<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>devrim &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/devrim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 05 Oct 2020 22:19:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>devrim &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Genelgeyle Devrim Olmaz!</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/genelgeyle-devrim-olmaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Nov 2019 14:29:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[1924]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[Erzurum]]></category>
		<category><![CDATA[genelde]]></category>
		<category><![CDATA[Genelgeyle Devrim Olmaz!]]></category>
		<category><![CDATA[ilkbahar]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<category><![CDATA[pasinler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4466</guid>

					<description><![CDATA[Ahmet Hidayet Reel anlatıyor: 1924 yılının ilkbaharıydı. Erzurum ve Pasinler&#8217;de depremde birçok köyün evleri yıkılmıştı. Zarar gören halkla&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ahmet Hidayet Reel anlatıyor:</p>
<p>1924 yılının ilkbaharıydı. Erzurum ve Pasinler&#8217;de depremde birçok köyün evleri yıkılmıştı. Zarar gören halkla görüşmek için Pasinler&#8217;e gelen Atatürk, halkın içinden ihtiyar bir köylüyü çağırdı:</p>
<p>&#8220;Depremden çok zarar gördün mü, baba?&#8221; diye sordu. Atatürk ihtiyarın şüphesini görünce, tekrar sordu:</p>
<p>&#8220;Hükümet sana kaç lira verse, zararını karşılayabilirsin?&#8221; İhtiyar, Kürt şivesiyle:</p>
<p>&#8220;Valle Padişah bilir!&#8221; dedi. Atatürk gülümsedi. Yumuşak bir sesle:</p>
<p>&#8220;Baba, Padişah yok; onları siz kaldırmadınız mı? Söyle bakayım zararın ne?&#8221; İhtiyar tekrar etti:</p>
<p>&#8220;Padişah bilir!..&#8221; Bu cevap karşısında kaşları çatılan Atatürk, Kaymakam&#8217;a döndü:</p>
<p>&#8220;Siz daha devrimi yaymamışsınız.&#8221; dedi. Bu sırada görevini başarmış insanlara özgü bir ağırbaşlılıkla ortaya atılan tahribat katibi:</p>
<p>&#8220;Köylere genelge yolladık Paşam.&#8221; dedi. Atatürk&#8217;ün fırtınalı yüzü, daha çok karıştı:</p>
<p>&#8220;Oğlum&#8221; dedi, &#8220;Genelgeyle devrim olmaz!&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devrim Bir Anda Olur Ya Da Hiç Olmaz</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/devrim-bir-anda-olur-ya-da-hic-olmaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Nov 2019 19:43:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[Devrim Bir Anda Olur Ya Da Hiç Olmaz]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ilkokul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[lise]]></category>
		<category><![CDATA[öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[yazı devrimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://kemalataturk.net/?p=4368</guid>

					<description><![CDATA[Atatürk yazı devrimini gerçekleştirmiştir. Yaşlı, genç, kadın, erkek tüm yurttaşlar yeni harfleri öğrenmek için gece gündüz kurslara gitmektedirler.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk yazı devrimini gerçekleştirmiştir. Yaşlı, genç, kadın, erkek tüm yurttaşlar yeni harfleri öğrenmek için gece gündüz kurslara gitmektedirler. Devrimi izleyen iki yıl içinde, bir buçuk milyon vatandaş okur-yazar olmuştur. Yazı devriminin en dikkate değer yanı, Atatürk&#8217;ün bu devrimin yerleşmesinde en ufak bir ihmali bile kabul etmemiş olmasıdır. Örneğin bazı kimselerin kendisine:</p>
<p>&#8220;Paşam, ilkokulların ilk sınıflarından itibaren yeni harflerle öğretime başlayalım. O kuşakla birlikte ortaokulu, liseyi ve üniversiteyi izletelim&#8221;demiş olmasına rağmen Atatürk bu görüş ve düşüncelerin hiçbirisine yanaşmaz ve:</p>
<p>&#8220;Devrim ya bir anda olur, yada hiç olmaz&#8221; diyerek giriştiği işte yine başarıya ulaşır.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çin Elçisi General Ho-Yao-Su</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/general-ho-yao-su/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Aug 2019 10:20:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[batı dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Çin Elçisi]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[doğu dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[general]]></category>
		<category><![CDATA[Ho-Yao-Su]]></category>
		<category><![CDATA[kemalizm]]></category>
		<category><![CDATA[nur]]></category>
		<category><![CDATA[Türk devrimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2770</guid>

					<description><![CDATA[Türk devriminin bütün Doğu dünyasının ilerleme ve gelişmesindeki rolü, Batı dünyasını kültür ve uygarlık yoluna yönelten Fransız devrimi&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk devriminin bütün Doğu dünyasının ilerleme ve gelişmesindeki rolü, Batı dünyasını kültür ve uygarlık yoluna yönelten Fransız devrimi kadar önemli ve etkilidir.</p>
<p>Devriminizin kıvılcımlarından çıkacak olan ateş, bütün Doğu uluslarını aydınlatacak, kamaştıracak ve gerçek nuru yaratacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Kemalizm, 1936</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Romen Yazarı Martinescu &#8211; Asau</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/martinescu-asau/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Aug 2019 09:54:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[Martinescu - Asau]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Eseri ve Memleketi]]></category>
		<category><![CDATA[Romen Yazarı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2740</guid>

					<description><![CDATA[Türk ulusunun O&#8217;na gösterdiği büyük sevgi inanılmayacak devrimleri mümkün kılmıştır. Mustafa Kemal Eseri ve Memleketi, 1955]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk ulusunun O&#8217;na gösterdiği büyük sevgi inanılmayacak devrimleri mümkün kılmıştır.</p>
<blockquote><p><strong>Mustafa Kemal Eseri ve Memleketi, 1955</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ziya Gökalp</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/ziya-gokalp/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Aug 2019 08:14:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[bozkurt]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[gazi]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçülüğün Esasları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçülük]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya Gökalp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2678</guid>

					<description><![CDATA[Önceleri Türkiye&#8217;de Türk ulusunun hiçbir mevkii yoktu. Bugün, her hak Türk&#8217;ündür. Bu kadar kesin ve büyük devrimi yapan&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Önceleri Türkiye&#8217;de Türk ulusunun hiçbir mevkii yoktu. Bugün, her hak Türk&#8217;ündür. Bu kadar kesin ve büyük devrimi yapan kimse Türkçülüğün büyük adamıdır. Çünkü düşünmek ve söylemek kolaydır. Fakat yapmak, özellikle, başarıyla sonuçlandırmak çok güçtür.</p>
<blockquote><p><strong>Türkçülüğün Esasları, 1923</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>(Malta zindanında iken arkadaşlarına)</p>
<p>Gazi, Türk&#8217;ün efsanelerinde yaşıyan Bozkurt gibi kurtarıcı bir şahsiyettir. O, ulus vicdanının sesi ve ulusunun ümididir. O&#8217;na inanın.</p>
<blockquote><p><strong>Edebiyatımızda Atatürk, 1960</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Basının Önemi ve Güvencesi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/basinin-onemi-ve-guvencesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 15:46:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[Basının Önemi ve Güvencesi]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[fetva]]></category>
		<category><![CDATA[irtica]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[mürteci]]></category>
		<category><![CDATA[şeriat]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<category><![CDATA[uygarlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2551</guid>

					<description><![CDATA[Basın hiçbir biçimde kimsenin hükmü ve etkisi altında tutulamaz. Eylül 1919, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III Baylar,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Basın hiçbir biçimde kimsenin hükmü ve etkisi altında tutulamaz.</p>
<blockquote><p><strong>Eylül 1919, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Baylar, bir toplumun ortak ve genel duygu ve düşünceleri vardır. Toplumların değerleri, uygarlık düzeyleri, istek ve eğilimleri ancak bu genel duygu ve düşüncelerin açığa çıkması, belirmesi derecesiyle anlaşılır. Bir toplumu yöneten insanlar için, bir toplumun durumu üzerinde hüküm verebilecek dostlar ve düşmanlar için ölçü, bu toplumun kamuoyundan anlaşılan yetenek ve değerdedir. Bu nedenle uluslar kamuoylarını dünyaya tanıtmak zorundadır. Bütün dünyanın kamuoyunu öğrenmek ise yaşam gereklerinin düzenlemesi için zorunludur. Bu konuda ise eldeki araçların birincisi ve en önemlisi basındır; ulusun genel sesidir. Bir ulusu aydınlatmada ona doğru yolu göstermede, bir ulusun ihtiyacı olduğu düşünce besinini sağlamakta, sözün kısası, bir ulusu mutluluğa ulaştıracak olan ortak doğrultuda yürümesini sağlamada basın başlı başına bir güç, bir okul, bir kılavuzdur. Önem ve yüceliği uygar dünyada tam bir açıklık kazanmış olan basına hükümetimizin birinci derecede önem vermesi, bu yolda yapacağı çalışmayı ulusa yapmakla yükümlü olduğu yararlı hizmetlerin başında geleni sayması, yüce Meclisin kesinlikle isteyeceği şeylerdendir.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yaşam felsefesinin garip bir belirtisidir ki, her yararlı ve yeni şeye karşı, ne olursa olsun, bir güç çıkar. Buna bizim dilimizde irtica (gericilik) derler. İşte bu gericiliğin yok edilmesi için gerekli önlemler önceden alınmış olmalıdır. Bütün ulus güven ve iç rahatlığı içinde olmalıdır; çünkü, devrimi yapanların bu gibi olumsuz güçleri çıktığı yerde yok edecek gücü, yetenekleri ve önlemleri vardır. Kesinlikle yinelerim ki, ulusun egemenliği sonsuzdur.</p>
<p>***</p>
<p>Ulusumuz, üç buçuk yıllık bir zamana sıkıştırılması olanağı olmayan çok büyük bir devrim yapmıştır. Gerçekten, yüzyıllardan beri uymaya çalıştığımız bir yönetim biçiminin dışına çıkarak, dünyada benzeri bulunmayan bir devlet kurduk. Bu yenileşmenin kesinlikle karşıt bir eyleme yol açacağını hatırımızdan çıkarmamak gerekir. Bu eylemlere özel deyimiyle &#8220;irtica gericilik&#8221; derler. Yaptığımız işler ve aldığımız sonuçlara göre böyle gericilik olaylarını her zaman bekleyebiliriz. Kanla yapılan devrimler daha sağlam olur; kansız devrimler sonsuzlaştırılamaz. Ancak biz bu devrime ulaşmak için gereği kadar kan döktük. Bu kanlar yalnız savaş meydanlarında değil, ülke içinde de döküldü. Biliyorsunuz, Hendek&#8217;te, Bolu&#8217;da, Konya&#8217;da ve başka yerlerde birçok ayaklanmalar oldu ve bunların hepsi bastırılarak sorumluları cezalandırıldı. Dilerim ki yeter kan dökülmüş olsun ve bundan böyle kan dökülmesin! Mutlu devrimimize karşı düşünce ve duygu besleyenleri aydınlatmak, onlara doğru yolu gösterme aydınlara düşen ulusal ödevlerin birincisi ve en önemlisidir.</p>
<blockquote><p><strong>Ocak 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Basının genel yaşayışımızda, siyaset yaşamında ve Cumhuriyetin gelişip ilerlemesinde üzerine düşen görevleri anmak isterim. Basının tam ve engin özgürlüğünü iyi kullanması ne denli dikkat isteyen bir durum ortaya çıkardığını belirtmeyi de gereksiz bulurum. Yasaların her türlü sınırlamalarından önce bir yazarın bilime, ihtiyaca ve kendi siyasal görüşlerine olduğu kadar, yurttaşların haklarına ve ülkesinin, her türlü özel görüşlerin üstünde olan yüksek çıkarlarına da dikkat etmek ve saygılı olmak manevi zorunluğu, asıl bu zorunluk, genel düzeni sağlayabilir; bununla beraber bu yolda bir kusur, bir sürçme olsa bile, bu kusuru düzeltecek etken ve araç, geçmişte sanıldığı gibi basın özgürlüğünü kısıtlayan bağlar değildir. Tersine, basının neden olduğu zararları gidermenin aracının gene de basın özgürlüğünün kendisi olduğu inancındayız.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Gazeteler yürürlükte olan yasalar çerçevesi içinde özgürdür. Ancak bunların dışına çıktıkları zaman kovuşturmaya uğrarlar. Gazeteler, yasalara ve genel çıkarlara aykırı davranışları bilir veya onlara tanık olursa, gerekli yayınlarda bulunmalıdırlar.</p>
<blockquote><p><strong>1923, İ.Y</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ulusumuz, bağımsızlık savaşında, ne şeyhülislamların &#8220;dinin gereğidir&#8221; diye &#8220;irtica&#8221; çağrısı yapan fetvalarına, ne halife ve padişahın camilerden çalınan ve ayetlerle, hadislerle süslenmiş ve yaldızlanmış sancakları başlarında taşıyan halife ordularına, ne ulusal savaşa devamın hiç bir yarar sağlamayacağından başka büsbütün çöküşe ve yok olmaya neden olacağını ileri sürerek ulusu bağımsızlık ve egemenliğine önem vermemeye zorlayan Babıali ileri gelenlerinin aymazca ve bilgisizce çabalarına ve nihayet ne de uçaklarıyla halife padişahın bildirilerini savaşan ordumuzun saflarına atan ve halife adına hareket ettiğini söyleyen Yunan ordusunun aldatmacalarına hiç ilgi göstermedi, göstermez ve göstermeyecektir. Özellikle bundan sonra kesinlikle göstermeyecektir. Çünkü ulus yüzyıllardır bu gibi gericilerin, bilgisizlerin, ikiyüzlülerin, çıkarcıların serserilerin sözlerine inanmak saflığını gösterdiğindendir ki, bugün sazdan, çamurdan ilkel kulübelerde oturmak zorunda kalmış; çıplak ayaklarıyla, çıplak vücutlarıyla, çamurların, karların, yağmurların acımasız şamarları altında yeniden aklını başına toplamak zorunda kalmıştır.</p>
<blockquote><p><strong>1923; İ.Y</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Unutulmamalıdır ki, ulusun egemenliğini bir kişide, ya da birkaç kişinin elinde bulunmasından çıkar bekleyen cahil ve aymaz insanlar vardır. Hükümdarlar kendilerinde var olduğunu sandıklan bir gücün temsilcisi sayarlar ve bundan zevk alırlar. Fakat onların çevresindeki çıkarcılar buna dinsel bir nitelik vererek bütün ulusu aldatmaya, doğru yoldan saptırmaya çalışırlar. Nitekim şimdiye kadar çalışmışlardır da. Sonunda ulusun kulağı bu seslerle dolar ve ulus kulağını dolduran bu sözleri dinin gerekleri ve katıksız gerçek sayar. Böylelerine &#8220;mürteci-gerici , eylemlerine de &#8220;irtica denir. &#8220;Fetva ile ya da şu veya bu görüşlerle ulusu irticaya sürüklemek isteyenlerin yeri zindan olacaktır. Kesinlikle ve çekinmeden söylerim ki, ulusal egemenliğimizin en küçük bir yönünü şu veya bu biçimde sınırlamak isteyenler en koyun &#8220;mürteci&#8221;lerdir. Böylelerine karşı ulusun yapacağı şey anlan parçalamaktır.</p>
<blockquote><p><strong>1923; İ.Y</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türk basını, ulusun gerçek sesi ve iradesinin belirtisi olan Cumhuriyetin çevresinde bir kale oluşturacaktır. Bir düşünce kalesi, bir görüş kalesi. Basınla ilgili kişilerden bunu istemek Cumhuriyetin hakkıdır. Bugün ulusun içtenlikle bir birlik ve dayanışma halinde bulunması zorunludur. Bütün halkın esenliği ve mutluluğu bundadır. Uğraş daha bitmemiştir. Bu gerçeği ulusun kulağına, ulusun vicdanına gerektirdiği ulaştırmada basının görevi çok, çok önemlidir.</p>
<blockquote><p><strong>Şubat 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Aslında Türkiye&#8217;de &#8220;gerici mürteci yoktur. Kuruntu vardı, işkillenme vardı. Cumhuriyetin ilanı ve bunun zorunlu gereklerinden olan gereksiz kuruluşların kaldırılması üzerine herkesin açıkça gördüğü manzara, o kuruntulu ve işkilli kişiler için de iç açıcı olmuştur. Bundan sonra yalnız bir şey akla gelebilir. O da bazı bayağı politikacıların, adi çıkarcıların o kuruntu ve hayali uyandırmaya çalışmaları. Bu da tutkularını ve çıkarlarını karşılama düşüncesinden başka bir şey değildir. Emin olmanızı isterim ki, bütün varlığımla güven vermek isterim ki, böyleleri, her ne biçim ve yolla olursa olsun varlıkları sezinlendiği gün, Türk ulusu tarafından acımasızca ezilmeye hedef olmak tan kurtulamayacaklardır. Artık Türkiye, din ve şeriat oyunlarına sahne olmayacak kadar yüksektir. Böyle oyuncular varsa kendilerine başka sahne arasınlar. Geçmişin aymazlıkları, pas tutmuş araçları Türkiye halkının kafasından silinmiştir, bunda kimsenin kuşkusu, kararsızlığı olamaz. Vardığımız mutlu durumdan bir adım geri gitmek söz konusu olamayacağı kesin bir gerçektir. Türkiye&#8217;de Cumhuriyet vardır ve Cumhuriyetseverler vardır. Bu kutsal varlıkları yıkıcı kişiler artık Türkiye havasını zehirlenmeden teneffüs edemezler.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Kamuoyu gibi gösterilmek istenen yapay düşünceler, bir bakıma özel düşünceler sayılabilir. Değerli ve yararlı oldukları görülürse dikkate alınır. Fakat genel yönetimde uyulması gereken kurallar niteliğinde sayılmazlar.</p>
<blockquote><p><strong>5 Ocak 1925, Vakit Gazetesi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>İnsanların vicdanınla ilgili nitelikleri, basın özgürlüğü, siyasal özgürlük gibi daha ilk bakışta çok değerli olan etkenlerin, toplumu acılara ve yozlaşmaya sürükleyecek yanlış bir anlayışla kullanılmasına toplumun kendi varlığı ve yaşama nedeni engel olacaktır. Sayın baylar; basın özgürlüğünün sakıncalarını gidermenin gene basın özgürlüğüyle sağlanabileceği yolunda bu yüce Meclis&#8217;in yol gösterici ilkeler, eğer Cumhuriyetin ruhu olan erdemden yoksun atak kimselere basın alanında eşkiyalık fırsatını verirse, eğer okuyucu kandırıp aldatmayı iş edinenlerin düşünce alanındaki uğursuz etkileri, tarlasında çalışan masum yurttaşların kanlarının akmasına, yuvaların dağılmasına yol açarsa ve eğer eşkıyalığın en zararlısını benimseyen bu gibi aldatıcılar yasaların hoşgörülüğünden yararlanma olanağını bulurlarsa, Büyük Millet Meclisi&#8217;nin önlem alıcı, yok edici elinin uzanması ve uyarması elbette bir ödev olur. Besbellidir ki, Cumhuriyet çağının kendi anlayışını ve ahlaksal değerleriyle donanmış basını gene ancak Cumhuriyet&#8217;in kendisi yetiştirir. Bir yandan, geçmiş zamanların basılı kağıtlarının ve bunları çıkaranların düzelmelerine olanak olmayanlar ulusun gözünde belirli bir görüş alırken, öte yandan, Cumhuriyet basınının arı ve verimli alanı genişlemekte ve yükselmektedir. Büyük ve soylu ulusumuzun yeni çalışma ve uygarlık yolundaki yaşamını kolaylaştırıp isteklendirecek olan işte bu yeni anlayıştaki basın olacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Kasım 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ülkede kalem özgürlüğünün de, demokrat bir yönetime yakışır bir ağırbaşlılıkla kullanılmasında daha dikkatli davranıldığını ummak isterim. Özgürlüğün kötüye kullanılışı sonucu bir çok felakete uğramış olan bu ülkede, böyle bir dikkatin özellikle gerektiğine inanıyorum.</p>
<blockquote><p><strong>Kasım 1930, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adalete İlişkin Siyaset</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/adalete-iliskin-siyaset/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Aug 2019 20:01:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Adalete İlişkin Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[medeni hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusu]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal egemenlik]]></category>
		<category><![CDATA[yasa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2206</guid>

					<description><![CDATA[Adaletle ilgili siyasetimizin ana temeli, zamanın değişmesiyle yargıların da değişmesi gerekeceğinin yadsınamaz kuralıdır. Mart 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adaletle ilgili siyasetimizin ana temeli, zamanın değişmesiyle yargıların da değişmesi gerekeceğinin yadsınamaz kuralıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yasalarımız ulusal ihtiyaçlara, hukuk bilgimizin gösterdiği yolda yeniden düzeltilecek ve eksiklikleri tamamlanacaktır. Bütün yasalarımızın düzenlenmesi işinde her türlü örgütün ulusal egemenlik ilkelerine göre hareket edilecektir.</p>
<blockquote><p><strong>Nisan 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Medeni hukukta , aile hukukunda izleyeceğimiz yol ancak uygarlık yolu olacaktır. Bir işi günlüğüne, şöyle böyle yoluna koymak ve boş inanlara bağlı kalmak, ulusları uyandırmaya engel olan en ağır karabasandır. Türk ulusu, üzerine kabus çökmesine artık müsaade edemez.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Fakat, bundan daha önemli olan nokta: adalet anlayışımızı, yasalarımızı ve örgütümüzü, bizi bugüne kadar, bilinçli veya bilinçsiz olarak etkisi altında tutan ve çağın gereklerine uymayan bağlardan bir an önce kurtarmaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Büsbütün yeni yasalar düzenleyerek eski hukuk ilkelerini temelinden sökme işine girişiyorum. Yeni hukuk ilkeleriyle alfabesinden öğrenime başlayarak yeni bir hukukçu kuşağı yetiştirmek için bu okulu açıyoruz. Gördüğümüz bütün bu işlerde dayanağımız ulusumuzun yeteneği ve kesin isteğidir. Bu girişimlerde arkadaşlarımız, yeni hukuku, bizimle birlikte, sözünü ettiğim nitelikte anlamış olan seçkin hukuk bilginlerimizdir. Genel yaşamımızın yeni hukuk ilkeleri kuramsal ve uygulamalı alanda etkili oluncaya kadar geçecek zamana güvenlik sağlayan ulusun kendisi ve onun devrimlerdeki yorulmaz ve yıpranmaz gücü olacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Devrimin&#8217;in Diğer Devrimlerle Karşılaştırılması</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-devriminin-diger-devrimlerle-karsilastirilmasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Aug 2019 11:46:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[10 Temmuz]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün İzmit Basın Toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyetçi]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[fransız ihtilali]]></category>
		<category><![CDATA[Hakimiyet-i Milliye]]></category>
		<category><![CDATA[ihtilal]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Devrimin'in Diğer Devrimlerle Karşılaştırılması]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[usulçu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2055</guid>

					<description><![CDATA[10 Temmuz devrimi zorba bir hükümdarla ulus arasında, ne de olsa sınırlama ve koşullar yoluyla denge arayan bir&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>10 Temmuz devrimi zorba bir hükümdarla ulus arasında, ne de olsa sınırlama ve koşullar yoluyla denge arayan bir görüş elde etmeye yönelikti. Oysa bizim devrimimiz meşrutiyet yönetimini bile ulusun özgürlük ve bağımsızlığı için yeter saymaz. Ve sınırsız, koşulsuz egemenliği ulusun sorumluluğunda tutan köklü bir ilkeye dayanır. Bu ilkenin ilgili bulunduğu biçim hiç bir zaman eski biçimlerle karşılaştırma kabul etmez. Bu iki devrim arasındaki fark tanımlanamayacak kadar büyüktür, sanırım. Birincisi, ulusun huyu gereği aradığı özgürlük havasını teneffüs ettirdiğini sandıran bir harekettir. Fakat ikincisi ulusun özgürlük ve egemenliğini eylemli ve maddi olarak birleştirip ilan eden mutlu bir devrimdir; ve kuşkusuz, yalnız Türkiye&#8217;de değil, bütün dünyada önemli sayılmaya değer bir yeniliktir.</p>
<blockquote><p><strong>Aralık 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>&#8220;Devrimin yasası var olan yasaların üstündedir. Biz öldürülmedikçe, bizim kafalarımızdaki akım durdurulmadıkça başladığımız devrim ve yenilik ve devrim yasası bir an bile durmayacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>1923, Atatürk&#8217;ün İzmit Basın Toplantısı</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Gerçek devrimciler, ilerleme ve yenilik yolunda bir devrime yöneltmek istedikleri insanların ruh ve vicdanlarındaki gerçek eğilimi kavrayabilenlerdir. Bununla ilgili olarak şunu da söyleyeyim ki, Türk ulusunun son yıllarda gösterdiği hayranlık uyandıran başarılarının, yaptığı siyasal ve toplumsal devrimlerin gerçek sahibi kendisidir; sizsiniz. Ulusumuzda bu yetenek ve gelişme duygusu doğal olarak var olmasa idi, onu yaratmaya hiçbir güç yetmezdi. Herhangi bir gelişme durumunda bulunan bir topluluğu bu durumdan çıkarıp damdan düşer gibi herhangi bir gelişme aşamasına ulaştırmanın olanağı olmadığını açıklamaya elbette gerek yoktur.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>&#8220;Devrimin amacını kavramış olanların onu her zaman korumaya güçleri yetecektir.&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>1925, Cumhuriyet Gazetesi&#8217;nde 10 Kasım 1949 yılında yayınlanmıştır.</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Fransız ihtilali bütün dünyada özgürlük düşüncesini estirmiştir ve bu düşüncenin günümüzde ana kaynağıdır. Fakat o tarihten beri insanlık ilerlemiştir. Türk demokrasisi Fransız ihtilalinin açtığı yolu izlemiş, ancak kendisine özgü ayırt edici niteliğiyle gelişmiştir. Çünkü her ulus devrimini toplumsal ortamının baskıları ve ihtiyacına olan hal ve duruma ve bu ihtilal ve devrimin zamanına uygun olarak yapar.</p>
<blockquote><p><strong>8 Mart 1928, Hakimiyet-i Milliye Gazetesi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ülkenin ve devrimlerin içerden ve dışardan gelebilecek tehlikelere karşı bütün ulusçu ve cumhuriyetçi güçlerin bir araya gelmeleri gerekir.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1931, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Devriminde Güdülen Yöntem</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-devriminde-gudulen-yontem/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Aug 2019 11:07:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsızlık savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Devriminde Güdülen Yöntem]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal savaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2047</guid>

					<description><![CDATA[Bağımsızlık savaşı ve Türk devrimi, her atılımında ulusumuzun yüksek siyasal ve uygar karakteri ile ülkeyle ilgili düşüncelerindeki bilinçli&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bağımsızlık savaşı ve Türk devrimi, her atılımında ulusumuzun yüksek siyasal ve uygar karakteri ile ülkeyle ilgili düşüncelerindeki bilinçli birliğe dayanarak başarı kazanmıştır. &#8220;Cumhuriyet hükümetinin gördüğü işler, ancak ulusumuzun bu yüksek ahlak ve huyunda dayanak bularak her gün verimli bir eserini ortaya koyabilmektedir. Dün ve bugün olduğu gibi yarın da, ülke ve ulus için tek güç mutluluk ve refah kaynağı olan devrim ilkelerinin ve cumhuriyet rejiminin uygulanmasında düşünce ve el birliğinin belirtileri görülecektir.</p>
<blockquote><p><strong>Aralık 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Birçok ulusun kurtuluş ve yükseliş savaşında kızgın, öfkeli oldukları görülmüştür. Ama bu öfke Türk ulusunun bilinçli öfkesine benzemez.</p>
<blockquote><p><strong>Kasım 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türkün ata yurduna ve Türkün bağımsızlığına saldıranlar, kimler olursa olsun, onlara bütün ulusça silahlı olarak karşı çıkmak, onlarla savaşmak gerekiyordu. Ancak bu önemli kararın bütün gereklerini ve zorunluluklarını ilk günde söyleyip belirtmek elbette uygun olmazdı. Uygulamayı birtakım evrelere ayırmak ve olaylardan yararlanarak ulusun duygu ve düşüncelerini hazırlamak ve adım adım ilerleyerek amaca ulaşmaya çalışmak gerekiyordu. Beliren ulusal savaş, dıştan saldırıya karşı yurdun kurtuluşunu tek amaç saydığı halde, bu savaşın, başarıya ulaşıldıkça, ulusal iradeye dayanan yönetimin bütün ilkelerini ve biçimlerini evre evre bugünkü döneme kadar gerçekleştirmesi doğal ve kaçınılmaz bir tarih akışı idi. Bu kaçınılmaz tarih akışını gelenekten gelen alışkanlığı ile hemen sezinleyen padişah soyu ilk andan başlayarak ulusal savaşın acımasız bir düşmanı oldu. Bu kaçınılmaz tarih akışını ben de gördüm ve sezinledim. Ama, baştan sona, bütün evreleri kapsayan sezgilerimizi ilk anda bütünüyle açığa vurmadık ve söylemedik. İleride olabilecekler üzerine çok konuşmak, giriştiğimiz gerçek ve maddi savaşa boş kuruntular niteliğini verebilirdi ve dış tehlikenin yakın etkileri karşısında üzüntü duyanlar arasında da, geleneklerine, düşünme yeteneklerine, ruhsal durumlarına uymayan olası değişikliklerden ürkeceklerin ilk anda direnmelerine yol açabilirdi. Başarı için pratik ve güvenilir yol, her evreyi zaman geldikçe uygulamaktı. Ulusun gelişmesi ve yükselmesi için esenlik yolu bu idi. Ben de böyle yaptım. Ancak bu pratik ve güvenilir yolu, yakın çalışma arkadaşlarım olarak tanımış kişilerden bazılarıyla aramızda, zaman zaman, görüşlerde, davranışlarda, yapılan işlerde beliren temelli ve ikinci derecede anlaşmazlıkların, kırgınlıkların ve hatta ayrılıkların da nedeni ve açıklaması olmuştur. Ulusal savaşa birlikte başladığımız yolculardan bazıları, ulusal yaşamın bugünkü cumhuriyete ve cumhuriyet yasalarına kadar uzanan gelişmelerinde, kendi düşünce ve ruh yeteneklerinin kavramasının bitince bana direnmeye ve karşı çıkmaya başlamışlardır. &#8220;Bu son sözlerimi özetlemek gerekirse, diyebilirim ki, ben, ulusun vicdanında ve geleceğinde sezdiğim büyük gelişme yeteneğini bir ulusal sır gibi vicdanımda taşıyarak yavaş yavaş bütün toplumumuza uygulatmak zorundaydım.</p>
<blockquote><p><strong>1927, Nutuk</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Devrimi Nedir?</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-devrimi-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Aug 2019 11:04:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün İzmit Basın Toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[fransız ihtilali]]></category>
		<category><![CDATA[Karlsbad Hatıraları]]></category>
		<category><![CDATA[memnun]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Devrimi Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusallığı]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<category><![CDATA[yurt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2040</guid>

					<description><![CDATA[Benim elime büyük yetki ve güç geçerse, toplumsal yaşamımızda istenen devrimi bir anda bir &#8220;coup &#8211; darbe&#8221; ile&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Benim elime büyük yetki ve güç geçerse, toplumsal yaşamımızda istenen devrimi bir anda bir &#8220;coup &#8211; darbe&#8221; ile yapacağımı sanırım. Zira ben, bazıları gibi, halkı ve bilginleri yavaş yavaş benim görüşlerimin düzeyinde görmeye ve düşündürmeye alıştırarak bir devrim yapılabileceğini kabul etmiyorum ve böyle bir davranışa ruhum karşı çıkıyor. Bunca yıl yüksek öğretim gördükten, toplumsal ve uygar yaşamı inceledikten ve özgürlüğü tatmak için bir ömür harcadıktan sonra neden halkın düzeyine ineyim? Onları kendi düzeyime çıkarırım. Ben onlar gibi değil, onlar benim gibi olsunlar. Ancak şu da var ki bu konuda incelemeye değer bazı noktalar var. Bunları iyice kararlaştırmadan işe başlamak yanlış olur.</p>
<blockquote><p><strong>Temmuz 1918, Karlsbad Hatıraları</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>&#8220;Biz bir devrim yaptık. Bunu sürdürüyoruz. Ülkenin birçok yerinde, bilerek veya bilmeyerek, başkaldıranlar oldu. Bunları cezalandırdık. Şimdiye kadar yaptıklarımız ondan sonra yerine oturabilmiştir. &#8220;Biliyorsunuz ki Fransız büyük ihtilali hemen hemen yüzyıl sürmüştür. Köklü devrimin üç yılda bitebileceğini düşünmek hata olur. Hocaları memnun edelim, İslam dünyasını memnun edelim, herkesi memnun edelim dersek, amacımıza ulaşmış olamayız. Bir işi şöyle böyle yoluna koymaya çalışanlar temeli sağlam bir devrim yapamazlar. Bugünkü yoksulluk, sıkıntılar ve utanç verici hallerle zaten kimseyi memnun etmek olanağı yoktur. Yurt bayındır bir duruma geldiği gün, ulus zengin olduğu zaman herkes memnun olur.</p>
<blockquote><p><strong>Ocak 1923, Atatürk&#8217;ün İzmit Basın Toplantısı</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bu devrim ulusun esenliği uğruna, halk adına yapıldı. Ulusumuz demokratik bir hükümet kurmakla düşman ordularını yok etti. Yurdu düşman eline geçmekten kurtardı.</p>
<blockquote><p><strong>Şubat 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz devrimlerin amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamiyle çağdaş ve bütün anlam ve biçimleriyle uygar bir toplum haline getirmektir. Devrimlerimizin temel ilkesi budur. Bu gerçeği kabul edemeyen kafaları değiştirmek zorunludur. Şimdiye kadar ulusun kafasını paslandıran, uyuşturan bu düşüncede bulunanlar olmuştur. Ne olursa olsun kafalara yerleşmiş bu boş inanlar tümüyle çıkarılacaktır. Onlar çıkarılmadıkça kafalara gerçeğin aydınlığını sokabilme olanağı yoktur.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1925,Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türk devrimi nedir? Bu devrim, kelimenin ilk anda getirdiği &#8220;ihtilal&#8221; anlamından başka, ondan daha geniş bir değişimi dile getirir. Bugünkü devletimizin biçimi, yüzyıllardır süre süregelen biçimleri ortadan kaldıran en olgun ve gelişmiş biçim olmuştur. Ulusun, varlığını sürdürebilmek için bireyleri arasında düşündüğü ortak bağ, yüzyıllardır süregelen biçim ve niteliğini değiştirmiş, yani ulus, bireylerini, din ve mezhep bağlantısı yerine Türk ulusallığı bağı ile bir araya getirmiştir. Ulus, uluslararası genel savaşma alanında kendisinin yaşam ve güç nedeni olan bilim ve araçların ancak çağdaş uygarlıkta bulunabileceğini değişmez bir gerçek olarak ilke edinmiştir. Kısacası, baylar, ulus, saydığım değişiklerle devrimlerin doğal, zorunlu olarak, genel yönetiminin ve bütün yasalarının ancak dünyalık ihtiyaçlarından esinleneceğini kavramış ve ihtiyaçların değişim ve gelişimi sonucu, durmadan değişip gelişmesi esas olan dünyalık bir yönetim anlayışını yaşamanın nedeni saymıştır.</p>
<blockquote><p><strong>Kasım 1925, Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
