<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>çağdaş &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/cagdas/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 12:03:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>çağdaş &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>TBMM 2. Dönem 2. Yılı Açılış Konuşması</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/tbmm-2-donem-2-yili-acilis-konusmasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Oct 2019 07:52:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[01.11.1924]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[büyük millet meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaş]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[haberleşme]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM 2. Dönem 2. Yılı Açılış Konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Devleti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4247</guid>

					<description><![CDATA[Muhterem Arkadaşlar, Cumhuriyet&#8217;in merkezi olan Ankara için bu yıl da Yüce Meclis&#8217;in geniş tedbirlerine gerek bulunduğunu hatırlatmak istiyorum.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Muhterem Arkadaşlar, Cumhuriyet&#8217;in merkezi olan Ankara için bu yıl da Yüce Meclis&#8217;in geniş tedbirlerine gerek bulunduğunu hatırlatmak istiyorum.</p>
<p>Ankara&#8217;nın çağdaş ve yeterli haberleşme araçlarıyla donatılması, yokluğu şiddetle duyulan konut yapımı önde gelen ihtiyaçlarındandır.</p>
<p>Hiç kuşku duyulmasın ki, hızla ortaya çıkacak çağdaş ve bakımlı bir Ankara, yüzyıllarca ihtimal edilmiş Türk vatanı için bir uygarlık merkezi, Türk Devleti için önemli bir dayanak olacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>01.11.1924</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I, TBMM 2. Dönem 2. Yılı Açılış Konuşması</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ulusal Ülkü</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ulusal-ulku/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 14:32:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülhalim Efendi ve Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaş]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaş uygarlık]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[hudut]]></category>
		<category><![CDATA[mantık]]></category>
		<category><![CDATA[muassır medeniyet]]></category>
		<category><![CDATA[Mülkiye Mektebi]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[onuncı yıl nutku]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusu çalışkandır]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusunun karakteri yüksektir]]></category>
		<category><![CDATA[Ulus Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal kültür]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal sınır]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal ülkü]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksel Türk! Senin için yükselmenin sınırı yoktur.]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2525</guid>

					<description><![CDATA[Siyasal çekişmelerin çoğu basit şeylerdir. Fakat toplumun yararına yapılan çalışmalar her zaman verimlidir. Neden Anadolu&#8217;ya gelip çalışmazlar? Neden&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Siyasal çekişmelerin çoğu basit şeylerdir. Fakat toplumun yararına yapılan çalışmalar her zaman verimlidir. Neden Anadolu&#8217;ya gelip çalışmazlar? Neden ulusla doğrudan doğruya ilişki kurmazlar? Ülkeyi gezmeli, ulusu tanımalı, eksiği nedir göstermeli. Ulusu sevmek böyle olur. Yoksa lafla sevginin bir yararı yoktur.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1911, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bir toplumun yaşaması ve mutluluğu, ancak dilekte ve dileği gerçekleştirme yolunda tam bir birlik halinde olmasına bağlıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1920, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bizim açık ve uygulanabilir gördüğümüz siyasal yöntem ulusal siyasettir. Dünyanın içinde bulunduğu genel koşullar ve yüzyılların kafalara ve karakterlere yerleştirdiği gerçekler karşısında düşe kapılmak kadar büyük yanılgı olamaz. Tarihin dediği budur; bilimin, aklın mantığın dediği budur. Ulusumuzun güçlü, mutlu ve sağlam bir düzen içinde yaşayabilmesi için devletin bütünüyle ulusal bir siyaset gütmesi, ve bu siyasetin iç örgütlerimize uyumlu olması ve onlara dayanmasıdır Ulusal siyaset dediğimiz zaman anlatmak istediğim şudur: Ulusal sınırlarımız içinde, her şeyden önce kendi gücümüze dayanarak varlığımızı koruyup ulusun ve ülkenin gerçek mutluluğuna, ülkenin bayındırlığına çalışmak, gelişigüzel, ulaşılmayacak istekler ardında ulusu koşturmamak ve zarara sokmamak; uygarlık dünyasının uygarca ve insanca davranışını ve karşılıklı dostluğunu beklemektir.</p>
<blockquote><p><strong>Nisan 1920, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ulusun bağrında özgür bir birey olmak kadar mutluluk var mıdır bu dünyada? Gerçekleri bilen, kalp ve vicdanında manevi ve kutsal zevklerden başka zevki olmayan insanlar için, ne kadar yüksek olursa olsun, dünyalık makamların hiçbir değeri yoktur.</p>
<blockquote><p><strong>Mayıs 1922, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Hizmet edenler, namuslarının gereği olan ödevlerini yerine getirmekten başka bir şey yapmamışlardır.</p>
<blockquote><p><strong>Ocak 1923</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ülkümüzü açıkça dile getirmeliyim. Onu inançla duymalı, yılmadan izlemeliyiz. Kişisel çıkarlarımızdan, insanı küçülten isteklerimizden sıyrılmayı ancak böyle canlı ve ateşli bir ülkünün yardımıyla başaracağız. Gençlerin kardeşleriyle, babalarıyla, tecrübeli yaşlılarıyla, İslamın özünü kavramış gerçek din bilginleriyle birlikte çalışmakla başarıya ulaşacakları olanağı kesindir.</p>
<p>***</p>
<p>Sayın gençler, yaşam savaşmadan başka bir şey değildir. Bu nedenle yaşamda yalnız iki şey vardır: Yenmek ve yenilmek. Siz Türk gençlerinin benliklerine emanet ettiğimiz şey her zaman yenmektir ve eminim hiçbir zaman yenilmeyeceksiniz. Ulusun yükselme nedenleri ve koşulları yolunda yapılacak şeylerde, atılacak adımlarda kesinlikle duraksamayın. Ulusu o yükselme aşamasına çıkarmak için, dikilecek engelleri hep birlikte önleyeceğiz. Bunun için kafalarınıza, anlayışınıza, bilginize gerekirse bileklerinize, pazılarınıza, bacaklarınıza başvurarak, sonunda o amaca kesinlikle ulaşacağız.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bu ulus, bu ülke yeni yönetimiyle dünyanın en akla uygun olarak yönetilen bir varlığı olacaktır. Ben bunu gözlerimle görmeden ölmeyeceğim.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yeni Türkiye&#8217;nin dünya, ulusal ve ekonomik genel siyaseti ile belirtilen ulusal etkenler hepimizin çalışma yönünü göstermiş bulunmaktadır ki, bu yönün az zamanda ulusumuzun yüksek yeteneklerini belirtmesine fırsat vereceği kesindir. Türk ulusu istek ve yeteneğinin yönelik olduğu yolları görmeye çalışan ve görebilen evladına her zaman değer vermiş, onu korumuştur.</p>
<blockquote><p><strong>Kasım 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Eğer bağlı olduğum ulusun ün ve onuru varsa, ben de ünlü ve onurluyum. Yoksa, içinizden herhangi bir adam çıkar da, ün ve onur peşinden koşar ve herkesten ayrı olmak isterse biliniz ki o başınıza beladır, beladır, beladır. Ulus böyle kimselerin davranışına müsaade etmemelidir.</p>
<blockquote><p><strong>10 Kasım 1930 Ulus Gazetesi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türk ulusu! Kurtuluş savaşına başladığımızın on beşinci yılındayız. Bugün Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır. Kutlu Olsun! Bu anda büyük Türk ulusunun bir bireyi olarak bu kutlamaya kavuşmanın en derin sevinci ve heyecanı içindeyim.</p>
<p>Yurttaşlarım! Az zamanda çok ve büyük işler yaptık: Bu işlerin en büyüğü, temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti&#8217;dir. Bundaki başarıyı Türk ulusunun ve onun değerli ordusunun birlikte olarak kararlılıkla yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı hiçbir zaman yeterli görmüyoruz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak zorunda ve kararlılığındayız. Yurdumuzu dünyanın en bayındır ve en uygar ülkesi düzeyine çıkaracağız. Ulusumuza en geniş refah aracı kaynaklar sağlayacağız. Ulusal kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkaracağız. Bunun için bizce zaman ölçüsü, geçmiş yüzyılların gevşetici düşüncelerine göre değil, yüzyılımızın hız ve eylem kavramına göre düşünülmektedir. Geçen zamana oranla daha çok çalışacağız. Bunda da başarılı olacağımıza kuşku yoktur. Çünkü Türk ulusunun karakteri yüksektir. Türk ulusu çalışkandır. Türk ulusu zekidir. Çünkü Türk ulusu ulusal birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü Türk ulusunun yürümekte olduğu ilerleme ve uygarlık yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet bilimdir. Şunu da önemle belirtmeliyim ki, yüksek bir toplum olan Türk ulusunun tarihsel bir niteliği de güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, ulusumuzun yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, yaradılıştan olan zekasını, bilime bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, ulusal birlik duygusunu sürekli olarak ve her türlü araç ve önlemlerle besleyerek geliştirmek ulusal ülkümüzdür. Türk ulusuna çok yaraşan bu ülkü, onu, insanlığa gerçek rahatlığı sağlama yolunda , kendisine düşen uygarlık ödevini yapmakta başarılı kılacaktır. Büyük Türk ulusu! On beş yıldır giriştiğimiz işlerde başarı sözü veren birçok konuşmamı işittin. Mutluyum ki, bu yolda sözlerimin hiçbirinde ulusumun bana güvenini sarsacak bir yanılgıya düşmedim. Bugün aynı inanç ve kesinlikle söylüyorum ki, ulusal ülkü yolunda tam bir birlik içinde yürümekte olan Türk ulusunun büyük bir ulus olduğunu bütün uygar dünya, az zamanda, bir kez daha anlayacaktır. Hiçbir kuşkum yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük uygarlık niteliği bundan sonraki gelişimiyle, geleceğin uygarlık ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.</p>
<p>Türk ulusu, sonsuza doğru akıp giden her on yılda, bu büyük ulus,bayramını daha büyük onurlarla, mutluluklarla dirlik ve refah içinde kutlamam gönülden dilerim.</p>
<div>
<p>Ne Mutlu Türküm diyene!</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1933, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Her Türkün son nefesi, Türk ulusunun nefesinin tükenmeyeceğini, onun sonsuz olduğunu göstermelidir. Yüksel Türk! Senin için yükselmenin sınırı yoktur.</p>
<blockquote><p><strong>11 Ocak 1935, Mülkiye Mektebi öğrencilerine</strong></p></blockquote>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Ulusu ve Batı Uygarlığı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-ulusu-ve-bati-uygarligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Aug 2019 13:51:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[bayındırlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilim ve teknik]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaş]]></category>
		<category><![CDATA[doğu batı]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Çağ]]></category>
		<category><![CDATA[teknik]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Ulusu ve Batı Uygarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<category><![CDATA[ulussever]]></category>
		<category><![CDATA[uygarlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2061</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Halkla sık sık ilişkim oldu. O temiz yürekli topluluk, bilmezsiniz, yenilikten ne denli yanadır.&#8221; Aralık 1922, Tercüman-ı Hakikat&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Halkla sık sık ilişkim oldu. O temiz yürekli topluluk, bilmezsiniz, yenilikten ne denli yanadır.&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>Aralık 1922, Tercüman-ı Hakikat</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bugüne kadar elde ettiğimiz başarılar bize ancak ilerlemeye ve uygarlığa doğru bir yol açmıştır; yoksa daha tam anlamıyla ilerleyişe, uygarlığa ulaştırmış değildir. Bize ve torunlarımıza düşen görev, bu yol üzerinde duraksamadan ilerlemektir.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yüzyıllar boyunca, düşmanlarımız Avrupa uluslarına Türklere karşı kin ve düşmanlık düşünceleri aşılamışlardır. Batıdaki kafalara yerleşmiş olan bu düşünceler özel bir görüş oluşturmuştur. Bu görüş her şeye ve bütün olaylara karşın hala sürmektedir. Ve Avrupa&#8217;da hala Türkün her türlü ilerlemeye karşı bir insan, ruhça ve düşünce bakımından gelişmeye yeteneği olmayan bir insan olduğu sanılmaktadır. Bu büyük bir yanılgıdır. Cevabımı sadeleştirmek için size şu örneği vereceğim: Tutunuz ki, karşınızda iki adam var; bunlardan biri zengin ve her türlü araç emrinde; ötekisi yoksul ve elinde hiçbir araç yok. Bu araç yokluğundan başka ikincisi ötekinden ruhça hiç farklı ve aşağı değildir. İşte Avrupa ile Türkiye birbirine göre bu durumdalar. Bizi aşağı bir düzeyden hiçbir zaman kurtulamayacak olan bir ulus olarak tanımakla yetinmemiş olan Batı, yıkılmamızı hızlandırmak için ne yapılmak gerekirse yapmıştır. Batı ve Doğu görüşlerinde birbirinin karşıtı iki ilke söz konusu olduğu vakit bunun en önemli kaynağını bulmak için Avrupa&#8217;ya bakmak gerekir. İşte Avrupa&#8217;da sürekli olarak savaştığımız bu görüş vardır. İmparatorluk döneminde padişahın hükümetleri Türk ulusunun Avrupa ile ilişki kurmasını engellemek için ellerinden geleni yapmışlar, yönetimi ulusun istek ve iradesinden uzak olarak yürütmüşler ve Türk ulusunun her türlü ilerlemenin dışında kalmasına neden olmuşlardır. Biz ulusseverler gözleri gören adamlarız. Gözlerimizi her gün daha da açmaktayız. Ve gerek içerde, gerek dışarda olup bitenleri görüyoruz. Ulusumuzun uygarlaşmış uluslarla ilişki kurmasını kolaylaştırmak çıkarlarımız gereklerindendir.</p>
<blockquote><p><strong>Eylül 1923, Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ülkemiz, ne olursa olsun, çağdaş, uygar ve sürekli yenilenen bir ülke olacaktır. Benim için bu, önemli bir yaşam sorunudur. Bütün öz verilerimizin verimli olması buna bağlıdır. Türkiye, ya yeni görüş ve düşüncelerle donanmış olarak dürüst biçimde yönetilecek, ya da böyle yönetilmeyecektir. Göreceğimiz işlerde engeller hiç bir zaman halktan, bu yoğun topluluktan gelmeyecektir. Halk, refah içinde, bağımsız ve varlıklı olmak istiyor. Komşularının refah içinde olduğunu görerek yoksulluk içinde olmak çok ağırdır. Gerici düşüncelerle beslenmiş olanlar belirli bir sınıfa dayanabileceklerini sanıyorlar. Bu, kesinlikle kuruntudur, bir sanıdır. İlerleme yolumuzun önüne dikilmek isteyenleri ezip geçeceğiz. Yenileşme yolunda duracak değiliz. Dünya şaşılacak hızda bir akımla ilerliyor. Biz, bu düzenli gidişin dışında kalabilir miyiz?</p>
<blockquote><p><strong>Aralık 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türklerin yüzyıllardır izlediği yol, hep aynı doğrultuda olmuştur. Biz, hep Doğu&#8217;dan Batı&#8217;ya yürüdük.</p>
<p>***</p>
<p>Ülkemizi çağa uygun bir duruma getirmek istiyoruz. Bütün çabalarımız Türkiye&#8217;de çağdaş, yani batılı bir yöntem oluşturmak içindir. Uygar olmak isteyip de Batı&#8217;ya yönelmemiş bir ulus var mıdır?</p>
<p>***</p>
<p>Ülkeler çeşit çeşittir fakat uygarlık birdir. Ve bir ulus ilerlemek için bu tek uygarlığa katılması gerekir. Osmanlı İmparatorluğunun yıkılış süreci Batı&#8217;ya karşı elde ettiği zaferlerinden aşırı gurur duyarak kendisini Avrupa uluslarına bağlayan ilişkileri kestiği gün başlamıştır. Bu bir hata idi. Biz bu hatayı yinelemeyeceğiz.</p>
<blockquote><p><strong>Şubat 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Medeni hukukta, yurttaşlık hukukunda, aile hukukunda izleyeceğimiz yol ancak uygarlık yolu olacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Uygarlık yolunda başarı yenileşmeye bağlıdır. Toplumsal yaşamda, ekonomik yaşamda, bilim ve teknik alanında başarılı olmak için, tek gelişme ve ilerleme yolu budur. Yaşam ve geçime egemen olan kuralların zamanla değişmesi, gelişmesi ve yenilenmesi zorunludur. Uygarlığın yeni yeni buluşlarının, olağanüstü teknik başarıların dünyayı değişmeden değişmeye sürüklediği bir çağda, yüzyılların eskitip yıprattığı görüşlerle, geçmişe düşkünlükle varlığını koruma olanağı yoktur. Uygarlıktan söz ederken şunu da kesinlikle belirtmeliyim: Uygarlığın temeli, ilerleme ve güçlülüğün temeli, aile yaşamındadır. Bu yaşamda aksama, kesinlikle, toplumsal, ekonomik ve siyasal güçsüzlüğe neden olur. Aileyi oluşturan kadın ve erkeklerin doğal haklarına sahip çıkmaları, aile görevlerini yapmaya güçleri olması gereklidir.</p>
<p>***</p>
<p>Ulusumuzun amacı, ulusumuzun ülküsü bütün dünyada tam anlamıyla uygar bir toplum olmaktır. Bilirsiniz ki, dünyada her ulusun varlığı, değeri, özgürlük ve bağımsızlık hakkı, sahip olduğu ve ileride meydana getireceği uygar eserlerle orantılıdır. Uygarca bir eser meydana getirmek yeteneğinden yoksun olan uluslar özgürlük ve bağımsızlıklarını kesinlikle yitireceklerdir. İnsanlık tarihi baştan başa bu söylediklerimi doğrulamaktadır. Uygarlık yolunda yürümek ve başarıya ulaşmak yaşamanın ilk koşuludur. Bu yol üzerinde duraklayanlar, ya da bu yol üzerinde ileri değil geriye bakmak cahillik ve aymazlığında bulunanlar uygarlığın coşku ile akıp giden seli içinde kesinlikle boğulacaklardır.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yüzyıllar boyunca sürekli olarak ilerleme yolunda yürüyen uygar uluslardan Türkiye&#8217;nin geri kalmasına neden olan engellerin ortadan kalktığını görmekle Türk ulusu büyük bir iç rahatlığı duymuştur.</p>
<blockquote><p><strong>Kasım 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Dağları delen, göklerde uçuşan, göze görünmeyen küçücük parçacıklardan yıldızlara kadar her şeyi gören, aydınlatan, inceleyen uygarlığın güç ve yüceliği karşısında Orta Çağ kafasıyla, ilkel ve boş inanlarla yürümeye çalışan uluslar kesinlikle yok olacak veya hiç değilse esir olup aşağılanacaktır. Halbuki Türkiye Cumhuriyeti halkı yepyeni ve olgunlaşmış bir topluluk olarak sonsuza dek yaşamaya karar vermiş; esirlik zincirlerini ise, tarihte benzeri görülmemiş kahramanlıklarla parça parça etmiştir.</p>
<p>***</p>
<p>Biz her bakımdan insan olmalıyız. Acılar çektik; bunun nedeni dünyanın durumunu kavrayamamızdır. Düşüncelerimiz, görüşlerimiz uygar olacaktır. Şunun bunun sözüne önem vermeyeceğiz. Uygar olacağız; bununla övüneceğiz. Bütün Türk ve İslam dünyasına bakınız. Görüşleri uygarlığın gerekli kıldığı kapsam ve yükselişe ayak uyduramadığından ne büyük felaketler ve acılar içindeler. Bizim de şimdiye kadar geri kalmamız ve son felaket çamuruna batışımız bundandı. Beş, altı yıl içinde kendimizi kurtarmışsak, bu, görüşlerimizdeki değişmeden ileri gelmiştir. Artık duramayız. Ne olursa olsun ileri gideceğiz. Geriye ise hiç gidemeyiz. Çünkü ileri gitmek zorundayız. Ulusumuz bunu açıkça bilmelidir. Uygarlık öyle güçlü bir ateştir ki, ona ilgisiz kalanları yakar, yok eder. İçinde bulunduğumuz uygarlık ailesinde bize yaraşan yeri bulacak ve onu koruyup yüksek bir düzeye çıkaracağız. Refah, mutluluk ve insanlık bundadır.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ulusumuzun içinde bulunduğu uygar ulusların ekonomik ve uygarlıktan yana ihtiyaçları birbirine o kadar yakındır ki, bunu karşılaması gereken yasaların da aynı yakınlıkta olması gereği apaçıktır. Yüzyılımızın ihtiyaçlarına uygun yasa yapmak ve onu iyi uygulamak bayındırlaşma ve ilerleme nedenlerinin en önemlilerindendir.</p>
<blockquote><p><strong>Kasım 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
