<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>demokrasi &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/demokrasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 12:07:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>demokrasi &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Halkçılık Anlayışı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturkun-halkcilik-anlayisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2020 06:33:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Halkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk'ün halkçılık anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürkçülük]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Hükûmeti]]></category>
		<category><![CDATA[halkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye büyük millet meclisi hükümeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5335</guid>

					<description><![CDATA[Halkçılık ilkesi herhangi bir sınıfın egemenliğini reddeden, halkın yönetimde kayıtsız koşulsuz egemen olduğu bir devlet düzenini benimser. Ayrıca&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Halkçılık ilkesi herhangi bir sınıfın egemenliğini reddeden, halkın yönetimde kayıtsız koşulsuz egemen olduğu bir devlet düzenini benimser. Ayrıca bölücü değil birleştiricidir. Türk halkının ortak çıkarlarını; halka açık, halka duyarlı, halka dayalı, halktan yana ve halkla iş birliği etmeyi öngören demokrasi yönetiminde görür. Aşağıdaki sözlerinde de anlaşılacağı gibi ATATÜRK, demokrasi ile halkçılığı eş anlamlı görmüştür:</p>
<p>“Bizim görüşümüz -ki halkçılıktır- kuvvetin, gücün, egemenliğin, yönetimin doğrudan doğruya halka verilmesidir, halkın elinde bulundurulmasıdır. Şüphe yok ki bu dünyada en geçerli anlayıştır.”</p>
<p>“Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti bir halk hükûmetidir. Ülke çıkarlarına yönelik konularda, görev açısından vatandaşlar ile hükûmet arasında ortaklık vardır.”</p>
<p>“Ne olduğumuzu bilelim. Kurtulmak, yaşamak için çalışan ve çalışmaya mecbur olan bir halkız! Bundan dolayı her birimizin hakkı vardır. Yetkisi vardır. Fakat çalışmak sayesinde bir hakkı kazanırız. Yoksa sırt üstü yatmak ve hayatını çalışmaktan uzak geçirmek isteyen insanların bizim toplumumuz içerisinde yeri yoktur, hakkı yoktur! O hâlde&#8230; Halkçılık, toplum düzenini çalışmaya, hukuka dayandırmak isteyen bir toplum sistemidir.”</p>
<p>“Bizim halkımız çıkarları birbirinden farklı sınıf hâlinde değil; aksine varlıkları ve çalışmalarının sonuçları birbirine lâzım olan sınıflardan ibarettir.”</p>
<p><em>Atatürkçülük (Birinci Kitap); s. 93-95.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devletin Egemenliği ve Devlette Egemenlik</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/devletin-egemenligi-ve-devlette-egemenlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 May 2020 09:31:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Egemenlik]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Devletin Egemenliği]]></category>
		<category><![CDATA[Devlette Egemenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasi Kuvvet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5086</guid>

					<description><![CDATA[Devlette egemenliğin varlığı iki temel imsele meydana getirir. 1. Egemenlik neden oluşmaktadır? Egemenlikte ne vardır? Sınırları nedir? Egemenliğe&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Devlette egemenliğin varlığı iki temel imsele meydana getirir.</p>
<p>1. Egemenlik neden oluşmaktadır? Egemenlikte ne vardır? Sınırları nedir? Egemenliğe dayalı hangi işler hukuken yapılabilir? Bu, devletin egemenliği meselesidir. Bu meselede devlet içerideki dayanağından, milletten ayn olarak soyut tasavvur edilmekte ve böylece siyasi kuvvetinin tabiat ve sınırlan tayin ve tespit edilmek istenmektedir. Devletin siyasi kuvveti, sinesinde var olan bireylerin ve topluluklann, varlığı dolayısıyla sınırlanmıştır, ne derece sımrlandmlmıştır? Bunu, kamu hukuku belirler. Devletin diğer devletlerin ve kendi örgütüne dâhil olmayan diğer şahıslann, varlığı dolayısıyla egemenliğinin derecesini de devletler hukuku gösterir. Bu nedenle, devletin egemenliği meselesi, tam anlamıyla, bir temel hukuk meselesi değildir.</p>
<p>2.Egemenlik meselesinin ortaya koyduğu ikinci temel mesele, devlette, devlet içinde egemenlik meselesidir. Bu doğrudan doğruya temel hukukla ilgilidir. Kamu hukukunun ve devletler hukukunun sınırlarını belirleyen egemenlik, kime aittir? Şunu söylemek gereklidir ki; devlet, bir hukuksal kavramdır. Gerçekte idare edenler egemenliği kullanırlar. O halde, devlette idare edenler kimler olmalıdır? Siyasi kuvvetin yasal olabilmesi için, devletin, soyut egemenliği, gerçekte kime verilmelidir? işte bu sorulara cevap veren, demokrasi ilkesidir.</p>
<p><em>Medeni Bilgiler, S. 51</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egemenlik</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/egemenlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 May 2020 09:27:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[23 Nisan Mesajları]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Egemenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Ulusal Egemenlik]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal egemenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5082</guid>

					<description><![CDATA[Mademki, devlet bir iradeye, bir egemenliğe sahiptir, onu ifade ve yerine getirmesi için birtakım araçlara ihtiyaç duyar. Bu&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mademki, devlet bir iradeye, bir egemenliğe sahiptir, onu ifade ve yerine getirmesi için birtakım araçlara ihtiyaç duyar. Bu araçlann sahibi olan devlet örgütünde millet meclisi ve hükümet örgütü esastır. Çağımızda, temeli bu olan örgütün dayandığı gelenek haline gelmiş, birtakım temel ilkeler vardır.</p>
<p>a. Demokrasi İlkesi, Halkçılık Bu ilkeye göre, irade ve egemenlik, milletin tamamına aittir ve ait olmalıdır. Demokrasi ilkesi, ulusal egemenlik şekline yenilik kazandırmıştır.</p>
<p>b. Temsili Hükümet İlkesi: Bu ilke, milli egemenliğin uygulanması ve gerçekleşmesini düzenler.</p>
<p>c. Devletin temel örgütünü tespit eden yasanın, diğer yasalara üstünlüğü ilkesi: Bu ilke, çağdaş örgüt temelinde, yasal hale gelmenin ve adli istikrarın meydana gelme sebebidir.</p>
<p>Bu saydığımız ilkeler (a, b, c) demokrasi ilkesinin binası gibi görülür. Gerçekte demokrasi ilkesi, pratik değerini ancak bu saydığımız ilkeler sayesinde kazanır.</p>
<p><em>Medeni Bilgiler, 50-51</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neden Demokrasi?</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/neden-demokrasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2020 21:43:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Demokrasi Anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Neden Demokrasi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5037</guid>

					<description><![CDATA[Artık bugün demokrasi düşüncesi sürekli yükselen bir denizi andırmaktadır. 20,ind yüzyıl birçok zorba hükümetlerin bu denizde boğulduğunu göstermiştir.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Artık bugün demokrasi düşüncesi sürekli yükselen<br />
bir denizi andırmaktadır. 20,ind yüzyıl birçok zorba hükümetlerin bu<br />
denizde boğulduğunu göstermiştir. Demokrasi ilkesi egemenliği kullanan<br />
araç ne olursa olsun esas olarak milletin egemenliğe sahip olmasını ve sahip<br />
kılmasını gerektirir.</p>
<p>Medeni Bilgiler, S. 27</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarihin Verdiği Ders</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/tarihin-verdigi-ders/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 15:14:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Afet İnan]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Hatıralar]]></category>
		<category><![CDATA[Belleten Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihin Verdiği Ders]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2544</guid>

					<description><![CDATA[Tarih ne güzel aynadır. Özellikle ahlaktan yana gelişmemiş olan topluluklar en yüce kutsal kavramlar karşısında bile insanı küçülten&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarih ne güzel aynadır. Özellikle ahlaktan yana gelişmemiş olan topluluklar en yüce kutsal kavramlar karşısında bile insanı küçülten duygulara bağlı kalmaktan kendilerini alıkoyamıyorlar. Tarihe geçen bütün olaylarda, bu olaylara yol açanların tutum, eylem ve davranışı onların ahlak düzeyini açıkça gösterir.</p>
<blockquote><p><strong>Temmuz 1915, Belleten Dergisi, Cilt VII</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Çağdaş demokraside, kişisel özgürlükler özel bir değer ve önem kazanmıştır. Artık kişisel özgürlüklere devletin herhangi bir kimsenin karışması söz konusu olamaz. Ancak bu denli yüksek ve değerli olan kişi özgürlüğünün uygar ve demokrat bir ulusta ne demek olduğu, özgürlük kelimesinin kesin bir biçimde düşünülebilen anlamıyla anlaşılamaz. Sözü edilen özgürlük toplumsal ve uygar insan özgürlüğüdür. Bu nedenle kişi özgürlüğü düşünülürken her bireyin ve bütün ulusun ortak çıkarları ve devlet varlığı göz önünde bulundurulmak gerekir. Başkasının hak ve özgürlüğü ve ulusun ortak çıkarları kişi özgürlüğünü sınırlandırır. Kişi özgürlüğünü sınırlandırmak devletin hemen hemen temel ödevidir. Çünkü devlet kişi özgürlüğünü sağlayan bir örgüt olmakla beraber, aynı zamanda bütün özel çalışmaları, genel ve ulusal amaçlar için birleştirmekle görevlidir. &#8220;Özgürlük bankasına zararı olmayacak her türlü eylemde bulunmaktır&#8221; denildiği zaman yurttaş özgürlüğünün amacı olduğu, devletin bu amacı sağlamak için bir araç sayıldığı söylenmiş olur. Ama ulusun genel çıkar ve amacını koruyacak olan da bu araçtır.</p>
<blockquote><p><strong>Atatürk&#8217;ten Hatıralar, Afet İnan</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bir ülkenin, bir ülke haklarının düşmandan zarar görmesi acıdır. Fakat kendi soyundan olan, büyük bildiği kimselerin vefasızlığına uğraması, onlardan büyük zarar görmesi daha acıdır. Bu kalp ve vicdanlar için onulmaz bir yaradır. Kendimizi için değil, ulusumuz için el birliğiyle çalışalım, çalışmaların en güzeli, en yücesi budur.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk-Amerikan Dostluğu</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-amerikan-dostlugu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 12:09:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan elçisi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Ruşen Eşref Ünaydın]]></category>
		<category><![CDATA[Türk-Amerikan Dostluğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2479</guid>

					<description><![CDATA[Amerikan elçisi ile bir konuşma Siz yeni dünyanın en eski demokrasisiniz, biz eski dünyanın en genç bir demokrasisiyiz.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6>Amerikan elçisi ile bir konuşma</h6>
<p>Siz yeni dünyanın en eski demokrasisiniz, biz eski dünyanın en genç bir demokrasisiyiz. Siz yeni dünyanın büyük demokrasisi, bu eski dünyadaki yeni demokrasi kardeşinizle ilgileniniz, ona önem veriniz. Biz dostuz, çok daha dost olacağız.</p>
<blockquote><p><strong>Ruşen Eşref Ünaydın, Atatürk</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hükûmetin Niteliği</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/hukumetin-niteligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jul 2019 16:08:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bolşevik]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Hükûmeti]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Hükûmetin Niteliği]]></category>
		<category><![CDATA[komünist]]></category>
		<category><![CDATA[Millet Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetperver]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı hükûmeti]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalist]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[ulussever]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2007</guid>

					<description><![CDATA[Baylar! Bizim hükûmetimiz demokratik bir hükûmet değildir, sosyalist bir hükûmet değildir ve gerçekten kitaplarda bulunan hükûmetlerin, İslamlık niteliği&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Baylar! Bizim hükûmetimiz demokratik bir hükûmet değildir, sosyalist bir hükûmet değildir ve gerçekten kitaplarda bulunan hükûmetlerin, İslamlık niteliği bakımından, hiçbirine benzemeyen bir hükûmettir. Ama ulusal egemenliği, ulusal iradeyi yansıtan bir hükûmettir; bu nitelikte bir hükûmettir. Bilimsel ve toplumsal bakımdan bizim hükûmetin adını koymak gerekirse Halk hükûmeti deriz. Anayasamızın birinciden dördüncüye kadar olan maddeleri hükûmetin ne olduğunu, kimin tarafından yönetildiğini, yöneten kurulun güç ve yetkisini açıkça belirtmiştir. Biçim ve nasılı saptanmıştır. Ama toplumsal öğreti bakımından düşündüğümüz zaman da biz hayatını, egemenliğini kurtarmaya çalışan emekçileriz. Zavallı bir halkız. Ne olduğumuzu bilelim. Kurtulmak için, yaşamak için çalışan ve çalışmak zorunda olan bir halkız. Gerçi her birimizin hakkı vardır; yetkisi vardır ama hak ancak çalışma ile elde edilebilir. Yoksa sırt üstü yatmak ve hayatını hiç çalışmadan geçirmek isteyen insanların bizim toplumumuzda yeri yoktur. Öyleyse belirtiniz baylar: halkçılık, toplumsal düzeni çalışma haklarına dayandırmak isteyen toplumsal bir öğretidir. Baylar: biz bu halkımızı korumak, egemenliğimizi güvence altında bulundurabilmek için, bizi yok etmek isteyen emperyalizme karşı, bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı bütün ulusça savaşmayı uygun gören bir ilkeyi izleyen insanlarız. Bu nedenle bu ve bu gibi örgütler ve açıklamalarla hükümetimizin dayandığı temelin toplum bilime dayandığını açıkça görürüz. Ama ne yapalım ki bu demokrasiye benzemiyormuş, sosyalizme benzemiyormuş, hiçbir şeye benzemiyormuş: Baylar, biz benzememekle ve benzetmemekle övünmeliyiz&#8230; Çünkü biz bize benzeriz.</p>
<blockquote><p><strong>Aralık 1921, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yeni Türkiye&#8217;nin eski Türkiye ile hiçbir ilgisi yoktur. Osmanlı hükûmeti tarihe gömülmüştür. Şimdi yeni bir Türkiye doğmuştur. Gerçi ulus değişmemiştir. Aynı Türk öğeleri bu ulusu oluşturuyor. Ancak yönetim biçimi değişmiştir. Ankara&#8217;da ulusal hükûmet kurulmadan önce İstanbul&#8217;da bir padişah ve bunun hükûmeti vardı. Ulus, ülke işlerine, görevi sadece yasa yapmak olan meclis aracılığıyla katılabiliyordu. Bu hükûmet biçimi ulusa, istediği bağımsızlık ve özgürlüğü vermede yetersiz kalıyordu. Yeni hükûmet hem ulusça atanmıştı, hem de yürütme ve yasama gücü olan mebuslardan oluşur. Bu mebuslardan bazıları yönetim işlerinin ayrıntılarını düzenlemek ve halk adına denetlemede bulunmak için görevlendirilmişlerdir. Gerçekte egemen olan, her şeyi yöneten yer Millet Meclisi&#8217;dir. Şurası unutulmamalıdır ki, bu yönetim biçimi bolşevik sistemi değildir. Çünkü biz ne bolşevik, ne de komünist, ne biri, ne öteki olamayız. Çünkü biz ulusseveriz, dinimize saygılıyız. Sözün kısası, bizim hükûmet biçimimiz tam bir demokrasidir. Ve dilimizde bu hükûmete &#8220;Halk Hükûmeti&#8221; denir.</p>
<blockquote><p><strong>Aralık 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Doğrusu biz üç buçuk yıl öncesine kadar bir topluluk halinde yaşıyorduk. Bizi istedikleri gibi yönetiyorlardı. Dünya bizi temsil edenlere göre tanıyordu. Üç buçuk yıldır tam olarak bir ulus olarak yaşıyoruz. Bunun nesnel ve belirgin tanığı hükûmetimizin biçimi, hükümetimizin niteliğidir. Hükümete de yasa, Büyük Millet Meclisi adını verdi. Arkadaşlar, bir hükümet iyi midir, kötü müdür? Hangi hükümetin iyi ya da kötü olduğunu anlamak için, hükümetten ne beklenir, bunu düşünmek gerekir. Hükümetin iki amacı vardır. Biri ulusun korunması, ikincisi ulusun refah içinde yaşamasını sağlamak. Bu iki şeyi sağlayan hükümet iyidir, sağlayamayan kötüdür.</p>
<p>***</p>
<p>(Konya tüccarlarından Kaşıkçızade Tahir&#8217;in hükümetin ticaretimizi geliştirmek için ne düşündüğünü sorması üzerine) Mustafa Kemal Paşa tekrar ayağa kalkarak sözlerine devam etti: Arkadaşlar, Kaşıkçızade Tahir Efendi kardeşimizin bu sorusunun açıklanması, aydınlatılması gerekir. Kendileri, hükümet ticaret hakkında ne düşünüyor diye soruyor. Her şeyden önce şunu söyleyeyim ki, bendeniz aranızda hükümet adına değil, meclis adına değil, ordu adına değil, sadece bir mebus olarak, belki de yalnız bir arkadaşınız olarak bulunuyorum. Onun için sorunuza hükümet adına cevap vermeye yetkim yoktur. Bildiğiniz gibi, hükümetimiz Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetidir. Hükümet meclisin kendisidir. Meclis ise bana şu ya da bu konuda bizim görüşümüzü açıkla diye bir karar ve o karar sonucu bir yetki vermiş değildir. Eğer hükümet sözüyle demek istediğiniz, meclis değil de devlet bölümlerinde kendi adına işleri yürütmek için vekil olarak atadığı kurul ise, onların adına da söz söylemeye yetkili değilim. Çünkü gene bilirsiniz ki, vekiller kurulu üyeleri, anayasa hükümlerine göre gerek birey olarak, gerekse toplu olarak meclise karşı sorumludur. Bu nedenle kendi sorumlulukları altında kendi görevlerini yerine getirmesi gereken kimseler adına söz söylemeyi uygun bulmuyorum. Eğer sorunuzu &#8220;sen ne diyorsun? Sen ticaretimiz hakkında ne düşünüyorsun?&#8221; diye sorsaydınız, o zaman cevap vermede bir sakınca görmezdim ve kabul ediyorum ki asıl istediğiniz de budur. Ben de böylece ne düşündüğümü sunmuş oluyorum.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türkiye&#8217;nin Batı&#8217;daki cumhuriyetlerden ayrılığı sadece bir biçim sorunudur. Cumhuriyetle yönetilen başka ülkelerde olduğu gibi, bizim de egemenliği olan bir parlamentomuz var. Ancak bizim Büyük Millet Meclisi&#8217;nin hem yasama, hem yürütme yetkisi vardır. Başka yerlerde olduğu gibi, bizde de bakanlar kendi bakanlıklarıyla ilgili işlerden sorumludur. Başka yerlerde yeni Türkiye devletinin işlerini yürütmeyle görevli bakanların millet meclisi elinde bir oyuncak olduğu sanılıyor. Bu yanlıştır. Bakanların sorumluluğu ve durumuyla ilgili sorun da, anayasada yapılacak değişikliklerle saptanmış olacaktır. Sonuç olarak şunu söyleyeyim ki, cumhurbaşkanı, hükümet başkanı ve sorumlu bakanlardan oluşan bir hükümet kuracağız.</p>
<blockquote><p><strong>Eylül 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
