<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>cumhuriyet &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/cumhuriyet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 14 Jul 2020 10:24:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>cumhuriyet &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Cumhuriyet Hedefi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/cumhuriyet-hedefi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2020 14:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Afet İnan]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve afet inan]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün El Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Hedefi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5682</guid>

					<description><![CDATA[Atatürk’e ait el yazısı metin : Benim için bir tek hedef vardır: Cumhuriyet hedefi! Bu hedefe vasıl olmak&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk’e ait el yazısı metin :</p>
<p>Benim için bir tek hedef vardır: Cumhuriyet hedefi! Bu hedefe vasıl olmak için, muayyen yolda yürüyen arkadaşların muvaffak olması için, başvurulan doğru yolda, namuskârane yolda çok çalışmak ve faal olmak lâzımdır. Arkadaşlar, benden iltimas beklenmemelidir. Hepiniz, benim nazarımda kıymetli, yüksek kardeşlersiniz. Ama, hepinize gösterdiğim hedef kutsî bir hedeftir. Oraya yöneliksiniz. Hanginiz daha güzel yollarla, muvaffakiyetlerle oraya vasıl olursanız onu takdir edeceğim, alkışlayacağım. Benden iltimas ve tarafgirlik beklemeyiniz arkadaşlar! Adam olanlar, insan olanlar, fikirleri olanlar, yüksek ideali olanlar kıymetlerini göstersinler! Benim, size kardeşçe söyleyeceğim şey budur.</p>
<p>(Afetinan, Atatürk’ün B.N.M., s. 38)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neden Cumhuriyet</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/neden-cumhuriyet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2020 11:20:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Çağdaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet ve İlerleme]]></category>
		<category><![CDATA[İmkan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5665</guid>

					<description><![CDATA[Cumhuriyet, imkân demektir. Cumhuriyet, yalnızca adıyla bile fert hürriyetini aşılayan sihirli bir aşıdır. Görülecektir ki, Cumhuriyet imkânları olan&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet, imkân demektir. Cumhuriyet, yalnızca adıyla bile fert hürriyetini aşılayan sihirli bir aşıdır. Görülecektir ki, Cumhuriyet imkânları olan her memleket, hürriyet davasında er geç muvaffak olacaktır. Cumhuriyet, kendisine bağlı olanları en ileri zirvelere götüren imkânları verir. Bağımsızlık ve hürriyetine sahip olan milletler, ilerleme yolunda imkânlara sahip demektirler. O halde cumhuriyet, her alanda ilerlemenin de en belirgin teminatıdır. Cumhuriyeti bu mânasıyla ve bu kapsamıyla anlamak lâzımdır.</p>
<p><em>(Atatürk’ten B.H., s. 45)</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meclisin Feshi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/meclisin-feshi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2020 06:53:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Meclis Konuşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk TBMM Konuşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Meclis]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Cumhuriyete Olan İnancı]]></category>
		<category><![CDATA[Başkanlık Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Meclisi Fesih Hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5601</guid>

					<description><![CDATA[Efendiler! insanlar kuvvet kullanmaya ve özellikle başkalarının kuvvetini kullanmaya doğuştan mütemayil oldukça, bu kaideyi çok kıskanç olarak muhafaza&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Efendiler! insanlar kuvvet kullanmaya ve özellikle başkalarının kuvvetini kullanmaya doğuştan mütemayil oldukça, bu kaideyi çok kıskanç olarak muhafaza etmekte direnmelisiniz. fiimdiye kadar bu milletin meclisinin devam edememesi, bu “Gerektiğinde Meclis’in feshi” kaydının bu yapraklarda, bu kitaplarda ve bu dünyada mevcudiyetinden doğmuştur. Bu yetkiyi istediğiniz heyete veriniz, mutlaka suiistimal eder. Padişahlar, işte bu noktaya dayanarak, milletimizin meclislerini hor göre göre kovmuşlardır. Bu sebeple böyle bir kayıt ve şartın, Anayasa’da hiçbir vakit de yeri olmayacaktır.</p>
<p><em>1921 (Devre: I, İçtima: 2, Toplantı: 120, I. T.B.M.M. Zabıt Cerideleri, 1958)</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Devrimcilik Anlayışı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturkun-devrimcilik-anlayisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2020 13:19:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk devrimleri]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve devrim]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk'ün söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[devrimlerin ana ilkesi]]></category>
		<category><![CDATA[türk halkı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5143</guid>

					<description><![CDATA[ATATÜRK devrimlerinin amacı, uzun yılların ihmaliyle cehalete ve yoksulluğa mahkûm edilmiş, ağa-şeyh-keyfî yönetim üçgeninde zulme uğramış ve kaderciliğe&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ATATÜRK devrimlerinin amacı, uzun yılların ihmaliyle cehalete ve yoksulluğa mahkûm edilmiş, ağa-şeyh-keyfî yönetim üçgeninde zulme uğramış ve kaderciliğe itilmek suretiyle kullaştırılmış Türk halkının üzerindeki ölü toprağını atarak çağdaş bir devlet ve toplum sistemi oluşturmaktı. Ancak bu şekilde Türkiye karnı tok, sırtı pek, yüzü gülen uygar insanların insanca yaşadığı bir ülke olabilirdi.</p>
<p>Atatürkçülüğün devrimcilik ilkesi hem gerçekleştirilen devrimlere bağlılığı, onu korumayı, yaşatmayı hem de yapılanlarla yetinmeyip çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkmayı gerçekleştirecek ve gelişen, değişen, yenileşen evrende toplumlar arasında çağdaş kalmayı sağlayacak başka yenilikleri de gerçekleştirmeyi amaçlar.</p>
<p>Türkiye bugünkü konumuna kolay gelmemiştir. O nedenle çıkarları kaybolan ağa-şeyh ve benzerlerinin günümüzdeki temsilcilerinin devrimlere yönelik kamufle edilmiş sahte düşüncelerine, açık ve gizli saldırılarına karşı ulusça bilinç düzeyinde uyanık olmalıyız. ATATÜRK’ün aşağıdaki öğütlerini dikkatle izlemeyi görev bilmeliyiz:</p>
<p>“Efendiler, yaptığımız ve yapmakta olduğumuz devrimlerin amacı Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve bütün anlam ve görünüşüyle uygar bir toplum hâline ulaştırmaktır.</p>
<p>Devrimlerimizin ana ilkesi budur. Bu gereği kabul edemeyen zihniyetleri darmadağın etmek zorunludur, şimdiye kadar milletin beynini paslandıran, uyuşturan, bu anlayışta bulunanlar olmuştur. Her hâlde anlayışlarda var olan uydurma ve boş fikirler tamamen çıkarılacaktır. Onlar çıkarılmadıkça beyne gerçeğin nurlarını sokmak imkânsızdır.</p>
<p>Biz, büyük bir devrim yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük. Birçok eski kurumları yıktık. Bunların binlerce taraftarı vardır. Fırsat beklediklerini unutmamak lâzım. En ileri demokrasilerde bile rejimi korumak için sert önlemlere başvurulmuştur. Bize gelince, devrimi koruyacak önlemlere daha çok muhtacız.</p>
<p>Her yeni devrime karşı bir tepki olacaktır. Bu olmayacak bir şey değildir. Bunu beklemek lâzımdır. Mutlaka, çok yakında olacak bir şeydir. Herhangi bir şekil veya yönde olabilir. Kamuoyunu yalan yanlış saptırmalarına kaptırmamak, aydınlatmak lâzımdır.”</p>
<p><em>Atatürkçülük (Birinci Kitap); s.115-119.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Gün Atatürk Gizlice Köşkten Kaçtı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/bir-gun-ataturk-gizlice-koskten-kacti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2020 12:22:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk köşkü]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve bitlis]]></category>
		<category><![CDATA[atatürkün fikir sofrası]]></category>
		<category><![CDATA[atatürkün köşkü]]></category>
		<category><![CDATA[atatürkün sofrası]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[ismet bozdağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4865</guid>

					<description><![CDATA[Yüzyıllar, Türk halkı içerisinde en çok Türk köylüsünün ezilmişliğine tanıklık etmiştir. Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yüzyıllar, Türk halkı içerisinde en çok Türk köylüsünün ezilmişliğine<br />
tanıklık etmiştir. Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan<br />
köylüdür diyen ATATÜRK, köylünün ihmal edilmişliğini bir türlü<br />
kabullenememiştir. Yapılmış olan haksızlıkları 1 Mart 1922’de Büyük Millet<br />
Meclisinde yaptığı bir konuşmada şöyle dile getirmiştir:<br />
“Efendiler!&#8230; Yedi yüzyıldan beri dünyanın çeşitli ülkelerine göndererek<br />
kanlarını akıttığımız, kemiklerini topraklarında bıraktığımız ve yedi yüzyıldan<br />
beri emeklerini ellerinden alıp savurduğumuz ve buna karşılık her zaman<br />
aşağılama ve alçaltma ile karşılık verdiğimiz ve bunca özveri ve bağışlarına<br />
karşı iyilik bilmezlik, küstahlık ve zorbalıkla uşak durumuna indirmek<br />
istediğimiz bu soylu sahibin önünde büyük bir utanç ve saygıyla gerçek<br />
durumumuzu alalım.”<br />
Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren ATATÜRK bu sözlerinin takipçisi<br />
olmuştur. Devletin her kuruşa muhtaç olduğu kuruluş döneminde devlet<br />
bütçesinin yarısını oluşturan aşar vergisini kaldırarak köylüyü vergi yükünden<br />
kurtarmış, örnek çiftlikler kurmak, ucuz kredi vermek, tohum dağıtmak,<br />
üretime yönelik eğitimi köylünün ayağına götürmek gibi hizmetlerle de<br />
yüzyılların haksızlıklarını biraz olsun gidermek için çalışmıştır. Mesajı<br />
değiştirilmeden kısaltmalar yapılarak verilen aşağıdaki anekdot; Türk<br />
köylüsünün geçmişteki durumunu ve ATATÜRK’ün bu konudaki bakış açısını<br />
yansıtan düşündürücü bir örnektir:<br />
Yıl 1936<br />
ATATÜRK, Selânik günlerinde çocukluk arkadaşı olan Nuri Conker ile<br />
birlikte bir gün köşkten gizlice bir otomobille ayrılır.<br />
Yolda, otomobilin tentesini de açtılar. Güzel bir eylül sonu akşamı;<br />
sonbaharın tadını çıkararak, Çekmece’ye doğru gidiyorlardı. Hava ılıktı,<br />
görüntü güzeldi ve her şey düzeninde işliyordu.<br />
Birden ATATÜRK’ün gözleri akşam güneşi altında çift süren bir köylüye<br />
takıldı. Yaşlı bir adamdı bu. Ama sapanın sapına iyice yapışmış, toprakları<br />
yavaş yavaş deviriyordu. Fakat çiftin bir yanında öküz, bir yanında merkep<br />
vardı. Eşit güçlerle çekilmediği için sapan yalpa vuruyordu. ATATÜRK şoföre:<br />
-Dur!&#8230; dedi.<br />
İndiler. Çift süren köylü yoldan uzak değildi. ATATÜRK elini arka cebine<br />
götürüp sigara tabakasını çıkardı; sonra köylüye seslendi:<br />
-Kolay gelsin ağa!&#8230;<br />
Köylü bu sese başını çevirmeden karşılık verdi:<br />
-Eyvallah, eyvallah&#8230;<br />
ATATÜRK, baştan seslendi:</p>
<p>-Ateşin var mı, ateşin?<br />
Bu kez köylü sesten yana döndü. ATATÜRK elindeki yanmamış<br />
sigarayı gösteriyordu&#8230;<br />
-Tiryakisin bey galiba? Tiryaki, tiryakinin hâlinden anlamalı&#8230;<br />
-Eh&#8230; Kirbiti unutmuşuz da&#8230;<br />
ATATÜRK bir sigara uzattı, köylü de çakmağı çakıp fitili ateşledi. Tatlı<br />
bir yanık kokusu tüten fitilden sigaraları yaktılar. ATATÜRK:<br />
-İşler nasıl ağa? dedi. Bu yıl mahsulden yüzünüz güldü mü?<br />
Köylü isteksiz isteksiz konuştu:<br />
-Tanrı’nın gücüne gitmesin ama bey, bu yıl yufkaydı mahsül. Kabahatin<br />
acığı bizde, acığı yukarıda! -Parmağıyla gökyüzünü gösteriyordu -Biz geç<br />
davrandık, yukarısı da rahmeti esirgedi, böyle işte&#8230;<br />
-Bakıyorum, sapanın bir yanında öküz, bir yanında merkep koşulu.<br />
Öküzün yok mu senin?<br />
-Var olmasına var ya, hıdırellezde vergi memurları sattılar&#8230;<br />
-Hiç vergi memuru köylünün üretim aracını satar mı? Olmaz böyle şey!<br />
Muhtara şikâyet etseydin&#8230;<br />
Köylü güldü:<br />
-Muhtar başında deel miydi memurun a bey?<br />
ATATÜRK dudaklarını kemirerek konuştu:<br />
-Sen de kaymakama gitseydin!<br />
Köylü iyice güldü:<br />
-Sen de benle gönül mü eyleyon beyim, kaymakamın habarı olmadan<br />
bizim buralarda kuş bile uçmaz. Geçti o eski devirler. Şimcik ATATÜRK’ümüz<br />
var başımızda!<br />
ATATÜRK konuşmayı sürdürdü.<br />
E peki İstanbul şuracıkta&#8230; Gideydin valiye anlataydın derdini&#8230; Onun işi<br />
bu değil mi?&#8230;<br />
-Bırak şu sagari allâsen, biz onun buralardan çok gelip geçtiğini gördük.<br />
Yakasına yapışsak, acep derdimizi duyurabilir miyiz?<br />
ATATÜRK iyice giyinmişti! Ama köylünün konuşması da çok hoşuna<br />
gidiyordu. Sordu:<br />
-Adın ne senin ağa?&#8230;<br />
-Halil&#8230; Köylük yerde sorsan, Halil Ağa derler&#8230;<br />
Peki Halil Ağa, bu senin işin beni bayağı meraklandırdı. Benim<br />
bildiğime göre, bir çiftçinin üretim aracı elinden alınmaz. Sen aldılar diyorsun&#8230;</p>
<p>Hadi, kaymakam şöyle, vali böyle diyelim, e peki bir Başvekil İsmet Paşa var<br />
bilir misin?&#8230;<br />
-Bilmez olunur mu beyim!&#8230;<br />
-Tamam öyleyse, hemen her hafta İstanbul’a geliyor, Florya Köşkü’ne<br />
iniyor. Köşk de şuracıkta&#8230; Bir gün kapıda bekleseydin de derdini dökseydin<br />
ona&#8230; Her hâlde çaresini bulurdu.<br />
Sen benim konuşmamdan hoşlaştın, gönül eyliyon galim. Ama bak şinci<br />
tutalım gittim vardım; beni o kapıya komazlar ya&#8230;<br />
Tutalım kodular koskoca İsmet Paşamıza göstertmezler ya!<br />
Tut ki gösterdiler, ya ona hâlimi nasıl yanacağım hele; o sağarın sağarı,<br />
hiç işitmez canım!<br />
-E peki, bakalım bu dediğime ne bulacaksın! Demin, ATATÜRK’ümüz<br />
var başımızda dedin ya&#8230;O da koca yaz şuracıkta oturup duruyor. Gitseydin,<br />
çıksaydın önüne, anlatsaydın hâlini. O da seni yüzüstü bırakacak değildi ya!&#8230;<br />
Köylü iyice keyiflenmiş, keh keh gülüyor, karşısındakinin bilmezliğine<br />
acımış gibi bakıyordu:<br />
-Sen ne diyon bey?&#8230; Mustafa Kemal Paşa ATATÜRK’ümüzün yüzünü<br />
görmek için peygamber gücü gerek&#8230; Temin dedik ya, tut ki gördük, yiyip<br />
içmekten, işinden, gücünden başını kaldırıp bizim öküzümüzün arkasından mı<br />
seyirtecek?&#8230;<br />
ATATÜRK köylünün omzuna elini koyarak:<br />
-Senden hoşlandım Halil Ağa, dedi. Bir gün köyüne de gelir, bir ayranın<br />
içerim. Açık yürekli bir vatandaşsın. Ama yine de sana söylüyorum, hakkını<br />
kimsede bırakma, ara!&#8230;<br />
Dönüp arabaya bindiler. Halil Ağa, onları uğurluyordu:<br />
-Meraklanma beyim, evellallah heç kimse bizim hakkımıza el<br />
değdiremez. Devlet borcudur, ödenecek!&#8230; Ekime geç davranmışın gök<br />
rahmetini esirgemiş, dinler mi devlet baba?&#8230; Helâl olsun!&#8230;<br />
Otomobil hareket etti. Bir süre gittiler, sonra ATATÜRK Nuri Conker’e.<br />
-Bir uygun yerden dönelim, tadı kaçtı bu işin! dedi. Döndüler. ATATÜRK<br />
susuyor, düşünüyor, sigara üstüne sigara yakıyordu. Yüzünde ince bir keder<br />
vardı.<br />
-Yahu çocuk, şu Halil Ağanın vergi borcundan öküzünü satmışız,<br />
merkeple çift sürüyor; hâlâ da “devlet baba” diyor. Ne mübarek millet bu<br />
millet!&#8230;<br />
ATATÜRK yavere:<br />
-Şimdi, dedi, İstanbul’da ne kadar bakan, milletvekili varsa, bunların<br />
hepsini telefonla bulacaksın! Bu akşam kendilerini yemeğe bekliyorum. Ayrıca<br />
Vali Muhittin Üstündağ ile, Başvekil İsmet Paşayı bul, onlara da haber ver.</p>
<p>Yaver odadan çıktı. ATATÜRK Nuri Conker’e döndü:<br />
-Beri bak Nuri!&#8230; Şimdi sen de bizim çıktığımız araba ile çıkıp o Halil<br />
Ağayı bulacaksın. Ona benim kim olduğumu söyleme. Tüccar, zengin bir<br />
adam falan dersin. Seni sevdi, sana öküz alıverecek diye bir şeyler söyle,<br />
kandır. Kuşkulandırmadan al gel buraya.<br />
O akşam ATATÜRK’ün sofrasında Başbakan İsmet İnönü, bakanlar,<br />
milletvekilleri, İstanbul Valisi Muhittin Üstündağ yirmi beş kişi kadardılar.<br />
ATATÜRK bir ara:<br />
-Bu akşam soframıza “Efendimiz gelecek” dedi. Kendisine nasıl<br />
davranacağınızı görmek isterim!&#8230;<br />
Halil Ağa kapıdan görününce. ATATÜRK ayağa kalktı. Kalkması ile<br />
bütün sofra gür diye ayağa kalkıştılar. ATATÜRK:<br />
-Hoş geldin Halil Ağa! dedi. Sonra masadakilere dönüp tanıttı. İşte<br />
beklediğimiz efendimiz!<br />
Conker, Halil Ağayı ATATÜRK’ün sağ başına oturttu, kendisi de ayrılan<br />
sandalyeye geçti. ATATÜRK sofradakilere, o gün köşkten Conker’le birlikte<br />
nasıl çıktığını, Halil Ağayı, bir yanında öküz, bir yanında merkeple çift<br />
sürerken nasıl gördüğünü sigara yakmak bahanesiyle nasıl kendisiyle<br />
konuştuğunu ayrıntılı bir biçimde anlattıktan sonra:<br />
-Efendimizin hâlini gördünüz beyler? Devlet size böyle davransa, ne<br />
yaparsınız?<br />
Mübarek millet bu, adam millet! Şimdi onun karşısında “adam olmak”<br />
bize düşüyor.<br />
Sofrada kesin bir sessizlik vardı. Gözler ATATÜRK’e dönmüştü.<br />
-Halil Ağanın öküzünü satıp üretimi aksatan kanunu ya biz yaptık, ya da<br />
bizim yaptığımız kanun yanlış yorumlanarak Halil Ağanın öküzünü satıyor.<br />
İkisi de bence bir&#8230; Böyle bir kanun yaptıysak, memleket çıkarlarına aykırıdır,<br />
nasıl yaparız? Eğer yaptığımız kanun böyle yorumlanıyorsa hükûmet nasıl bir<br />
yönetim içindedir? Sonra unutmayın ki, olay İstanbul’da geçiyor. Bunun Van’ı<br />
var. Bitlis’i var. Kıyı bucak ilçesi var, acaba oralarda neler oluyor? Bu çark iyi<br />
dönmüyor beyefendiler!<br />
Biz cumhuriyeti süs olsun diye yapmadık; halktan yana bir idare kurmak<br />
için yaptık. Hükûmetin müfettişleri var, valileri var, kaymakamları var, bunlar<br />
Halil Ağanın öküzünü vergi borcundan satıyorlar. Yaptıklarının ne demek<br />
olduğunu elbette bilmeleri gerekli&#8230; Bunlar, size hiçbir şey söylemiyor, Halil<br />
Ağanın öküzünü satıp vergi gelirini şişkin göstermeye çalışıyorlar!&#8230;<br />
Ne demektir bu?</p>
<p>Biz cumhuriyeti anlatamamışız beyler, bundan bu çıkıyor!</p>
<p><em>İsmet Bozdağ; Atatürk’ün Fikir Sofrası, Tekin Yayın Evi, İstanbul, 1999, s.</em><br />
<em>23-45. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir Suikastından Sonra</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/izmir-suikastindan-sonra/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Nov 2019 21:36:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Suikastından Sonra]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[öldürme]]></category>
		<category><![CDATA[suikast]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya Hurşit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4547</guid>

					<description><![CDATA[Atatürk anlatıyor.. İzmir&#8217;de hazırlanan suikastın sonuçsuz kalmasından bir gün sonraydı. Ziya Hurşit&#8217;in beni öldürmeye memur ettiği iki zavallı&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk anlatıyor..</p>
<p>İzmir&#8217;de hazırlanan suikastın sonuçsuz kalmasından bir gün sonraydı. Ziya Hurşit&#8217;in beni öldürmeye memur ettiği iki zavallı vardı.</p>
<p>Sorguları yapıldıktan sonra bunların birisini yanıma çağırdım. Odada kimse yoktu. Kendisine sordum:</p>
<p>&#8220;Sen Mustafa Kemal&#8217;i öldürecekmişsin, öyle mi?&#8221;</p>
<p>&#8220;Evet&#8221; dedi. Ben yine sordum:</p>
<p>&#8220;Mustafa Kemal ne yapmıştı ki onu öldürecektin?&#8221;</p>
<p>&#8220;Fena bir adammış o. Memlekete çok fenalık yapmış. Hem sonra bize onu öldürmek için para da vereceklerdi.&#8221;</p>
<p>&#8220;Sen Mustafa Kemal&#8217;i tanıyor musun?&#8221;</p>
<p>&#8220;Hayır.&#8221;</p>
<p>&#8220;O halde tanımadığın bir adamı nasıl öldürecektin?&#8221;</p>
<p>&#8220;Geçerken işaret edecekler, &#8216;Mustafa Kemal işte budur&#8217; diyeceklerdi. Biz de öldürecektik.&#8221;</p>
<p>O zaman cebimdeki tabancayı çıkararak kendisine uzattım:</p>
<p>&#8220;Mustafa Kemal benim, haydi al eline tabancayı, öldür&#8221; dedim.</p>
<p>Herif benden bu karşılığı alınca yıldırıma tutulmuş gibi oldu. Bir süre şaşkın şaşkın yüzüme baktıktan sonra diz üstü kapanarak hüngür hüngür ağlamaya başladı.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Cumhuriyet İle İlgili Sözleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturkun-cumhuriyet-ile-ilgili-sozleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Oct 2019 00:33:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[19.12.1930 Cumhuriyet Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[1929]]></category>
		<category><![CDATA[1930]]></category>
		<category><![CDATA[1933]]></category>
		<category><![CDATA[1936]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Cumhuriyet İle İlgili Sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ayın Tarihi Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Afet İnan]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt I]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt V]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet fazilettir]]></category>
		<category><![CDATA[En Büyük Kaybımız]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[inkılap]]></category>
		<category><![CDATA[peyami safa]]></category>
		<category><![CDATA[Sayı 68]]></category>
		<category><![CDATA[türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4340</guid>

					<description><![CDATA[Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare; Cumhuriyet idaresidir. 1924 Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare; Cumhuriyet idaresidir.</p>
<blockquote><p><strong>1924</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bütün dünya bilsin ki, benim için bir taraflılık vardır: Cumhuriyet taraftarlığı, fikirsel ve sosyal inkılâp taraftarlığı&#8230; Bu noktada yeni Türkiye toplumunda bir kişinin bile bunun dışında kalacağını düşünmek istemiyorum.</p>
<blockquote><p><strong>1924</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türkiye Cumhuriyeti yalnız iki şeye güvenir. Biri milletin kararı, diğeri en acı ve zor şartlar içinde dünyanın takdirlerini hakkı ile kazanmaya layık olan ordumuzun kahramanlığı; bu iki şeye güvenir.</p>
<blockquote><p><strong>1924</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Milletin uyanıklığına, milletin ilerlemesine, olgunlaşmasına ve yeteneğine güvenerek, milletin azminden asla şüphe etmeyerek Cumhuriyetin gereklerini yapacağız.</p>
<blockquote><p><strong>1924</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bugünkü hükümetimiz, devlet teşkilatımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükümet teşkilatıdır ki, onun ismi Cumhuriyettir. Artık hükümet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millettir ve millet hükümettir. Artık hükümet ve hükümet mensupları kendilerinin milletten ayrı olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır.</p>
<blockquote><p><strong>1925</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Cumhuriyet yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir. Cumhuriyet idaresi, faziletli ve namuslu insanlar yetiştirir.</p>
<blockquote><p><strong>1925</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti sonsuzluğa kadar yaşayacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>1926</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Cumhuriyetin iç ve dış siyaseti; gelecekte bile onuru, kuvveti ve yönü ile ve Türk milletinin güçlerini onun refahını ve gelişmesi için yöneltmesi ve bir noktada birleştirmesi ve toplaması ile seçkinleşecektir.</p>
<blockquote><p><strong>1927</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Milli azim ve bilincin kıymetli eseri olan değerli Cumhuriyetin bugünkü ve yarınki neslin demir ellerinde her an yükselip sağlamlaşacağına güvenim tamdır.</p>
<blockquote><p><strong>1927</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt V</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Cumhuriyetin iç siyaseti vatandaşın yaşayışını hiçbir etki, baskı ve sataşmanın tesirinde bırakmaksızın sağlamaktadır.</p>
<blockquote><p><strong>1929</strong></p>
<p><strong>Ayın Tarihi Dergisi, Sayı 68, 1929</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yolunda çalıştığınız büyük kutsal ideali halkın kalbinde bir fikir halinden bir his haline getirmelisiniz. Demokrasinin ne olduğunu halka anlatmak, madde madde açıklamak lazımdır. Cumhuriyeti, onun gereklerini yüksek sesle anlatınız. Onlara Cumhuriyet prensiplerini sevdiriniz. Bunu kalplere yerleştirmek için hiçbir fırsatı kaçırmayınız.</p>
<blockquote><p><strong>1930</strong></p>
<p><strong>19.12.1930 Cumhuriyet Gazetesi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir.</p>
<blockquote><p><strong>1933</strong></p>
<p><strong>Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, Ayşe Afet İnan</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Cumhuriyet, yeni ve sağlam esaslarıyla, Türk milletini güvenli ve sağlam bir gelecek yoluna koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibariyle, büsbütün yeni bir hayatın müjdecisi olmuştur.</p>
<blockquote><p><strong>1936</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türkiye Cumhuriyeti; her anlamda, büyük Türk milletinin öz ve değerli malıdır. Kıymetli evlatlarının elinde daima yükselecek, sonsuzluğa kadar yaşayacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>En Büyük Kaybımız, Peyami Safa</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet ve Ülke Yönetim Biçimleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/cumhuriyet-ve-ulke-yonetim-bicimleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Oct 2019 23:53:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[1929]]></category>
		<category><![CDATA[1959]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Afet İnan]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet ve Ülke Yönetim Biçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[hükümdar]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[laik hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Bilgiler ve Mustafa Kemal Atatürk'ün El Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[milli irade]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<category><![CDATA[rus çarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarih Kurumu Yayını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4337</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;..Başlarında hâlâ Allah&#8217;ın vekili, gölgesi sıfatını taşımakta olan hükümdarlar bulundurmakla beraber, egemenliğini kazanmış milletler olduğundan bahsetmiştik. Gerçekte bu&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;..Başlarında hâlâ Allah&#8217;ın vekili, gölgesi sıfatını taşımakta olan hükümdarlar bulundurmakla beraber, egemenliğini kazanmış milletler olduğundan bahsetmiştik. Gerçekte bu milletlerin mensup oldukları devletler, milletin seçtiği millet vekillerin oluşturdukları meclislere sahiptir. Milletin egemenliğini bu meclisler temsil eder. Hükümdar, devleti temsil eder. Hükümet kuran vatandaş, teorik olarak hükümdar tarafından seçilir. Fakat, gerçekte hükümet başkanı milletin güvendiği kuvvetli siyasi partilerin liderleridir. Bunların kurdukları hükümetler, millet ve memleketi idare ederler ve meclise karşı sorumludurlar. Bu açıkladığımız hükümetler temsilidirler, gerçekte demokrasi prensibi yürürlüktedir.</p>
<p>Fakat bunlar, tam manasıyla demokrat hükümetler değildirler. Demokrasinin tam anlamıyla ideali, milletin tümünün aynı zamanda idare eden durumda bulunabilmesini, hiç olmazsa, devletin son iradesini, yalnız milletin ifade etmesini ve göstermesini ister. Ne yazık ki, milletlerin büyüklüğü, fikirsel terbiye dereceleri, idealin uygulanmasında nispeten idealden yoksun olmayı gerektirebilecek tedbirsizliklerden kaçınmayı gerektirir. Bundan dolayı, demokrasi prensibinin, en modern ve mantıki uygulanmasını sağlayan hükümet şekli Cumhuriyettir.</p>
<p>Cumhuriyetle son söz millet tarafından seçilmiş meclistedir. Millet adına her türlü kanunları o yapar. Hükümete güven oyu verir veya düşürür. Millet vekillerinden memnun olmazsa belirli zamanlar sonunda başkalarını seçerler.  Millet, egemenliğini, devlet idaresine katılmasını, ancak, zamanında oyunu kullanmakla sağlar. Cumhuriyetin hükümeti, belli bir metod veya şekilde belirli bir zaman için seçilmiş bir Cumhurbaşkanına itimat olunur. Başbakanı o seçer. Hükümeti meydana getirecek olan bakanları. Başbakan güvendiği milletvekillerinden seçer.</p>
<p>Dünyada devletlerin şekilleri birbirine göre bazı farklarla çok değişiktir. Bununla beraber hepsi, incelediğimiz şekillere sokulabilir. Hükümdarlık, Oligarşi, Halk Cumhuriyeti.</p>
<p>Kendine özgü bir dine dayanan (teokratik) devlet vardır. Rus çarlığı ile Osmanlı saltanatı böyle idiler. Çar kilisenin reisi, sultanlar da halife unvanını takınmışlardı. Bununla beraber, dini siyasetten ayırmış, laik hükümetler vardır.. Hükümdarlıklarda, devlet başkanlığı makamına miras yoluyla gelinir. Cumhuriyet, milletvekillerinden oluşan meclisi ve belirli zaman için seçilmiş devlet başkanı ile, milli egemenliğin korunmasının en iyi kefilidir. Cumhuriyette meclis, Cumhurbaşkanı ve hükümet, halkın hürriyetini, güvenliğini ve rahatını düşünmek ve sağlamaya çalışmaktan başka bir şey yapmazlar. Çünkü bunlar bilirler ki, kendilerini iktidara ve yetkili makamlara belirli bir zaman için getiren irade ve egemenliğin sahibi olan milletir. Ve yine bunlar bilirler ki iktidara saltanat sürmek için değil, millete hizmet için getirilmişlerdir. Millete karşı durum ve vazifelerini kötüye kullandıkları takdirde, şu veya bu şekilde, kendilerini milli iradenin karşısında bulabilirler. Millet tarafından, millet adına, devleti idareye memur edilenler için, gerektiğinde millete hesap vermek zorunluluğu, laubalilik ve keyfi hareketle bağdaşamaz. Halbuki, kuvvetinin ve yetkisinin Allah&#8217;tan geldiğini ve yalnız ona karşı, ahirette hesap verebileceğini varsayan, devleti, memleketi, miras kalmış mal mülk gibi kabul eden bir hükümdar, her türlü kayıttan kendini affedilmiş görür. Böyle bir idarede, milletin benliği, hürriyeti söz konusu bile olamaz. Bundan dolayı yetkisi sınırlı bile olsa hükümdarlık şekli demokrasiye, milli egemenlik prensibine uygun değildir. Hükümetin belirli insanların, sınıfların elinde bulunması bile millet varlığının asla kabul edemeyeceği bir husustur.</p>
<p>Bütün milletin çoğunlukla, devlet idaresine katılmasına engel olan bu &#8220;oligarşi&#8221; usulü de bir grubun kendi çıkarlarını korumak için bütün millete ait egemenliği, zorla almasından başka bir şey değildir.&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>1929</strong></p>
<p><strong>Medeni Bilgiler ve Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün El Yazıları, Ayşe Afet İnan, Türk Tarih Kurumu Yayını</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;e Göre Alemdar Paşa</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ataturke-gore-alemdar-pasa/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Oct 2019 08:39:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Alemdar Mustafa Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'e Göre Alemdar Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[IV. Murat]]></category>
		<category><![CDATA[kemalataturk.net]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldırım Beyazıt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4281</guid>

					<description><![CDATA[Çağın gereklerini tespit edebilmek, gelişmiş bir ülke haline gelebilmek için sürekli zihin yoran Atatürk; bunların uygulaması için sık&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çağın gereklerini tespit edebilmek, gelişmiş bir ülke haline gelebilmek için sürekli zihin yoran Atatürk; bunların uygulaması için sık sık Türk ve dünya tarihini araştırır, sadece kendi milletinin değil muasır tüm milletlerin siyasi tarihi hakkında bilgi edinirdi.</p>
<p>Türklerin başarı ve başarısızlıkları üzerine de kafa yorar; bu hususta Osmanlı Padişahları arasında Yıldırım Beyazıt, Fatih, Yavuz ve IV. Murat&#8217;ı beğenirdi. Buna karşın sadrazamlar arasında Alemdar Mustafa Paşa&#8217;ya çok kızardı:</p>
<p>&#8220;Biraz kültürü olsaydı Cumhuriyeti ilan ederdi!&#8221; derdi.</p>
<p>&#8220;Büyük Reşit Paşa&#8217;nın kültürüyle, Alemdar Mustafa Paşa&#8217;nın kültürü birleşebilseydi, ben tarihe başka bir görevle girerdim.&#8221; demişti.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TBMM 2. Dönem 2. Yılı Açılış Konuşması</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/tbmm-2-donem-2-yili-acilis-konusmasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Oct 2019 07:52:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[01.11.1924]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[büyük millet meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaş]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[haberleşme]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM 2. Dönem 2. Yılı Açılış Konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Devleti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4247</guid>

					<description><![CDATA[Muhterem Arkadaşlar, Cumhuriyet&#8217;in merkezi olan Ankara için bu yıl da Yüce Meclis&#8217;in geniş tedbirlerine gerek bulunduğunu hatırlatmak istiyorum.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Muhterem Arkadaşlar, Cumhuriyet&#8217;in merkezi olan Ankara için bu yıl da Yüce Meclis&#8217;in geniş tedbirlerine gerek bulunduğunu hatırlatmak istiyorum.</p>
<p>Ankara&#8217;nın çağdaş ve yeterli haberleşme araçlarıyla donatılması, yokluğu şiddetle duyulan konut yapımı önde gelen ihtiyaçlarındandır.</p>
<p>Hiç kuşku duyulmasın ki, hızla ortaya çıkacak çağdaş ve bakımlı bir Ankara, yüzyıllarca ihtimal edilmiş Türk vatanı için bir uygarlık merkezi, Türk Devleti için önemli bir dayanak olacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>01.11.1924</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I, TBMM 2. Dönem 2. Yılı Açılış Konuşması</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
