<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>devlet işleri &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/devlet-isleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 17 May 2020 20:09:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>devlet işleri &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Din Hakkında Fikri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturkun-din-hakkinda-fikri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 May 2020 20:09:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk orman çiftliği]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve din]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk'ün din hakkında fikri]]></category>
		<category><![CDATA[devlet işleri]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[millet ve din]]></category>
		<category><![CDATA[Niyazi Ahmet Banoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5136</guid>

					<description><![CDATA[ATATÜRK’ü dine karşı gibi gösterme çabasındaki gerici ve tutucu çevrelerin gerçek amacı, Türkiye Cumhuriyeti’nin lâik ve demokratik yapısını&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ATATÜRK’ü dine karşı gibi gösterme çabasındaki gerici ve tutucu çevrelerin gerçek amacı, Türkiye Cumhuriyeti’nin lâik ve demokratik yapısını değiştirmektir. Her fırsatta dinin gerekli bir kurum olduğunu vurgulayan ATATÜRK dine değil dini kullanarak çıkar elde eden çevrelere karşı olmuştur. O, dinin Allah ile kul arasında bireysel bir sorun olduğunu, kimsenin bunu istismar etmeye hakkı olmadığını düşünürdü. Tüm uygulamalar ve yasal düzenlemeler de bu esasa uygun yapılmıştır. Aşağıdaki anekdot ATATÜRK’ün dine bakış açısını yansıtması açısından önemlidir:<br />
&#8230;ATATÜRK’e Orman Çiftliği’nde baş başa kaldığımız bir gün, din hakkında ne düşündüğünü sordum. Bana dedi ki:<br />
“Din vardır ve gereklidir. Temeli çok sağlam bir dinimiz var malzemesi iyi, fakat bina, uzun asırlardır ihmale uğramış. Harçlar döküldükçe, yeni harç yapıp binayı takviye etmek gereği hissedilmemiş. Aksine olarak, birçok yabancı unsur (tefsirler, hurafeler) binayı daha fazla hırpalamış. Bugün bu binaya dokunulmaz, tamir de edilmez. Ancak zamanla çatlaklar derinleşecek ve sağlam temeller üstünde yeni bir bina kurmak gereği doğacaktır.<br />
Din bir vicdan meselesidir. Herkes, vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz, düşünüşe ve fikirlere karşı değiliz. Biz sadece, din, işlerini millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve eyleme dayanan gerici hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz.”</p>
<p><strong>Asaf İlbay</strong></p>
<p><em>Banoğlu; s. 258-259. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Reşit Galip&#8217;in Kafa Tutması</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/resit-galipin-kafa-tutmasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2020 01:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[devlet işleri]]></category>
		<category><![CDATA[dolmabahçe sarayı]]></category>
		<category><![CDATA[esat bey kimdir ?]]></category>
		<category><![CDATA[milli eğitim bakanı]]></category>
		<category><![CDATA[Niyazi Ahmet Banoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Reşit Galip]]></category>
		<category><![CDATA[reşit galip'in kafa tutması]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusu]]></category>
		<category><![CDATA[uygar insan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4980</guid>

					<description><![CDATA[ATATÜRK, her zaman doğru sözlü insanları takdir etmiş, kişisel duygularını devlet işlerine karıştırmamış, devlet işlerinde yalnız akıl ve&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ATATÜRK, her zaman doğru sözlü insanları takdir etmiş, kişisel duygularını devlet işlerine karıştırmamış, devlet işlerinde yalnız akıl ve mantık çerçevesinde hareket etmiştir. O, ülkenin ve halkın çıkarları söz konusu olduğunda tavır ve davranışlarını beğenmediği yetenekli insanlardan bile yararlanmasını bilmiştir. Başkalarına yaranmak için kendi kimliğini ve kişiliğini gizleyen insanları çevresinde tutmamaya daima özen göstermiştir.<br />
ATATÜRK, devlet işlerinde duygularına yer vermeyen ve uygar insan anlayışıyla bağdaşmayan kin ve nefret duygusundan uzak bir akıl insanıdır. Türk ulusunun kurtuluş ve Türk devletinin kuruluş mücadelesinde çok farklı görüş, anlayış ve niteliklere sahip insanlarla birlikte çalışması ve başarıya ulaşmış olması bunun en güzel kanıtıdır. Aşağıdaki anekdot da onun bu güzel anlayışına bir örnektir:<br />
Dolmabahçe Sarayı’nda bir akşam Dr. Reşit Galip eğitim sorunlarını eleştirirken sert bir dil kullanır. ATATÜRK:<br />
-Reşit Galip, Esat Bey benim hocamdır. Soframda hocam hakkında böyle konuşmanı istemem, deyince Reşit Galip tereddütsüz:<br />
-Burası sizin değil, milletin sofrasıdır. Biz saraydayız ama, hocanız sultan hocası değildir. Cumhuriyette eleştiri serbesttir, diye başlayınca ATATÜRK:<br />
-Sofradan kalk! emrini veriyor, Reşit Galip hiç aldırmayınca, ATA:<br />
-O hâlde ben kalkarım, diye sofrayı terk ediyor. Sofradakiler de dağılmaya hazırlanırken, yaver şu emri getiriyor:</p>
<p>-Cumhurbaşkanı hazretleri kendileri varmış gibi sofranın devamını rica ediyorlar.<br />
Ertesi sabah Reşit Galip, Ankara’ya hareket ediyor. Fakat aradan çok geçmeden Millî Eğitim bakanı oluyor.</p>
<p><em>Banoğlu; s. 227-228. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
