<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bayrak &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/bayrak/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 11:58:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>bayrak &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bayrak Çiğnenmez</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/bayrak-cignenmez/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2020 10:35:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk'ün düşüncesi]]></category>
		<category><![CDATA[bayrak]]></category>
		<category><![CDATA[bayrak çiğnenmez]]></category>
		<category><![CDATA[izmir'in kurtuluşu]]></category>
		<category><![CDATA[saygı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk bayrağı]]></category>
		<category><![CDATA[ulusun bağımsızlık simgesi]]></category>
		<category><![CDATA[yunan bayrağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4990</guid>

					<description><![CDATA[ATATÜRK İzmir’in kurtuluşunda halkın coşkun gösterileri arasında kalacağı evin önüne gelip de kapının önüne serilmiş bayrağı görünce durdu:&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ATATÜRK İzmir’in kurtuluşunda halkın coşkun gösterileri arasında kalacağı evin önüne gelip de kapının önüne serilmiş bayrağı görünce durdu: Bu, ipekten kocaman bir Yunan bayrağı idi. Üzerine basılarak geçilecek bir yol halısı gibi serilmişti:<br />
Kapıdaki kalabalık halk yalvarıyordu:<br />
-Buyurunuz, geçiniz. Bizim öcümüzü alınız! Yunan kralı, bu evden içeri, bizim bayrağımıza basarak girmişti. Siz lütfedin. Bu karşılıkla o lekeyi silin! Burası sizin şehrinizdir. Bu ev sizin evinizdir. Bu hak sizindir.<br />
ATATÜRK, o yerde serili bayrağın önünde, bulunduğu noktada kaldı. Çevresindekilere tatlılıkla baktı.<br />
-O geçmişse hata etmiş. Bir ulusun bağımsızlık simgesi olan bayrak çiğnenmez. Ben onun yanlışını tekrar edemem.<br />
Bayrağı yerden kaldırttı, bembeyaz mermerlere basarak içeri girdi.</p>
<p><em>Arif Hikmet Par – M. Agah Önen; s. 106.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Bayrağa Saygısı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ataturkun-bayraga-saygisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Nov 2019 19:47:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Bayrağa Saygısı]]></category>
		<category><![CDATA[başkumandan]]></category>
		<category><![CDATA[bayrak]]></category>
		<category><![CDATA[insanlık]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[istiklal]]></category>
		<category><![CDATA[meşru müdafaa]]></category>
		<category><![CDATA[yunan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://kemalataturk.net/?p=4372</guid>

					<description><![CDATA[Bir Ağustos sabahı, Mustafa Kemal muharebe sahasında dolaşmaktadır. Etraf binlerce düşman cesedi, birbiri üzerine yığılmış yüzlerce topçu hayvanı,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir Ağustos sabahı, Mustafa Kemal muharebe sahasında dolaşmaktadır. Etraf binlerce düşman cesedi, birbiri üzerine yığılmış yüzlerce topçu hayvanı, terk edilmiş silah, top ve cephane doludur&#8230; Atatürk şöyle söylenir:</p>
<p>&#8220;Bu manzara insanlığı utandırabilir! Fakat meşru müdafaamız için buna mecbur olduk. Türkler, başka milletlerin vatanında böyle bir harekete teşebbüs etmezler.&#8221;</p>
<p>Ganimetlerin arasında yırtılmış ve terk edilmiş bir de Yunan bayrağı gören başkumandan eli ile kaldırılmasını işaret ederek şöyle der:</p>
<p>&#8220;Bir milletin istiklal alametidir, düşman da olsa hürmet etmek lazımdır, kaldırıp topun üzerine koyunuz.&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cepteki Fotoğrafın Verdiği Müjde</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/cepteki-fotografin-verdigi-mujde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Oct 2019 07:48:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[armutlu]]></category>
		<category><![CDATA[bayrak]]></category>
		<category><![CDATA[belkahve]]></category>
		<category><![CDATA[Cepteki Fotoğrafın Verdiği Müjde]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[fırka]]></category>
		<category><![CDATA[gazi paşa]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kadifekale]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Kolağası Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[Kordon]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmut Saydan]]></category>
		<category><![CDATA[Memduh Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[nif]]></category>
		<category><![CDATA[paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Ruşen Eşref]]></category>
		<category><![CDATA[salih bozok]]></category>
		<category><![CDATA[yunan]]></category>
		<category><![CDATA[yürüyüş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4098</guid>

					<description><![CDATA[Salih Bozok Anlatıyor: &#8221; &#8220;Armutlu&#8221; isminde bir köyden geçerken ora ahalisi askeri seyretmek için yol kenarına çıkmışlardı. Yanık&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Salih Bozok Anlatıyor:</p>
<p>&#8221; &#8220;Armutlu&#8221; isminde bir köyden geçerken ora ahalisi askeri seyretmek için yol kenarına çıkmışlardı. Yanık bakraçları, kırık testileriyle de geçen askerlere su veriyorlardı. Bunların önünden geçerken, arabalara ve hayvanlara rast geldiğimiz için yol vermek ve yolun açılmasını beklemek üzere otomobili durdurmuştuk. Gazi Paşa bir sigara yakmak üzere toz gözlüğünü  gözünden kaldırdığı zaman köylülerden yaşlıca bir adam, ani bir hareketle kalabalığın arasından ayrıldı. Otomobile yaklaştı. İhtiyar köylü bir müddet Gazi&#8217;nin yüzüne baktıktan sonra elini koynuna soktu ve çıkardığı kartpostalı avucu içinde saklayarak otomobilin basamağına bastı. Olanca dikkatimle ihtiyarı tetkik (inceleme) ediyordum. İhtiyar bir karta, bir de paşanın yüzüne baktıktan sonra sağ elinin şahadet parmağını evvelâ karta sonra paşaya yöneltti ve:</p>
<p>&#8220;Bu sensin!&#8221; diye bağırdı ve ardından köylülere döndü:</p>
<p>&#8220;Arkadaşlar, bu Mustafa Kemal&#8217;dir!&#8221; dedi. Bunu işiten köylüler, kadın, erkek ellerindeki testileri, bakraçları atarak her taraftan otomobile girdiler. Gözyaşları dökerek paşanın kalpağını, omzunu öptüler, paşanın ayağındaki tozları sürme gibi gözlerine çekenler vardı.</p>
<p>Köylünün elindeki kart kim bilir ne zamandan beri ve ne zorluklarla sakladığı paşanın bir fotoğrafı idi.</p>
<p>Köylüleri Paşa&#8217;nın etrafından ayırmak çok zor olduğu için, soföre, naçar (çaresiz) motoru işletmesini söyledim. Motor işleyince mecburen ayrıldılar. Hareket ettik, fakat sesleri hâlâ bizimle beraber geliyordu:</p>
<p>&#8220;Yaşa Paşamız.. Namusumuzu, hayatımızı kurtardın, hepimiz sana kurban olalım.&#8221;</p>
<p>Yunanlılar tarafından yakılıp yıkılmış olan bu havaliden geçtiğimiz sırada karşılaştığımız bu samimî tezahürat bizi her defasında ağlatmıştır. Halkın böyle heyecanla icra ettikleri candan tezahürat arasında köylerden ve kasabalardan geçerek Nif&#8217;e (bugünkü adıyla Kemalpaşa) akşamüzeri ulaşabilmiştik. Gazi Paşa, buradan İzmir&#8217;in kaç kilometre mesafede olduğunu sordu. Nifliler İzmir&#8217;den 25 kilometre uzakta olduğumuzu söylediler. Başkumandan Paşa civarda uygun bir tepeden İzmir&#8217;i seyretmenin mümkün olup olmadığını sordu. Belkahve denilen mahalden İzmir&#8217;in göründüğü cevabını verdiler.</p>
<p><strong>Gayri ihtiyarî bağırmışız: &#8220;Deniz!..&#8221;</strong></p>
<p>Bunun üzerine Gazi Paşa hazretleri otomobile binerek, Belkahve&#8217;ye hareket emrini verdiler. Oraya geldik. İzmir&#8217;in, üzerinde kuran körfezi görür görmez, birden gayri ihtiyarî:</p>
<p>&#8220;Deniz!&#8230;&#8221; diye bağırmışız.</p>
<p>Hakikaten, oradan İzmir&#8217;in körfezi, Kadifekale ve diğer bazı bölgeler gayet iyi görülüyordu. Güneş bir defa daha gurup (batıyor) ediyordu ki, hatırası aziz Türkiye&#8217;miz üzerinde ilelebet payidar olan bir manzarayı bizzat seyretmek saadetini tattık. Kadifekale&#8217;ye Türk bayrağı çekiliyordu. Güneş yavaş yavaş alçalmış, İzmir Körfezi&#8217;nin yeşil sularında erimişti. Hiç birimiz Belkahve&#8217;den ayrılamıyorduk. Bu arada ağaçlıklar arasından bir araba sesi geldi. Tek atlı bir yol arabası İzmir cihetinden gelmekte ve arabacı şarkı okumakta idi. Arabacıya nereden geldiğini sorduk. Gür bir sesle: &#8220;İzmir&#8217;den!&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;İzmir&#8217;de ne var ne yok?&#8221; dedik.</p>
<p>&#8220;Askerlerimiz Kordon&#8217;da geziyor.&#8221; cevabını verdi.</p>
<p>&#8220;Doğru mu söylüyorsun?&#8221; diye sorduk.</p>
<p>&#8220;Nah, işte İzmir, gidin de bakın!&#8221; diye körfezi işaret etti ve yoluna koyuldu.</p>
<p><strong>Yürüyüş nizamında ilerleyen bir fırka</strong></p>
<p>Daha bir müddet orada kaldıktan sonra Nif&#8217;e dönmek üzere hareket ettik. Yolda bir fırkanın İzmir&#8217;e doğru yürüyüş nizamında ilerlediğini gördük. Efrat (asker) günlerce süren yürüşlerine rağmen yorgunluk belirtisi göstermiyor, bir an evvel İzmir&#8217;e ulaşabilmek için can atıyordu. Gazi Paşa bana:</p>
<p>&#8220;Askerlere, arkadaşlarının İzmir&#8217;e girdiklerini söyle!&#8221; dedi. Emri tebliğ etmek üzere ayağa kalktım. Kolbaşına elle işaret ederek kıtayı durdurdum.</p>
<p>&#8220;Arkadaşlar nereye gidiyorsunuz?&#8221; diye sordum.</p>
<p>&#8220;İzmir&#8217;e!&#8221; diye haykırdılar.</p>
<p>&#8220;Süvarilerin İzmir&#8217;e girdiklerini biliyor musunuz?&#8221; dedim ve arkadaşlarının İzmir&#8217;e girdiklerini haber verdim. İçlerinden biri:</p>
<p>&#8220;Aferin be!&#8221; diye bağırdı. Hepsi birden şevkle yollarına devam ettiler, biz de Nif&#8217;e döndük.</p>
<p>Geceyi Nif&#8217;te geçirdik. Gazi Paşa ertesi günü İzmir&#8217;de kendilerine bir ikametgâh ayarlamak üzere erkenden hareketimi buyurdular. Emirleri gereğince sabahleyin henüz şafak sökerken arkadaşım Mahmut Saydan, Ruşen Eşref ve Paşa hazretlerinin maiyetinde şifre memuru Memduh Beylerle beraber hareket ettik.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
