<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Banoğlu &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/banoglu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 23 Aug 2020 10:45:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Banoğlu &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Musikinin Haysiyeti</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/musikinin-haysiyeti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2020 10:45:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Banoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Mesut Cemil]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Türk Sanat Musikisi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Türk Sanat Müziği]]></category>
		<category><![CDATA[Banoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Fıkra ve Çizgilerle Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Mesut Cemil Anlatıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Nükte]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Sanat Musikisi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Sanat Müziği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5938</guid>

					<description><![CDATA[Biz, çok defa, bu musikinin tam haysiyetini bulamıyoruz. İşte bu dinlediğimiz, hakiki Türk musikisidir ve hiç şüphesiz, yüksek&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Biz, çok defa, bu musikinin tam haysiyetini bulamıyoruz. İşte bu dinlediğimiz, hakiki Türk musikisidir ve hiç şüphesiz, yüksek bir medeniyetin musikisidir. Bu musikiyi, bütün dünyanın anlaması lâzımdır. Fakat, onu bütün dünyaya anlatabilmek için, bizim milletçe, bugünkü medenî dünyanın seviyesine yükselmemiz lâzımdır.</p>
<blockquote><p>(Mesut Cemil Anlatıyor: Nükte, Fıkra ve Çizgilerle Atatürk II, 1954, Der : N.A. Banoğlu, s. 52)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnkılabımız Yenidir</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/inkilabimiz-yenidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2020 14:20:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk İnkılapları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve İnkılaplar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Tevfik Noyan]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün İnkılapçılığı]]></category>
		<category><![CDATA[Banoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Fıkra ve Çizgilerle Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Nükte]]></category>
		<category><![CDATA[Tevfik Noyan]]></category>
		<category><![CDATA[Tevfik Noyan Anlatıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5755</guid>

					<description><![CDATA[İnkılâbımız henüz yenidir. Dedikleri gibi kökleşip benimsendiği hakkındaki kanaatlerimiz ancak ilerde karşılaşacağımız hâdiselerle gerçekleşecek ve sağlamlaşacaktır. Fakat, şimdi&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnkılâbımız henüz yenidir. Dedikleri gibi kökleşip benimsendiği hakkındaki kanaatlerimiz ancak ilerde karşılaşacağımız hâdiselerle gerçekleşecek ve sağlamlaşacaktır. Fakat, şimdi şuna emin olmalısınız ki, bugün başına şapka giyen, sakalını bıyığını traş eden, skomin ve frakla toplum hayatımızda yer alanlarımızın çoğunun kafalarının içindeki zihniyet, hâlâ sarıklı ve sakallıdır.</p>
<p>1927 (Tevfik Noyan Anlatıyor, Nükte, Fıkra ve Çizgilerle Atatürk III, Der. : N.A. Banoğlu, s. 87)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Millet Adamıydı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/millet-adamiydi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2020 09:16:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu toprakları]]></category>
		<category><![CDATA[Banoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuluş mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[millet adamı]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Niyazi Ahmet Banoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[türk halkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5350</guid>

					<description><![CDATA[Türk halkı; geçmişte kendi yönetici ve aydınlarınca ihmal edilmesine, horlanmasına, cehalet ve yoksulluğa mahkûm edilmesine karşın vatanına olan&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk halkı; geçmişte kendi yönetici ve aydınlarınca ihmal edilmesine, horlanmasına, cehalet ve yoksulluğa mahkûm edilmesine karşın vatanına olan sevgisini hiç yitirmemiştir. Yurdu ve milleti söz konusu olduğunda, kendisine yapılmış olan haksızlıkları ve olumsuzlukları bir tarafa bırakarak vatan uğrunda ölmeyi şereflerin en yücesi saymıştır.19 Mayıs 1919’da Kurtuluş Mücadelesi’ni başlatmak üzere Anadolu’ya ayak basan ATATÜRK’ün elindeki en büyük güç kaynağı Türk ulusunun bu özelliğiydi.</p>
<p>Türk ulusunun bu seçkin özelliklerinin tamamı ATATÜRK’te de mevcuttu. Onun yaşama isteği öncelikle çok sevdiği ulusuna hizmet etmek arzusundan doğuyordu. Bu uğurda canı dahi her şeyini vermekten asla çekinmeyeceğini  düşünce ve eylemleriyle her zaman göstermiştir. Aşağıdaki anekdot Türk ulusu ve bu ulusun bir ferdi olmaktan her zaman gurur duymuş olan ATATÜRK’ün vatan sevgisini yansıtması açısından güzel bir örnektir:</p>
<p>ATATÜRK Millî Mücadele’nin buhranlı günlerinde, Ankara civarında yaptığı bir gezintiden dönerken, yolda sarıklı bir hocaya rast gelmişti. Konuşurken, üstlerinden geçen uçağı göstererek sordu:</p>
<p>-Hocam, bu uçak nasıl uçuyor?</p>
<p>-Ne bileyim ben?&#8230; Öğretmediler ki bize&#8230;</p>
<p>-Peki, sen ne bilirsin?</p>
<p>-Ne mi bilirim? Bu uçağa bin dersin, binerim; oradan kendini aşağı at, dersin, atarım&#8230; İşte ben bunu bilirim ama, bunu da senden öğrendim, Paşam!</p>
<p>Mustafa Kemal, bu söz üzerine, yaşaran gözlerini hocadan ayırmadan:</p>
<p>&#8211; Var ol hoca!.. Ama, şunu da bil ki, ben de senin gibiyim&#8230; Ben de, milletin hiçbir arzusunu, hiçbir istediğini, hayatım pahasına da olsa, yapmamazlık edemem!&#8230; diyebilmişti.</p>
<p><em>Banoğlu; s. 73-74.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aradaki Fark</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/aradaki-fark/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2020 18:31:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Vahdettin]]></category>
		<category><![CDATA[Banoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<category><![CDATA[vahdettin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4855</guid>

					<description><![CDATA[ATATÜRK’ü, Bağımsızlık Savaşını başlatması için Anadolu’ya Vahdettin’in gönderdiğini iddia eden saltanat ve hilâfet özlemcisi kimi çevreler, tarihsel gerçekleri&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ATATÜRK’ü, Bağımsızlık Savaşını başlatması için Anadolu’ya<br />
Vahdettin’in gönderdiğini iddia eden saltanat ve hilâfet özlemcisi kimi çevreler,<br />
tarihsel gerçekleri pervasızca çarpıtmaktadır. Bu çevrelerin iddialarına<br />
gösterdikleri kanıt, ATATÜRK’le Vahdettin arasında sarayda geçen “Paşa<br />
isterseniz devleti kurtarabilirsiniz.” şeklindeki bir konuşmadır. Konuşmada<br />
geçen bu sözün kurtuluş savaşını başlatmak için söylendiğini savunan bu<br />
çevreler, nedense Sevr Antlaşması’nı kabul edenin, Kurtuluş Savaşı’nı isyan<br />
hareketi olarak görenin ve Mustafa Kemal Paşanın idam fermanını onaylayanın<br />
aynı padişah olduğunu bir türlü görmek istemezler. Bu tür yaklaşım biçimleri<br />
olsa olsa bir gafletin sonucudur.<br />
Vahdettin, “Paşa isterseniz devleti kurtarabilirsiniz.” ifadesini kullanırken<br />
Mustafa Kemal Paşadan beklentisi şudur: “İtilâf devletlerinin emir ve<br />
isteklerinin yerine getirilmesini sağla, Anadolu’da olası işgallere karşı ortaya<br />
çıkabilecek direnişi engelle.” Padişah, bunların yapılması durumunda İtilâf<br />
devletlerinin Anadolu’da kalıcı olmayacaklarına ve bir süre sonra çekip</p>
<p>gideceklerine inanıyordu. Yani, kurtuluşu teslimiyette görüyor ve silâhlı bir<br />
mücadeleyi asla düşünmüyordu. Asıl korkusu silâhlı mücadeleye<br />
başvurulacak olursa tahtın da elden gideceği endişesiydi. Kurtuluş Savaşı’nı<br />
isyan hareketi olarak görmesinin nedeni de buydu. Milletine ve kendine güveni<br />
olmayan Padişahtan farklı bir tavır da beklenemezdi. Aşağıdaki anekdotta da<br />
bu gerçeğin altı çizilmektedir:<br />
Anadolu’ya geçmek için hazırlıklarını tamamlayan ATATÜRK, Yıldız<br />
Sarayı’na gitti. Son Osmanlı Padişahı Vahdettin, onu çok küçük bir odada<br />
kabul etti. Hemen hemen diz dize oturdular.<br />
Padişahın sağında mini bir masa üzerinde güzel ciltlenmiş kalınca bir<br />
kitap, bir Osmanlı tarihi vardı. Pencereden Boğaz, Boğaz’ın mavi sularında<br />
birbirine paralel dizilmiş ve toplarını saraya çevirmiş olan düşman savaş<br />
gemileri görünüyordu.<br />
Padişah ona dedi ki:<br />
-Paşa, devletimize çok hizmet ettin; bunların hepsi artık bu kitaba<br />
geçmiştir!<br />
Elini Osmanlı Tarihi’ne koydu, bastı ve ilâve etti:<br />
-Tarihe geçti!&#8230;<br />
Sonra dedi ki:<br />
-Bunları unutunuz. Asıl bundan sonra yapacağınız hizmet şimdiye<br />
kadar yaptıklarınızdan mühim olacaktır. Paşa, isterseniz devleti<br />
kurtarabilirsiniz!<br />
ATATÜRK yanıtladı:<br />
-Bu yolda elimden geleni yapacağıma emin olmanızı rica ederim.<br />
Vahdettin:<br />
-Muvaffak olunuz! diyerek ayağa kalktı.<br />
Ziyaret sona ermişti.<br />
Padişah, ondan düşmanların arzularını yerine getirmesini bekliyordu;<br />
elinde hiçbir kuvvet kalmamış olan devletin ancak böyle, düşmanların hoşuna<br />
giderek kurtulacağını sanıyordu. Bilmiyordu ki, kuzuyu yemeğe karar vermiş<br />
olan kurt için bahane bulmak gayet kolaydır.</p>
<p>ATATÜRK de devleti kurtarmak istiyordu; fakat düşmanlara yaranmakla<br />
değil, milletin bitmez tükenmez hürriyet ve istiklâl aşkını, cesaret ve fedakârlık<br />
duygularını harekete geçirerek&#8230;<br />
İşte Türk milletini anlamamış bir adamla, anlamış adamın arasındaki<br />
fark&#8230;</p>
<p><em> Banoğlu; s. 86-87. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ya Kabiliyetsiz Bir Milletin Başında Olsaydım?</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ya-kabiliyetsiz-bir-milletin-basinda-olsaydim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2020 18:15:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Ata]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün millet sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Banoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Türk inkılabı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk milleti çalışkandır]]></category>
		<category><![CDATA[Türk milleti zekidir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4849</guid>

					<description><![CDATA[Tarihsel geçmişinde ufku açık ve uygarlığa katkı yapmış olan Türk ulusu; Cumhuriyet öncesindeki üç yüz yıllık dönemde uygarlık&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihsel geçmişinde ufku açık ve uygarlığa katkı yapmış olan Türk<br />
ulusu; Cumhuriyet öncesindeki üç yüz yıllık dönemde uygarlık yarışının<br />
gerisinde kalmıştır. Çalışkanlığı, özverisi ve hoşgörüsü ile hiç hak etmediği bir<br />
konuma gelmesinin temel nedeni; uygarlığa yönelik yeteneklerinin<br />
körelmesine neden olan çağ dışı geleneklerin, anlayışların, hurafelerin varlığı<br />
ve bunu çıkarlarının gereği olarak sürekli besleyen uygarlık düşmanı tutucu ve<br />
gericilerin faaliyetleridir. Halkın cehaletinden beslenen karanlık düşünce<br />
sahiplerinin ıslah edilmesi durumunda, Türk’ün bilim, teknoloji ve sanata ilişkin<br />
yeteneklerinin uygarlığa ışık tutacağını Cumhuriyet gençliği göstermiştir.<br />
Türk’ün yüksek zekâsına ve yeteneklerine en fazla inanan insanların<br />
başında şüphesiz ATATÜRK gelir. Her türlü olumsuzluğun Türk’ün üzerine<br />
geldiği işgal yıllarında ulusun önderliğini üstlenmede bir an bile tereddüt<br />
etmemiş olması bunun göstergesidir&#8230;Ona göre yapılması gereken en önemli<br />
iş, Türk’ün uygarlık yeteneklerini tekrar açığa çıkaracak İnkılâpları bir an önce<br />
gerçekleştirmekti. Bunu başka uluslara da örnek oluşturan bir başarıyla<br />
gerçekleştirdi. İnkılâplarla birlikte düşünüşün ve düşüncenin önündeki engeller<br />
kalkmış ve her Türk yurttaşının akıl gücünün önü açılmıştır. Aşağıdaki<br />
anekdotATATÜRK’ün bu konudaki düşüncelerini yansıtmaktadır:<br />
1937 yılında bir Eylül akşamı, on arkadaş iki sandala binerek Florya’da<br />
geziyorlardı. Bir aralık deniz köşkünden bir sandalın kendilerine doğru<br />
geldiğini fark ettiler. Herkes gürültüyü kesmişti. ATA’mızın gür, aynı zamanda<br />
müşfik sesi duyuldu:<br />
-Çocuklar, eğlentiniz çok hoşuma gitti. Aranızda bulunmayı arzu ettim.<br />
Gençler bu ani ziyaretten son derece memnun ve heyecanlı, derhâl<br />
ATA’nın bizzat kullandığı sandalı aralarına alırlar. Üç sandal mehtaba karşı<br />
yol alırken ATA:<br />
-Aferin çocuklar, Türk gençleri hem çalışmasını, hem eğlenmesini<br />
bilmelidir. Memleket sizindir. Çalışın ve eğlenin, der.</p>
<p>Gençler hep bir ağızdan bütün millet gibi kendilerinin de minnettar<br />
oldukları bu güzel vatanın güzelliklerinden onun sayesinde yararlandıklarını<br />
tekrar tekrar söyleyince, ATATÜRK yine:<br />
-Çocuklar, der, ben bu inkılâbı sizin babanızla, dayınızla, ananızla<br />
velhasıl bütün vatandaşlarınızla yaptım. Bu sizin hakkınız. Ancak, görüyorum<br />
ki, bana karşı güveniniz çok kuvvetli. Size bir soru soracağım: Kabiliyetsiz bir<br />
milletin başında bulunsaydım, bu inkılâbı yapabilir miydim?&#8230;<br />
İçlerinden Sadi adında biri atılır:<br />
-ATA’m, der, siz kabiliyetsiz bir milletin başına gelemezdiniz. Çünkü,<br />
kabiliyetsiz milletten böyle şef çıkmaz!&#8230;<br />
ATA heyecanla ayağa kalkarak bu gencin elini sıkar ve:<br />
-Bunu söylemenizi bekliyordum, der.</p>
<p><em> Banoğlu; s. 516-517. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
