<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>fen &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/fen/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 12:02:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>fen &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Birey ve Ulus</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/birey-ve-ulus/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 14:23:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[bilgin]]></category>
		<category><![CDATA[Birey ve Ulus]]></category>
		<category><![CDATA[fen]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2516</guid>

					<description><![CDATA[Yurdun savunulmasını, çok değerli olsa bile, bir tek kişiye bağlı bulundurmak doğru değildir. 11 Mayıs 1920 Bireyler düşünmeyi&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yurdun savunulmasını, çok değerli olsa bile, bir tek kişiye bağlı bulundurmak doğru değildir.</p>
<blockquote><p><strong>11 Mayıs 1920</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bireyler düşünmeyi bilmezse, topluluklar istenen yöne, herkesçe iyi veya kötü yönlere götürülebilirler. Kendini kurtarabilmek için her bireyin yazgısıyla kendisinin ilgilenmesi gerekir. Aşağıdan yukarıya, temelden çatıya doğru yükselen bir kuruluş elbette sağlam olur. Ancak kuşku yok ki, her işin başlangıcında, aşağıdan yukarı olmaktan ziyade yukarıdan aşağı olmak zorunluluğu vardır.</p>
<blockquote><p><strong>Aralık 1920, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Asıl olan ulustur, toplumdur. Onu da genel olarak meclis yönetir. Bu her yerde böyledir. Fakat bireyler de vardır. Meclis ülke ve devlet işlerini bireylerle, kişilerle yürütmektedir. Her devletin işlerini çekip çeviren kişi ve kişiler bellidir. Gerçeği anlamsız kuramlarla yadsımaya gerek yoktur.</p>
<blockquote><p><strong>Mayıs 1921, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bugünkü yaşam koşulları altında, bir birey için olduğu gibi bir ulus için de, güç ve yeteneği, eylemleriyle gösterip kanıtlamadıkça ona saygınlık gösterilmesini ve önem verilmesini beklemek boşunadır. Güç ve yetenekten yoksun olanların kimse yüzüne bakmaz. İnsanlık, adalet, iyilikseverlik gereklerini bütün bu yetenekleri olduğunu gösterenler isteyebilirler.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1921, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yazgısını, kendisini zincire vuran kişilere bırakan uluslar, o kişilerin keyif ve isteklerinde oyuncak olmaya karar vermiş, razı olmuş sayılırlar. Böyle uluslar yazgılarını ellerine bıraktığı insanlar başarı kazandıkça onların daha da ağır koşullarda zorbalığı altında kalırlar. Başarılı olamazlarsa, felaket, çöküş yalnız o insanların değil onlara bağımlı olan topluluğu da etkiler. Öyleyse her iki olasılıkta da böyle bir ulus kesin olarak felaketle karşılaşacaklardır.</p>
<blockquote><p><strong>Ocak 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Maddi ve manevi çöküş korkuyla, güçsüzlükle başlar. Güçsüz ve korkak insanlar herhangi bir felaket karşısında ulusun da hareketsiz ve çekingen bir duruma düşmesine neden olur. Güçsüzlük ve duraksamada o denli ileri giderler ki adeta kendi kendilerini aşağılarlar. Derler ki biz adam değiliz ve olamayız! Kendi kendimize adam olmamız olanağı yoktur. Hiçbir sınırlama ve koşul ileri sürmeden varlığımızı bir yabancı eline bırakalım.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1922, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Baylar, bir ulus, bir ülke için kurtuluş, esenlik ve başarı istiyorsak bunu hiçbir zaman sadece bir kişiye bağlamamalıyız. Çünkü herhangi bir kişinin başarısı demek, o ulusun başarısı demektir. Bir ulusun başarısı kesinlikle ulusun genel güçlerinin bir doğrultuda olmasını gerektirir. Bu nedenle bilelim ki, ulaştığımız başarı ulusun gücünü birleştirmesinden, işbirliği yapmasından ileri gelmiştir. Eğer aynı başarıyı, aynı zaferleri gelecekte de taçlandırmak istiyorsak, aynı temele  dayanalım, aynı biçimde yürüyelim; çünkü başarı ancak böyle elde edilebilir.</p>
<blockquote><p><strong>Ocak 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bir ulusun soylu bir varlığı, saygıya değer bir mevkii olması için o ulusta sadece bilgin ve fen adamı bulunması yetmez. Her bilimin, her şeyden önce bir özelliği bulunması gerekir ki, o da ulusun belli ve olumlu bir karakteri olmasıdır. Böyle bir karakteri olmayan bireyler ve böyle bireylerden oluşan uluslar hiç bir zaman gerçek bir devlet meydana getiremezler. Böyle uluslar birer fesat yuvası olurlar.</p>
<p>***</p>
<p>Şunu bir gerçek olarak biliniz ki, şeref hiç bir zaman belli bir adamın değil, bütün ulusundur. Eğer yapılan işler önemliyse, elde edilen başarılar belirginse, dikkat çekiciyse, her birey kendisini kutlamalıdır. Çünkü böyle büyük şeyleri ancak çok yetenekli büyük uluslar yapabilir ve bu ulusların her bireyi böylesine yetenekli ve büyük bir ulustan olduğunu düşünerek kendisini kutlasın!</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Baylar, ellerine bir ulusun yazgısı emanet edilen kimseler, o ulusun güç ve erkini yalnız ancak gene o ulusun gerçek ve elde edilebilir çıkarları yolunda kullanmakla yükümlü olduklarını bir an olsun unutmamalıdırlar. Bu kimseler düşünmelidirler ki, bir ülkeyi ele geçirmek, o ülkenin yurttaşlarına egemen olmaya yetmez. Bir ulusun ruhu ele geçirilmedikçe, bir ulusun kararlılık ve iradesi kırılmadıkça, o ulusa egemen olmaya olanak yoktur. Yüzyılların oluşturduğu ulusal bir ruha, sağlam, şaşmayan bir ulusal iradeye hiçbir güç karşı koyamaz. Birinin egemenliği altına girmek istemeyen bir ulusu esir olarak tutabilecek kadar-güçlü zorbalar artık dünyada kalmamıştır.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bir toplumun, kesinlikle, ortaklaşa bir düşüncesi vardır. Eğer bu her zaman iyi dile getirilip belirtilmiyorsa, onun yok olduğu sonucuna varılmamalıdır. O her zaman vardır. Varlığımızı, bağımsızlığımızı kurtaran bütün davranışlar ulusun ortaklaşa düşüncelerinin, isteklerinin, kararlılığının belirmesinden<br />
başka bir şey değildir.</p>
<p>***</p>
<p>Esin ve güç kaynağı ulusun kendisidir. Ulusun ortak eğilimi, genel düşüncesi olduğunu yadsıyanlar vardır. Böylelerini hepiniz çok duymuşsunuzdur. Ülkemizin başına gelmiş olan bunca felaketler, hiç kuşku edilmemelidir ki, bu aymaz insanların ülkenin yazgısı ve iradesini ellerinde tutmuş olmalarından ileri gelmiştir.</p>
<blockquote><p><strong>Eylül 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bir ulusun bireylerinde başta gelmesi, sayılması gereken şey, ulusun ortak isteği, toplu düşüncesidir. Bir kimse ülkesine ve ulusuna yararlı bir iş yaparken gözünden bir an olsun uzak bulundurmamak zorunda olduğu kural ulusun gerçek eğilimidir.</p>
<blockquote><p><strong>Kasım 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bir ulus, bir toplum, tek bir bireyin çaba ve çalışmalarıyla bir adım bile atamaz.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Güç birdir, o da ulustur.</p>
<blockquote><p><strong>Kasım 1937, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ulusal Eğitimin Niteliği</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ulusal-egitimin-niteligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2019 11:52:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[fen]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[köylü]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim ile İlgili Söylev ve Demeçler]]></category>
		<category><![CDATA[öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<category><![CDATA[Ulusal Eğitimin Niteliği]]></category>
		<category><![CDATA[uygarlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2290</guid>

					<description><![CDATA[Gelecek için hazırlanan yurt çocuklarına hiçbir zorluk karşısında baş eğmeyerek sabırla, dirençle çalışmalarını ve öğrenim gören çocukların ana&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gelecek için hazırlanan yurt çocuklarına hiçbir zorluk karşısında baş eğmeyerek sabırla, dirençle çalışmalarını ve öğrenim gören çocukların ana babalarına da yavrularının öğrenimlerini bitirmeleri için her türlü özveriyi göstermekten çekinmemelerini öğütlerim.</p>
<blockquote><p><strong>Temmuz 1921, Milli Eğitim ile İlgili Söylev ve Demeçler,Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>İnsanlar yalnız maddi değil, özellikle maddi güçlerde yatan manevi güçlerin etkisiyle hareket ederler. Uluslar da böyledir. Manevi güç ise özellikle bilim ve inanç ile yüksek biçimde gelişir. Öyleyse hükümetin en verimli ve en önemli görevi eğitim ve öğretim işleridir. Bu işlerde başarılı olmak için öyle bir program izlemek zorundayız ki, bu program ulusumuzun bugünkü durumu ile, toplumsal ve yaşamsal ihtiyaçları ile çevrenin koşullan ile çağın gerekleri ile tamamiyle orantılı ve uyumlu olsun. Bunun için büyük büyük fakat hayal ürünü, çapraşık düşüncelerden tamamiyle sıyrılarak gerçeğe, ta içine işleyen bir gözle bakmak, el ile dokunmak gerektir. Girişilecek şeyin ne olduğu ancak bu yolda kendiliğinden ortaya çıkar.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Bu ülkenin gerçek sahibi ve toplumun temel öğesi köylüdür. İşte bu köylüdür ki bugüne dek eğitim ve öğretim ışığından yoksun bırakılmıştır. Bunun için izleyeceğimiz eğitim ve öğretim siyasetinin temeli ilk önce var olan cahilliği ortadan kaldırmaktır. Ayrıntılara girmekten sakınarak bu düşüncemi birkaç kelime ile açıklamak için diyebilirim ki, genel olarak bütün köylülere okuma, yazma ve yurdunu, ulusunu, dinini, dünyasını tanıtacak kadar coğrafya, tarih ve ahlak bilgileri vermek ve dört işlemi öğretmek eğitim ve öğretim programımızın ilk amacıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1922, Milli Eğitim ile İlgili Söylev ve Demeçler, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Kurtuluş, toplumsal yapıdaki hastalığı bulmak ve iyileştirmeye çalışmakla elde edilir; ve bu, ancak bilimsel yolla olursa, iyileşme olabilir. yoksa hastalık yerleşir, iyi edilemez bir hale gelir. Bir toplumun hastalığı ne olabilir? Ulusu ulus yapan, ilerleten ve yükselten güçler vardır: düşünce güçleri, toplumsal güçler. Düşünceler, anlamsız, temelsiz, uydurmalarla dolu olursa, o düşünceler hastalıklıdır. Bunun gibi, toplumsal yaşam, akıl ve mantıktan yoksun, yararsız, zararlı birtakım inançlar ve geleneklerle dopdolu olursa kötürüm olur. Önce düşünce ve toplum güçlerinin kaynaklarını temizlemekle işe başlamak gerekir. Ülkeyi, ulusu kurtarmak isteyenler için coşkulu bir yurt sevgisi, iyi niyet ve özveri en gerekli niteliklerdendir&#8230; Ama bir toplumdaki hastalığı görmek, onu iyileştirmek ve toplumu çağımızın gereklerine göre ilerletebilmek için bu nitelikler yeterli değildir. Bunların yanında bilim ve teknik gereklidir. Bilim ve teknik, fen yolundaki girişimlerin etkinliği de okuldur. Onun için okul gereklidir. Okul adını hep beraber saygıyla, yücelterek analım. Okul gençlere, insanlara saygıyı, ulus ve ülkeyi sevmeyi, bağımsızlık onurunu öğretir. Bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman onu kurtarmak için izlenmesi uygun olan en sağlam yolu belletir&#8230; Ülke ve ulusu kurtarmaya çalışanların, aynı zamanda mesleklerinde birer namuslu uzman ve birer bilgin olmaları da gerekir. Bunu sağlayan okuldur. Ancak böylelikle her türlü girişimin akla uygun sonuçlara ulaşması olanağı vardır.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Eğitim ve öğretimde uygulanacak yöntem, bilgiyi insan için fazla bir süs, bir zorbalık aracı yahut uygar bir zevk olmaktan ziyade maddi yaşamda başarılı olmayı sağlayan işe yarar ve kullanılabilir bir araç haline getirmektir.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1923, Milli Eğitim ile İlgili Söylev ve Demeçler, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Erkek ve kız çocuklarımızın aynı yolda bütün öğrenim derecelerindeki öğretim ve eğitimlerinin uygulamalı olarak yürütülmesi önemlidir. Ülke çocukları her öğrenim derecesinde ekonomik yaşamda yapıcı, etkili ve başarılı olacak biçimde donatılmalıdır. Ulusal ahlakımız uygar ilkeler ve düşüncelerle beslenip güçlendirilmelidir: Bu çok önemlidir; özellikle dikkatinizi çekerim. Korkutma temeline dayanan ahlak bir erdem olmadıktan başka güvenilebilir değildir.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1924, Milli Eğitim ile İlgili Söylev ve Demeçler, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Dünyada her şey için, uygarlık için, yaşam için, başarı için en doğru yol gösterici bilimdir, tekniktir. Bilim ve teknik dışında bir yol gösterici aramak aymazlıktır, cahilliktir, sapkınlıktır. Yalnız bilimin ve tekniğin yaşadığımız her dakikadaki aşamalarının evrimini kavramak ve ilerlemelerini zamanla izlemek gerekir. Bin, iki bin, binlerce yıl önce bilim ve tekniğin koyduğu kuralları şu kadar bin yıl sonra bugün olduğu gibi uygulamaya kalkışmak, kuşkusuz bilim ve teknik alanına girmiş olmak değildir.</p>
<blockquote><p><strong>Eylül 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
