<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dünya Gazetesi &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/dunya-gazetesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Aug 2020 12:46:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Dünya Gazetesi &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ressam İbrahim Çallı&#8217;ya</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ressam-ibrahim-calliya/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Aug 2020 12:46:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Dünya Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve güzel sanatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Hasan Cemil Çambel]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve İbrahim Çallı]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[güzel sanatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Cemil Çambel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5862</guid>

					<description><![CDATA[Bir sohbet esnasında ressam Çallı İbrahim’e söylemiştir: Aynı milletin çocuklarının hep beraber bulunarak birbirlerini tanımaları, birbirlerini sevmeleri ve&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Bir sohbet esnasında ressam Çallı İbrahim’e söylemiştir:</em></p>
<p>Aynı milletin çocuklarının hep beraber bulunarak birbirlerini tanımaları, birbirlerini sevmeleri ve bu birlik sevgisinden çıkacak yüksek hislere aynen tâbi olmaları güzel bir şeydir. Eğer güzel sanatlar müntesibi sıfatıyla siz bunu tespit ederseniz, bütün millete ve bütün insanlığa hizmet edersiniz.</p>
<blockquote><p>(Hasan Cemil Çambel, Dünya gazetesi, 30. 8. 1952)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkomutan Atatürk</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/baskomutan-ataturk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2019 15:45:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[30 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[başkomutan]]></category>
		<category><![CDATA[Başkomutan Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[cephe]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[makam]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[türk ordusu]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2399</guid>

					<description><![CDATA[Tanrı bilir ya, yaşamımın bugününe dek vicdanımda orduya yararlı bir kişi olabilmekten başka bir istek olmadı. Çünkü yurdun&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tanrı bilir ya, yaşamımın bugününe dek vicdanımda orduya yararlı bir kişi olabilmekten başka bir istek olmadı. Çünkü yurdun korunması, ulusun mutluluğu için her şeyden önce ordumuzun o eski Türk ordusu olduğunu dünyaya bir kez daha kanıtlama gereğine çoktandır inanmıştık. Bu inanca bağlı isteklerimin şiddeti beni belki fazlasıyla aşırılığa düşkün biri olarak göstermişti. Ancak zaman, arı ve temiz kafalarda, açık olan gerçek düşüncelerin benimsenmesinden çekinilse bile onları uygulatır.</p>
<blockquote><p><strong>1921, 10 Kasım 1954 tarihinde Dünya Gazetesi&#8217;nde yayınlanmıştır.</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Efendiler, zavallı ulusumuzu esir etmek isteyen düşmanları, Tanrı&#8217;nın yardımıyla ne olursa olsun yeneceğimize güvenim bir dakika bile olsun sarsılmamıştır, Şu dakikada bu tam güvenimi yüce kurulunuza, bütün ulusa ve dünyaya duyuruyorum. Bu güvenimin eyleme dönüşmesi için ihtiyacım olan ve bana övünç verecek bir tek şey varsa o da yüce kurulunuzun beni koruması ve ulusumun bana her zaman yardımcı olmasıdır. Gerek yüce kurulunuzun, gerek büyük ve sevecen ulusumun sevecenlik ve koruyuculuğuna erişeceğime güvenim büyüktür. Bunun için yüce kurulunuzdan aldığım güçle bu dakikadan başlayarak başkomutanlık görevine eylemli olarak başlıyorum.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1921, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Benim için askeri deha diye bir şey yoktur. Ben herhangi zor bir durum karşısında kaldığım zaman yaptığım şudur: Durumu iyice saptamak, sonra bu durum karşısında alınacak önlemlerin ne olduğuna karar vermek. Bu karan bir kere verdikten sonra da artık acaba yapmalı mıyım, yapmamalı mıyım diye kuşkuya düşmemek ve bu karan yürütmek, başaracağıma inanarak yürütmek.</p>
<blockquote><p><strong>1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ben gereksiz bir görevin, bir makamın ille de sürüp gitme­sinden yana değilim. Herhangi bir makama sorumluluğu olmayan yetkiler sağlayacak yasalardan da yana değilim. Ancak başkomutanlık yasasının ve bu makama yetki veren yasanın gereklilik veye gereksizliğine karar verebilmek için genel durumu, askeri durumu iyice incelemek ve üzerinde düşünülmek gerekir.</p>
<blockquote><p><strong>Mayıs 1922, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ulusun yazgısını doğrudan doğruya üzerime alarak, karamsarlık yerine ümit, dağınıklık, karışıklık yerine düzen, duraksama yerine kesin kararlılık ve inanç getiren ve yokluktan koskoca bir varlık çıkaran Meclisimizin mert ve kahraman ordularının başında, bir askerin içten gelen bağlılığı ve itaatiyle emirlerinizi yerine getirmiş olduğumdan, bir insan kalbinin  seyrek duyabileceği bir kıvanç içindeyim. Kalbim bu sevinçle dolu olarak pek sevgili ve sayın arkadaşlarımı bütün dünyaya karşı simgesi oldukları özgürlük ve bağımsızlık düşüncesinin zaferinden dolayı kutluyorum.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>30 Ağustos&#8217;ta yönettiğim savaş, Türk ulusunun yanımda bulunduğu ilk ve son savaştır. Bir insan kendisini ulusuyla be­raber hissettiği zaman ne denli güçlü oluyor bilir misiniz? Bunu anlatmak çok güçtür. Bu hali açıklamaya gücüm yetmezse beni bağışlayınız.</p>
<blockquote><p><strong>30 Ağustos 1928</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bu eser Türk ulusunun özgürlük ve bağımsızlık düşüncesinin ölümsüz anıtıdır. Bu eseri yaratan bir ulusun evladı, bir ordunun başkomutanı olduğumdan sevinç ve mutluluğum sonsuzdur.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1927, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Savaşa &#8220;ya şehit, ya gazi olmak için&#8221; gidilir. Genel olarak kahramanlık meydanında ölenlerin hepsine şehit derlerse de, sağ kalanların hepsine gazi sanı verilmez. Bu sanı, ancak yasalar verir. Uygar bir ulusun, yüksek çıkarları gereği yapmak zorunda olduğu savaşlar Arap boylarının birbirleriyle yaptıkları savaş değildir. Öyle olsa bile, bu savaşlarda sağ olarak çıkanlara belki yalnız anaları, babaları takdir yollu benim gazi oğlum diyerek övünürler. Fakat ulus ve tarih sanlar vermede o kadar cömert değildir.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1927, Nutuk</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zafer ve Düşünce</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/zafer-ve-dusunce/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2019 15:32:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[amaç]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>
		<category><![CDATA[zafer benimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Zafer ve Düşünce]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2396</guid>

					<description><![CDATA[Bu meydan savaşının evreleri öyle olayların ortaya çıkmasına yol açtı ki, bu gerçekleri kısaca belirtmek için diyeceğim ki,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu meydan savaşının evreleri öyle olayların ortaya çıkmasına yol açtı ki, bu gerçekleri kısaca belirtmek için diyeceğim ki, zafer &#8220;zafer benimdir&#8221; diyebilenindir. Başarı &#8220;başaracağım&#8221; diye başlayıp &#8220;başardım&#8221; diyebilenindir. Bilirsiniz ki, savaş  sürekli olarak gözle görülmez güçlerin göze görünür biçim ve görünüş almasıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Ocak 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>&#8220;Hiçbir zafer kendi başına amaç değildir. Zafer ancak kendisinden daha büyük olan bir amaca ulaşmak için belli başlı bir araçtır. Amaç düşüncedir. Zafer bir düşüncenin gerçekleşmesine yardımı oranında değer taşır. Bir düşüncenin gerçekleşmesine dayanmayan zafer sağlam ve sürekli olamaz. O boş bir çabadır. Her büyük meydan savaşından, her büyük zaferin kazanılmasından yeni bir dünya doğmalıdır. Yoksa zafer boşa gitmiş bir çabadır.</p>
<blockquote><p><strong>11 Kasım 1933, Dünya Gazetesi</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ulusal Savaş ve Doğu Ülkeleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ulusal-savas-ve-dogu-ulkeleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jul 2019 15:04:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[dava]]></category>
		<category><![CDATA[doğu]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Emperyalizm]]></category>
		<category><![CDATA[mısır büyükelçisi]]></category>
		<category><![CDATA[sömürgecilik]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Ulusal Savaş ve Doğu Ülkeleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1981</guid>

					<description><![CDATA[Anadolu bu savunmasıyla yalnız kendi yaşamını ilgilendiren görevi yerine getirmekle kalmıyor, belki bütün Doğu&#8217;ya yönelik saldırılara engel oluyor.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu bu savunmasıyla yalnız kendi yaşamını ilgilendiren görevi yerine getirmekle kalmıyor, belki bütün Doğu&#8217;ya yönelik saldırılara engel oluyor. Baylar, bu saldırılar kesinlikle kırılacaktır. Bütün bu saldırılar, ne olursa olsun, son bulacaktır. İşte ancak o zaman Batı&#8217;da, bütün dünyada, gerçek rahatlık gerçek refah ve insanlık egemen olabilecektir.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1921, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türkiye&#8217;nin bugünkü savaşının yalnız Türkiye&#8217;nin savaşı olmadığını bütün arkadaşlarımız belirtmişseler de, bunu bir kez daha vurgulamak gereğini duyuyorum. Türkiye&#8217;nin bugünkü savaşı yalnız kendi ad ve hesabına olsaydı, belki daha kısa, daha az kanlı olur, daha çabuk bitebilirdi. Türkiye kesin kararlılık içinde önemli bir çaba sarfediyor. Çünkü savunduğu, bütün zulüm gören ulusların, bütün Doğu&#8217;nun davasıdır ve bunu sona erdirinceye kadar Türkiye, kendisiyle beraber olar olan Doğu uluslarının kendisiyle beraber yürüyeceğinden emindir. Türkiye bugüne kadar çıkmış tarih kitaplarının gerektirdiklerini değil, tarihin gerçek gereklerini izleyecektir. Gerçekte, eldeki tarih kitaplarındaki olaylar, ulusların düşüncelerindeki, davranış ve isteklerindeki gerçeği yansıtamamaktadır.</p>
<blockquote><p><strong>Temmuz 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bir sabah Mısır Büyükelçisi’ne, Çankaya sırtlarından doğmakta olan güneşi göstererek söyledikleri:</p>
<p>Doğudan şimdi doğacak olan güneşe bakınız! Bugün, günün ağardığını nasıl görüyorsam, uzaktan, bütün doğu milletlerinin de uyanışını öyle görüyorum. Bağımsızlık ve özgürlüğüne kavuşacak daha çok kardeş millet vardır. Onların yeniden doğuşları, şüphesiz ki ilerlemeye ve refaha yönelmiş olarak gerçekleşecektir. Bu milletler, bütün güçlüklere ve bütün engellere rağmen, bunları yenecekler ve kendilerini bekleyen geleceğe ulaşacaklardır. Sömürgecilik ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve yerlerini, milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir uyum ve işbirliği çağı alacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1933 (Dünya gazetesi, 20 Aralık 1954)</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avni Doğan</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/avni-dogan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jul 2019 15:51:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuluş]]></category>
		<category><![CDATA[Kurtuluş ve Sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1596</guid>

					<description><![CDATA[Kıvrak ve âhenkli adımlar, zarif ve duygulu bir ruha işaret eden uzun, ince parmaklarla süslü ince bir el.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kıvrak ve âhenkli adımlar, zarif ve duygulu bir ruha işaret eden uzun, ince parmaklarla süslü ince bir el. Cömert yüreğine rahatça yer kalsın diye geniş yaratılmış olan omuzlar üstünde âhenkle oturtulmuş haşmetli bir baş. Her zaman kibar, her yerde büyüklüğünden bir şey kaybetmeden gülen, şakalaşan, yaşayan üstün bir insan.</p>
<blockquote><p><strong>Dünya Gazetesi, 10 Kasım 1962</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Milli mücadele hareketinin başında Mustafa Kemal olmasaydı da bir başkası bulunsaydı, sonucu ne olurdu diye düşünmeğe lüzum yok, bu sorunun cevabı çok kolay:</p>
<p>-Bugünkü hür, bağımsız ve dünya devletleriyle hukuk ve haysiyette eşit Türkiye Cumhuriyeti kurulamazdı. Bugün elimizde öğünülecek ve sevinilecek nemiz varsa hepsi O&#8217;nun, Büyük Atatürk&#8217;ün eseridir.</p>
<blockquote><p><strong>Kurtuluş, Kurtuluş ve Sonrası, 1964</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Falih Rıfkı Atay</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/falih-rifki-atay/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jul 2019 15:13:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[eser]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[inkılap]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuluş]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal'in Mütareke Defteri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusu]]></category>
		<category><![CDATA[Ulus Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[vatan]]></category>
		<category><![CDATA[yücel dergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1577</guid>

					<description><![CDATA[Türk ulusu, Atatürk&#8217;te iki yüzyıl beklediği kurtarıcıyı bulmuştur. Atatürk&#8217;ün eseri, bir bütün olarak, tek bir kelimede toplanabilir: &#60;&#60;Kurtuluş!&#62;&#62;&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk ulusu, Atatürk&#8217;te iki yüzyıl beklediği kurtarıcıyı bulmuştur. Atatürk&#8217;ün eseri, bir bütün olarak, tek bir kelimede toplanabilir: &lt;&lt;Kurtuluş!&gt;&gt; Bu gerçek, aydının kafası kadar, halkın şuurunun içindedir.</p>
<p>Halk için, hâtırası güzel ne varsa hepsi, özellikle Atatürk devrine aittir.</p>
<blockquote><p><strong>Ulus Gazetesi, 16 Kasım 1938</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bir fikre saplanıp kuvvet ve kudretini onu söktürmeğe sarfeden küçük bir kibir değil, dinlemekten, sormaktan, aramaktan ve kesin kararını en sona saklamaktan çekinmiyen büyük bir gurur sahibi idi. Sevdiği şey itaat edilmekten fazla inanılmaktı.</p>
<p>***</p>
<p>Lâisizm, bizde, yüzyıllardan beri dil, kan, hatta din birliğine rağmen halk yığınlarını bin parçaya bölen acıklı didişmenin sonu, en sağlam beraberlik olan eğitim ve kültür birliğinin başlangıcı olmuştur.</p>
<blockquote><p><strong>Ulus Gazetesi, 10 Kasım 1939</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Eski Türk fatihlerinin ihtiraslarından hiçbiri kendinde eksik olmayan Mustafa Kemal&#8217;e ölünceye kadar, Türk toprağının sevgisi, acısı yüzyıllardan beri, durmaksızın, dinmeksizin, ya gözyaşı, ya kanı akan bu halkın babalığı, kardeşliği, evlatlığı duygusu hakim olmuştur.</p>
<p>İnandırmak güçse de, bir defa inandırdıktan sonra bir ulusu bin defa kandırmak kolaydı: Mustafa Kemal aldatmadı!</p>
<p>Aksine daima gerçeğe, katı, zorlu, çetin gerçeğe çağırdı. Uçmak isteseydi, hepimiz O&#8217;na kanat olurduk: O, bizim hayallerimizin kanatlarını kırdı, kartal yuvasında öldü.</p>
<blockquote><p><strong>Ulus gazetesi 10 Kasım 1943</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Buddha ölürken:</p>
<p>-Üstad öldü diye ağlamayınız. Üstad size öğrettiklerimdir! demişti.</p>
<p>Atatürk de bizlere öğretmiş olduklarıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Dünya Gazetesi, 8 Kasım 1953</strong></p></blockquote>
<p>***</p>
<p>Atatürk, milletinin verebileceği en yüksek ikbal zamanlarında dahi mevkiini fikirleri uğruna feda etmeğe hazırdı. Bütün devrinde hiçbir tavizcilik, hiçbir gerileme, hiçbir tezatlaşma olmamıştır.</p>
<blockquote><p><strong>Dünya Gazetesi, 10 Kasım 1956</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Anadolu&#8217;dan geldiğini duyup görüştüğümüz bir kurmay albay:</p>
<p>-Benim bildiğim Mustafa Kemal, Anadolu&#8217;nun son tepesine kadar gider, yine teslim olmaz, diyordu.</p>
<p>Kocatepe&#8217;de, bir ağır düşüncenin heykelini andıran fotoğrafını göz önüne getiriyor musunuz?</p>
<p>Başlarını ateşe, taşa ve çeliğe çarpa çarpa kan köpüren Türk kahramanlığının düşünen, arıyan, bulan, gösteren, bazen bir &lt;&lt;Evet&gt;&gt; ile &lt;&lt;Hayır&gt;&gt;ına vatan talihi bağlanan başıdır O!</p>
<p>***</p>
<p>Mustafa Kemal&#8217;in azim, karar ve irade kuvvetini, 1922 Ağustos&#8217;unun son haftasından iki ay önce sahneden çekiniz. Bugünkü Türkiye yine bu Türkiye olamazdı.</p>
<p>***</p>
<p>Hesapsız ve lüzumsuz, &lt;&lt;Bir tek Türk&#8217;ün hayatını tehlikeye sokmamak&gt;&gt; davasından ömrünün sonuna kadar şaşmamıştır.</p>
<blockquote><p><strong>Çankaya, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yüzellilikleri bile affetmesi insan zaaflarına karşı feylesofça davranışlarının bir eseri değil midir? Bir gün barışmıyacağı hasmı, bir gün bağışlamıyacağı suç yoktu diyebilirim.</p>
<p>Not defterime aldığım en güzel sözlerinden biri şudur: &#8220;Ben onları affederim, çünkü kalbim vardır. Onlar beni affetmezler, çünkü kalpsizdirler!&#8221;</p>
<p>***</p>
<p>Atatürk devrinde vatan kurtulmuştur. Yalnız bu şeref bir vatandaşın milli tarihin en büyüklerinden biri olmasına yeter.</p>
<p>***</p>
<p>Mustafa Kemal kızdıkça: &lt;&lt;Millete giderim!&gt;&gt; derdi. Mustafa Kemal&#8217;in inkılâp iradesinin kaynağı, halkın kendine inanışıdır. Tanzimattan beri isimlerini duyduğumuz liderler arasında halkı doğru anlıyan ve halk ile kaynaşma yollarını bulan yalnız O, idi.</p>
<p>O, kalabalıktan ürken ve kalabalığı kendilerinden iki üç asker kordonu ötede tutan diktatörlerin aksine, nefesine nefesi karışan kalabalıkta kuvvet bulurdu.</p>
<p>Atatürk, bulunduğu yerde neşe ve şevki susturan iki yüzlü bir şark zorbası değil, şenlik içine katılan, halk sevincini içine sindiren, içenle içen, oynayanla oynayan, konuşanla konuşan bir halk arkadaşı idi.</p>
<blockquote><p><strong>Çankaya, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bir hastalığın nöbetleri içinde ölümü iki gözleriyle görmüş gibi olanlar vardır. Ben iki gözümle battığımızı gördüm ve kurtulduğumuzu gördüm.</p>
<p>Mustafa Kemal&#8217;i unutamam.</p>
<p>O, sonra daha da büyüdü. Kendi milletine tekrar o günleri göstermemek için, asıl kurtuluş savaşına zaferden sonra girdi.</p>
<p>İnkılâp nizamının Atatürk&#8217;ü zaferin Mustafa Kemal&#8217;ini gölgede bıraktı, kendini gene kendi geçti.</p>
<blockquote><p><strong>Mustafa Kemal&#8217;in Mütareke Defteri, 1955</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Mustafa Kemal, halk acısını ve halk idealini bir cisim ve can gibi kendinde topladığı içindir ki, herkes O&#8217;nun sesine doğru gitti; herkes O&#8217;nun sancağı altında namus ve hürriyetini kurtarmağa koştu.</p>
<blockquote><p><strong>Yücel Dergisi, 1941, Cilt XIII</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>O&#8217;nu niçin seviyoruz? Çünkü O&#8217;nda kendimizi seviyoruz. Her şeyi bizden aldığı için, O, hepimizin, kendimiz için hayal ettiğimiz bir kemal halidir. Halk O&#8217;nda kendini tanıyor, kendine tapıyor.</p>
<blockquote><p><strong>Yücel Dergisi, 1941, Cilt XII, sayı 72</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yaşarken bir eser bıraktı. Onu övelim ve koruyalım. Ölürken bir ders bıraktı: Unutmayalım. Bu ders, halkı sevmek, halka inanmak, halk ile kaygılanmak, halk ile gururlanmak, halk uğruna feda olmaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Yücel Dergisi, Cilt XVIII, sayı 103</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
