<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hukuk &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/hukuk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 Jul 2020 23:40:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>hukuk &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Egemenlik Hakkı ve Osmanlı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/egemenlik-hakki-ve-osmanli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2020 23:40:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Saltanat]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Şeriat]]></category>
		<category><![CDATA[bazı kafalar kesilecektir]]></category>
		<category><![CDATA[Egemenlik Hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Saltanat ve Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[şeriat]]></category>
		<category><![CDATA[Şeriat Kavramı ve Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Şeriye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5643</guid>

					<description><![CDATA[1 Kasım 1922 günü, Osmanlı Saltanatı’nın kaldırılmasına dair önergeleri görüşmek üzere toplanan Anayasa, Şeriye ve Adalet Komisyonlarının ortak&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1 Kasım 1922 günü, Osmanlı Saltanatı’nın kaldırılmasına dair önergeleri görüşmek üzere toplanan Anayasa, Şeriye ve Adalet Komisyonlarının ortak toplantısında söylemiştir:</p>
<p>Egemenlik ve saltanat, hiç kimse tarafından hiç kimseye ilim icabıdır diye görüşme ile, münakaşa ile verilmez. Egemenlik, saltanat kuvvetle, kudretle ve zorla alınır. Osmanoğulları, zorla Türk milletinin egemenlik ve saltanatına el koymuşlardı; bu zorla el koyuşlarını altı asırdan beri devam ettirmişlerdi. Şimdi de, Türk milleti bu mütecavizlerin hadlerini ihtar ederek, egemenlik ve saltanatını, isyan ederek kendi eline açıkça almış bulunuyor. Bu bir olupbittidir. Söz konusu olan, millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? meselesi değildir. Mesele, zaten olupbitti haline gelmiş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, mutlaka olacaktır. Burada toplananlar, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce uygun olur. Aksi takdirde, yine gerçek gerektiği şekilde ifade olunacaktır. Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir.</p>
<p><em>1922 (Nutuk II, s. 691)</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yere Düşen Bardaklar</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/yere-dusen-bardaklar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Nov 2019 11:23:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[bardak]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaziçi]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[şangırtı]]></category>
		<category><![CDATA[Yere Düşen Bardaklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4500</guid>

					<description><![CDATA[Az önce küme küme, birbirinden ayrı, birbirinden uzak birer âlem yaşayan bahçe halkı ansızın ortak bir topluluk gibi&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Az önce küme küme, birbirinden ayrı, birbirinden uzak birer âlem yaşayan bahçe halkı ansızın ortak bir topluluk gibi aynı duygunun çevresinde birleşmeye başlamıştır bile. Atatürk&#8217;ün gelişi onları öylesine büyülemiş, gönüllerini o denli kaynaştırmıştır. Onun toplayıcı gücü kendini burada da göstermiştir. Oraya, Boğaziçi mehtabının tadını çıkarmaya gelenlerin gözüne, ondan başka her şey artık görünmez olmuştur. Müzik susmuş, şimdi herkes okşayan bakışlarla ona bakıyor, sesini duyurmak için konuşmasını bekliyordur.</p>
<p>Atatürk ise, kendisi birkaç saat kendi kimliğinden ve çevresinden uzak, etiketsiz, protokolsüz sıradan bir yurttaş özgürlüğünü yaşamak için gelmiştir. Ancak eğlencesini bir yana koyan halkın kendisinden bir şeyler beklediğini fark edince, Atatürk, bir gence yönelerek bu bekleyişe son verir:</p>
<p>&#8220;Siz, delikanlı ne iş yapıyorsunuz?&#8221; Delikanlı biraz şaşkın, ama çok mutlu, ayağa kalkar:</p>
<p>&#8220;Resim yaparım, Paşam.&#8221;</p>
<p>&#8220;Güzel, demek sanatçısınız. Şimdi bize sanatın ne olduğunu anlatır mısınız?&#8221; Genç, sanatın tanımını yapar, Atatürk topluluğa bakarak:</p>
<p>&#8220;Nasıl? Bu tanımı nasıl buldunuz?&#8221; diyerek bir konuşma açar.</p>
<p>Müzikle uğraştığı anlaşılan başka bir genç kalkar, değişik bir tanım yapar. Bu akademik konuşma umulandan çok ilgi toplar, tartışma genelleşir, söz almak isteyenler parmak kaldırır. Derken konu değişir. Bu kez hukuk ele alınır. Herkes kulak kesilmiş, Atatürk&#8217;ün bu konular üzerindeki düşüncelerini dinlerken, araya beklenmedik bir olay girer. Eşi ve çocuklarıyla bir köşede oturan, yaşlıca bir efendinin elinden nasılsa bir bardak kurtulur ve o sessizlik içinde kulakları ürküten bir şangırtı ile yerde parçalanır.</p>
<p>Herkesin yerici gözleri bu yakışıksızlığı yapanın üzerinde toplanır. Adamcağız nerede ise sakarlığının verdiği utançtan ölecektir. Demeye kalmadan, ikinci bir şangırtı.. Bu kez, bakışlar kendi bardağını da yere bıraktıktan sonra, eli henüz havada duran Atatürk&#8217;ün gülen yüzü ve hoşgörürlük taşıyan gözleri üzerine çekilir. Ve halk, bu davranıştaki inceliği kavradığını uzun, çok uzun alkışlarla anlatır.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk ve Adalet</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ataturk-ve-adalet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Nov 2019 15:27:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[adliye]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Adalet]]></category>
		<category><![CDATA[balıkesir]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[müfettiş]]></category>
		<category><![CDATA[Münir Hayri Egeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4473</guid>

					<description><![CDATA[Münir Hayri Egeli anlatıyor: Birçok kimsenin düşündüğünün aksine Atatürk&#8217;e ve istediklerine muhalif fikir söylemek kabildi. Hatta samimi olmak&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Münir Hayri Egeli anlatıyor:</p>
<p>Birçok kimsenin düşündüğünün aksine Atatürk&#8217;e ve istediklerine muhalif fikir söylemek kabildi. Hatta samimi olmak şartıyla makbuldü.</p>
<p>Atatürk bir Balıkesir seyahatinde kendisine Millî Mücadele&#8217;de yakın hizmetler etmiş bir kimsenin müracaatı ile karşılaştı. Bir mevzuda haksız olarak mahkum olduğunu söyleyerek şikayet etti. Atatürk:</p>
<p>&#8220;Haklısın, meseleyi ben de biliyorum&#8221; dedikten sonra refakatinde bulunan genç bir adliye müfettişini çağırdı. Mevzuyu anlattı ve kararın düzeltilmesini istedi. Müfettiş hikayeyi dinledikten sonra:</p>
<p>&#8220;Efendimiz, karar bütün adli sıralardan geçtikten sonra tekemmül (tamamlanma) etmiş. Hükmün infazından başka yapılacak kanuni çare yoktur.&#8221; Bunun üzerine Atatürk:</p>
<p>&#8220;Ama ben söylüyorum, bu iş haksızdır. Çünkü ben bu işin usulünü biliyorum.&#8221; dedi. Genç adliye müfettişi ısrar etti:</p>
<p>&#8220;Efendimizin bu beyanı kanun nazarında bir değişiklik yapamaz. Adliye vekaletinin de bir şey yapmasına imkan yoktur.&#8221;</p>
<p>Ortada soğuk bir hava esti. Şimdi bir fırtına kopacağına hüküm veriliyordu. Fakat Atatürk şayanı hayret bir sükunla sordu:</p>
<p>&#8220;Peki, bir adli hata olursa kanun bunun tashihini öngörmez mi?&#8221; Müfettiş:</p>
<p>&#8220;Yeni delille mahkemenin tekrarı istenebilir.&#8221; O vakit, Atatürk, müracat eden zata döndü:</p>
<p>&#8220;Size teşekkür ederim ve müracaatçıya da. Ama neden bana vaktiyle müracaat etmedin? Zamanında gelir şahitlik ederdim. Beyhude mahkemeleri de kanunu da işgal etmezdin. Her vatandaş, hatta reisicumhur dahi olsa adalete hürmetle mükelleftir.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kurmak İstediğiniz Sistem Nedir?</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/kurmak-istediginiz-sistem-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Oct 2019 09:09:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Ben onu kurayım]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Kurmak İstediğiniz Sistem Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[milletvekili]]></category>
		<category><![CDATA[ondan sonra siz kitaba yazarsınız]]></category>
		<category><![CDATA[Paraşkev Paruşev]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4199</guid>

					<description><![CDATA[Paraşkev Paruşev anlatıyor: Tam ilk Anayasa&#8217;nın görüşüldüğü sıradaydı. Tutucu milletvekillerinden bir hukukçu Mustafa Kemal&#8217;i zor durumda bırakmak için,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Paraşkev Paruşev anlatıyor:</p>
<p>Tam ilk Anayasa&#8217;nın görüşüldüğü sıradaydı. Tutucu milletvekillerinden bir hukukçu Mustafa Kemal&#8217;i zor durumda bırakmak için, kendisine bir soru yöneltti:</p>
<p>&#8220;Kurmak istediğiniz sistem nedir? Bunu bir tek hukuk kitabında bile bulamazsınız. Mustafa Kemal, milletvekilinin bağırarak konuşmasına karşı soğukkanlılıkla cevap verdi:</p>
<p>&#8220;Her şey önce uygulanıp denenmelidir, ancak ondan sonra ilke ve kurallara dönüşür.&#8221; Bu karşılıktan sonra bir süre susan Mustafa Kemal birdenbire sertleştirdiği bakışlarını, soruyu yönelten milletvekiline dikti ve sert bir sesle ekledi:</p>
<p>&#8220;Ben onu kurayım, ondan sonra siz kitaba yazarsınız.&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adalete İlişkin Siyaset</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/adalete-iliskin-siyaset/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Aug 2019 20:01:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Adalete İlişkin Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[medeni hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusu]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal egemenlik]]></category>
		<category><![CDATA[yasa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2206</guid>

					<description><![CDATA[Adaletle ilgili siyasetimizin ana temeli, zamanın değişmesiyle yargıların da değişmesi gerekeceğinin yadsınamaz kuralıdır. Mart 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adaletle ilgili siyasetimizin ana temeli, zamanın değişmesiyle yargıların da değişmesi gerekeceğinin yadsınamaz kuralıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yasalarımız ulusal ihtiyaçlara, hukuk bilgimizin gösterdiği yolda yeniden düzeltilecek ve eksiklikleri tamamlanacaktır. Bütün yasalarımızın düzenlenmesi işinde her türlü örgütün ulusal egemenlik ilkelerine göre hareket edilecektir.</p>
<blockquote><p><strong>Nisan 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Medeni hukukta , aile hukukunda izleyeceğimiz yol ancak uygarlık yolu olacaktır. Bir işi günlüğüne, şöyle böyle yoluna koymak ve boş inanlara bağlı kalmak, ulusları uyandırmaya engel olan en ağır karabasandır. Türk ulusu, üzerine kabus çökmesine artık müsaade edemez.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Fakat, bundan daha önemli olan nokta: adalet anlayışımızı, yasalarımızı ve örgütümüzü, bizi bugüne kadar, bilinçli veya bilinçsiz olarak etkisi altında tutan ve çağın gereklerine uymayan bağlardan bir an önce kurtarmaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Büsbütün yeni yasalar düzenleyerek eski hukuk ilkelerini temelinden sökme işine girişiyorum. Yeni hukuk ilkeleriyle alfabesinden öğrenime başlayarak yeni bir hukukçu kuşağı yetiştirmek için bu okulu açıyoruz. Gördüğümüz bütün bu işlerde dayanağımız ulusumuzun yeteneği ve kesin isteğidir. Bu girişimlerde arkadaşlarımız, yeni hukuku, bizimle birlikte, sözünü ettiğim nitelikte anlamış olan seçkin hukuk bilginlerimizdir. Genel yaşamımızın yeni hukuk ilkeleri kuramsal ve uygulamalı alanda etkili oluncaya kadar geçecek zamana güvenlik sağlayan ulusun kendisi ve onun devrimlerdeki yorulmaz ve yıpranmaz gücü olacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Ulusu ve Batı Uygarlığı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-ulusu-ve-bati-uygarligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Aug 2019 13:51:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[bayındırlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilim ve teknik]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaş]]></category>
		<category><![CDATA[doğu batı]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Çağ]]></category>
		<category><![CDATA[teknik]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Ulusu ve Batı Uygarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<category><![CDATA[ulussever]]></category>
		<category><![CDATA[uygarlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2061</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Halkla sık sık ilişkim oldu. O temiz yürekli topluluk, bilmezsiniz, yenilikten ne denli yanadır.&#8221; Aralık 1922, Tercüman-ı Hakikat&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Halkla sık sık ilişkim oldu. O temiz yürekli topluluk, bilmezsiniz, yenilikten ne denli yanadır.&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>Aralık 1922, Tercüman-ı Hakikat</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bugüne kadar elde ettiğimiz başarılar bize ancak ilerlemeye ve uygarlığa doğru bir yol açmıştır; yoksa daha tam anlamıyla ilerleyişe, uygarlığa ulaştırmış değildir. Bize ve torunlarımıza düşen görev, bu yol üzerinde duraksamadan ilerlemektir.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yüzyıllar boyunca, düşmanlarımız Avrupa uluslarına Türklere karşı kin ve düşmanlık düşünceleri aşılamışlardır. Batıdaki kafalara yerleşmiş olan bu düşünceler özel bir görüş oluşturmuştur. Bu görüş her şeye ve bütün olaylara karşın hala sürmektedir. Ve Avrupa&#8217;da hala Türkün her türlü ilerlemeye karşı bir insan, ruhça ve düşünce bakımından gelişmeye yeteneği olmayan bir insan olduğu sanılmaktadır. Bu büyük bir yanılgıdır. Cevabımı sadeleştirmek için size şu örneği vereceğim: Tutunuz ki, karşınızda iki adam var; bunlardan biri zengin ve her türlü araç emrinde; ötekisi yoksul ve elinde hiçbir araç yok. Bu araç yokluğundan başka ikincisi ötekinden ruhça hiç farklı ve aşağı değildir. İşte Avrupa ile Türkiye birbirine göre bu durumdalar. Bizi aşağı bir düzeyden hiçbir zaman kurtulamayacak olan bir ulus olarak tanımakla yetinmemiş olan Batı, yıkılmamızı hızlandırmak için ne yapılmak gerekirse yapmıştır. Batı ve Doğu görüşlerinde birbirinin karşıtı iki ilke söz konusu olduğu vakit bunun en önemli kaynağını bulmak için Avrupa&#8217;ya bakmak gerekir. İşte Avrupa&#8217;da sürekli olarak savaştığımız bu görüş vardır. İmparatorluk döneminde padişahın hükümetleri Türk ulusunun Avrupa ile ilişki kurmasını engellemek için ellerinden geleni yapmışlar, yönetimi ulusun istek ve iradesinden uzak olarak yürütmüşler ve Türk ulusunun her türlü ilerlemenin dışında kalmasına neden olmuşlardır. Biz ulusseverler gözleri gören adamlarız. Gözlerimizi her gün daha da açmaktayız. Ve gerek içerde, gerek dışarda olup bitenleri görüyoruz. Ulusumuzun uygarlaşmış uluslarla ilişki kurmasını kolaylaştırmak çıkarlarımız gereklerindendir.</p>
<blockquote><p><strong>Eylül 1923, Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ülkemiz, ne olursa olsun, çağdaş, uygar ve sürekli yenilenen bir ülke olacaktır. Benim için bu, önemli bir yaşam sorunudur. Bütün öz verilerimizin verimli olması buna bağlıdır. Türkiye, ya yeni görüş ve düşüncelerle donanmış olarak dürüst biçimde yönetilecek, ya da böyle yönetilmeyecektir. Göreceğimiz işlerde engeller hiç bir zaman halktan, bu yoğun topluluktan gelmeyecektir. Halk, refah içinde, bağımsız ve varlıklı olmak istiyor. Komşularının refah içinde olduğunu görerek yoksulluk içinde olmak çok ağırdır. Gerici düşüncelerle beslenmiş olanlar belirli bir sınıfa dayanabileceklerini sanıyorlar. Bu, kesinlikle kuruntudur, bir sanıdır. İlerleme yolumuzun önüne dikilmek isteyenleri ezip geçeceğiz. Yenileşme yolunda duracak değiliz. Dünya şaşılacak hızda bir akımla ilerliyor. Biz, bu düzenli gidişin dışında kalabilir miyiz?</p>
<blockquote><p><strong>Aralık 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türklerin yüzyıllardır izlediği yol, hep aynı doğrultuda olmuştur. Biz, hep Doğu&#8217;dan Batı&#8217;ya yürüdük.</p>
<p>***</p>
<p>Ülkemizi çağa uygun bir duruma getirmek istiyoruz. Bütün çabalarımız Türkiye&#8217;de çağdaş, yani batılı bir yöntem oluşturmak içindir. Uygar olmak isteyip de Batı&#8217;ya yönelmemiş bir ulus var mıdır?</p>
<p>***</p>
<p>Ülkeler çeşit çeşittir fakat uygarlık birdir. Ve bir ulus ilerlemek için bu tek uygarlığa katılması gerekir. Osmanlı İmparatorluğunun yıkılış süreci Batı&#8217;ya karşı elde ettiği zaferlerinden aşırı gurur duyarak kendisini Avrupa uluslarına bağlayan ilişkileri kestiği gün başlamıştır. Bu bir hata idi. Biz bu hatayı yinelemeyeceğiz.</p>
<blockquote><p><strong>Şubat 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Medeni hukukta, yurttaşlık hukukunda, aile hukukunda izleyeceğimiz yol ancak uygarlık yolu olacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Uygarlık yolunda başarı yenileşmeye bağlıdır. Toplumsal yaşamda, ekonomik yaşamda, bilim ve teknik alanında başarılı olmak için, tek gelişme ve ilerleme yolu budur. Yaşam ve geçime egemen olan kuralların zamanla değişmesi, gelişmesi ve yenilenmesi zorunludur. Uygarlığın yeni yeni buluşlarının, olağanüstü teknik başarıların dünyayı değişmeden değişmeye sürüklediği bir çağda, yüzyılların eskitip yıprattığı görüşlerle, geçmişe düşkünlükle varlığını koruma olanağı yoktur. Uygarlıktan söz ederken şunu da kesinlikle belirtmeliyim: Uygarlığın temeli, ilerleme ve güçlülüğün temeli, aile yaşamındadır. Bu yaşamda aksama, kesinlikle, toplumsal, ekonomik ve siyasal güçsüzlüğe neden olur. Aileyi oluşturan kadın ve erkeklerin doğal haklarına sahip çıkmaları, aile görevlerini yapmaya güçleri olması gereklidir.</p>
<p>***</p>
<p>Ulusumuzun amacı, ulusumuzun ülküsü bütün dünyada tam anlamıyla uygar bir toplum olmaktır. Bilirsiniz ki, dünyada her ulusun varlığı, değeri, özgürlük ve bağımsızlık hakkı, sahip olduğu ve ileride meydana getireceği uygar eserlerle orantılıdır. Uygarca bir eser meydana getirmek yeteneğinden yoksun olan uluslar özgürlük ve bağımsızlıklarını kesinlikle yitireceklerdir. İnsanlık tarihi baştan başa bu söylediklerimi doğrulamaktadır. Uygarlık yolunda yürümek ve başarıya ulaşmak yaşamanın ilk koşuludur. Bu yol üzerinde duraklayanlar, ya da bu yol üzerinde ileri değil geriye bakmak cahillik ve aymazlığında bulunanlar uygarlığın coşku ile akıp giden seli içinde kesinlikle boğulacaklardır.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yüzyıllar boyunca sürekli olarak ilerleme yolunda yürüyen uygar uluslardan Türkiye&#8217;nin geri kalmasına neden olan engellerin ortadan kalktığını görmekle Türk ulusu büyük bir iç rahatlığı duymuştur.</p>
<blockquote><p><strong>Kasım 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Dağları delen, göklerde uçuşan, göze görünmeyen küçücük parçacıklardan yıldızlara kadar her şeyi gören, aydınlatan, inceleyen uygarlığın güç ve yüceliği karşısında Orta Çağ kafasıyla, ilkel ve boş inanlarla yürümeye çalışan uluslar kesinlikle yok olacak veya hiç değilse esir olup aşağılanacaktır. Halbuki Türkiye Cumhuriyeti halkı yepyeni ve olgunlaşmış bir topluluk olarak sonsuza dek yaşamaya karar vermiş; esirlik zincirlerini ise, tarihte benzeri görülmemiş kahramanlıklarla parça parça etmiştir.</p>
<p>***</p>
<p>Biz her bakımdan insan olmalıyız. Acılar çektik; bunun nedeni dünyanın durumunu kavrayamamızdır. Düşüncelerimiz, görüşlerimiz uygar olacaktır. Şunun bunun sözüne önem vermeyeceğiz. Uygar olacağız; bununla övüneceğiz. Bütün Türk ve İslam dünyasına bakınız. Görüşleri uygarlığın gerekli kıldığı kapsam ve yükselişe ayak uyduramadığından ne büyük felaketler ve acılar içindeler. Bizim de şimdiye kadar geri kalmamız ve son felaket çamuruna batışımız bundandı. Beş, altı yıl içinde kendimizi kurtarmışsak, bu, görüşlerimizdeki değişmeden ileri gelmiştir. Artık duramayız. Ne olursa olsun ileri gideceğiz. Geriye ise hiç gidemeyiz. Çünkü ileri gitmek zorundayız. Ulusumuz bunu açıkça bilmelidir. Uygarlık öyle güçlü bir ateştir ki, ona ilgisiz kalanları yakar, yok eder. İçinde bulunduğumuz uygarlık ailesinde bize yaraşan yeri bulacak ve onu koruyup yüksek bir düzeye çıkaracağız. Refah, mutluluk ve insanlık bundadır.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ulusumuzun içinde bulunduğu uygar ulusların ekonomik ve uygarlıktan yana ihtiyaçları birbirine o kadar yakındır ki, bunu karşılaması gereken yasaların da aynı yakınlıkta olması gereği apaçıktır. Yüzyılımızın ihtiyaçlarına uygun yasa yapmak ve onu iyi uygulamak bayındırlaşma ve ilerleme nedenlerinin en önemlilerindendir.</p>
<blockquote><p><strong>Kasım 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
