<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>fes &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/fes/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 12:03:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>fes &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Şapka Devrimi Neden Kastamonu&#8217;da İlân Edildi?</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/sapka-devrimi-neden-kastamonuda-ilan-edildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Oct 2019 11:00:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[Diyanet İşleri Reisi]]></category>
		<category><![CDATA[fes]]></category>
		<category><![CDATA[gazi]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[Rıfat Börekçi]]></category>
		<category><![CDATA[Saffet Arıkan]]></category>
		<category><![CDATA[şapka]]></category>
		<category><![CDATA[Şapka Devrimi Neden Kastamonu'da İlân Edildi?]]></category>
		<category><![CDATA[şapka kanunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4253</guid>

					<description><![CDATA[Saffet Arıkan anlatıyor: Hiç unutmam Ağustos&#8217;un ilk günlerinde Kastamonu&#8217;dan bir heyet gelmişti. Âdet yerini bulsun diye haber verdim.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Saffet Arıkan anlatıyor:</p>
<p>Hiç unutmam Ağustos&#8217;un ilk günlerinde Kastamonu&#8217;dan bir heyet gelmişti. Âdet yerini bulsun diye haber verdim. Gazi, hemen ilgilendi.</p>
<p>&#8220;Bu heyeti ben kabul edeceğim, yarın Çankaya&#8217;ya getir.&#8221; dedi.</p>
<p>Bu emre hayret etmekle beraber hususi bir mana da veremedim. Ertesi gün gazi heyeti kabul etti, olağanüstü iltifatlarda bulundu. Bir saat kadar yanında tuttu, Kastamonu hakkında çeşitli sualler (sorular) sordu. Heyeti uğurlarken:</p>
<p>&#8220;Davetinize çok teşekkür ederim, yakında Kastamonu&#8217;ya geleceğim. Hemşehrilerime selam söyleyiniz.&#8221; dedi.</p>
<p>Hâlbuki heyet Gazi&#8217;yi Kastamonu&#8217;ya davet etmemişti. Bu sözleri işitince hayretim büsbütün arttı. Ama gene bir mana veremedim. Heyeti uğurladıktan sonra benim kalmamı emretti. Koluma girerek beni salona götürdü, çok neşeliydi:</p>
<p>&#8220;Çocuğum, Kastamonu&#8217;ya gidiyorum. Şapkayı orada giyeceğim.&#8221; dedi.</p>
<p>Epeyce zaman beri zihninin şapka meselesiyle meşgul olduğunu biliyordum. Birkaç arkadaşı Beyoğlu&#8217;nda şapka giyerek gezdirmiş,  yapacağı akisleri (yankıları) inceletmişti. Sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Niçin Kastamonu&#8217;yu seçtiğimi bilmezsin. Dur, anlatayım. Bütün vilayetler beni tanır. Ya üniforma ile yahut fesli, kalpaklı sivil elbise ile görmüşlerdir. Yalnız Kastamonu&#8217;ya gidemedim; ilk önce nasıl görürlerse öyle alışırlar, yadırgamazlar. Üstelik bu vilayet halkının hemen hepsi asker ocağından geçmişlerdir. İtaatlidirler, munistirler (cana yakın). Adları mutaassıp (tutucu) çıkmışsa da anlayışlıdırlar. Bunun için şapkayı orada giyeceğim&#8221; dedi.</p>
<p>Birkaç gün sonra gitti ve şapkalı olarak döndü. Dönüşte Ankara&#8217;ya yaklaşırken en çok Diyanet İşleri Reisi Rıfat Efendi üzerinde yapacağı tesiri düşünüyor, onun kırılmasını istemiyordu.</p>
<p>Ankara&#8217;da kendisini karşılayanları, şapkasını çıkararak selamlarken gözü hep Rıfat Efendi&#8217;de idi. Rıfat Efendi, büyük bir anlayış gösterdi. O da sarıklı fesini çıkararak Gazi&#8217;yi çok sevindirmişti. Hoca&#8217;yı otomobiline aldı. Kendi başında şapka vardı. Rıfat Efendinin başı açıktı. Böylece şehre girildi.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Devrimi ve Kıyafet</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-devrimi-ve-kiyafet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Aug 2019 19:59:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[bizans papazı]]></category>
		<category><![CDATA[bonjur]]></category>
		<category><![CDATA[cübbe]]></category>
		<category><![CDATA[cüppe]]></category>
		<category><![CDATA[fes]]></category>
		<category><![CDATA[kıyafet]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Redingot]]></category>
		<category><![CDATA[şapka]]></category>
		<category><![CDATA[sarık]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Devrimi ve Kıyafet]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal kıyafet]]></category>
		<category><![CDATA[uygar]]></category>
		<category><![CDATA[yahudi haham]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2199</guid>

					<description><![CDATA[Bizim kıyafetimiz uygar mıdır? Uluslararası geçerli bir kıyafet midir? (Hayır, hayır sesleri.) Size katılıyorum. Kullanacağım deyimi bağışlayın: altı&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bizim kıyafetimiz uygar mıdır? Uluslararası geçerli bir kıyafet midir? (Hayır, hayır sesleri.) Size katılıyorum. Kullanacağım deyimi bağışlayın: altı kaval, üstü şişhane diye nitelendirilebilecek bir kıyafet ne ulusaldır, ne de uluslararası. O halde, kıyafetsiz bir ulus olur mu? Kıyafetsiz bir ulus olarak nitelendirilmeye razı mısınız, arkadaşlar? (Hayır, hayır hiç bir zaman, sesleri). Çok değerli bir mücevheri çamurla sıvıyarak bütün dünyanın bakışları önüne sermenin bir anlamı var mıdır? Bu çamurun altında bir mücevher gizlidir, fakat siz bunu anlayamıyorsunuz demek doğru olabilir mi? Mücevheri göstermek için çamuru atmak zorunludur. Mücevheri korumak için bir kutu yapmak gerekiyorsa onu altından veya platinden yapmak gerekmez mi? Bu kadar açık bir gerçek karşısında kararsızlık yerinde sayılabilir mi? Bizi kararsızlığa götürenler varsa bunu onların aptallık ve kalın kafalılığına vermede hala mı kararsızlık göstereceğiz? Arkadaşlar, Turan kıyafetini araştırıp diriltmeye gerek yoktur. Uygar ve uluslararası bir kıyafet bizim için özü çok değerli ulusumuz için uygun bir kıyafettir. Giyimimiz ona göre olacaktır. Ayaklarda iskarpin veya bot, bacaklarda pantolon, sonra yelek, gömlek, kravat, ceket; ve tabii bunları tamamlayan güneşlikli bir baş giysisi. Bunu açık söylemek isterim. Bu giysinin adı şapkadır. Redingot gibi bonjur gibi (1) smokin gibi, frak gibi&#8230; İşte bizim şapkamız bu diyenler vardır. Onlara derim ki, çok aymazsınız ve çok cahilsiniz ve onlara sormak isterim:<br />
Yunan başlığı fesi giymek yerinde olur da, şapka giymek neden olmaz ve yine onlara, bütün Türk ulusuna hatırlatmak isterim ki, Bizans papazlarına ve Yahudi hahamlarına özgü bir giysi olan cübbeyi ne zaman, niçin ve nasıl giydiler? Bu görüşle ilgili sözlerimi bitirmeden önce birkaç kelime daha söylemek isterim. Baylar, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni kuran Türk halkı uygardır. Tarihte uygardır, gerçekte uygardır. Fakat ben sizin öz kardeşiniz, arkadaşınız, babanız gibi söylüyorum, uygarım diyen Türkiye Cumhuriyeti halkı, düşünceleriyle, görüşleriyle uygar olduğunu göstermek zorundadır. Uygarım diyen Türkiye Cumhuriyeti halkı, aile yaşamıyla, yaşayışıyla uygar olduğunu göstermek zorundadır. Kısacası, uygarım diyen Türkiye&#8217;nin gerçekten uygar olan halkı, baştan aşağı dış görünüşüyle de, uygar ve olgunlaşmış insanlar olduğunu somut olarak göstermek zorundadır. Ben son sözlerimi anlaşılır biçimde söylemeliyim ki, bütün ülke ve dünya ne demek istediğimi kolaylıkla anlasın. Bu açıklamalarımı yüksek topluluğunuza, genel olarak topluma bir soru ile anlatmak istiyorum ve soruyorum:<br />
&#8220;- Bizim kıyafetimiz ulusal mıdır? (Hayır, hayır sesleri.) Her ulusun olduğu kadar bizim de ulusal bir kıyafetimiz varmış, fakat şimdiki kıyafetimiz kesinlikle o değildir. Hatta ulusal kıyafetimizin ne olduğunu bilenlerimiz azdır. Örneğin, karşımda, kalabalığın içinde birini görüyorum: (Eliyle işaret ederek) Başında fes, fesin üstünde yeşil bir sarık, sırtında bir mintan, onun üstünde benim sıramdaki gibi bir ceket; daha altını göremiyorum, bu kıyafet nedir? Uygar bir insan bu yabansı kıyafete girip dünyaya kendini güldürmez mi?</p>
<p>(1) <strong>Redingot</strong> : Arkası yırtmaçlı, etekleri uzun, çift sıra düğmeli resmi ceket<strong> / Bonjur</strong> : Uzun ceket, çizgili pantolon.</p>
<p>***</p>
<p>Devlet memurları bütün ulusun kıyafetini düzeltecektir. Teknik, sağlık bakımından, pratik olmak yönünden, her bakımdan denenmiş bir uygar kıyafet edineceklerdir. Bunda kararsızlığa yer yoktur. Yüzyıllardır süregelen aymazlığın acı dertlerini yineleyecek gücümüz kalmamıştır. Adam olduğumuzu, uygar insan olduğumuzu gösterip kanıtlamak için gerekeni yapmada direniş insanlıkla bağdaşamaz.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ulusumuzun giymekte olduğu ve cahilliğin, aymazlığın, ve ilerleme ve uygarlaşma düşmanlığının simgesi gibi görülen fesi atarak onun yerine bütün uygar dünyanın kullandığı şapkayı giymek ve böylece Türk ulusunun uygar toplum yaşamından anlayış ve görüş bakımından da hiçbir ayrılığı olmadığını göstermek gerekiyordu.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1927, Nutuk</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
