<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>fotoğraf &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/fotograf/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 12:02:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>fotoğraf &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>31 Ağustos 1922 Günü</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/31-agustos-1922-gunu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Jan 2020 21:54:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[26 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[31 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[31 Ağustos 1922 Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Hiç Yayınlanmamış Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[büyük taaruz]]></category>
		<category><![CDATA[ecnebi]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[Gazeteci]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmetçik]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Yurdakul Yurdakul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4658</guid>

					<description><![CDATA[Ağustos&#8217;un 26&#8217;sında 1922 tarihinde şafakta başlayan Büyük Taarruz altı gün altı gece devam etmiş ve Mehmetçiklerin aslanlar gibi&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ağustos&#8217;un 26&#8217;sında 1922 tarihinde şafakta başlayan Büyük Taarruz altı gün altı gece devam etmiş ve Mehmetçiklerin aslanlar gibi saldırmalarıyla düşmanın büyük kısmı kılıçtan geçilirilmişti.</p>
<p>31 Ağustos&#8217;da güneş Türklerin büyük zaferiyle doğmuştu.<br />
Aynı günün sabahı Atatürk&#8217;le harp sahasını dolaşıyorduk. Etraf binlerce insan ve hayvan ölüleriyle adeta bir mahşer yerini hatırlatıyordu.</p>
<p>Büyük asker bu manzara karşısında çok rahatsız oldular ve &#8220;Bu feci manzara, bütün insanlık için utanç verici bir olaydı. Ama biz vatanımızı korumak için gerekli savunmamızı yaptık. Buna bizi zorladılar&#8221; demiş ve ölüler kaldırılıp gömülünceye kadar hiçbir yerli ve yabancı gazetecinin bölgeye sokulmamasını, kesin olarak emretmişlerdi.</p>
<p>&#8220;Bu feci manzarayı gören ecnebiler, yarın bizim için neler söylemezler&#8221; demişlerdi.</p>
<p>Bunun üzerine, Atatürk&#8217;ün emri tutulmuş ve ölüler gömülünceye kadar bölgeye hiçbir gazeteci ve fotoğrafçı sokulmamıştır. Böylece, o durum hiçbir gazetede resimlenmemiş ve fotoğrafla belgelenmemiştir. Hâlâ da o manzarayı gösteren bir resim yoktur.</p>
<blockquote><p><strong>Muzaffer Kılıç&#8217;tan</strong><br />
<strong>Atatürk&#8217;ten Hiç Yayınlanmamış Anılar, Yurdakul Yurdakul</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;e Geldiğimiz Zaman</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/izmire-geldigimiz-zaman/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Oct 2019 08:47:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Biçer İstasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[cihanın gözlerini kamaştıracak bir manzara]]></category>
		<category><![CDATA[Çolak İbrahim]]></category>
		<category><![CDATA[fırka]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[gazi]]></category>
		<category><![CDATA[gazi paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Göztepe]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[husule gelecektir]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[İstiryadiks]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir yangını]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir'e Geldiğimiz Zaman]]></category>
		<category><![CDATA[İzzeddin Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[kadifekale]]></category>
		<category><![CDATA[karargah]]></category>
		<category><![CDATA[karpostal]]></category>
		<category><![CDATA[Kral Kostantin]]></category>
		<category><![CDATA[salih bozok]]></category>
		<category><![CDATA[seydiköy]]></category>
		<category><![CDATA[top sesleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4101</guid>

					<description><![CDATA[Salih Bozok anlatıyor: &#8220;İzmir&#8217;e vardığımız zaman fırka kolbaşısı şehre mızıka çalarak giriyordu. İzmir halkı sokaklarda, neşeden çılgın bir&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Salih Bozok anlatıyor:</p>
<p>&#8220;İzmir&#8217;e vardığımız zaman fırka kolbaşısı şehre mızıka çalarak giriyordu. İzmir halkı sokaklarda, neşeden çılgın bir halde, bu mutlu olayı kutluyordu. Damlardan, evlerin pencerelerinden kadınlar, askerlerimizin üzerine çiçek, kolonya, gülsuyu serpiyorlardı. O zaman nereden tedarik edildiğini anlayamadığım Gazi&#8217;nin kartlarını halkın başında, göğsünde ve evlerinde görünüyordu. Kalabalıktan kurtulmaya mecbur olduğumu zamanlar, halk otomobilimize hücum ediyor, hepimizi ayrı ayrı öpüyordu. Bu şevk ve neşe arasında hükümet konağına geldik. İzzeddin Paşa, vali vekili olmuştu. Biz Karşıyaka&#8217;da Kral Kostantin&#8217;in, müteakiben de İstiryadiks&#8217;in oturduğu köşkü Gazi Paşa için hazırlamak üzere yola çıktık.</p>
<p>Ecnebi sefainden (yabancı gemiden) çıkarılan bahriye efradına (deniz askeri) şurada burada tesadüf ediliyordu. Bilhassa Karşıyaka&#8217;ya gitmek üzere Bayraklı&#8217;dan geçerken, rast geldiğimiz ecnebi askerlerin otomobilimizin önünde vaziyet alarak selâm vermeleri unutulur hatıralardan değildir. Muzaffer ordunun biz âciz fertlerine karşı yapılan bu muamele, insanın bakışlarını bir zaman öncesine, İstanbul&#8217;un işgal zamanındaki olaylara kadar götürüyordu. Köşke geldiğimi zaman civardaki hanımlar yanımıza geldiler. Maksadımızı anlar anlamaz:</p>
<p>&#8220;Biz paşamız için her şeyi kendi elimizle yapacağız, siz yorulmayınız. Ancak her şeyin hazır olduğunu gidiniz, kendilerine haber veriniz!&#8221; dediler.</p>
<p>Biz de yapacak bir iş kalmadığını anlayarak, Gazi&#8217;ye durumu haber vermek üzere döndük. Halkapınar&#8217;a gelmiştik ki, süvarilerin tertibat almış olduklarını gördük. Sebebini sorduğumu zaman:</p>
<p>&#8220;Gazi Paşa Hazretlerinin İzmir&#8217;e geçmiş olduklarını öğrendik ve hayretler içerisinde kaldık. Zira biz Paşa&#8217;nın her şeyin hazır olduğunu kendilerine arz ettikten sonra teşrif edeceklerini zannediyorduk.&#8221;</p>
<p>Gazi Paşa&#8217;ya, İzmir hükümet konağında rastladım. Karargâhın hazırlandığını arz ettim. Gülerek:</p>
<p>&#8220;Çok iyi, fakat top seslerini işitiyor musunuz?&#8221; dedi.</p>
<p>Hakikaten Söke cihetinden (yönünden) kaçıp İzmir&#8217;e sığınmak isteyen iki alaylık bir düşman kuvveti, Seydiköy&#8217;e geldiği zaman Kadifekale&#8217;sindeki Türk bayrağını görmüş ve yanlarında bulunan toplarla şehre ateş açmıştı. Fakat gerek onları takip eden Çolak İbrahim Beyi&#8217;n süvari fırkası, gerek şehirden gönderilen kuvvetlerle hepsi esir edilerek İzmir&#8217;e getirildiler.</p>
<p><strong>İzmir&#8217;de Geçirdiğimiz Günler ve Yangın</strong></p>
<p>İzmir&#8217;de ilk günleri rıhtımdaki karargâhımızda geçirdik. Fakat burada da çok kalamadık. Çünkü arkamızdaki evlerden yangın çıkmıştı. Ermeniler, yangının önüne geçmek üzere ateşlere atılan askerlerimize yaktıkları evlerin pencerelerinden bomba atıyorlardı. Yangın tevessü (genişlemek) etti, karargâhımız da yandı, bunun üzerine Göztepe&#8217;ye naklettik. 21 gün sonra da Ankara&#8217;ya döndük.</p>
<p><strong>&#8220;Cihanın gözlerini kamaştıracak bir manzara husule (meydana) gelecektir.&#8221;</strong></p>
<p>Dumlupınar&#8217;a taaruzundan on beş gün evvel, cepheyi teftiş etmek ve taaruz hazırlığı yapmak üzere Ankara&#8217;dan Akşehir&#8217;e hareket etmişti. O zaman tren, Biçer istasyonuna kadar işlediği için biz de orada inerek Sivrihisar üzerinden Akşehir&#8217;e gidiyorduk. Kendilerine:</p>
<p>&#8220;Rahatsız mısınız Paşam?&#8221; diye sordum.</p>
<p>&#8220;Hayır.&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;O halde mühim bir şey düşünüyorsunuz, galiba&#8230;&#8221; dedim. Şu cevabı verdi:</p>
<p>&#8220;Evet, bir şey düşünüyorum. Ve eğer düşündüğümü tatbik edecek zamana mâlik olursam ki olacağımızı  tahmin ediyorum; <strong>cihanın gözlerini kamaştıracak bir manzara husule gelecektir.</strong>&#8221;</p>
<p>Nitekim on beş gün sonra hakikaten cihanın gözlerini kamaştıran manzara husule geldi.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ahmet Haşim</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/ahmet-hasim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jul 2019 14:57:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Haşim]]></category>
		<category><![CDATA[altı yüz]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[bize göre]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[ilah]]></category>
		<category><![CDATA[ışık]]></category>
		<category><![CDATA[ziya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1561</guid>

					<description><![CDATA[Gördüğüm fotoğraflara nazaran biraz şişman, biraz  yorgun, biraz çizgileri kalınlaşmış bir vücutla karşılaşacağımı zannederken, kapıdan bir ziya dalgası&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gördüğüm fotoğraflara nazaran biraz şişman, biraz  yorgun, biraz çizgileri kalınlaşmış bir vücutla karşılaşacağımı zannederken, kapıdan bir ziya dalgası (ışık dalgası) halinde giren toplu bir kuvvet ve hayat kaynağı ile birden gözlerim kamaştı. Bebekleri en garip ve en esrarlı madenlerden yapılma bir çift gözün mavi, sarı, yeşil ışıklarla aydınlattığı asabi bir çehre. Yüzde, alında ellerde bir sağlık ve bahar rengi&#8230; Düzgün taranmış, eksiksiz, sarı genç saçlar&#8230; Bütün zemberekleri çelikten, ince, yumuşak, toplu, gerilmiş, taptaze bir uzviyet.</p>
<p>Altıyüz senelik bir devri bir ânda ihtiyarlatan adamın çehresi, eski ilâhlarınki gibi, yıpranmış bir başın hiçbir izini taşımıyor. Alevden coşkun bir nehir halinde, eski tarihin bütün yıkıntılarını süpüren ve yeni bir cihanın kuruluşuna yol açan fikirler kaynağı o baş, bir yanardağ tepesi gibi taşıdığı ateşe kayıtsız, mavi gök altında sessiz ve gülümsiyerek duruyor.</p>
<blockquote><p><strong>Bize Göre, Ahmet Haşim</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
