<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>karargah &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/karargah/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 11:58:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>karargah &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İzmir&#8217;e Geldiğimiz Zaman</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/izmire-geldigimiz-zaman/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Oct 2019 08:47:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Biçer İstasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[cihanın gözlerini kamaştıracak bir manzara]]></category>
		<category><![CDATA[Çolak İbrahim]]></category>
		<category><![CDATA[fırka]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[gazi]]></category>
		<category><![CDATA[gazi paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Göztepe]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[husule gelecektir]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[İstiryadiks]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir yangını]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir'e Geldiğimiz Zaman]]></category>
		<category><![CDATA[İzzeddin Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[kadifekale]]></category>
		<category><![CDATA[karargah]]></category>
		<category><![CDATA[karpostal]]></category>
		<category><![CDATA[Kral Kostantin]]></category>
		<category><![CDATA[salih bozok]]></category>
		<category><![CDATA[seydiköy]]></category>
		<category><![CDATA[top sesleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4101</guid>

					<description><![CDATA[Salih Bozok anlatıyor: &#8220;İzmir&#8217;e vardığımız zaman fırka kolbaşısı şehre mızıka çalarak giriyordu. İzmir halkı sokaklarda, neşeden çılgın bir&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Salih Bozok anlatıyor:</p>
<p>&#8220;İzmir&#8217;e vardığımız zaman fırka kolbaşısı şehre mızıka çalarak giriyordu. İzmir halkı sokaklarda, neşeden çılgın bir halde, bu mutlu olayı kutluyordu. Damlardan, evlerin pencerelerinden kadınlar, askerlerimizin üzerine çiçek, kolonya, gülsuyu serpiyorlardı. O zaman nereden tedarik edildiğini anlayamadığım Gazi&#8217;nin kartlarını halkın başında, göğsünde ve evlerinde görünüyordu. Kalabalıktan kurtulmaya mecbur olduğumu zamanlar, halk otomobilimize hücum ediyor, hepimizi ayrı ayrı öpüyordu. Bu şevk ve neşe arasında hükümet konağına geldik. İzzeddin Paşa, vali vekili olmuştu. Biz Karşıyaka&#8217;da Kral Kostantin&#8217;in, müteakiben de İstiryadiks&#8217;in oturduğu köşkü Gazi Paşa için hazırlamak üzere yola çıktık.</p>
<p>Ecnebi sefainden (yabancı gemiden) çıkarılan bahriye efradına (deniz askeri) şurada burada tesadüf ediliyordu. Bilhassa Karşıyaka&#8217;ya gitmek üzere Bayraklı&#8217;dan geçerken, rast geldiğimiz ecnebi askerlerin otomobilimizin önünde vaziyet alarak selâm vermeleri unutulur hatıralardan değildir. Muzaffer ordunun biz âciz fertlerine karşı yapılan bu muamele, insanın bakışlarını bir zaman öncesine, İstanbul&#8217;un işgal zamanındaki olaylara kadar götürüyordu. Köşke geldiğimi zaman civardaki hanımlar yanımıza geldiler. Maksadımızı anlar anlamaz:</p>
<p>&#8220;Biz paşamız için her şeyi kendi elimizle yapacağız, siz yorulmayınız. Ancak her şeyin hazır olduğunu gidiniz, kendilerine haber veriniz!&#8221; dediler.</p>
<p>Biz de yapacak bir iş kalmadığını anlayarak, Gazi&#8217;ye durumu haber vermek üzere döndük. Halkapınar&#8217;a gelmiştik ki, süvarilerin tertibat almış olduklarını gördük. Sebebini sorduğumu zaman:</p>
<p>&#8220;Gazi Paşa Hazretlerinin İzmir&#8217;e geçmiş olduklarını öğrendik ve hayretler içerisinde kaldık. Zira biz Paşa&#8217;nın her şeyin hazır olduğunu kendilerine arz ettikten sonra teşrif edeceklerini zannediyorduk.&#8221;</p>
<p>Gazi Paşa&#8217;ya, İzmir hükümet konağında rastladım. Karargâhın hazırlandığını arz ettim. Gülerek:</p>
<p>&#8220;Çok iyi, fakat top seslerini işitiyor musunuz?&#8221; dedi.</p>
<p>Hakikaten Söke cihetinden (yönünden) kaçıp İzmir&#8217;e sığınmak isteyen iki alaylık bir düşman kuvveti, Seydiköy&#8217;e geldiği zaman Kadifekale&#8217;sindeki Türk bayrağını görmüş ve yanlarında bulunan toplarla şehre ateş açmıştı. Fakat gerek onları takip eden Çolak İbrahim Beyi&#8217;n süvari fırkası, gerek şehirden gönderilen kuvvetlerle hepsi esir edilerek İzmir&#8217;e getirildiler.</p>
<p><strong>İzmir&#8217;de Geçirdiğimiz Günler ve Yangın</strong></p>
<p>İzmir&#8217;de ilk günleri rıhtımdaki karargâhımızda geçirdik. Fakat burada da çok kalamadık. Çünkü arkamızdaki evlerden yangın çıkmıştı. Ermeniler, yangının önüne geçmek üzere ateşlere atılan askerlerimize yaktıkları evlerin pencerelerinden bomba atıyorlardı. Yangın tevessü (genişlemek) etti, karargâhımız da yandı, bunun üzerine Göztepe&#8217;ye naklettik. 21 gün sonra da Ankara&#8217;ya döndük.</p>
<p><strong>&#8220;Cihanın gözlerini kamaştıracak bir manzara husule (meydana) gelecektir.&#8221;</strong></p>
<p>Dumlupınar&#8217;a taaruzundan on beş gün evvel, cepheyi teftiş etmek ve taaruz hazırlığı yapmak üzere Ankara&#8217;dan Akşehir&#8217;e hareket etmişti. O zaman tren, Biçer istasyonuna kadar işlediği için biz de orada inerek Sivrihisar üzerinden Akşehir&#8217;e gidiyorduk. Kendilerine:</p>
<p>&#8220;Rahatsız mısınız Paşam?&#8221; diye sordum.</p>
<p>&#8220;Hayır.&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;O halde mühim bir şey düşünüyorsunuz, galiba&#8230;&#8221; dedim. Şu cevabı verdi:</p>
<p>&#8220;Evet, bir şey düşünüyorum. Ve eğer düşündüğümü tatbik edecek zamana mâlik olursam ki olacağımızı  tahmin ediyorum; <strong>cihanın gözlerini kamaştıracak bir manzara husule gelecektir.</strong>&#8221;</p>
<p>Nitekim on beş gün sonra hakikaten cihanın gözlerini kamaştıran manzara husule geldi.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlk Yunan Esirleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ilk-yunan-esirleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Oct 2019 13:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[afyon]]></category>
		<category><![CDATA[afyon karahisar]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[başkumandan]]></category>
		<category><![CDATA[beşaret]]></category>
		<category><![CDATA[Birinci Ordu Kumandanı]]></category>
		<category><![CDATA[bulgar]]></category>
		<category><![CDATA[edirne]]></category>
		<category><![CDATA[fevzi paşa]]></category>
		<category><![CDATA[gazi]]></category>
		<category><![CDATA[gazi paşa]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Yunan Esirleri]]></category>
		<category><![CDATA[ismet paşa]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[karargah]]></category>
		<category><![CDATA[kemalettin sami paşa]]></category>
		<category><![CDATA[müjde]]></category>
		<category><![CDATA[rum]]></category>
		<category><![CDATA[salih bozok]]></category>
		<category><![CDATA[şose]]></category>
		<category><![CDATA[taaruz]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yunan]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4083</guid>

					<description><![CDATA[Salih Bozok Anlatıyor: İlk Yunan esirleri ertesi sabah -taaruzun ikinci günü- karargâhımıza getirildi. İlk esir kafilesi 20-30 kişiden&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Salih Bozok Anlatıyor:</p>
<p>İlk Yunan esirleri ertesi sabah -taaruzun ikinci günü- karargâhımıza getirildi. İlk esir kafilesi 20-30 kişiden ibaretti. İçlerinden biri Bulgar olduğunu, Türkçe bildiğini söyledi, hâlbuki arkadaşlardan biri kendisini Edirne&#8217;den tanıyormuş, Rum bir berbermiş. Pek güzel Türkçe konuşuyordu.</p>
<p>Kendisini teşhis eden arkadaşımıza cevaben bir müddet Bulgarlığını iddia etti, fakat sonra hakikati söyledi ve Edirneli Rum bir berber olduğunu itiraf etti. Rum berber, mütemadiyen (sürekli olarak) taaruzun şiddet ve dehşetinden bahsediyordu. Hayatlarından vazgeçerek siperlerde kimsenin kalmadığına emindi ve yeminlerle, yana yakıla Yunanistan&#8217;ın elinde neler varsa hepsinin bizim elimize geçeceğini iddia ediyordu.  Halinden, askerlerimizin aslan gibi mücadelesinden ve heybetlerinden adam akıllı kormuş olduğu anlaşılıyordu. Onun ifadesine göre Afyon&#8217;un çoktan bizim elimize geçmesi lâzımdı.</p>
<p><strong>Gazi&#8217;ye getirilen beşaret (müjde) haberi</strong></p>
<p>Filhakika (gerçekten) biz bu Rum&#8217;la konuşurken Başkumandan Gazi Paşa&#8217;nın huzuruna bir erkânıharp (kurmay) zabiti (subay) geldi ve Afyon&#8217;un durumuna dair telefonla aldığı bilgiyi ona iletti. Yunan esiri de bunu duymuştu, yalan söylemediğini teyit eder gördüğü bir olaya, âdeta bizden ziyade seviniyordu.</p>
<p>Gazi Paşa, o akşam; ertesi günü Afyon&#8217;a gitmek için gerekli hazırlığın yapılmasını ve hareketimizden sonra karargâhın da oraya naklolunmasını emir buyurdular. Ertesi sabah kumandanlarla maiyetlerine (yanlarında bulunanlara) ayrılmış otomobiller Afyon&#8217;a doğru hareket etmişlerdi. İsmet Paşa, yolda rastladığımız köylülerden birini tanıdı, otomobilini durdurarak evvelâ hatrını, sonra takip ettiğimiz yolun doğru olup olmadığını sordu, ihtiyar aynen şu cevabı verdi:</p>
<p>&#8220;Yol doğrudur, fakat bu şosenin (küçük taşların üzerine kum dökülerek yapılan yol) ileride toprağı tesviye (düzleme) edilmemiştir.&#8221; İhtiyar:</p>
<p>&#8220;Belki bozulur, yürümez&#8221; diyerek otomobillerimizi tuttuğumuz istikametten çevirtti ve diğer yolu tarif etti. Biz şoseden ayrıldıktan sonra ancak bir müddet gidebildik, yolu şaşırmıştık; dere, tepe arasında yine yol aramaya başladık. Bu yüzden hayli vakit kaybettik. Bizden sonra yola çıkan arkadaşlar Afyon&#8217;a ulaşmışlardı bile. Biz hâlâ ovanın içinde yol arıyorduk.</p>
<p>Ovada yürüye yürüye nihayet  düşman siperlerine, tel örgülerine tesadüf ettik. Bütün saha kazılmış ve derin hendekler açılmış olduğu için otomobilin geçmesi oldukça zordu. Telleri kopardık, kestik. Hendeklerden otomobili geçirtmek için de düşman siperlerinde elimize geçen bir kapıyı çukurların üzerine koyarak yol yaptık ve geçtik.</p>
<p><strong>Afyon Karahisarı&#8217;nda</strong></p>
<p>Afyon&#8217;a girdiğimiz sırada, şehrin muhtelif kısımlarında yükselen alevler, gittikçe genişleyerek mahalleleri bir kül yığını halinde bırakıyordu. Düşman kaçarken son ve müthiş yıkımını yapmaktan geri kalmamış ve şehri ateşlemişti. Afyon&#8217;da kumandanlara karşı halkın gösterdiği tezahüratı bugün dahi aynı heyecanla yaşamaktayım. Afyon&#8217;da belediye dairesinde kaldık.</p>
<p>Başkumandanlık muharebesinin olduğu günün gecesi idi. Yatıyordum. Bir ayak sesi ve bir gürültü işittim. Uyandığım zaman yeni gelen bir rapora tanıklık ettim:</p>
<p>&#8220;Düşman pek fena bir vaziyete girmişti.&#8221;</p>
<p>Bunun üzerine Gazi Paşa hazretleri, sabahleyin Dumlupınar&#8217;a hareket etmek kararını verdiler. Gazi Paşa birinci ordunun, Fevzi Paşa da ikinci ordunun harekâtını takip etmek üzere erkenden Afyon&#8217;a hareket ettiler. İsmet Paşa Afyon&#8217;da kalmıştı. Dumlupınar civarında bir köyde Birinci Ordu Kumandanını, çadırında bulduk. Gazi Paşa Kolordu Kumandanı Kemalettin Sami Paşa ile telefonla görüşüyorlardı.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
