<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>eğitim &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/egitim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 12:10:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>eğitim &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Laiklik Politikası</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturkun-laiklik-politikasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Nov 2019 20:17:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Laiklik Politikası]]></category>
		<category><![CDATA[balıkesir]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları]]></category>
		<category><![CDATA[kanıt]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[Millet Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4599</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Din, gerekli bir kurumdur. Dinsiz ulusların devamına olanak yoktur. Yalnız şurası vardır ki din, Allah ile kul arasındaki&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Din, gerekli bir kurumdur. Dinsiz ulusların devamına olanak yoktur. Yalnız şurası vardır ki din, Allah ile kul arasındaki bağlılıktır.&#8221;</p>
<hr />
<p>&#8220;Türk ulusu, daha dindar olmalıdır. Yani bütün sadeliğiyle dindar olmalıdır demek istiyorum. Dinime, bizzat gerçeğe nasıl inanıyorsam, buna da öyle inanıyorum.&#8221;</p>
<hr />
<p>&#8220;Bizim dinimiz, en makul ve en doğal bir dindir. Ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur. Bir dinin doğal olması için akla, fenne, bilime, mantığa uygun olması gerekir. Bizim dinimiz, bunlara tamamen uyar.&#8221;</p>
<hr />
<p>&#8220;Özellikle bizim dinimiz için herkesin elinde bir ölçü vardır. Bu ölçü ile hangi şeyin bu dine uygun olup olmadığını kolayca takdir edebilirsiniz. Hangi şey ki, akla, mantığa, kamu çıkarına uygundur, biliniz ki, o bizim dinimize uygundur. Bir şey akla ve mantığa ulusun çıkarına, İslamın çıkarına uygunsa, kimseye sormayın o şey dindir. Eğer bizim dinimiz, aklın, mantığın uyduğu bir din olmasaydı en ekmel (mükemmel) olmazdı; son din olmazdı.&#8221;</p>
<hr />
<p>&#8220;Bizim dinimiz, ulusumuza hakir, miskin, alçalmış olmayı öğütlemez.&#8221;</p>
<p>Akhisar, 5 Şubat 1923</p>
<hr />
<h6>Balıkesir Zağnos Paşa Camii&#8217;nde verdiği hutbeden sonra Atatürk, soru sorulmasını istemiş, bu sorulara yönelik şöyle demişti:</h6>
<p>&#8220;Yöneltilen sorulardan anlıyorum ki, bu günkü hutbelerin biçimi, bu günkü görüş ve düşüncemize göre, dili, ihtiyacı ve uygunluğuyla orantılı görülmektedir. Baylar, hutbe demek halka söz söylemek demektir; hutbenin anlamı budur. Bundan bir takım anlamlar, kavramlar çıkarılmamalıdır.(&#8230;) Gerek Peygamber efendimiz gerek dört halifenin hutbelerini okuyacak olursak görürüz ki söylenen şeyler, o günün sorunlarıdır. Memleketin sınırları genişledikçe peygamberin veya halifelerin yerine bir hatibi görevlendirmek zorunluluğu doğmuştu. Onlar, halkı aydınlatırken doğruyu söylemesi, halkı aldatmaması, memleket durumunu açıklaması gerekirdi.</p>
<p>Yüz, iki yüz, hatta bin yıl önceki hutbeleri okumak insanları bilgisizlik ve aymazlık içinde bırakmak demektir. Hutbe okuyan sözcülerin her halde halkın kullandığı dille konuşması kesinlikle gereklidir.(&#8230;) Geçen sene Millet Meclisi&#8217;nde söylediğim bir söylevde demiştim ki &#8220;mimberler halkın zekası için ışık ve bilgi kaynağı olmuştur. Böyle olabilmek için mimberlerden söylenecek sözler bilimsel gerçeklere ve tekniğe uygun olması da gerekir. Bu kutsal kişiler siyasal durumu, toplumsal ve uygar halleri izlemelidirler.&#8221;</p>
<p>7 Şubat 1923, Balıkkesir Zağnos Paşa Camii, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</p>
<hr />
<p>Din vardır ve lazımdır. Temeli çok sağlam bir dinimiz var. Malzemesi iyi; fakat bina, uzun asırlardır ihmale uğramış. Harçlar döküldükçe yeni harç yapıp binayı takviye etmek lüzumu hissedilmemiş. Aksine olarak birçok yabancı unsur -tefsirler, hurafeler- binayı daha fazla hırpalamış. Bugün bu binaya dokunulamaz, tamir de edilemez. Ancak zamanla çatlaklar derinleşecek ve sağlam temeller üstünde yeni bir bina kurmak lüzumu hasıl olacaktır.</p>
<p>Din, bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamağa çalışıyor; kaste ve fiile dayanan bağnazlığa kaçan hareketlerden sakınıyor. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz.</p>
<p>Asaf İlbay Anlatıyor, Yakınlarından Hatıralar</p>
<hr />
<p>&#8220;Ey arkadaşlar! Tanrı birdir, büyüktür; tanrısal inanışların belirtilerine bakarak diyebiliriz ki: İnsanlar iki sınıfta, iki devirde mütalâ olunabilir. İlk devir insanlığın çocukluk ve gençlik devridir. İkinci devir, beşeriyetin erginlik ve olgunluk devridir.</p>
<p>İnsanlık birinci devirde tıpkı bir çocuk gibi, tıpkı bir genç gibi yakından ve maddi vasıtalarla kendisiyle meşgul olunmayı gerektirir. Allah, kullarının lazım olan olgunlaşma noktasına erişinceye kadar içlerinden vasıtalarla dahi kullarıyla meşgul olmayı tanrılık özelliğinin gereklerinden saymıştır. Onlara Hazreti Adem Aleyhisselamdan itibaren bilinen ve bilinmeyen sayısız denecek kadar çok nebiler, peygamberler ve elçiler göndermiştir. Fakat Peygamberimiz vasıtasıyla en son dini, medeni gerçekleri verdikten sonra artık insanlıkla aracı ile temasta bulunmayı lüzum görmemiştir. İnsanlığın kavrayış derecesi, aydınlanma ve olgunlaşması sayesinde her kulun doğrudan doğruya, tanrısal düşüncelerle temas kabiliyetine eriştiğini kabul buyurmuştur ve bu sebepledir ki, Cenabı Peygamber, peygamberlerin sonuncusu olmuştur ve kitabı, en eksiksiz kitaptır.&#8221;</p>
<p>1922, Nutuk III</p>
<hr />
<p>Muhammed&#8217;i cezbeye (Allah sevgisiyle kendinden geçme hâli) tutulmuş sönük bir derviş şeklinde belirten bir eser hakkında şöyle demiştir;</p>
<p>&#8220;Muhammed&#8217;i bana, cezbeye tutulmuş sönük bir derviş gibi tanıttırmak gayretine kapılan bu gibi cahil adamlar, onun yüksek şahsiyetini ve başarılarını asla kavrıyamamışlardır. Anlamaktan da çok uzak görünüyorlar. Cezbeye tutulmuş bir derviş, Uhud Muharebesinde en büyük bir komutanın yapabileceği bir planı nasıl düşünür ve tatbik edebilir?</p>
<p>Tarih, hakikatleri tahrif eden bir sanat değil, belirten bir ilim olmalıdır. Bu küçük harbte bile askeri dehası kadar siyasi görüşüyle de yükselen bir insanı cezbeli bir derviş gibi tasvire yeltenen cahil serseriler, bizim tarih çalışmamıza katılamazlar. Muhammed bu harp sonunda çevresindekilerin direnmelerini yenerek ve kendisinin yaralı olmasına bakmıyarak, galip düşmanı takibe kalkışmamış olsaydı bugün yeryüzünde müslümanlık diye bir varlık görülemezdi.</p>
<p>Şemsettin Günaltay, Ülkü Dergisi, Cilt 9, Sayı 100</p>
<hr />
<p>Sakarya Savaşı sürerken toplanan Maarif Kongresinde yaptığı konuşma;</p>
<p>Şimdiye kadar izlenen eğitim ve öğretim yöntemlerinin, milletimizin tarihsel gerilemesinde en önemli bir etken olduğu kanısındayım. Onun için bir ulusal eğitim programından söz ederken, eski devrin boş inançlarından ve yaratılışımızın nitelikleriyle hiç de ilgisi olmayan yabancı fikirlerden, Doğudan ve Batıdan gelebilen tüm etkilerden uzak, ulusal yaratılış ve tarihi karakterimize uygun bir kültür düşünüyorum. Çünkü ulusal davamızın tam olarak gelişmesi, ancak böyle bir kültür ile sağlanabilir.</p>
<hr />
<p>&#8220;Hiçbir mantıklı kanıta dayanmayan bir takım geleneklerin korunmasında ısrar eden milletlerin ilerlemesi çok güç olur; belki de, hiç olmaz.&#8221;</p>
<hr />
<p>&#8220;Efendiler; yeryüzünde 300 milyonu aşan İslam vardır. Bunlar ana, baba, hoca öğretimi ile öğrenim ve ahlak almaktadırlar. Fakat esef edilecek gerçek şudur ki, bütün bu milyonlarca insan kütleleri, şunun veya bunun esaret ve zillet zincirleri altındadır. Aldıkları manevi öğrenim ve ahlak, onlara bu tutsaklık zincirlerini kırabilecek insanlık niteliği verememiştir; veremiyor. Çünkü, öğrenim amaçları milli değildir.</p>
<blockquote><p><strong>Yukarıdaki metinler &#8216;Laiklik ve Atatürk&#8217;ün Laiklik Politikası, Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları&#8217; adlı eserden alınmıştır.</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devrim Bir Anda Olur Ya Da Hiç Olmaz</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/devrim-bir-anda-olur-ya-da-hic-olmaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Nov 2019 19:43:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[Devrim Bir Anda Olur Ya Da Hiç Olmaz]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ilkokul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[lise]]></category>
		<category><![CDATA[öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[yazı devrimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://kemalataturk.net/?p=4368</guid>

					<description><![CDATA[Atatürk yazı devrimini gerçekleştirmiştir. Yaşlı, genç, kadın, erkek tüm yurttaşlar yeni harfleri öğrenmek için gece gündüz kurslara gitmektedirler.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk yazı devrimini gerçekleştirmiştir. Yaşlı, genç, kadın, erkek tüm yurttaşlar yeni harfleri öğrenmek için gece gündüz kurslara gitmektedirler. Devrimi izleyen iki yıl içinde, bir buçuk milyon vatandaş okur-yazar olmuştur. Yazı devriminin en dikkate değer yanı, Atatürk&#8217;ün bu devrimin yerleşmesinde en ufak bir ihmali bile kabul etmemiş olmasıdır. Örneğin bazı kimselerin kendisine:</p>
<p>&#8220;Paşam, ilkokulların ilk sınıflarından itibaren yeni harflerle öğretime başlayalım. O kuşakla birlikte ortaokulu, liseyi ve üniversiteyi izletelim&#8221;demiş olmasına rağmen Atatürk bu görüş ve düşüncelerin hiçbirisine yanaşmaz ve:</p>
<p>&#8220;Devrim ya bir anda olur, yada hiç olmaz&#8221; diyerek giriştiği işte yine başarıya ulaşır.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yabancı Okullar</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/yabanci-okullar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2019 12:29:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[Tanin Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancı Okullar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2362</guid>

					<description><![CDATA[Fransız okullarının çoğunu rahipler ve hemşireler yönetmektedir. O halde meslekleriyle ilgili bir yanları vardır. Bundan ötürü din propagandası&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Fransız okullarının çoğunu rahipler ve hemşireler yönetmektedir. O halde meslekleriyle ilgili bir yanları vardır. Bundan ötürü din propagandası yaptıklarından kaygı duyulabilir. Ancak istiyoruz ki bu okullar kalsın. Ama Türkiye&#8217;de bizim okullara bile tanınmayan ayrıcalıklardan yabancı okulların yararlanması kabul edilemez. Yabancı okullar aynı türden Türk kurumlarına konmuş olan yasa ve kurallara uydukları sürece ülkemizde kalabilirler.</p>
<blockquote><p><strong>Şubat 1924, Tanin Gazetesi</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ulusal Eğitimin Niteliği</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ulusal-egitimin-niteligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2019 11:52:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[fen]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[köylü]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim ile İlgili Söylev ve Demeçler]]></category>
		<category><![CDATA[öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<category><![CDATA[Ulusal Eğitimin Niteliği]]></category>
		<category><![CDATA[uygarlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2290</guid>

					<description><![CDATA[Gelecek için hazırlanan yurt çocuklarına hiçbir zorluk karşısında baş eğmeyerek sabırla, dirençle çalışmalarını ve öğrenim gören çocukların ana&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gelecek için hazırlanan yurt çocuklarına hiçbir zorluk karşısında baş eğmeyerek sabırla, dirençle çalışmalarını ve öğrenim gören çocukların ana babalarına da yavrularının öğrenimlerini bitirmeleri için her türlü özveriyi göstermekten çekinmemelerini öğütlerim.</p>
<blockquote><p><strong>Temmuz 1921, Milli Eğitim ile İlgili Söylev ve Demeçler,Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>İnsanlar yalnız maddi değil, özellikle maddi güçlerde yatan manevi güçlerin etkisiyle hareket ederler. Uluslar da böyledir. Manevi güç ise özellikle bilim ve inanç ile yüksek biçimde gelişir. Öyleyse hükümetin en verimli ve en önemli görevi eğitim ve öğretim işleridir. Bu işlerde başarılı olmak için öyle bir program izlemek zorundayız ki, bu program ulusumuzun bugünkü durumu ile, toplumsal ve yaşamsal ihtiyaçları ile çevrenin koşullan ile çağın gerekleri ile tamamiyle orantılı ve uyumlu olsun. Bunun için büyük büyük fakat hayal ürünü, çapraşık düşüncelerden tamamiyle sıyrılarak gerçeğe, ta içine işleyen bir gözle bakmak, el ile dokunmak gerektir. Girişilecek şeyin ne olduğu ancak bu yolda kendiliğinden ortaya çıkar.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Bu ülkenin gerçek sahibi ve toplumun temel öğesi köylüdür. İşte bu köylüdür ki bugüne dek eğitim ve öğretim ışığından yoksun bırakılmıştır. Bunun için izleyeceğimiz eğitim ve öğretim siyasetinin temeli ilk önce var olan cahilliği ortadan kaldırmaktır. Ayrıntılara girmekten sakınarak bu düşüncemi birkaç kelime ile açıklamak için diyebilirim ki, genel olarak bütün köylülere okuma, yazma ve yurdunu, ulusunu, dinini, dünyasını tanıtacak kadar coğrafya, tarih ve ahlak bilgileri vermek ve dört işlemi öğretmek eğitim ve öğretim programımızın ilk amacıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1922, Milli Eğitim ile İlgili Söylev ve Demeçler, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Kurtuluş, toplumsal yapıdaki hastalığı bulmak ve iyileştirmeye çalışmakla elde edilir; ve bu, ancak bilimsel yolla olursa, iyileşme olabilir. yoksa hastalık yerleşir, iyi edilemez bir hale gelir. Bir toplumun hastalığı ne olabilir? Ulusu ulus yapan, ilerleten ve yükselten güçler vardır: düşünce güçleri, toplumsal güçler. Düşünceler, anlamsız, temelsiz, uydurmalarla dolu olursa, o düşünceler hastalıklıdır. Bunun gibi, toplumsal yaşam, akıl ve mantıktan yoksun, yararsız, zararlı birtakım inançlar ve geleneklerle dopdolu olursa kötürüm olur. Önce düşünce ve toplum güçlerinin kaynaklarını temizlemekle işe başlamak gerekir. Ülkeyi, ulusu kurtarmak isteyenler için coşkulu bir yurt sevgisi, iyi niyet ve özveri en gerekli niteliklerdendir&#8230; Ama bir toplumdaki hastalığı görmek, onu iyileştirmek ve toplumu çağımızın gereklerine göre ilerletebilmek için bu nitelikler yeterli değildir. Bunların yanında bilim ve teknik gereklidir. Bilim ve teknik, fen yolundaki girişimlerin etkinliği de okuldur. Onun için okul gereklidir. Okul adını hep beraber saygıyla, yücelterek analım. Okul gençlere, insanlara saygıyı, ulus ve ülkeyi sevmeyi, bağımsızlık onurunu öğretir. Bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman onu kurtarmak için izlenmesi uygun olan en sağlam yolu belletir&#8230; Ülke ve ulusu kurtarmaya çalışanların, aynı zamanda mesleklerinde birer namuslu uzman ve birer bilgin olmaları da gerekir. Bunu sağlayan okuldur. Ancak böylelikle her türlü girişimin akla uygun sonuçlara ulaşması olanağı vardır.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Eğitim ve öğretimde uygulanacak yöntem, bilgiyi insan için fazla bir süs, bir zorbalık aracı yahut uygar bir zevk olmaktan ziyade maddi yaşamda başarılı olmayı sağlayan işe yarar ve kullanılabilir bir araç haline getirmektir.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1923, Milli Eğitim ile İlgili Söylev ve Demeçler, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Erkek ve kız çocuklarımızın aynı yolda bütün öğrenim derecelerindeki öğretim ve eğitimlerinin uygulamalı olarak yürütülmesi önemlidir. Ülke çocukları her öğrenim derecesinde ekonomik yaşamda yapıcı, etkili ve başarılı olacak biçimde donatılmalıdır. Ulusal ahlakımız uygar ilkeler ve düşüncelerle beslenip güçlendirilmelidir: Bu çok önemlidir; özellikle dikkatinizi çekerim. Korkutma temeline dayanan ahlak bir erdem olmadıktan başka güvenilebilir değildir.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1924, Milli Eğitim ile İlgili Söylev ve Demeçler, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Dünyada her şey için, uygarlık için, yaşam için, başarı için en doğru yol gösterici bilimdir, tekniktir. Bilim ve teknik dışında bir yol gösterici aramak aymazlıktır, cahilliktir, sapkınlıktır. Yalnız bilimin ve tekniğin yaşadığımız her dakikadaki aşamalarının evrimini kavramak ve ilerlemelerini zamanla izlemek gerekir. Bin, iki bin, binlerce yıl önce bilim ve tekniğin koyduğu kuralları şu kadar bin yıl sonra bugün olduğu gibi uygulamaya kalkışmak, kuşkusuz bilim ve teknik alanına girmiş olmak değildir.</p>
<blockquote><p><strong>Eylül 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milli Eğitimin Tanımı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/milli-egitimin-tanimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Aug 2019 20:04:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsız]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[haraset-i fikriye]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitimin Tanımı]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal eğitim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2225</guid>

					<description><![CDATA[Ayrıntılarını bütünüyle uzmanlara bırakmak istediğim bu sorun hakkındaki genel düşüncelerimi tamamlamak için yeni kuşakların donatılması için gereken manevi&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ayrıntılarını bütünüyle uzmanlara bırakmak istediğim bu sorun hakkındaki genel düşüncelerimi tamamlamak için yeni kuşakların donatılması için gereken manevi nitelikler arasında güçlü bir erdem sevgisi ve güçlü bir düzen ve disiplin anlayışından da söz etmek zorunluluğunu duyuyorum.</p>
<blockquote><p><strong>Temmuz 1921, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Eğitim, eğitim ilkeleri erek ve niteliği kadar önemlidir. Bu konuda tutulan yön yanlışsa, koskoca bir ulus güvenip inandığı kitapları, kutsal kitapları tanık göstererek yol gösterici olduklarını ileri sürenlerin sözlerine inanıp yürürlerse ve bu yürüyüş yönü kendisini yok olmaya sürüklerse, suç, bu yoldan gitmiş olan temiz, iyi huylu, özverili, önderlerine güvenen zavallı halktan ziyade o önderlerin değil midir?</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Eğitimdir ki, bir ulusu ya özgür, bağımsız, şanlı ve yüce bir toplum halinde yaşatır, ya da onu esirliğe, yoksulluğa sürükler. Baylar, eğitim kelimesi yalnız olarak kullanıldığında ona herkes kendi istek ve amacına göre bir anlayışa gider. Ayrıntılara girilince eğitimin amaç ve erekleri çeşitlenir. Örneğin dinsel eğitim, ulusal eğitim, uluslararası eğitim gibi&#8230; Bütün bu eğitimlerin amaç ve erekleri başka başkadır. Ben burada yalnız Türkiye Cumhuriyetinin yeni kuşaklara vereceği eğitimin ulusal eğitim olduğunu kesinlikle belirttikten sonra öbürleri üzerinde durmayacağım. Yalnız ulusal eğitimle ne demek istediğimi kısa bir örnekle açıklayacağım. Baylar, yeryüzünde üç yüz milyonu aşkın müslüman vardır. Bunlar, ana, baba ve öğretmenlerin verdiği eğitimle yetişmekte, bir ahlak edinmektedir. Ancak ne yazık ki gerçek şudur: Bütün bu milyonlarca insan yığınları şunun bunun esirlik ve aşağılayıcı zincirleri altındadır. Aldıkları manevi eğitim ve edindikleri ahlak onlara bu esirlik zincirlerini kırabilecek üstün insanlık niteliğini verememiştir; veremiyor. Çünkü eğitimlerinin amacı ulusal değildir. Baylar, ulusal eğitimin ne demek olduğunu kavramakta artık hiçbir karanlık yön kalmamalıdır. Bir kere ulusal eğitim ilke olarak alındıktan sonra onun dilini, yöntemini, araçlarını da ulusal hale getirmenin zorunluluğu tartışma götürmez. Ulusal eğitimle geliştirilmek ve olgunlaştırılmak istenen genç kafaları bir yandan da paslandırıcı, uyuşturucu, düşsel fazlalıklarla doldurmaktan özenle kaçınmak gerekir.</p>
<blockquote><p><strong>Eylül 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Şimdiye kadar izlenen öğrenim ve eğitim yöntemlerinin, ulusun gerileme sürecinde en önemli etkenlerden biri olduğu  kanısındayım. Onun için ulusal eğitim programından söz ederken, eski dönemlerin boş inanışlarından, doğuştan olan niteliklerimize aykırı düşen yabancı düşüncelerden, Doğu&#8217;dan, Batı&#8217;dan gelebilecek bütün etkilerden tamamiyle uzak, ulusal karakter ve tarihimize uygun bir kültür demek istiyorum. Çünkü, ulusumuzun üstün zekasının bütünüyle gelişmesi ancak böyle bir kültürle sağlanabilir. Gelişigüzel bir yabancı kültürü kabullenmek, şimdiye kadar izlenmiş olan yabancı kültürlerin yıkıcı sonuçlarını yineleyebilir. Kültür (haraset-i fikriye) ekildiği yerin niteliğiyle orantılıdır. Bu yer de ulusun karakteridir. Çocuklarımız ve gençlerimiz yetiştirilirken varlıkları ile, hakları ile birlikleri ile çatışan bütün yabancı öğelerle savaşmaları gerekliliği ve ulusal düşünceleri bütün coşkuları ile her türlü zıt düşünmeye karşı şiddetle ve özveriyle savunmak zorunluluğu benimsetilmelidir. Yeni kuşağın bütün ruhsal güçlerine bu niteliklerin ve yeteneğinin aşılanması büyük önem taşır. Ulusların bitip tükenmeyen korkunç bir savaş halinde beliren yaşam felsefesi, bağımsız ve mutlu kalmak isteyen her ulusun bu niteliklerini benimsemesini bütün şiddetiyle zorunlu kılmaktadır.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1927, Nutuk</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eski Eğitim Sistemi Hakkında</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/eski-egitim-sistemi-hakkinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Aug 2019 20:04:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Eğitim Sistemi Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2223</guid>

					<description><![CDATA[Akla uygun hiçbir kanıta dayanmayan birtakım geleneklerin, korunmasında direnen ulusların ilerlemesi çok güç olur, belki de hiç olmaz.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akla uygun hiçbir kanıta dayanmayan birtakım geleneklerin, korunmasında direnen ulusların ilerlemesi çok güç olur, belki de hiç olmaz. İlerleme yolunda sınırlama ve koşulları aşamayan uluslar yaşamı akla uygun ve pratik olarak göremezler. Yaşam felsefelerini geniş çapta olan ulusların egemenliği altına girmekten, onlara köle olmaktan kurtulamazlar.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Uzun yılların uyuşturucu yönetim ve eğitiminden, bir toplumun bir günde, bir yılda kurtulabileceğini düşünmek ve kabul etmek doğru değildir.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1927, Nutuk</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İngiliz Yazarı Herbert Sideabotham</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/herbert-sideabotham/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jul 2019 16:29:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[cesur]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Herbert Sideabotham]]></category>
		<category><![CDATA[İngiliz Yazarı]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancı Gözüyle Cumhuriyet Türkiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[yücel dergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1638</guid>

					<description><![CDATA[Atatürk, eskimiş bilimlerle boş yere kafasını yormamış olduğundan daha taze ve cesur düşünen bir önderdir.  Kendisi için, bugünkü&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk, eskimiş bilimlerle boş yere kafasını yormamış olduğundan daha taze ve cesur düşünen bir önderdir.  Kendisi için, bugünkü Avrupa&#8217;nın en güçlü devlet adamıdır diyebileceğimiz Atatürk, hiç şüphesiz devlet adamlarının en cesur ve en orjinalidir.</p>
<blockquote><p><strong>Yücel Dergisi, 1939, Cilt IX, sayı 52</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>O, gerçek demokrasinin eğitim ve öğretimden başka bir dayanacağı olmayacağını bilir. Eğitim ve öğretimde Türkiye&#8217;nin siyaseti bizimkinden çok daha cesurcadır. Çünkü ilk öğretim mecburî, bütün devlet okullarında öğretim parasızdır.</p>
<blockquote><p><strong>Yabancı Gözüyle Cumhuriyet Türkiyesi, 1938 </strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
