<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>inkılap &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/inkilap/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 12:09:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>inkılap &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Genelgeyle İnkılap Olmaz!&#8230;</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/genelgeyle-inkilap-olmaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2020 13:35:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[1924]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk İnkılapları]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaşlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Hilmi Yücebaş]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[inkılap]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5147</guid>

					<description><![CDATA[Çağdaşlaşma yönünde sağlıklı bir değişimi gerçekleştirebilmek, kararlı ve bilinçli bir mücadeleyi gerektirir Değişimin gerekçesi ve sağlayacağı yararlar halka&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çağdaşlaşma yönünde sağlıklı bir değişimi gerçekleştirebilmek, kararlı ve bilinçli bir mücadeleyi gerektirir Değişimin gerekçesi ve sağlayacağı yararlar halka anlatılabildiği ölçüde değişimde beklenen başarı sağlanabilir. Kendi yararına da olsa insanın doğasında değişime direnmek vardır .Bu direnme ancak değişim ihtiyacı iyi anlatılarak yok edilebilir. Sağlıklı ve düzenli bir bilgilendirme sistemi oluşturmadan emir ve yasaklarla toplumu kısa sürede eski alışkanlıklarından kurtarmak mümkün değildir.</p>
<p>Türk halkını cehalet ve yoksulluktan kurtarıp çağdaş uygarlığa taşıyacak olan devrimlerin mimarı ATATÜRK, her insanda farklı ölçülerde de olsa yeniliğe ve değişime karşı direnme duygusunun olduğu gerçeğiyle hareket etmiştir. Bu nedenle o, Anadolu’yu karış karış gezerek yaptığı devrimlerin sağlayacağı yararı halka anlatmış ve tüm devlet görevlilerinin de bu yönde yılmadan çaba göstermeleri için çok çalışmıştır. Ama ne yazık ki ATATÜRK döneminde ve sonrasında yönetenler ve aydınlar aynı enerjiyi kendilerinde görememişlerdir. Aşağıdaki anekdot ATATÜRK’ün bu yöndeki ikazlarını yansıtan güzel bir örnektir:</p>
<p>1924 ilkbahar aylarında idi. Erzurum ve Pasinler’de depremde birçok köy yıkılmıştı. ATATÜRK, yıkılan köyleri bizzat görmek için Pasinler’e gelmişti. Zarar gören o civar köylerinin halkı Pasinler’e toplanmıştı. Rahmetli ATATÜRK de zarar gören halkla görüşmek için okulun önündeki meydanlığın bir köşesinde emrindekilerle birlikte oturmuştu. O zaman Pasinler’in ihtiyar bir kaymakamı, genç bir yazı işleri kâtibi vardı. ATA, önce kaymakamla yapılacak işler üzerinde görüştü, sonra etrafını çeviren halkın içinden ihtiyar bir köylüyü çağırdı:</p>
<p>-Depremden çok zarar gördün mü baba? diye sordu. Bu ani ve beklenmedik soru karşısında ihtiyar şaşırdı, kollarını göğsüne bağladı, boynunu büktü; bir şeyler söylemek istedi. ATA, ihtiyarın şüphesini görünce, tekrar sordu:</p>
<p>-Hükûmet sana kaç lira verse zararını karşılayabilirsin?</p>
<p>İhtiyar, yöre şivesiyle:</p>
<p>-Valle padişeh bilir! dedi.</p>
<p>ATATÜRK gülümsedi ihtiyarın ne demek istediğini tamamen anlamıştı. Yumuşak bir sesle:</p>
<p>-Baba, padişah yok! Onları siz kaldırmadınız mı? Söyle bakalım, zararın ne?</p>
<p>İhtiyar tekrar etti:</p>
<p>-Padişah bilir.</p>
<p>Bu cevap karşısında ATATÜRK’ün yüzünün hatları aniden değişti. Kaşlarını çattı ve kaymakama döndü:</p>
<p>-Siz daha inkılâbı yaymamışsınız! dedi.</p>
<p>Bir anda dona kalan kaymakamın imdadına yetişmek ister gibi genç yazı işleri kâtibi öne atıldı. Ve görevini başarmış insanlara özgü bir ağırbaşlılıkla:</p>
<p>-Köylere genelge yolladık Paşam, dedi.</p>
<p>ATATÜRK’ün fırtınalı yüzü daha çok karıştı: -Oğlum, dedi, genelgeyle inkılâp olamaz !&#8230;</p>
<p><em>Yücebaş; s. 169-170. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir Suikastı&#8217;na Atatürk&#8217;ün Cevabı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/izmir-suikastina-ataturkun-cevabi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Oct 2019 13:20:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[benim naçiz vücudum]]></category>
		<category><![CDATA[Cuhmuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[inkılap]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Suikastı'na Atatürk'ün Cevabı]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa kemal atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4349</guid>

					<description><![CDATA[30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Mütarekesi&#8217;nin imzalanmasını müteakip 19 Mayıs 1919 tarihinde başlayan Millî Mücadele, 24 Temmuz 1923&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Mütarekesi&#8217;nin imzalanmasını müteakip 19 Mayıs 1919 tarihinde başlayan Millî Mücadele, 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan Barış Antlaşması ile tamamen sona ermiş ve Türk Devleti&#8217;ni kurma çalışmaları başlamıştı.</p>
<p>1923-1926 yılları arasındaki dönem, Türkiye&#8217;de Atatürk İnkılâpları&#8217;nın başlama ve yerleşme dönemidir. Ancak inkılâplara karşı olanların hedefi Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk olmuştur. 15 Haziran 1926 tarihinde ortaya çıkarılan İzmir Suikastı sonrasında Atatürk, Anadolu Ajansı&#8217;na verdiği demeçte:</p>
<p>&#8220;&#8230;Alçak teşebbüs benim şahsımdan ziyade mukaddes Cumhuriyetimize ve onun istinat ettiği yüksek prensiplerimize müteveccih (yönelmiş) bulunduğuna şüphe yoktur.. Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet pâyidar kalacaktır.&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Cumhuriyet İle İlgili Sözleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturkun-cumhuriyet-ile-ilgili-sozleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Oct 2019 00:33:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[19.12.1930 Cumhuriyet Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[1929]]></category>
		<category><![CDATA[1930]]></category>
		<category><![CDATA[1933]]></category>
		<category><![CDATA[1936]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Cumhuriyet İle İlgili Sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ayın Tarihi Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Afet İnan]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt I]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt V]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet fazilettir]]></category>
		<category><![CDATA[En Büyük Kaybımız]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[inkılap]]></category>
		<category><![CDATA[peyami safa]]></category>
		<category><![CDATA[Sayı 68]]></category>
		<category><![CDATA[türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4340</guid>

					<description><![CDATA[Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare; Cumhuriyet idaresidir. 1924 Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare; Cumhuriyet idaresidir.</p>
<blockquote><p><strong>1924</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bütün dünya bilsin ki, benim için bir taraflılık vardır: Cumhuriyet taraftarlığı, fikirsel ve sosyal inkılâp taraftarlığı&#8230; Bu noktada yeni Türkiye toplumunda bir kişinin bile bunun dışında kalacağını düşünmek istemiyorum.</p>
<blockquote><p><strong>1924</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türkiye Cumhuriyeti yalnız iki şeye güvenir. Biri milletin kararı, diğeri en acı ve zor şartlar içinde dünyanın takdirlerini hakkı ile kazanmaya layık olan ordumuzun kahramanlığı; bu iki şeye güvenir.</p>
<blockquote><p><strong>1924</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Milletin uyanıklığına, milletin ilerlemesine, olgunlaşmasına ve yeteneğine güvenerek, milletin azminden asla şüphe etmeyerek Cumhuriyetin gereklerini yapacağız.</p>
<blockquote><p><strong>1924</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bugünkü hükümetimiz, devlet teşkilatımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükümet teşkilatıdır ki, onun ismi Cumhuriyettir. Artık hükümet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millettir ve millet hükümettir. Artık hükümet ve hükümet mensupları kendilerinin milletten ayrı olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır.</p>
<blockquote><p><strong>1925</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Cumhuriyet yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir. Cumhuriyet idaresi, faziletli ve namuslu insanlar yetiştirir.</p>
<blockquote><p><strong>1925</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti sonsuzluğa kadar yaşayacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>1926</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Cumhuriyetin iç ve dış siyaseti; gelecekte bile onuru, kuvveti ve yönü ile ve Türk milletinin güçlerini onun refahını ve gelişmesi için yöneltmesi ve bir noktada birleştirmesi ve toplaması ile seçkinleşecektir.</p>
<blockquote><p><strong>1927</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Milli azim ve bilincin kıymetli eseri olan değerli Cumhuriyetin bugünkü ve yarınki neslin demir ellerinde her an yükselip sağlamlaşacağına güvenim tamdır.</p>
<blockquote><p><strong>1927</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt V</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Cumhuriyetin iç siyaseti vatandaşın yaşayışını hiçbir etki, baskı ve sataşmanın tesirinde bırakmaksızın sağlamaktadır.</p>
<blockquote><p><strong>1929</strong></p>
<p><strong>Ayın Tarihi Dergisi, Sayı 68, 1929</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yolunda çalıştığınız büyük kutsal ideali halkın kalbinde bir fikir halinden bir his haline getirmelisiniz. Demokrasinin ne olduğunu halka anlatmak, madde madde açıklamak lazımdır. Cumhuriyeti, onun gereklerini yüksek sesle anlatınız. Onlara Cumhuriyet prensiplerini sevdiriniz. Bunu kalplere yerleştirmek için hiçbir fırsatı kaçırmayınız.</p>
<blockquote><p><strong>1930</strong></p>
<p><strong>19.12.1930 Cumhuriyet Gazetesi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir.</p>
<blockquote><p><strong>1933</strong></p>
<p><strong>Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, Ayşe Afet İnan</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Cumhuriyet, yeni ve sağlam esaslarıyla, Türk milletini güvenli ve sağlam bir gelecek yoluna koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibariyle, büsbütün yeni bir hayatın müjdecisi olmuştur.</p>
<blockquote><p><strong>1936</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türkiye Cumhuriyeti; her anlamda, büyük Türk milletinin öz ve değerli malıdır. Kıymetli evlatlarının elinde daima yükselecek, sonsuzluğa kadar yaşayacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>En Büyük Kaybımız, Peyami Safa</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İngiliz Times Gazetesi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/times-gazetesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jul 2019 14:14:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Ağlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[İngiliz Times Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[inkılap]]></category>
		<category><![CDATA[Kurtuluş Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Ulus Gazetesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1759</guid>

					<description><![CDATA[Padişahların gösterişini, halifeliğin çekiciliğini umursamayıp bakışlarını, ordularının belkemiği olan Anadolu çiftçisine sevgiyle yöneltti. Ulus Gazetesi, 16 Kasım 1936&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Padişahların gösterişini, halifeliğin çekiciliğini umursamayıp bakışlarını, ordularının belkemiği olan Anadolu çiftçisine sevgiyle yöneltti.</p>
<blockquote><p><strong>Ulus Gazetesi, 16 Kasım 1936</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>I. Cihan Savaşı&#8217;nda, Gelibolu yarımadasındaki kahramanlık destanı olan mücadelede ve Kurtuluş Savaşı&#8217;ndaki dâvada yüksek dehası kendine tam ve parlak zaferler kazandırmıştır.</p>
<p>Yüksek ruhu ve sebatı sayesinde herhangi bir komutanın sinirini kıracak zorlukları ve talihsizlikleri sarsılmaksızın atlatmıştır.</p>
<p>***</p>
<p>Kendisi tarafından hazırlanıp yönetilmiş olan Türk devrimi; erkek, kadın bütün yurttaşlarına, Türkiye&#8217;nin önceki kuşaklarından hiçbirine nasip olmayan özgürlük ve güven dolu bir hayat sağladı. Başarıları, Türkiye&#8217;yi Avrupa devleti yaptı, yakın doğunun tarihini değiştirdi.</p>
<blockquote><p><strong>Cumhuriyet Gazetesi, 13 Kasım 1938</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bir zamanlar Avrupa&#8217;ya fuzuli girmiş bir devlet sayılan Türkiye, Atatürk&#8217;ün önderliği altında Avrupa&#8217;nın iç politikasının değerli ve ilerici bir üyesi olmuştur.</p>
<blockquote><p><strong>Cumhuriyet Gazetesi, 15 Kasım 1938</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Atatürk&#8217;ün kendi eliyle yön çizdiği yeni Türkiye&#8217;nin dış siyaseti, bu memleketi batılı uluslar topluluğuna katmış ve eski düşmanlarını dost yapmıştır.</p>
<blockquote><p><strong>Dünya Ağlıyor, 1938</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Büyük savaşı izleyen birçok devrimler arasında hiçbirisi. Yeni Türkiye&#8217;deki hareketlerden daha az beklenmiş ve daha çok göze çarpmış değildir. Türk ulusal ihtilali, yeni adamları yönetim mevkiine getirmekten çok daha ileri işler görmüş ve Türk ulusunun görünüş ve yapısını tamamiyle değiştirmiştir.</p>
<p>Zamanımıza hiçbir önder, bundan büyük güçlükler karşısında bu adam kadar büyük başarılar elde etmiş değildir.</p>
<blockquote><p><strong>Times&#8217;in Türkiye Özel Sayısı</strong><br />
<strong>Ulus Gazetesi, 27 Ağustos 1938</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ruşen Eşref Ünaydın</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/rusen-esref-unaydin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jul 2019 15:20:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[anafartalar kumandanı m.kemal ile mülakat]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ü Özleyiş]]></category>
		<category><![CDATA[çanakkale savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[inkılap]]></category>
		<category><![CDATA[İstiklal Yolunda]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlara hak]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[vatan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1586</guid>

					<description><![CDATA[O ana kadar eşi görülmedik en korkunç ölüm vasıtaları ile ve yeryüzünün beş kıtasından devşirilme hücum alayları ile&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>O ana kadar eşi görülmedik en korkunç ölüm vasıtaları ile ve yeryüzünün beş kıtasından devşirilme hücum alayları ile saldırıp karşıdan bir göz alımlık bir yarımadayı aylarca süre, gece gündüz göğü ateş, yeri ateş, suyu ateş, ufku ateş bir cehenneme çevirdikleri o imtihan meydanında dev çelikler aşındırarak, haşmetli inatlar kırarak Çanakkale&#8217;ye &lt;&lt;Bir gün Türkler bu geçidi tuttular, dünyayı buradan öte aşmağa bırakmadılar.&gt;&gt; gibi ölmez bir mâna kazandırmak ne yüze bir himmettir.</p>
<blockquote><p><strong>Anafartalar Kumandanı M. Kemal ile Mülakat, 1930</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Gerçekten senin hesabına güç akıl ererdi. Kimse sanmazdı ki sen Kızıltaş deresinde parıldayan süngülerin yanı başındasın! Kimse sanmazdı ki, İzmir&#8217;e piyadeden önce gireceksin; Kordonboyu&#8217;nda demirli İngiliz torpidolarından iki adım ötede karargah kuracaksın!</p>
<p>***</p>
<p>Sen, yükseldiğin beyaz bulutlar içinde tanrılaşmışlık taslayan kendini unutmuşlardan değildin; ayağını topraktan, başını gerçekten ayırmayan doğrucu ve olgun bir insandın&#8230;</p>
<p>***</p>
<p>Anaların, kız kardeşlerin yüzleri siyah peçeliydi; bahtları çarşafları gibi karaydı&#8230; Çileleri çoktu, hakları az&#8230;</p>
<p>Beğenmedi. Yüzlerini açtı, ak etti. Hakta onlara erkeklerle eşitlik sağladı; bahtlarını ak etti.</p>
<p>***</p>
<p>Hey Paşam, sen bizlere ne günler gösterdin&#8230; O günler öylesine idi ki, her sabah uyanınca bakardık, vatan bir gün boyu daha uzamış. Bugün Uşak, Alaşehir, Salihli, bugün Nif!&#8230;</p>
<p>Bildiğimiz, yitirdiğimiz vatan bütünlüğüne doğru kanatlanmış gidiyorduk.</p>
<p>***</p>
<p>Halktan O, balık denizini ve kuş havasını arar gibi hoşlanırdı. Varlığının manasını halkta bulurdu. Halk O&#8217;nun ilhamının kaynağı idi.</p>
<blockquote><p><strong>Atatürk&#8217;ü Özleyiş, 1957</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Siz, eminim, düşen her bir neferi vücudunuzdan bir zerre kaybetmiş gibi acı ile andınız. Çünkü siz tepemize inen yıldırım değil; içimizden çıkan ateştiniz.</p>
<p>***</p>
<p>Her birini vatan dâvasının ateşine atılmada birlik olarak aldığı rütbe nişanları, çöküntü çağı yüz gösterince, yeni millet dâvasının kapısından girerken iğreti bir giyim gibi gözden çıkarmış bu feragatli adamın, Mehmetçik&#8217;le vatan taşına başını, vatan toprağına vücudunu koyup bir ana kucağında gibi yattığı günler unutulur mu?</p>
<blockquote><p><strong>İstiklal Yolunda, 1960</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Falih Rıfkı Atay</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/falih-rifki-atay/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jul 2019 15:13:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[eser]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[inkılap]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuluş]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal'in Mütareke Defteri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusu]]></category>
		<category><![CDATA[Ulus Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[vatan]]></category>
		<category><![CDATA[yücel dergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1577</guid>

					<description><![CDATA[Türk ulusu, Atatürk&#8217;te iki yüzyıl beklediği kurtarıcıyı bulmuştur. Atatürk&#8217;ün eseri, bir bütün olarak, tek bir kelimede toplanabilir: &#60;&#60;Kurtuluş!&#62;&#62;&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk ulusu, Atatürk&#8217;te iki yüzyıl beklediği kurtarıcıyı bulmuştur. Atatürk&#8217;ün eseri, bir bütün olarak, tek bir kelimede toplanabilir: &lt;&lt;Kurtuluş!&gt;&gt; Bu gerçek, aydının kafası kadar, halkın şuurunun içindedir.</p>
<p>Halk için, hâtırası güzel ne varsa hepsi, özellikle Atatürk devrine aittir.</p>
<blockquote><p><strong>Ulus Gazetesi, 16 Kasım 1938</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bir fikre saplanıp kuvvet ve kudretini onu söktürmeğe sarfeden küçük bir kibir değil, dinlemekten, sormaktan, aramaktan ve kesin kararını en sona saklamaktan çekinmiyen büyük bir gurur sahibi idi. Sevdiği şey itaat edilmekten fazla inanılmaktı.</p>
<p>***</p>
<p>Lâisizm, bizde, yüzyıllardan beri dil, kan, hatta din birliğine rağmen halk yığınlarını bin parçaya bölen acıklı didişmenin sonu, en sağlam beraberlik olan eğitim ve kültür birliğinin başlangıcı olmuştur.</p>
<blockquote><p><strong>Ulus Gazetesi, 10 Kasım 1939</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Eski Türk fatihlerinin ihtiraslarından hiçbiri kendinde eksik olmayan Mustafa Kemal&#8217;e ölünceye kadar, Türk toprağının sevgisi, acısı yüzyıllardan beri, durmaksızın, dinmeksizin, ya gözyaşı, ya kanı akan bu halkın babalığı, kardeşliği, evlatlığı duygusu hakim olmuştur.</p>
<p>İnandırmak güçse de, bir defa inandırdıktan sonra bir ulusu bin defa kandırmak kolaydı: Mustafa Kemal aldatmadı!</p>
<p>Aksine daima gerçeğe, katı, zorlu, çetin gerçeğe çağırdı. Uçmak isteseydi, hepimiz O&#8217;na kanat olurduk: O, bizim hayallerimizin kanatlarını kırdı, kartal yuvasında öldü.</p>
<blockquote><p><strong>Ulus gazetesi 10 Kasım 1943</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Buddha ölürken:</p>
<p>-Üstad öldü diye ağlamayınız. Üstad size öğrettiklerimdir! demişti.</p>
<p>Atatürk de bizlere öğretmiş olduklarıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Dünya Gazetesi, 8 Kasım 1953</strong></p></blockquote>
<p>***</p>
<p>Atatürk, milletinin verebileceği en yüksek ikbal zamanlarında dahi mevkiini fikirleri uğruna feda etmeğe hazırdı. Bütün devrinde hiçbir tavizcilik, hiçbir gerileme, hiçbir tezatlaşma olmamıştır.</p>
<blockquote><p><strong>Dünya Gazetesi, 10 Kasım 1956</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Anadolu&#8217;dan geldiğini duyup görüştüğümüz bir kurmay albay:</p>
<p>-Benim bildiğim Mustafa Kemal, Anadolu&#8217;nun son tepesine kadar gider, yine teslim olmaz, diyordu.</p>
<p>Kocatepe&#8217;de, bir ağır düşüncenin heykelini andıran fotoğrafını göz önüne getiriyor musunuz?</p>
<p>Başlarını ateşe, taşa ve çeliğe çarpa çarpa kan köpüren Türk kahramanlığının düşünen, arıyan, bulan, gösteren, bazen bir &lt;&lt;Evet&gt;&gt; ile &lt;&lt;Hayır&gt;&gt;ına vatan talihi bağlanan başıdır O!</p>
<p>***</p>
<p>Mustafa Kemal&#8217;in azim, karar ve irade kuvvetini, 1922 Ağustos&#8217;unun son haftasından iki ay önce sahneden çekiniz. Bugünkü Türkiye yine bu Türkiye olamazdı.</p>
<p>***</p>
<p>Hesapsız ve lüzumsuz, &lt;&lt;Bir tek Türk&#8217;ün hayatını tehlikeye sokmamak&gt;&gt; davasından ömrünün sonuna kadar şaşmamıştır.</p>
<blockquote><p><strong>Çankaya, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yüzellilikleri bile affetmesi insan zaaflarına karşı feylesofça davranışlarının bir eseri değil midir? Bir gün barışmıyacağı hasmı, bir gün bağışlamıyacağı suç yoktu diyebilirim.</p>
<p>Not defterime aldığım en güzel sözlerinden biri şudur: &#8220;Ben onları affederim, çünkü kalbim vardır. Onlar beni affetmezler, çünkü kalpsizdirler!&#8221;</p>
<p>***</p>
<p>Atatürk devrinde vatan kurtulmuştur. Yalnız bu şeref bir vatandaşın milli tarihin en büyüklerinden biri olmasına yeter.</p>
<p>***</p>
<p>Mustafa Kemal kızdıkça: &lt;&lt;Millete giderim!&gt;&gt; derdi. Mustafa Kemal&#8217;in inkılâp iradesinin kaynağı, halkın kendine inanışıdır. Tanzimattan beri isimlerini duyduğumuz liderler arasında halkı doğru anlıyan ve halk ile kaynaşma yollarını bulan yalnız O, idi.</p>
<p>O, kalabalıktan ürken ve kalabalığı kendilerinden iki üç asker kordonu ötede tutan diktatörlerin aksine, nefesine nefesi karışan kalabalıkta kuvvet bulurdu.</p>
<p>Atatürk, bulunduğu yerde neşe ve şevki susturan iki yüzlü bir şark zorbası değil, şenlik içine katılan, halk sevincini içine sindiren, içenle içen, oynayanla oynayan, konuşanla konuşan bir halk arkadaşı idi.</p>
<blockquote><p><strong>Çankaya, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bir hastalığın nöbetleri içinde ölümü iki gözleriyle görmüş gibi olanlar vardır. Ben iki gözümle battığımızı gördüm ve kurtulduğumuzu gördüm.</p>
<p>Mustafa Kemal&#8217;i unutamam.</p>
<p>O, sonra daha da büyüdü. Kendi milletine tekrar o günleri göstermemek için, asıl kurtuluş savaşına zaferden sonra girdi.</p>
<p>İnkılâp nizamının Atatürk&#8217;ü zaferin Mustafa Kemal&#8217;ini gölgede bıraktı, kendini gene kendi geçti.</p>
<blockquote><p><strong>Mustafa Kemal&#8217;in Mütareke Defteri, 1955</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Mustafa Kemal, halk acısını ve halk idealini bir cisim ve can gibi kendinde topladığı içindir ki, herkes O&#8217;nun sesine doğru gitti; herkes O&#8217;nun sancağı altında namus ve hürriyetini kurtarmağa koştu.</p>
<blockquote><p><strong>Yücel Dergisi, 1941, Cilt XIII</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>O&#8217;nu niçin seviyoruz? Çünkü O&#8217;nda kendimizi seviyoruz. Her şeyi bizden aldığı için, O, hepimizin, kendimiz için hayal ettiğimiz bir kemal halidir. Halk O&#8217;nda kendini tanıyor, kendine tapıyor.</p>
<blockquote><p><strong>Yücel Dergisi, 1941, Cilt XII, sayı 72</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yaşarken bir eser bıraktı. Onu övelim ve koruyalım. Ölürken bir ders bıraktı: Unutmayalım. Bu ders, halkı sevmek, halka inanmak, halk ile kaygılanmak, halk ile gururlanmak, halk uğruna feda olmaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Yücel Dergisi, Cilt XVIII, sayı 103</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yakup Kadri Karaosmanoğlu</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/yakup-kadri-karaosmanoglu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jul 2019 14:49:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[başbuğ]]></category>
		<category><![CDATA[Belleten Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[dava]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[elmacık]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[general]]></category>
		<category><![CDATA[gurur]]></category>
		<category><![CDATA[inkılap]]></category>
		<category><![CDATA[ıstırap]]></category>
		<category><![CDATA[kahraman]]></category>
		<category><![CDATA[kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[kın]]></category>
		<category><![CDATA[mareşal]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[milli irade]]></category>
		<category><![CDATA[müstesna]]></category>
		<category><![CDATA[napoleon]]></category>
		<category><![CDATA[ordu]]></category>
		<category><![CDATA[otağ]]></category>
		<category><![CDATA[türk ordusu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[vatan]]></category>
		<category><![CDATA[yakup kadri karaosmanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1556</guid>

					<description><![CDATA[Kendisi resimlerinin hepsinden daha sevimli, daha canlı, daha müstesna bir simadır. Elmacık kemikleri çıkık, ağız kemikleri kuvvetli ve&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kendisi resimlerinin hepsinden daha sevimli, daha canlı, daha müstesna bir simadır. Elmacık kemikleri çıkık, ağız kemikleri kuvvetli ve alnı serttir. Ve bu yüzün görünüşünde çok zahmet çekmiş, çok uğraşmış, çok düşünmüş kimselerin çehresindeki ifade var, fakat hiçbir yorgunluk belirtisi gözükmemek şartıyla..</p>
<p>***</p>
<p>Her kahramanın, her dahinin mezarı olan kibir ve gurur O&#8217;nun semtine bile uğramamıştır.</p>
<p>***</p>
<p>Ne vakit ki, Milli İrade yeniden &lt;&lt;Olsun!&gt;&gt; dedi ve Türk ordusu yeniden oldu; ne vakit ki bu ordu kendisine bir başbuğ buldu ve bu başbuğ vatanın göbeğinde otağını kurdu; o vakit hepimiz için yeni bir âlem ve yeni bir hayat başladı.</p>
<blockquote><p><strong>Ergenekon, 1929, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>O, on seneden beri kılıcını bir dakika kınına koymamış, bir dakika rahat yüzü görmemiş, kırk yaşında solgun benizli bir askerdir.</p>
<p>O, her şeyden önce ıstırap çeken, sıkıntı ve zorluklar içinde her gün biraz daha yıpranan bir vatan fedaisidir. O, bu vatanın acılarında doğdu ve yalnız bu acıları temsil ediyor.</p>
<blockquote><p><strong>Ergenekon, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Atatürk&#8217;ün asil yüreği &#8211; pas tutmayanlar madenler gibi- kin nedir, hiç bilmemiştir. Devlet, millet, inkılâp dâvalarındaki husumetleri ne kadar sert ve derinse, kendi şahsı ve özel hayatı ile ilgili konulardaki hiddetleri o derece hafif ve geçici idi.</p>
<p>***</p>
<p>O, kudret ve heybetini sinirlerinden ve adalesinden alan bir kahraman değildi. Çünkü, O&#8217;nun kahramanlığı, Promete&#8217;nin Tanrılığı gibi sırf akıldan, zekâdan, ruhtan gelen insanî ve spiritüel* bir kahramanlıktı.</p>
<p>*ruhsal</p>
<blockquote><p><strong>Atatürk, 1938</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Mustafa Kemal&#8217;i kendinden önce gelip geçmiş Türk ulularından ayıran tek özellik O&#8217;ndaki &lt;&lt;intuition: seziş&gt;&gt; kudretiydi. Bu kudret sayesindedir ki, O, milletinin şuuru altında yaşıyan emelleri, temayülleri, kabiliyetleri ve imkânları keşfedip aydınlığa çıkarmıştı.</p>
<blockquote><p><strong>Belleten Dergisi, 1958</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Mustafa Kemal, en güç ve en tehlikeli vaziyetlerin adamıdır. İşin ağırlığı nisbetinde cür&#8217;et ve cesareti galeyana gelirdi. Onun için teze bir şevkle ilk ateş hatlarına atıldı.</p>
<p>***</p>
<p>Türkiye&#8217;nin son savaş tarihi General ve Mareşal Mustafa Kemal&#8217;in tek bir yenilgisini, tek bir hatasını kaydetmemektedir. Devlet kurucusu ve siyaset eri olarak ise Fransız İmparatoru Napoleon, birinci  Türk Cumhurbaşkanının yanında bedbaht bir cücedir.</p>
<p>***</p>
<p>O, yüz elli yıldan beri, bütün Osmanlı Devletini korkudan zangır zangır titretmek için Şimal Denizindeki adasından Saray ve Babıâliye ufak bir tehdit işareti yapması kâfi gelen bir imparatorluğun ordusunu; bir avuç çarıklı Anadolu çocuğu ile Çanakkale&#8217;de tepeleyivermişti.</p>
<p>***</p>
<p>O, Türk ordusuna yüz elli, belki iki yüz seneden beri özlemini çektiği bir &lt;&lt;zafer&gt;&gt;in gururunu ve Türk milletine bunun şevkini vermişti.</p>
<p>***</p>
<p>O, bizim için, yolumuz üstünde kendisine her zaman rasgelmemiz mümkün olan bir vefalı hızır veya cana yakın bir ruh değil miydi?</p>
<blockquote><p><strong>Atatürk, 1961</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
