<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cevat Abbas &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/cevat-abbas/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 11:55:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Cevat Abbas &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Atatürk ve Baba Kavramı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ataturk-ve-baba-kavrami/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Nov 2019 10:58:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Baba Kavramı]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[Cevat Abbas]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Nesip Himalat]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[paşa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4491</guid>

					<description><![CDATA[Mehmet Nesip Himalay anlatıyor: &#8220;Diyarbakır&#8217;da, Paşa, kumandandı. Ben de emir subayı idim. Babam, Paşa&#8217;nın içtiğini duymuştu. İzinden dönerken&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet Nesip Himalay anlatıyor:</p>
<p>&#8220;Diyarbakır&#8217;da, Paşa, kumandandı. Ben de emir subayı idim. Babam, Paşa&#8217;nın içtiğini duymuştu. İzinden dönerken bana:</p>
<p>&#8220;Bir damla bile içersen hakkımı helal etmem.&#8221; dedi. Döndüm. Karargâha vardığım akşam Mustafa Kemal Paşa yakın subaylarıyla sofrada oturmuş içiyordu.</p>
<p>Bana da bir kadeh koydular. Ben içer gibi yapıp vakit geçiriyordum. O vakit başyaveri olan Cevat Abbas, usulca Paşa&#8217;ya eğildi:</p>
<p>&#8220;Paşam, Nesip içmiyor, atlatıyor.&#8221; dedi. O vakit Mustafa Kemal bana döndü kadehini kaldırdı:</p>
<p>&#8220;Nesip şerefine!&#8221; dedi. Ben kıpkırmızı olmuştum. Paşa sordu:</p>
<p>&#8220;Ne o bir mazeretin mi var?&#8221;</p>
<p>&#8220;Paşam!&#8221; diye cevap verdim. &#8220;Sizin için canımı feda ederim, yalnız buraya gelmeden babam bana içki içmemem için yemin ettirdi de tereddüdüm odur.&#8221; Mustafa Kemal o vakit:</p>
<p>&#8220;Bırak kadehi öyleyse, dedi. Babanın emri, benim emrimden üstündür. Seni takdir ettim. Babasına hayrı olmayanın, kimseye hayrı olmaz.&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk ve Annesi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ataturk-ve-annesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Nov 2019 14:20:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Annesi]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[Cevat Abbas]]></category>
		<category><![CDATA[el öpme]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa]]></category>
		<category><![CDATA[Zübeyde Hana]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4463</guid>

					<description><![CDATA[Cevat Abbas Gürer anlatıyor: Zübeyde Ana; oğluna daha beşik çocuğu iken, vatan ve millet sevgisini telkin eden ninnilerden&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cevat Abbas Gürer anlatıyor:</p>
<p>Zübeyde Ana; oğluna daha beşik çocuğu iken, vatan ve millet sevgisini telkin eden ninnilerden başlamış, onu her çağında aynı akidelerle büyütmüş, köyde, şehirde tahsile sevk etmiş ilim ve irfan aşılamıştı. Yetişen, mevkiini bulan halaskar (kurtarıcı) oğlunu o, Mustafa Kemal yapmıştı.</p>
<p>Annesini ziyaretlerinin her birinde Atatürk onun mübarek elini büyük bir saygıyla öperdi. Sonra anasının karşısında o  büyük adam küçülür Mustafa, Mustafacık olurdu.</p>
<p>Çankaya&#8217;da bu ana-oğul görüşmelerinin biriydi. Atatürk, anasının elini öptü. Zübeyde Hanım oğluna elini uzatırken coşkun sevgisinin gözlerinde toplanan bütün bir ifadesiyle Atatürk&#8217;ü bağrına basmak istiyordu. Onu kucakladıktan sonra aziz Türk milletine eşsiz bir halaskar kahraman veren ana olmak itibariyle gururlanmalıydı. Fakat öyle olmadı, bahtiyarlığını gülen ve şirin yüzünden okurken o Büyük Türk anası kolları arasından uzaklaşan ciğerparesinin eline sarıldı. Atatürk:</p>
<p>&#8220;Ne yapıyorsun anne?&#8221; dedi. Elini çekmek istedi. Zübeyde Hanım, sükûnetle ve kati bir ciddiyetle:</p>
<p>&#8220;Ben senin ananım, sen benim elimi öpmekle bana karşı olan vazifeni yapıyorsun, fakat sen vatanı ve milleti kurtaran bir devlet reisisin. Ben de bu aziz milletin bir ferdiyim ve onun tebaasıyım. Elini öpebilirim.&#8221; cevabını verdi.</p>
<p>Oğlunun elini öpmekten ziyade Zübeyde Hanım, bu hareketiyle oğlunun mevkiinin en büyük ihtirama layık olduğunu etrafındakilere işaret ediyordu.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ankara&#8217;ya İlk Geliş</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ankaraya-ilk-gelis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Nov 2019 12:56:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Rüstem]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara'ya İlk Geliş]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Hiç Yayınlanmamış Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Cevat Abbas]]></category>
		<category><![CDATA[Genelkurmay Başkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kâzım Dirik]]></category>
		<category><![CDATA[Keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[Muzaffer Kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Zühtü]]></category>
		<category><![CDATA[Refik Saydam]]></category>
		<category><![CDATA[Yahya Galip]]></category>
		<category><![CDATA[Yurdakul Yurdakul]]></category>
		<category><![CDATA[Ziraat Okulu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4436</guid>

					<description><![CDATA[Atatürk ve beraberindeki heyet-i temsiliye üyelerinin bazıları ve biz yaverler, 19 Aralık 1919&#8217;da Sivas&#8217;tan Kayseri&#8217;ye on dört kişi&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk ve beraberindeki heyet-i temsiliye üyelerinin bazıları ve biz yaverler, 19 Aralık 1919&#8217;da Sivas&#8217;tan Kayseri&#8217;ye on dört kişi ile hareket ettik. Şoför Balıkesirli Mehmet&#8217;in kullandığı birinci arabaya Atatürk, Dr. Refik (Saydam), Cevat Abbas (Yaver), Ahmet Rüstem ve ben (yaver Muzaffer Kılıç) binmiştik. İkinci arabaya Rauf Bey (Orbay), Yüzbaşı Hüsrev (Gerede), Yarbay Kazım (Dirik), yaver Hayati vardı. Üçüncü arabaya, Recep Zühtü, Hoca Feyzullah Efendi, yaver Bedri ve Ali Çavuş binmişlerdi. Bir gün Kayseri&#8217;de kalındı. Atatürk şehir ileri gelenleriyle son durum hakkında bir görüşme yaptı. Ertesi gün Mucur&#8217;a oradan da Hacıbektaş&#8217;a geçildi. Atatürk bir an önce Ankara&#8217;ya gelmek istiyordu.</p>
<p>Hem kış gelip, yolların kapanmasından korkuyor, hem de Ankara&#8217;dan bütün yurda seslenmek daha kolay olur diye düşünüyorlardı. Oradan hemen Beynam köyüne geçtik. Fakat yollar iyice karla kapanmaya başlayınca geri dönerek geceyi Kaman&#8217;da geçirdik. Ertesi günü sabah yola tekrar koyulduk. Arabalar dolma lastik tekerlekli idi.</p>
<p>Saatte en fazla 30-40 km. sürat yapabiliyordu. Her taraf donmuştu. 27 Aralık 1919&#8217;da Gölbaşı&#8217;na geldiğimizde bizi Ali Fuat Paşa ve Ankara Vali vekili Yahya Galip ve maiyeti karşıladılar. Atatürk Ali Fuat Paşa ile uzun uzun kucaklaşıp öpüştüler. Daha sonra yalnız ikisi Atatürk&#8217;ün arabasına binerek Dikmen pınarına gelindi. Orada atlı seymenler ve etraftan gelen köylüler bizi karşılayıp, hoş geldiniz dediler. Sonra da Dikmen sırtlarından Ankara&#8217;ya yöneldik. Şimdiki Genelkurmay Başkanlığı binası önünde bizi atlı seymenler ve kalabalık bir halk topluluğu; davulla, zurnayla fevkalade coşkulu bir şekilde karşıladılar. Burada birçok da kurban kesildi. Daha sonra kendisi ve arkadaşlarına ayrılan Keçiören&#8217;deki Ziraat Okulu&#8217;na giderek odalarımıza yerleştik.</p>
<blockquote><p><strong>Muzaffer Kılıç&#8217;tan</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ten Hiç Yayınlanmamış Anılar, Yurdakul Yurdakul</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
