<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>halı &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/hali/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 11:54:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>halı &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Atatürk ve Abdülhalim Çelebi Efendi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ataturk-ve-abdulhalim-celebi-efendi-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jan 2020 08:32:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülhalim Efendi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Abdülhalim Çelebi Efendi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Yayınlanmamış Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[halı]]></category>
		<category><![CDATA[kahve]]></category>
		<category><![CDATA[kitapçı]]></category>
		<category><![CDATA[mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[Yurdakul Yurdakul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4673</guid>

					<description><![CDATA[Bir gün Atatürk&#8217;le beraber Abidinpaşa&#8217;dan gelip Samanpazarı yoluyla Ulus&#8217;a geçiyorduk. O zamanlar Samanpazarı&#8217;nda bulunan üç-beş dükkândan biri Ali&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir gün Atatürk&#8217;le beraber Abidinpaşa&#8217;dan gelip Samanpazarı yoluyla Ulus&#8217;a geçiyorduk. O zamanlar Samanpazarı&#8217;nda bulunan üç-beş dükkândan biri Ali Efendi isimli bir kitapçıya aitti. Kitapçı dükkânının kepenklerinde, nefis bir halı asılmış duruyordu. Harp yıllarının sonu olduğundan hiçbir yerde,hele Ankara&#8217;da, böyle güzel bir şey görmek pek şaşırtıcı olduğu için, bu halı Atatürk&#8217;ün de dikkatini çekti. Hemen arabayı durdurup indik. Beraberce dükkâna yürüdük. Kitapçı Ata&#8217;yı görünce, &#8220;Buyrun Paşam&#8221; diyerek heyecanla bir emri olup olmadığını sordu. Paşa da bu halıyı çok güzel bulduklarını ifade ettiler ve ne için durduğunu söylediler.  Kitapçı, &#8220;Paşam, bu halı bir müşterimin. Paraya ihtiyacı olmuş, satılması için bana bıraktılar. Benimle bir ilgisi yok&#8221; dedi.</p>
<p>Atatürk, böyle güzel bir halının çok kıymetli olduğunu, bunu hali sahibinin nereden almış olabileceğini öğrenmek istediler. Kitapçı ezile büzüle, &#8220;Paşam, emanet koyan isminin söylenmemesini özellikle rica ettiler, müsaade ederseniz ismini söylemeyeyim&#8221; dedi.</p>
<p>Bu sefer Atatürk daha çok merak edip, &#8220;Çocuk, belki halıyı almak isteyeceğiz. Kimin ve kaça olduğunu öğrenmek isteriz&#8221; dediler. Kitapçı, &#8220;Paşam 40 lira istemişlerdi&#8221; deyip yine halı sahibinin ismini vermedi. Atatürk, halı sahibini iyice merak edip ısrar edince de, kitapçı istemeyerek ve sıkılarak Abdülhalim Çelebi Hazretlerinin, Paşam&#8221; dedi.</p>
<p>Abdülhalim Efendi, Mevlana sülalesinden gelmiş, Konya milletvekili olarak Meclis&#8217;te görev yapıyordu. Kapısı herkese daima açık, cömert, gayet güzel konuşan, Mevlevi kalpağı ile gezen, akıllı, sevimli hoş sohbet, özü sözü doğru bir kişi idi.</p>
<p>Atatürk, bu cevabı alınca çok duygulandı ve bana dönerek dükkâna 40 lira bırakmamı emretti. Hemen parayı bıraktım. Kitapçı halıyı koşarak indirip denk yapmaya koyuldu.</p>
<p>Bu arada Atatürk, Abdülhalim Efendi&#8217;nin kişiliğinden övgüyle bahsederek, &#8220;Abdülhalim Efendi, evde halısını satacak kadar parasız kalıyor, ama kapısını kimseye kapamıyor&#8221; diyerek onu övdü. Sonra da kitapçıya dönerek, &#8220;Bana bak, halıyı biz alıyoruz. Fakat halıyı Abdülhalim Efendi&#8217;nin evine yollayınız, biz oradan aldırırız. Akşamüzeri de kendilerine bir kahve içmek için geleceğimizi söyleyiniz&#8221; dediler. Kitapçı bu davranışa şaşırmış, bize bakarken, arabaya binip uzaklaştık. Aynı akşam Abdülhalim Efendi&#8217;nin evine gittik. Abdülhalim Efendi, bizi avlu kapısında karşıladı. Eve girince baktım halı, kapı arkasında paketli olarak duruyordu. Mütevazı evinde minderlere oturuldu. Abdülhalim Efendi, &#8220;Paşam halıyı almışsınız. Fakat halı evime geri geldi. Müsaade ederseniz, arabanıza koyduralım&#8221; dedi. Atatürk de, &#8220;Abdülhalim Efendi, halı yine bizim olsun. Biz arada sırada sana kahve içmeye geldikçe onun üzerinde kahvemizi içeriz&#8221; diyerek halıyı açtırdılar ve odaya serdirdiler.</p>
<p>Kahveler içildi ve sohbet edildi. Giderken Abdülhalim Efendi yine bizi kapıya kadar uğurlayarak, &#8220;Paşam&#8221; dedi, &#8220;eğer müsaadeniz olursa halıyı..&#8221; derken Atatürk sözünü keserek mütebessim; &#8220;Abdülhalim Efendi, onu sana emaneten bırakıyoruz. Her gelmemizde onu burada görmek ve üzerinde oturmak isteriz&#8221; diyerek veda edip ayrıldılar. Böylece Atatürk, Abdülhalim Çelebi Efendi&#8217;ye kitapçıya bile belli etmemeye çalışarak ihtiyacı olan yardımı yapmış, fakat halıyı almamışlardı.</p>
<blockquote><p><strong>Muzaffer Kılıç</strong><br />
<strong>Atatürk&#8217;ten Yayınlanmamış Anılar, Yurdakul Yurdakul</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
