<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bağımsızlık &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/bagimsizlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 05 Sep 2020 23:39:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>bağımsızlık &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Milli Mücadele Tarihi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/milli-mucadele-tarihi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 2020 10:36:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[30 Ağustos Zafer Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Cumhuriyet Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve asker]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Bağımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Başkumandanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Birlik]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Kurtuluş Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Şükrü Kaya]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Kumandanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Başkumandanlık Meydan Muharebesi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Gazetesi Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Kaya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5613</guid>

					<description><![CDATA[Şükrü Kaya’nın, bir 30 Ağustos Zafer Bayramı gecesi sofrada “Paşam, İstiklâl Savaşı’nda Başkumandan sıfatıyla muharebelerde verdiğiniz emirler bir&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Şükrü Kaya’nın, bir 30 Ağustos Zafer Bayramı gecesi sofrada “Paşam, İstiklâl Savaşı’nda Başkumandan sıfatıyla muharebelerde verdiğiniz emirler bir yerde toplanmış mıdır?” sorusuna verdiği cevap:</em></p>
<p>&#8211; Bir gün Kurtuluş Savaşı’nın, Millî Mücadele’nin askerî tarihini yazacaklar, belki de benim Başkomutan sıfatıyla verdiğim bir yazılı ve imzalı emrime tesadüf etmeyeceklerdir. Savaş arkadaşlarım buradadır, hep bilirler: Ben muharebede daima o cepheden bu cepheye gider, yapılması gereken hareketleri komutanlara dikte eder, onlara not ettirir ve kendilerini de ikna ettikten sonra, “Şimdi ordu birliklerimize derhal bu hareketlerin yapılmasını kendi imzanızla tebliğ ediniz!” derdim.</p>
<blockquote><p>(Nejat Saner, Atatürk ve Sonrası, Cumhuriyet gazetesi, 4. XI. 1970)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Muvaffak Olamazsanız Ne Yapacaksınız?</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/muvaffak-olamazsaniz-ne-yapacaksiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2020 14:58:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Bağımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Zafer]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Bağımsızlık Aşkı]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[General Harbord]]></category>
		<category><![CDATA[Muvaffakiyet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5471</guid>

					<description><![CDATA[20 Eylül 1919’da Sivas’ta Amerikan Generali Harbord’la görüşmesi esnasında, General’in “Fakat millet ve siz, her türlü çalışmada ve&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>20 Eylül 1919’da Sivas’ta Amerikan Generali Harbord’la görüşmesi esnasında, General’in “Fakat millet ve siz, her türlü çalışmada ve fedakârlıkta bulunmanıza rağmen muvaffak olamazsanız ne yapacaksınız?” sorusuna verdiği cevap:</p>
<p>Millet ve biz yok, birlik halinde millet var! Biz ve millet ayrı ayrı şeyler değiliz. Ve şunu kesin olarak söyleyeyim ki bir millet, varlığı ve bağımsızlığı için her şeye girişir ve bu gaye uğrunda her fedakârlığı yaparsa, muvaffak olamaması mümkün değildir. Elbette muvaffak olur. Muvaffak olamaz ise o millet ölmüş demektir. Şu halde, millet yaşadıkça ve her türlü fedakârlıkta bulundukça muvaffak olamaması hatıra gelmez ve böyle bir şey söz konusu olamaz!</p>
<p><em>1919 (Mazhar Müfit Kansu, E.Ö.K. Atatürk’le Beraber; Cilt: II, s. 346)</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Bağımsızlığa Verdiği Önem</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturkun-bagimsizliga-verdigi-onem/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2020 21:17:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsızlık ve Atatürk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4894</guid>

					<description><![CDATA[“İstiklâl-i tâm (tam bağımsızlık), bizim bugün deruhte ettiğimiz (üzerimize aldığımız) vazifenin ruhu aslisidir (asıl ruhudur)…Biz yaşamak isteyen, haysiyet&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“İstiklâl-i tâm<br />
(tam bağımsızlık), bizim bugün deruhte<br />
ettiğimiz (üzerimize aldığımız) vazifenin ruhu<br />
aslisidir (asıl ruhudur)…Biz yaşamak isteyen,<br />
haysiyet (onur) ve şerefiyle yaşamak isteyen<br />
bir milletiz…bugün yalnız bir nokta etrafında<br />
toplanmış ve fakat sonuna kadar kanını<br />
akıtmağa karar vermiş(iz)tir. O nokta;<br />
istiklâl-i tâmımızın temini ve idamesidir.<br />
İstiklâl-i tâm denildiği zaman, bittabi siyasî,<br />
malî, iktisadî, adlî, askerî, harsî (kültürel) ve<br />
ilâh, her konuda istiklâl-i tâm ve serbest-i<br />
tâm demektir. Bu saydıklarımın herhangi<br />
birinde istiklalden mahrumiyet, millet ve<br />
memleketin mânâ-yı hakikîsiyle bütün<br />
istiklâlin mahrumiyeti demektir. Biz bunu elde<br />
etmedikçe, barış ve huzura<br />
kavuşamayacağımıza inanıyoruz”</p>
<p>(Nutuk,<br />
2002:423).</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çalışma Yöntemi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/calisma-yontemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 17:44:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ayın Tarihi Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hakimiyet-i Milliye]]></category>
		<category><![CDATA[içki]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[Özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[rejim]]></category>
		<category><![CDATA[rjim]]></category>
		<category><![CDATA[Ruşen Eşref Ünaydın]]></category>
		<category><![CDATA[seferberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Ulus Gazetesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2570</guid>

					<description><![CDATA[Vereceğiniz emrin yerine getirilmesinden emin olmak istiyorsanız, ta gerçekleşeceği ana kadar kendiniz onun başında bulunmalısınız. 1918, Ruşen Eşref&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vereceğiniz emrin yerine getirilmesinden emin olmak istiyorsanız, ta gerçekleşeceği ana kadar kendiniz onun başında bulunmalısınız.</p>
<blockquote><p><strong>1918, Ruşen Eşref Ünaydın, Atatürk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Düşündüklerimi uygulayabilmek için hazırlıkları sürdürüyorum. Düşünceyle ilgili hazırlıklar, seferberlikte davul, zurnayla asker toplamaya benzemez. Bu işte, alçakgönüllü, uysal olmak fakat karşındakine içtenlikle davrandığını hissettirmek, sabırla çalışmak gerekir.</p>
<blockquote><p><strong>10 Aralık 1919, Ulus Gazetesi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben ulusumun ve en büyük atalarımın en değerli miraslarından olan bağımsızlık aşkıyla yaratılmış bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar aile, özel ve resmi yaşamımın her evresinde tanık olanlar bu aşkımı bilirler. Bence, bir ulusta şerefin, saygınlık, namus ve insanlığın var olabilmesinin ve süre gitmesinin, o ulusun kesinlikle özgürlük ve bağımsızlığını elinde bulundurmasıyla gerçekleşme olanağı vardır. Ben kendim bu saydığım niteliklere çok önem veririm; ve bu niteliklerin kendimde bulunduğunu ileri sürebilmek için, ulusumun da aynı nitelikleri olmasını başlıca koşul sayarım. Ben yaşayabilmek için, kesinlikle, bağımsız bir ulusun çocuğu kalmalıyım. Bu nedenle ulusal bağımsızlık bence bir yaşam sorunudur. İnsanlığı oluşturan ulusların her biriyle uygarlık gereğinden olan ve ulus ve ülkenin yararlarının gerektirdiği dostluk ve siyaset ilişkilerine titizlikle değer veririm. Ancak benim ulusumu köle etmek isteyen herhangi bir ulusun, bu isteğinden vazgeçinceye kadar acımasız bir düşmanı kesilirim.</p>
<div>
<blockquote><p><strong>Nisan 1921, Ankara Gazetesi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Adı geçen bazı gazetelerin hastalığımdan söz etmelerinin anlamı açıktır. Görüyorsunuz ki sağlığım çok iyi. Ölüme doğru en çok atılanlardan biriyim. Kurşun ve gülle yağmuru altında bir çok savaşa katıldım. Hatta ölüm bir keresinde kalbimin yanından sıyırarak geçti. Kalbimin üzerinde bir saat vardı; ve bu saat mermi parçasının şiddetini kesti. Sağlığım tamamiyle yerinde,gücüm de gelişmekte. Ölmeye hiç niyetim yok.</p>
</div>
<blockquote><p><strong>12 Mayıs 1928, Hakimiyet-i Milliye</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Çok söz, uzun söz, bir şey için söylenir: Gerçeği anlamayanları, gerçeğe ulaştırmak için. Ben bu dönemlerden geçtim.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1928, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bu ulus, bu ülke, yeni rejimiyle dünyanın en akla uygun bir varlığı olacaktır. Ben bunu gözlerimle görmeden ölmeyeceğim.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1929, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bahtın ne olduğunu bana soruyorsunuz; bahtın temeli uygulanması olanaklı olan işlerde düşünüp taşındıktan sonra işe başlamaktır. Komutan olan bir kimsenin kesin bir kararlılıkla fırsatlar kaçırmaması gerekir. Aynı zamanda akla uygun olan şeyleri uygulaması gerekir. Değişimlerin yerleşmiş ve belirli kuralları yoktur. Şu kadar var ki, etkinlik halinde bulunanlara kolaylık sağlar.</p>
<blockquote><p><strong>23 Mart 1930, Ayın Tarihi Dergisi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yolunda yürüyen bir yolcunun yalnız ufku görmesi yetmez. Ne olursa olsun, ufkun ötesini de görmesi ve bilmesi gerekir.</p>
<div>
<blockquote><p><strong>1930, Öğrencilere bir hitabe</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Şu anda düşünürsünüz ki, verilmiş bir kararım varken onu neden hemen uygulamıyorum. Verilen kararın yerinde olduğuna inanmak için durumun bütün yönlerini incelemek gerekir. Uygulamaya geçtikten sonra:<br />
&#8211; Keşke sorunu başka bir yönden de incelemiş olsaydım, belki başka bir çıkar yol bulurdum. Belki de kan dökmeye, canlar yakmaya yol açabilecek önlemlere gerek kalmazdı, gibi kararsızlıklara düşülmemelidir. Çünkü böyle bir duraksama, karar verenin vicdanında öylesine kanayan bir nokta halinde kalır ki, düşüncesinin doğruluğundan kuşkulanır. Bu kuşkular, bu kalp işkenceleri karar veren kişinin kendisinde olmasa bile, akıllı olanlarca öyle yorumlanırsa, bu da bir güçsüzlük etkeni olur.</p>
<blockquote><p><strong>10 Aralık 1939, Ulus Gazetesi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ben bir işte nasıl başarılı olacağım diye düşünmem. O işe neler engel olur diye düşünürüm. Engelleri kaldırdın mı, iş kendi kendine yürür.</p>
<blockquote><p><strong>10 Kasım 1949</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Her gün, sabah, akşam, gece, uygun bir zaman bulduğunuzda, bir çeyrek, yarım saat, ne kadar vakit ayırabilirseniz kendi içinize çekilin, o gün yaptığınız işi göz önünden ve düşüncelerinizin tartısından geçirin; ne ettiğinizi, ne işlediğinizi her gün bir kez yoklayın. Bu yolla varacağınız sonucun ne denli yararlı olacağını bilemezsiniz.</p>
</div>
<blockquote><p><strong>16 Haziran 1955, Ulus</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Benim adım çok içer diye çıkmıştır. Gerçekten ben öteden beri içerim. Fakat istediğim zaman içkiyi keserim; görevim sırasında bir damla içmem. Yurt işlerine içki karıştırmam. İçki sadece benim keyfim içindir. İçki yüzünden görevimi bir an aksattığımı hatırlamıyorum. Daha gençken, manevralara çıkılmadan önce, dostlarla sohbete dalarak, sabaha yakın zamanlara kadar içsek bile, ben bazen uyumadan, saatinde görevim başına gider, görülecek işi bir dakika geri bırakmazdım. İçki ve görev iki ayrı şeydir. Birbirini etkileyebilecek durumlarda görevi elbette keyfe yeğ tutmalı, içkiyi ne yapıp yapıp kesmeli.</p>
<blockquote><p><strong>26 Haziran 1955, Ulus</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ben her türlü bağdan uzağım. Genel yaşamdaki görevlerime gereken zaman ve enerjiyi ayırabiliyorum. Kendi özel yaşamıma istediğim akışı verebiliyorum. Göreneğin ve protokolün esiri değilim.</p>
<blockquote><p><strong>Gördüklerim ve Çektiklerim, Ahmet Emin Yalman</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>&#8220;En büyük eseriniz hangisidir&#8221; sorusuna cevap: Benim yaptığım işler birbirine bağlı ve gerekli olan şeylerdir. Fakat bana yaptıklarımı değil yapacaklarımı sorunuz.</p>
<blockquote><p><strong>Atatürk&#8217;ten Hatıralar, Afet İnan</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milli Eğitim&#8217;in Amacı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/milli-egitimin-amaci/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Aug 2019 20:04:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Devrim Gençliği]]></category>
		<category><![CDATA[fikri hür]]></category>
		<category><![CDATA[irfanı hür]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim ile İlgili Söylev ve Demeçler]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[vicdanı hür]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2227</guid>

					<description><![CDATA[Yüzyıllarca süren bir dönemde yönetim savsaklamasının devlet yapısında açtığı yaraları iyileştirmek için harcanacak çabaların en büyüğünü, hiç kuşku&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yüzyıllarca süren bir dönemde yönetim savsaklamasının devlet yapısında açtığı yaraları iyileştirmek için harcanacak çabaların en büyüğünü, hiç kuşku yok ki, bilim ve kültür yolunda göstermemiz gerekecektir.</p>
<blockquote><p><strong>Temmuz 1921, Milli Eğitim ile İlgili Söylev ve Demeçler, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Baylar, yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri öğrenimin sınırı ne olursa olsun, en önce, her şeyden önce, Türkiye&#8217;nin bağımsızlığına, kendi benliğine ve ulusal geleneklerine düşman bütün öğelerle savaşmak gereği öğretilmelidir. Bunun için, dünyanın uluslararası durumuna göre, böyle bir savaşın gerektirdiği öğeleriyle donatılmış olmayan bireylere ve bu bireylerden oluşmuş toplumlara yaşam ve bağımsızlık hakkı yoktur.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Gözlerimizi kapatıp dünyadan soyutlanmış olarak yaşadığımızı düşünemeyiz. Ülkemizi bir çember içine alıp dünyaya ilgi duymadan yaşayamayız. Tersine, ileri ve uygar bir ulus olarak uygarlık alanı içinde yaşayacağız; bu da ancak bilimle, teknikle olur. Bilim ve teknik neredeyse oradan alacağız ve ulusu her bireyinin kafasına koyacağız. Bilim ve teknik edinmek hiçbir sınırlama ve koşula bağlı değildir.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1922, Milli Eğitim ile İlgili Söylev ve Demeçler, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Hiçbir zaman aklımızdan çıkmasın ki, Cumhuriyet sizden &#8220;fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür&#8221; kuşaklar bekliyor.</p>
<blockquote><p><strong>25 Ağustos 1924, Milli Eğitim ile İlgili Söylev ve Demeçler, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ulusal kültürün her yönde gelişerek yükselmesini Türkiye Cumhuriyetinin temel direği olarak sağlayacağız.</p>
<blockquote><p><strong>Kasım 1932, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Öğrenci, hangi yaşta olursa olsun onlara geleceğin büyükleri gözüyle bakmalı, onlara öyle davranılmalıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Devrim Gençliği Dergisi</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Bağımsızlık Savaşı ve Uygarlık</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-bagimsizlik-savasi-ve-uygarlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Aug 2019 12:02:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk bilinmeyen anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilim ve teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Heyeti Temsiliye]]></category>
		<category><![CDATA[teknik]]></category>
		<category><![CDATA[temsilciler kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Bağımsızlık Savaşı ve Uygarlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2059</guid>

					<description><![CDATA[Bağımsızlık ve saygınlığını dünyaya tanıtmak nitelik, değer ve gücünde olan ulusların uygarlık yolunda hızlı ve başarılı adımlarla ilerlemek&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bağımsızlık ve saygınlığını dünyaya tanıtmak nitelik, değer ve gücünde olan ulusların uygarlık yolunda hızlı ve başarılı adımlarla ilerlemek yeteneklerini kabul etmek gerekir. Gerçi bir toplumun zamanla kökleşmiş töre ve görenekleri, duyguları ve görüşleri önemlidir. Bu bakımdan, toplumlar girişken bireyler üzerinde adeta buyurucu ve egemen bir etki yaparlar. Fakat doğuştan olan yetenek ve değeri gelişme ve yükselişe erişmiş uluslar, uygarlığın bugünkü ilerlemelerinden esinlenip yararlanmış olan aydın evlatları yolu ile geçmişte yitirdikleri fırsatların yol açtığı gecikmeleri karşılama çaresini bulmakta gecikmezler. Bu konuda topluma iyi yürekle yol göstermenin etkili ve verimli olduğunda kuşku yoktur. Ulusal örgütümüzün bugün güttüğü amaç, yurdun parçalanmasından ve ulusun esirlikten kurtarılmasına yöneliktir. Tanrının izniyle yakın bir zamanda ulusal örgüt bu amaca erişme yolunda üstlendiği yurt görevini yerine getirecektir. Fakat görevini tamamlamış sayılacak mıdır? Bence, bundan sonra da yurtla ilgili çok önemli görevlerimiz vardır. Özellikle içteki durumumuzu düzelterek uygar uluslar arasında etkin bir üye olabileceğimizi eylemli olarak kanıtlamak gerekir. Bu amaç yolunda başarılı olmak için siyasal alanlarda çalışmalardan çok toplumsal alanda çalışmalara ihtiyaç vardır. Ulusal örgütümüzün böyle bir amaç için nasıl bir biçim alması gerekeceğini, kuşkusuz, ulusumuzun genel istekleri belirtip sağlayacaktır. Şimdilik &#8220;Heyeti Temsiliye&#8221; (Temsilciler Kurulu) milletvekilleri güven içinde görevlerini yapacaklarının gerçekleşeceği güne kadar görevlerini eskisi gibi sürdürecektir.</p>
<blockquote><p><strong>Temmuz 1920, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Gözlerimizi kapayıp herkesten ayrı kendi başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz. Ülkemizi bir çember içine alıp dünya ile ilgimiz olmadan yaşayamayız. Tersine, ileri, uygar bir ulus olarak uygarlık alanının içinde yaşayacağız. Bu, ancak bilim ve teknikle olur. Bilim ve teknik neredeyse oradan alacağız ve ulusun her bireyinin kafasına yerleştireceğiz. Bilim ve teknikte hiçbir sınırlama ve koşul yoktur. Akla uygun hiçbir kanıta dayanmayan birtakım geleneklerin ve inanışların korunmasında direnip duran ulusların ilerlemesi çok güç olur; belki de hiç olmaz. İlerleme yolunda bağları ve koşulları aşamayan uluslar yaşamın akla uygun olduğunu ve eyleme dayandığını göremezler. Yaşamı geniş kapsamıyla gören ulusların egemenliği altına girip onlara esir olmaktan kurtulamazlar.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Tarihi yapan akıl, mantık, düşünüş, görüş değil, belki bunlardan çok duygulardır. Düşmanlarımızın bizimle ilgili ve yüzyıllar boyunca yoğunlaşan duygularını yalnız bugünkü olaylarla silebileceğimizi sanmak gerçekçi bir tutum olmaz. Biz bunu zaferlerle değil, ancak bugünkü ilerlemeleri kabul etmek, bugünkü bilimin ve uygarlığın gerektirdiği şeylerin hepsine erişmek ve bütün uygar ulusların bilim ve kültür düzeyine eylemli olarak varmakla yapacağız.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Daha kurtulmuş değiliz: atılan adımlar bundan sonra atılması gereken adımların başlangıcıdır. İnsan, daha başlangıçta iken, sonuca vardığını ileri sürerse dünyanın en derin aymazlığı içine dalmış olur. Biz daha çok adımlar atmak zorundayız. Bu adımlar hem çok hızlı, hem uzun olmalıdır. Bu nedenle bu adımları doğru ve belirli bir doğrultuda atabilmek için kendi yazgımıza kendimiz sahip olmalıyız.</p>
<blockquote><p><strong>Ocak 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uygarlığı Tanımlama</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/uygarligi-tanimlama/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Aug 2019 11:52:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Uygarlığı Tanımlama]]></category>
		<category><![CDATA[uygarlık]]></category>
		<category><![CDATA[Vakit Gazetesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2057</guid>

					<description><![CDATA[Zulüm uygarlıkla bağdaşamaz. Yeteneksizlik de bağışlanabilecek bir şey olamaz. Çünkü uluslar bulundukları toprakların gerçek sahibi olmakla beraber, o&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zulüm uygarlıkla bağdaşamaz. Yeteneksizlik de bağışlanabilecek bir şey olamaz. Çünkü uluslar bulundukları toprakların gerçek sahibi olmakla beraber, o topraklarda insanlığın vekilleri olarak da bulunurlar. O toprakların zengin kaynaklarından hem kendileri yararlanırlar, hem de bütün insanlığın yararlanmasını sağlamakla yükümlüdürler. Bu kurala göre bunu yapmayan ulusların var olma ve bağımsızlık hakkına layık olmamaları gerekir.</p>
<blockquote><p><strong>Aralık 1920, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Kültür dediğimiz zaman, bir insan topluluğunun devlet yaşamında, düşünce ve ekonomi yaşamında yapabilecekleri şeylerden elde ettikleri sonuçtur, demek isteriz; uygarlık da bundan başka bir şey değildir.</p>
<blockquote><p><strong>10 Şubat 1939, Vakit Gazetesi</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Ulusunun Bağımsızlık Düşüncesine Bağlılığı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-ulusunun-bagimsizlik-dusuncesine-bagliligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jul 2019 16:57:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Ulusunun Bağımsızlık Düşüncesine Bağlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<category><![CDATA[uygar]]></category>
		<category><![CDATA[ya bağımsızlık ya ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[ya istiklal ya ölüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1951</guid>

					<description><![CDATA[Türkün onuru, öz saygısı ve yetenekleri çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir ulus esir yaşamaktansa yok olsun, daha&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkün onuru, öz saygısı ve yetenekleri çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir ulus esir yaşamaktansa yok olsun, daha iyidir. Öyleyse ya bağımsızlık, ya ölüm!</p>
<p>***</p>
<p>Ne kadar zengin ve refah içinde olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir ulus uygar insanlık karşısında uşak durumunda kalmaktan öteye gidemez.</p>
<blockquote><p><strong>Mayıs 1919, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ulusun bağımsızlığını gene ulusun kesin ve dirençli kararı kurtaracaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Haziran 1919, Nutuk </strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ulusun bağımsızlığı tehlikeye girdiği vakit, ulus ordularını kendi toplar ve yalnız bir hareket yolu kabul eder. O da kurtuluş uğruna sonuna kadar kanını dökmektir.</p>
<blockquote><p><strong>1919, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türkiye halkı, yüzyıllardır özgür ve bağımsız yaşamış, ve bağımsızlığı bir yaşam gereği saymış bir topluluğun yiğit evlatlarıdır. Bu ulus bağımsızlık olmadan yaşamamıştır. Yaşayamaz ve yaşamayacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Haziran 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türkiye devletinin bağımsızlığı kutsaldır; sonsuza dek güven altına alınmalı ve korunmalıdır.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bağımsızlık ve özgürlüklerinin her ne pahasına ve her ne karşılığında olursa olsun kısıtlanmasına göz yummamak; bağımsızlık ve özgürlüklerini tam anlamıyla korumak; ve bunun için gerekirse son bireyinin son damla kanını akıtarak, insanlık tarihini şanlı örneklerle süslemek; işte bağımsızlık ve özgürlüğün gerçek niteliğinin, geniş anlamının, yüksek değerinin bilincine varmış uluslar için yaşamsal ilke&#8230; Ancak bu ilke uğrunda her an her türlü özveride bulunmaya hazır olan ve gücü yeten uluslardır ki sürekli olarak insanlığın saygısına layık bir toplum sayılabilir.</p>
<blockquote><p><strong>Mayıs 1928, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
