<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>çağdaş türkiye &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/cagdas-turkiye/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 19 May 2020 18:20:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>çağdaş türkiye &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Milliyetçilik Anlayışı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturkun-milliyetcilik-anlayisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 May 2020 18:20:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Milliyetçilik Anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürkçülük]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaş türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[laik türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetperver]]></category>
		<category><![CDATA[türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5221</guid>

					<description><![CDATA[ATATÜRK milliyetçiliği; Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını korumayı ve aynı zamanda Türk toplumunu çağdaşlaştırmayı amaç edinmiştir. Başka milletlerin bağımsızlığına saygılı,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ATATÜRK milliyetçiliği; Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını korumayı ve aynı zamanda Türk toplumunu çağdaşlaştırmayı amaç edinmiştir. Başka milletlerin bağımsızlığına saygılı, saldırganlığa ve yayılmacılığa karşıdır. Kapalı bir toplum anlayışını reddeder ve gerekli durumlarda çağdaşlaşmaya katkı sağlayabilecek başka ülkelerin deneyimlerinden yararlanmayı önerir. ATATÜRK milliyetçiliği ümmetçiliğe karşıdır. Çağdaş ve lâik bir milliyetçiliktir. Toplumun her kesiminde ulusal kimlik bilincinin canlı tutulmasını ister. Ayrımcı değil birleştiricidir. Dini, mezhebi, etnik kökeni ne olursa olsun kendini Türk kabul eden herkesi Türk sayar.</p>
<p>ATATÜRK milliyetçiliği; Türk insanının mutluluğu için çalışan, üreten, yaratan, uygarlığa katkı sağlayan, bedenini, parasını ve beynini Türk ismini uzaya yazmak için seferber eden bir anlayışın sembolüdür. ATATÜRK milliyetçiliği bütün yaşamını tarif edilemez yalnızlıklara, imkânsızlıklara ve sıkıntılara rağmen Türk ulusuna adayan ve buna rağmen ulusuna karşı olan görevlerinin henüz bitmediğine inanan ve bunun acısıyla ebediyete intikal eden ATATÜRK’ün aşağıdaki sözlerinde anlamını bulmuştur:</p>
<p>“Türk milliyetçiliği, ilerleme ve gelişme yolunda ve milletler arası temas ve ilişkilerde, bütün çağdaş milletlere paralel ve onlarla bir uyum içinde yürümekle beraber, Türk toplumunun özel karakterini ve başlı başına bağımsız kimliğini korumaktır.”</p>
<p>“Biz öyle milliyetçileriz ki, bizimle iş birliği yapan bütün milletlere hürmet eder ve saygı duyarız. Onların milliyetlerinin bütün gereklerini tanırız. Bizim milliyetperverliğimiz her hâlde bencil ve gururlu bir milliyetperverlik değildir.”</p>
<p>“Dünyanın bize saygı göstermesini istiyorsak, önce bizim kendi benliğimize ve milliyetimize bu saygıyı hissen, fikren, fiilen bütün davranış ve hareketlerimizle gösterelim; bilelim ki millî benliğini bulamayan milletler başka milletlerin avıdır.”</p>
<p>“Bu dünyadan göçerek Türk milletine veda edeceklerin çocuklarına kendinden sonra yaşayacaklara, son sözü şu olmalıdır:</p>
<p>“Benim Türk milletine, Türk Cumhuriyeti’ne, Türklüğün geleceğine ait görevlerim bitmemiştir, siz onları tamamlayacaksınız. Siz de sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.” Bu sözler, bir kişinin değil, Türk ulusunun duygusunun ifadesidir. Bunu her Türk bir parola gibi kendinden sonrakilere devamlı tekrar etmekle son nefesini verecektir. Her Türk ferdinin son nefesi, Türk ulusunun nefesinin sönmeyeceğini, onun sonsuz olduğunu göstermelidir. Yüksek Türk, senin için yüksekliğin sınırı yoktur. İşte parola budur.”</p>
<p><em> Atatürkçülük (Birinci Kitap); s. 83-85. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Psikologdu</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/psikologdu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 May 2020 14:58:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[9 ağustos 1929]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[büyükada]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaş türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Niyazi Ahmet Banoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[sarayburnu]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5193</guid>

					<description><![CDATA[Türk ulusu, önder kabul ettiği insanların izinde her şeyini feda edebilecek, yeniliğe açık, çalışkan ve onurlu bir ulustur.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk ulusu, önder kabul ettiği insanların izinde her şeyini feda edebilecek, yeniliğe açık, çalışkan ve onurlu bir ulustur. ATATÜRK’ün önderliğinde, tarifi yapılamayacak imkânsızlıklar içinde kazanılan Bağımsızlık Savaşı ve sonrasında kurulan çağdaş Türkiye Cumhuriyeti bunun kanıtıdır. Duyguları ve aklı ç ıkar gruplarınca sömürülmemiş olan her Türk yurttaşı, kimliğinin temel özelliklerinden olan vatan, ulus ve bayrak sevgisiyle devlete hizmeti şeref bilmiştir.</p>
<p>Yüce Türk ulusunun bazı fertleri bugün hâlâ cahil ve eğitimsizdir. Bu hak değildir. Bu durum, başta yönetici ve aydınlar olmak üzere hepimize ait olan yurttaşlık sorumluluğunun yerine getirilmemiş olmasının bir sonucudur.. Devletine ve liderine bağlı, ufku açık Türk halkının, uygarlığın tepesinde bir yerde olmamasının izahı başka türlü mümkün değildir. ATATÜRK, bu acı gerçeği yıllar öncesinde dile getirerek gerekli uyarıları yapmış ve yaşadığı sürece de bu sorumluluğun gereğini yerine getirmiştir. Aşağıdaki anekdot bu gerçeğin tanığıdır:</p>
<p>Sarayburnu’ndaki büyük eğlentide, 9 Ağustos 1929 akşamı etrafını saran halka hitaben, ilk defa harf devrimini açıklayarak, yeni harflerin kabul edilmesi gerektiğini belirttikten sonra:</p>
<p>-Bir milletin yüzde onu-yirmisi okuma yazma bilir de, yüzde sekseni-doksanı bilmezse ayıptır. Bu millet utanmalıdır. Ama Türk milleti utanmak için yaratılmış bir millet değildir. İftihar etmek için yaratılmış, şanlı şerefli bir millettir. Tarihi baştan başa iftiharla dolu bir millettir. Okuma yazma bilmeyenlerin çokluğu, onun hatası değildir. Hata, Türk’ün karakterini anlamayarak kafasını birtakım zincirlerle saranlardadır. Artık geçmişin bu hatalarını kökünden temizlemek zamanındayız. Hataları düzelteceğiz. Bu konuda bütün vatandaşların çabasını isterim. En fazla, bir iki sene içinde, bütün Türk toplumu yeni harfleri öğrenmelidir, öğrenecektir. Millet, kafasıyla olduğu gibi, yazısıyla da uygar dünyanın yanında bulunduğunu gösterecektir!” deyince, halk, kendisini kucaklamak, bağrına basmak isteyen bir coşkunlukla alkışlarken, heyecandan ağlaşanlar bile görülmüştü.</p>
<p>Oradan Büyükada’ya gitmişlerdi. Yat Kulübünde, pırıl pırıl ışıklar içinde, kırıta kırıta sırıtan fraklı, smokinli, tuvaletli bay, bayanlarla karşılaşınca, bir an durmuş, yanındakilere:</p>
<p>-Hani Sarayburnu’nda yaptığımız yok mu? Onu burada yapamazdık!&#8230; demişti.</p>
<p><em>Banoğlu; s. 120-121. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
