<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>başarı &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/basari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 12:01:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>başarı &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Meslek Nasıl Seçilir ve Nasıl Yapılır</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/meslek-nasil-secilir-ve-nasil-yapilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 May 2020 11:17:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve meslek]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün erdemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün meslek erdemleri]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[başarılı olacağım]]></category>
		<category><![CDATA[başarılı olacağım diye başlayanın]]></category>
		<category><![CDATA[Meslek Nasıl Seçilir]]></category>
		<category><![CDATA[Meslek Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>
		<category><![CDATA[zafer benimdir diyebilenindir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5232</guid>

					<description><![CDATA[1. Meslek seçimi: Her istenmeyerek yapılan çalışma sert ve ağır gelir. İnsanın çalışmaktan hoşlanması ve zevk alması için&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1. Meslek seçimi: Her istenmeyerek yapılan çalışma sert ve ağır gelir. İnsanın çalışmaktan hoşlanması ve zevk alması için mesleğini yeteneklerine uygun ve kuvveti ile orantılı olarak seçmiş olması gerekir. Bu nedenle, gençlikte en önemli mesele, meslek seçimidir. Kişisel mutluluk ve aynı zamanda sosyal menfaat buna bağlıdır. Herkes, yeteneğine uygun yerde bulunmalıdır. Çoğunlukla bir genç, o görevinin zorluklarıyla uygun bir şekilde kuvvetlerini sağlayamamış ise aşın derecede ve faydasız çalışmak zorunda kalır. Ya hiç başaramaz veya aşağı bir derecede kalır ve kendinden de memnun olmaz. Aynca da, başkasının daha iyi işgal edeceği bir yeri tutmakla haksızlık etmiş olur. Gençler kıskançlıktan ve başkalanmn elde ettikleri parlak sonuçlar hayalinden sakınmalıdırlar. Ölçülü davranma ve toplumsal görev endişesi bunu gerektirir. Biri, subay üniformasının, sırmalan hoşuna gittiği için asker olmak ister, bir diğeri de, bir yazann veya bir ressamın kazandığı servet ve şöhret gözlerini kamaştırdığından zekâ ve öğrenimini göz önünde bulundurmadan yazar veya sanatkâr olmak isterse, bu gibi hareketlerin sonucu çoğunlukla hayal kınklığıdır. Diğer bir bakış açısından bu gibiler, toplumsal heyet için kaybolmuş kuvvetlerdir; bunlar, daha iyi yönetilselerdi, kendilerinin hayatı hazırlanmış ve insanlığın mutluluğu arttınlmış olurdu.</p>
<p>Her durumda akla uygun ve doğru olan şudur. Herkes kendi yeteneğine göre bir iş tutmalıdır. İnsanın değeri her işte belli olur, işini iyi yapanın bulunduğu durum ne olursa olsun o, iyi bir adam olabilir. İnsan, kendine göre bir mesleğe girmeyip de diğerine girmekle hürriyetini sınırlarsa, tahmin edildiğinden fazla geleceğini yanlış belirlemiş olur. Çünkü sapılan bir yol kolayca terk edilemez; her mesleğin gerekleri, adetleri ve inançları vardır. Bunlara, insan zorunlu olarak bağlı olur.</p>
<p>2. Meslek erdemleri: Her meslek, bazı yetenekler ve özel nitelikler ister. Bu, şüphesizdir. Ancak bazı ortak erdemler vardır ki, bunlar aynı zamanda, bireyin başarısını ve kendisine emanet edilmiş işlerin iyi gitmesi için gereklidir. En aşağı dereceden, en yukarıya kadar genel koşullar aynıdır. Üstlere karşı, özen, doğruluk, saygı; astlarına karşı, hayırsever ve genellikle kabul edilen işte özel gayret, yön, sır tutmak Bu gibi erdemler olmaksızın, ne arkadaşlar arasında iyi ilişkiler olur ve ne de iş başarılabilir. Meslek görevi, yalnız kişinin başan ve güvenini değil, belki daha çok toplumun huzurunu ilgilendirir. Vatan bütün evlatlarının çalı?nası ile ve yardımı ile yaşar ve bundan başka toplumun yapısında faydasız hiç bir parça yoktur. Devleti yöneten bakanla, vatanın huzur ve zenginliğine, elinin işiyle yardım eden sanatkâr arasında, yalnız küçük bir fark vardır; o da şudur: Birinin görevi diğerininkinden daha önemlidir. Ancak, her ikisinde de, iyi yapılmak koşuluyla, ahlaki değer aynıdır. Bu nedenle, herkes, kendisine isabet eden işten memnun olmalıdır. Mesleği ne olursa olsun, bir fayda oluşturacak ve bir görev görecektir, insan, görevini cesaret, yüreklilik, sadakat ve namuskârlıkla yapınca, elinden geleni yapmış olur. Aynı zamanda, bu görevi, diğerlerine karşı kıskançlık olmadan yapmalıdır.</p>
<p>Yolunda, yalnız olmayacaksın; orada, aynı hedefi izleyen başkaları ile birlikte yürüyeceksin, bu hayat yarışında, diğerleri, yetenekleri bakımından, sizi geçebilirler. Bir başan, elinizden kaçabilir. Bundan dolayı, onlara kızmayınız ve elinizden geleni yapmışsanız, kendi kendinize de kızmayınız. Asıl önemli olan gayrettir. İnsanın elinde olan ve onu memnun eden ancak gayrettir.</p>
<p>3. Girişim düşüncesi: Bir tembellik veya ahlak gevşekliği, çoğunlukla insanı, ecdadının yaşadıklan aynı işte ve aynı noktada durdurur. “Babam, büyükbabam böyle yaptılar. Ben niçin başka türlü yapayım” derler. Kuşaktan kuşağa dışan hayatın genel koşullan değişir. Yeni koşullara uymayan ve gelenekte ısrar eden, yalnız kalmaya, zayıf düşmeye, bitkinliğe ve ölüme mahkûmdur. Bugün iddia olunamaz ki, bir gezinti seyahati için, yavaş giden eski bir araba, yolun güzelliklerinden faydalanmaya uygun iyi bir ulaşım aracıdır. Bir işte, ekspres treniyle giden bir rakiple yarışma söz konusu olunca araba ile gitmek geç kalmak için en emin bir araçtır. Her şey böyledir. Her şeyde en iyi ve insanın kendi kuvvetiyle uygun olanı aranmalıdır. insan, cesaret gösterebilmeli ve tehlikeyi göze alabilmelidir. İnsan yeni bir girişimde özel bir zevk duyar; kuvvetini ve değerini anlar. O zaman, kendi kendini daha çok beğenir ve başkalarına daha çok beğendirir. Zafer Zafer benimdir” diyebilenin, başarı &#8220;Başarılı olacağım&#8221; diye başlayanın ve “Başardım&#8221; diyebilenindir. (1925)</p>
<p><em>Medeni Bilgiler, S. 113-114-115</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bulunur</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/bulunur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2020 14:13:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve başarı]]></category>
		<category><![CDATA[başaracağım diyenlerindir]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Niyazi Ahmet Banoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[vatan şairi namık kemal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5159</guid>

					<description><![CDATA[Başarının temel koşulu başarıya inanmaktır. Bu inançtan yoksunluk ümitsizliği getirir. Bu ise başarısızlığa teslim olmaktır. Bu gerçeği çok&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Başarının temel koşulu başarıya inanmaktır. Bu inançtan yoksunluk ümitsizliği getirir. Bu ise başarısızlığa teslim olmaktır. Bu gerçeği çok iyi bilen ATATÜRK, düşmanın gücü, çokluğu ve kısmi başarıları karşısında zaman zaman yılgınlığa düşen mücadele arkadaşlarını sarsılmaz bir inançla motive etmiştir. “Başarı, başaracağım diyenlerindir” ilkesini hep canlı tutmuş ve Türk ulusunu başarıya ulaştırmıştır. Vatan Şairi Namık Kemal’in aşağıda yer alan  beytindeki karamsarlık temasını beytin sözlerini değiştirerek dağıtması da ATATÜRK’ün yaşamında ve düşüncelerinde karamsarlığa yer olmadığını göstermektedir:</p>
<p>Kurtuluş Savaşı henüz başlıyordu. Ordu yoktu ve her taraftan vatanın bağrına giren düşmanlara karşı ancak gönüllü çetelerle savaş yapılıyordu. Milletvekilleri arasında bile, dövüşü göze alan fakat ümitsizlikten kurtulamayanlar vardı.</p>
<p>Bir gün Büyük Millet Meclisinde vatanın kurtulması için neler yapılması gerektiği hakkında heyecanlı konuşmalar yapılıyordu. Milletvekillerinden biri, sözlerini büyük vatan şairi Namık Kemal’in şu beyiti ile bitirdi:</p>
<p>“Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini</p>
<p>Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?&#8230;”</p>
<p>En büyük ve korkunç düşmanın, ümitsizlik olduğunu pek iyi bilen ATATÜRK bu beytin iki kelimesini değiştirerek, fakat veznini de bozmaksızın sert ve sarsılmayan bir sesle şu cevabı verdi:</p>
<p>“Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini, Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini&#8230;”</p>
<p><em>Banoğlu; s. 88-89. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşam ve Savaşma</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/yasam-ve-savasma/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 17:01:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Afet İnan]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Hatıralar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[çarpışma]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam ve Savaşma]]></category>
		<category><![CDATA[yenmek ve yenilmek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2553</guid>

					<description><![CDATA[Baylar, bilirsiniz ki yaşam demek savaşma ve çarpışma demektir. Yaşamda başarı kesinlikle savaşmada başarı kazanmakla elde edilebilir. Bu&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Baylar, bilirsiniz ki yaşam demek savaşma ve çarpışma demektir. Yaşamda başarı kesinlikle savaşmada başarı kazanmakla elde edilebilir. Bu da maddi ve manevi bakımdan güce, erke dayanan bir şeydir.</p>
<blockquote><p><strong>Nisan 1920, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yaşam savaşmadan başka bir şey değildir. Bu nedenle yaşamda yalnız iki şey vardır. Yenmek ve yenilmek.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Tarihsel olayların oluşu sırasında kimi zaman fizyolojik aksamalar önemli rol oynarlar. Doğa ya engeller, ya da yardım eder.</p>
<p>***</p>
<p>Neşeli olmayan insanlar iki türlü kuşku uyandırır. Ya hastadırlar, ya da o insanların başkalarına bildirmek istemedikleri kuruntuları vardır.</p>
<blockquote><p><strong>1933, Atatürk&#8217;ten Hatıralar, Afet İnan</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Önder</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/onder/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 12:57:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[apotr]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ayın Tarihi Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Belleten]]></category>
		<category><![CDATA[diktatörlük]]></category>
		<category><![CDATA[Hakimiyet-i Milliye]]></category>
		<category><![CDATA[halk adamı]]></category>
		<category><![CDATA[havari]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuluş]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[önder]]></category>
		<category><![CDATA[şef]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<category><![CDATA[Vakit Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[yurt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2462</guid>

					<description><![CDATA[Yurt kesin olarak egemenliğine kavuşacaktır. Ulus, kesin olarak mutluluğa erecektir. Çünkü kendi esenliğini, kendi mutluluğunu ülkenin, ulusun esenliği&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yurt kesin olarak egemenliğine kavuşacaktır. Ulus, kesin olarak mutluluğa erecektir. Çünkü kendi esenliğini, kendi mutluluğunu ülkenin, ulusun esenliği ve mutluluğu uğruna gözden çıkaracak çok vatan evladı vardır.</p>
<blockquote><p><strong>1910, Vakit gazetesinde yayınlanma tarihi 1929</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Benim tutkularım var; hem de pek büyükleri; ama bu tutkuların yüksek mevkilere geçmek veya büyük paralar elde etmek gibi bayağı isteklerin karşılanmasıyla ilgisi yok. Ben bu tutkuların gerçekleşmesini yurduma büyük yararları dokunacak, bana da beceriyle yerine getirilmiş bir görevin canlı iç rahatlığını verecek büyük bir düşüncenin başarısında arıyorum. Bütün yaşamımın ilkesi bu olmuştur. Bu büyük düşünceyi çok genç yaşımda edindim ve son nefesime kadar onu korumaktan geri kalmayacağım.</p>
<blockquote><p><strong>1914</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ulusun efendisi yoktur; Ulusa hizmet vardır. Bu ulusa hizmet eden onun efendisi olur.</p>
<blockquote><p><strong>Aralık 1921, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Benim apotrlarım(1) yoktur. Ülkeye ve ulusa kimler hizmet eder ve hizmet beceri ve gücünü gösterirse apotr odur.</p>
<p>(1 ) Havari</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1923, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ülkemin ve ulusumun kurtuluşu ve mutluluğu için çalışmaktan başka bir amacım yoktur. Bu, insana yeter bir sevinç ve zevk sağlar. Kişinin, ailenin rahatı ve mutluluğu ancak ulusun rahat ve mutluluğuyla sağlanabilir.</p>
<blockquote><p><strong>Ocak 1925, Vakit Gazetesi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>İnsan yaşadığı, bulunduğu ve çalıştığı çevre içinde o çağı yönetenlerle kaynaşıp aynı kanıda (düşüncede) olursa, aynı çevre ve çağın adamı olmaktan çıkamaz.</p>
<blockquote><p><strong>7 Nisan 1926, Hakimiyet-i Milliye gazetesi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Baylar, tarih su götürmez bir biçimde kanıtlamıştır ki, büyük işlerde başarı için yeteneği ve gücü sarsılmaz bir başkanın varlığı çok gereklidir.</p>
<blockquote><p><strong>1927, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Gerçekten, tutku olmadan büyük bir iş meydana getirilemez. Ancak onun her durumunda ulus yolunda hizmet amacına yönelik olması gerekir. Başkan olan kimsenin ulusun ülküsüne göre davranması ve ulusun ruhsal durumunu kavradıktan sonra o ulusun eğilimine bağlı kalması gerekir.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1930, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>&#8220;Kapıda duran nöbetçi bile benden korkmaz. İsterseniz kendisinden sorunuz. Egemenlik korku üzerine kurulamaz. Toplara dayanan egemenlik kalıcı olmaz Böyle bir egemenlik ve diktatörlük ancak bir ayaklanma olunca geçici bir zaman için gerekli olur.&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1930, Ayın Tarihi Dergisi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ben diktatör değilim. Benim büyük gücüm olduğunu söylüyorlar. Evet, bu doğrudur. Benim isteyip de yapamayacağım bir şey yoktur. Ancak ben zorbalıkla ve acımasızca davranmasını bilmem. Bence diktatörlük başkalarını buyruğu altına alandır. Ben kalpleri kırarak değil, kazanarak baş olmak isterim.</p>
<blockquote><p><strong>Nisan 1935, Ayın Tarihi Dergisi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ben düşündüklerimi sevdiklerime olduğu gibi söylerim. Aynı zamanda, saklanması gerekli olmayan bir sırrı kalbinde taşıma gücü olmayan bir adamım. Çünkü ben bir halk adamıyım. Ben düşündüklerimi hep halkın önünde söylemeliyim. Yanlışım varsa halk beni yalanlar. Ancak şimdiye kadar bu açık konuşmalarımda halkın beni yalanladığını görmedim.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1937, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Uluslar kaygı ve keder bilmemelidirler. Şeflerin ödevi, ulusların yaşamı neşe ve istekle karşılamaları için onlara yol<br />
göstermektir.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1937, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ben isteseydim hemen bir askeri diktatörlük kurardım ve ülkeyi böyle yönetmeye kalkışırdım. Ancak ben istedim ki, ulusum için çağdaş bir devlet kurayım.</p>
<blockquote><p><strong>Belleten Dergisi Nu: 10</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zafer ve Düşünce</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/zafer-ve-dusunce/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2019 15:32:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[amaç]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>
		<category><![CDATA[zafer benimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Zafer ve Düşünce]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2396</guid>

					<description><![CDATA[Bu meydan savaşının evreleri öyle olayların ortaya çıkmasına yol açtı ki, bu gerçekleri kısaca belirtmek için diyeceğim ki,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu meydan savaşının evreleri öyle olayların ortaya çıkmasına yol açtı ki, bu gerçekleri kısaca belirtmek için diyeceğim ki, zafer &#8220;zafer benimdir&#8221; diyebilenindir. Başarı &#8220;başaracağım&#8221; diye başlayıp &#8220;başardım&#8221; diyebilenindir. Bilirsiniz ki, savaş  sürekli olarak gözle görülmez güçlerin göze görünür biçim ve görünüş almasıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Ocak 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>&#8220;Hiçbir zafer kendi başına amaç değildir. Zafer ancak kendisinden daha büyük olan bir amaca ulaşmak için belli başlı bir araçtır. Amaç düşüncedir. Zafer bir düşüncenin gerçekleşmesine yardımı oranında değer taşır. Bir düşüncenin gerçekleşmesine dayanmayan zafer sağlam ve sürekli olamaz. O boş bir çabadır. Her büyük meydan savaşından, her büyük zaferin kazanılmasından yeni bir dünya doğmalıdır. Yoksa zafer boşa gitmiş bir çabadır.</p>
<blockquote><p><strong>11 Kasım 1933, Dünya Gazetesi</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
