<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dünya &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/dunya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 12:07:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>dünya &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İsveç Social Demokraten Gazetesi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/social-demokraten-gazetesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jan 2020 20:43:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç Social Demokraten Gazetesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4699</guid>

					<description><![CDATA[Dünya, hiçbir zaman Türkiye&#8217;nin Batı görüş ve inanışı içinde yeniden kurulması gibi heyecanlı bir olaya asla şahit olmamıştır.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya, hiçbir zaman Türkiye&#8217;nin Batı görüş ve inanışı içinde yeniden kurulması gibi heyecanlı bir olaya asla şahit olmamıştır.</p>
<blockquote><p><strong>Ulus Gazetesi, 14 Kasım 1938</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Türk Birliği</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ataturkun-turk-birligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Oct 2019 14:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[29 Ekim 1933]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Türk Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[avusturya-macaristan]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[Dil Encümeni]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Zeki]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[İhsan Sabri Çağlayangil]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Kılıç Ali]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[Nuri Conker]]></category>
		<category><![CDATA[orta asya]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[salih bozok]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih Encümeni]]></category>
		<category><![CDATA[Tevfik Rüştü Aras]]></category>
		<category><![CDATA[Türk birliği]]></category>
		<category><![CDATA[türk devletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ziraat Bankası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4361</guid>

					<description><![CDATA[İhsan Sabri Çağlayangil anlatıyor: 1933 yılı 29 Ekim gecesi, herkes Cumhuriyet&#8217;in 10. yılını kutluyor. Atatürk o sırada Türk&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İhsan Sabri Çağlayangil anlatıyor:</p>
<p>1933 yılı 29 Ekim gecesi, herkes Cumhuriyet&#8217;in 10. yılını kutluyor. Atatürk o sırada Türk Ocağı&#8217;nda yabancı diplomatlara yemek veriyor; davetliler gecenin ilerleyen saatlerinde birer ikişer dağıtılıyorlar; Atatürk, yakın arkadaşları Salih Bozok, Kılıç Ali, Nuri Conker&#8217;i kastederek:</p>
<p>&#8220;Bizimkiler nerede?&#8221; diye sorar.</p>
<p>Tevfik Rüştü Aras (Dışişleri Bakanı) Ziraat Bankası salonundaki baloda olduklarını söyler.</p>
<p>Hep beraber Ziraat Bankası&#8217;nın balo salonuna giderler. İçerisi tıklım tıklımdır, Atatürk gelince herkes alkışlar;</p>
<p>&#8220;Yaşa Gazi Paşam!&#8221; şeklinde tezahürat yapar. Atatürk, halkıyla sohbet etmeyi çok sevdiği için sandalye ve masa ister ki isteyenler ona sorularını sorabilsinler. Soru sormak için gelen kişilerden biri, Zeki isimli 25 yaşlarında bir doktordur. Şunu sorar:</p>
<p>&#8220;Gazi paşam! Saltanatı kaldırdık, hilafeti meclisin manevi şahsiyetinin içine aldık; bunlar yapılana kadar bir milletin ideali olabilirler; fakat yapıldıktan sonra yeni bir düzen kurulu ve işler. Onun iyi işlemesi, kötü işlemesi, ideal değildir; iyi işlemesini sağlamaya mecburuz! Yaptığımız öteki devrimler de yapıldığı an ideal olmaktan çıkar. Artık ideallerimiz, yaşadığımız gerçekler hâline dönüşmüştür. İyi ya da kötü sonuç vermesi bizim sorumluluğumuzun sonuçlarını belirler. Ama bir de milletlerin babadan oğla sıçrayan uzun vadeli idealleri vardır. Siz bize böyle bir ideal aşılamadınız! Yahut benim bundan haberim yok! Bunu bize açıklar mısınız Gazi Hazretleri?&#8221;</p>
<p>Atatürk bu soruya şöyle cevap verir:</p>
<p>&#8220;Bunlar vicdanımıza yazılmış gerçeklerdir; konuşulmaz, yaşanır! Elbet bu milletin bir ülküsü olacaktır, ama bu ülküler devletler tarafından açıklanmaz; millet tarafından yaşanır! Nasıl, bakarken gözlerimizi görmüyor, onunla her şeyi görüyorsak, ülkü de onun gibi, farkında olmadan vicdanlarımızda yaşar ve her şeyi ona göre yaparız&#8230; Ben, devlet başkanıyım! Sorumluluklarım vardır! Bu sorumluluklarım altında konuşamam! Bu konuda genç arkadaşlarımla ayrıca konuşacağım.&#8221;</p>
<p>Sonra, Atatürk halkın Cumhuriyet Bayramı&#8217;nı tekrar kutlar ve Dr. Zeki&#8217;yi yanına alarak genel müdürün odasına çıkar. Atatürk&#8217;ün arkasında, duvarda, bir Türkiye haritası vardır. Karşısında oturan Dr. Zeki&#8217;ye:</p>
<p>&#8220;Benim arkamdaki haritayı görüyor musun?&#8221;</p>
<p>&#8220;Evet Paşam.&#8221;</p>
<p>&#8220;O haritada Türkiye&#8217;nin üstüne abanmış bir blok var, onu da görüyor musun?&#8221;</p>
<p>&#8220;Evet, görüyorum Paşa Hazretleri&#8221;</p>
<p>&#8220;Hah! İşte o ağırlık benim omuzlarım üstündedir. Omuzlarım üstünde olduğu için, ben konuşamam! Düşün bir kere. Osmanlı İmparatorluğu ne oldu? Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ne oldu? Daha dün bunlar vardılar. Dünyaya hükmediyorlardı! Avrupa&#8217;yı ürküten Almanya&#8217;dan bugün ne kaldı? Demek hiçbir şey sür-git değildir! Bugün ölümsüz gibi görünen nice güçlerden, ileride belki pek az bir şey kalacaktır. Devletler ve milletler, bu idrakin içinde olmalıdırlar.</p>
<p>Bugün, Sovyet Rusya dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir. Devlet olarak bu dostluğa ihtiyacımız var! Fakat yarın ne olacağını kimse kestiremez. Tıpkı Osmanlı İmparatorluğu gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan İmparatorluğu gibi parçalanabilir! Bugün elinde sımsıkı tuttuğu milletler, avuçlarından sıyrılabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir! İşte o zaman Türkiye, ne yapacağını bilmelidir! Bizim, bu dostumuzun yönetiminde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onları arkalamaya hazır olmalıyız! &#8216;Hazır olmak&#8217; yalnız o günü susup beklemek değildir; &#8216;hazırlanmak lazımdır&#8217;. Milletler, buna nasıl hazırlanır? Manevi köprülerini sağlam tutarak! Dil bir köprüdür, inanç bir köprüdür, tarih bir köprüdür!</p>
<p>Bugün biz, bu toplumlardan dil bakımından, gelenek, görenek, tarih bakımından ayrılmış, çok uzağa düşmüşüz! Bizim bulunduğumuz yer mi doğru, onlarınki mi? Bunun hesabını yapmakta fayda yoktur! Onların bize yaklaşmasını bekleyemeyiz; bizim, onlara yaklaşmamız gerekli&#8230;</p>
<p>Tarih bağı kurmamız lazım&#8230; Folklor bağı kurmamız lazım&#8230; Dil bağı kurmamız lazım&#8230;</p>
<p>Bunları kim yapacak? Elbette biz! Nasıl yapacağız? İşte görüyorsunuz, &#8216;Dil Encümenleri&#8217; , &#8216;Tarih Encümenleri&#8217; kuruluyor. Dilimizi, onun diline yaklaştırmaya, tarihimizi ortak payda haline getirmeye çalışıyoruz. Böylece, birbirimizi daha kolay anlar hâle geleceğiz. Bir sevgi parlayacak aramızda; tıpkı bir vücut gibi, kaderde ve mutlulukta birbirimizi duyacağız ve arayacağız. Ortak bir dil amaçladığımız gibi, ortak bir tarih öğretimiz olması gerekli. Ortak bir mazimiz var, bu maziyi, bilincimize taşımamız lazım. Bu sebeple okullarda okuttuğumuz tarihi Orta Asya&#8217;dan başlattık! Bizim çocuklarımız, orada yaşayanları bilmelidirler. Orada yaşayanlar da bizi bilmeli. İşte bunu sağlamak için de &#8216;Türkiyat Enstitüsü&#8217;nü kurduk. Kültürlerimizi, bütünleştirmeye çalışıyoruz! Ama bunlar, açıktan yapılmaz! Adı konarak yapılacak işlerden değildir. Yanlış anlaşılabildiği gibi, savaşlara da sebep olabilir. Bunlar, devletlerin ve milletlerin derin düşünceleridir. İşitiyorum: benim dil ve tarih ile uğraştığımı gören kısa düşünceli bazı vatandaşlarımız:</p>
<p>&#8216;Paşanın işi yok! Dil ile tarih ile uğraşmaya başladı.&#8217; diyorlarmış. Yağma yok! Benim işim başımdan aşkın. Ben bugünün çağdaş Türkiye&#8217;sini kurmaya ne kadar çalışıyorsam, yarının Türkiye&#8217;sinin temellerini de atmaya o kadar dikkat ediyorum. Bu yaptıklarımız, hiçbir millete düşmanlık değildir. Barıştan yanayız, barıştan yana kalacağız! Ama durmadan değişen dünyada, yarının muhtemel dengeleri için hazır olacağız. Bunları sana, akıllı bir genç olduğun için söylüyorum. Açıktan söylemiyorum, kulağına söylüyorum&#8230; Sen bil, gerekçesini kimseye söylemeden böyle davran, çevrenin de böyle davranması için gerekeni yap! İdealler konuşulmaz, yaşanır! İşte senin sorunun karşılığını da böylece vermiş oldum!&#8221;</p>
<p>Gece ilerlemişti. Atatürk arkadaşları ile birlikte, bulvara çıktığı zaman taze bir sabah Ankara göklerinde ışımaya başlamıştı.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;e Göre Alemdar Paşa</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ataturke-gore-alemdar-pasa/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Oct 2019 08:39:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Alemdar Mustafa Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'e Göre Alemdar Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[IV. Murat]]></category>
		<category><![CDATA[kemalataturk.net]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldırım Beyazıt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4281</guid>

					<description><![CDATA[Çağın gereklerini tespit edebilmek, gelişmiş bir ülke haline gelebilmek için sürekli zihin yoran Atatürk; bunların uygulaması için sık&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çağın gereklerini tespit edebilmek, gelişmiş bir ülke haline gelebilmek için sürekli zihin yoran Atatürk; bunların uygulaması için sık sık Türk ve dünya tarihini araştırır, sadece kendi milletinin değil muasır tüm milletlerin siyasi tarihi hakkında bilgi edinirdi.</p>
<p>Türklerin başarı ve başarısızlıkları üzerine de kafa yorar; bu hususta Osmanlı Padişahları arasında Yıldırım Beyazıt, Fatih, Yavuz ve IV. Murat&#8217;ı beğenirdi. Buna karşın sadrazamlar arasında Alemdar Mustafa Paşa&#8217;ya çok kızardı:</p>
<p>&#8220;Biraz kültürü olsaydı Cumhuriyeti ilan ederdi!&#8221; derdi.</p>
<p>&#8220;Büyük Reşit Paşa&#8217;nın kültürüyle, Alemdar Mustafa Paşa&#8217;nın kültürü birleşebilseydi, ben tarihe başka bir görevle girerdim.&#8221; demişti.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Macar Pester Llyod Gazetesi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/pester-llyod-gazetesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Aug 2019 10:28:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[macar]]></category>
		<category><![CDATA[Pester Llyod Gazetesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2782</guid>

					<description><![CDATA[Dünya, bu harp ve sulh kahramanı büyük adamın ölümü ile yoksul düşmüştür. Gücü, zorlukları yenme kararı ve yiğitliği&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya, bu harp ve sulh kahramanı büyük adamın ölümü ile yoksul düşmüştür. Gücü, zorlukları yenme kararı ve yiğitliği ile, aman bilmeyen galiplerin uygulamaya kalkıştıkları pranga siyasetini ilk kıran Atatürk&#8217;tür.</p>
<blockquote><p><strong>Cumhuriyet Gazetesi, 14 Kasım 1938</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun Birinci Dünya Savaşına Girişi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/osmanli-imparatorlugunun-birinci-dunya-savasina-girisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 17:57:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu'nun Birinci Dünya Savaşına Girişi]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2583</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye Dünya Savaşına girmek zorundaydı; ve o günkü dünya dengesine göre bu giriş biçimi de olandan ve görülenden&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Dünya Savaşına girmek zorundaydı; ve o günkü dünya dengesine göre bu giriş biçimi de olandan ve görülenden başka türlü olamazdı. Belki savaşa giriş zamanı, belki kuvvetlerin kullanılışı, kısacası bir sürü ayrıntı eleştirilebilir. Fakat esasa bir şey denemez.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Barışı Korumak İçin Önlemler</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/barisi-korumak-icin-onlemler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 12:41:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ayın Tarihi Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[barış]]></category>
		<category><![CDATA[Barışı Korumak İçin Önlemler]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[insanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[refah]]></category>
		<category><![CDATA[uygar]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2482</guid>

					<description><![CDATA[Baylar, siyaset dünyasında bir süredir karşılıklı güven konusu üzerinde girişilen etkinlikler dikkat çekicidir. Karşılıklı güven bütün dünya uluslarının&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Baylar, siyaset dünyasında bir süredir karşılıklı güven konusu üzerinde girişilen etkinlikler dikkat çekicidir.<br />
Karşılıklı güven bütün dünya uluslarının dilemesi gereken bir mutluluk temelidir. Ancak güven bütün ulusları kapsamı içine almadıkça, genel bir barış sağlamaya yönelik olmaktan çok bir eylem alanı olarak tasarlanan bazı ülkelere karşı başka bir kısım ülkelerin serbest davranmasını sağlayacak nitelikte sayılması zorunludur.</p>
<blockquote><p><strong>Aralık 1921, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ulusların ilişkilerinde kuklalardan yararlanma yöntemini yeğleme dönemine son vermek, uygar dünyanın içten dileği olmalıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1927, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Savaşın ciddi bir olay olduğuna önem vermeyen, içtenlikle davranmayan bazı önderler saldırının araçları, ajanları olmuşlardır. Kontrolleri altındaki ulusların ulusallığı ve geleneği yanlış bir biçimde göstererek ve kötüye kullanarak, aldatmışlardır. Bu bunalımlı anlarda karmakarışık bir duruma engel olmak için toplulukların kendileri karar vermeleri ve sorumluluk katını yüksek karakterli, ruh ile gücü yüksek, vicdanlı insanların eline bırakmaları zamanı gelmiştir. Bu gecikmeden yapılmalıdır.</p>
<blockquote><p><strong>21 Haziran 1930, Ayın Tarihi Dergisi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yüzyıllardır zavallı insanlığı mutlu etmek için tutulan yolların, kullanılan araçların verdikleri sonuçların ne ölçüde güven sağlayıcı oldukları incelenmeye değmez mi?  İnsanlık kavramı artık vicdanlarımızı arıtmaya ve duygularımızı yüceltmeye yardım edecek kadar ululaşmıştır. Durumları ve gereklerini uygar bir insan görüşüyle ve yüksek vicdan aydınlığıyla gözlemleyip irdelersek şu sonuçlara varırız: İnsanları mutlu edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak insanlık dışı ve son derece üzücü bir yöntemdir. İnsanları mutlu edecek biricik çare, onları birbirlerine yaklaştırarak, onları birbirlerine sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarını sağlamaya yarayan etkinlikler ve enerjidir. Dünya barışı içinde insanlığın gerçek mutluluğu ancak bu yüksek ülkü yolcularının çoğalması ve başarı kazanmasıyla sağlanacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1931, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ellerine bir ulusun yazgısı emanet edilen kimseler o ulusun gücü ve erkini yalnız ve ancak gene o ulusun gerçek ve elde edilebilir çıkarları yolunda kullanmakla yükümlü olduklarını bir an olsun unutmamalıdırlar. Bu kimseler düşünmelidirler ki, bir ülkeyi ele geçirmek o ülkenin yurttaşlarına egemen olmaya yetmez. Bir ulusun ruhu ele geçirilmedikçe, bir ulusun irade ve kararlılığı kırılmadıkça o ulusa egemen olmanın olanağı yoktur. Yüzyılların oluşturduğu ulusal bir ruha hiç bir güç<br />
karşı koyamaz.</p>
<blockquote><p><strong>Mayıs 1935, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Eğer savaş bir bomba patlaması gibi birdenbire çıkarsa milletler, savaşa engel olmak için, silâhlı karşı koyuşlarını ve malî kudretlerini saldırgana karşı birleştirmekte kararsız davranmamalıdırlar. En hızlı ve en etkili önlem, olası bir saldırgana, saldırının yanına kâr kalmayacağını açıkça anlatacak uluslararası örgütün kurulmasıdır. Bununla birlikte, bugün için en acele gereksinim, komşu memleketlerin, birbirlerinin özel gereksinimlerini ve sorunlarını görüşmeleridir. Bundan başka bölgesel antlaşmalar, barışın korunması için değerlerini şimdiden kanıtlamışlardır.</p>
<blockquote><p><strong>1935, Ayın Tarihi Dergisi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bütün insanlığın varlığını kendi benliklerinde gören insanlar umutsuzdurlar. Hiç kuşku yok ki, o adam bir birey olarak yok olacaktır. Herhangi, bir kişinin yaşadığı sürece memnun ve mutlu olması için gereken şey, kendisi için değil, kendisinden sonra gelecekler için çalışmaktır. Aklı başında bir adam ancak böyle davranabilir. Yaşamda tam zevk ve mutluluk, ancak gelecek kuşakların varlığı, onuru ve mutluluğu için çalışmaktır. Bir insan böyle davranırken &#8216;benden sonra gelecekler acaba böyle bir ruhla çalıştığımı sezebilirler mi diye düşünmemelidir. Hatta en mutlu olanlar hizmetlerinin bütün kuşaklarca bilinmemesini yeğleyecek karakterde olanlardır.</p>
<p>***</p>
<p>Bugün bütün dünya ulusları aşağı yukarı akraba olmuşlardır ve olmaktadırlar. Bu nedenle insan bireyi olduğu ulusun varlığını ve mutluluğunu düşündüğü kadar bütün dünya uluslarının rahatını ve refahını düşünmeli ve kendi ulusunun mutluluğuna değer verdiği ölçüde, bütün ulusların mutluluğu için hizmette bulunmaya elinden geldiğince çalışmalıdır. Çünkü dünya uluslarının mutluluğuna çalışmak başka bir yoldan kendi rahatını ve mutluluğunu sağlamaya çalışmak demektir. Dünyada ve dünya ulusları arasında dirlik, açıklık ve iyi geçim olmazsa, bir ulus kendisi için ne yaparsa yapsın dirlikten yoksun kalır. İnsanlığın tümünü bir vücut ve bir ulusu bunun bir parçası saymak gerekir. Bir vücudun parmağındaki acıdan diğer bütün parçalar etkilenir. Dünyanın herhangi bir yerinde bir rahatsızlık varsa bana ne dememeliyiz. Böyle bir rahatsızlık varsa kendi aramızda olmuş gibi onunla ilgilenmeliyiz. Olay ne kadar uzak olursa olsun, bu ilkeden şaşmamak gerekir. İşte bu görüş insanları, ulusları ve hükümetleri bencillikten kurtarır. Bencillik de kişisel olsun, ulusal olsun her zaman kötü bir huy sayılmalıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1937,  Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Eğer sürekli bir barış isteniyorsa, insan topluluklarının durumlarını iyileştirecek uluslararası önlemler alınmalıdır. Bütün insanlığın refahı, açlık ve baskının yerine geçmelidir. Dünya vatandaşlan, kıskançlık, açgözlülük ve kinden uzaklaştırılacak biçimde eğitilmelidir.</p>
<blockquote><p><strong>1937, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin Bağımsızlığı ve Dünya</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turkiyenin-bagimsizligi-ve-dunya/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jul 2019 17:07:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[kuvay-i milliye]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'nin Bağımsızlığı ve Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal örgüt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1955</guid>

					<description><![CDATA[Dünya, ulusumuzun yaşamına ya saygı gösterip onun birlik ve bağımsızlığını onaylayacaktır, ya da son topraklarımızı, son insanlarımızın kanlarıyla&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya, ulusumuzun yaşamına ya saygı gösterip onun birlik ve bağımsızlığını onaylayacaktır, ya da son topraklarımızı, son insanlarımızın kanlarıyla suladıktan sonra bütün bir ulusun ölüsü üstünde tiksindirici, sonu gelmeyen istila tutkusunu doyurmak zorunda kalacaktır. Bu tür bir vahşiliğe ise, bugünkü insanların sinirleri artık dayanamaz. Ulusun isteğini anlayan hükûmet büyüklerinin ödevi gayet açıktır: bu, ulusun güvenini kazanmak, hiç duraksamadan çalışmak, bizi masa başında hesaplaşmaya çağıracak yabancı ülkelerin ileri gelenleriyle ulusun isteğini bütün açıklığıyla tartışmaktır.</p>
<p>***</p>
<p>Şimdiye kadar bu yöreye gerek bir rastlantı olarak, gerekse Anadolu&#8217;nun durumunu incelemek için görevlendirilmiş olarak çeşitli uluslardan gelen yabancıların çoğu ile ilişki kuruldu. Onların açıkladığı ilk duyguları, uzaktan korkunç bir düzensizlik ve karışıklık içinde tasavvur ettikleri Anadolu&#8217;yu, tersine dikkat çekici bir rahatlık, düzen ve güven içinde görmekten doğan hayretleri olmuştur. Özellikle, ulusal örgütlenmemizin genişlik ve önemi ve ulusun kararlılıkta birliğini gözleriyle görüp genel isteklerimizi ayrıntılarıyla incelediklerinde, ulusal isteklerimizin haklılığı ile örgütümüzün ruhsal arılığı hakkında ülkelerinin kamuoyuna yönelik tekrar tekrar raporlar yazmaktan geri kalmadılar. Böylece, bugün Avrupa ve Amerika&#8217;da gerçeğin su yüzüne çıkmaya başladığını görmekle memnun oluyoruz.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1919, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
