan Harbi&#8217;nin sonunda Lloyd George Batı Anadolu&#8217;yu Yunanistan&#8217;a teklif etmeden evvel bize teklif etmişti. Fakat biz Yugoslavlar, Türkleri çok sevdiğimiz için George&#8217;un bu önerisini kabul edip Anadolu seferine çıkmadık.&#8221;</p>
<p>Atatürk, Kral&#8217;ın bu sözlerine şu cevabı verir:</p>
<p>&#8220;Haşmetmeap (haşmet sahibi, majeste) evvela bize karşı olan sevginize teşekkür ederiz. Sonra, büyük geçmiş olsun!&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
