<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dava &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/dava/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 12:07:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>dava &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ulusal Savaş ve Doğu Ülkeleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ulusal-savas-ve-dogu-ulkeleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jul 2019 15:04:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[dava]]></category>
		<category><![CDATA[doğu]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Emperyalizm]]></category>
		<category><![CDATA[mısır büyükelçisi]]></category>
		<category><![CDATA[sömürgecilik]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Ulusal Savaş ve Doğu Ülkeleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1981</guid>

					<description><![CDATA[Anadolu bu savunmasıyla yalnız kendi yaşamını ilgilendiren görevi yerine getirmekle kalmıyor, belki bütün Doğu&#8217;ya yönelik saldırılara engel oluyor.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu bu savunmasıyla yalnız kendi yaşamını ilgilendiren görevi yerine getirmekle kalmıyor, belki bütün Doğu&#8217;ya yönelik saldırılara engel oluyor. Baylar, bu saldırılar kesinlikle kırılacaktır. Bütün bu saldırılar, ne olursa olsun, son bulacaktır. İşte ancak o zaman Batı&#8217;da, bütün dünyada, gerçek rahatlık gerçek refah ve insanlık egemen olabilecektir.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1921, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türkiye&#8217;nin bugünkü savaşının yalnız Türkiye&#8217;nin savaşı olmadığını bütün arkadaşlarımız belirtmişseler de, bunu bir kez daha vurgulamak gereğini duyuyorum. Türkiye&#8217;nin bugünkü savaşı yalnız kendi ad ve hesabına olsaydı, belki daha kısa, daha az kanlı olur, daha çabuk bitebilirdi. Türkiye kesin kararlılık içinde önemli bir çaba sarfediyor. Çünkü savunduğu, bütün zulüm gören ulusların, bütün Doğu&#8217;nun davasıdır ve bunu sona erdirinceye kadar Türkiye, kendisiyle beraber olar olan Doğu uluslarının kendisiyle beraber yürüyeceğinden emindir. Türkiye bugüne kadar çıkmış tarih kitaplarının gerektirdiklerini değil, tarihin gerçek gereklerini izleyecektir. Gerçekte, eldeki tarih kitaplarındaki olaylar, ulusların düşüncelerindeki, davranış ve isteklerindeki gerçeği yansıtamamaktadır.</p>
<blockquote><p><strong>Temmuz 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bir sabah Mısır Büyükelçisi’ne, Çankaya sırtlarından doğmakta olan güneşi göstererek söyledikleri:</p>
<p>Doğudan şimdi doğacak olan güneşe bakınız! Bugün, günün ağardığını nasıl görüyorsam, uzaktan, bütün doğu milletlerinin de uyanışını öyle görüyorum. Bağımsızlık ve özgürlüğüne kavuşacak daha çok kardeş millet vardır. Onların yeniden doğuşları, şüphesiz ki ilerlemeye ve refaha yönelmiş olarak gerçekleşecektir. Bu milletler, bütün güçlüklere ve bütün engellere rağmen, bunları yenecekler ve kendilerini bekleyen geleceğe ulaşacaklardır. Sömürgecilik ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve yerlerini, milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir uyum ve işbirliği çağı alacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1933 (Dünya gazetesi, 20 Aralık 1954)</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hüsrev Gerede</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/husrev-gerede/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jul 2019 15:36:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Belleten Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[dava]]></category>
		<category><![CDATA[devrimci]]></category>
		<category><![CDATA[ırk]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1588</guid>

					<description><![CDATA[Bu büyük devrimci, neslinin, ırkının deha ve kudretini benliğinde toplamış bu ulu adam; kendi kişiliğinde soylu ulusumuzun asîl&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu büyük devrimci, neslinin, ırkının deha ve kudretini benliğinde toplamış bu ulu adam; kendi kişiliğinde soylu ulusumuzun asîl karakterini, kanında da Türk ateşinin aydınlatıcı alevini, beyninde ise Türklük ülküsünün engin dâvasını yaşatan bir insandı.</p>
<blockquote><p><strong>Belleten Dergisi, 1956</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yakup Kadri Karaosmanoğlu</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/yakup-kadri-karaosmanoglu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jul 2019 14:49:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[başbuğ]]></category>
		<category><![CDATA[Belleten Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[dava]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[elmacık]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[general]]></category>
		<category><![CDATA[gurur]]></category>
		<category><![CDATA[inkılap]]></category>
		<category><![CDATA[ıstırap]]></category>
		<category><![CDATA[kahraman]]></category>
		<category><![CDATA[kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[kın]]></category>
		<category><![CDATA[mareşal]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[milli irade]]></category>
		<category><![CDATA[müstesna]]></category>
		<category><![CDATA[napoleon]]></category>
		<category><![CDATA[ordu]]></category>
		<category><![CDATA[otağ]]></category>
		<category><![CDATA[türk ordusu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[vatan]]></category>
		<category><![CDATA[yakup kadri karaosmanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1556</guid>

					<description><![CDATA[Kendisi resimlerinin hepsinden daha sevimli, daha canlı, daha müstesna bir simadır. Elmacık kemikleri çıkık, ağız kemikleri kuvvetli ve&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kendisi resimlerinin hepsinden daha sevimli, daha canlı, daha müstesna bir simadır. Elmacık kemikleri çıkık, ağız kemikleri kuvvetli ve alnı serttir. Ve bu yüzün görünüşünde çok zahmet çekmiş, çok uğraşmış, çok düşünmüş kimselerin çehresindeki ifade var, fakat hiçbir yorgunluk belirtisi gözükmemek şartıyla..</p>
<p>***</p>
<p>Her kahramanın, her dahinin mezarı olan kibir ve gurur O&#8217;nun semtine bile uğramamıştır.</p>
<p>***</p>
<p>Ne vakit ki, Milli İrade yeniden &lt;&lt;Olsun!&gt;&gt; dedi ve Türk ordusu yeniden oldu; ne vakit ki bu ordu kendisine bir başbuğ buldu ve bu başbuğ vatanın göbeğinde otağını kurdu; o vakit hepimiz için yeni bir âlem ve yeni bir hayat başladı.</p>
<blockquote><p><strong>Ergenekon, 1929, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>O, on seneden beri kılıcını bir dakika kınına koymamış, bir dakika rahat yüzü görmemiş, kırk yaşında solgun benizli bir askerdir.</p>
<p>O, her şeyden önce ıstırap çeken, sıkıntı ve zorluklar içinde her gün biraz daha yıpranan bir vatan fedaisidir. O, bu vatanın acılarında doğdu ve yalnız bu acıları temsil ediyor.</p>
<blockquote><p><strong>Ergenekon, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Atatürk&#8217;ün asil yüreği &#8211; pas tutmayanlar madenler gibi- kin nedir, hiç bilmemiştir. Devlet, millet, inkılâp dâvalarındaki husumetleri ne kadar sert ve derinse, kendi şahsı ve özel hayatı ile ilgili konulardaki hiddetleri o derece hafif ve geçici idi.</p>
<p>***</p>
<p>O, kudret ve heybetini sinirlerinden ve adalesinden alan bir kahraman değildi. Çünkü, O&#8217;nun kahramanlığı, Promete&#8217;nin Tanrılığı gibi sırf akıldan, zekâdan, ruhtan gelen insanî ve spiritüel* bir kahramanlıktı.</p>
<p>*ruhsal</p>
<blockquote><p><strong>Atatürk, 1938</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Mustafa Kemal&#8217;i kendinden önce gelip geçmiş Türk ulularından ayıran tek özellik O&#8217;ndaki &lt;&lt;intuition: seziş&gt;&gt; kudretiydi. Bu kudret sayesindedir ki, O, milletinin şuuru altında yaşıyan emelleri, temayülleri, kabiliyetleri ve imkânları keşfedip aydınlığa çıkarmıştı.</p>
<blockquote><p><strong>Belleten Dergisi, 1958</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Mustafa Kemal, en güç ve en tehlikeli vaziyetlerin adamıdır. İşin ağırlığı nisbetinde cür&#8217;et ve cesareti galeyana gelirdi. Onun için teze bir şevkle ilk ateş hatlarına atıldı.</p>
<p>***</p>
<p>Türkiye&#8217;nin son savaş tarihi General ve Mareşal Mustafa Kemal&#8217;in tek bir yenilgisini, tek bir hatasını kaydetmemektedir. Devlet kurucusu ve siyaset eri olarak ise Fransız İmparatoru Napoleon, birinci  Türk Cumhurbaşkanının yanında bedbaht bir cücedir.</p>
<p>***</p>
<p>O, yüz elli yıldan beri, bütün Osmanlı Devletini korkudan zangır zangır titretmek için Şimal Denizindeki adasından Saray ve Babıâliye ufak bir tehdit işareti yapması kâfi gelen bir imparatorluğun ordusunu; bir avuç çarıklı Anadolu çocuğu ile Çanakkale&#8217;de tepeleyivermişti.</p>
<p>***</p>
<p>O, Türk ordusuna yüz elli, belki iki yüz seneden beri özlemini çektiği bir &lt;&lt;zafer&gt;&gt;in gururunu ve Türk milletine bunun şevkini vermişti.</p>
<p>***</p>
<p>O, bizim için, yolumuz üstünde kendisine her zaman rasgelmemiz mümkün olan bir vefalı hızır veya cana yakın bir ruh değil miydi?</p>
<blockquote><p><strong>Atatürk, 1961</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
