<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İngilizler &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/ingilizler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 11:57:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>İngilizler &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Geçmiş Olsun Kral Hazretleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/gecmis-olsun-kral-hazretleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2020 06:25:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk olmasaydı?]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Kutay]]></category>
		<category><![CDATA[dolmabahçe sarayı]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizler]]></category>
		<category><![CDATA[kraliçe mary]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusu]]></category>
		<category><![CDATA[türk yurttaşlar]]></category>
		<category><![CDATA[yugoslav kralı ikinci aleksandr]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan Kralı Konstantin]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanlılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5329</guid>

					<description><![CDATA[Bireyler, başka uluslara mensup insanlarla olan ikili ilişkilerinde sadece kendilerini temsil etmezler, aynı zamanda mensubu olduğu ulusu da&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bireyler, başka uluslara mensup insanlarla olan ikili ilişkilerinde sadece kendilerini temsil etmezler, aynı zamanda mensubu olduğu ulusu da temsil ederler. Türk yurttaşlarının uluslar arası bireysel başarısı nasıl ki Türk ulusunun başarısıymış gibi değerlendiriliyorsa, kabul görmeyen bireysel davranışları da aynı ölçüde Türk ulusuna yönelik olumsuzluk olarak değerlendirilecektir. O nedenle her Türk yurttaşı, düşünce ve davranışlarıyla kendisinin, ailesinin ve tüm ulusunun onurunu temsil ettiğinin bilincine sahip olma sorumluluğunu taşımaktadır.</p>
<p>Türk ulusuna diğer hususlarda olduğu gibi onur konusunda da ATATÜRK’ün düşünce ve davranışları eşsiz bir rehberdir. O, yaşamının her anında Türk milletinin onurunu temsil ettiği bilincinin kendisine yüklediği sorumlulukla hareket etmiştir. Özellikle yabancılarla olan ikili ilişkilerinde bu hususu her şeyin üzerinde tutmuştur. Aşağıdaki anekdot onun bu konudaki  hassaslığını yansıtması açısından son derece önemlidir. Sözleriyle jest yaptığını düşünen Yugoslav kralına, Yunanlıların başına gelen felâketi işaret ederek öyle bir bilgelikle ders vermiştir ki kral söyleyip söyleyeceğine sanırım bin pişman olmuştur:</p>
<p>Karşısında kim olursa olsun milletinin, devletinin haysiyet ve itibarını alâkadar eden konularda seremoniyi aşarak gerçekleri ders verir gibi konuşmak yiğitliği ATATÜRK’le devlet literatürüne girmiştir.</p>
<p>4 Ekim 1933’te Dolmabahçe Sarayı’nda, İstanbul’a gelen Yugoslavya Kralı İkinci Aleksandr ile Kraliçe Mary’yi kabul etmiş, aynı akşam şereflerine ziyafet vermişti. Baş başa kaldıklarında Yugoslav kralı:</p>
<p>“Size bir gerçeği anlatmak isterim: 1919’da İngilizler, Ege sahillerinizin işgali için Yunanlılardan evvel bana müracaat ettiler. Çok cazip teklifler de yaptılar. Fakat ben reddettim. Sizi tanıdıktan sonra bu kararımın doğruluğunu bir daha anladım.” dedi.</p>
<p>Başkası olsa ne yapardı?</p>
<p>Teşekkür ederdi, değil mi?</p>
<p>Hayır!</p>
<p>Yugoslav kralı cümlesini tamamlayıp cevap bekler gibi tavır alınca ATATÜRK ayağa kalktı, bunun üzerine kral da kalkmıştı. Ona doğru bir iki adım attı ve dudaklarında kendisine çok yakışan anlamlı tebessümü ile elini uzattı:</p>
<p>“Geçmiş olsun Kral Hazretleri.“ dedi.</p>
<p>Çünkü, Yunan Kralı Konstantin, ordusu denize döküldükten sonra taç ve tahtını kaybetmişti.</p>
<p><em>Cemal Kutay; Atatürk Olmasaydı?, Aksay Yayınevi, İstanbul, 1998, s. 123.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Düşmandan Kaçılmaz</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/dusmandan-kacilmaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 May 2020 20:19:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Arıburnu]]></category>
		<category><![CDATA[çanakkale savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizler]]></category>
		<category><![CDATA[Marcel Sauvage]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[sorumluluk duygusu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5288</guid>

					<description><![CDATA[Sorumluluk duygusu ve bilinci güçlü olan insanlar yaşamlarında diğerlerine göre daha başarılı olurlar. Birinciler olaylara yön verirler, ikinciler&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sorumluluk duygusu ve bilinci güçlü olan insanlar yaşamlarında diğerlerine göre daha başarılı olurlar. Birinciler olaylara yön verirler, ikinciler olayların peşinde sürüklenirler. Birinciler her durumda inisiyatif kullanırlar, ikinciler en olumsuz ve kendilerine en fazla ihtiyaç duyulan durumlar da bile başkalarının bir şeyler yapmasını beklerler. Sorumluluk almaktan çekinenler kendilerine ve çevresine karşı olan görevlerini yerine getirme şansına hiçbir zaman sahip olamazlar.</p>
<p>Ülkemizin kurtuluşunda, kuruluşunda ve bugünkü düzeyine gelmesinde en büyük pay sorumluluk bilinci yüksek, kendini ulusuna ve geleceğe adamış insanlarındır. Şüphesiz ki bunların en başında yer alma onuru da ATATÜRK’e aittir. Çocukluğundan itibaren var olan güçlü vatan sevgisinin de etkisiyle o, ulusunun sorunlarıyla yatmış kalkmış, hayatını buna adamıştır. Asla sorumluluktan kaçmamıştır. Aşağıdaki anekdot, bu gerçeği yansıtan  örneklerden birisidir:</p>
<p>Çanakkale Savaşı’nın en amansız günüydü. Mustafa Kemal 34 yaşında Arıburnu’nda İstanbul’u karadan çevirip almak isteyen düşmanların karşısındaydı.</p>
<p>25 Nisan günü İngilizler Arıburnu’na asker çıkarmaya başlamışlardı. Orada bulunan küçük birlik geri çekiliyordu. Bunu gören Mustafa Kemal, karşılarına dikildi:</p>
<p>-Nereye gidiyorsunuz?</p>
<p>-Efendim, düşman&#8230;</p>
<p>-Nerede?</p>
<p>-İşte</p>
<p>261 rakımlı tepede düşman çıkarma yapıyordu. Bizim birliklerden daha yakındı. Kaybedecek zaman yoktu.</p>
<p>-Düşmandan kaçılmaz.</p>
<p>-Kurşunumuz kalmadı.</p>
<p>-Süngünüz var ya&#8230; Süngü tak!&#8230; İleri?&#8230;</p>
<p>Mehmetçikler, büyük komutana uymuş, süngü takmışlardı. En uygun noktaya geldiler.</p>
<p>-Yat&#8230;</p>
<p>Düşman askerleri, karşılarında ateşe hazır Türk kuvvetlerini görünce sindiler ve ateşe başladılar. Zaman kazanılmıştı. Mustafa Kemal yanındaki subayı gerideki birliklere haberci gönderdi. Yetişen Mehmetçikler düşmanı püskürttü.</p>
<p><em>Age; s. 116-117. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Kurtuluş İçin İlk Hareketleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ataturkun-kurtulus-icin-ilk-hareketleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Oct 2019 12:35:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[24 Mayıs 1919]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Baba]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Hiç Yayınlanmamış Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Kurtuluş İçin İlk Hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bayram Bon Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye Reisi İbrahim Cebeci]]></category>
		<category><![CDATA[çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Cerdek]]></category>
		<category><![CDATA[Çukurova]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[Havza]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizler]]></category>
		<category><![CDATA[katır]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<category><![CDATA[Merzifonlu Sıtkı Hoca]]></category>
		<category><![CDATA[Muzaffer Kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[Samsun]]></category>
		<category><![CDATA[Sevr Anlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[silah mekanizması]]></category>
		<category><![CDATA[tüfek mekanizması]]></category>
		<category><![CDATA[Yurdakul Yurdakul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4327</guid>

					<description><![CDATA[Samsun&#8217;da altı gün kaldıktan sonra bir alay merkezinin bulunduğu Havza&#8217;ya gelmiştik. Fakat alay dağıtılmış, asker sayısı hiç yok&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsun&#8217;da altı gün kaldıktan sonra bir alay merkezinin bulunduğu Havza&#8217;ya gelmiştik. Fakat alay dağıtılmış, asker sayısı hiç yok denecek kadar azaltılmıştı.</p>
<p>Havza&#8217;da Ali Baba&#8217;nın oteline yerleştik. Az sonra Havza belediye reisi ve Havza ileri gelenleri Paşa&#8217;ya hoş geldiniz demek için otele geldiler. Ertesi akşam da Atatürk, Havza ileri gelenlerinin toplandığı Belediye Reisi İbrahim Cebeci&#8217;nin evine gitti.</p>
<p>Atatürk orada toplanan Havza ileri gelenlerine son durum hakkında bilgi vermişler ve &#8220;Bu durumu tenkit (tel&#8217;in) için bir mevlit okutalım, bir de miting yapalım, halkı aydınlatalım&#8221; dediler. Herkesten olumlu cevap alınınca tellal ve davullarla bu durum halka duyuruldu.</p>
<p>Cuma günü aziz şehitlerimiz için bir mevlit okutulmuş, şeker olmadığı için İzmir üzümü dağıtılmıştı. Sonra da bir miting yapıldı. Toplanan büyük kalabalığa o yörenin en etkili konuşan hocası Merzifonlu Sıtkı Hoca çok güzel bir konuşma yapmış ve &#8220;Güzel İzmir&#8217;imizi kurtaracağız&#8221; diyince bütün halk, &#8220;Kurtaracağız, kurtaracağız&#8221; diye bağırmıştı.</p>
<p>Mitingde konuşmalar yapılırken Atatürk otelin balkonunda paşa elbiseleriyle heykel gibi durmuş onları seyretmişti. Halk Mustafa Kemal Paşa&#8217;ya merakla bakıyor ve onun Çanakkale Muharebelerindeki kahramanlıklarından bahsediyordu.</p>
<p>O günlerde Ermeni çeteler her gün bir-iki Müslüman Türkü gece baskınlarıyla öldürüyorlardı.</p>
<p>O gün de iki Türkü öldürmüşler ve ölüler Havza&#8217;ya getirilmişti. Havzalılar koşarak bunu gelip Atatürk&#8217;e anlatmışlardı. Atatürk de onlara sabırlı olmalarını söylemiş, fakat olaylara çok üzülmüşler ve kızmışlardı.</p>
<p>Aynı gece yarısı İngilizlerin Sevr Anlaşması gereği Diyarbakır, Malatya, Çukurova bölgelerinden toplattıkları tüfek mekanizmalarının yüklendiği 40-45 katırlık bir konvoyun iki saat kadar uzaklıktaki Cerdek&#8217;te gecelediği ve ertesi gün Samsun&#8217;a doğru gidecekleri haberi geldi. Bu bilgiyi veren; eski alayın tabur komutanlarından Sami ve Kâmil Beylerdi. Korktukları için bu haberi gizli olarak otelci Ali Baba&#8217;ya söyleyip gitmişler.</p>
<p>Bu bilgi çok önemliydi. Çünkü tüfek mekanizması; mermiyi tüfeğin namlusuna süren küçük bir demir alettir. Bu parçanın olmaması tüfeği kullanılmaz yapar. İngilizler de bunu bildiklerinden işgal ettikleri bölgelerdeki asker tüfeklerini toplama yerine sadece bu tüfeklerin mekanizmalarını alarak binlerce tüfeği etkisiz hale getirmeyi amaçlamışlardı. Bu nedenle toplanan mekanizmalar fevkalade önemli idi.</p>
<p>Atatürk bu haberi duyunca derhal Belediye Reisi İbrahim Cebeci ve Bayram Con Bey&#8217;i çağırmamızı emretti. Hemen Ali Baba&#8217;yla gece evlerine gidip her ikisini de uykularından uyandırıp otele getirdik.</p>
<p>Atatürk onlara, hemen 8-10 süvari ile gidip çeteci gibi katırları kaçırmalarını fakat hiç kimseyi kesin olarak yaralayıp öldürmemelerini emretti.</p>
<p>O gece bu emir yerine getirilmiş, mekanizma yüklü katırlar kaçırılmıştı.</p>
<p>Ertesi gün bu 40-45 katırın mekanizma yükleri alınmış olarak Samsun&#8217;a gidecekleri yerde Havza&#8217;ya geldiklerini ve belediyece mezat meydanında satıldıklarını gördük. Bu kadar mekanizma birkaç bin kişiye yetecek kadar silah demektir.</p>
<p>Bu hareketleriyle Atatürk ilk kurtuluş hareketini başlatmış oluyordu. Olayların duyulması Havza&#8217;da bomba tesiri uyandırmıştı</p>
<p>Atatürk bir anda yücelmiş ve çok büyük bir itimat kazanmıştı. Herkesin yüzü gülmüş ve bir cesaret gelmişti. Havza&#8217;ya girerken kimsenin dikkatini çekmeyen Atatürk&#8217;ü halk Havza&#8217;dan ayrılırken uğurlamak için yollara dökülmüş ve Atatürk&#8217;ü yakından görmek için otelin önündeki meydanı tıklım tıklım doldurmuştu.</p>
<p>(24 Mayıs 1919)</p>
<blockquote><p><strong>Muzaffer Kılıç&#8217;tan</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ten Hiç Yayınlanmamış Anılar, Yurdakul Yurdakul</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anafartalar Muharebeleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/anafartalar-muharebeleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Oct 2019 12:42:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[10 Ağustos 1915]]></category>
		<category><![CDATA[8. Tümen]]></category>
		<category><![CDATA[Anafartalar Muharebeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Conkbayırı]]></category>
		<category><![CDATA[İngiliz]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizler]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kırbaç]]></category>
		<category><![CDATA[Liman Von Sanders Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[Ordu Komutanı]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[şarapnel]]></category>
		<category><![CDATA[Yarbay Servet Bey]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4177</guid>

					<description><![CDATA[Mustafa Kemâl anlatıyor: 10 Ağustos 1915; Conkbayır&#8217;ı almak ve bütün boğaza hakim olmak için İngilizler 20.000 kişilik bir&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mustafa Kemâl anlatıyor:</p>
<p>10 Ağustos 1915; Conkbayır&#8217;ı almak ve bütün boğaza hakim olmak için İngilizler 20.000 kişilik bir kuvvetle günlerce kazdıkları siperlere yerleşmişler, hücum anını bekliyorlardı. Gecenin karanlığı tamamen kalkmış, tan ağarmak üzere idi.</p>
<p>8. Tümen komutanı ve diğer subaylarını çağırdım. Mutlaka düşmanı mağlup edeceğinize inanıyorum. Ancak siz acele etmeyin evvela ben ileri gideyim. Size ben kırbacımla işaret verdiğim zaman hep birlikte atılırsınız dedim. Bu durumdan askerlerini de haberdar etmelerini istedim. Hücum baskın tarzında olacaktı. Sakin adımlarla ve süzülerek düşmana 20-30 metre yaklaştım. Binlerce askerin bulunduğu Conkbayırı&#8217;nda çıt çıkmıyordu.</p>
<p>Dudaklar sessizce bu sıcak gecede dua ediyordu. Kontrol ettim. Kırbacımı başımın üstüne kaldırıp çevirdim ve birden aşağı indirdim. Saat 04.30&#8217;da kıyametler kopmuştu İngilizler neye uğradıklarını şaşırmıştı. &#8220;Allah Allah&#8221; sesleri bütün cephelerde, karanlıkta gökleri yırtıyordu. Her taraf duman içinde ve heyecan her yere hâkim olmuştu. Düşmanın topçu ateşi gülleleri büyük çukurlar açıyor her tarafa şarapnel ve kurşun yağıyordu. Büyük bir şarapnel parçası tam kalbimin üzerine çarptı, sarsıldım elimi göğsüme götürdüm kan akmıyordu. Olayı Yarbay Servet Bey&#8217;den başka kimse görmemişti. Ona parmağımla susmasını emrettim. Çünkü vurulduğumun duyulması cephanelerde panik yaratabilirdi. Kalbimin üzerinde cebimde bulunan saat paramparça olmuştu.</p>
<p>O gün akşama kadar birliklerin başında daha hırslı olarak çarpıştım. Yalnız bu şarapnel, kalbimin üzerinden aylarca gitmeyen derin bir kan lekesi bırakmıştı. Aynı gün gece yani 10 Ağustos günü beni mutlak ölümden kurtaran ve parçalanan saatimi Ordu Komutanı Liman Von Sanders Paşa&#8217;ya hatıra olarak verdim. Çok şaşırmış ve heyecanlanmıştı. Kendileri de altın cep saatini bana hediye ettiler. Bu hücumlarda İngilizler binlerce ölü bırakarak tamamen geri çekildi ve Çanakkale&#8217;nin geçilmeyeceğini iyice anlamış oldular.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oradan Böyle Geçilir!</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/oradan-boyle-gecilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Oct 2019 18:26:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Anafartalar Grubu]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizler]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Kireç Tepe]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmetçik]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[Oradan Böyle Geçilir!]]></category>
		<category><![CDATA[salih bozok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4116</guid>

					<description><![CDATA[Salih Bozok anlatıyor: &#8220;İngilizler Çanakkale&#8217;de Anafartalar Grubu&#8217;nu mağlup edip de cepheyi sökemeyince, yeni bir harekete giriştiler ve bu&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Salih Bozok anlatıyor:</p>
<p>&#8220;İngilizler Çanakkale&#8217;de Anafartalar Grubu&#8217;nu mağlup edip de cepheyi sökemeyince, yeni bir harekete giriştiler ve bu cepheyi sağdan çevirmek istediler. Düşmanın planını bozmak için Kireç Tepe&#8217;yi tutmak lazımdı. Hâlbuki oraya giden tek bir dar yol savaş gemileri tarafından makaslama ateş altında tutuluyordu. Her an gülleler korkunç patlayışlarla ortalığı alt üst ediyor, ölüm saçıyordu. Bir insanın değil, bir kurdun bile geçmesine imkân görülmüyordu. Kireç Tepe&#8217;yi tutmak emrini alan Türk subay ve askerleri tereddüt içindeydiler; fırsat gözetiyorlardı. Fakat düşmanın ateşi bir an bile kesilmiyordu. Mustafa Kemal bu hali görünce siperlere koştu, askerlerin arasına karıştı ve sordu:</p>
<p>&#8220;Niçin geçmiyorsunuz?&#8221; İçlerinden biri cevap verdi:</p>
<p>&#8220;Düşman ölüm saçıyor, geçilemez!&#8221; Mustafa Kemal zerre kadar korku ve tereddüt göstermen:</p>
<p>&#8220;Oradan böyle geçilir!&#8221; dedi ve ileri fırladı. Mehmetçik artık durur mu? O da kumandanın arkasından ileri atıldı. Toz, duman, alev ve ölüm kasırgasını yaran askerler karşıya vardılar, tepeyi tuttular.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
